başarılıların arasındaki başarısız olmak vs başarısızlar arasındaki başarılı olmak
başlığı okurken yorulduğum versus. kim başarısız olmak ister ki diyerek tarafımı belli ediyorum.
devamını gör...
kafa kafaya radyo yayını
akıcı sohbetleriyle kendilerini dinleten bir podcast olmuş. keyifli.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
çiçekler akla gelince her zaman insanın zihninde ilk bahar yaz ayları gelir. çiçekler baharla özdeşleşmiştir.
oysa en güzel çiçekler kışın doğada var olanlardır.
kışgeofitleri çekim çalışmalarımızdan çok eski iki foto paylaşalım.
<a href="ibb.co/bJs2zX5"><... src="
; alt="n" border="0" /></a>
<a href="ibb.co/821N2HS"><... src="
; alt="b" border="0" /></a>
oysa en güzel çiçekler kışın doğada var olanlardır.
kışgeofitleri çekim çalışmalarımızdan çok eski iki foto paylaşalım.
<a href="ibb.co/bJs2zX5"><... src="
; alt="n" border="0" /></a><a href="ibb.co/821N2HS"><... src="
; alt="b" border="0" /></a>
devamını gör...
kişisel ileti
görgüsüz gibi hemen satın aldığım özelliktir.
devamını gör...
fıstık çamı
dedem ben çok küçükken öldü. ona dair hatırladığım iki şey var.
birincisi camiye giderken arkasından seslenip "dede gelirken bana şekerli sakız alsanaa" demem ve onun her seferinde avuç avuç şekerli sakızla dönmesi.
ikincisi de bu çam kozalaklarının içinden çıkan minik fıstıkları balkona oturup beni de karşısına alıp ayıklaması. "ama ellerin kara oldu nasıl geçecek o şimdi" dediğimde "sen bu fıstıkları yediğinde" deyip ben o fıstıkları yerken ellerini su ve kumla ovalayarak ellerindeki reçineli siyahlığı geçirmesi.
o gittikten sonra ne şekerli sakızları eskisi gibi çiğneyebiliyorum ne de markette satılan minik fıstıklardan yiyebiliyorum. ikisinin tadı da eskisi gibi değil.*
birincisi camiye giderken arkasından seslenip "dede gelirken bana şekerli sakız alsanaa" demem ve onun her seferinde avuç avuç şekerli sakızla dönmesi.
ikincisi de bu çam kozalaklarının içinden çıkan minik fıstıkları balkona oturup beni de karşısına alıp ayıklaması. "ama ellerin kara oldu nasıl geçecek o şimdi" dediğimde "sen bu fıstıkları yediğinde" deyip ben o fıstıkları yerken ellerini su ve kumla ovalayarak ellerindeki reçineli siyahlığı geçirmesi.
o gittikten sonra ne şekerli sakızları eskisi gibi çiğneyebiliyorum ne de markette satılan minik fıstıklardan yiyebiliyorum. ikisinin tadı da eskisi gibi değil.*
devamını gör...
magnus carlsen
portakal suyunu yanından eksik etmeyen yakışıklı satranç oyuncusu.
devamını gör...
eski türklerde kadınlara verilen değer
5 aralık 1934 başbuğ atatürk tarafından türk kadınının yeniden onurlandırılması konusuna farklı bir açıdan bakalım isterseniz.
türklerin en eski destanlarından biri olan yaratılış destanının da yaradana ilham veren ‘’ak ana ‘’ adında ki kadındır.
oğuz kağan atamızın kutlu eşlerinden biri mavi bir ışıktan,diğeri kutsal bir ağaçtan doğmuş olağanüstü kadınlardır.
bilge kağan kitabesinde kağan ‘’ sizler anam katun, büyük annelerim, hala ve teyzelerim, prenseslerim..’’ sözleri ile hitabına başlar.
eski türk inancına göre ‘’han ile katun’’ gök ve yerin evlatlarıdır. kadının yeri yedinci kat göktür.
türk kültüründe destan kahramanları iyi ata binen, iyi savaşan, iyi kılıç kullanan kadınlarla evlenmek istemektedirler. örnek olarak korkut atanın bamsı beyrek hikayesindeki banu çiçek katun’u verebiliriz.
savaşta kadınların düşman eline geçmesi büyük bir utanç sayılırdı.
oğuz kağan destanından öğrendiğimize göre ırza tecavüzün cezası ölüm veya gözlere mil çekilmesiydi.
arap gezgini ahmed bin fadlan,türklerin tecavüz suçlusunun bacaklarından çapraz bağlanmış iki ağaca bağladığını ve ipin kesilmesi sureti ile bacakların ayrıldığını hatıralarında belirtir.
yine arap gezgini olan ibn’i batuta şöyle der ‘’ “burada tuhaf bir hale şahit oldum ki o da türklerin kadınlarına gösterdiği hürmetti. burada kadınların kıymeti ve derecesi erkeklerinden daha üstündür.”
yabancı devletlerin elçilerinin kabulünde hatun da hakanla beraber olurdu. tören ve şölenlerde kadın, hakanın solunda oturur siyasi ve idari konumlardaki görüşlerini beyan ederdi. mesela büyük hun imparatorluğu adına çin ile ilk barış antlaşmasını tanrıkut mete han’ın katunu imzalamıştır.
ebul gazi bahadır han, secere-i terakime’de, oğuz ilinde, yedi kızın uzun yıllar beylik yaptığını anlatmaktadır.
tomris katun'u zaten bilmeyen yoktur.
bizde kadın 'avrat' değil 'hanımdır"
töremizi yaşatıp kadınlarımıza hak ettiği değeri vermek borcumuzdur.
başbuğ atatürk'ün de dediği gibi:
"ey kahraman türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye lâyıksın."
türklerin en eski destanlarından biri olan yaratılış destanının da yaradana ilham veren ‘’ak ana ‘’ adında ki kadındır.
oğuz kağan atamızın kutlu eşlerinden biri mavi bir ışıktan,diğeri kutsal bir ağaçtan doğmuş olağanüstü kadınlardır.
bilge kağan kitabesinde kağan ‘’ sizler anam katun, büyük annelerim, hala ve teyzelerim, prenseslerim..’’ sözleri ile hitabına başlar.
eski türk inancına göre ‘’han ile katun’’ gök ve yerin evlatlarıdır. kadının yeri yedinci kat göktür.
türk kültüründe destan kahramanları iyi ata binen, iyi savaşan, iyi kılıç kullanan kadınlarla evlenmek istemektedirler. örnek olarak korkut atanın bamsı beyrek hikayesindeki banu çiçek katun’u verebiliriz.
savaşta kadınların düşman eline geçmesi büyük bir utanç sayılırdı.
oğuz kağan destanından öğrendiğimize göre ırza tecavüzün cezası ölüm veya gözlere mil çekilmesiydi.
arap gezgini ahmed bin fadlan,türklerin tecavüz suçlusunun bacaklarından çapraz bağlanmış iki ağaca bağladığını ve ipin kesilmesi sureti ile bacakların ayrıldığını hatıralarında belirtir.
yine arap gezgini olan ibn’i batuta şöyle der ‘’ “burada tuhaf bir hale şahit oldum ki o da türklerin kadınlarına gösterdiği hürmetti. burada kadınların kıymeti ve derecesi erkeklerinden daha üstündür.”
yabancı devletlerin elçilerinin kabulünde hatun da hakanla beraber olurdu. tören ve şölenlerde kadın, hakanın solunda oturur siyasi ve idari konumlardaki görüşlerini beyan ederdi. mesela büyük hun imparatorluğu adına çin ile ilk barış antlaşmasını tanrıkut mete han’ın katunu imzalamıştır.
ebul gazi bahadır han, secere-i terakime’de, oğuz ilinde, yedi kızın uzun yıllar beylik yaptığını anlatmaktadır.
tomris katun'u zaten bilmeyen yoktur.
bizde kadın 'avrat' değil 'hanımdır"
töremizi yaşatıp kadınlarımıza hak ettiği değeri vermek borcumuzdur.
başbuğ atatürk'ün de dediği gibi:
"ey kahraman türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye lâyıksın."
devamını gör...
özledim seni
bir can yücel şiiri.
''özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...''
''özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...''
devamını gör...
ıslak kek
yediğiniz ıslak kekler kuru oluyorsa, bu yapanın beceriksizliğidir. ıslak olması için püf noktaları var elbette ama ben bunları söylemiycem çünkü iyi günümde değilim bugün.
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
örnek bir vatandaş mıdır bilemem ama örnek bir yazar olduğundan emin olduğum yazardır. bilgi doludur tanımları. sözlüğün güzide yazarları arasındadır, çok da kibardır kendisi. yeşillenmiş şimdi de. yeşil nicki profilindeki kediciğin gözleriyle pek de uyumlu olmuş. sözlüğümüzde daim olması dileğiyle.
devamını gör...
ölmeden önce yapılacaklar listesi
bucket list de denir. günlük yaşamımızın telaşından zartından zortundan hazırlama fırsatım olmadı daha önce. iyi düşürdünüz aklıma sözlük, teşekkürler.
devamını gör...
tin-i mahtum
osmanlı belgelerinde mühürlenmiş toprak* olarak geçen, batı eserlerinde ise terra limnia ve terra sigillata olarak bilinen kilden tablet şeklinde basılmış ve mühürlenmiş, insanlık tarihinin en eski ve ilk markalı müstahzar ilaçlarıdır.
yunanistanın limni* adasına özgü kızıl renkli bir tür killi topraktan eski çağlardan beridir hazırlanan bu tabletler; sindirim bozuklukları, zehirlenme, cilt temizliği, dizanteri, bel soğukluğu, veba, yılan sokması, göz iltihabı ve diğer bir çok hastalığa karşı kullanılmaktaydı. limni adasına özgü olmasına rağmen ülkemizde bu kil'e sinop ve trabzonda da rastlanmıştır.
kil toprağının günümüzde alternatif tıpta kullanılmasından ziyade, kil tabletlerin tedavilerde kullanılması firavundan ibni sinaya kadar uzanmaktadır. osmanlı hekimleri bir çok kil çeşidinden tıpta faydalanmışlardır. beyaz kil, kefe kili, anadolu kili, asma kili, dağıstan kili, filozof kili, girit kili, halep kili, horasan kili, endülüs kili, kıbrıs kili, mısır kili, sakız adası kili, sarı kil, sayda toprağı, sinop kili bunlardan bazılarıdır.
bu killi toprağa yunanlılar tin-i kahini* de demişlerdir. ibni sina el kanun fi’t-tıb kitabında bu toprağı sadece kızıl saçlı artemis adında ki bir kahinenin toplayıp şehre getirdiğinden ve bu yüzden bu isimde anıldığından bahsetmiştir.
fatih sultan mehmet bu limni kilini, kendi döneminde istanbulda gerçekleşen iki veba salgınında kullandırmıştır. fatih'in yemeklerine de vebadan korunması için az miktarda katılmıştır. her yıl isa'nın dirildiği tarih olarak kabul edilen 6 ağustosta dini bir törenle çıkartılan bu kilden alanlar küçük toplar halinde saraya getirirlerdi ve cüzi bir ücret karşılığında üzerinde tin-i mahtum yazan mühürle subaşı tarafından mühürlenirdi. mühürsüz olarak bulunduran ve bu zaman dışında kaçak olarak bu kili çıkaranların kelleleri vurulurdu.
tin-i mahtum kullanımı jeofajinin eski çağlardan beridir insanlığın hayatında olduğunun en belirgin göstergesidir. şahsen bende, şimdilerde yediğimin kil olmadığını düşünsem de çocukluğumda toprak yemişliğim vardır, bir çoğumuzun yediği gibi. bunun bu günlerde ki bağışıklığıma pozitif etkisi olduğunu da düşünmekteyim.
evet evet kesinlikle etkisi var..
yunanistanın limni* adasına özgü kızıl renkli bir tür killi topraktan eski çağlardan beridir hazırlanan bu tabletler; sindirim bozuklukları, zehirlenme, cilt temizliği, dizanteri, bel soğukluğu, veba, yılan sokması, göz iltihabı ve diğer bir çok hastalığa karşı kullanılmaktaydı. limni adasına özgü olmasına rağmen ülkemizde bu kil'e sinop ve trabzonda da rastlanmıştır.
kil toprağının günümüzde alternatif tıpta kullanılmasından ziyade, kil tabletlerin tedavilerde kullanılması firavundan ibni sinaya kadar uzanmaktadır. osmanlı hekimleri bir çok kil çeşidinden tıpta faydalanmışlardır. beyaz kil, kefe kili, anadolu kili, asma kili, dağıstan kili, filozof kili, girit kili, halep kili, horasan kili, endülüs kili, kıbrıs kili, mısır kili, sakız adası kili, sarı kil, sayda toprağı, sinop kili bunlardan bazılarıdır.
bu killi toprağa yunanlılar tin-i kahini* de demişlerdir. ibni sina el kanun fi’t-tıb kitabında bu toprağı sadece kızıl saçlı artemis adında ki bir kahinenin toplayıp şehre getirdiğinden ve bu yüzden bu isimde anıldığından bahsetmiştir.
fatih sultan mehmet bu limni kilini, kendi döneminde istanbulda gerçekleşen iki veba salgınında kullandırmıştır. fatih'in yemeklerine de vebadan korunması için az miktarda katılmıştır. her yıl isa'nın dirildiği tarih olarak kabul edilen 6 ağustosta dini bir törenle çıkartılan bu kilden alanlar küçük toplar halinde saraya getirirlerdi ve cüzi bir ücret karşılığında üzerinde tin-i mahtum yazan mühürle subaşı tarafından mühürlenirdi. mühürsüz olarak bulunduran ve bu zaman dışında kaçak olarak bu kili çıkaranların kelleleri vurulurdu.
tin-i mahtum kullanımı jeofajinin eski çağlardan beridir insanlığın hayatında olduğunun en belirgin göstergesidir. şahsen bende, şimdilerde yediğimin kil olmadığını düşünsem de çocukluğumda toprak yemişliğim vardır, bir çoğumuzun yediği gibi. bunun bu günlerde ki bağışıklığıma pozitif etkisi olduğunu da düşünmekteyim.
evet evet kesinlikle etkisi var..
devamını gör...
likit radyo yayını
loser's standing small'' olduğumu hatırlatan şarkı ile muazzam bir giriş yaptınız, teşekkürler. elbette bir gün kazanan olacağım diye umut ediyorum.
devamını gör...
millet aç diyorlar buyrun siz de doyuruverin
ee kardeşim sen imamoğlu ve yavaş'ın yardım kampanyalarına "bu iş sizin değil, devletin işi." diyerek el koymadın mı? bu nasıl bir r yapmak?
devamını gör...
simuzer isimli kızların genel özellikleri
simuzer diye birden fazla kız var mı ki genel özellikleri olsun diye eyyorladığım başlık. simuzer ler dm den portakallayın sayınızı bilelim.
devamını gör...
sen kimsin radyo yayını
merhaba!
efendiiim, önce şunu söyleyeyim, miko'nun bu hafta yanında, yayınının da hayatının da misafiri, konuğu değil, yoldaşı, eşlikçisi, hayatındaki özel, önemli insanlarının başını çekeni olacak. evet, tahmin etmesi güç değil, cenk'in arka bahçesi geliyor bu hafta programa.*
ama bu akşam yayın yok. sorun bakalım neden yok?
şöyle ki; bu hafta için sevgili* bengaripsengüzeldünyaumutlu'nun henüz yayını için duyuru yapmamış olmasından da anlayabileceğiniz üzere dünyadan uzak programı gerçekleşemeyecek. bir haftalık bir ara verdi güzelcim. e bizim de cenk ile konuşacaklarımız 2 saat, 3 saat, 8 saat, 1568 yıl bitebilecek gibi olmadığı için dedik ki perşembe günü yapalım yayını, erken başlamış olalım, belllki kendimize mukayyet olur, 2-3 saatte eli yüzü düzgün vaziyette toparlayabiliriz durumu. bişi dicem yalnız, söz veremiyorum. bu konularda çok güven verebilecek bir ikili değiliz biz. buradan başlasak dünyayı 8 tur döner konuşacaklarımız falan ama bakacağız bir şekil. sonra uyarmadı demeyin.*
perşembe, yayın duyurusu, afiş ve gayet erken saatte paylaşacağım cenk'in 10 entrysi ile yeniden görüşmek üzere. malum kalemini sevdiğimin entrylerini programdan 1 saat önce okumaya başlarsanız bitiremezsiniz...
çok sevgiler!
efendiiim, önce şunu söyleyeyim, miko'nun bu hafta yanında, yayınının da hayatının da misafiri, konuğu değil, yoldaşı, eşlikçisi, hayatındaki özel, önemli insanlarının başını çekeni olacak. evet, tahmin etmesi güç değil, cenk'in arka bahçesi geliyor bu hafta programa.*
ama bu akşam yayın yok. sorun bakalım neden yok?
şöyle ki; bu hafta için sevgili* bengaripsengüzeldünyaumutlu'nun henüz yayını için duyuru yapmamış olmasından da anlayabileceğiniz üzere dünyadan uzak programı gerçekleşemeyecek. bir haftalık bir ara verdi güzelcim. e bizim de cenk ile konuşacaklarımız 2 saat, 3 saat, 8 saat, 1568 yıl bitebilecek gibi olmadığı için dedik ki perşembe günü yapalım yayını, erken başlamış olalım, belllki kendimize mukayyet olur, 2-3 saatte eli yüzü düzgün vaziyette toparlayabiliriz durumu. bişi dicem yalnız, söz veremiyorum. bu konularda çok güven verebilecek bir ikili değiliz biz. buradan başlasak dünyayı 8 tur döner konuşacaklarımız falan ama bakacağız bir şekil. sonra uyarmadı demeyin.*
perşembe, yayın duyurusu, afiş ve gayet erken saatte paylaşacağım cenk'in 10 entrysi ile yeniden görüşmek üzere. malum kalemini sevdiğimin entrylerini programdan 1 saat önce okumaya başlarsanız bitiremezsiniz...
çok sevgiler!
devamını gör...
ssuuddee
tüm davalı ve davacılara ayrı ayrı bildirim yapılmasına
gelmemeleri halinde mevcutlu olarak getirilmelerine
mevcut durumun vehameti göz önünde bulundurularak duruşmanın beş dakika içinde başlamasına oy birliği ile karar verilmiştir.
gelmemeleri halinde mevcutlu olarak getirilmelerine
mevcut durumun vehameti göz önünde bulundurularak duruşmanın beş dakika içinde başlamasına oy birliği ile karar verilmiştir.
devamını gör...
yazarların unutamadıkları dizi replikleri
+bir şey demeyecek misin?
-ne gibi bir şey ?
+yani ne bileyim işte geri dön gibi bir şey
-eylül. ben bu saatten sonra defansa yardıma gelmeyen forvete geri dön derim. iyi geceler.
(bkz: leyla ile mecnun)
-ne gibi bir şey ?
+yani ne bileyim işte geri dön gibi bir şey
-eylül. ben bu saatten sonra defansa yardıma gelmeyen forvete geri dön derim. iyi geceler.
(bkz: leyla ile mecnun)
devamını gör...

