küçük gün ışığım
2006 yapımı enfes bir film.
güldürüyor, hüzünlendiriyor ve belki de en önemlisi, hayata tutunma yolunda umut tazeletiyor.
hazır izlemişken, aklımda kalan birkaç küçük notu bırakayım buraya.
filmde, sarı bir volkswagen t2 bus var. adeta bir oyuncu gibi işlemişler filme. meraklılarına duyurulur.
yine ilginç bir detay vereyim. bu filmin, kült dizi breaking bad ile azımsanmayacak sayıda ortak paydası var.
hikaye, albuquerque'de başlıyor bir kere, bu önemli.
ve bomba! filmde kimler var biliyor musunuz?
walter white* ve hank schrader*!
ikisi toplamda 5 dakika bile görünmüyorlar belki de ama özellikle dean norris, karakteristik özelliklerini muazzam bir şekilde yansıtıyor.
bir de bonus karakter var. o da better call saul'dan. hani ilk sezonda jimmy'nin en yakın arkadaşı marco vardı ya. gençlik yıllarında beraber milleti dolandırdığı. işte o.
film de o da var. birkaç dakikalığına bile olsa.
breaking bad'den 2 yıl önce piyasaya çıkmış olmasına rağmen, gerçekten de müthiş benzerlikler bunlar.
filmin renkleri, ışıkları, sahneleri hatta diyaloglar bile breaking bad ile better call saul havasında.
ilgi alanına girenlerin çok beğeneceği bir film bence.
güldürüyor, hüzünlendiriyor ve belki de en önemlisi, hayata tutunma yolunda umut tazeletiyor.
hazır izlemişken, aklımda kalan birkaç küçük notu bırakayım buraya.
filmde, sarı bir volkswagen t2 bus var. adeta bir oyuncu gibi işlemişler filme. meraklılarına duyurulur.
yine ilginç bir detay vereyim. bu filmin, kült dizi breaking bad ile azımsanmayacak sayıda ortak paydası var.
hikaye, albuquerque'de başlıyor bir kere, bu önemli.
ve bomba! filmde kimler var biliyor musunuz?
walter white* ve hank schrader*!
ikisi toplamda 5 dakika bile görünmüyorlar belki de ama özellikle dean norris, karakteristik özelliklerini muazzam bir şekilde yansıtıyor.
bir de bonus karakter var. o da better call saul'dan. hani ilk sezonda jimmy'nin en yakın arkadaşı marco vardı ya. gençlik yıllarında beraber milleti dolandırdığı. işte o.
film de o da var. birkaç dakikalığına bile olsa.
breaking bad'den 2 yıl önce piyasaya çıkmış olmasına rağmen, gerçekten de müthiş benzerlikler bunlar.
filmin renkleri, ışıkları, sahneleri hatta diyaloglar bile breaking bad ile better call saul havasında.
ilgi alanına girenlerin çok beğeneceği bir film bence.
devamını gör...
chimera (yazar)
hükümet gibi yazar. kamusal alanları değerli, kural defteri her daim dolu.
sözlüğe ilk geldiğimde, kim kimdir kimin nesidir bilmediğim o karanlık dönemde yolumu aydınlatan ilk kafadaşım.
bunca zaman neden nickaltı yazmadığımın sebebiyse de tamamen şahsımın hanzoluğudur, böyle biline.
sözlüğe ilk geldiğimde, kim kimdir kimin nesidir bilmediğim o karanlık dönemde yolumu aydınlatan ilk kafadaşım.
bunca zaman neden nickaltı yazmadığımın sebebiyse de tamamen şahsımın hanzoluğudur, böyle biline.
devamını gör...
doğu türkistan milli marşı
doğu türkistan cumhuriyeti tarafından kabul edilen ve 1933 yılında mehmet ali tevfik tarafından yazılmış olan milli marştır.
not: son kıtaya dikkat.
doğu türkistan milli marşı (türkiye türkçesi)
kurtuluş yolunda su gibi aktı bizim kanımız,
sen için ey yurdumuz olsun feda bu canımız.
kan döküp hem can verip şimdi kurtardık seni,
kurtuluşa kalbimizde var idi imanımız
yar-ı hemdem oldu bizim himmetmiz sen için,
dünyayı sorgan idi himmet ile ecdadımız
yurdumuz biz yüz gözünü kan ile temizledik,
sonra hiç kirletmeyiz çünkü türktür namımız.
atilla, cengiz, timur dünyayı titreten idi,
can verip can alırız, biz onların evladıyız.
çıktı can hem aktı kan düşmandan oldu el aman
yaşasın, bin yaşasın parlasın istikbalimiz.
qurtulush marsi (uygurca)
qurtulush yolinda sudek aqti biznig qanimiz,
sen üçün ey yurtimiz bolsun pida janimiz.
qan kiçip hem jan birip akhir qurtuldurduq sini,
qelbimizde qutquzushqe bar idi imanimiz.
yar-i hem dem boldi biznig himmitimiz sen üçün,
dunyani sorghan idi ötken ulugh ejdadimiz.
yurtumuz biz yüz-közigni qan birle pakizliduq,
emdi hiç kirletmigeymiz çünki türktur namimiz.
attila, çinggiz, tömür dünyani titretken idi,
qan birip nam alimiz biz ularnig evladibiz.
çiqti jan hem aqti qan düshmendin boldi el aman
yashisun hiç öçmüsun parlansun istiqbalimiz
not: son kıtaya dikkat.
doğu türkistan milli marşı (türkiye türkçesi)
kurtuluş yolunda su gibi aktı bizim kanımız,
sen için ey yurdumuz olsun feda bu canımız.
kan döküp hem can verip şimdi kurtardık seni,
kurtuluşa kalbimizde var idi imanımız
yar-ı hemdem oldu bizim himmetmiz sen için,
dünyayı sorgan idi himmet ile ecdadımız
yurdumuz biz yüz gözünü kan ile temizledik,
sonra hiç kirletmeyiz çünkü türktür namımız.
atilla, cengiz, timur dünyayı titreten idi,
can verip can alırız, biz onların evladıyız.
çıktı can hem aktı kan düşmandan oldu el aman
yaşasın, bin yaşasın parlasın istikbalimiz.
qurtulush marsi (uygurca)
qurtulush yolinda sudek aqti biznig qanimiz,
sen üçün ey yurtimiz bolsun pida janimiz.
qan kiçip hem jan birip akhir qurtuldurduq sini,
qelbimizde qutquzushqe bar idi imanimiz.
yar-i hem dem boldi biznig himmitimiz sen üçün,
dunyani sorghan idi ötken ulugh ejdadimiz.
yurtumuz biz yüz-közigni qan birle pakizliduq,
emdi hiç kirletmigeymiz çünki türktur namimiz.
attila, çinggiz, tömür dünyani titretken idi,
qan birip nam alimiz biz ularnig evladibiz.
çiqti jan hem aqti qan düshmendin boldi el aman
yashisun hiç öçmüsun parlansun istiqbalimiz
devamını gör...
hobisi olmayan insan
günde 12 saat çalıştırılan ve kazandığı para ile ancak gıda alabilen insan olabilir.
devamını gör...
sabahtan akşama grup vitamin dinlemek
90’lardan beri grup vitamin dinlemekten bir tık aşağı, arada sırada açıp bir iki parçasını dinlemekten bir tık yukarı eylemdir.
sonuçta pudra şekeri gibidir, bünyeye zerk edildikten sonra kurtuluşu bulunmamaktadır.
sonuçta pudra şekeri gibidir, bünyeye zerk edildikten sonra kurtuluşu bulunmamaktadır.
devamını gör...
dahavakitvar
“bir koku gibi dururdu parmağı yüzüğünün içinde
gerindikçe bütün doğuya yayardı bedenini,
sağlığından çerçeveler yaratır kelime hatun
uzun uzun duyardı gözlerine çekilmiş mili
diyor ki değil daha, vakit var daha” (cemil süreya).
her şey anını bekler, işte tam da bu yüzden, “bitti” dediğin an başlar bazı şeyler...ne yaparsan yap, su akar yolunu bulur. garip bir huzur veriyor bu söz, hiçbir şeye yetişmek zorunda değilmişiz gibi. mutluluk da huzur da insanın içinde, tabi ki görebilene.
dahavakitvar nickli yazar da huzur verir okuyana. kafa sözlük’ü daha da sevdiren, yazma hevesi uyandıran, nezaket dolu bir yazar. yaşam sevincimizi artıran yazılarına devam et neşeli yazar.
gerindikçe bütün doğuya yayardı bedenini,
sağlığından çerçeveler yaratır kelime hatun
uzun uzun duyardı gözlerine çekilmiş mili
diyor ki değil daha, vakit var daha” (cemil süreya).
her şey anını bekler, işte tam da bu yüzden, “bitti” dediğin an başlar bazı şeyler...ne yaparsan yap, su akar yolunu bulur. garip bir huzur veriyor bu söz, hiçbir şeye yetişmek zorunda değilmişiz gibi. mutluluk da huzur da insanın içinde, tabi ki görebilene.
dahavakitvar nickli yazar da huzur verir okuyana. kafa sözlük’ü daha da sevdiren, yazma hevesi uyandıran, nezaket dolu bir yazar. yaşam sevincimizi artıran yazılarına devam et neşeli yazar.
devamını gör...
mustafa kemal atatürk'ün vecizeleri
"eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin."
devamını gör...
düğünde kulaklıkla müzik dinlemek
kulak üstü kulaklıkla bile yapılamayandır.
insanları oraya o "mutlu" günlerinde eğlenmek, bir arada olmak için değil de kafa ziqip acı çektirmek için davet ediyorlar bence. zira müziğin sesi o kadar feci boyutlarda ki düğün dönüşü otobüs yolculuğunda zırlayan veledin sesi bile tolere edilebilir geliyor.
buyrun itiraf gibi açıklama swh:
insanları oraya o "mutlu" günlerinde eğlenmek, bir arada olmak için değil de kafa ziqip acı çektirmek için davet ediyorlar bence. zira müziğin sesi o kadar feci boyutlarda ki düğün dönüşü otobüs yolculuğunda zırlayan veledin sesi bile tolere edilebilir geliyor.
buyrun itiraf gibi açıklama swh:
devamını gör...
yazarların en sevdiği türk sanat müziği eserleri
seni ben ellerin olsun diye mi sevdim.
devamını gör...
üniversite mezunu olmadan sözlük yazarı olmak
millet cumhurbaşkanı oluyor dedirten başlıktır. eeey sözlük sen kimsin ya?
devamını gör...
ekstazi
ekstazi ya da ecstasy, vücudun mutluluk hormonu olan serotoninin olağandan fazla salgılanmasına sebep olan uyuşturucu bir madde.
birçok tehlikeli yan etkisi olan, fiziksel ve psikolojik bağımlılık yaratan bu madde temelde beyindeki mutluluk hormonu olan serotoninin aşırı dozda salgılanmasını sağlayan kimyasalları içeren hapa verilen isimdir.
sakın denemeyin, denetmeyin.
birçok tehlikeli yan etkisi olan, fiziksel ve psikolojik bağımlılık yaratan bu madde temelde beyindeki mutluluk hormonu olan serotoninin aşırı dozda salgılanmasını sağlayan kimyasalları içeren hapa verilen isimdir.
sakın denemeyin, denetmeyin.
devamını gör...
kırtasiye alışverişi
insanı teee o yıllara götüren, eylül ayına daha başka bir anlam ve önem yükleyen ekonomi aksiyonu. keyfi var bu işin, arabası ve ruhu da var. caddede yürürken bir kırtasıyeye rastgelinir, beyaz tavşan takip edilir ve bir daha da nah çıkılır oradan. hiç değilse bir renkli post-it mutlaka alınır.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
...
heeey diyorum uluorta, bir ölü soldan sağa dönüyor
avcunda bir avuç mezar toprağı buz
bir ölü tırnak tırnak göçüyor karanlığa
tırnak tırnak koparak kayalarından
heeey diyorum uluorta, sürü kuşlar havalanıyor
toprak dalgalanıyor, sular dövüyor kıyılarını
ve bir yengeç âdem, pazarın ortasında
bir vurguna bir soyguna bir çalgına derken
bir çiçek sayıklıyor alnımın ortasında
bir kristal kırılıyor tören başlıyor
ve bozuk çalıyor
gramofon
...
bir heykele bir kuklaya
bir cambaza bir çarmıha
derken güzelim
oluyor gökyüzünde bir katar turna tren trafik
ve bozuk çalıyor gramofon ve bozuk çalıyor gramofon ve
bozuk
çalıyor boz
çalıyor fon
çalıyor ra
yani bu demek
hasan hüseyin / zor nakış
heeey diyorum uluorta, bir ölü soldan sağa dönüyor
avcunda bir avuç mezar toprağı buz
bir ölü tırnak tırnak göçüyor karanlığa
tırnak tırnak koparak kayalarından
heeey diyorum uluorta, sürü kuşlar havalanıyor
toprak dalgalanıyor, sular dövüyor kıyılarını
ve bir yengeç âdem, pazarın ortasında
bir vurguna bir soyguna bir çalgına derken
bir çiçek sayıklıyor alnımın ortasında
bir kristal kırılıyor tören başlıyor
ve bozuk çalıyor
gramofon
...
bir heykele bir kuklaya
bir cambaza bir çarmıha
derken güzelim
oluyor gökyüzünde bir katar turna tren trafik
ve bozuk çalıyor gramofon ve bozuk çalıyor gramofon ve
bozuk
çalıyor boz
çalıyor fon
çalıyor ra
yani bu demek
hasan hüseyin / zor nakış
devamını gör...
önce ön yargılı daha sonra tiryakisi olunan şeyler
(bkz: kafa sözlük)
devamını gör...
sözlük dergisi duyuruları
sevgili yazarlar, eğer yazılar sözlükten alıntı ise bunu belirtmek için bir girizgâh yazısı rica ediyoruz sizden. bunu söylemeyi unutmuşum.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
“insanlar değişir azizim. en güvendiğiniz kişi bile.”
devamını gör...
devlet bize bakmıyor
devletin görevinin bize bakmak değil de adaleti sağlamak, yasalarla hakkımızı ve emeğimizi korumak olduğunu bilmemektir.
1. emeksiz yemek olmaz.
2. üretmeden tüketemezsin.
3. emeği ve hakkı korumak da toplumun, seçimle atadığı devlet çalışanlarının görevidir.
düzenleme:
devletin toplum tarafından görevlendirilen bir mekanizma olduğunu unutmamak gerekir. yani toplumu evcil hayvan gibi değil, iş veren gibi görmeliyiz. bu şartlar altında devletin zaten sosyal bir devlet olması gerektiğinden bahsetmeye gerek yoktur. adaleti ve toplumsal refahı sağlaması her durumu kapsamaktadır ve nettir.
1. emeksiz yemek olmaz.
2. üretmeden tüketemezsin.
3. emeği ve hakkı korumak da toplumun, seçimle atadığı devlet çalışanlarının görevidir.
düzenleme:
devletin toplum tarafından görevlendirilen bir mekanizma olduğunu unutmamak gerekir. yani toplumu evcil hayvan gibi değil, iş veren gibi görmeliyiz. bu şartlar altında devletin zaten sosyal bir devlet olması gerektiğinden bahsetmeye gerek yoktur. adaleti ve toplumsal refahı sağlaması her durumu kapsamaktadır ve nettir.
devamını gör...
kleptomani
çalma hastalığı olarak bilinen bir akıl hastalığıdır. bu hastalığa sahip olan kişilere kleptoman adı verilmiştir.
kleptoman bireylere hırsız demek yanlış olur çünkü hırsızlar plan yaparak hareket ederler, kleptomanlar iste dürtüleriyle hareket edip sonrasında vicdan azabı ve yakalanma korkusuyla karşı karşıya kalırlar ve aldıkları eşyayı hemen geri verme düşüncesine kapılırlar.
çalma hastalığındaki kişiler aldıkları eşyaları çoğunlukla satın alabilecek güçte insanlardır, bunu yaparken hissettikleri şey psikolojik olarak rahatlamaktır bu da antidepresan etkisiyle eşittir.
son zamanlarda gülseren budayıcıoğlu romanlarından uyarlanan gerçek hikayeleri ele alan kırmızı oda dizisi şu an süveyda adlı kleptoman karaketerini ele alıyor, süveyda çocukken başından geçen kötü bir olay sonucunda kleptomani hastalığına yakalanmış ve bunun sonucunda kendi dünyasında bir alma-verme yani ihtiyacı olmayan değeri bulunmayan ekonomik olarak kolayca alabileceği eşyaları çalıp ihtiyacı olanlara veya sevdiği insanlara verip onları mutlu etme dürtüsüyle bir nevi kendini de rahatlatıyor, mesela birini üzdüğünde ona hediyeler vererek kendini affettireceğini düşünüyor çünkü çocukken ona böyle öğretilmiş. aslına bakarsak genetik olmayan çoğu ruh hastalığı da geçmişimize dayanıyor. süveyda’nın hikayesi de bunlardan sadece birisi.
kleptoman bireylere hırsız demek yanlış olur çünkü hırsızlar plan yaparak hareket ederler, kleptomanlar iste dürtüleriyle hareket edip sonrasında vicdan azabı ve yakalanma korkusuyla karşı karşıya kalırlar ve aldıkları eşyayı hemen geri verme düşüncesine kapılırlar.
çalma hastalığındaki kişiler aldıkları eşyaları çoğunlukla satın alabilecek güçte insanlardır, bunu yaparken hissettikleri şey psikolojik olarak rahatlamaktır bu da antidepresan etkisiyle eşittir.
son zamanlarda gülseren budayıcıoğlu romanlarından uyarlanan gerçek hikayeleri ele alan kırmızı oda dizisi şu an süveyda adlı kleptoman karaketerini ele alıyor, süveyda çocukken başından geçen kötü bir olay sonucunda kleptomani hastalığına yakalanmış ve bunun sonucunda kendi dünyasında bir alma-verme yani ihtiyacı olmayan değeri bulunmayan ekonomik olarak kolayca alabileceği eşyaları çalıp ihtiyacı olanlara veya sevdiği insanlara verip onları mutlu etme dürtüsüyle bir nevi kendini de rahatlatıyor, mesela birini üzdüğünde ona hediyeler vererek kendini affettireceğini düşünüyor çünkü çocukken ona böyle öğretilmiş. aslına bakarsak genetik olmayan çoğu ruh hastalığı da geçmişimize dayanıyor. süveyda’nın hikayesi de bunlardan sadece birisi.
devamını gör...

