haziran 1958 elbistan doğumlu, güzel bir adamın (bkz: nesimi çimen) güzel bir oğludur.
besteci, söz yazarı ve oyuncudur. aynı zamanda ‘çimen’s yapım’ ın sahibidir.
istanbul devlet konservatuvar mezunudur. babası nesimi’yi 93 madımak katliamı’nda kaybetmiştir. o da çok sevdiği babası için dillerimize pelesenk olmuş (bkz: sen benden gittin gideli)’yi kaleme alıp, bestelemiştir…

on parmağında on marifet olan sevgili mazlum çimen’in tek efsanesi bu şarkı mıdır?
tabii ki hayır…
kendisini çok sevdiğimden yakın takibimdedir. hemen hemen tüm şarkılarını ezbere bildiğimi söyleyebilirim.
bir şarkıyı dinlerken, müziğinden çok önce sözlerine ehemmiyet veririm. bu yüzden mazlum çimen’in bana göre en güzel sözlere sahip şarkısı (bkz: feryâdı isyanım)’dır. ilgili şarkının sözlerini şöyle bırakacağım, müsaadenizle:

‘’mem nelere gark olmadı zin’in ateşi için…
ferhat dağı delmedi mi şirin’in düşü için?
kusur ise her saniye, her yerde seni anmak;
mecnun, az mı yemin etti leyla’nın başı için…

gözlerinin dokunduğu her mekan memleketim
bakıver de uzamasın gurbetim, esaretim
ahmet arif hasretinden prangalar eskitmiş
beni böyle eskitense prangalı hasretin

sana yine sana yandım nesimi ile dün gece
gözlerinle yüzüleyim, bend olayım hallaca
öyle hüküm buyurmuşlar tanrılar divanında
ha ben sana yollanmışım, ha muhammed mirâca

cümle cihan güzellerin yüzlerine ben örsün
gözlerin, balyozu oldu içerimdeki örs’ün
ruhumdaki fırtınalar merih’i usandırdı
nuh’a haber eyleyin de, gelsin de tufan görsün…’’

yine söz ve müziğinin mazlum çimen’in kendisine ait olan en sevdiğim ikinci eseri ise (bkz: sokağın tavanı kadar)’dır. ama bu eserde şöyle bir durum var, mazlum çimen’in şarkılarını çeşitli sanatçıların seslendirdiği (bkz: benim için söylenenler) albümündeki edip bülbül versiyonunu kendi söylediğinden çok daha fazla beğeniyorum. hatta aynı şarkıyı (bkz: edip akbayram) da seslendirmiştir lakin bence yine de edip bülbül versiyonu benim için çok daha muhteşem bir düzenlemedir.

son olarak sevgili mazlum çimen, öyle bir can yücel şiirini bestelemiştir ki, hem şiirin kuvveti bakımından, hem de şarkının bütünlüğü bakımından (bkz: ben hayatta en çok babamı sevdim) mazlum çimen eserleri arasında ilk üçüme girmiştir…

daha önce dinlememişlere önerebileceğim diğer eserleri;

(bkz: az bana gönder)
(bkz: değil misin) özellikle (bkz: jehan barbur) versiyonu çok çok çok başarılıdır.
(bkz: sev beni beni)
(bkz: başımın belası)
(bkz: gel gönül) bunu da aynı albümde (bkz: emre sertkaya) muhteşem bir performansla yorumlamıştır.
(bkz: yar unutamadım)
ve rahmetli (bkz: ihsan yüce) ‘nin şiiri olan ve rahmetli (bkz: mümtaz sevinç) ‘in harikulade seslendirdiği (bkz: ekmek, şarap sen ve ben)’i de öneriyorum…

genellemek gibi olmasın ama bir şeyi altını çizerek belirtmekte hiçbir sakınca görmüyorum:

sinan akçıl dinleyenle olur ama mazlum çimen dinlemeyenle olmaz…

keyifle dinleyiniz, dinletiniz…
devamını gör...

hiç bir işe yaramayacak eylemdir. kime oy vereceğimizi biliyoruz.
devamını gör...

geçen seneki yığılmaları bu senenin matematik sorularını zorlayarak mı önleyeceklerini düşündü acaba sayın ösym kurumu? o sorular neydi öyle? her iki soruda bir soru atlıyordum resmen. pandemi yüzünden okul da dershaneler de sürekli kapalıydı zaten. ben kimya öğretmenimi tanımıyorum, yüzünü bile görmedim hiç. okula bile gittiğimi hatırlamıyorum. çoğu konuyu kendim çalıştım videolarla, denemelerle pekiştirdim. bir sene daha yaşamak istemiyorum bunları. bu sene de herkesin matematikte 15-25 netlerde kaldığı bir yığılma ile karşılaşacağız. neyi amaçlıyorlar, bize ne yapmak istiyorlar anlamış değilim.
devamını gör...

kadın, insan dişisi. kız, insan dişisinin çocuk olanı. kız diye bir cinsiyet yoktur, kadın vardır. kız, kişinin cinsellik yaşayıp yaşamadığını değil, çocuk olup olmadığını belirtir.
devamını gör...

şarkıcı cozy* 'nin kendi ismini taşıyan albümünde yer alan oldukça hoş bir şarkıdır.
cozy;ing. konforlu,rahat, sıcacık ortamlar için kullanılan bir niteleme sözcüğüdür. zaten to let go 'yu dinlerken de kendimizi bir anda böyle bir ortamda ve hissiyat içinde buluvermekteyizdir.


peki ben bu sımsıcak şarkıyla nerede karşılaştım? five feet apart ismindeki harika filmde elbette.
*tüm dostlardan en fazla beş adım uzakta kalmak dileğiyle efendim*.
devamını gör...

dünyanın düz olduğunu kanıtlamak uğruna, kendi yaptığı roketle havalanmak isteyen ama paraşütü açılmadığı için yere çakılarak hayatını kaybeden kişi.

daha önce de benzer bir iş neticesinde yaralanmıştı. reddettiği fizik kanunları bu kez acımadı.

video için:
twitter.com/justindchapman/...
devamını gör...

eskiden primer biliyer siroz olarak isimlendirilen hastalıktır.
orta ve küçük.boy intrahepatik safra kanallarının progresif hasarı ile karakterize otoimmün bir hastalıktır.
genellikle orta yaş kadınları etkiler.
kaşıntı en önemli semptomu olmakla beraber erken dönemde yorgunluk en sık semptomudur.
en sık sjögren sendromu ile birlikteliği vardır.
tanıda antimitokondriyal antikor(ama)çoğunlukla pozitiftir.
mrcp ve ercp de safra yollarında patoloji beklenmez.
tedavisinde ursodeoksikolik asit ilk tercihtir.
kaşıntı tedavisinde kolestiramin kullanılabilir.
devamını gör...

tembellik gibi geliyordu "ne var ya yukarı adresi yazıp istediğim siteye girerim" diyordum (20 sene önce). sonra tabi adres çubuğundan arama başlayınca kaptırdım kendimi, özgürlüğümü, hür irademi. motor.
devamını gör...

teyzemin kızının burnunu beğenmediği için, günde yarım saat burnuna taktığı, yokluk zamanları manuel estetik cihazı.
devamını gör...

hep bir gün bu şehirden gideceğim diyip uzaklaşınca hiçbir şehirde yapamayıp dönmek için gün saydıran şehirdir ankara. doğuştan bu şehirde olanlar da sanırım aynı hisleri beslemektedir.
devamını gör...

evet bu olayı daha önce tiktokta tiktok çekerek anlatmıştım ve 100k izlenmişti, bakalım burada ne tepki alacak merak içindeyim.
ben 11. sınıftayken yeni bir okula naklimi aldırmıştım, oradaki 9. sınıf bir kız şu sosyal medya fenomeni ''reynmen'' in hayranıymış ve internet üzerinde bir kitap yazıyormuş, bunu da edebiyat hocamıza söylemiş - şu parantezi açmam lazım, edebiyat hocamız 2 şiir kitabı çıkarmış ve ve baya donanımlı bir adam, yayınevleri ile anlaşmaları falan var- edebiyat hocamız ise içeriğe bakmadan, bunun kitap olması için adımları atmış. kitabın içerği neydi tam hatırlamıyorum ama şöyle bir şeydi '' başrol saf salak bir kız, bad boy yusuf ( aka reynmen) çok kötü bir kötü çocuk yeniden uyarlaması'' kitap ''şizofreyn aşk'' olarak bizim okulun bahar şenliklerinde kıza imza günü düzenlenmesi, yaşadığım şehrin basınının birazsının gelmesi ile de taçlanmış oldu. ama kitap o kadar kötü ki size anlatamam. tam bir wattpad hikayesi. ve kız 11. sınıfa gelmesine rağmen hala utanmış değil bundan, biraz üzülmekte beraber, o zaman buna çok gülmüştük. imza gününe reynmen in babası falan geldi bu arada lol.
devamını gör...

lütfen linçlemeyin başından söylüyorum.. erkekleri sevmiyorum.. egoları, küçük dünyaları ben yarattım tavırları, herkes bana aşık mottoları, kadınlardan üstün olduğunu inançları,her hakkı kendilerinde görmeleri.. daha yazılması gereken o kadar çok şey var ki.. tabi ki bütün erkekleri aynı kefeye koyamam ama genel olarak böyle değil mi?
devamını gör...

güç zehirlenmesi yaşayan yaşlı, bunamasına ramak kalmış eski olmasını dilediğim türkiye'nin cumhurbaşkanı.
devamını gör...

avrupa' nın en karanlık dönemlerinden biri olan engizisyon zamanında dünyanın güneş etrafında döndüğünü söylediği için yargılanan bilim insanı. o dönem güneşin dünyanın çevresinde döndüğü iddia ediliyordu. engizisyon mahkemeleri tarafından yargılandıktan sonra savından geri adım atsa da, mahkemeden çıkarken kısık sesle " her şeye rağmen dünya dönüyor" demiştir.

insanı ve dünyayı merkeze koyan görüşün yıkılmasında önemli bir adım atmıştır.
devamını gör...

dipnotları.

sayfadan daha büyük ve uzun dipnotlarının olması.

yaz gitsin, doktora öğrencisi olarak almayacağız altı üstü dergi okuyoruz. o kadar açıklama ya da yapılan alıntı kimin umurundaysa, merak eder, araştırır zaten bu zamanda bu kadar kaynak varken.
devamını gör...


ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...
sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
sular mı yandı? neden tunca benziyor mermer?
bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta,
kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
devamını gör...

biri beni ne zaman şakasına denize itse babamın kaybı gelir aklıma.

17 yaşındayım. babam ankarada kanser tedavisi görüyor. babannem evi satmış, oğlunu bir kaç ay daha fazla yaşatmak için öğrendiği her şeyi pişirip taşırıyor. keçiboynuzları, ısırgan otları, kaplumbağa kanları. bense kiliste yatılı okuyorum, fen lisesine 4. olarak girmişim, denemelerde ise sondan 4. falanım.

müdür odasına çağırdı bir gün, dedim sıçtık; geçen hafta yurtta viski yuvarlamıştık kesin biri öttü. gittim odasına, içerde gördüğüm ama hiç konuşmuşluğumun olmadığı bir akrabamızla oturuyor. müdür, babanın yanına gönderelim bu dönem seni, dersleri düşünme dedi, olur hocam dedim. bu kadar iyilik beklemiyordum tabi bu dalyaraktan. şaşırdım. akrabam aldı beni, bindik otobüse gittik ankara'ya. akrabamla sıkıcı ve alakasız bir ısınma turu yaptık, saçma oldu ve sonrasında yol boyunca hiç konuşmadık.

sabah babannemin evine geldik, kapıda bir sürü ayakkabı, ben hala anlamıyorum. içeri girdiğimde tanımadığım bir sürü insan ağlıyor, sonra sonra tanıdık geliyor yüzler, ama hala anlamıyorum. arkamdan gelerek baban öldü diyor kuzenim ağlayarak. sonra diyorum ki abi arkamdan gelip itmeyin denize, üşüyorum.

çıkıp botanikte bir banka oturuyorum, bir sigara yakıyorum, 5 dakika sonra bir adam geliyor yanıma, monolog bir sohbetten sonra avrupa'da ibnelerin nasıl sikiştiğini anlatıyor, ''ayak tırnağından başlayıp saçının teline kadar yalıyorlar, yok böyle bir şey''.
devamını gör...

--- alıntı ---



--- alıntı --- insanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar.
dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak muhakkak ki, dibine ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inme cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır.

~sabahattin ali
devamını gör...

hayatımızda olması gereken kişiler biz büyük bir çaba sarf etmeden de olacak kişilerdir. onlar iyi ki dediğimiz gruptadır.
diğer eksilen, hayatımızda yeri olmayan kişiler ise onlar için ne yapsak nafile. isterseniz çok sevin, isterseniz gitmemesi için elinizden geleni yapın, bir kılıf bulur gider. böyle kişiler kısa hayatımızda zaman kaybıdır, salın gitsinler, geri dönmeye çalışanlar olacaktır illa ama o eski siz değilsinizdir ve en doğru karar ile iyi ki yoksun iyi ki gittin, dersiniz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim