8 nisan 2021 tayland'da markete giren dev kertenkele
markete giren kedi kadar normal bir durumdur. hayvancağız acıkmış yiyecek aramaya çıkmış.
bir tane market çalışanı gel yavrucuğum deyip bir parça ekmek uzatsa böyle şeyler olmazdı.
bir tane market çalışanı gel yavrucuğum deyip bir parça ekmek uzatsa böyle şeyler olmazdı.
devamını gör...
metin2
küçükken etrafımda hep metin2 muhabbetleri dönerdi. bir gün ben de indireyim şu oyunu dedim bir türlü kayıt olamadım. hayatımı kurtarmışım...
devamını gör...
seri artı oy veren melek
benden uzak olsun dediğim melek . en kıl olduğum ve yazmaktan bile soğutan bir durum ve sözlük ruhuna aykırı . takibe takip mantığıyla hareket eden sosyal medyadaki yıkıklığın sözlük versiyonudur . yazarlara bir saygısızlık olarak görüyorum.
edit:imla
edit:imla
devamını gör...
türkiye'den umudunu kesmek
yapacak bişey kalmadıysa, hiçbirşey yapmamak en güzeli diye düşündüren başlık.
devamını gör...
boyner’in 8 mart dünya kadınlar günü reklamı
tüylerim diken diken oldu, güzel düşünülen bir reklam olmuş.
toplumumuzun cinayete bakış açısı, nedenine göre değişiyor. örneğin kadın kıskançlıktan öldürülüyorsa bu cinayeti normal karşılayan ve "namus cinayeti" olarak gören çok kişi var. ha eğer olur da ekonomik sıkıntıdan kaynaklanan bir şiddet varsa işte o zaman şiddetle ve cinayetle biraz da olsa ilgileniyorlar. ekonomik sıkıntı olunca kadında suç bulamıyorlar çünkü, oysa bir kadının sırf yemeğin suyunu az yaptığı için şiddet görmesine "görevini yapmıyor" damgası yapıştırılarak haklı gören bile var.
"yemeğin suyunu az yapan kim? kadın. o halde suçludur. akşam dışarıda olup şiddet gören ya da cinayete kurban giden kim? kadın. o halde suçludur." bu anlayış ve aterki, toplumumuzun sonunu getirecek. umarım bilinçli nesiller yetişir fakat kadını aşağılamaya ve küçük görmeye çalışan, erkekleri ise ağlamaması gereken duygusuz kişilere dönüştürmeye çalışan cinsiyet rolleri varken güç gözüküyor bu.
toplumumuzun cinayete bakış açısı, nedenine göre değişiyor. örneğin kadın kıskançlıktan öldürülüyorsa bu cinayeti normal karşılayan ve "namus cinayeti" olarak gören çok kişi var. ha eğer olur da ekonomik sıkıntıdan kaynaklanan bir şiddet varsa işte o zaman şiddetle ve cinayetle biraz da olsa ilgileniyorlar. ekonomik sıkıntı olunca kadında suç bulamıyorlar çünkü, oysa bir kadının sırf yemeğin suyunu az yaptığı için şiddet görmesine "görevini yapmıyor" damgası yapıştırılarak haklı gören bile var.
"yemeğin suyunu az yapan kim? kadın. o halde suçludur. akşam dışarıda olup şiddet gören ya da cinayete kurban giden kim? kadın. o halde suçludur." bu anlayış ve aterki, toplumumuzun sonunu getirecek. umarım bilinçli nesiller yetişir fakat kadını aşağılamaya ve küçük görmeye çalışan, erkekleri ise ağlamaması gereken duygusuz kişilere dönüştürmeye çalışan cinsiyet rolleri varken güç gözüküyor bu.
devamını gör...
tatlı dillim
cem karaca'nın muhteşem yorumladığı şarkı.
sözleri:
şu garip halimden bilen işveli nazlım
gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen?
tatlı dillim, güler yüzlüm, ey ceylan gözlüm
gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen?
neredesin sen?
tatlı dillim, güler yüzlüm, ey ceylan gözlüm
gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen?
neredesin sen?
ben ağlarsam ağlayan, gülersem gülen
bütün dertlerimi anlayıp gönlümü bilen
sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen
gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen?
neredesin sen?
sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen
gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen?
neredesin sen?
sinemde gizli yara var, kimse bilmiyor
hiç bir tabip bu yarama merhem olmuyor
boynu bükük bir garibim, yüzüm gülmüyor
gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen?
neredesin sen?
neredesin sen?
neredesin sen?
nerdesin sen?
sözleri:
şu garip halimden bilen işveli nazlım
gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen?
tatlı dillim, güler yüzlüm, ey ceylan gözlüm
gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen?
neredesin sen?
tatlı dillim, güler yüzlüm, ey ceylan gözlüm
gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen?
neredesin sen?
ben ağlarsam ağlayan, gülersem gülen
bütün dertlerimi anlayıp gönlümü bilen
sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen
gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen?
neredesin sen?
sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen
gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen?
neredesin sen?
sinemde gizli yara var, kimse bilmiyor
hiç bir tabip bu yarama merhem olmuyor
boynu bükük bir garibim, yüzüm gülmüyor
gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen?
neredesin sen?
neredesin sen?
neredesin sen?
nerdesin sen?
devamını gör...
birbiriyle karıştırılan kelimeler
naif ve nahif.
naif; tecrübesiz, saf, deneyimsiz, acemi anlamlarına gelirken nahif; ince, kibar, hassas anlamlarına gelmektedir.
naif; tecrübesiz, saf, deneyimsiz, acemi anlamlarına gelirken nahif; ince, kibar, hassas anlamlarına gelmektedir.
devamını gör...
varoluşun verdiği eşsiz acı
insan kalmanın, insan olmaktan daha zor olduğunun bilincine varmakla başlar. herkes bir noktada insan olabilir çünkü. 2 dakika insan ol! dersin. sana taklit yapar yine de olur. ama insan kalmak, kalabilmek sadece acı ile olur. ''ben bu dünyada varım ve bunun bilincindeyim. etrafımdaki olayların, yaşanmışlığın, geçmişin, hatıraların bilincindeyim. yaşadığım ortamın farkındayım ve bir farkındalık yaratmayı gönülden istiyorum'' demektir acı. bunu idrak edebildiğiniz an, acınız olgunlaşmıştır artık.
devamını gör...
ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler
bir bitkinin yapraklarının içine birtakım yiyecek maddeleri koyup pişirmek kimin aklına gelmiş? üstelik neden özellikle o yiyecek maddeleri de başka bir şey değil? yoksa başka şeyleri de denedi de çok mu kötü oldu? (bkz: yaprak sarma)
***
peki, ilk kez kim "kocaman, taştan bir kutu yapalım. bunun içerisinde birbirini hiç tanımayan onlarca insan toplanıp birbirinin her türlü gürültü patırtısına, pisliğine göz yummak zorunda kalsın." dedi ve apartman fikri çıktı ortaya? hangi aklı evvel "evet güzel fikir, yapalım bunu ve içinde yaşayalım." diye kabul etti?
kim bu insanlar, kim?
***
peki, ilk kez kim "kocaman, taştan bir kutu yapalım. bunun içerisinde birbirini hiç tanımayan onlarca insan toplanıp birbirinin her türlü gürültü patırtısına, pisliğine göz yummak zorunda kalsın." dedi ve apartman fikri çıktı ortaya? hangi aklı evvel "evet güzel fikir, yapalım bunu ve içinde yaşayalım." diye kabul etti?
kim bu insanlar, kim?
devamını gör...
ergen annesi olmak
tüm gün avmde dolaştırılıp hiç bir şey beğenmemesini anlamak, buna rağmen eve dönebilecek sabra sahip olmak için dua etmektir.
ülkenin en büyük avmsinde bir şey bulamadı ve internetten almaya karar verdi.
sayesinde 10 bin adım attık.
neyyyse spor oldu.
ülkenin en büyük avmsinde bir şey bulamadı ve internetten almaya karar verdi.
sayesinde 10 bin adım attık.
neyyyse spor oldu.
devamını gör...
köyde hiç yaşamayanların bilemeyeceği şey
zaman.
şehirdekiler zamanı kaçırıyor, köydekiler ise anı yaşıyor.
şehirdekiler zamanı kaçırıyor, köydekiler ise anı yaşıyor.
devamını gör...
tamer karadağlı'nın yaşanan olaylarla ilgili açıklaması
tamer karadağlı öyle güzel açıklamıştır ki konuyu üstüne bir şey söylemeye gerek bile yok kanımca. olay bitmiştir. nihal yalçın'ı haklı bulanlar çok iyi düşünmelidir.
devamını gör...
astrometri
gök cisimlerinin konumlarını ve hareketlerini inceleyen astronomi yöntemi. öte gezegen keşiflerinde kullanılır.
devamını gör...
mor ve ötesi
dünya yalan söylüyor diye bir albümleri var.bana göre türkiyenin en iyi albümlerinden. albümün her parçası olaydır. benim için en favorisi bir derdim var adlı parçadır. bir de eurovisionu var bu işin şarkıyı ingilizce söyleseler kanımca 1. olucaklar anlamadiklari için 7.yaptılar.. aranıyor sahibi ruhumun tam yerine mi düştüm....
devamını gör...
haytalı
üretiminde süt, nişasta ve gül şurubu kullanılan antakya tatlısıdır. oldukça tatlı bir görünüme sahiptir. ben gül suyunun tadını fazlasıyla almıştım. bana çok hitap ettiğini söyleyemeyeceğim ancak farklı bir lezzet olduğu için denenmeli.

haytalı ismi bu tatlıyı yaratan köyün adından gelmektedir. anlatıldığına göre köyün fakir bir köy oluşundan tatlı olarak mısır unu ve sütün karışımından yapılan muhallebiyi gerçek bir gül suyu üzerine koyularak ikram edilerek ortaya çıkmıştır.
buradan

haytalı ismi bu tatlıyı yaratan köyün adından gelmektedir. anlatıldığına göre köyün fakir bir köy oluşundan tatlı olarak mısır unu ve sütün karışımından yapılan muhallebiyi gerçek bir gül suyu üzerine koyularak ikram edilerek ortaya çıkmıştır.
buradan
devamını gör...
ya’ aburnee
çok sevdiğimiz, yokluğunun katlanılmaz olduğuna inandığımız, birinden önce olmak anlamına gelen sözcük, yazarın da dediği gibi arapçadır.
devamını gör...
ağlamak için yatağa atlayıp yatağı kırmak
başlık güldürdü sinirlerim bozulduğu için gülerdim ben.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
yazacak o kadar çok şey var da anlayacak kimse var mı ?
belki hayatımın kısa özetini geçsem şu ayrılmış başlığa, okuyanların belki de çoğu inanmaz, " bu kadar da olmaz" diyebilir.
insanlara dışarıdan bakıp, tanıdığını sanıp yargılayan o kadar acımasız kişi var ki.
acımasızlık popüler bir huy haline gelmiş, bireysellik almış başını gidiyor.
dolayısıyla paylaşmak sorun değil de bir tek kelime cevap alamamak kötü.
hayata 1 değil 4 - 0 geriden başlayanlara benden selam olsun, selam olsun ki benim de bu " kader fukarası " gillerden olduğum anlaşılsın.
her anı elveda ile tehdit altında olup, bir merhabaya hasret olanlar için selam olsun...
belki hayatımın kısa özetini geçsem şu ayrılmış başlığa, okuyanların belki de çoğu inanmaz, " bu kadar da olmaz" diyebilir.
insanlara dışarıdan bakıp, tanıdığını sanıp yargılayan o kadar acımasız kişi var ki.
acımasızlık popüler bir huy haline gelmiş, bireysellik almış başını gidiyor.
dolayısıyla paylaşmak sorun değil de bir tek kelime cevap alamamak kötü.
hayata 1 değil 4 - 0 geriden başlayanlara benden selam olsun, selam olsun ki benim de bu " kader fukarası " gillerden olduğum anlaşılsın.
her anı elveda ile tehdit altında olup, bir merhabaya hasret olanlar için selam olsun...
devamını gör...
yayın önerisi
aklımda farklı konseptlerde yayınlar var, bunlarla ilgili katkıda bulunmak isteyenler benimle iletişime geçebilirler.
-asıl yapmak istediğim program üçüncü sayfa haberlerini konu edinecek. gündemden seçmece haberler okunup üzerlerine konuşulacak, sonra eski benzer haberlerden de bahsedilecek. artı olarak her programda belirli bir tema olacak. örneğin diyelim ki bir hafta idam trend topic oldu ülkede, o programda konu "idam" olacak, idamın tarihçesi, farklı kültürlerdeki karşılıkları, idamın ne anlama geldiği konuşulacak. işte bu kısmı karşılıklı yapmak istiyorum, isteyenler olursa haber okuma kısımlarına da dahil olabilirler. şimdilik "istismar"ı konu edineceğimiz bir program için bir arkadaşla anlaştık. her programa bir yazar konuk almak istiyorum, ben de şu konu hakkında konuşabilirim veya üçüncü sayfa haberleri ilgimi çeker diyorsanız bana yazabilirsiniz, uygun olduğumuz zamanlara göre bir takvim oluşturabiliriz.
-ikinci program fikrim oyun dünyasıyla alakalı, programın adı "lunapark" olacak. haftalık oyun haberlerini konuşup yorumlayacağız. ve yine her hafta belirli bir konu belirleyip üzerine konuşacağız. örnek olarak bir hafta konu aksiyon oyunları olur, bir hafta simülasyon oyunları, bir hafta korku oyunları, hatta bir hafta oyun geliştiriciliği. bu programa aynı zamanda dışarıdan kişileri de konuk olarak almak istiyorum, oyun medyasından kişileri yani. ama tüm programı tek başıma sürdürmek zor olacağı için bana yardımcı olmak isteyenlerin yardımlarını seve seve kabul edebilirim.
-üçüncü fikrim ise filmlerle alakalı. bunu yapmak isteyen olursa diye buraya bırakıyorum ama beraber yapalım diyen olursa yine de hayır demem*. sözlükte filmlerle alakalı birçok başlık var. örneğin sözlükçüleri ağlatan filmler var, güldüren filmler var, iğrendiren filmler var. her hafta belli bir başlık belirleyerek o başlıktaki filmlerden bir liste oluşturulup o filmlerden kısa kısa bahsedilebilir. böyle bir program yapmak isteyen olursa en azından liste oluşturma kısmında yardımcı olabilirim.
-asıl yapmak istediğim program üçüncü sayfa haberlerini konu edinecek. gündemden seçmece haberler okunup üzerlerine konuşulacak, sonra eski benzer haberlerden de bahsedilecek. artı olarak her programda belirli bir tema olacak. örneğin diyelim ki bir hafta idam trend topic oldu ülkede, o programda konu "idam" olacak, idamın tarihçesi, farklı kültürlerdeki karşılıkları, idamın ne anlama geldiği konuşulacak. işte bu kısmı karşılıklı yapmak istiyorum, isteyenler olursa haber okuma kısımlarına da dahil olabilirler. şimdilik "istismar"ı konu edineceğimiz bir program için bir arkadaşla anlaştık. her programa bir yazar konuk almak istiyorum, ben de şu konu hakkında konuşabilirim veya üçüncü sayfa haberleri ilgimi çeker diyorsanız bana yazabilirsiniz, uygun olduğumuz zamanlara göre bir takvim oluşturabiliriz.
-ikinci program fikrim oyun dünyasıyla alakalı, programın adı "lunapark" olacak. haftalık oyun haberlerini konuşup yorumlayacağız. ve yine her hafta belirli bir konu belirleyip üzerine konuşacağız. örnek olarak bir hafta konu aksiyon oyunları olur, bir hafta simülasyon oyunları, bir hafta korku oyunları, hatta bir hafta oyun geliştiriciliği. bu programa aynı zamanda dışarıdan kişileri de konuk olarak almak istiyorum, oyun medyasından kişileri yani. ama tüm programı tek başıma sürdürmek zor olacağı için bana yardımcı olmak isteyenlerin yardımlarını seve seve kabul edebilirim.
-üçüncü fikrim ise filmlerle alakalı. bunu yapmak isteyen olursa diye buraya bırakıyorum ama beraber yapalım diyen olursa yine de hayır demem*. sözlükte filmlerle alakalı birçok başlık var. örneğin sözlükçüleri ağlatan filmler var, güldüren filmler var, iğrendiren filmler var. her hafta belli bir başlık belirleyerek o başlıktaki filmlerden bir liste oluşturulup o filmlerden kısa kısa bahsedilebilir. böyle bir program yapmak isteyen olursa en azından liste oluşturma kısmında yardımcı olabilirim.
devamını gör...
deniz üstü köpürür
t: cem karaca, haluk levent, edip akbayram gibi usta seslerin yorumlarıyla dinlediğimiz bir muğla türküsüdür.
çok güzel bir hikayesi vardır bu türkünün, çoğu halk türküsü gibi çok da acıklı değildir. o zamanlar ula/muğla civarlarında düğünler genelde erkeklerin kendilerine eş bulmaya en yakın oldukları yerlerdi(bir de çeşme başları(gbkz: :)) duvar üstlerine çıkar, potansiyel kısmetlerine bakar, beğendikleri olursa görücü usulü haber yollar izdivaç eylerlermiş efenim. işte böyle düğünlerden birinde osman diye bir genç çıkar duvar üstüne bir dilbere vurulur, güzeller güzelinin adı gülayşedir. osman kaptırır gönlünü bir kere, gülayşe'yi görürüm ümidiyle o düğün senin bu düğün benim gezmeye başlar. bir süre sonra yerel halk ''kambersiz düğün olmaz'' sözünü ''osmansız düğün olmaz'' olarak söylemeye başlar. derken günün birinde osman cesaretini toplar gülayşe'ye açılmaya karar verir. tam karşısına çıkacak, osman'ın düğünlerin vazgeçilmezi olduğunu bilen bir genç grubu alır osman'ı anlat derdini derler. tutuştururlar eline sazı... osman gülayşe'ye diyemediğine mi yansın, eline tutuşturdukları saza mı ? başlar içindekileri dökmeye:
“deniz üstü köpürür ah yarim
gemilere binsem götürür ah yarim ah.
benim sana yandığım ah yarim
bir güzelden ötürü ah yarim ah.
diz üstüne diz koydum ah yarim
gül yastığa baş koydum ah yarim ah.
seni gelecek diye ah yarim
sol yanıma boş koydum ah yarim ah.”
o gün bugündür şarkı bu haline evrilir, söylenir dile gelir. tabi hepsi rivayettir.
farklı bir yorum
çok güzel bir hikayesi vardır bu türkünün, çoğu halk türküsü gibi çok da acıklı değildir. o zamanlar ula/muğla civarlarında düğünler genelde erkeklerin kendilerine eş bulmaya en yakın oldukları yerlerdi(bir de çeşme başları(gbkz: :)) duvar üstlerine çıkar, potansiyel kısmetlerine bakar, beğendikleri olursa görücü usulü haber yollar izdivaç eylerlermiş efenim. işte böyle düğünlerden birinde osman diye bir genç çıkar duvar üstüne bir dilbere vurulur, güzeller güzelinin adı gülayşedir. osman kaptırır gönlünü bir kere, gülayşe'yi görürüm ümidiyle o düğün senin bu düğün benim gezmeye başlar. bir süre sonra yerel halk ''kambersiz düğün olmaz'' sözünü ''osmansız düğün olmaz'' olarak söylemeye başlar. derken günün birinde osman cesaretini toplar gülayşe'ye açılmaya karar verir. tam karşısına çıkacak, osman'ın düğünlerin vazgeçilmezi olduğunu bilen bir genç grubu alır osman'ı anlat derdini derler. tutuştururlar eline sazı... osman gülayşe'ye diyemediğine mi yansın, eline tutuşturdukları saza mı ? başlar içindekileri dökmeye:
“deniz üstü köpürür ah yarim
gemilere binsem götürür ah yarim ah.
benim sana yandığım ah yarim
bir güzelden ötürü ah yarim ah.
diz üstüne diz koydum ah yarim
gül yastığa baş koydum ah yarim ah.
seni gelecek diye ah yarim
sol yanıma boş koydum ah yarim ah.”
o gün bugündür şarkı bu haline evrilir, söylenir dile gelir. tabi hepsi rivayettir.
farklı bir yorum
devamını gör...