charles dickens'ın eseridir. 'suç ve sefaletin romanı' olarak da bilinir.
saygıdeğer burjuva hayatı dışında hayatların da olduğu fikrini cazip bulmuştur dickens. etkilendiği diğer bir nokta ise saygıdeğer sayılabilecek bir toplumun kurallarını ve normlarını ihlal edebilen kişilerin aslında bazı açılardan takdir görmesi gereken insanlar olabileceği düşüncesidir.ayrıca dickens, bu öteki-hayatlara ahlaki bir amaç yüklemeyi de istemektedir.
kendisinin de söylediği gibi romanda olaylar trajedi ile komedi arasında gidip gelmektedir ki yazarın amacı da budur. ama dickens bunun sebebininin sadece kendisi veya melodrama olmadığını söyler.ona göre gerçek hayat da tam olarak böyledir.yani bu bir çeşit realizmdir. çünkü gerçek hayatı yaşayan bizler, keyifli anlar yaşamaktayken sadece kısacık bir an sonra üzücü ve trajik durumların içinde bulabilmekteyizdir kendimizi.dickens'a göre romanlar,hayatta başımızdan geçen bu gerçek olayları yansıtmalıdır.

daha ayrıntılı bilgi için söyleşinin tamamını bırakayım;
devamını gör...

(bkz: dibe vurmak)

her seferinde o dip noktanın da dibini bulmayı başarıyorum.
devamını gör...

merhamet ekonomisi ile devlet devamlılık sağlayamaz. başa geldikleri dönemde çık güzel para saçtılar, millete alakasız maaş bağladılar, kuru erzak yardımlarını bilirsiniz. engelli maaşı adı altında haksız yere milyonlarca insan maaş aldı, yapılan usulsüzlükleri sağır sultan bile duydu. paralar suyunu çekince o sistemi takibe başladılar* şaka bir yana fakat şu an gerçekten ihtiyacı olanlar bile binbir zorluk ile alabiliyorlar. milleti tembelliği alıştırdılar. kuru erzak dağıtmaktan depolarda mal bırakmadılar. hepsi tükendi, eeee insanlar alışmıştı ama havadan maaşlara, sürekli gelen yardımlara.bir çıkış yolu olarak zekatı göstermesi içler acısıdır. yahu bari bu konuya dini alet etmeyin, veren veriyordur. bakalım artık sms ile zekat isteme kampanyasını bekleyeceğiz.
sistem ilk önce çok kazanmasına rağmen vergileri silinen büyük şirketlerden vergilerini alasın. sonrasında bir hal çaresine bakılır.
*bu ülkede gerçekten yardıma muhtaç milyonlar varken yıllarca sadece seçmenine yardım etmiş bir partinin, din üzerinden vaazlar vermesi can sıkıyor.
zekat: mal varlığının kırkta birinin fiyatını hesaplayıp, yardıma muhtaç insanlara dağıtmaktır. bu hesap yapılırken, sahip olduğun doları, altını, boş tarlanı, kiradaki evini günün şartları ile hesap etmelisiniz diye biliyorum. bunu yapan bir siyasal islamcı varsa helal olsun. olduğunu hiç zannetmiyorum.
mezheplere göre değişir mi onu da bilmiyorum. bilenler bilgilendirirse sevinirim.
devamını gör...

hayatım boyunca unutamayacağım, mutluluktan gözlerim dolarak hatırlayacağım sürprizi yapmış korodur. birbirinden güzel insanlardan oluşur, hepsinin yeri ayrıdır. o kadar çok sevilirler ki insan onları görmeden nasıl bu kadar çok sevdiğine şaşırır!
devamını gör...

yaklaşık olarak 5-6 senedir profesyonel olarak hem dövme hem vücut piercingi sanatçısıyım. ilk kez dövme yaptıracak, yada yeni dövme yaptıracak arkadaşlara bir kaç tavsiye vermek istedim. aşama aşama gidersek bence çok daha kolay olacak.
1- öncelikle kendinizi ikna edin, gerçekten yapmak istediğinize emin olun, bu aşama çok önemli çünkü dövmede geri dönüş yoktur, yaptıracağınız dövmeni bir ömür sizinle olacak.
2- iyi bir sanatçı bulun, sosyal medyadan gözünüze kestirdiğiniz sanatçıların işlerini mutlaka inceleyin, kapısında her dövme sanatçısı yazana gitmeyin, sonra hem hijyen sorunları ile hem de nefret ettiğiniz bir dövme ile ömür geçirmek zorunda kalırsınız.
3- 1. ve 2. madde cepte şimdi ne yapıyoruz, sanatçı ile yüzyüze görüşmeye gidiyoruz. size tavsiyem dövme stüdyosunu önceden görmek ve sanatçı ilke yüzyüze buluşmak işlem öncesinde. bir stüdyonun tertemiz olması lazım. bütün iğneler tek kullanımlık olmalı, oturacağınız sedyeden kullanılan kablolara kadar hepsi tek kullanımlık poşetlerle her seans sonrası değişmeli. bunları kontrol ettikten sonra sanatçı ile fikrinizi paylaşın ve beraber fikir alışverişinde bulunun. unutmayın sanatçı olan o ve fikirlerine güvenmelisiniz, dövmede değişiklik yapmak isteyebilir yada estetik bulmadığı yerleri sizinle paylaşabilir.
4- her şey tamam fiyat konusuna geldik, lütfen pazarlık yapmayın. bir ömür boyu taşıyacağınız bir iş, dövme sanatçısı ile sürekli pazarlık inanın bana işin kalitesini düşürür, bütçenizi aşıyorsa ya başka bir sanatçıya gidin yada yaptırmayın, dövme bir lükstür arkadaşlar ihtiyaç değil. nasıl restoranda yemek için indirim isteyemiyorsanız bunda da aynı şekilde. ucuz etin yahnisi yenmez, piyasada yüzlerce ucuz iş yapan sanatçı var. 3 kuruş az vereceğim diye gittiğiniz stüdyolardan kan hastalığı kapıp gelebilirsiniz. yada felaket dövmeleriniz olur kapattırmak için 2-3 katı fiyat ödersiniz.
5- e her şey tamam , randevunuza saatinde gittiğiniz de ve dövme sanatçınızın size önereceği bakımı uyguladığınızda bize de hayırlı olsun demek düşer.
not : lütfen 1 kişi dövme yaptırmaya 50 kişi gelmeyin.
devamını gör...

ne saçma değil mi dediğim durum. kardeşim ne bu soğukluk allasen ya? bak yatak sıcak falan bütün koşullar hazır sen illa bir problem illa bi farklılık bi şeyler. iyi tebrikler ya. hll spr dvm.
devamını gör...

kafasına göre birini bulamıyordur. ince eleyip sık dokuyordur. bir de bazı insanların illaha hayatlarında biri olacak. o an ne varsa elinde boş beleş dolduracak zamanını. ben yalnız kalamam diyenleri duyup hayret ediyorum bende.
bu kız o kadar engamenin içinde ciddi analiz yapabilen biri. aferin ona, muhaffak olsun. bulacak bence kendine yakışanı sadece zamanı değerli ve yaşantısı kaliteli olmalı.
devamını gör...

timur'un torunu ve timur imparatorluğunun 4. sultanı. türk(moğol) ve müslüman bilim insanıdır. hem sultan olması hem de bilim yapması müthiş bir özelliktir ilimle hükmedilen bir memlekette hükümdar olmayı ilim insanı olmaya yeğlerim demiştir.

gök biliminde ilerlemeyen milletler büyük millet olamaz (bkz: istikbal göklerdedir.) diyerekten semerkant rasathanesini kurmuştur. fakat veba salgını başlayınca şeyhülislam meleklerin bacaklarına baktığı iddiasıyla veba salgınının nedeni olduğunu öne süren bir fetva yayınlamıştır.

sonra kurduğu rasathane kapatılmıştır. mollaların kışkırtmasına gelen oğlu tarafından suikaste uğramıştır. aydaki bir kratere ismi verilmiş, bugün galileo gibi bazı büyük bilim insanlarıyla ismi aynı makalede geçmektedir.

ki galileo da nispeten kader arkadaşı sayılır ikisi de aynı karanlık zihniyet tarafından acılar çekmişlerdir. hepsi ışıklar içinde uyusun anıları, katkıları yüzlerce yıl yaşasın ve gelecek nesillere her türlü yobazlık ve karanlığa karşı bilimin ışığında örnek olsunlar.

not: onları öldürenler bugün işte bizim dinimizden bilim insanı çıktı diye övünüyorlar. oysa ki ne galileo hıristiyan olduğu için ne de uluğ bey müslüman olduğu için bilim insanı oldu hepsi içlerindeki meraka olan tutku sayesinde bunları yaptı. çünkü merak ve bilim bütün dinlerin ve ideolojilerin üzerindedir.

galileo: "tabiat hiç şüphesiz tanrının okumamız gereken diğer bir kitabıdır" dedi
uluğ bey: medresesinin duvarına "her mümin kadın ve erkek ilim yapmalı" hadisini yazdırdı.
devamını gör...

ona şiirdeki başarısını sağlayan dili yüzünden öldürülen nef'î
devamını gör...

film önerisi diye filmin adını yazmak yerine, kim hangi filmi neden önerdiğini yazarsa bence daha anlamlı olur. misal ben en son the hunted filmini izledim.

benicio del toro oynuyor. bu adamın filmlerini seviyorum. filmin konusuna gelirsek, tanrı ibrahim'e diyor ki oğlunu benim için kurban et. ibrahim de oğlunu kurban edecekken tanrı ona kurban etmesi için bir koç yolluyor.

film bu anlatı ile başlıyor. filmin ana teması bu ama film aslında aksiyon filmi. özel kuvvetlerde görevli bir asker post travmatik stres bozukluğu yaşıyor. herkesi öldürmeye başlıyor.

1 adam herkese karşı filmlerinden biri ama fark şu. silahla değil bıçakla savaşan bir asker bu.
devamını gör...

karma puan da olsa zenginin parası züğürdün çenesini yorarmış.
devamını gör...

edebiyatçı, gazeteci, çevirmen, diplomat ve siyasetçi gibi birçok sıfata sahip yazar. bir dönemin en çok ses getiren filmlerinden 'selvi boylum al yazmalım' filmi de yazarın aynı isimli kitabından uyarlanmıştır.
devamını gör...

artık yaşamıyor olmam. hayatı sevenler için ölmek büyük bir dezavantaj.
devamını gör...

uzun zamandır hasret kaldığım slogan başlatan tiz sesli solcu kız sesini duymamı sağlayan protesto görüntüleridir. özlemişim.

şaka bir yana da düşünsene, liyakat yönünden o koltuğu hak etmiyorsun, binlerce öğrenci seni istemiyor ama hala o koltukta oturuyorsun. hakikaten anlamak güç bu adamları.
devamını gör...

halay başı olsun makarnik
güzel ekibi görünce yaparım hemen etkinlik
ekşili salata patlat bir konfeti tam senlik
erzincanlı olduğum halde bilmem halay bu ne rezillik.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
"insan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?” - atatürk.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
birinci dünya savaşı’ndaki emekçi kadın hemşirelerimiz (harp mecmuası, kasım / aralık 1916)

kurtuluş savaşı’nda üstün kahramanlıklar gösteren şerife bacı, halide onbaşı, halime çavuş, nezahat onbaşı, çete emir ayşe, fatma seher erden, gördesli makbule, tayyar rahmiye, hafız selman izbeli ve daha yüzlercesi…ruhunuz şad olsun. bu vatanın kurtarılmasında kadınlarımızın payı büyüktür.

kadın; bilmeyene nefs, bilene nefes’tir" - şems-i tebrizi.

“kadın kendi başına ne gül goncasıdır, ne de diken; koklamasını bilirsen gül, tutmasını bilmezsen diken olur”- refik halit karay.

erkeğin adam olduğu yerde kadına her gün kadınlar günüdür ve her gün kutlanır.
kadınları güvende tutmak ise herkesin sorumluluğundadır.



"kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. kadınları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür” - hz. muhammed (sav).
devamını gör...

bir tespit. malum küfür yok.
bir üst level için, (bkz: öl artık vajinanın oğlu öl)
devamını gör...

son yılların gözde komplo teorilerinden olan, putin, obama, bush gibi devlet adamlarının da dahil olduğu iddia edilen, yarı insan yarı sürüngen yaratık grubu.

evet, kulağa çok garip geldiğinin farkındayım, çünkü garip.

rivayet odur ki, bu ırk dünyayı ele geçirmek üzere çalışır ve kendisini gizler. kitabında sevgi, merhamet, iyilik gibi güzel duygular yazmayan grubun tek amacı, yer yüzünde karışıklık çıkartmaktır. böyle bir şey olur da illuminati bu işin dışında tutulur mu? tabi ki hayır! onlar da bu "örgüt"ün üyesidir.

***

david icke adlı komplo teorisi ustası, özellikle bu konuda anlattığı garip şeylerle öne çıktı 90'lı yıllarda. reptilianlarla ilgili çalışmaları gereği turkuazdan başka renk giymemeye özen gösteriyor, kendisinin hz. isa olduğunu iddia ediyordu.

***

biacaip.com adlı bir sitede şunu bulmuştum:

--- alıntı ---

"reptilian dna’ları nesilden nesile aktarılıyor. bu süreç o kadar uzun süredir devam ediyor ki bazı melezler günümüzde sadece insan kanı taşıyor olabilir. yaşamlarının ileri evrelerinde reptilian dna’sının kendi dna’ları ile karışması için kaçırılıyorlar. ardından hafızaları silinip tekrar dünyaya gönderiliyorlar. reptilian teorisine gönülden bağlı kimseler, uzaylılar tarafından kaçırıldığını söyleyen insanların aslında bu iş için alındıklarını iddia ediyorlar."

--- alıntı ---

yani ben söyleyecek şey bulamıyorum. yorum sizin.

daha fazlası için link
devamını gör...

maddenin en küçük yapı birimi olarak adlandırılan, cisimcik.
en küçük yapı birimi dedim çünkü nötron, proton ve elektronların bileşiminden meydana gelir, ayrışabilir. ancak, elektron çıktığında yahut nötron ve/veya proton; atom, atom olma özelliğini yitirir.
eksilir...

jostein gaarder, sofie'nin dünyası adlı felsefi romanında, atom kuramını aktarırken işte bu konuya değinir.
*
o, önce legolardan bahseder. legoları, çocukken oynamayı çok sevdiğimiz oyuncaklar hatta bir çoğumuzun, ebeveynimizden kalanlarla bile oynayabileceği kadar dayanıklı oyuncaklar olduğunu zikreder. bozup yeniden yapmak, yeniden ve yeniden... bozup tekrar ve tekrar, başkaca şeylere, bir nevi maddeye dönüştürebildiğimizi aktarır.
ardından atom kuramıyla arasında benzerlik kurar.
tıpkı atomun da legoya benzer tak-çıkarları vasıtasıyla, parçalanıp yeniden ve yeniden, tekrar ve tekrar, zamandan ve mekandan mümünezzeh surette, başkaca maddelere dönüşebildiğini anlatır.

evet, bu gerçekten de doğrudur. uzunca bir süre... hatta bir insan ömründen daha uzunca bir süre bilinen ve aktarılagelenin aksine, atom; parçalanabilmektedir... bu yalnızca bu çağın ışığıyken, bunun atom parçalanamaz tezinin genel geçer olduğu bir çağda savunulduğunu düşündüğünüzde, işin içinden çıkamazsınız. çünkü bilim insanları bilime, bağlı ve bağımlıdır. bağlı dedim, çünkü bu bağlılık onların varlığının, yegane kaynağıdır. bağımlı dedim, çünkü bilimsel bir teori yok olduğunda, bilim insanı da bilir ki kendi varlığı ve benliğinin de bir sonu-sınırı vardır ve o sınır, artık sarsılmıştır.

peki daha ilkokul günlerimizde, atom konusunu öğrenirken öğretmenlerimize yönelttiğimiz: madem atom, elektron, proton ve nötronlar toplamı, o halde parçalanabilir de?.. sorusunun yanıtı, nasıl oluyor da geçiştirilebiliyordu?.. nasıl oluyor da arkadaşlarımız bize dönüp, garip garip bakabiliyordu?.. bu gerçeklik olgusu sadece bize mi mümkün geliyordu, yoksa birileri bilinene rıza gösterip, yaşamaya devam mı ediyordu.. evet tam da böyle oluyordu. bunu ancak ve ancak yıllar sonra öğrendik, öğrenebildik... atom parçalanabiliyordu...
demekki bilimde namümkün diye bir kavram yoktu: her tez, herhangi bir ama makul bir başka hipotezin yükselişiyle kendi çöküşüne matuftu.
bir zaman sonra bir yazar, felsefik bir roman yazarı çıkıp, bunu daha ilkokul çağında çözen bizler ve hayata uyum sağlamış büyükler arasındaki bu ayrıma atıfta bulunuveriyordu: bunu da, henüz 15 yaşında, çocukluktan genç kızlığa yeni adım atmış sofie yoluyla basitçe ve maharetle yapıyor, insanlığın bu büyük açığını, ortaya döküyordu.
makul.
şimdi gelelim günümüze...
siz merak duygunuzu diri tutmaya devam edin felsefe dostları.
çünkü bilim, felsefe olmadan ilerleyemiyor. evet evet. hani şu yığılıp, biriken, hiçbir yöne gitmeyen, kümülatif doğru düşünme bilimi var ya. işte o.
o olmasa hiç bir bilgi sorgulanamaz, üzerine araştırma, geliştirme yapılamaz ve ilerleyemezdi.
yani özetle şapkadan tavşan çıkarmak için, felsefe bilmek zorundasınız.
nokta.
makul mu?.. makul.*
devamını gör...

lucifer bana balım dedi ya!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim