yks sınavına hazırlanan ve ve bu bilimi ezberlemekte zorlanan varsa ''nümiz=döviz'' şeklinde akıllarında tutabilirler.

tanım: tarih bilimine yardımcı bilim dallarından biridir.
devamını gör...

beni neden sevmedin?

tee lise yılları bir hanımefendiden ayrıldık. olmadı, yapamadım. beni uzun müddet sevmeye devam etti. günlerce aradı ağladı, ben ağladım. keşke dedim seni ağlatmasaydım sevebilseydim bir yolunu bulup ama yok. o ağladığında ölmek istiyordum, yurdun penceresinden aşağı bakıyordum sürekli ama yok sevemiyordum. arada sevgi/aşk olan bir ilişkiyi sürdürmem mümkün değildi. aynı dönemlerde leyla ile mecnun dizisinde duydum bunu. dedim yok, bunun cevabı yok. olsa belki sevmemin bir yolu da bulunurdu. velhasılı ben bulamadım kendimde bunun cevabını. bundan sebep beni sevmediyse biri asla üstelemedim.
devamını gör...

patrick modiano’nun kendine müslüman polisiye kitabıdır.

hafızanız en büyük servetiniz de olabilir en büyük lanetiniz de. onun sayesinden gözlerinizi kapatıp geçmişi düşünmeye başladığınız zaman muhteşem zamanların tadına yeniden varabilir, artık var olmayan insanları yanınıza geri çağırabilir, bir dönem yaşamış olduğunuz zevkleri tekrar canladırabilirsiniz. ya da hafızanız sizi geçmiş cehennemine gömebilir, acısının geçtiğini sandığınız yaraları kanatabilir, kurtulduğunuzu sandığınızı dertleri hortlatabilir. hafızanızın bir hazine mi yoksa cehenneme bir bilet mi olduğunu ancak onu kaybettiğiniz de ve bulmak için her şeyi yapmaya karar verdiğinizde anlayacaksınız?

hafıza kaybı herkes için zorlayıcı bir durumdur ama hele bir de özel dedektifseniz, işler iyice sarpa sarabilir. hafızasını kaybeden bir özel dedektif çapasını kaydeden bir çiftçi gibi elleri bomboş, ne yapacağını bilmez bir halde kalakalır orta yerde. ve onun için yapılacak tek şey, hatırlamadığı ama var olduklarına emin olduğu dedektiflik yeteneklerine güvenip kayı hafızayı yerine getirmektir.

patrick modiano, nobel ödüllü bir yazar. bu onu okumak için yeterli bir neden olmayabilir. ancak eğer okursanız neden nobel aldığını anlayacaksınız.
devamını gör...

günaydın sözlük, günaydın diğerleri, günaydın mahalle kızı.

bak, ben!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mustafa kemal atatürk, nutuk‘ta bugünü tarihe şu şekilde not düşmüştür:
“mağlup olan düşman ordusunun bütün kuvvetlerini, 30 ağustos'a kadar aslıhanlar civarında kuşattık. 30 ağustos'ta icra ettiğimiz muharebe neticesinde (buna başkumandan muharebesi unvanı verilmiştir) düşmanın ana kuvvetlerini imha ve esir ettik. düşman ordusu başkumandan­lığını yapan general trikopis de esirler arasına dâhil oldu. demek ki, tasav­vur ettiğimiz kati netice beş günde alınmış oldu.”
devamını gör...

hemen yazıyoruz...
eyjafjallajökull. çünkü neden? göz aşinalığı...
not: kendisi aslında bir buzuldur.
devamını gör...

pernisyöz anemide b12'nin emiliminde sorun vardır. b12 emilebilmesi için midenin paryetal hücrelerinden intrensek faktör salınması gerekir. pernisyöz anemide paryetal hücrelere veya intrensek faktöre karşı antikor gelişir otoantikor yani. bir nevi vücut kendine saldırıyor gibi oluyor ve b12 emiliminde sorun çıkıyor.
devamını gör...

gidip karşıdakinden özür dileyin ve eğer ayrılmak istiyorsa saygı duyun. bir saçmalık yaptınız bari arkasında durun.
devamını gör...

çikolatanın en çok yakıştığı yiyecek. çikolata ve fındık için, birbirine yakışan iki ürün diyebiliriz.
devamını gör...

güzel şeyler artık kendiliğinden olsun. çabalamaktan çok ama çok yoruldum.
devamını gör...

bu başlığa asla prim vermek istemiyorum dostlar. çünkü bunda rahatsız olacak hiçbir şey yok. tamamen linç amaçlı bir başlık olduğunu düşünüyorum. gayet hoş ve insanı mutlu eden bir fotoğraf. şu zihniyetten bir an önce kurtulmanız dileğiyle.
devamını gör...

gülmek çoğu zaman depresyonu baskılayan bir maske görevi görmekte hatta mutsuz olan insanların daha çok güldüğü tespit edilen bilgiler arasında yerini almaktadır. kişilerin mutsuzluk ve çökkün ruh haline karşı geliştirdiği bir savunma mekanizması olan bu istemsiz gülme bazen psikolojik bozukluğu ifade edebilir.aşırı neşe ve enerji hali ya da tam tersi dibe çökme, mutsuzluk ve kendi içine kapanma hali olarak 2 farklı şekilde yaşandığı ancak kişiler arasında da bu belirtilerin farklılık gösterdiği ifade edilmektedir.
devamını gör...

orijinal adı the royal astronomical society olan kuruluş. 1820 yılında londra'da kuruldu ve başta astronomi ile jeofizik olmak üzere, bunlarla yakın ilişki içinde olan temel bilimlerin çoğuyla ilgili çalışmalarıyla biliniyor. çalışmaları bağışlarla da destekleniyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazı insanların kıçları alev almış. klişe olacak; sevmek zorunda değilsiniz ancak izleyicilerine hakaret edecek kadar alev aldıysanız bir proktolojiste görünmenizi şiddetle öneririm.
devamını gör...

sütle iyice ezer, mamanızı bir güzel yersiniz.büyümeyen çocukların en sevdiğinden.
devamını gör...

hep bir fikir ayrılığı içinde olmaları ve sürekli belirli nedenleri ileri sürüp insanlar arasından ayrıştırma yaparlar. insanların değerlerine saldırmak bu cahil güruhlar için çok kolaydır çünkü bir değere sahip değillerdir. kim güçlüyse ona hizmet ederler, cahil olduklarından dolayı da bunu sorgulama gereği duymaz, duyamaz da. çünkü o akla ve mantığa sahip değillerdir. daima güçlü insanların himayesi altından yaşamayı tercih edip kumanda edilmeyi severler. cahillik bu kadar kötü bir şey işte, kendi iradesi yok, dayatılan iradeyi kendi iradeleri olduğu inandırılır ve böyle yaşamaya mahkum edilirler.
devamını gör...

4.murad devri yasaklarından biridir. istanbulda 1555'ten ber kahve ve 1605'ten beri tütün yoğun şekilde kullanılmaktaydı. şehir, mükellef ve çok sayıda kahvehanelerle doluydu. bunların bir kısmı yeniçeriler tarafından işletilmekte ve pek çoğu zorbaların toplantı yeri konumundadır. 4.murad, yangına sebep olduğu gerekçesi ile 1633 yılınd bütün kahvehaneleri kapatır ve evlerde dahi tütün içilmesini yasaklar. bazı şairler bu duruma şu dizeler ile göndermede bulunmuşlardır.

zararsız bir duhan hakkında n'eyler bunca dikkatler
duhan-i ah-ı mazlumanı men'eylen hüner/oldur.

bu tarz birçok şiirle yasaklar protesto edilmesine karşın 4.murad han'ın tavrında katiyetle bir değişiklik olmadı. 4.murad henüz saltanatı'nın başında kin tuttuğu bu zorbaların kökünü kazımak için bu meseleyi bir koz olarak kullandı. yasağı bizzat padişah takip etmiş, her gece kılık değiştirerek celladı ile beraber şehrin en kuytu yerlerini gezmiş, yasağa riayet etmeyen zorbaları ve tabii bu arada birçok günahsız tiryakiyi idam ettirmiş, cesetlerini sabahleyin herkesin görebilmesi için en kalabalık meydan ve caddelere bıraktırmıştır.

not: yılmaz öztuna'nın büyük türkiye tarihi ansiklopedilerinden yardım alınarak yazılmıştır.
devamını gör...

bu salt yönetimin sorumluluğunda olan bir durum değil. moderasyonun bu konularda hatalı adımları olabilir. bunu kabul ederim. lakin bunlar üzerine çözüm üretilmesi talep edildiğinde ziyadesiyle olumlu yaklaşım sergiliyorlar bu konuda haklarını yiyemem. bakın bu tarz başlıklar sözlük kurulduğu günden beri açılıyor. ve genelde bu başlıkları açan arkadaşların profillerini gezdiğinizde dişe dokunur herhangi bir tanım ya da başlık bulamıyorsunuz. yani bu başlıklar genel olarak, elini taşın altına sokmak istemeyen zevat tarafından açılıyor. (bu başlığı açan arkadaşı tenzih ederim zira onun profilini inceleyecek zamanım olmadı.) yani meselenin özü şu; talep var ama o talebe dair eylemsellik yok. evvela herkes kendi profilinin önünü temizleyecek. siz sadece şikayet ederseniz, kaliteli içerik üretmezseniz elbette sözlüğün seviyesi günden güne düşer. eleştirdiğiniz kadar içerik üretseniz, bu işler daha güzel olacak ama işte tembellik hakkını eleştirme hakkıyla birlikte kullanıyorsunuz ve bunun sözlük için olumlu hiçbir etkisinin olmadığı açık.

bilenler bilir. burada çözüme yönelik eleştirileri yapanların başında geliyorum. zira eleştirmezseniz iyiyi bulamazsınız. lakin ben bu eleştirileri yaparken bugüne kadar yan gelip yatmadım. kendime göre fırsat buldukça elimden geleni yaptım. yani içim rahat * yüce ülgen sağ olsun eleştirilerimizin altını doldurabiliyoruz.* milyonuncu kez, bu sözlük nasıl daha kaliteli hale getirilebilir konusunu konuşmanın artık sözlüğe faydası yok! çünkü insanlar o kadar konuşmadan, o kadar tespitten sonra aynı yolda gidiyorlarsa, sizin yapacağınız tek şey kaliteli içerik üreterek sözlüğü aşağı çekenlere cevap vermektir. bunun haricinde yapacağınız bir şey yok. bakın bundan iki ay önce sözlüğün tabiri caizse içinden geçen bir kitle vardı. artık yoklar. biz hala buradayız. şu anda da sözlüğün içinden geçen bir kitle var. ama onlarda bir süre sonra olmayacak, biz yine burada olacağız. çünkü kendi adıma söyleyeyim ben sözlük kullanıcısıyım. benim işim sözlükle. beni canım, cicim, tatlım. balım, kaymağım kısmı ilgilendirmiyor. bu kitleler de hiç merak etmeyin bir süre sonra ellerini ayaklarını sözlükten çeker, zira sözlük onlar için direkt iletişim fırsatını kurduklarında yok olan, ikinci plana düşen bir mecra haline geliyor. biz bunları daha önce de gördük. ha sonra yenileri gelir. onlar da yine istediklerini aldıklarında arazi olurlar.

yeri gelmişken süngerbob çorabı giyen yiğit'in temas ettiği kulüp mevzusu hakkında da bir kaç kelam edeyim ; aslında bu kulüp işleri bir nebze iyi oldu. millet geyiğini, sosyalleşme ihtiyacını sözlüğün ırzına geçmeden icra etmeye başladı. zaten akışın yavaşlamasından bunu anlıyorsunuz. bu kulüplerin açılması ile birlikte insanların sözlük kullanıcısı olup olmadığı da ortaya çıkıyor. bir turnusol oldu yani bu durum. gruplarda aktivitenin dibine vuran bir çok insanın sözlüğe iki satır yazı yazmaktan erindiğini görüyorsunuz. bu sebeple de, bu kulüp işleri sözlüğün sakinleşmesi anlamında etki icra etmiş oldu. ha eksileri yok mu? var tabi; sözlüğe içerik üretirken oralarda geyiğin dibine vurmaya başlayan yazarlar varsa bir tek bu durum sözlük için zararlı olur ama onun da çok önemli olduğunu düşünmüyorum.

evet sözlükten pek çok kaliteli yazar gitti ama onların mahlaslarını hepimiz bir kalemde sayabiliriz . çünkü zaten azdılar ve gidişleri göze battı. buna mukabil bahsettiğim beklentilerle sözlüğün içinden geçen yığınla insan da sözlükte yok artık. ki onların sayısı kaybettiğimiz değerli arkadaşlarımızın 10 15 katıdır. demem o ki, bu bir sirkülasyon. siz yazın, içerik üretin, okumak isteyenlere nefes olun. yıkama yağlama isteyenler kendi mecralarında takılsın, içerik üretirken onları çok da umursamayın, umurunuzda olması gereken şey yazdığınız şeyleri okuyacak insanlar olsun. bir kişi bile olsa, okumayı seven bir insana ulaşıyorsanız gerisi lafügüzaf... misal benim severek okuduğum yığınla yazar var hala bu mecrada. fırsat buldukça da hepsini okumaya devam ediyorum. siz okudukça, onlar okunduklarını bildikçe sıkıntı çıkmaz. ha derdiniz başka ve sürekli görünür olmaksa, o zaman sizi başka bir köşeye almak lazım. o köşe de pastane köşesi. canım, tatlım, ballı lokmam vesaire diyerek, altın günü düzenleyebilir, okunmadan beğeni toplayabilir ve mahlasınızdan söz ettirebilirsiniz. ama bütün bunlar matrix be cancağazım! hangi hapı yutacağınız sizin elinizde. tercihe bağlı yani...
devamını gör...

(bkz: bir bilen)
alışık olduğum bir sistem olmadığı için, şaşkınlıkla kendisini bot zannettim ve belki değildir diye, buz kütlesinden hallice bir yanıt verdim. sonra öğrendim ki bu karşılamadaki modlar gerçek kişilermiş.
şimdi bu başlık vesilesiyle, aslında buz kütlesi olmadığımı beyan eder, saygılarımı sunarım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim