esnaf lokantası sözlük olsa alınabilecek nickler
abime bi buçuk kıymalı.
devamını gör...
mutluluğu azaltan şeyler
(bkz: mükemmeliyetçilik)
elinden gelenin en iyisini yaptığını bilen insan mutlu mesut yoluna devam ederken, mükemmeliyetçi birisi için aynı şeyi söylemek çok zor. bu duruma bağlı stres, başarı kaygısı ve onaylanma ihtiyacı insanın mutluluğunu azaltan çok önemli faktörler.
elinden gelenin en iyisini yaptığını bilen insan mutlu mesut yoluna devam ederken, mükemmeliyetçi birisi için aynı şeyi söylemek çok zor. bu duruma bağlı stres, başarı kaygısı ve onaylanma ihtiyacı insanın mutluluğunu azaltan çok önemli faktörler.
devamını gör...
normal sözlük patreon hesabı
devamını gör...
johnny got his gun
metallica'nın etkilenip one şarkısını yazdığı filmdir.
filmde johnny isimli genç bir adam ülkesi için savaşa katılmaya karar verir. savaştayken bir gece bombardımana tutulurlar. johnny bombardımandan kaçmaya çalışırken daha önce bombanın düştüğü bir çukur görür. savaştaki askerlerin genelinde "eğer bir yere bir kez bomba düşmüşse oraya bir daha bomba düşmez" diye bir düşünce vardır. johnny de bu düşünceye uyarak çukura girer. fakat şans ondan yana olmaz ve o çukura tekrar bomba düşer. bu patlamadan sağ kurtulur. en azından hâlâ kalbi ve beyni çalışmaktadır. bu patlamada bacaklarını, kollarını, görme yetisini, duyma yetisini, konuşma yetisini ve daha bir çok yetisini kaybeder. ondan geriye kalan sadece bir baş ve bir gövdedir. hâlâ yaşıyor olduğunu fark eden askeri doktorlar bunun bambaşka bir vaka olduğunu ve incelenmesi gerektiğini düşünür. johnny'i zorla yaşama hapsederler. yaşam dediğimiz johnny için sadece karanlıktır. nefesini bile kendisi alamaz. bir cihaza bağlı şekilde solunum yapar. yemek yiyemez. hemşirelerin yardımıyla göbek deliğinden besin ihtiyacı karşılanır.
işte bu filmde johnny'nin yaşarken yaşamadığını görüyoruz. bu film savaş karşıtı filmlerin kültüdür.
filmde johnny isimli genç bir adam ülkesi için savaşa katılmaya karar verir. savaştayken bir gece bombardımana tutulurlar. johnny bombardımandan kaçmaya çalışırken daha önce bombanın düştüğü bir çukur görür. savaştaki askerlerin genelinde "eğer bir yere bir kez bomba düşmüşse oraya bir daha bomba düşmez" diye bir düşünce vardır. johnny de bu düşünceye uyarak çukura girer. fakat şans ondan yana olmaz ve o çukura tekrar bomba düşer. bu patlamadan sağ kurtulur. en azından hâlâ kalbi ve beyni çalışmaktadır. bu patlamada bacaklarını, kollarını, görme yetisini, duyma yetisini, konuşma yetisini ve daha bir çok yetisini kaybeder. ondan geriye kalan sadece bir baş ve bir gövdedir. hâlâ yaşıyor olduğunu fark eden askeri doktorlar bunun bambaşka bir vaka olduğunu ve incelenmesi gerektiğini düşünür. johnny'i zorla yaşama hapsederler. yaşam dediğimiz johnny için sadece karanlıktır. nefesini bile kendisi alamaz. bir cihaza bağlı şekilde solunum yapar. yemek yiyemez. hemşirelerin yardımıyla göbek deliğinden besin ihtiyacı karşılanır.
işte bu filmde johnny'nin yaşarken yaşamadığını görüyoruz. bu film savaş karşıtı filmlerin kültüdür.
devamını gör...
dasein
bir heideggeryen terim olarak dasein... kıtacılar tarafından yorumlandıkça yorumlanan, teist ve ateist felsefecilerin ucundan tutmaya çalıştıkları, heidegger hayattayken bile insanların net olarak konumlandıramadığı bir kavram. uğraşanlar kant'a kadar geri götürüyo bu kavramın tarihini ama böyle şeyler tamamen anakronik kanımca.
''being there''('burada'laşan varlık) olarak çevrilebilir. (bu tarz kelimelerin tercümeleri gerçekten çok problemli olmakta. varlık ve zaman kitabını okuyacaklar mümkünse aziz yardımlı çevirisi okusunlar) heidegger ''sein und zeit''* adlı kitabında batı metafiziğini ters çevirecek bir kavramı bize gösterir. modern felsefenin kurucu öğesi olan özne-nesne ayrımına, dolayısıyla epistemoloji-ontoloji ayrımına kuvvetli bi saldırıda bulunur. hatta hocası *husserl'ın fenomenolojisine de saldırır.* heidegger kendi dasein kavramını inşa ederken ilhamını frenz *brentano'nun, aristoteles'in metinlerinde geçen ''var olan'' kelimesine getirdiği farklı yaklaşımlardan alır.
bazıları için kabul etmek zor olsa da heidegger inançsız bi adamdı. kitaplarında ''kutsal olan''a pek çok atıf olması okur ve yorumcuları yanlış yönlendirse de, husserl'ın mantık araştırmaları kitabından çok etkilenmiş ve tanrısız bir dünyanın mümkün olabileceğine inanmıştı. heidegger'in dasein kavramını anlamak için bu kısım çok önemlidir kanımca. çünkü ben sartre'ın felsefesiyle heidegger felsefesi arasında pek bi fark görmüyorum.
varlık ve zaman'da bahsedilen dasein için öncelikli olarak bilinmesi gereken, dasein ile kastedilenin kozmoloji ve matematiğin uç noktalarında bulunan en 'ontolojik varlık' değil, gündelik varlıktır. pratik ilgiyle alakalı olandır. pratik ilgi, tefekkürden önce gelir ona göre. dünya kusursuz işleyen bir makine değildir. sürekli engel çıkartan ve bize ayak direyen şeylerle doludur. insan da tam bunun ortasında kalmıştır. heidegger okurlarına bu durumu yansıtmak ister. dasein böylesine bi mücadeleye 'fırlatılmışlık''tır aynı zamanda.
son olarak, heidegger das man kelimesini 'ben' *olarak karşılar. das man'ın belirli bir kimliği yoktur. das man hepimizizdir aslında. gaflete düştüğüm zamanlarda das man benim yerime karar alandır. düşünme edimindeki kusur, das man'ın bizim yerimize karar vermesini sağlar ki, heidegger'e göre sıradanlık budur. şayet ben das man'a karşı direneceksem, 'kendi' vicdanıma hesap verebilmem gerekir. dasein'de bu vicdanın sesi, hristiyan anlayışındaki gibi tanrı'dan gelmez, yine insanın kendisinden, varoluşun kaynağından gelir.
''being there''('burada'laşan varlık) olarak çevrilebilir. (bu tarz kelimelerin tercümeleri gerçekten çok problemli olmakta. varlık ve zaman kitabını okuyacaklar mümkünse aziz yardımlı çevirisi okusunlar) heidegger ''sein und zeit''* adlı kitabında batı metafiziğini ters çevirecek bir kavramı bize gösterir. modern felsefenin kurucu öğesi olan özne-nesne ayrımına, dolayısıyla epistemoloji-ontoloji ayrımına kuvvetli bi saldırıda bulunur. hatta hocası *husserl'ın fenomenolojisine de saldırır.* heidegger kendi dasein kavramını inşa ederken ilhamını frenz *brentano'nun, aristoteles'in metinlerinde geçen ''var olan'' kelimesine getirdiği farklı yaklaşımlardan alır.
bazıları için kabul etmek zor olsa da heidegger inançsız bi adamdı. kitaplarında ''kutsal olan''a pek çok atıf olması okur ve yorumcuları yanlış yönlendirse de, husserl'ın mantık araştırmaları kitabından çok etkilenmiş ve tanrısız bir dünyanın mümkün olabileceğine inanmıştı. heidegger'in dasein kavramını anlamak için bu kısım çok önemlidir kanımca. çünkü ben sartre'ın felsefesiyle heidegger felsefesi arasında pek bi fark görmüyorum.
varlık ve zaman'da bahsedilen dasein için öncelikli olarak bilinmesi gereken, dasein ile kastedilenin kozmoloji ve matematiğin uç noktalarında bulunan en 'ontolojik varlık' değil, gündelik varlıktır. pratik ilgiyle alakalı olandır. pratik ilgi, tefekkürden önce gelir ona göre. dünya kusursuz işleyen bir makine değildir. sürekli engel çıkartan ve bize ayak direyen şeylerle doludur. insan da tam bunun ortasında kalmıştır. heidegger okurlarına bu durumu yansıtmak ister. dasein böylesine bi mücadeleye 'fırlatılmışlık''tır aynı zamanda.
son olarak, heidegger das man kelimesini 'ben' *olarak karşılar. das man'ın belirli bir kimliği yoktur. das man hepimizizdir aslında. gaflete düştüğüm zamanlarda das man benim yerime karar alandır. düşünme edimindeki kusur, das man'ın bizim yerimize karar vermesini sağlar ki, heidegger'e göre sıradanlık budur. şayet ben das man'a karşı direneceksem, 'kendi' vicdanıma hesap verebilmem gerekir. dasein'de bu vicdanın sesi, hristiyan anlayışındaki gibi tanrı'dan gelmez, yine insanın kendisinden, varoluşun kaynağından gelir.
devamını gör...
evrim teorisinin çürümüş olması
evrim teorisini bilim camiasında tartışmaya açan ülkeler ile bunu uzan zaman önce bilim dünyasında tartışma unsuru olmaktan çıkaran ülkelerin refah seviyesi arasındaki farka bakılınca durum biraz olsun netlik kazanacaktır.
devamını gör...
sevilen latince deyişler
vi veri veniversum vivus vici
"gerçeğin gücüyle yaşadığım süre boyunca, kainatı bile fethedebilirim"
resimag.com/p1/b5b222b4ba43.png
"gerçeğin gücüyle yaşadığım süre boyunca, kainatı bile fethedebilirim"
resimag.com/p1/b5b222b4ba43.png
devamını gör...
sebastia
sivas'ın roma ermenistan eyaletindeki ismidir. aynı zamanda şu anda ermenistan'ın başkenti erivan'da malatia-sebastia isminde ve 133 bin civarında nüfusu * olan bir ilçe bulunmaktadır. bu ilçe nor malatia, zoravar andranik, shahumyan, araratyan ve haghtanak isimli daha küçük bölgelere ayrılmaktadır.
devamını gör...
kafa rock radyo yayını
kafadan denizin mahlasına yakışır kafa atarım haa şiddetindeki gider yaparcasına ses tonunu, tarzını sevdiğim yayın.(bkz: swh)
devamını gör...
türk kahvesinin yanına en çok yakışan şey
mini mini fındıklı lokumlar.
devamını gör...
yanlış bellek ve yanlış bilgilendirme etkisi
ne güzel demiş anton pavloviç çexov!
.
şuan yaşadığım hadise. ikimiz de yaşımıza göre olgun insanlarız ama yaş... küçüğüz işte. 10 yıl sonra tanışsaydık güzel ve huzurlu ilişkimiz olurdu ama şimdi.. ya bir gün aklından "bununla da birlikteyim, ne karılar kaçırmışımdır" gibi şeyler geçerse. bunları inkar ediyor ama aptal mıyım ben inanayım. sözlükte "lise aşkı" hakkında yazılanları okuyup daha çok paranoyaklaşıyorum.
aman be! o kaybeder. ben elimden geleni yaparım.
_________________________
18 gün sonradan gelen edit:
kaybetti...
.
şuan yaşadığım hadise. ikimiz de yaşımıza göre olgun insanlarız ama yaş... küçüğüz işte. 10 yıl sonra tanışsaydık güzel ve huzurlu ilişkimiz olurdu ama şimdi.. ya bir gün aklından "bununla da birlikteyim, ne karılar kaçırmışımdır" gibi şeyler geçerse. bunları inkar ediyor ama aptal mıyım ben inanayım. sözlükte "lise aşkı" hakkında yazılanları okuyup daha çok paranoyaklaşıyorum.
aman be! o kaybeder. ben elimden geleni yaparım.
_________________________
18 gün sonradan gelen edit:
kaybetti...
devamını gör...
kalbinizi en çok kıran cümle
"hiçsin. anladın mı, hiçsin sen"
askerde işittiğim bir söz. ailesinden uzakta 20 yaşındaki birine bu söz söylenir mi?!?!
askerde işittiğim bir söz. ailesinden uzakta 20 yaşındaki birine bu söz söylenir mi?!?!
devamını gör...
yazarların en kürt özellikleri
benimle arasında dört yaş olan teyzem var...
devamını gör...
salgının olduğu bir dönemde kongre yapıyoruz ve salon lebaleb dolu
karakterini ve çalışmalarını çok sevdiğim, kişilik olarak da sempati beslediğim ezeli ve ebedi cumhurbaşkanımız ve akp genel başkanı başkomutanımız sayın recep tayyip erdoğan beyfendinin, partisinin rize kongresinde dile getirdiği cümle. lebaleb nedir diye baktım, ağzına kadar dolu demekmiş. osmanlıca kelimeleri kullanmayı seven biri olarak lebalebi artık tanımlarımda bolca göreceksiniz inşallah.
devamını gör...
yağcıbedir halısı
batı anadolu bölgesinde balıkesir sındırgı, bigadiç ve çevresinde ilk olarak yaycı yörükleri tarafından dokunmaya başlanan yağcıbedir halıları; diğer halılardan zemindeki motiflerin yalınlığı ve renklerinin sadeliği ile ayrılmaktadır. renklerde sadece lacivert, kırmızı tonları ve beyaz kullanılırken; az sayıdaki motiflerle yüzey değerlendirilmektedir. yüzey kompozisyon şeması bakımından fazla çeşitlilik göstermeyen yağcıbedir halıları;çift yönlü mihraplı, tek mihraplı ve tek mihraplı-ayak basma yerli olmak üzere üç şemada gelişim göstermektedir.
halıların çözgü, atkı ve ilme ipliklerinde yün kullanılmaktadır. koyunlardan kırkılıp, çeşitli işlemlerden geçen yünler, özelliklerine göre ayrılmaktadır. boyama işleminin ardından, döner leventli tezgahlarda dokunan halılar, tezgahtan çıkarıldıktan sonra yıkanıp, kurutulmaktadır.
dünyada "türk düğümü" olarak bilinen gördes tekniği ile ilmeklenir.
yağcıbedir halıları motiflerinin sadeliği ile dikkat çekmektedir. az sayıda motifin çeşitlemeleriyle elde edilen desenlerle yüzey değerlendirilmektedir. bunun nedeni eski ve tarihi değer taşıyan örneklerin yok olması veya yurt dışına çıkarılması sonucunda dokuyucuların örnek halılardan yoksun kalmasıyla, nesilden nesile motiflerin aktarılamaması ve unutulmasıdır. yörede dokunan halılarda başlıca güneş, mühr-ü süleyman, kocabaş, kartal, hayat ağacı, kiraz, tutaç, saat kapağı, lâle, yıldız, lokum (karagöz), deveboynu (eğri boyun), küçük su, tırnak, heybe suyu, yıldızlı su, dilimli elma, işli elma, elmalı su, elma, kedi cırmığı, sarı su, cıngıl ve tarak motifleri bulunmaktadır.
halıların çözgü, atkı ve ilme ipliklerinde yün kullanılmaktadır. koyunlardan kırkılıp, çeşitli işlemlerden geçen yünler, özelliklerine göre ayrılmaktadır. boyama işleminin ardından, döner leventli tezgahlarda dokunan halılar, tezgahtan çıkarıldıktan sonra yıkanıp, kurutulmaktadır.
dünyada "türk düğümü" olarak bilinen gördes tekniği ile ilmeklenir.
yağcıbedir halıları motiflerinin sadeliği ile dikkat çekmektedir. az sayıda motifin çeşitlemeleriyle elde edilen desenlerle yüzey değerlendirilmektedir. bunun nedeni eski ve tarihi değer taşıyan örneklerin yok olması veya yurt dışına çıkarılması sonucunda dokuyucuların örnek halılardan yoksun kalmasıyla, nesilden nesile motiflerin aktarılamaması ve unutulmasıdır. yörede dokunan halılarda başlıca güneş, mühr-ü süleyman, kocabaş, kartal, hayat ağacı, kiraz, tutaç, saat kapağı, lâle, yıldız, lokum (karagöz), deveboynu (eğri boyun), küçük su, tırnak, heybe suyu, yıldızlı su, dilimli elma, işli elma, elmalı su, elma, kedi cırmığı, sarı su, cıngıl ve tarak motifleri bulunmaktadır.
devamını gör...
bir kadını kırmadan ona şişman olduğunu söylemek
ne sanıyorsunuz ki? aaaa hiç haberim yok diyip şaşırmasını mı? bir insana zaten bildiği şeyi söylemeye gerek var mı?
devamını gör...
her yazar bir çaylak sahipleniyor
her bir yazarımız bir çaylağı sahiplenerek onu format ve yazar yapma konusunda yardımcı olabilir yoldaş ve ortadoğu-balkanların en ünlü yazılımcısı olduğu söylenen (bkz: iko) bir şeyler yapabilir. yapmayadabilir.
(bkz: ironi)
edit: arkadaşlar boşuna duyar kasmanıza gerek yok, bende ciddi anlamda açmadım zaten. ha gerçekten açacak olsaydım sahipleniyor şeklinde açmazdım. az şakadan anlayın.
(bkz: ironi)
edit: arkadaşlar boşuna duyar kasmanıza gerek yok, bende ciddi anlamda açmadım zaten. ha gerçekten açacak olsaydım sahipleniyor şeklinde açmazdım. az şakadan anlayın.
devamını gör...
bu gece okunulan kitap
cesur yeni dünya
devamını gör...
sonuçta bir insana vurmadım hayvana vurdum bunun suç olduğunu bilmiyordum
3 gün önce hamile kediye saldıran kadın başlığında gördüğümüz kadının lafı.
1033 lira ceza ödemiş! bu kadar sert bi yaptırım beklemiyordum açıkcası.
buradan
1033 lira ceza ödemiş! bu kadar sert bi yaptırım beklemiyordum açıkcası.
buradan
devamını gör...
