felsefede ihtilal yapan karl marx
marx komünizmin, insanların "sabahları avlanıp, öğleden sonraları balık tutup, akşamları hayvan besleyip, akşam yemeğinden sonra felsefe yapabileceği" bir düzen olması gerektiğini söylüyordu.
işçi köle kaldığı sürece, ne macar, ne polonyalı, ne italyan özgür olacaktır!
felsefe'nin dünya'yı yorumlaması'nın dışında düzenide değiştirebileceğini savunur.
sosyalist devrimci ..
asacağımız son kapitalist, muhtemelen bize asma halatını satan kişi olacaktır.
işçi köle kaldığı sürece, ne macar, ne polonyalı, ne italyan özgür olacaktır!
felsefe'nin dünya'yı yorumlaması'nın dışında düzenide değiştirebileceğini savunur.
sosyalist devrimci ..
asacağımız son kapitalist, muhtemelen bize asma halatını satan kişi olacaktır.
devamını gör...
bazı erkeklerin biraz şey olması
adam olamamış.
yaşı başı var, ama o kadar.
ergen ergen takılıyor.
çekip çevirmek istiyor, maddi manevi yardım istiyor.
tüm kadınları ebeveyni sanıyor.
hadi ordan deyip yolculamalık adamlar.
böyle olmayan üstüne alınmasın.
yaşı başı var, ama o kadar.
ergen ergen takılıyor.
çekip çevirmek istiyor, maddi manevi yardım istiyor.
tüm kadınları ebeveyni sanıyor.
hadi ordan deyip yolculamalık adamlar.
böyle olmayan üstüne alınmasın.
devamını gör...
çocukken hayal edilen tanrı şekli
hayal edelim, küçük bir çocuk. deneme-yanılma yöntemi ile doğru ve yanlışı öğreniyor. doğru yapınca aferin; yanlış yapınca günah, deniyor. günah işleyenlere ne olur, diye sorunca da cehennemde yanar, yanıtını alıyor. bu yüzden bence; tanrı, bizi cezalandıran biriydi ve kaşlarını çatıp yukarıdan bizi izliyordu.
bir de çocuk halimle nereden bulup okuduysam bir dini ansiklopedide (sanırım o ara gazetelerin kupon karşılığı dağıttıklarından biri idi.) günahların karşılığı olarak tasvirler vardı. mesela yalan söyleyenlerin dili yerlerde sürünecek kadar kocaman ve irinli olacaktı. hayal etmesi şimdi zor, kendim kadar bir dil ağzımdan çıkmaz gibi ama o zaman zihnim tahayyül ediyordu. sonra hangi günahtı pek emin değilim ama etlerimiz parça parça dökülüyordu.
böyle işte... konudan komşudan, yaşlı akrabalardan duyduğum hep günah işlediğimdi. ee tanrı da beni cezalandıracak kişi. bir de çok merhametli olduğu için cezalarımızı çekince yine de bizi cennetine alacaktı.
oysa isterdim ki tanrı sadece sığınacağım, güveneceğim, dualar edeceğim biri olarak aktarılsaydı. yine büyüyünce hayal kırıklığım olurdu belki ama en azından çocukluk anılarımdaki tanrı, insanları seviyor olurdu.
bir de çocuk halimle nereden bulup okuduysam bir dini ansiklopedide (sanırım o ara gazetelerin kupon karşılığı dağıttıklarından biri idi.) günahların karşılığı olarak tasvirler vardı. mesela yalan söyleyenlerin dili yerlerde sürünecek kadar kocaman ve irinli olacaktı. hayal etmesi şimdi zor, kendim kadar bir dil ağzımdan çıkmaz gibi ama o zaman zihnim tahayyül ediyordu. sonra hangi günahtı pek emin değilim ama etlerimiz parça parça dökülüyordu.
böyle işte... konudan komşudan, yaşlı akrabalardan duyduğum hep günah işlediğimdi. ee tanrı da beni cezalandıracak kişi. bir de çok merhametli olduğu için cezalarımızı çekince yine de bizi cennetine alacaktı.
oysa isterdim ki tanrı sadece sığınacağım, güveneceğim, dualar edeceğim biri olarak aktarılsaydı. yine büyüyünce hayal kırıklığım olurdu belki ama en azından çocukluk anılarımdaki tanrı, insanları seviyor olurdu.
devamını gör...
sevdiğin filmi adını söylemeden anlat
-hanım hanım! bunlar benim yavrularım.
-ben şişman değilim, pofuduğum.
animasyon da olsa, film sonuçta. öyle, dimi?
-ben şişman değilim, pofuduğum.
animasyon da olsa, film sonuçta. öyle, dimi?
devamını gör...
evde örümcek görmek
gördüğüm taktirde ev onun oluyor.
devamını gör...
hybristophilia
hibristofili suçluyu işlediği suça rağmen sevmek değil, suç işlediği için sevmektir. bu ruh hastalığında özellikle tecavüzcü, sapık, işkenceci seri katillere cinsel haz duyulur.
örneğin onlarca kadına tecavüz edip, işkence yapıp vahşice öldüren seri katil ted bundy mahkum olunca yüzlerce kadından cinsellik ve aşk içerikli mektup almıştı. mahkemeyi izlemeye gelen kadınlar ted bundy’nin dikkatini çekebilmek için saçlarını onun kurbanlarıyla aynı renge boyayıp aynı şekli veriyorlardı. kendisine birçok kadından evlenme teklif gelmiş ve hapisteyken de evlenmiştir. hatta evlendiği kadından bir kızı da olmuştur. buna rağmen kadın hayranları çıplak resimler ile dolu mektuplarını göndermeye devam etmiştir. kadınlara yaptığı iğrenç işkence yöntemlerini anlattıkça affedilmesi için hibristofili hastası birçok kadının pankartlar ile gösteri yaptığı da bir gerçektir.
hibristofili tanısı konmuş kişilerle ilgili iki uç görüş var: biri, bu insanların itaatkar kurbanlar olduğunu öne sürüyor. diğer bakış açısı ise, ilgi odağı olmaktan hoşlanan, ünü ve gücü seven narsisistik eğilimli kişiler oldukları yönünde. bonnie ve clyde sendromu olarak da bilinen bu hastalığa bazı örnekler…
33 oğlana tecavüz edip vahşice öldüren john wayne gacy ile evlenmek için yüzlerce kadın talip olmuştur.
josef fritzl kızını bodruma kapatıp 24 yıl boyunca orada tutup, işkence etmiş ve tecavüzleri sonucu kızı 7 çocuk doğurmuştur. her şey ortaya çıkıp hapse atılınca hibristofili hastası kadınlardan birkaç ay içinde evlenme teklifi içeren 250'den fazla aşk mektubu gelmiştir.
hibristofili hastaları suçlunun yakışıklı olup olmadığı ile ilgilenmezler. hibristofili tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalıktır.
5237 sayılı tck m.215: “işlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır”. suç işleyenleri övmemek ve instagramdan çıplak görüntüler atıp, onlarla cinsel ilişki kurmak için kuyruğa girmemek gerekir.
adaletin küçüldüğü ülkelerde, büyük olan artık suçlulardır.
örneğin onlarca kadına tecavüz edip, işkence yapıp vahşice öldüren seri katil ted bundy mahkum olunca yüzlerce kadından cinsellik ve aşk içerikli mektup almıştı. mahkemeyi izlemeye gelen kadınlar ted bundy’nin dikkatini çekebilmek için saçlarını onun kurbanlarıyla aynı renge boyayıp aynı şekli veriyorlardı. kendisine birçok kadından evlenme teklif gelmiş ve hapisteyken de evlenmiştir. hatta evlendiği kadından bir kızı da olmuştur. buna rağmen kadın hayranları çıplak resimler ile dolu mektuplarını göndermeye devam etmiştir. kadınlara yaptığı iğrenç işkence yöntemlerini anlattıkça affedilmesi için hibristofili hastası birçok kadının pankartlar ile gösteri yaptığı da bir gerçektir.
hibristofili tanısı konmuş kişilerle ilgili iki uç görüş var: biri, bu insanların itaatkar kurbanlar olduğunu öne sürüyor. diğer bakış açısı ise, ilgi odağı olmaktan hoşlanan, ünü ve gücü seven narsisistik eğilimli kişiler oldukları yönünde. bonnie ve clyde sendromu olarak da bilinen bu hastalığa bazı örnekler…
33 oğlana tecavüz edip vahşice öldüren john wayne gacy ile evlenmek için yüzlerce kadın talip olmuştur.
josef fritzl kızını bodruma kapatıp 24 yıl boyunca orada tutup, işkence etmiş ve tecavüzleri sonucu kızı 7 çocuk doğurmuştur. her şey ortaya çıkıp hapse atılınca hibristofili hastası kadınlardan birkaç ay içinde evlenme teklifi içeren 250'den fazla aşk mektubu gelmiştir.
hibristofili hastaları suçlunun yakışıklı olup olmadığı ile ilgilenmezler. hibristofili tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalıktır.
5237 sayılı tck m.215: “işlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır”. suç işleyenleri övmemek ve instagramdan çıplak görüntüler atıp, onlarla cinsel ilişki kurmak için kuyruğa girmemek gerekir.
adaletin küçüldüğü ülkelerde, büyük olan artık suçlulardır.
devamını gör...
yazarların en sevdiği çocuk kitabı
bana okumayı öğreten ve çocukluğumu hatırlatan kitap olduğu için (bir vefa borcu olarak) cin ali.
devamını gör...
öz güvensiz çocuklar yetiştirmek
bir nesil baskılar sebebiyle ozguvensiz büyüdü,bu ozguvensiz bireyler çocukları böyle olmasin diye daha rahat bir ortam sunmaya calisti hatta bazen gereğinden fazla..şimdiki nesil ise özgüven ile hadsizlik arasında ince çizgide bu yüzden..
devamını gör...
ben onsuz yaşayamam
neden, oksijen tüpü mü!? * bu kadar yıkıksan yaşama zaten. triggerlandım yine durduk yere.
devamını gör...
solvent
bir dönem benzinin içine karıştırılan kimyasal. şuan da daha çok mazot üzerinden kaçak işi yürütülüyor.
devamını gör...
pascal
uluslararası birimler sisteminde 'temel basınç birimi' olarak bilinen sözcüktür.
devamını gör...
7. koğuştaki mucize
her ne kadar yeşil yol filmini andırsa da gösterime girdiği ilk zamanlarda izlediğim için şanslı hissediyorum kendimi. şanslı hissediyorum dedim çünkü sinemada izleme şansım oldu. televizyon ya da herhangi bir internet platformunda izlemiş olsaydım adım gibi eminim ki o an sinemada izlerken hissetmiş olduğum duyguların onda birini hissetmeyecektim, hissetmiş olsaydım bile etkisi kısa süreli olacaktı insanların anlattığı kadar güzel bulmayacaktım belki de filmi hatta sıradan bir dönem filmi olarak bile görebilirdim.
filme gelecek olursak; özellikle karakterlerin yansıtmaya çalıştıkları duygular insanın içine öylesine işliyor ki bazı sahnelerde o karakter ile yer değiştirdiğinizi bile hissediyorsunuz. ayrıca filmin vurgulamak istediği adalet kavramı o kadar derin ki insanların o an sadece sırf suçlayacak birisi olsun diye anlayıp dinlemeden güçsüz ve zayıf insanlar üzerinde suçlamalarda bulunmaları hemen hemen her kaynakta yaratılmışların en üstünü olarak gösterilmekte olan insanın adalet karşısında aciz bir varlığa dönüşüp çıkarlarını konuşturduğunu gösteriyor. bunun yanında fedakarlığın çarpıcı örneklerine de çok sık rastladığımız filmde kalbimize dokunan sayısız pek çok öğeye yer verilmekte.
filme gelecek olursak; özellikle karakterlerin yansıtmaya çalıştıkları duygular insanın içine öylesine işliyor ki bazı sahnelerde o karakter ile yer değiştirdiğinizi bile hissediyorsunuz. ayrıca filmin vurgulamak istediği adalet kavramı o kadar derin ki insanların o an sadece sırf suçlayacak birisi olsun diye anlayıp dinlemeden güçsüz ve zayıf insanlar üzerinde suçlamalarda bulunmaları hemen hemen her kaynakta yaratılmışların en üstünü olarak gösterilmekte olan insanın adalet karşısında aciz bir varlığa dönüşüp çıkarlarını konuşturduğunu gösteriyor. bunun yanında fedakarlığın çarpıcı örneklerine de çok sık rastladığımız filmde kalbimize dokunan sayısız pek çok öğeye yer verilmekte.
devamını gör...
bir zamanlar kaliteli olup şimdilerde kalitesiz olan şeyler
lc waikiki.
devamını gör...
disleksi
bir tür öğrenme bozukluğudur.
dislektik olarak son derece eğlenceli buluyorum bu bozukluğu. belki beceriksizliklere alıştım belki de mükemmel olmak zorunda hissetmekten kaçmamı kolaylaştırıyor. bilemiyorum. bir şekilde seviyorum.
her insanda değişir etkileri ama genel anlamda şu konularda zorlanır kişi.
- çarpım tablosu ezberlemek mesela. yemin ediyorum çarpım tablosu yazarken bile elim ayağım titriyor.
- kelimeleri karıştırmak. toplantı sırasında ve hatta günlük hayatta manipülasyon demek isterken mastürbasyon demişliğim oluyor. bu iki kelimeyi neden birbirine karıştırıyorum, nasıl bir sapık zihin yapısıdır bu, bilemiyorum. karışıyor. argüman yerine hep erguvan diyorum mesela. bazen kelimenin kendisi aklıma gelmiyor. tabu oynar gibi diyalog geliştiriyoruz. ben onlara ipucu veriyorum, onlar kelimeyi buluyor.
- sakarlık. düşüyorum ben. öylece dururken bile biri itmiş gibi düşerim. gülüyorum artık, yapacak bir şey yok çünkü.
- yol falan bilmiyorum. biniyorum taksiye, açık adresi veriyorum, o getiriyor. genellikle her yer birbirine çok benzediği için yanlış durakta iniyorum, tanıdıklar gelip alıyor ya da yoldan birine soruyorum adresi, bakıyor gözüme, salak herhalde diyip kendisi götürüyor.
- sağ ve sol yok. sağ neresidir bilemem mesela. solu yine bilmiyorum, evet.
- ezberim çok iyidir. genellikle bir konu hakkında araştırma yaparken o konu hakkında uzmanlaşacak şekilde öğrenmeye çalışırım ya da bir işe girdigim zaman 2 hafta maaş almadan çalışırım ki isleri en ince ayrıntısına kadar öğreneyim. buna rağmen bildiğim şeylerden çok kolay emin olamam ki her dislektiğin kaderidir. acaba doğru mu bu bilgi diye öncesinde sorup soruşturmak yüzünden çok zaman kaybediyorum.
bu zorluklarının yanında dislektik olmanın getirdiği iyi yönler vardır. mesela üç boyutlu düşünme konusunda bir yetenek verir ya da hayal gücü yüksektir bu kişilerde. bi de çocukluktan beri rezil ola ola iyice arsızlasmak vardır ki o çok ayrı bir konu tabii.
dislektik olarak son derece eğlenceli buluyorum bu bozukluğu. belki beceriksizliklere alıştım belki de mükemmel olmak zorunda hissetmekten kaçmamı kolaylaştırıyor. bilemiyorum. bir şekilde seviyorum.
her insanda değişir etkileri ama genel anlamda şu konularda zorlanır kişi.
- çarpım tablosu ezberlemek mesela. yemin ediyorum çarpım tablosu yazarken bile elim ayağım titriyor.
- kelimeleri karıştırmak. toplantı sırasında ve hatta günlük hayatta manipülasyon demek isterken mastürbasyon demişliğim oluyor. bu iki kelimeyi neden birbirine karıştırıyorum, nasıl bir sapık zihin yapısıdır bu, bilemiyorum. karışıyor. argüman yerine hep erguvan diyorum mesela. bazen kelimenin kendisi aklıma gelmiyor. tabu oynar gibi diyalog geliştiriyoruz. ben onlara ipucu veriyorum, onlar kelimeyi buluyor.
- sakarlık. düşüyorum ben. öylece dururken bile biri itmiş gibi düşerim. gülüyorum artık, yapacak bir şey yok çünkü.
- yol falan bilmiyorum. biniyorum taksiye, açık adresi veriyorum, o getiriyor. genellikle her yer birbirine çok benzediği için yanlış durakta iniyorum, tanıdıklar gelip alıyor ya da yoldan birine soruyorum adresi, bakıyor gözüme, salak herhalde diyip kendisi götürüyor.
- sağ ve sol yok. sağ neresidir bilemem mesela. solu yine bilmiyorum, evet.
- ezberim çok iyidir. genellikle bir konu hakkında araştırma yaparken o konu hakkında uzmanlaşacak şekilde öğrenmeye çalışırım ya da bir işe girdigim zaman 2 hafta maaş almadan çalışırım ki isleri en ince ayrıntısına kadar öğreneyim. buna rağmen bildiğim şeylerden çok kolay emin olamam ki her dislektiğin kaderidir. acaba doğru mu bu bilgi diye öncesinde sorup soruşturmak yüzünden çok zaman kaybediyorum.
bu zorluklarının yanında dislektik olmanın getirdiği iyi yönler vardır. mesela üç boyutlu düşünme konusunda bir yetenek verir ya da hayal gücü yüksektir bu kişilerde. bi de çocukluktan beri rezil ola ola iyice arsızlasmak vardır ki o çok ayrı bir konu tabii.
devamını gör...
sizi kaybetmek istemeyen ama sizi sevmeyi bilmeyen insanlar
bir tuhaf insanlardır. ne sevmeyi bilirler insan gibi, nede çekip gitmeyi. bir tutam narsistik bir tutam bencillik.
devamını gör...
sözlükteki kan aranıyor duyuruları
antalya akdeniz üniversitesi ab+ trombosit kana ihtiyaç vardır. 05464066417-05419199799
sevgili sözlük sakinleri, antalya bölgesinde ihtiyaç olan kan grubuysanız lütfen iletişime geçin. duyarlılığınız için teşekkür ederim.
sevgili sözlük sakinleri, antalya bölgesinde ihtiyaç olan kan grubuysanız lütfen iletişime geçin. duyarlılığınız için teşekkür ederim.
devamını gör...
yazarların hatırladığı ilk hayal kırıklığı
psikolojik danışmanınız ayağınıza geldi. çocukluğunuza inelim bakalım. yaşadığınız ilk hayal kırıklığınız neydi?
benim ilk hatırlatığım 4 5 yaşlarında kapımıza siyah bir süs köpeği gelmişti. o yaşta bir kız çocuğu nasıl sever bilmiyorum ama ben bütün tokalarımı tüylerine takıp akşama kadar oynamıştım. gitmez sandım heralde tokaları çıkarmadım gece. sabah bir uyandım köpek gitmiş.. tokalarımla...
benim ilk hatırlatığım 4 5 yaşlarında kapımıza siyah bir süs köpeği gelmişti. o yaşta bir kız çocuğu nasıl sever bilmiyorum ama ben bütün tokalarımı tüylerine takıp akşama kadar oynamıştım. gitmez sandım heralde tokaları çıkarmadım gece. sabah bir uyandım köpek gitmiş.. tokalarımla...
devamını gör...
erkeklerin regl olması durumunda yaşanabilecekler
beyaz pantolon giydikleri zaman "kanka nasıl cesaret ediyorsun?" diye tepki alırlardı.
devamını gör...
sözlükte bazı yazarların linç etmeye meyilli olması
dikkatimi çekiyor, bir anda organize olumlu şeyler yazabiliyorlar aynı anda birbirlerini gazlayıp olumsuz şeyler yazabiliyorlar. hatta ağır hakaret edebiliyorlar.
devamını gör...

