converse
asla ayağımı acıtmayan, yaz- kış giymekten hoşlandığım ayakkabı. klasiğik modelini lise yıllarımdan beri eskidikçe alırım. eskiden bilekli olanları seviyordum. son yıllarda kısa olanları tercih ediyorum. kışın siyah veya kahve deri, bilekli olanlarını rahatlıkla giyiyorum. birçok rengini kullandım. hem etek, elbise hem de pantolon ile kombinlemek çok kolay oluyor ve ayakta zarif duruyor. nike’nin beyaz klasik modeli hariç diğer spor ayakkabılar etek veya elbise ile kolay kombinlenmiyor. bazılarına ayak yapılarından dolayı rahat gelmeyebilir ama diğer markalarıda ( adidas- hummel- nike- new balanca) denemiş biri olarak; yürüyüş veya koşu amaçlı giyilmeyecekse benim için en rahat spor ayakkabı tercihi, converse’dir.
devamını gör...
duygusal bağ kurulmuş nesneler
kesinlikle kitaplarım.
devamını gör...
sürekli akp'yi ve akp’lileri aşağılamaya çalışmak
kusura bakmada akp ve akp'ye oy verenler yüzünden hayatım alt üst oluyorsa sabah akşam akp ve akp'lileri aşağılarım. hem de bunu hakaret etmeden öyle bir yaparım ki soruşturma falan açamazsınız.
devamını gör...
vinka alkalotitleri
mitoz zehiri olarak da bilinen ilaçlardır. metafazda mitozu durdururlar.
devamını gör...
16 nisan 2021 erkan oğur'un açıklamaları
cumhurbaşkanlığı ödülünü kabul etmeyen adam bile saray yandaşı ilan edildi ya, daha diyecek bir söz yok. yine aynı haberden erkan oğur cevap versin bu tepkilere:
"... benim için bağlama çalıp, halk müziği seven ibrahimsiniz. tabii ki çalarım' dedim"
edit: sanıyorum ki tepkiler sonucu yaptığı eylemi yanlış görüp "benim hatam." demiş.
t: ferasetin sözlük tanımı olan erkan oğur beyanatı.
"... benim için bağlama çalıp, halk müziği seven ibrahimsiniz. tabii ki çalarım' dedim"
edit: sanıyorum ki tepkiler sonucu yaptığı eylemi yanlış görüp "benim hatam." demiş.
t: ferasetin sözlük tanımı olan erkan oğur beyanatı.
devamını gör...
çocuk sahibi olmak
ailemin “çocuğun olduğunda anlarsın” dediği olay. bakalım, hep beraber bekliyoruz.
devamını gör...
türk medyasının eril dili
--- alıntı ---
almanya’da bir ilaç firmasının kurucu ortağı olan prof. dr. uğurşahin ve eşinin geliştirdikleri aşının koruyuculuğunun yüzde 90 olduğu öğrenildi.
fox gibi uluslararası bir medya organında bile bu durum böyle
--- alıntı ---
dr. özlem türeci hanımefendiden "eşi" diye bahsetmelerine katlanamıyorum.
almanya’da bir ilaç firmasının kurucu ortağı olan prof. dr. uğurşahin ve eşinin geliştirdikleri aşının koruyuculuğunun yüzde 90 olduğu öğrenildi.
fox gibi uluslararası bir medya organında bile bu durum böyle
--- alıntı ---
dr. özlem türeci hanımefendiden "eşi" diye bahsetmelerine katlanamıyorum.
devamını gör...
yolda yürürken yaşanan garip durumlar
pandemi başladığından beri maskeden dolayı gözlüğün buğulanması ve önümü görememem de garip sayılır mı?
devamını gör...
geceye cevabı olmayan bir soru bırak
edit: silerler bu entry’i be dostum. neyse dursun şimdilik. bence güzeldi tam denk gelmişti. (u: (:)
devamını gör...
intihar girişiminde bulunan sözlük yazarı
çok üzücü bir durum. kullandığı ilaçlar göz önüne alındığında halihazırda psikolojik tedavi gördüğü de aşikar. ailemizden, çevremizden sorumlu olduğumuz kadar sosyal medyadaki benliğimizle de iletişim kurduğumuz kişilerden mesul olduğumuzu unutmamak gerekli. sosyal medyada hepimiz kendimizin cici yanını gösteriyoruz. lakin karşıdaki insanın psikolojisini düşünmeli, aşırıya kaçacak hareket ve davranışlardan kaçınmalıyız. eğer bir kişi hakkında bu olaya benzer bir eylem girişiminde bulunacağını düşünüyorsanız dahi bu olayın peşini bırakmayın lütfen. çünkü her insan değerli ve hiçbir insan kolay yetişmiyor. tekrar yaşanmaması dileğimle.
devamını gör...
bilgi içerikli entry giren yazarlar
bilgi içerikli tanım giren hiçbir yazarın: ‘ben bilgi içerikli tanım giriyorum’ şeklinde bir beyanı olmamışken ;
bilgi içerikli tanım girmeyenlerin ‘ben bilgi içerikli tanım girmiyorum’ şeklinde beyan etme ihtiyacını anlamıyorum.
ne yapsın yazarlar? aferin bilgi içerikli tanım girmiyorsun, diye madalya mı versin? yani amaç nedir? bunu sürekli söylemenin altında yatan unsur nedir? konunun uzmanı varsa açıklık getirsin lütfen.
t: sözlüğü kendi isteği ve tercihi doğrultusunda kullanan yazardır.
bilgi içerikli tanım girmeyenlerin ‘ben bilgi içerikli tanım girmiyorum’ şeklinde beyan etme ihtiyacını anlamıyorum.
ne yapsın yazarlar? aferin bilgi içerikli tanım girmiyorsun, diye madalya mı versin? yani amaç nedir? bunu sürekli söylemenin altında yatan unsur nedir? konunun uzmanı varsa açıklık getirsin lütfen.
t: sözlüğü kendi isteği ve tercihi doğrultusunda kullanan yazardır.
devamını gör...
marksizm
ideal devlete ulaşmak için üç aşamanın gerçekleşeceğini iddia eden ideolojidir.
1. proletarya diktatörlüğü
2. sosyalizm
3. komünizm
1. proletarya diktatörlüğü
2. sosyalizm
3. komünizm
devamını gör...
resident evil 8
bir takım dramalar, ağlaklıklar ve rezillikler... ps5'in açılışını kendisi ile yaptığıma pişman olmadım, frame rate sıkıntılarını saymazsak eğer fena değildi. detaylar o kadar iyiydi ki sağı solu incelemekten 9-10 saatlik oyunu 13 saatte bitirdim. yalnız üzüldüğüm nokta vr için çıkmaması, gerçekten tam biohazard gibi vr için tasarlanmış ama capcom yine hevesimi kursağımda bırakmayı başardı. efsane olabilecekken ortalama olarak kalmasına sebep oldu bu hareket bence. önce gömeyim sonra öveceğim.* baştan belirteyim parasına değmez, bekleyin abi malum ortamlara düşer zaten oyun. oyun ortalama 9 - 10 saat sürüyor zaten ki basit bir örnek vermem gerekirse; ben oyunda bazen denk gelen iskeletlerin başında durup yarım saat sırf meraktan kadın mı erkek mi bunlar acaba diyerek pelvis girişleri oval mi yoksa kalp şeklinde mi diye bakınacak kadar zaman kaybeden bir oyuncu olmama rağmen 13 saatte bitirdim, oynanış saatinin yetersizliğini varın siz tahmin edin ey romalılar.
oyunun sonlarına doğru işin içine oswell spencer'ın girmesi ile bunu bir origin hikayesi haline getirmeleri güzeldi ama bu oyun resident evil değil, hiçbir şekilde resident evil hissiyatı yok hatta chris'i kontrol etmeye başladığımızda cod veya metro 2033'e dönüşüyor aniden oyun. yine belli başlı re mekaniklerini korumuşlar, oyun başında mermi bulmak için sürünmemiz de fena değildi ama ilerleyen bölümlerde benim gibi her hazinenin peşinde koşturan aç oyunculardansanız oyun aniden fazla kolaylaşıyor. eli kolu tutan her oyuncu shotgun ile ölmeden bitirir oyunu. iyi ki duke bazen mermi satmıyor da biraz hayatta kalmak için çaba göstermemiz gerektiğini hatırlıyoruz.
bossların tasarımları 7. oyuna göre daha güzel ama kesmek fazla basitti yine çünkü bir kaç belirli hareketi çözdüğünüzde yalnızca otomatiğe bağlıyorsunuz kesmek için. capcom dmc 5'de de aynı hataya düşmüştü. lady dimitrescu için oyuncular fazla hypelandı ve bunu oyunda karşılayamadılar zaten. gerçekten mi abi? zehirli hançer mi yani? uçabilmesi onu zor yapmıyor. resident evil 4 esintileri güzeldi, gerçekten güzeldi ama oyunu tek başına kurtarmaya yetmez. tamam hikayeyi güzel bağlamışsınız ama mother miranda'nın motivasyonu epey yetersizdi. bazı bölümler özellikle de heisenberg abimizin fabrikası gereksiz oyun uzasın diye yaptırılan saçma şeylerle doluydu. tamam dimitrescu malikanesi de öyleydi ama orada çalışan insanların tuttukları notlar merak ve heyecan duygusunu tetikliyordu en azından. mekaniklerle bir derdim yok gayet tatmin ediciydi ama tekne kontrolleri çöp olmuş yine. yemin ediyorum aklıma dmc 2'de bulunan su altı bölümleri geldi, aynı rezillik be capcom. onun dışında oyun gerçekten akıyor. resident evil oynamıyorum diye başlanırsa alınan zevk ikiye falan katlanır yani. jumpscare muhabbeti tadındaydı. the house on a hill bölümünü gece üç gibi bitirdim ve o dev cenin akıl sağlığımı bozdu o yüzden biraz kısa ve kolay bir bölüm olsa bile en gerilimli bölümlerin başında geliyor bence. burada böyle kolaydı diye ağlıyorum ama oyunun ilk bir saati bittiğinde ya yeni bir tane çocuk yaparsın ethan hem rose ölmüş zaten, kafasını kesmişler boşver gel gidelim diyerek korkudan oyunu kapatmaya yeltendiğim kayıtlara geçsin lütfen. *
yani işin özü; kurt adamlar elimi yedi ki bu zavallı ellerimin son zarar görüşü olmadı, ateşli vampir kızlar -baya ateşli vampir kızlar- ve korkunç dev bir kadın tarafından elim koparılmak suretiyle dayak yedim, kovboy şapkası takmış magneto beni canlı bir mıknatısa çevirdi ama daha sonra onun transformers olduğu ortaya çıktı, dia de muertos'dan fırlamış ispanyol kukla üzerime dev bir cenin gönderdi, aşağılık kompleksi olan davy jones beni yemeye çalıştı daha sonra deli bir kadın kalbimi söktü ama zaten 3 yıldır ölü olduğumu öğrendim ve sonunda patlayarak yeniden öldüm ama güzeldi.
oyunun sonlarına doğru işin içine oswell spencer'ın girmesi ile bunu bir origin hikayesi haline getirmeleri güzeldi ama bu oyun resident evil değil, hiçbir şekilde resident evil hissiyatı yok hatta chris'i kontrol etmeye başladığımızda cod veya metro 2033'e dönüşüyor aniden oyun. yine belli başlı re mekaniklerini korumuşlar, oyun başında mermi bulmak için sürünmemiz de fena değildi ama ilerleyen bölümlerde benim gibi her hazinenin peşinde koşturan aç oyunculardansanız oyun aniden fazla kolaylaşıyor. eli kolu tutan her oyuncu shotgun ile ölmeden bitirir oyunu. iyi ki duke bazen mermi satmıyor da biraz hayatta kalmak için çaba göstermemiz gerektiğini hatırlıyoruz.
bossların tasarımları 7. oyuna göre daha güzel ama kesmek fazla basitti yine çünkü bir kaç belirli hareketi çözdüğünüzde yalnızca otomatiğe bağlıyorsunuz kesmek için. capcom dmc 5'de de aynı hataya düşmüştü. lady dimitrescu için oyuncular fazla hypelandı ve bunu oyunda karşılayamadılar zaten. gerçekten mi abi? zehirli hançer mi yani? uçabilmesi onu zor yapmıyor. resident evil 4 esintileri güzeldi, gerçekten güzeldi ama oyunu tek başına kurtarmaya yetmez. tamam hikayeyi güzel bağlamışsınız ama mother miranda'nın motivasyonu epey yetersizdi. bazı bölümler özellikle de heisenberg abimizin fabrikası gereksiz oyun uzasın diye yaptırılan saçma şeylerle doluydu. tamam dimitrescu malikanesi de öyleydi ama orada çalışan insanların tuttukları notlar merak ve heyecan duygusunu tetikliyordu en azından. mekaniklerle bir derdim yok gayet tatmin ediciydi ama tekne kontrolleri çöp olmuş yine. yemin ediyorum aklıma dmc 2'de bulunan su altı bölümleri geldi, aynı rezillik be capcom. onun dışında oyun gerçekten akıyor. resident evil oynamıyorum diye başlanırsa alınan zevk ikiye falan katlanır yani. jumpscare muhabbeti tadındaydı. the house on a hill bölümünü gece üç gibi bitirdim ve o dev cenin akıl sağlığımı bozdu o yüzden biraz kısa ve kolay bir bölüm olsa bile en gerilimli bölümlerin başında geliyor bence. burada böyle kolaydı diye ağlıyorum ama oyunun ilk bir saati bittiğinde ya yeni bir tane çocuk yaparsın ethan hem rose ölmüş zaten, kafasını kesmişler boşver gel gidelim diyerek korkudan oyunu kapatmaya yeltendiğim kayıtlara geçsin lütfen. *
yani işin özü; kurt adamlar elimi yedi ki bu zavallı ellerimin son zarar görüşü olmadı, ateşli vampir kızlar -baya ateşli vampir kızlar- ve korkunç dev bir kadın tarafından elim koparılmak suretiyle dayak yedim, kovboy şapkası takmış magneto beni canlı bir mıknatısa çevirdi ama daha sonra onun transformers olduğu ortaya çıktı, dia de muertos'dan fırlamış ispanyol kukla üzerime dev bir cenin gönderdi, aşağılık kompleksi olan davy jones beni yemeye çalıştı daha sonra deli bir kadın kalbimi söktü ama zaten 3 yıldır ölü olduğumu öğrendim ve sonunda patlayarak yeniden öldüm ama güzeldi.
devamını gör...
dede yadigarı olup hala saklanan şeyler
bir taş plak ve üç tane tesbih.
devamını gör...
o tarz mı
yıllardır can bonomo, bengi apak, ismail türküsev ve can temiz tarafından hazırlanıp sunulan, dinlerken kahkahalarla güldüren ve insanın gözlerinden yaşlar getirdiğinden dolayı açık alanda kulaklıkla dinlenmemesi gereken şahane ötesi bir podcasttir.
(bkz: şefiiiiim)
(bkz: dizimi aç)
(bkz: nayn annem)
(bkz: şefiiiiim)
(bkz: dizimi aç)
(bkz: nayn annem)
devamını gör...
4 haziran 2021 yekta saraç'ın açıklaması
yükseköğretim kurulu (yök) başkanı prof. dr. yekta saraç, "üniversiteler, milletin kızlarını emanet ettiği, hocalarına 'annelik, babalık yap, rehberlik yap' diye emanet ettiği kurumlar. öğrencilerimize herhangi bir şekilde yan gözle bakılmasına bile tahammül edemeyiz" dedi.
twitter.com/AnekdotHaber/st...
üniversite öğrencileri minimum 18-19 yaşlarında yetişkin bireyler. bu yüzden üniversite'de veli kavramı yok. bu insanlar oy kullanabilir , ehliyet alabilir , sevişebilirler. ama (bkz: siyasal islam) kendi ahlak anlayışları üzerinden yine toplum mühendisliği yaparak öğrencileri şekillendirmeye çalışıyorlar. ayrıca minimum 18 yaşında olan yetişkin bir kadının kimseye emanet edilmesine ihtiyacı yok. bu açıklamadan bile kadına bakış açıları belli oluyor. gel böyle bir ortamda üniversitelerden bilim bekle gerçekten çok yazık.
twitter.com/AnekdotHaber/st...
üniversite öğrencileri minimum 18-19 yaşlarında yetişkin bireyler. bu yüzden üniversite'de veli kavramı yok. bu insanlar oy kullanabilir , ehliyet alabilir , sevişebilirler. ama (bkz: siyasal islam) kendi ahlak anlayışları üzerinden yine toplum mühendisliği yaparak öğrencileri şekillendirmeye çalışıyorlar. ayrıca minimum 18 yaşında olan yetişkin bir kadının kimseye emanet edilmesine ihtiyacı yok. bu açıklamadan bile kadına bakış açıları belli oluyor. gel böyle bir ortamda üniversitelerden bilim bekle gerçekten çok yazık.
devamını gör...
cep telefonlarından ortam dinlemesi yapılması
hayatımda ne varsa reklamlarda o var. aratmam bile gerekmiyor. konuşmak hatta bazen düşünmem bile yetiyor.*
devamını gör...



