bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
beşiktaşlı_bektaşi bir gün postnişini kaparsa kapısında kul olacağım, sırf bu ses tonu yüzünden. ahahha
devamını gör...
john logie baird
(14 ağustos 1888 - 14 haziran 1946) televizyonu icat eden iskoç mucit.
çocukluk yıllarından beri keşif merakı olan mucit, 12 yaşında evine ilk elektrik sistemini döşemiştir ve bunu takip eden arkadaşları ile konuşması mümkün kılacak olan ilk telefon santralini geliştirmiştir.
glaslow üniversitesi'nde elektrik mühendisliğini okumuştur. birinci dünya savaşı sırasında eğitim hayatına ara vermiştir ve silahlı kuvvetlerde çalışmayı istemiştir. fakat bu isteği kabul edilmemiştir.
durum böyle olunca, clyde valley elektrik enerjisi santralinde çalışmaya başlamıştır fakat yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle çalışmaya son vermek zorunda kalmıştır.
1922 yılında memleketine geri dönmüş, burada tamirciliğe yönelmiştir. bunun sonucunda da hayalini kurmuş olduğu televizyonun icadı üzerine yoğunlaşma fırsatını ele geçirmiştir.
maddiyat açısından zor dönemler yaşayan mucit, ilk denemesini lavoba ve çay tenekesi kullanarak yapmıştır. bir sonraki denemesinde ise projeksiyon lambasını bisküvi kutusuyla kaplamış ve basit bir düzenek elde etmiştir. bu düzenek, tahta çubuklar arasına iğneler ve bal mumuyla tutturulmuş bir cihaz olarak televizyonun atası olarak kabul edilmiştir.
çalışmalarına devam eden mucit, 1925 yılında "stok ey bill" adını verdiği ilk ilkel televizyonu icat etmiştir. 1926 yılında da ilk televizyon görüntüsü yine mucit tarafından yayınlanmıştır.
çocukluk yıllarından beri keşif merakı olan mucit, 12 yaşında evine ilk elektrik sistemini döşemiştir ve bunu takip eden arkadaşları ile konuşması mümkün kılacak olan ilk telefon santralini geliştirmiştir.
glaslow üniversitesi'nde elektrik mühendisliğini okumuştur. birinci dünya savaşı sırasında eğitim hayatına ara vermiştir ve silahlı kuvvetlerde çalışmayı istemiştir. fakat bu isteği kabul edilmemiştir.
durum böyle olunca, clyde valley elektrik enerjisi santralinde çalışmaya başlamıştır fakat yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle çalışmaya son vermek zorunda kalmıştır.
1922 yılında memleketine geri dönmüş, burada tamirciliğe yönelmiştir. bunun sonucunda da hayalini kurmuş olduğu televizyonun icadı üzerine yoğunlaşma fırsatını ele geçirmiştir.
maddiyat açısından zor dönemler yaşayan mucit, ilk denemesini lavoba ve çay tenekesi kullanarak yapmıştır. bir sonraki denemesinde ise projeksiyon lambasını bisküvi kutusuyla kaplamış ve basit bir düzenek elde etmiştir. bu düzenek, tahta çubuklar arasına iğneler ve bal mumuyla tutturulmuş bir cihaz olarak televizyonun atası olarak kabul edilmiştir.
çalışmalarına devam eden mucit, 1925 yılında "stok ey bill" adını verdiği ilk ilkel televizyonu icat etmiştir. 1926 yılında da ilk televizyon görüntüsü yine mucit tarafından yayınlanmıştır.
devamını gör...
normal sözlük'te herkesin fakir olması
senin kazandığın paranın , bana ne faydası var? benim fakirliği min sana ne zararı var?
ikimizde aynı harf ve alfabeyi kullanıp yazıyoruz.
sen benden daha bilgi, daha edebî yazabilirsin, bu sana saygınlık kazandırır burda paran geçmez ...
hem edepli insan ulu orta parasını konuşmaz, birde sana nasihat paranın ve imanın kimde olduğunu kimse bilmez.
galiba çok ciddiye aldım ,şakacı arkadaşı..
ikimizde aynı harf ve alfabeyi kullanıp yazıyoruz.
sen benden daha bilgi, daha edebî yazabilirsin, bu sana saygınlık kazandırır burda paran geçmez ...
hem edepli insan ulu orta parasını konuşmaz, birde sana nasihat paranın ve imanın kimde olduğunu kimse bilmez.
galiba çok ciddiye aldım ,şakacı arkadaşı..
devamını gör...
enstalasyon
fransızca bir kelime olup “installation“ dan dilimize geçmiştir.yerleştirme sanatı da denmektedir.
bir ışık enstalasyonu:
bir ışık enstalasyonu:
devamını gör...
türkiye’de feministlere olan nefretin nedenleri
diğer pek çok şeye olan nefretin sebebi gibi, feminizm hakkında fikir sahibi olmamak.
bir feminist olarak belirtmeliyim ki ülkemizde kendini feminist olarak tanımlayan bazı akademisyenler bile tam olarak anlayamamıştır bu feminizm akımını.
bir feminist olarak belirtmeliyim ki ülkemizde kendini feminist olarak tanımlayan bazı akademisyenler bile tam olarak anlayamamıştır bu feminizm akımını.
devamını gör...
fakir olmanın avantajları
küçük şeylerle mutlu olabilme olasılığı yüksektir.
devamını gör...
lucifer'ın trollükten ihracı
devamını gör...
birini azarladıktan sonra çekilen yoğun vicdan azabı
bir an için öfkeye hakim olunamyıp insanlara kem sözler söylendikten, esilip gürlendikten sonra empati yapıp son derece pişman olmak ve acı çelmek. pis bir his.
devamını gör...
bütün güzel çocuklar şüpheli
2013 yılında yayımlanan "umay umay" kitabıdır.
okurken sancılarını hissettim.
"dışarıyı anlatmamı istiyorsun. dışarıda da, içeride de bizi acıtan şeyler hep aynı. aynı betondan, aynı demirden yapılmış evlerimiz. sadece daha masumuz diye sokaklar boyunca dolaşabiliyoruz. ya da başka beton evlere gidip demir balkonlardan sarkıyoruz. sarkıyoruz ama düşmüyoruz. bize balkonlardan sadece rüyalarda düşüldüğü öğretildi.
okurken sancılarını hissettim.
"dışarıyı anlatmamı istiyorsun. dışarıda da, içeride de bizi acıtan şeyler hep aynı. aynı betondan, aynı demirden yapılmış evlerimiz. sadece daha masumuz diye sokaklar boyunca dolaşabiliyoruz. ya da başka beton evlere gidip demir balkonlardan sarkıyoruz. sarkıyoruz ama düşmüyoruz. bize balkonlardan sadece rüyalarda düşüldüğü öğretildi.
devamını gör...
yazarların kendini tanımlama şekli
içten içe kibirli ama dışa mütevazı ve tontik takılan. her şeyden şikayet eden ama değiştirmek için çaba sarf etmeyen. şu sıralar renkli ojeli, kedi seven
devamını gör...
üniversiteli kızı şort giydi diye döven adam
hapse atıldıktan sonra, bir de üzerine tazminat davası açılarak gelmişinin geçmişinin z..ilmesi gereken bir hayvandır.
devamını gör...
prenses_aurora
kendisini tanımadığım fakat paylaşımları ile içimizi ısıtan , sözlükte nickaltı girmek istediğim ikinci yazar. paylaşımlarını kesmemesi dilekleriyle...
devamını gör...
hemiparazi
supportgirl ukdesidir.
vücudun bir yarısındaki kaslarda kuvvetsizlikdir. istemli hareketler tümüyle kaybolmuştur. halk arasında sağ/sol tarafına felç inmiş gibi söylemleri de duyabilirsiniz.
vücudun bir yarısındaki kaslarda kuvvetsizlikdir. istemli hareketler tümüyle kaybolmuştur. halk arasında sağ/sol tarafına felç inmiş gibi söylemleri de duyabilirsiniz.
devamını gör...
hemofili
a ve b olmak üzere iki türü olan bir kanama bozukluğu hastalığıdır.
hemofili a hastalığında pıhtılaşma kaskadında bulunan faktör 8 eksikliği görülür.
bu hastalık x'e bağlı resesif geçen bir hastalık olduğu için genellikle erkeklerde görülür(istisnalar mevcut) ki iyi ki öyledir yoksa adet kanamalarından dolayı çok kişi hayatını kaybederdi.
şikayet olarak genellikle yumuşak dokuda kanama(hematom) diz içi kanama(hemartroz) görülür.
laboratuvar bulguları içinde izole aptt uzunluğu görülür ve öncelikle karışım (mixing) testi yapılır.
tedavide desmopressin ve faktör 8 konsantresi,antifibrinolitik olan aminokaproik asit,traneksamik asit kullanılabilir.
hemofili b de ise faktör 9 eksikliği vardır.klinik olarak hemofili a ile aynıdır.
hemofili a dan farkı tedavide desmopressin kullanılmaz, faktör 9 konsantreleri verilir.
hemofili a hastalığında pıhtılaşma kaskadında bulunan faktör 8 eksikliği görülür.
bu hastalık x'e bağlı resesif geçen bir hastalık olduğu için genellikle erkeklerde görülür(istisnalar mevcut) ki iyi ki öyledir yoksa adet kanamalarından dolayı çok kişi hayatını kaybederdi.
şikayet olarak genellikle yumuşak dokuda kanama(hematom) diz içi kanama(hemartroz) görülür.
laboratuvar bulguları içinde izole aptt uzunluğu görülür ve öncelikle karışım (mixing) testi yapılır.
tedavide desmopressin ve faktör 8 konsantresi,antifibrinolitik olan aminokaproik asit,traneksamik asit kullanılabilir.
hemofili b de ise faktör 9 eksikliği vardır.klinik olarak hemofili a ile aynıdır.
hemofili a dan farkı tedavide desmopressin kullanılmaz, faktör 9 konsantreleri verilir.
devamını gör...
yazarların içinde oldukları yaş ile ilgili fikirleri
gencim, güzelim, sizi üzerim.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
seri likelayan minnoş yazar. kendisine kalpli surat göndermemek için kendimi zor tutuyorum sözlük.
devamını gör...
abartılan aktörler
tom cruise 50li yaşlarında olmasına rağmen bütün stuntlarını kendisi yapıyor, asla dublör kullanmıyor. tom cruise abartılmış değildir.
en abartılmışı (bkz: necati şaşmaz)
en abartılmışı (bkz: necati şaşmaz)
devamını gör...
the good place
birkaç defa izlemeyi bırakıp sonunda bitirdiğim dizi. fantastik-komedi türündedir. ee öldük şimdi? diyenlerin çok da şey değilmiş ya gibi tepkiler vermesine neden olur.
devamını gör...

