bu son deyip tekrardan yapılan şeyler
sigarayı bırakmaya çalışmak.
devamını gör...
talamus
beynin ak maddesi içine gömülü gri cevher kitlesidir. beyindeki en büyük çekirdek kitlesidir ve bu çekirdeklerin büyük bölümünün de işlevi çözülememiştir.beynin çeşitli yerleriyle olan bağlantıları sayesinde iletileri düzenleyici bir görevi vardır. koku hariç tüm duyular kortekse geçmeden önce talamusa uğrar koku da ilk başta uğramasa da sonradan gelir. bilincin oluşabilmesi için talamusun kortekse iletmesi lazım talamusun uyarıları söndürebilme özelliği vardır. retiküler çekirdedeği vardır talamusa gelen uyarıları düzenler. duygular,dikkat,bellek,görme ve işitmenin koordine edilmesi,motor fonksiyonlar,uyanlılık düzeyi gibi çok çeşitli fonksiyonu vardır. intiharla olan ilişkisi de ilginçtir intiharı baskılamaya çalışır ama bir noktadan sonra diğer fonksiyonlarını aksatmamak için bunu o kadar etkili yapamaz bu da intihara sebep olabilir
devamını gör...
kadınların seks yapmayı bir ödül olarak kullanması
sizler kendinizi "evcil hayvanlar olarak mı tanımlıyorsunuz?" diye düşündürten başlık. neyin ödülü bu? hadi kadınlar konusunda fikir beyan ederken özenli davranmanızı geçtim, kendinize nasıl yakıştırıyorsunuz? sizler birey değil misiniz, hiç mi iradeniz yok böyle bir durumu olağan karşılıyorsunuz? ne yapıyorsunuz; pati falan da veriyor musunuz hanım istediğinde? * bir de kadınların bedenini metalaştırması, kendisini sunmasıyla ilgili girdiler gördüm çok üzücü. hiçbir kadının size bedenini bir lütuf olarak sunduğu yok, şunu bir anlayın. bir insan bunu kullandıysa şahsını ilgilendiren bir durumdur; bunu homeseksüel bir erkek de yapabilir.
bilemiyorum arkadaşlar bir kere evcil olmadığınız konusunda bir anlaşalım, böyle başlıklarda kadınları aşağılamaya çalıştığınız için tamlanan kısmı karşılıyor gibisiniz...
nasıl iletişimler içindesiniz yahu?! duygusal ya da değil her türlü birlikteliğin güven ilişkisi içinde karşılıklı istek ve rıza ile doğal akıştı gerçekleşmesi gerekmiyor mu? normal ve sağlıklı, aklı başında bireylerde süreç böyle oluyor, olmalı. neyin ödülü, neyin hesabı, nasıl yani kullanmak nedir, inanın algılayamıyorum?!
en fazla erkeklerin seks için aşık taklidi yapması grubundaki erkeklerin başına gelebilecek durumdur. bu da karşılıklı al birini vur ötekine insanları arasındaki ilişkiyi ifade ettiği için yine tabii ki de cinsiyetler dışında insani olarak yorumlanmalı, bence direkt bizleri ilgilendirmemeli.
çarpık düşüncelerinizi doğruymuş gibi bir cinsiyetle bağdaştıramazsınız. verdiğim gbkz'da çok iğrenç bir ifadedir. sadece iğneleyici olmak adına kullandım. yoksa insanların kendi karakterlerine özgü doğru ve yanlışlarını direkt cinsiyet bazında değerlendirmek nereden baksanız ahmakça.
fikrinizin nezdimde gram önemi yok da hemcinslerime karşı sorumluluk hissediyorum...
edit: 0-140 iq bandında herkesin anlayacağı şekilde uzun uzun açıkladım. insanları bilgilendirmeyi ve eğitmeyi severim. roman okumak istemeyenler twittera gitsin ya da işbu entry direkt geçebilir. çünkü keyfim ve kahyası ile bu siteye milyon satırlık entryler yazmaya geldik, bazı romanlar yazılacak arkadaşlar. en ilkel yanınız anlayana kadar sizleri eğitmek boynumuzun borcu. yoksa yine gidip bir kadına rıstım oluyorsunuz, lütfen biraz çaba gösterin vallahi insan olmak çoksel.
bilemiyorum arkadaşlar bir kere evcil olmadığınız konusunda bir anlaşalım, böyle başlıklarda kadınları aşağılamaya çalıştığınız için tamlanan kısmı karşılıyor gibisiniz...
nasıl iletişimler içindesiniz yahu?! duygusal ya da değil her türlü birlikteliğin güven ilişkisi içinde karşılıklı istek ve rıza ile doğal akıştı gerçekleşmesi gerekmiyor mu? normal ve sağlıklı, aklı başında bireylerde süreç böyle oluyor, olmalı. neyin ödülü, neyin hesabı, nasıl yani kullanmak nedir, inanın algılayamıyorum?!
en fazla erkeklerin seks için aşık taklidi yapması grubundaki erkeklerin başına gelebilecek durumdur. bu da karşılıklı al birini vur ötekine insanları arasındaki ilişkiyi ifade ettiği için yine tabii ki de cinsiyetler dışında insani olarak yorumlanmalı, bence direkt bizleri ilgilendirmemeli.
çarpık düşüncelerinizi doğruymuş gibi bir cinsiyetle bağdaştıramazsınız. verdiğim gbkz'da çok iğrenç bir ifadedir. sadece iğneleyici olmak adına kullandım. yoksa insanların kendi karakterlerine özgü doğru ve yanlışlarını direkt cinsiyet bazında değerlendirmek nereden baksanız ahmakça.
fikrinizin nezdimde gram önemi yok da hemcinslerime karşı sorumluluk hissediyorum...
edit: 0-140 iq bandında herkesin anlayacağı şekilde uzun uzun açıkladım. insanları bilgilendirmeyi ve eğitmeyi severim. roman okumak istemeyenler twittera gitsin ya da işbu entry direkt geçebilir. çünkü keyfim ve kahyası ile bu siteye milyon satırlık entryler yazmaya geldik, bazı romanlar yazılacak arkadaşlar. en ilkel yanınız anlayana kadar sizleri eğitmek boynumuzun borcu. yoksa yine gidip bir kadına rıstım oluyorsunuz, lütfen biraz çaba gösterin vallahi insan olmak çoksel.
devamını gör...
zeytin ağacı
en uzun ömürlü ağaçlardan biridir.
meyvesi harikadır.
tüm kutsal kitaplarda hem kendisinin hem de meyvesinin bahsi geçen bir ağaçtır ayrıca.
meyvesi harikadır.
tüm kutsal kitaplarda hem kendisinin hem de meyvesinin bahsi geçen bir ağaçtır ayrıca.
devamını gör...
12 angry men
sidney lumet'in yönetmenliğini yaptığı 1957 yapımı film. ''guilty, not guilty'' replikleriyle akıllara kazınan, 12 juri üyesinin bir olay karşısındaki karar alma sürecini ve ön yargı kavramını ustalıkla işleyen siyah beyaz bir yapıt, daha doğrusu başyapıt. filmin büyük bir bölümü tek odada ve birçok imkansızlıklarla çekilmesine rağmen hiç sıkmamasıyla da bilinir. imdb top 50 listesinde 5. sıradadır.
bir çocuğun babasını öldürme suçuyla mahkemede olduğu sahneyle başlar film. kendisine konuyla hiç ilgisi olmayan bir avukat verilmesinden ötürü doğru düzgün savunulmaz bile, tamamıyla suçlu gözüyle bakılmasına engel olamaz. kaderi 12 juri üyesinin elindedir artık. belki de sadece birkaç dakikada sonuca ulaşılacak ''suçlu'' oyuyla idama götürülecektir. 12 jurinin de kendi hayatları hakkında düşünceleri vardır; biri akşam gideceği maçı düşünür, bir başkası bu olayın üzerinde düşünmenin vakit kaybı olacağından israf etmemesi gereken zamandan yakınır.
oy birliği önemlidir, tek bir kişi bile farklı bir oy verirse, oylama tekrar yapılmak zorundadır. peki çocuğun 12 adet oya bağlı olan hayatına ne olacaktır?
bir çocuğun babasını öldürme suçuyla mahkemede olduğu sahneyle başlar film. kendisine konuyla hiç ilgisi olmayan bir avukat verilmesinden ötürü doğru düzgün savunulmaz bile, tamamıyla suçlu gözüyle bakılmasına engel olamaz. kaderi 12 juri üyesinin elindedir artık. belki de sadece birkaç dakikada sonuca ulaşılacak ''suçlu'' oyuyla idama götürülecektir. 12 jurinin de kendi hayatları hakkında düşünceleri vardır; biri akşam gideceği maçı düşünür, bir başkası bu olayın üzerinde düşünmenin vakit kaybı olacağından israf etmemesi gereken zamandan yakınır.
oy birliği önemlidir, tek bir kişi bile farklı bir oy verirse, oylama tekrar yapılmak zorundadır. peki çocuğun 12 adet oya bağlı olan hayatına ne olacaktır?
devamını gör...
hz. muhammed
islam dininin son peygamberi. hayatı ve yaşantısıyla bir örnek.
peygamberliğini ilan ettikten sonra çok çileler çekmiştir.
peygamberliğini ilan ettikten sonra çok çileler çekmiştir.
devamını gör...
paradoksal şiir dizeleri
"sormaz ki bilsin
sorsa bilirdi.
bilmez ki sorsun
bilse sorardı."
-sadi şirazi.
sorsa bilirdi.
bilmez ki sorsun
bilse sorardı."
-sadi şirazi.
devamını gör...
kız yurdunda yaşanan tuhaf olaylar
yurt müdürünün odasında körebe oynamıştık güzeldi
devamını gör...
bakire kadınla evlenmek isteyen erkek
geçmiş yıllarda bir kondom firması, türkiye piyasasına girmeden erkeklerin penis boyutlarıyla ilgili anket yaptırır. ve çıkan sonuçlara göre en büyük boy kondomları piyasaya sürer. kısa süre içinde de iflas eder.
yine ortadoğu erkeğinin erken boşalma konusundaki ünü meşhurdur. bunun için medeni bir insan gibi doktora gidip terapi almaz. gerizekalı şekilde ski uyuşturan ürünler kullanır. hatta penisine dişinol sürmeyi düşünen andavallar bile tanıyorum.
yine bu bağlamda, cinsel olarak tatmin edemediği kadını fahişe ilan etme eşiği cok düşüktür.
zaten iğrenç ağzımızda, herkesin anası, bacısı, karısı "fahişe" değil mi? iki yetersiz cümlemizden birisi, kadını cinsel olarak cezalandırmak değil mi?
bakire kız arama saplantısını kadın sünneti meselesinden ayrı düşünemeyiz. o iğrenç yöntemleri burada şimdi yazmayı midem elvermiyor. lakin araştırmanızı öneririm.
özü itibariyle, kız çocuğu yetişkin olduğunda seksten zevk alamasın diye yapılan ilkel bir cerrahi işlemdir.
bakire kız takıntısı da biraz buna benzer. cinsel olarak yetersizliğinin farkında olan ortadoğu erkeği, gözü açılmamış kadın ister. iğrenç bir komplekstir bu.
ortadoğu kadınına çocukluğundan itibaren, cinsellikten zevk aldığını erkeğine göstermemesi yolunda gizli mesajlar verilir. zira seksten zevk alanlar sadece orospulardır.
lakin sağlıklı cinselliğiyle barışmış kadın yaşamda bütün kirli erkekliği yenmiş ve gerçek güce ulaşmış kadındır.
biz erkekler olarak biraz fazla korkağız. nedeni çok derinlerde vahşi kompleksler nedeniyle bu kadından korkuyoruz.
ve ömrümüz, aldığımız milyonlarca nefesle birlikte lumpenlikler bataklığında, bir gram toplumsal gelişmeden uzak kahrolup gidiyor.
not: zaten hayatımız devlet sansürüyle az batırılmış gibi bir de sözlükte sansür mantıksızlığı...
yine ortadoğu erkeğinin erken boşalma konusundaki ünü meşhurdur. bunun için medeni bir insan gibi doktora gidip terapi almaz. gerizekalı şekilde ski uyuşturan ürünler kullanır. hatta penisine dişinol sürmeyi düşünen andavallar bile tanıyorum.
yine bu bağlamda, cinsel olarak tatmin edemediği kadını fahişe ilan etme eşiği cok düşüktür.
zaten iğrenç ağzımızda, herkesin anası, bacısı, karısı "fahişe" değil mi? iki yetersiz cümlemizden birisi, kadını cinsel olarak cezalandırmak değil mi?
bakire kız arama saplantısını kadın sünneti meselesinden ayrı düşünemeyiz. o iğrenç yöntemleri burada şimdi yazmayı midem elvermiyor. lakin araştırmanızı öneririm.
özü itibariyle, kız çocuğu yetişkin olduğunda seksten zevk alamasın diye yapılan ilkel bir cerrahi işlemdir.
bakire kız takıntısı da biraz buna benzer. cinsel olarak yetersizliğinin farkında olan ortadoğu erkeği, gözü açılmamış kadın ister. iğrenç bir komplekstir bu.
ortadoğu kadınına çocukluğundan itibaren, cinsellikten zevk aldığını erkeğine göstermemesi yolunda gizli mesajlar verilir. zira seksten zevk alanlar sadece orospulardır.
lakin sağlıklı cinselliğiyle barışmış kadın yaşamda bütün kirli erkekliği yenmiş ve gerçek güce ulaşmış kadındır.
biz erkekler olarak biraz fazla korkağız. nedeni çok derinlerde vahşi kompleksler nedeniyle bu kadından korkuyoruz.
ve ömrümüz, aldığımız milyonlarca nefesle birlikte lumpenlikler bataklığında, bir gram toplumsal gelişmeden uzak kahrolup gidiyor.
not: zaten hayatımız devlet sansürüyle az batırılmış gibi bir de sözlükte sansür mantıksızlığı...
devamını gör...
friedrich hölderlin
tam adı johann christian friedrich hölderlin olan şairdir.
hayatı boyunca hayal edemeyeceğimiz acılar çekmiştir. zaten kendisine acının ve melankolinin şairi derler.
onunla tanışmam şule gürbüz sayesinde olmuştu. "hölderlin hangi taş ezdi seni tadın böyle güzelleşmiş sorusunu soruyordu şule gürbüz" hölderlin küçük bir çocukken babasını, büyük babasını ve kardeşlerini kaybediyor.
sonra sevdiği kadında ölünce hölderlin acıdan deliriyor kendisi ailesinden kalma bir evde yaşamaya devam ediyor. işte böyle sebepler yüzünden kendisine mutsuzluğun ve melankolinin şairi diyorlar.
yaşadıklarından dolayı neden böyle şiirler yazdığını anlamak çok zor gelmiyor insana.
hölderlin doğayı anladığını insanları anlamadığını söyleyen bir şairmiş. kendisi bir kulede 36 yıl boyunca acı çekerek yaşamıştır.
insanın yaşadıklarının sanatına olan katkısı çok fazla oluyor. üslubunu belirliyor. hölderlin öyle bir şairmiş. yaşadıkları üslubunda belirleyici olmuş.
kendi canı çok fazla yandığı için kelimeleri yan yana koyarak okuyucularının canını yakmış.
kendisinin yaşadığı dönemde pek değeri bilinmemiş. öldükten sonra anlamışlar ve değerini bilmişler. bu işler maalesef her yerde böyle oluyor.
ben daha çok kendisinin şair tarafına odaklansam da kendisi aynı zamanda felsefecidir. kendisi çocukluğundan beri iyi bir din eğitimi almıştır. o yüzden şiirlerinde bol bol tanrıya sorular sorar veya onunla konuşur.
bütün bunları bilince şule gürbüz o soruyu sormakta çok haklıymış diyoruz.
hölderlin hangi taş ezdi seni tadın böyle güzelleşmiş?
hayatı boyunca hayal edemeyeceğimiz acılar çekmiştir. zaten kendisine acının ve melankolinin şairi derler.
onunla tanışmam şule gürbüz sayesinde olmuştu. "hölderlin hangi taş ezdi seni tadın böyle güzelleşmiş sorusunu soruyordu şule gürbüz" hölderlin küçük bir çocukken babasını, büyük babasını ve kardeşlerini kaybediyor.
sonra sevdiği kadında ölünce hölderlin acıdan deliriyor kendisi ailesinden kalma bir evde yaşamaya devam ediyor. işte böyle sebepler yüzünden kendisine mutsuzluğun ve melankolinin şairi diyorlar.
yaşadıklarından dolayı neden böyle şiirler yazdığını anlamak çok zor gelmiyor insana.
hölderlin doğayı anladığını insanları anlamadığını söyleyen bir şairmiş. kendisi bir kulede 36 yıl boyunca acı çekerek yaşamıştır.
insanın yaşadıklarının sanatına olan katkısı çok fazla oluyor. üslubunu belirliyor. hölderlin öyle bir şairmiş. yaşadıkları üslubunda belirleyici olmuş.
kendi canı çok fazla yandığı için kelimeleri yan yana koyarak okuyucularının canını yakmış.
kendisinin yaşadığı dönemde pek değeri bilinmemiş. öldükten sonra anlamışlar ve değerini bilmişler. bu işler maalesef her yerde böyle oluyor.
ben daha çok kendisinin şair tarafına odaklansam da kendisi aynı zamanda felsefecidir. kendisi çocukluğundan beri iyi bir din eğitimi almıştır. o yüzden şiirlerinde bol bol tanrıya sorular sorar veya onunla konuşur.
bütün bunları bilince şule gürbüz o soruyu sormakta çok haklıymış diyoruz.
hölderlin hangi taş ezdi seni tadın böyle güzelleşmiş?
devamını gör...
kitap yazmak için bilgili olmaya artık gerek duyulmaması
ayağını sehpaya çarpanların bile kitap yazabildiği bir ülke burası. okunması gerekenleri okumayan, ergen ve çocuklara hitap eden sözde yazarların imza günlerinde izdihamlar yaşandığı bir yer burası. ibrahim selim' in bir videosu vardı wattpad le ilgili. kitap pahalı diye almayanların wattpad i okudukları telefonları görünce üzülmekten vazgeçtik. diye. aynen öyle. yazıyorsun en berbat kitabı. sıfır bilgiyle. kitabın kapağına tam da farz olduğu üzre koreli bir yahşıhlı odun un fotoğrafini koyduruyorsun. al sana kaç bin basıyor sonra o kitap?! ama bu , '' kötü çocuk' luktur.
devamını gör...
bakmak ve görmek arasındaki fark
mesela telefon önünüzde ama telefonum nerdeeeğ diye evin içinde çığlık atmanız gibi. ben yapmadım, sadece bi örnek olarak.
devamını gör...
hz. ali
kabe nin içinde doğan tek insan.
rivayet odur ki;
annesi fatıma kabe yi tavaf ederken sancılanır.gidecek bir yer bulamadığı için kabe nin taşına yaslanır ve allah a yalvarır. allah duasını kabul eder, kabe nin taşları yarılır. kabe nin içinde ali (as) yi dünya ya getirir. kabe nin yarıldığı yerin adı "müstecar" dır.
peygamberimizin çocukluğuna benzeyen bir çocukluk yaşamıştır. 8 yaşında iken mekke de kuraklık baş gösterir. babasının maddi durumu bozulur. babası da bir evladını o dönem maddi durumu iyi olan peygamberimize vermeyi teklif eder. peygamberimiz ali yi yanına alır. tıpkı ebu talip in onu sahiplendiği gibi o da ali yi sahiplenir. ali nübuvet evinde peygamberin sofrasında büyür. hem ruhen, hem bedenen.
peygamberimize nübuvet geldiği zaman ilk iman edenlerdendir. bir rivayete göre ikinci iman eden kişi 13 yaşındaki ali dir. ilki hz hatice dir. ali şeriati bu durumu şöyle açıklar; "o büyük el, o küçük eli tuttuğu vakit, bir devrim yaşandı."
peygamber (saa) hicret ettiği zaman, o nun yatağına yatmayı kabul eden ali(as), görüp görülebilecek en büyük fedakarlığın nasıl olduğunu gösterdi. (düşünün bir an; gaza gelip ben yatarım diyebilir her insan. ama bir gece boyunca ayakları titremeden, korkmadan durmak hiçbir canlının yapamayacağı bir fedakarlıktır. ölümün o soğuk yüzü bu derece yakın iken, koca bir gece boyunca, o ölüm yatağında korkusuzca yatmak anca bir aslana yaraşır.)
peygamberimiz(saa) hicret eden muhacirleri, ensar ile kardeşlik ahdi yaptırır iken, kendi gibi muhacir olan ali(as) yi kendine kardeş seçmiştir. bu çok özel bir ayrıntıdır.
bedir savaşında bir rivayete göre 18, diğer bir rivayete göre 24 müşrik öldürmüştür.
esedullah(allah ın arslan'ı ünvanı buradan gelir.)
uhud savaşında ali(as) abdudarroğullarından 9 kişiyi öldürdü. (bu 9 kişi uhud savaşında sancak tutan ailenin mensubudur. yani komuta kademesinde ki 9 kişiden bahsediyoruz.) bunun üzerine gökten bir nida geldi;" la fetta illa ali, la seyfa illa zülfikar." (ali den başka yiğit, zülfikar dan başka kılıç yoktur.)
hz ali (as), 70 kılıç darbesi yemiştir uhud savaşında.
hendek savaşında, kureyş ordusu bütün gücüyle savaşmaya gelmişti. medine nin etrafını hendek kazarak savunma stratejisi ile karşılayan müslümanları, hendekleri kureyşli 6 komutan tarafından aşıldı. komutanların başında ki isim amir ibn abduvedd idi. çıkıp meydan okudu; "içinizde cenneti arzulayan yok mu? hani cennetiniz?" bu komutanı tanıyan müslümanları korku sardı (bu adam tek başına bir grup askeri öldürmüş biridir. korkmaları normal bir durumdur.) hatta atının ayaklarını kesti. (gemileri yaktım demek bu.) bunun üzerine ali(as) peygamberin izni ile savaşmak istediğini söyledi. peygamber izin verdi. ve ali(as) atının ayaklarını kesen bu zalimin ayaklarını kesti. bunun üzerine amr, ali nin yüzüne tükürdü. ali, amr ı öldürmekten vazgeçti. amr; "gel yarım bıraktığın işi bitir. beni bu utanç içinde bırakma" dedi. bunun üzerine ali, amr ın yanına geldi ve dedi ki; "seni o zaman öldürseydim nefsim için öldürmüş olacaktım. benim seninle savaşım dinim içindir." dedi ve amr ı öldürdü. amr ın öldüğünü gören diğer 5 kişi kaçmaya çalıştı. ali bunlardan birini daha öldürdü. bunun üzerine kureyşliler gerisin geri kaçtılar.
bunun üzerine peygamberimiz şöyle buyurdu ;
" ali nin hendek teki darbesi, bütün insanların ve cinlerin ibadetinden daha hayırlıdır."
hayber fethi hz ali(as) nin eliyle gerçekleşmiştir. hayber kalesi kuşatılmış, bir kaç fetih denemesi başarısız olmuştu. peygamberimiz(saa) buyurdu ki;
"yarın sancağı öyle birine vereceğim ki; hem allah, hem de resulü onu sever." bunun üzerine herkesi merak sarmıştı. sabah olunca peygamberimiz ali (as) yi çağırdı. ali nin gözlerinde ağrı olduğu için ekmek yapıyordu savaşçılara. peygamberimiz ali(as) nin gözlerine elini sürdü ve ona dua etti. zırhını kendi eliyle giydirdi. ve ali meydana çıktı. hayber in en güçlü iki kahramanı haris ve merhab ı savaş meydanında yere serdi. bunun üzerine kale kapısını yerinden sökerek kendine kalkan yaptı. rivayet edilen odur ki; o gün 8 yahudi savaşçısı, zülfikar ile öldürülmüştür.
(peygamber (saa) in yaşadığı dönemde ki hz ali (as), böyle bir biyografidir. peygamber vefat ettikten sonra ki biyografi, ayrı bir entry konusudur.)
rivayet odur ki;
annesi fatıma kabe yi tavaf ederken sancılanır.gidecek bir yer bulamadığı için kabe nin taşına yaslanır ve allah a yalvarır. allah duasını kabul eder, kabe nin taşları yarılır. kabe nin içinde ali (as) yi dünya ya getirir. kabe nin yarıldığı yerin adı "müstecar" dır.
peygamberimizin çocukluğuna benzeyen bir çocukluk yaşamıştır. 8 yaşında iken mekke de kuraklık baş gösterir. babasının maddi durumu bozulur. babası da bir evladını o dönem maddi durumu iyi olan peygamberimize vermeyi teklif eder. peygamberimiz ali yi yanına alır. tıpkı ebu talip in onu sahiplendiği gibi o da ali yi sahiplenir. ali nübuvet evinde peygamberin sofrasında büyür. hem ruhen, hem bedenen.
peygamberimize nübuvet geldiği zaman ilk iman edenlerdendir. bir rivayete göre ikinci iman eden kişi 13 yaşındaki ali dir. ilki hz hatice dir. ali şeriati bu durumu şöyle açıklar; "o büyük el, o küçük eli tuttuğu vakit, bir devrim yaşandı."
peygamber (saa) hicret ettiği zaman, o nun yatağına yatmayı kabul eden ali(as), görüp görülebilecek en büyük fedakarlığın nasıl olduğunu gösterdi. (düşünün bir an; gaza gelip ben yatarım diyebilir her insan. ama bir gece boyunca ayakları titremeden, korkmadan durmak hiçbir canlının yapamayacağı bir fedakarlıktır. ölümün o soğuk yüzü bu derece yakın iken, koca bir gece boyunca, o ölüm yatağında korkusuzca yatmak anca bir aslana yaraşır.)
peygamberimiz(saa) hicret eden muhacirleri, ensar ile kardeşlik ahdi yaptırır iken, kendi gibi muhacir olan ali(as) yi kendine kardeş seçmiştir. bu çok özel bir ayrıntıdır.
bedir savaşında bir rivayete göre 18, diğer bir rivayete göre 24 müşrik öldürmüştür.
esedullah(allah ın arslan'ı ünvanı buradan gelir.)
uhud savaşında ali(as) abdudarroğullarından 9 kişiyi öldürdü. (bu 9 kişi uhud savaşında sancak tutan ailenin mensubudur. yani komuta kademesinde ki 9 kişiden bahsediyoruz.) bunun üzerine gökten bir nida geldi;" la fetta illa ali, la seyfa illa zülfikar." (ali den başka yiğit, zülfikar dan başka kılıç yoktur.)
hz ali (as), 70 kılıç darbesi yemiştir uhud savaşında.
hendek savaşında, kureyş ordusu bütün gücüyle savaşmaya gelmişti. medine nin etrafını hendek kazarak savunma stratejisi ile karşılayan müslümanları, hendekleri kureyşli 6 komutan tarafından aşıldı. komutanların başında ki isim amir ibn abduvedd idi. çıkıp meydan okudu; "içinizde cenneti arzulayan yok mu? hani cennetiniz?" bu komutanı tanıyan müslümanları korku sardı (bu adam tek başına bir grup askeri öldürmüş biridir. korkmaları normal bir durumdur.) hatta atının ayaklarını kesti. (gemileri yaktım demek bu.) bunun üzerine ali(as) peygamberin izni ile savaşmak istediğini söyledi. peygamber izin verdi. ve ali(as) atının ayaklarını kesen bu zalimin ayaklarını kesti. bunun üzerine amr, ali nin yüzüne tükürdü. ali, amr ı öldürmekten vazgeçti. amr; "gel yarım bıraktığın işi bitir. beni bu utanç içinde bırakma" dedi. bunun üzerine ali, amr ın yanına geldi ve dedi ki; "seni o zaman öldürseydim nefsim için öldürmüş olacaktım. benim seninle savaşım dinim içindir." dedi ve amr ı öldürdü. amr ın öldüğünü gören diğer 5 kişi kaçmaya çalıştı. ali bunlardan birini daha öldürdü. bunun üzerine kureyşliler gerisin geri kaçtılar.
bunun üzerine peygamberimiz şöyle buyurdu ;
" ali nin hendek teki darbesi, bütün insanların ve cinlerin ibadetinden daha hayırlıdır."
hayber fethi hz ali(as) nin eliyle gerçekleşmiştir. hayber kalesi kuşatılmış, bir kaç fetih denemesi başarısız olmuştu. peygamberimiz(saa) buyurdu ki;
"yarın sancağı öyle birine vereceğim ki; hem allah, hem de resulü onu sever." bunun üzerine herkesi merak sarmıştı. sabah olunca peygamberimiz ali (as) yi çağırdı. ali nin gözlerinde ağrı olduğu için ekmek yapıyordu savaşçılara. peygamberimiz ali(as) nin gözlerine elini sürdü ve ona dua etti. zırhını kendi eliyle giydirdi. ve ali meydana çıktı. hayber in en güçlü iki kahramanı haris ve merhab ı savaş meydanında yere serdi. bunun üzerine kale kapısını yerinden sökerek kendine kalkan yaptı. rivayet edilen odur ki; o gün 8 yahudi savaşçısı, zülfikar ile öldürülmüştür.
(peygamber (saa) in yaşadığı dönemde ki hz ali (as), böyle bir biyografidir. peygamber vefat ettikten sonra ki biyografi, ayrı bir entry konusudur.)
devamını gör...
normal sözlük yazarları birbirlerini nasıl tanıyacak sorunsalı
ne bileyim, toplu taşımada , parkta bahçede, kalabalıklar ortasında nasıl tanıyacak. şimdiden söyleyeyim, ben sticker yapacam kağıttan, üzerine kafasına tekme atan adam çizip telefonumun kılıfına yapıştıracağım. siz genede görürseniz, yanıma gelmeyin.
devamını gör...
yenilen en kötü tatlı
(bkz: tiramisu)
ismini duyduğum ve nasıl bir tadı olduğunu merak edip denediğim tatlı. görüntü olarak yaş pasta gibi albenili tarafı var. fakat üzerindeki kahve tozu bu tatlıyı bir daha da ağzıma almamaya sebep oldu.
ismini duyduğum ve nasıl bir tadı olduğunu merak edip denediğim tatlı. görüntü olarak yaş pasta gibi albenili tarafı var. fakat üzerindeki kahve tozu bu tatlıyı bir daha da ağzıma almamaya sebep oldu.
devamını gör...
takip listem
ilk aldığım özellikti. 1500 karma puanım gittiydi de içim cız ettiydi. hey gidi günler heeeeeyyy.
devamını gör...
kafa sözlük'ün 100 günü doldurması
1.doğum gününe 265 gün kaldığını gösterir. sayılı gün çabuk geçer diyelim. öncelikle yönetime,yazar arkadaşlara va sevgili çaylaklara teşşekürlerimi sunuyorum.
devamını gör...
rütbesiz yazarların yaşama hakkının olmaması
10 binin üzerinde karma puanım olduğu halde rütbe yok bende. bundan kelli ben hiç hak etmiyorum yaşamayı. allah belamızı versin ya.
devamını gör...
diyarbakır
sanılanın aksine amed kürtçe değildir. diyarbakır için kullanılan amed, amid, amida gibi isimlerin kökeninin hangi dil ailesine ait olduğu tartışmalıdır.
öte yandan şehre gelirsek benim bursa'ya benzettiğim bir şehir oldu, her ikisinde de ulu cami var ve şehir içinde adım başı tarihi camiler, hanlar vs. ile karşılaşırsınız.
peygamberler ve sahabeler diyarıdır. merkeze 40 dk uzaklıkta eğil ilçesinde hz. zülkifl ve hz. elyesa'nın kabirleri bulunur. diyarbakır ulu camiinin içinde bambaşka bir huşu hissedilir, caminin yeryüzünde bulunan bir takım vasıfları haiz sayılı alanlardan birinin üzerinde olduğu söylenir, bulunduğu alan evveliyatında kilise ve pagan ibadethanelerinin bulunduğu bir yermiş.
diyarbakır surları çin seddinden sonra en uzun duvar olma özelliğine sahiptir.
fiskaya'dan hevsel bahçelerini, on gözlü köprü üzerinden ise dicle'nin usul usul akışını seyredebilirsiniz.
uygun fiyatlara lezzetli yemekler ve tabii ki burma kadayıf yiyebileceğiniz kadim bir şehir. burma kadayıfı nereden alırsanız alın hepsi kaliteli olup, tüm esnaf siparişiniz hazırlanırken ağzınızı ve midenizi oyalayacak tatlıyı size ikram eder.
son olarak, zamanında hendek operasyonlarında görev alan tüm vatan evlatlarına şükran duymak gerekir, o daracık sokaklarda sivil hassasiyeti gözeterek böyle bir operasyonu icra etmek her silahlı kuvvetlerin harcı değildir.
öte yandan şehre gelirsek benim bursa'ya benzettiğim bir şehir oldu, her ikisinde de ulu cami var ve şehir içinde adım başı tarihi camiler, hanlar vs. ile karşılaşırsınız.
peygamberler ve sahabeler diyarıdır. merkeze 40 dk uzaklıkta eğil ilçesinde hz. zülkifl ve hz. elyesa'nın kabirleri bulunur. diyarbakır ulu camiinin içinde bambaşka bir huşu hissedilir, caminin yeryüzünde bulunan bir takım vasıfları haiz sayılı alanlardan birinin üzerinde olduğu söylenir, bulunduğu alan evveliyatında kilise ve pagan ibadethanelerinin bulunduğu bir yermiş.
diyarbakır surları çin seddinden sonra en uzun duvar olma özelliğine sahiptir.
fiskaya'dan hevsel bahçelerini, on gözlü köprü üzerinden ise dicle'nin usul usul akışını seyredebilirsiniz.
uygun fiyatlara lezzetli yemekler ve tabii ki burma kadayıf yiyebileceğiniz kadim bir şehir. burma kadayıfı nereden alırsanız alın hepsi kaliteli olup, tüm esnaf siparişiniz hazırlanırken ağzınızı ve midenizi oyalayacak tatlıyı size ikram eder.
son olarak, zamanında hendek operasyonlarında görev alan tüm vatan evlatlarına şükran duymak gerekir, o daracık sokaklarda sivil hassasiyeti gözeterek böyle bir operasyonu icra etmek her silahlı kuvvetlerin harcı değildir.
devamını gör...
normal sözlük fenomeni olacağını düşündüğünüz yazarlar
şu anda cehaletleriyle dikkat çeken birkaç arkadaş dışında benim dikkatimi çeken, öne çıkan birisi yok. kafa sözlük'ün geleceği olursa ama fenomen yazarları da olacaktır muhakkak.
*
*
devamını gör...