tutumluluk ile fakirliği karıştırmayın. zenginlik de israf için bahane değildir. en barizinden, 200 liralık et söyleyip yarısını yememek zenginlik değil müsrifliktir. o yemediğin 100 gram et için harcanan doğal kaynaklar gezegenin geleceğinden çalınıyor.
devamını gör...

kötü bir durum herhalde azizim. feminist biri olarak genelde erkekleri iplemeyen bir kadın oldum sonracıma onlara koz vermeyen bir kadın oldum lakin kendini cepte gören bir kadın varsa suçu kendinde arasın bi zahmet anasını satıyım. erkek milletine o kadar yüz mü verilir lan? erkek milletinin her dediğini yaparsan elbette seni çantada keklik olarak görürler. hemcinslerimin akıllı olması lazım bu durumda erkekler zaten e*rkek, onlardan mantıklı hamleler beklemiyorum. açık ve net!
devamını gör...

senaristliğini tom schulman'ın üstlendiği, peter weir yönetiminde 1989 yılında çekilen film. türkçeye ölü ozanlar derneği olarak çevrilmiştir. robin williams başrolde olduğundan izlenmediyse hemen izlenmelidir, hatta tekrar tekrar izlenmelidir.
sonunda bir sanat eserinin güzelliğinin verdiği hüzünden dolayı ağlatabilir, bu yüzden peçeteler hazırlanmalıdır.

ailelerin çocuklarını doktor, avukat, mühendis yetiştirsin diye katı kurallar ve sıkıcı derslerle çevrili okula vermesini, o okulda öğrencilerin gerçek öğretmenle tanışmasını konu alıyor diyebiliriz en basit haliyle. muhafazakar ve katı bir şekilde yetiştirilmeye çalışan çocukların şiirle, edebiyatın güzelliğiyle ve anın değeriyle tanışması da gerçek öğretmen john keating sayesinde olur. film elbet bu kadar basit değildir, içerisinde sistem, aile, yönetim eleştirisini de bulundurur. ailelerin yanlış tutumu çocuğunun hayallerini, hislerini ve hayatını mahvedebilir.

bu katı yönetimler bir yana dursun, okulda geçmiş yıllarda öğretmenleri keating'in daha bir öğrenciyken kurduğu ''ölü ozanlar derneği'' keating'in öğrencilerinin dikkatini çeker ve tekrar aktif hale getirilir. geceleri gizlice toplanıp şiirler okuyup konuşmalar yaparak birbirlerine içlerini açarlar.
hayatta asıl yapmak istediğini bulması bir insan için en zor ama belki de en değerli şeydir. keyifli izlemeler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görsel kaynak.

--- alıntı ---
size neler söylendiğinin önemi yok, kelimeler ve fikirler dünyayı değiştirebilir.
--- alıntı ---
devamını gör...

kendisi mükemmel bir yazma yeteneğine sahip çok sevdiğim bir dostumdur. yazılarının mükemmelliği dışında kendisinin de mükemmel bir dost, arkadaş, sırdaş, olduğunu söyleyebilirim *
onu tanıdığım için çok şanslıyım. malesef siz diğer yazarlar bu şansa sahip değilsiniz efenimm *
bu çokkk sevdiğim yazarın yazılarını okumadan geçmeyiniz sakın. yazılarının sizi büyüleyeceğine eminim.
iki ay ara vermesine rağmen tekrar sahalara döndüğü için ayrı bi mutlu oldum.
kendisinin yazma eylemine teşvik ettiği o güzel yazılarını okumaktan zevk duyuyorum.
zaten bu sözlüğe onun sayesinde girdim. teşekkür ederim*
zioland.00
devamını gör...

james cameron'un saniyede ortalama 30-35 kare ile çekilen sinema filmlerinin olduğu dönemde saniyede 45+ kare ile çektiği filminin 2022'de vizyona girecek devam filmi. ikişer yıl arayla üçüncü, dördüncü ve beşinci film de vizyona girecek. ortalama 60 kare ile (her zamanki gibi) hiç yapılmamışı yapacak buna rağmen fütursuzca eleştiriliyor. yok efendim hikaye banalmış. bu ne biçim filmmiş. sıradanmış. sürprizi yokmuş. ha bi' de şey vardı; çalıntıymış... yav he he.

yaptığı her işle çığır açmış bir yönetmenden bahsediyoruz. emsalsiz bir görsellik uzmanı. eşsiz! her dönem, her işinde, istisnasız her projesiyle akıllara durgunluk vermiş, nasıl yaa dedirtmiş! dünya sinemasına the terminator'ü kazandırmış. batacağı belli bir gemide geçen bir aşk hikayesini öyle tanımlanamaz şekilde beyaz perdeye aktarmış ki 1997 yılında yapılmış bir film, bugün hala dünyada en çok ödül alan film unvanının sahibi. sürprizi var mıydı titanic'in? batmayacak mıydı sonunda filmin, biliyordun, niye izledin yavrum? anasının ak sütü gibi helal! sinema böyle bir şey değil abi. ağzı olan konuşmasın rica ediyorum ya. abi insanlar delirmiş james cameron bokluyorlar. ya yönetmenci değil senaryocu olabilirsin, tamam anlarım, gerçekten ama başarısını takdir etmemek, kötü yönetmen yaa, ne o öle, böyle film mi olur demek gerçekten akıl tutulması yaşamak demek. sinema tanrılarının gazabına uğrarsınız. çarparlar valla, yapman, etmen. bu neye benziyor biliyor musunuz; fazıl say şarkı söylemiyor diye "ne biçim müzisyen meh" demeye. "ne o öle bir aletin tuşlarına basıyor, bu ne biçim sanat ıyy..." hala bikbik ama senaryosu kötüüüğğğ deniyor ya gerçekten inanılmaz. tamam annem, kötü senaryo. haydi. valla sinirleniyorum ya...

avatar'ı izlediğimden beri gün sayıyorum. 66 yaşında yönetmen. ikinci ve üçüncü filmin çekimlerini tamamlamış. hız kesmeden dört ve beşinci için çalışıyor. ömrü vefa etsin de soksun filmlerini vizyona şansımız varsa. kendisi muadili olmayan bir yönetmendir. henüz. valla çok üzülürüm ya. yeminle bak!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yerden ve zamandan munezzehtir aşk..
devamını gör...

"hayır" demek, "hayır" demektir. bu tip hatalı tespitler; kadının hep istemiyor göründüğü ve zorlanmaktan hoşlandığı gibi bir algı oluşturuyor.
devamını gör...

ne moderatörü çevirme bey?
devamını gör...

benim için ispanak ve patlicandir. patlıcanın girdiği yemeğin kötü olma ihtimali cok düşüktür.
devamını gör...

geceye gizem ve güzellik katan, ayın en çekici hali.

ne zaman dolunay olsa,
kaldırıp başımı baksam ona,
kimler bakıyor diye düşlerim,
içlerinde acaba var mıdır ruh eşim?
devamını gör...

bugün ayın kaçı?.
devamını gör...

2002-2003 yıllarında yönetmenliğini özer kızıltan'ın senaristliğini rüya işçileri, meriç demiray, cenk bogatur, cem görgeç, barış erdoğan üstlendiği kanal d'de yayımlanmış
aile dizisi.

başrollerinde,
şevval sam
nejat işler
meral çetinkaya
kamran usluer
bora ayanoğlu
yeşim ceren bozoğlu

demiroğlu ve dursunoğlu ailelerinin çatışmalarını, kavgalarını, hüzünlerini, umutlarını anlatan bir dizidir. karadeniz'im çayeli ilçesindeki bu aileler anlaşmazlıkları ve komik diyaloglarıyla seyircilerin ilgisini çekmiştir. peki ya düşman aile olurda birbirine aşık olan aile üyeleri olmaz mı kaçamak kuçamak aşk yaşayacak?

gülbeyaz (şevval sam) ve kadir (nejat işler) işte tam bu noktada devreye giriyor. aslında birbirine pek uyumlu olmayan bu iki genç zıt kutuplar birbirini çeker mantığıyla adeta birbirine çekilir ve sonu belirsiz bir aşk macerasına atılırlar.

ve bu aileler arasındaki ilk aşk serüvenide onlar değildir. ailenin büyükleri de birbirine aşık olmuş ama aralarına başkaları girmiş ve bu aşk külleri yerini nefrete bırakmıştır. nefret kalkar küller üfelenirse aşk yeniden alevlenir mi? kim bilir...

beyaz nine ( meral çetinkaya) ve demir demiroğlu'nun (kamran usluer) bu kadar büyük nefretin bir nedeni olmalıydı değil mi? vardı.


oyuncular,
şevval sam/ gülbeyaz dursunoğlu
nejat işler/ kadir demiroğlu
meral çetinkaya/ beyaz ana
ceren şekercioğlu/ genç beyaz ana
kamran usluer/ demir demiroğlu
sermin hürmeriç/ neriman demiroğlu
serdar orçin/ tahir demiroğlu
mine tugay/ başak
haldun boysan/ ali kemal
savaş akova/ musa demiroğlu
bora ayanoğlu/ kamil dursunoğlu
yeşim ceren bozoğlu/ meryem dursunoğlu
burak sarımola/ hami dursunoğlu
selma kutluğ/ saniye demiroğlu
selin işcan/ zeynep demiroğlu
cüneyt türel/ halit kaptan
alican yarka/ yener
erkan cihangir / taci dursunoğlu
berk yarıcı/ yunus demiroğlu
özlem çınar/ neşe
ercü turan/ kazım manioğlu
aytaç yörükaslan/ vecdi
bilgen gökçen/ imdat'ın annesi
bedia ener/ kazım'ın annesi
devamını gör...

stefan zweig - satranç
victor hugo - bir idam mahkumunun son günü
ikisi de oldukça sürükleyici ve çok kısa yatırım tavsiyedir okuyun.
devamını gör...

arzu ettiğiniz biçimde kamp yapabileceğiniz çok fazla seçeneğiniz var. belki toz toprak içinde kalmak veya vahşi hayvanlar arasında uyanmak istemiyorsunuz, bu durumda tercihinizi buna göre yapabilirsiniz. kamping yerine glamping belki de sizin için daha iyi bir seçenektir. tesissiz kamp yerine ilk kampınızı tesisi olan bir alanda yapıp ihtiyaçlarınızı buna göre belirleyebilirsiniz. bütün bu tercih aşamasını geçtikten sonra aklınızdaki ilk soru şu olacak:

hangi çadırı ve neden almalıyım? bu tamamen sizin bir kamptan beklentilerinize ve kullanım amacınıza bağlı. sadece yaz festivalleri için kullanacağınız bir çadırın 4 mevsim olmasına gerek yok. çadırla birlikte yürüyüş yapmayacaksanız yani ağırlık sizin için önemli olmayacaksa hafif bir çadır almak pek akıl kârı olmayabilir. bazı markalarda hafiflik arttıkça kurulum zorlaşabilir, bu da keyif kampı yapacakların işine gelmez. yerine göre sizin işinizi balıkçı çadırı da görebilir. yine de çadır için en önemli önerim çift tente tercih edilmesi. ayrıca eğer iki kişi kamp yapacaksanız eşyalarınızın da bir kişilik yer kaplayacağını göz ardı etmeyin. tabii çadırınızın bagajı varsa gereksiz büyük bir çadır almanıza gerek yok. su geçirmez çadır alacaksınız fermuar yerlerini iyi kontrol edin, oradan su almaya müsait oluyorlar. çadırınızın nefes alması gerek yoksa güneşin alnında boğularak uyanabilirsiniz.

gelelim mat konusuna. askeri mat da tercih edilebilir şişme yatak da. yalnız şişme yatak kullanacaksınız çadırın altını bir güzel temizleyin ki patlamasın. altına farklı bir şey sermek mümkündür. askeri mat daha pratik ve kamp ruhuyla daha uyumlu bence, kendinize uygun kalınlığı seçebilirsiniz. acaba? diyenler için: yoga matı çok ince geliyor, denedim. iki günden sonra insanın beli tutuluyor.

uyku tulumu konusu tamamen öznel yorumlarımdan ibaret olacak. ihtiyaç duyduğunuz derecenin biraz üstündeki derece için üretilmiş tulumları almayı ben daha mantıklı buluyorum. terlerseniz çaresi var, açıp yatarsınız ve battaniye gibi kullanırsınız. üstünden kasıt 20 derece yerine 25 derece için uygun tulum almak değil, dikkat. tam tersi olacak. kış kampı için mumya tipi bir tulum tercih edilebilir.

