özerklik istiyorum
cafer modarres sadeghi’nin at kafası isimli romanının kahramanlarından biri olan kürt kızı cihan’ın günlüğünün dokuz mayıs tarihli paragrafında yazdığı son cümledir.
iran’da kadın olmakla dünyanın herhangi bir yer arasında kadın olmak arasında çok büyük farklar kalmamaya başladı sanki. kadınlar git gide kendinlerinin de sıkıştırılmasına - en azından bir kısmının- yardımcı oldukları bir cendere içinde nefes alma çabası içindeler.
cihan böyle bir sevgi istemediğini söylüyor bu cümle ile. cihan kendine dokunulmasını istemiyor. nerede olduğunun, nereye gittiğinin, ne yaptığının sürekli olarak sorulmasından bıkmış usanmış cihan. cihan daha on dokuz yaşında sevilmediğinin farkında, sevgi denilen şeyin böyle bir şey olmadığını biliyor cihan.
gitmek istediği yeri düşünüyor en çok. ama bunu yaparken bir erkeğin güçlü kolları ile sarmalanmak isteğinde değil o. özgür olmak istiyor. sevgi diye yutturulmaya çalışılan esaretten azade olmak istiyor o. özgür olmak istediğini bağıra çağıra anlatmak istiyor cihan.
tahterevalliye binen çocuklara kavga etmesinler diye göz kulak olmak istiyor sürekli gözetlendiğini hissettiği parkta. ilk görüşte aşık olduğu adamla ciğer şiş yemek istiyor içinde biri görür mü korkusu olmadan.
toplumların her noktasına sirayet etmiş olan ve kanser hücresi gibi pervasızca yayılan korunmaya muhtaç kadın algısından kurtulmak istiyor. onu tanıyan herkesin namusu olmak istemiyor. kimsenin olmak da istemiyor cihan. kendi kendini yönetmek istiyor. kadınların kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olmak istiyor.
bunca kelime art arda dizilince sanki çok şey istemiş gibi görünüyor cihan ama aslında tek bir şey cihan’ın isteği, tek bir kelime : özerklik.
iran’da kadın olmakla dünyanın herhangi bir yer arasında kadın olmak arasında çok büyük farklar kalmamaya başladı sanki. kadınlar git gide kendinlerinin de sıkıştırılmasına - en azından bir kısmının- yardımcı oldukları bir cendere içinde nefes alma çabası içindeler.
cihan böyle bir sevgi istemediğini söylüyor bu cümle ile. cihan kendine dokunulmasını istemiyor. nerede olduğunun, nereye gittiğinin, ne yaptığının sürekli olarak sorulmasından bıkmış usanmış cihan. cihan daha on dokuz yaşında sevilmediğinin farkında, sevgi denilen şeyin böyle bir şey olmadığını biliyor cihan.
gitmek istediği yeri düşünüyor en çok. ama bunu yaparken bir erkeğin güçlü kolları ile sarmalanmak isteğinde değil o. özgür olmak istiyor. sevgi diye yutturulmaya çalışılan esaretten azade olmak istiyor o. özgür olmak istediğini bağıra çağıra anlatmak istiyor cihan.
tahterevalliye binen çocuklara kavga etmesinler diye göz kulak olmak istiyor sürekli gözetlendiğini hissettiği parkta. ilk görüşte aşık olduğu adamla ciğer şiş yemek istiyor içinde biri görür mü korkusu olmadan.
toplumların her noktasına sirayet etmiş olan ve kanser hücresi gibi pervasızca yayılan korunmaya muhtaç kadın algısından kurtulmak istiyor. onu tanıyan herkesin namusu olmak istemiyor. kimsenin olmak da istemiyor cihan. kendi kendini yönetmek istiyor. kadınların kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olmak istiyor.
bunca kelime art arda dizilince sanki çok şey istemiş gibi görünüyor cihan ama aslında tek bir şey cihan’ın isteği, tek bir kelime : özerklik.
devamını gör...
insana mutluluk veren sıradan olaylar
yemek yerken youtubedan biseyler izlemek.
devamını gör...
düşünerek yorulmak
evet, oturduğunuz yerde düşünerek yorulabilirsiniz. konu ders olabilir, bir olay olabilir, birçok şey olabilir. ama sizi yoruyorsa sizi sıkıntıya sokan, canınızı sıkan bir konudur. istemeden de olsa çok kez yaşarım bunu. elimde olmadığını düşünüyorum ya da düşününce rahat ediyor olabilirim.
devamını gör...
böyledir bizim sevdamız
değerli sanatçı zülfü livaneli'nin şarkısıdır.
kırılsa da kanadımız
asiye çıksa adımız
duyan duysun bilen bilsin gülüm
böyledir bizim sevdamız
kırılsa da kanadımız
asiye çıksa adımız
duyan duysun bilen bilsin gülüm
böyledir bizim sevdamız
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
her şeye karşı umudum gitgide tükeniyor. umut kırıntım kalmadığı anda birkaç iyi insanla tanıştığımda, insanlığa olan umudum biraz daha artıyor. umut kırıntısı kalmayan gönlüm bahar,bahçe oluveriyor. sonra gündeme bakıyorum ve bahar, bahçe olan umutlarım sonbahar oluyor. ama biliyorum ki hala bir yerlerde iyi insanlar var ve en güzeli de onlarla aynı göğün altında olmak. o zaman hep birlikte göğe bakalım mı? belki karşılaşırız orada.
devamını gör...
tuvaletini yaptıktan sonra hala klozette oturmak
aklıma nedense poseidon’s kiss olayını getiren eylemdir. poseidon sonuçta, koskoca tanrı, ayıp olmasın diye oturmaya devam etmiş olabiliriz.
devamını gör...
aşırı empati sendromu
kişinin empati duygusunu kendisine zarar verecek bir noktaya taşımasın sebep olan bir hastalık. bu sendrom kişiye büyük oranda zarar verir ve kontrolünü zaman zaman kaybetmesine neden olabilir.
--- alıntı ---
bulunduğunuz yerde birinin yüzü asıldığında, bunu ilk fark eden siz mi oluyorsunuz? bir konferansta, 100 kişiye bir şeyler anlattığınızı düşünün. diğer 99 kişi sizi ilgiyle dinlerken, siz o 1 kişiye odaklanıp “sanırım onun için çok sıkıcı oldum!” diye mi düşünürsünüz? belki de bir sınıftasınız ve öğretmen birinin hatası için sınıfa tepki gösterdiğinde, hatayı sanki siz yapmışsınız gibi o tepkiyi üzerinize alınıyorsunuz. ya da arkadaşlarınızla yemeğe çıktığınızda; hesap gelmeden önceki o sessiz gerilim anında, herkes hesabı kim ödeyecek diye beklerken, o gerilime ilk dayanamayan, ilk bozan siz olursunuz. masaya gelen hesabı ödedikten sonra kendi kendinize şöyle söylersiniz; “ya ne olacak, elime mi yapıştı?”. bazen kendinizi, bu tarz cümleleri sık sık kurarken bulursunuz; “ne var ki! ben böyleyim”. “ben ince düşünüyorum biraz.”, “ben hassasım”. bu tip cümleleri sık sık kuruyorsanız, siz de aşırı empati probleminden muzdarip olabilirsiniz.
--- alıntı --- buradan
--- alıntı ---
bulunduğunuz yerde birinin yüzü asıldığında, bunu ilk fark eden siz mi oluyorsunuz? bir konferansta, 100 kişiye bir şeyler anlattığınızı düşünün. diğer 99 kişi sizi ilgiyle dinlerken, siz o 1 kişiye odaklanıp “sanırım onun için çok sıkıcı oldum!” diye mi düşünürsünüz? belki de bir sınıftasınız ve öğretmen birinin hatası için sınıfa tepki gösterdiğinde, hatayı sanki siz yapmışsınız gibi o tepkiyi üzerinize alınıyorsunuz. ya da arkadaşlarınızla yemeğe çıktığınızda; hesap gelmeden önceki o sessiz gerilim anında, herkes hesabı kim ödeyecek diye beklerken, o gerilime ilk dayanamayan, ilk bozan siz olursunuz. masaya gelen hesabı ödedikten sonra kendi kendinize şöyle söylersiniz; “ya ne olacak, elime mi yapıştı?”. bazen kendinizi, bu tarz cümleleri sık sık kurarken bulursunuz; “ne var ki! ben böyleyim”. “ben ince düşünüyorum biraz.”, “ben hassasım”. bu tip cümleleri sık sık kuruyorsanız, siz de aşırı empati probleminden muzdarip olabilirsiniz.
--- alıntı --- buradan
devamını gör...
heves kırmak için yaratılmış insan
validem..
her daim heves kırar.. ve kendini asla sorgulamaz..
her daim heves kırar.. ve kendini asla sorgulamaz..
devamını gör...
callisto guatelli paşa
1819 tarihinde italya'da dünyaya gelip 1899'da istanbul'da ölmüş bestekârdır. 1840'lı yıllarda istanbul'a gelerek muzıkâ-i hümâyun'a şeflik yaptı. çeşitli türk müzik makamlarını kullanmak suretiyle çok sesli batı müziği tarzında marşlar bestelemiştir. osmanlı sergi marşı ile aziziye marşı bu bestelerindendir.
guatelli paşa

aziziye marşı'nı sultan abdülaziz için bestelemiş olup bu bestesiyle de terfi ederek mirliva rütbesi almıştır:
guatelli paşa

aziziye marşı'nı sultan abdülaziz için bestelemiş olup bu bestesiyle de terfi ederek mirliva rütbesi almıştır:
devamını gör...
ayışığının bilirkişiliği
zafer doruk’un karsambaç isimli öykü kitabındaki altıncı öykünün ismidir. insanı yaralayan bir öyküdür bu. bir suç öyküsü desem, devlet terörü desem, bir çocukluk anısı desem… ne desem uymaz bu öyküye.
hayatımızın her anı hatalarla geçiyor, yanlış anlaşılmalar, derdini bir türlü doğru sözcüklerle ifade edememeler ve hepsinin sonunda oluşan sisli ve puslu ve buğulu ve ıslak ve karanlık bir iç savaş, dışarıya kadar taşan.
zihnimiz cinayet mahali. katilin bir gün cinayeti işlediği yere dönmesini bekliyoruz sabırlı bir huzursuzlukla. olur mu hiç öyle şey? insan huzursuzken sabırlı olabilir mi? oluyor işte bazen. zihninde katil ile maktul birbirine karışmışken hiçbir şerit delilleri karartmaya yetmiyor.
ben biliyorum ki zihnimde işlenen her suçun olağan şüphelisi benim. yerde kanlar içinde yatan bedenime bakarak kendimi aklamak için hafifletici nedenler arıyorum çoğu zaman. keşke bu kadar sıkılmasaydım kravat takmaktan.
ben suçumun sabit olduğuna eminim. yine de savunmamı yapacağım. içimdeki ölünün hakkıdır; katilinin yargılandığını görmek, neden öldürüldüğünü bilmek. ayışığının bilirkişiliğini talep ediyorum. çünkü çoğu gece tek şahit oydu; medcezir cinayetleri işlenirken beynimde.
hayatımızın her anı hatalarla geçiyor, yanlış anlaşılmalar, derdini bir türlü doğru sözcüklerle ifade edememeler ve hepsinin sonunda oluşan sisli ve puslu ve buğulu ve ıslak ve karanlık bir iç savaş, dışarıya kadar taşan.
zihnimiz cinayet mahali. katilin bir gün cinayeti işlediği yere dönmesini bekliyoruz sabırlı bir huzursuzlukla. olur mu hiç öyle şey? insan huzursuzken sabırlı olabilir mi? oluyor işte bazen. zihninde katil ile maktul birbirine karışmışken hiçbir şerit delilleri karartmaya yetmiyor.
ben biliyorum ki zihnimde işlenen her suçun olağan şüphelisi benim. yerde kanlar içinde yatan bedenime bakarak kendimi aklamak için hafifletici nedenler arıyorum çoğu zaman. keşke bu kadar sıkılmasaydım kravat takmaktan.
ben suçumun sabit olduğuna eminim. yine de savunmamı yapacağım. içimdeki ölünün hakkıdır; katilinin yargılandığını görmek, neden öldürüldüğünü bilmek. ayışığının bilirkişiliğini talep ediyorum. çünkü çoğu gece tek şahit oydu; medcezir cinayetleri işlenirken beynimde.
devamını gör...
izmirlilerin kendilerini üstün görme çabası
yok öyle bişi.
sadece hepimizin kanı mavi, hepimizin paşa dedeleri var, lalalar ile büyüdük o kadar.
bir de çok mütevaziyiz.
sadece hepimizin kanı mavi, hepimizin paşa dedeleri var, lalalar ile büyüdük o kadar.
bir de çok mütevaziyiz.
devamını gör...
duygusunu yitiren insan
incitilmiş bir ruha sahiptir. oysa duygular bakidir. insanı insan yapan yegane şeydir nasıl yitirilir? belki sadece haketmeyene göstermekten imtina ediyordur kişi.
devamını gör...
günün sözü
devamını gör...
israil konsolosluğunun önünde arabasını yakan kadın
müthiş bir protesto örneğiyle karşı karşıyayız arkadaşlar. başlık yanlış değil. ablamız konsolosluk önünde gidip arabasını ateşe vermiş. instagram çıktı çıkalı böyle şovlar arttı. eskiden edebimizle kola dökerdik. yalnız filistin'e sakın yola çıkmayın. giderken selametle uğurlanırsınız da sonrasında ben mi yolladım diye bir tepkiyle karşılaşabilirsiniz. ben söyleyeyim şimdiden.
twitter.com/NoContextSag/st...
(bkz: bu neyin kafası)
twitter.com/NoContextSag/st...
(bkz: bu neyin kafası)
devamını gör...
ağlatan animeler
olmaz böyle dedim fullmetal alchemist yazıyım neyse yazılmış bende death note yazıyım bari dedim oda yazılmış
akame ga kill yada heidi sacma gelebilir ama cocukken ağlardım.
akame ga kill yada heidi sacma gelebilir ama cocukken ağlardım.
devamını gör...
kış uykusu
nuri bilge ceylan tarafından yönetilmiş 2014 yapımı türk filmi. film, 2014 cannes film festivali'nde altın palmiye kazanmıştır. film ayrıca aynı festivalde fıprescı ödülüne de layık görülmüştür.
devamını gör...
yazarların en son gittiği ülke
edirne'nin oradaki sınır kapısına yakın geçmişliğim var.
devamını gör...
kız düşürmek için metroda kitap okuyan tip
metro değil nerede olsa düşerim.
ama içimden.
ama içimden.
devamını gör...
yansıma sözcük
bir şeyin çıkardığı sese benzetilerek oluşturulmuş sözcüklerdir. yani doğada var olan seslerden türemiş kelimelerdir.
örnek:
horul horul horlamak,
şırıl şırıl akmak.
örnek:
horul horul horlamak,
şırıl şırıl akmak.
devamını gör...
sadrazam'ın yarasa'ya numarasını vermemesi durumu
gun gecmiyor ki kalbim yine tepelenmesin.. bir numara istedik, sozlukteki ukdem doldu ama sadrazam icimde hep ukde kalacak.
devamını gör...