insanı değiştiren şeyler
bıçak gibi keskin cümleler. ucu nereye varır diye düşünmüyorlar, yüzlerini görmeye tahammül edemeyecek duruma geldiğimizde ne oldu diye soruyorlar. ne mi oldu¿? ben değiştim, sen de öldün benim için.
devamını gör...
biontech vs sinovac
biontechin ilk dozdan belirli bir süre sonra koruyuculuk sağladığı sinovacın ise ikinci doz alındıktan belirli bir süre sonra antikor oluşturduğu ifade ediliyor. sinovac aşısı inaktif aşı olarak biliniyor ve yıllardır kullanılan, virüsün üretilip daha sonrasında inaktif edilmesiyle geliştirilen yöntem ve daha pahalı bir süreçten geçerek hazırlanıyor. bu yöntemde vücut, kendisine zarar veremeyecek hale gelen virüse karşı bağışıklık kazanmayı öğreniyor. biontech aşısı ise mrna aşısı olarak bilinen ve bu yöntemle bulunan ilk aşılardan biri olma özelliğini taşıyor ki zaten bu yöntem henüz yaklaşık on yıl gibi bir süredir denenen bi yöntem. bu yöntemde virüsün genetik bilgisini taşıyan rna zincirinden kritik bir kısım vücuda enjekte ediliyor. yeni bir yöntem olduğu için uzun vadeli etkileri soru işareti. inaktif aşının yani sinovac aşısının ise uzun vadede olumsuz etkisi olması ihtimalinin çok düşük olduğu söyleniyor. iki aşının da hastalığı ağır geçirmeme noktasında yüzde yüze yakın etkililiği söz konusu. doktorlar hangisini bulursanız olun demektedirler ki başka çözümü de yok gibi. doktor değilim yalnızca uzun süredir yakından takip ettiğim bilgilerden derlediğim için hatalı yerler olabilir. mevzuya hakim birileri bizi aydınlatırsa seviniriz
edit: çin yetkili kaynakları sinovac aşısının yeterli seviyede etkili olmadığını, çeşitli karışımlar üzerinde durduklarını, 2 doz sinovac aşısı ile birlikte bir doz da mrna aşısı alınması üzerinde çalışıldığını ifade ediyor.
edit: çin yetkili kaynakları sinovac aşısının yeterli seviyede etkili olmadığını, çeşitli karışımlar üzerinde durduklarını, 2 doz sinovac aşısı ile birlikte bir doz da mrna aşısı alınması üzerinde çalışıldığını ifade ediyor.
devamını gör...
fake hesap kullanma amaçları
istanbul üniversitesi nedensahtehesap.com sitesi üzerinden 1088 öğrenci ile bir araştırma gerçekleştiriyor. araştırmanın konusu üniversite öğrencilerinin sosyal ağlarda sahte hesap kullanım eğilimi.
sahte hesap kullanmaya iten sebepleri ise şöyle sıralıyorlar:
-eski sevgiliyi rahat takip edebilme %41
-aile/akrabadan gizlenme %21,5
-oyunlarda ekstra fayda sağlama %21,5*
-siyasi görüşü daha rahat ifade edebilme %19,9
-sevgili olarak arkadaş edinme %11,9
-kendisini gizleyerek küfürlü yazabilme %9,2
-ticari amaçlı %7,7
-daha kuvvetli bir karakter için %6,5
-spam ya da reklamdan kaçınma %5,7
-gerçek hesabı daha popüler hale getirme %5,4
-cinsiyeti farklı gösterme %5*
-ünlü gibi görünme %4,6
-intikam ya da cezalandırma için %3,4
-yaşı farklı gösterme %3,4
-pornografik içerik %2,7
-sanal ortamda siyasi taciz-rahatsız etme %2,7
-dolandırıcılık %1,9
-sanal ortamda cinsel taciz-rahatsız etme %1,5
kaynak:buradan
görünen o ki fake hesap kullanan gençlerimiz çoğunlukla eski sevgili konusunda takıntılı ve biraz da psikopatlar sanırım*.
iki tane de izlediğim şeylerden ekleyeyim. bunlara dair bir araştırma kaynağı ve makale bulamadım.
ilki netflix'teki don't fuck with cats serisi. seriye konu olan luca magnotta'nın birçok fake hesabı olduğu, hesaplarını kendini övmek ve kendi adına fan sayfaları açmak için kullandığı ortaya çıkmıştı.
ağır yaşamlar'ın denk geldiğim bir bölümünde hastanın 3000 civarı fake hesabı olduğu hemen hepsinin de ayrı bir personayı yansıttığına denk gelmiştim.(bölümü bulursam editlerim)
bir de başkasının kimliğine bürünenler var ki aman aman. amaç genelde maddi çıkar sağlamak oluyor tabii.
ekşi'deki sahte cerrah mesela: buradan
sahte hesap kullanmaya iten sebepleri ise şöyle sıralıyorlar:
-eski sevgiliyi rahat takip edebilme %41
-aile/akrabadan gizlenme %21,5
-oyunlarda ekstra fayda sağlama %21,5*
-siyasi görüşü daha rahat ifade edebilme %19,9
-sevgili olarak arkadaş edinme %11,9
-kendisini gizleyerek küfürlü yazabilme %9,2
-ticari amaçlı %7,7
-daha kuvvetli bir karakter için %6,5
-spam ya da reklamdan kaçınma %5,7
-gerçek hesabı daha popüler hale getirme %5,4
-cinsiyeti farklı gösterme %5*
-ünlü gibi görünme %4,6
-intikam ya da cezalandırma için %3,4
-yaşı farklı gösterme %3,4
-pornografik içerik %2,7
-sanal ortamda siyasi taciz-rahatsız etme %2,7
-dolandırıcılık %1,9
-sanal ortamda cinsel taciz-rahatsız etme %1,5
kaynak:buradan
görünen o ki fake hesap kullanan gençlerimiz çoğunlukla eski sevgili konusunda takıntılı ve biraz da psikopatlar sanırım*.
iki tane de izlediğim şeylerden ekleyeyim. bunlara dair bir araştırma kaynağı ve makale bulamadım.
ilki netflix'teki don't fuck with cats serisi. seriye konu olan luca magnotta'nın birçok fake hesabı olduğu, hesaplarını kendini övmek ve kendi adına fan sayfaları açmak için kullandığı ortaya çıkmıştı.
ağır yaşamlar'ın denk geldiğim bir bölümünde hastanın 3000 civarı fake hesabı olduğu hemen hepsinin de ayrı bir personayı yansıttığına denk gelmiştim.(bölümü bulursam editlerim)
bir de başkasının kimliğine bürünenler var ki aman aman. amaç genelde maddi çıkar sağlamak oluyor tabii.
ekşi'deki sahte cerrah mesela: buradan
devamını gör...
suudilerin newcastle united'ı satın alması
bu kulüp satın alma olayları işin ruhunu yok ediyor sanki. düşünsene kulübün sahibi değişiyor.
para para para...
ee nerde kaldı taraftar ruhu, takıma bağlılık?
mesela man. city istediği kupayı alsın man. utd.'a yaklaşabilir mi?
mazisinde bir tarih yatacak ki anlamı olsun.
hoşlanmadığım haber, paranız batsın!
para para para...
ee nerde kaldı taraftar ruhu, takıma bağlılık?
mesela man. city istediği kupayı alsın man. utd.'a yaklaşabilir mi?
mazisinde bir tarih yatacak ki anlamı olsun.
hoşlanmadığım haber, paranız batsın!
devamını gör...
yeni bir sözlük olsun derken yanlışlıkla ekşi sözlük olmak
ekşi'den buraya gelen kitle, zaten maalesef oranın troll ve sapık doluşundan yakınmakta olan, entrylerinin harcanmayacağı, gerçekten bilgilendireceği bir sözlük arayışında olan insanlardı.
dolayısıyla dilin ve başlıkların benzerlik göstermesi tesadüf olmasa da kötü bir şey de değildir.
kaliteli tüm platformları destekliyoruz.
dolayısıyla dilin ve başlıkların benzerlik göstermesi tesadüf olmasa da kötü bir şey de değildir.
kaliteli tüm platformları destekliyoruz.
devamını gör...
srebrenitsa katliamı
bundan tam 26 yıl önce 11 temmuz 1995'te başlayan katliam. 26 yıl önce avrupa'nın göbeğinde gerçekleşen, kimsenin “dur” demediği bir soykırım. yakın tarihte gerçekleşen en acı verici, en utanç verici olaylardan biri.
srebrenitsa, bosna-hersek'in doğusunda sırbistan sınırına 10 km. uzaklıkta bir boşnak şehridir. şu anda nüfusunun çoğunluğunu sırpların oluşturduğu srebrenitsa şehrinin nüfusunun çoğunluğunu 1992 yılında başlayan bosna savaşı öncesi boşnaklar oluşturuyordu. 1991'de yapılan yugoslavya nüfus sayımlarına göre 36 bin nüfuslu srebrenitsa şehrinde %75.2 oranında boşnaklar %22.7 oranında sırplar yaşıyordu.
1992 yılında büyük sırbistan kurma hayalindeki sırplar, devlet başkanı slobodan milošević ve general momčilo perišić'in desteğini alarak sözde bosna sırp devleti ve sırp demokrat partisi başkanı olan radovan karadžić ve general ratko mladić öncülüğünde bosna-hersek'te etnik arındırma çalışmalarına başladılar.
bosna savaşı'nın başlamasıyla beraber sırp ordusu doğuya doğru hızla ilerledi ve nüfusunun %75.2'sini boşnakların oluşturduğu 36 bin nüfuslu srebrenitsa'yı ele geçirdi. birkaç ay sonra boşnaklar srebrenitsa'yı geri aldı.
ocak 1993'te sırplar boşnakların elinde tuttuğu bölgelere saldırmaya başladı. bijeljina, bratunac ve zvornik gibi sırp saldırısına uğrayan çevre şehirlerden kaçan boşnakların göçü sonucu srebrenitsa'nın nüfusu 60 bine çıktı. srebrenitsa'da gıda, su ve tıbbi malzeme kıtlığı başladı.
16 nisan 1993'te birleşmiş milletler güvenlik konseyi, saraybosna, tuzla, žepa, goražde, bihać ve srebrenitsa’yı birleşmiş milletler korumasına alarak güvenli bölge ilan etti. birleşmiş milletler barış gücü srebrenitsa'ya asker sevk etti. artık bijeljina, bratunac ve zvornik gibi sırp saldırısına uğrayan çevre şehirlerden kaçan binlerce sivil ve srebrenitsa halkı birleşmiş milletler barış gücü’nü temsil eden 429 hollandalı askerin koruması altındaydı. bu tarihten sonra sırp saldırıları durdu ama srebrenitsa çevresindeki sırp kuşatması devam etti. sırplar srebrenitsa’ya gelen insani yardım konvoylarının çoğunu şehre sokmuyorlardı. srebrenitsa halkı açlık, susuzluk ve sefaletle boğuşuyordu.
mart 1995'te radovan karadžić žepa ve srebrenitsa'nın dış dünyadan tamamen koparılması emrini verdi. sırplar gelen insani yardım konvoylarının tamamını engellemeye başladılar.
6-8 temmuz 1995:
sırp kuvvetleri sabaha karşı bombardımana başladılar. boşnaklar kendilerini korumak için daha önce birleşmiş milletler barış gücü'ne teslim ettikleri silahların geri verilmesini istediler fakat isteklerine olumsuz cevap aldılar.
bombardımanın ağırlaşması ve atılan roketlerin sığınmacıların tutulduğu merkezin ve birleşmiş milletler barış gücü'nün gözlem noktalarının yakınlarına düşmesi sonucu hollandalı komutan thom karremans birleşmiş milletler'den yardım istedi. birleşmiş milletler yugoslavya koruma gücü komutanı general bernard janvier bu isteği reddetti.
9 temmuz 1995:
sırp kuvvetleri bombardımanı daha da ağırlaştırdılar, hollanda gözlem noktalarına saldırdılar ve 14 hollandalı askeri rehin aldılar.
10 temmuz 1995:
hollandalı komutan thom karremans sırpların hollanda mevzilerini bombalaması sonucu birleşmiş milletler'den tekrar yardım istedi. birleşmiş milletler yugoslavya koruma gücü komutanı general bernard janvier bu sefer yardım isteğini kabul etti. birleşmiş milletler uçakları şehre ulaşmadan sırplar saldırılarını geçici olarak durdurdu.
general bernard janvier yaptığı basın toplantısında, birleşmiş milletler koruma gücünün bu tepkisizliğini savunarak “herkese bir kez daha hatırlatmak isterim ki, bosna hükümet ordusu birlikleri kendilerini savunacak güce sahiptir. hem srebrenitsa'ya yönelik bir müdahale yapmamız da boşnaklar tarafından istenmemektedir. oradaki durum 1993'teki gibi değil. aldığım bilgilere göre boşnak askerler srebrenitsa yolu üzerindeki hollanda askerlerine ateş etmekte ve srebrenitsa üzerinde uçan nato uçaklarına saldırmaktadırlar. müslümanlar bizi arzulamadığımız bir yola çekmeye çalışmaktadırlar.” açıklamasını yaptı.
birleşmiş milletler yugoslavya özel temsilcisi yashushi akashi de “saldırıları müslümanlar başlatıyor. sonra da birleşmiş milletler ve uluslararası gücü yanlış kararlarına ortak etmeye çalışıyorlar.” diyerek general bernard janvier'in bu açıklamasına destek verdi.
hollandalı komutan thom karremans sırplar 11 temmuz saat 06.00'a kadar güvenlikli bölgeden çekilmezlerse nato uçaklarının büyük bir hava saldırısı başlatacağını söyledi.
11 temmuz 1995:
sırp kuvvetleri beklenen saatte geri çekilmedi. saat 09.00'da hollandalı komutan thom karremans saraybosna'daki birleşmiş milletler merkezinden hava desteğinin yanlış bir şekilde istendiğine dair bir mesaj aldı. saat 10.30'da tekrar gönderilen dilekçe general bernard janvier'e ulaştı. ancak saat 06.00'dan beri havada olan nato uçakları yakıt ikmali yapmak için italya'ya dönmek zorunda kalmışlardı. saat 14.30'da hava desteği sorunu çözüldü ve hollanda'ya ait iki adet f-16 uçağı srebrenitsa'yı kuşatan sırp mevzilerine iki adet bomba bıraktı. bombalardan biri sırp kuvvetlerine ait bir zırhlı personel taşıyıcıyı vurdu, diğeri sırp kuvvetlerine ait bir tanka isabetsiz bir atış yaptı. sırplar bu saldırılara karşılık ellerindeki hollandalı rehineleri öldüreceklerini ve bombardımana başlayacaklarını tehdidinde bulununca saldırılar durdu.
iki saat sonra sırp general ratko mladić sırp kameranlarla birlikte srebrenitsa'ya girdi. akşam saatlerinde mladić, karremans'ı yemeğe davet ederek şehirdeki müslümanların canlarını garanti altına almak için silahlarını teslim etmeleri gerektiğini söyledi. ratko mladić hem srebrenitsa saldırısı'nı hem de bunu takip eden srebrenitsa soykırımı'nı bizzat yönetti.
11-18 temmuz 1995:
11 temmuzu 12 temmuza bağlayan gece 15 bin kadar boşnak, dağları aşarak srebrenitsa'dan tuzla'ya kaçmak için ormanlık bölgeye girdiler. fakat kaçmaya çalışırlarken sırplar tarafından bombardımana tutuldular. birçok boşnak topçu ateşi ve keskin nişancı ateşiyle, bazıları ise sırp askerleri tarafından yakalanarak öldürüldü.
sırp askerleri srebrenitsa içinde kalan boşnak kadın ve çocukları otobüs ve kamyonlarla boşnakların elindeki müslüman bölgelerine gönderdiler. 30 saat içerisinde 23 bin civarı kadın ve çocuk srebrenitsa’dan tahliye edildi.
16 yaş ile 70 yaş arasındaki 8 binden fazla boşnak erkeği ise “savaş suçlusu sanıkları olarak sorguya çekmek” için toplanarak depolara, okullara ve ambarlara dolduruldu ve kurşuna dizilerek toplu mezarlara gömüldü.
11-12 temmuz tarihlerinde sırp general ratko mladić'in hollanda üssünde hollandalı yetkililerle yaptığı görüşmeler sonucu birleşmiş milletler barış gücü hollanda üslerine sığınan 5 bin civarı boşnak sırplara teslim edildi. bunun karşılığında sırplar rehin tuttukları 14 hollandalı askeri serbest bıraktılar.
sırp general ratko mladić kameralar karşısında kimseye hiçbir şey yapılmayacağı ve herkesin güvenle srebrenitsa dışına çıkarılacağı garantisi verdi. kamyon ve otobüslere bindirilen boşnak erkeklere esir değişimi için tuzla'ya gönderilecekleri söylendi.
tüm bu olaylar yaşanırken birleşmiş milletler barış gücü'nü temsil eden ve boşnakları korumakla görevli olan hollandalı komutan thom karremans ve hollandalı askerler boşnak sığınmacıları sırplara teslim etmekten başka bir şey yapmıyordu.
not: akp genel başkanı recep tayyip erdoğan'ın 2012 yılında başlattığı kürtaj tartışmaları üzerine 2002-2013 arası ve 2016-2017 arası sağlık bakanlığı görevini üstlenen recep akdağ isimli şahıs “tecavüze uğrayan kadın doğursun, gerekirse devlet bakar.” minvalinde bir açıklama yapmıştı. recep akdağ'ın bu açıklamasını savunmak için dönemin akp sakarya milletvekili ayhan sefer üstün srebrenitsa katliamı hakkında “bosna’da kadınlar tecavüze uğradı ama doğurdular. anne karnında hepsi öldürülseydi o tecavüzcülerin yaptığından çok daha büyük bir dram, suç ortaya çıkacaktı.” demişti. recep akdağ'ın ve ayhan sefer üstün'ün bu utanç verici açıklamaları da unutulmasın istedim.
srebrenitsa, bosna-hersek'in doğusunda sırbistan sınırına 10 km. uzaklıkta bir boşnak şehridir. şu anda nüfusunun çoğunluğunu sırpların oluşturduğu srebrenitsa şehrinin nüfusunun çoğunluğunu 1992 yılında başlayan bosna savaşı öncesi boşnaklar oluşturuyordu. 1991'de yapılan yugoslavya nüfus sayımlarına göre 36 bin nüfuslu srebrenitsa şehrinde %75.2 oranında boşnaklar %22.7 oranında sırplar yaşıyordu.
1992 yılında büyük sırbistan kurma hayalindeki sırplar, devlet başkanı slobodan milošević ve general momčilo perišić'in desteğini alarak sözde bosna sırp devleti ve sırp demokrat partisi başkanı olan radovan karadžić ve general ratko mladić öncülüğünde bosna-hersek'te etnik arındırma çalışmalarına başladılar.
bosna savaşı'nın başlamasıyla beraber sırp ordusu doğuya doğru hızla ilerledi ve nüfusunun %75.2'sini boşnakların oluşturduğu 36 bin nüfuslu srebrenitsa'yı ele geçirdi. birkaç ay sonra boşnaklar srebrenitsa'yı geri aldı.
ocak 1993'te sırplar boşnakların elinde tuttuğu bölgelere saldırmaya başladı. bijeljina, bratunac ve zvornik gibi sırp saldırısına uğrayan çevre şehirlerden kaçan boşnakların göçü sonucu srebrenitsa'nın nüfusu 60 bine çıktı. srebrenitsa'da gıda, su ve tıbbi malzeme kıtlığı başladı.
16 nisan 1993'te birleşmiş milletler güvenlik konseyi, saraybosna, tuzla, žepa, goražde, bihać ve srebrenitsa’yı birleşmiş milletler korumasına alarak güvenli bölge ilan etti. birleşmiş milletler barış gücü srebrenitsa'ya asker sevk etti. artık bijeljina, bratunac ve zvornik gibi sırp saldırısına uğrayan çevre şehirlerden kaçan binlerce sivil ve srebrenitsa halkı birleşmiş milletler barış gücü’nü temsil eden 429 hollandalı askerin koruması altındaydı. bu tarihten sonra sırp saldırıları durdu ama srebrenitsa çevresindeki sırp kuşatması devam etti. sırplar srebrenitsa’ya gelen insani yardım konvoylarının çoğunu şehre sokmuyorlardı. srebrenitsa halkı açlık, susuzluk ve sefaletle boğuşuyordu.
mart 1995'te radovan karadžić žepa ve srebrenitsa'nın dış dünyadan tamamen koparılması emrini verdi. sırplar gelen insani yardım konvoylarının tamamını engellemeye başladılar.
6-8 temmuz 1995:
sırp kuvvetleri sabaha karşı bombardımana başladılar. boşnaklar kendilerini korumak için daha önce birleşmiş milletler barış gücü'ne teslim ettikleri silahların geri verilmesini istediler fakat isteklerine olumsuz cevap aldılar.
bombardımanın ağırlaşması ve atılan roketlerin sığınmacıların tutulduğu merkezin ve birleşmiş milletler barış gücü'nün gözlem noktalarının yakınlarına düşmesi sonucu hollandalı komutan thom karremans birleşmiş milletler'den yardım istedi. birleşmiş milletler yugoslavya koruma gücü komutanı general bernard janvier bu isteği reddetti.
9 temmuz 1995:
sırp kuvvetleri bombardımanı daha da ağırlaştırdılar, hollanda gözlem noktalarına saldırdılar ve 14 hollandalı askeri rehin aldılar.
10 temmuz 1995:
hollandalı komutan thom karremans sırpların hollanda mevzilerini bombalaması sonucu birleşmiş milletler'den tekrar yardım istedi. birleşmiş milletler yugoslavya koruma gücü komutanı general bernard janvier bu sefer yardım isteğini kabul etti. birleşmiş milletler uçakları şehre ulaşmadan sırplar saldırılarını geçici olarak durdurdu.
general bernard janvier yaptığı basın toplantısında, birleşmiş milletler koruma gücünün bu tepkisizliğini savunarak “herkese bir kez daha hatırlatmak isterim ki, bosna hükümet ordusu birlikleri kendilerini savunacak güce sahiptir. hem srebrenitsa'ya yönelik bir müdahale yapmamız da boşnaklar tarafından istenmemektedir. oradaki durum 1993'teki gibi değil. aldığım bilgilere göre boşnak askerler srebrenitsa yolu üzerindeki hollanda askerlerine ateş etmekte ve srebrenitsa üzerinde uçan nato uçaklarına saldırmaktadırlar. müslümanlar bizi arzulamadığımız bir yola çekmeye çalışmaktadırlar.” açıklamasını yaptı.
birleşmiş milletler yugoslavya özel temsilcisi yashushi akashi de “saldırıları müslümanlar başlatıyor. sonra da birleşmiş milletler ve uluslararası gücü yanlış kararlarına ortak etmeye çalışıyorlar.” diyerek general bernard janvier'in bu açıklamasına destek verdi.
hollandalı komutan thom karremans sırplar 11 temmuz saat 06.00'a kadar güvenlikli bölgeden çekilmezlerse nato uçaklarının büyük bir hava saldırısı başlatacağını söyledi.
11 temmuz 1995:
sırp kuvvetleri beklenen saatte geri çekilmedi. saat 09.00'da hollandalı komutan thom karremans saraybosna'daki birleşmiş milletler merkezinden hava desteğinin yanlış bir şekilde istendiğine dair bir mesaj aldı. saat 10.30'da tekrar gönderilen dilekçe general bernard janvier'e ulaştı. ancak saat 06.00'dan beri havada olan nato uçakları yakıt ikmali yapmak için italya'ya dönmek zorunda kalmışlardı. saat 14.30'da hava desteği sorunu çözüldü ve hollanda'ya ait iki adet f-16 uçağı srebrenitsa'yı kuşatan sırp mevzilerine iki adet bomba bıraktı. bombalardan biri sırp kuvvetlerine ait bir zırhlı personel taşıyıcıyı vurdu, diğeri sırp kuvvetlerine ait bir tanka isabetsiz bir atış yaptı. sırplar bu saldırılara karşılık ellerindeki hollandalı rehineleri öldüreceklerini ve bombardımana başlayacaklarını tehdidinde bulununca saldırılar durdu.
iki saat sonra sırp general ratko mladić sırp kameranlarla birlikte srebrenitsa'ya girdi. akşam saatlerinde mladić, karremans'ı yemeğe davet ederek şehirdeki müslümanların canlarını garanti altına almak için silahlarını teslim etmeleri gerektiğini söyledi. ratko mladić hem srebrenitsa saldırısı'nı hem de bunu takip eden srebrenitsa soykırımı'nı bizzat yönetti.
11-18 temmuz 1995:
11 temmuzu 12 temmuza bağlayan gece 15 bin kadar boşnak, dağları aşarak srebrenitsa'dan tuzla'ya kaçmak için ormanlık bölgeye girdiler. fakat kaçmaya çalışırlarken sırplar tarafından bombardımana tutuldular. birçok boşnak topçu ateşi ve keskin nişancı ateşiyle, bazıları ise sırp askerleri tarafından yakalanarak öldürüldü.
sırp askerleri srebrenitsa içinde kalan boşnak kadın ve çocukları otobüs ve kamyonlarla boşnakların elindeki müslüman bölgelerine gönderdiler. 30 saat içerisinde 23 bin civarı kadın ve çocuk srebrenitsa’dan tahliye edildi.
16 yaş ile 70 yaş arasındaki 8 binden fazla boşnak erkeği ise “savaş suçlusu sanıkları olarak sorguya çekmek” için toplanarak depolara, okullara ve ambarlara dolduruldu ve kurşuna dizilerek toplu mezarlara gömüldü.
11-12 temmuz tarihlerinde sırp general ratko mladić'in hollanda üssünde hollandalı yetkililerle yaptığı görüşmeler sonucu birleşmiş milletler barış gücü hollanda üslerine sığınan 5 bin civarı boşnak sırplara teslim edildi. bunun karşılığında sırplar rehin tuttukları 14 hollandalı askeri serbest bıraktılar.
sırp general ratko mladić kameralar karşısında kimseye hiçbir şey yapılmayacağı ve herkesin güvenle srebrenitsa dışına çıkarılacağı garantisi verdi. kamyon ve otobüslere bindirilen boşnak erkeklere esir değişimi için tuzla'ya gönderilecekleri söylendi.
tüm bu olaylar yaşanırken birleşmiş milletler barış gücü'nü temsil eden ve boşnakları korumakla görevli olan hollandalı komutan thom karremans ve hollandalı askerler boşnak sığınmacıları sırplara teslim etmekten başka bir şey yapmıyordu.
not: akp genel başkanı recep tayyip erdoğan'ın 2012 yılında başlattığı kürtaj tartışmaları üzerine 2002-2013 arası ve 2016-2017 arası sağlık bakanlığı görevini üstlenen recep akdağ isimli şahıs “tecavüze uğrayan kadın doğursun, gerekirse devlet bakar.” minvalinde bir açıklama yapmıştı. recep akdağ'ın bu açıklamasını savunmak için dönemin akp sakarya milletvekili ayhan sefer üstün srebrenitsa katliamı hakkında “bosna’da kadınlar tecavüze uğradı ama doğurdular. anne karnında hepsi öldürülseydi o tecavüzcülerin yaptığından çok daha büyük bir dram, suç ortaya çıkacaktı.” demişti. recep akdağ'ın ve ayhan sefer üstün'ün bu utanç verici açıklamaları da unutulmasın istedim.
devamını gör...
türkiye’de etkin siyasi parti sayısının 100’ü geçmesi
türkiye'de etkin siyasi parti sayısı her yıl değişkenlik göstermektedir. birçok parti kurulur, birçok parti kapanır. etkin parti demek olağan toplantılarını yapan parti anlamındadır. 30 kişiyi toplayan siyasi parti kurar.
aşağıdaki partilerin çoğu “tabela partisi" olarak bilinir. seçime girme yeterliliğine sahip sadece 15 siyasi parti vardır.
faaliyette olan siyasi partiler yargıtay cumhuriyet başsavcılığı sitesinden takip edilebilir.
19 ocak 2021 tarihi itibari ile faaliyette olan siyasi partiler (kuruluş tarihlerine göre sıralama yapılmıştır).
1 demokrat parti
2 milliyetçi hareket partisi
3 millet partisi
4 demokratik sol parti
5 vatan partisi
6 cumhuriyet halk partisi
7 genç parti
8 türkiye sosyalist işçi partisi
9 büyük birlik partisi
10 türkiye komünist partisi
11 sol parti
12 liberal demokrat parti
13 emek partisi
14 devrimci sosyalist işçi partisi
15 ilk parti
16 saadet partisi
17 adalet ve kalkınma partisi
18 bağımsız türkiye partisi
19 hak ve özgürlükler partisi
20 yurt partisi
21 bağımsız cumhuriyet partisi
22 sağduyu partisi
23 ayyıldız partisi
24 emekçi hareket partisi
25 halkın kurtuluş partisi
26 müdafaa-i hukuk hareketi partisi
27 işçinin kendi partisi
28 yüce diriliş partisi
29 doğruyol partisi
30 devrimci işçi partisi
31 ebedi nizam partisi
32 demokratik bölgeler partisi (bdp)
33 hak ve hakikat partisi
34 yeni dünya partisi (büyükanavatan)
35 ezilenlerin sosyalist partisi
36 ulusal parti
37 türkiye işçi köylü partisi
38 esnaf ve çiftçi partisi
39 anavatan partisi
40 özgürlük ve sosyalizm partisi
41 engelsiz türkiye partisi
42 toplumcu kurtuluş partisi
43 hak ve adalet partisi
44 halkların demokratik partisi
45 türk birliği partisi
46 yeşiller ve sol gelecek partisi
47 hür dava partisi
48 muhafazakâr yükseliş partisi
49 sosyalist yeniden kuruluş partisi.
50 genç anadolu partisi
51 kadın partisi
52 turan hareketi partisi
53 merkez parti
54 hak ve huzur partisi
55 komünist parti
56 cihan partisi
57 çoğulcu demokrasi partisi
58 türkiye ekonomi ve kalkınma partisi
59 milli mücadele partisi
60 as parti
61 işçi demokrasisi partisi
62 türkiye komünist hareketi
63 birleşik devrimci parti
64 adalet partisi
65 sosyalist emekçiler partisi
66 demokrasi zamanı partisi
67 büyük türkiye partisi
68 osmanlı partisi
69 güven adalet ve aydınlık partisi
70 iyi parti
71 türkiye işçi partisi
72 ötüken birliği partisi
73 adalet birlik partisi
74 yeniden refah partisi
75 ülkem partisi
76 türk ve dünya birliği partisi
77 gelecek partisi
78 anadolu birliği partisi
79 aydınlık geleceğin partisi
80 merkez ana partisi
81 barış ve eşitlik partisi
82 güç birliği partisi
83 demokrasi ve atılım partisi
84 toplumsal özgürlük partisi
85 yeniden birlik partisi
86 umut partisi
87 yeni yol partisi
88 değişim ve demokrasi partisi
89 yenilik partisi
90 cumhuriyet ve istiklal partisi
91 güzel parti
92 cesur düşünce partisi
93 kuvayi milliye partisi
94 doğru parti
95 bizim parti
96 milli parti
97 devlet partisi
98 milliyetçi cumhuriyet partisi
99 devrim haraketi partisi
100 uyanış partisi
101 türkiye değişim partisi
102 vatan ve hürriyet partisi
103 türkiye’m partisi
104 türkiye yaşam partisi
yurdumuzda siyaset bir oyundur. sürekli oyuncular değişir. oyunun kurallarını da kendileri koyarlar.
insanların büyük bir kısmı siyasete hizmet için değil de rant, güç, makam için girerler.
siyasi partiler kanunu değişmedikçe siyaset yapanlar halkın sorunlarına çözüm üretemez.
parti genel başkanı ne derse bir partide o olur.
kıraathanelerde sürekli siyaset konuşan emekliler ise sadece oturduğu yerden ahkam keser. “partiye gel, aktif ol” diye çağırırsın gelmez. “şunun şöyle yapılması lazım, sizin böyle yapmanız lazım” derler anca. iyi niyetlilerdir ama lafla peynir gemisi yürümez.
"meclis kürsüsüne çıkıp birbirine atıp tutan, hakaret eden vekillerin daha sonra meclis lokantasında karşılıklı güle oynaya yemek yediğini görseydiniz; tanıdıklarınızla siyasi tartışmalara asla girmezdiniz!" - muhsin yazıcıoğlu.
aşağıdaki partilerin çoğu “tabela partisi" olarak bilinir. seçime girme yeterliliğine sahip sadece 15 siyasi parti vardır.
faaliyette olan siyasi partiler yargıtay cumhuriyet başsavcılığı sitesinden takip edilebilir.
19 ocak 2021 tarihi itibari ile faaliyette olan siyasi partiler (kuruluş tarihlerine göre sıralama yapılmıştır).
1 demokrat parti
2 milliyetçi hareket partisi
3 millet partisi
4 demokratik sol parti
5 vatan partisi
6 cumhuriyet halk partisi
7 genç parti
8 türkiye sosyalist işçi partisi
9 büyük birlik partisi
10 türkiye komünist partisi
11 sol parti
12 liberal demokrat parti
13 emek partisi
14 devrimci sosyalist işçi partisi
15 ilk parti
16 saadet partisi
17 adalet ve kalkınma partisi
18 bağımsız türkiye partisi
19 hak ve özgürlükler partisi
20 yurt partisi
21 bağımsız cumhuriyet partisi
22 sağduyu partisi
23 ayyıldız partisi
24 emekçi hareket partisi
25 halkın kurtuluş partisi
26 müdafaa-i hukuk hareketi partisi
27 işçinin kendi partisi
28 yüce diriliş partisi
29 doğruyol partisi
30 devrimci işçi partisi
31 ebedi nizam partisi
32 demokratik bölgeler partisi (bdp)
33 hak ve hakikat partisi
34 yeni dünya partisi (büyükanavatan)
35 ezilenlerin sosyalist partisi
36 ulusal parti
37 türkiye işçi köylü partisi
38 esnaf ve çiftçi partisi
39 anavatan partisi
40 özgürlük ve sosyalizm partisi
41 engelsiz türkiye partisi
42 toplumcu kurtuluş partisi
43 hak ve adalet partisi
44 halkların demokratik partisi
45 türk birliği partisi
46 yeşiller ve sol gelecek partisi
47 hür dava partisi
48 muhafazakâr yükseliş partisi
49 sosyalist yeniden kuruluş partisi.
50 genç anadolu partisi
51 kadın partisi
52 turan hareketi partisi
53 merkez parti
54 hak ve huzur partisi
55 komünist parti
56 cihan partisi
57 çoğulcu demokrasi partisi
58 türkiye ekonomi ve kalkınma partisi
59 milli mücadele partisi
60 as parti
61 işçi demokrasisi partisi
62 türkiye komünist hareketi
63 birleşik devrimci parti
64 adalet partisi
65 sosyalist emekçiler partisi
66 demokrasi zamanı partisi
67 büyük türkiye partisi
68 osmanlı partisi
69 güven adalet ve aydınlık partisi
70 iyi parti
71 türkiye işçi partisi
72 ötüken birliği partisi
73 adalet birlik partisi
74 yeniden refah partisi
75 ülkem partisi
76 türk ve dünya birliği partisi
77 gelecek partisi
78 anadolu birliği partisi
79 aydınlık geleceğin partisi
80 merkez ana partisi
81 barış ve eşitlik partisi
82 güç birliği partisi
83 demokrasi ve atılım partisi
84 toplumsal özgürlük partisi
85 yeniden birlik partisi
86 umut partisi
87 yeni yol partisi
88 değişim ve demokrasi partisi
89 yenilik partisi
90 cumhuriyet ve istiklal partisi
91 güzel parti
92 cesur düşünce partisi
93 kuvayi milliye partisi
94 doğru parti
95 bizim parti
96 milli parti
97 devlet partisi
98 milliyetçi cumhuriyet partisi
99 devrim haraketi partisi
100 uyanış partisi
101 türkiye değişim partisi
102 vatan ve hürriyet partisi
103 türkiye’m partisi
104 türkiye yaşam partisi
yurdumuzda siyaset bir oyundur. sürekli oyuncular değişir. oyunun kurallarını da kendileri koyarlar.
insanların büyük bir kısmı siyasete hizmet için değil de rant, güç, makam için girerler.
siyasi partiler kanunu değişmedikçe siyaset yapanlar halkın sorunlarına çözüm üretemez.
parti genel başkanı ne derse bir partide o olur.
kıraathanelerde sürekli siyaset konuşan emekliler ise sadece oturduğu yerden ahkam keser. “partiye gel, aktif ol” diye çağırırsın gelmez. “şunun şöyle yapılması lazım, sizin böyle yapmanız lazım” derler anca. iyi niyetlilerdir ama lafla peynir gemisi yürümez.
"meclis kürsüsüne çıkıp birbirine atıp tutan, hakaret eden vekillerin daha sonra meclis lokantasında karşılıklı güle oynaya yemek yediğini görseydiniz; tanıdıklarınızla siyasi tartışmalara asla girmezdiniz!" - muhsin yazıcıoğlu.
devamını gör...
mürekkep lekesi
bir mihail şişkin kitabıdır.
toplam sekiz öyküden oluşan ve bence öykü
okumayı seven herkesin kütüphanesinde bulunması gereken nefis bir kitaptır.
dev rus yazarların hemen hemen hepsinden bir şeyler barındırır şişkin’in yazarlığı. hepsinden beslenmiş hepsini bünyesine yedirmiştir. büyük yazarlardan oluşmuş büyük bir yazardır.
farklı zaman dilimlerinde yazılmış birbirinden bağımsız sekiz öyküden oluşan ve jaguar yayınlarından çıkan kitap sadece kapağı ile bile insanda okuma hevesi uyandırıyor. tıpkı jaguar’ın diğer kitapları gibi.
kitapta; güzel yazı dersi ile hikayeleri kesişen insanlardan, nabokov’dan hatıra bir mürekkep lekesi peşinde koşan bir adama; tencere ve yıldız yağmuru altında bir aile hikyesinden arkadan düğmeli palto içinde toplanan bir başka aile hikayesine; san marco’nun çan kulesinden gelen sesi duyabileceğimiz yerlerden kör müzisyenin notlarına; duvara kazınmış kayığın içinde geçirilen zamanlardan kurtarılmış dilin cümlelerine kadar süren bir edebi seyahat var.
kitabı okuyup bitirdiğinizde elinize bulaşacak olan mürekkep lekesine aldırış etmeyin, o zihninize doluşan ve oradan çıkmayacak şişkin cümlelerinin göstergesidir sadece. dokunun o lekeye, hatırası yeter.
toplam sekiz öyküden oluşan ve bence öykü
okumayı seven herkesin kütüphanesinde bulunması gereken nefis bir kitaptır.
dev rus yazarların hemen hemen hepsinden bir şeyler barındırır şişkin’in yazarlığı. hepsinden beslenmiş hepsini bünyesine yedirmiştir. büyük yazarlardan oluşmuş büyük bir yazardır.
farklı zaman dilimlerinde yazılmış birbirinden bağımsız sekiz öyküden oluşan ve jaguar yayınlarından çıkan kitap sadece kapağı ile bile insanda okuma hevesi uyandırıyor. tıpkı jaguar’ın diğer kitapları gibi.
kitapta; güzel yazı dersi ile hikayeleri kesişen insanlardan, nabokov’dan hatıra bir mürekkep lekesi peşinde koşan bir adama; tencere ve yıldız yağmuru altında bir aile hikyesinden arkadan düğmeli palto içinde toplanan bir başka aile hikayesine; san marco’nun çan kulesinden gelen sesi duyabileceğimiz yerlerden kör müzisyenin notlarına; duvara kazınmış kayığın içinde geçirilen zamanlardan kurtarılmış dilin cümlelerine kadar süren bir edebi seyahat var.
kitabı okuyup bitirdiğinizde elinize bulaşacak olan mürekkep lekesine aldırış etmeyin, o zihninize doluşan ve oradan çıkmayacak şişkin cümlelerinin göstergesidir sadece. dokunun o lekeye, hatırası yeter.
devamını gör...
ciddi ciddi çoluk çocuğun tanımlarını okuyor olmamız
çoluk çocuk bakacak yaşa geldin hala sözlükte takılıyorsun.
devamını gör...
yüzde 1 şarjla tanım girmeye çalışmak
taslaklara kaydedin bari tanımı, telefon kapanınca tanım silinmemiş olur.
t: bol ekşınlı hareket.
t: bol ekşınlı hareket.
devamını gör...
aşırı kitap okumanın kişiyi dünyadan koparması
dünya ile anlamlı bağ kuramayan insanın kitaplarla bağ kurması.
devamını gör...
türkan saylan
türk milletinin neden hiçbir zaman adam olamayacağını, bu kadına ve bilimine yapılan muameleden anlayabilirsiniz. kötülük yapanların kötülük yapması değil sadece olay, bu kadının bir noktada sahipsiz bırakılması. celal hocanın çok sevdiğim bir lafı var, “ biz uğraşıyoruz ama halkın da umrunda değil ki “.
devamını gör...
hamburgercilerden dondurma kahve alan insan
dondurmalarının şanti gibi olması hoşuma gidiyor.
devamını gör...
nepotizm
günümüzün sorunlarından bir tanesi. gerçi yıllar önce de coğrafya gözetmeksizin vardı ve var olacak !
papaların kendilerini yaradan adayıp bakir bir hayat idame ettiklerinden yeğenlerini bir yere getirme uğraşlarına verilen isim. ah papa ah. sormayacak mı yaradan kul hakkını? swh
ülkemizde özel sektör ve kamuda bir şekilde tanık ya da muhattap olduğumuz adam kayırmacılık.
böyle gelmiş böyle gidecek korkarım vallah
adam genel müdür şirkete alım olacak vasıfsız yeğenini alıyor. bir de yetmez gibi sıfır deneyimli birini o birimde yetkili yapıyor.
kamu tarafına girersek çıkamayız. her dönemde ayyuka çıkan skandal liyakatsiz atamalar.
papaların kendilerini yaradan adayıp bakir bir hayat idame ettiklerinden yeğenlerini bir yere getirme uğraşlarına verilen isim. ah papa ah. sormayacak mı yaradan kul hakkını? swh
ülkemizde özel sektör ve kamuda bir şekilde tanık ya da muhattap olduğumuz adam kayırmacılık.
böyle gelmiş böyle gidecek korkarım vallah
adam genel müdür şirkete alım olacak vasıfsız yeğenini alıyor. bir de yetmez gibi sıfır deneyimli birini o birimde yetkili yapıyor.
kamu tarafına girersek çıkamayız. her dönemde ayyuka çıkan skandal liyakatsiz atamalar.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
fazla uzaklaşmış olamaz, hızlıca kosup yakalayalım zira sabah saatlerinde iyi niyetinden ve bonkör gönlünden bir nebze filizlendirip gitti kendisi. sözlüğün mihenk taşlarındandır ve bu konu tartışmaya kapalıdır. bu da şahsına munhasır ikinci nick altım olsun.
devamını gör...