çanta yine ihtiyacınıza bağlı tercih edebileceğiniz bir ürün. uzun süre taşıyacaksanız vücudunuza, kalçanıza iyi oturması gerek. çanta ile gezerken, çantayı gezdiren insan konumuna düşmemek için bu önemli. fermuar ve perlonların kullanışlı olması gerek. çantaya yerleştirdiğiniz ürünler kolay ulaşılabilir olmalı. mesela sadece üstten açılan bir çanta hem yerleştirmede hem de çanta açıldığında ihtiyaç duyulan ürünlere ulaşmakta zorluk yaşatabilir. çok ağır eşyaları sırta yakın, ortaya yerleştirin.

ilkyardım göz ardı edilmemesi gereken bir konu, basit ilkyardım malzemeleri mutlaka bulunmalı. sık kullanılan ilaçlar, antibiyotikli krem, sirke, ağrı kesici, sinek kovucu, güneş kremi gerekli olabilir. doğada kamp yapacaklar için şırınga almakta da fayda var.

kıyafetler ter tutmayan cinsten tercih edilirse iyi olur. ayakkabı trekking ayakkabısı, çorap orta konçlu trekking çorabı olursa yürüyüş oldukça rahat geçer. lakin arabadan inip kamp yerine ulaşacaksınız giyersiniz sandaleti, elbiseyi kurarsınız çadırı. eğer bu şekilde kamp yapacaksınız, kamp sizin için konaklama hizmeti olacaksa dediğim gibi bunları dikkate almanıza gerek yok. kamp yapacağım diye ilk sırada magnezyum çubuğu ve paraşüt ipi almaya gerek yok ama çakı işlevsel bir tercih olacaktır. çöp poşeti, çok yararlı oluyor. tesiste de olsanız doğada da olsanız çok faydasını görürsünüz. yine doğada olacaksınız şampuan yerine sabun tercih edebilirsiniz. ateş yakmak yerine ihtiyacınıza uygun kamp tüpü ve kartuş alabilirsiniz. tabak çanağı çok işlevli kullanılabilen dayanıklı ürünlerden tercih ederseniz daha iyi olur, hem kaşık hem çatal olarak kullanılabilen ürünler gibi.
devamını gör...

bir anda uykum gelir. herkesten uzaklaşıp tek başıma uzuuunca uyumak isterim. sonra tek başımaysam titreme gelir, eğer kalabalık bir ortamdaysam ellerim buz gibi olur. hatta morardikları bile olur.
devamını gör...

aradığım ruhu yansıtan adamdır.
hayalinin peşinde koşan bütün yurttaşlara selam olsun !
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

neyini kıskanıyorlar acaba diye sorarım. adamın veya kadının yıllarca emek verip bir yere getirdiği birliktelik, şu veya bu sebeple bitmiş.
sonuçta ortaya tatsızlık, pişmanlık, boşa geçen yıllar gibi yıpratıcı duygular kalmıştır. bu hemen atlatılabilecek bir durum da değildir ayrıca.
allah kimseyi gördüğü günden geri koymasın...
devamını gör...

hahahah genel kültürmüş, malum takımın şakşakçılığını icra eden adamların genel kültürüne sektireyim afedersin.
devamını gör...

5-10 cm uzunluğunda sapı olan menekşe renginde mantar türü. renginden dolayı mor mantar da denir. olgunlaşınca şapkası kahverengine dönüşür. baharın habercisi olup, topraktan başını ilk o çıkartır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim