böyle bir video ile tanımıştım 1-2 sene evvel önce. bence gayet güzel isimli bir köy.

devamını gör...

19 yaşında bir kez yapmıştım, sonra bir daha yanaşmadım. ha sorsalar kimseyle tanışmadım hiç derim, unutmak istiyorum çünkü. yok gibi davranıyorum. hiç yaşanmamış gibi. hiç kimsenin anniciği ile tanışmamış gibi.

küçücük bir odanın içinde tüm çakallar toplanmıştı, hiç unutmam. annesi, teyzesi, onun yüzü eriyor gibi görünen acayip kızı, birkaç erkek ve acaba onlar kimdi ya diye düşündüren başka insanlar. 46 kilo zamanlarım, nasıl narin nasıl zarifim. safım bi de. bu aile yapısı hakkında bilgim yok. göçmen çocuğuyum. biz de aşık olursan aile falan uğraşmaz gider kendin evlenirsin. hatta bizim taraf benim mallık seviyemi bildiği için gitme dediler, onlar seni yerler, haberin olmaz. dedim siz karışamazsınız, istediğimi yaparım.

yemin ediyorum 19 yaşımı verseler bana saçını başını acimadan yolarım.

aldılar beni aralarına, nasıl güzel maşallah dediler, en sevdiğimiz gelinimiz diye üstüne basa basa söylediler. en sevdiğimiz gelinimiz. en güzel gelinimiz. en zayıf gelinimiz. en güzel gözlü gelinimiz. yüzümde böyle kocaman gülücükler iltifatları alıyorum. nasıl mesudum.

eve geldim, ne oldu dediler, dedim bana böyle böyle dediler. o zaman öğrendim bizim ailenin yetişkin çakallarından, odanın içinde olan diğer gelin adayından nefret ettikleri için bana o kadar güzel şeyler söylemişler. o söylenen şeylerin aslında benimle ya da onların bana karşı hissettikleri ile alakası yokmuş.

sonra o kıskanırdıkları gelin beni birkaç kez öldürmeye çalışınca anladım ben ailem haklı. o ruh hastası beni her gördüğü yerde uzun dakikalar laf sokup yerin dibine sokup sokup çıkarınca bu işlerin bana göre olmadığını iyice anladım. çünkü ben böyle sabahtan akşama entrika falan uğraşamam firdevs hanım gibi. bihter olsaydım dizinin ilk bölümünde kafama sıkardım.

buradan o aileye sevgi ve saygılarımı iletiyorum. beni her şeyden soğuttular. pislikler.

y a s ı k.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ayvayı yediğinizi gösteren sorudur. ortam bombadır.
devamını gör...

eğer kitap okumayı seven bir kimseyse yaşadığı mutluluğu tanımla falan tarif edemeyeceğim insandır.
devamını gör...

zararlı madde ya da mikroorganizmaların bir besini, ilacı , kozmetik ürünleri vs. enfekte etme/ bulaşma durumu.

(bkz: kontaminant)
(bkz: gmp)
devamını gör...

"aç zülfünü" şarkısıyla beni mest eden çok özel bir sesi olduğunu düşündüğüm ses sanatçısı.

devamını gör...

halihazırda istikrarlı bir şekilde öğrenmekte olduğum bir dil. ancak ülkemizde özellikle ilk okuldan başlayıp eğitim hayatımız içerisinde belli bir eğitim seviyesine kadar çok yanlış bir şekilde öğretilmeye çalışılmaktadır. bakın öğretiliyor demiyorum, öğretilmeye çalışılıyor diyorum. çünkü ilk okuldan başlayıp belli bir seviyeye kadar bize öğretilmeye çalışılan bu dil sadece grammer üzerine kurulu ayrıca her sınıf atladığımızda aynı konular tekrar tekrar bizim önümüze sunulmakta. bundan dolayı öğretilen grammer konularını bile öğrenemiyoruz. örneğin ilk okul 4.sınıfta alfabe öğretiliyor öğrendik, bu konu ile alakalı pratiklerimiz de tam ancak bir sonraki yıl yani 5.sınıfta tekrar alfabeden başlanıyor ve bu süreç hem öğrenci için hem de öğretmen için çekilmez sancılı bir süreç olmaktan ileriye gitmiyor. ayrıca öğrenci bu dersten veya bu dersin hocasından hazetmemeye başlıyor. sonuç böyle olunca bu dili öğrenmek de bir hayli zor oluyor. kısacası bir dili öğrenmek için onu sancılı bir süreç içerisine hapsedip sanki dünyanın en zor şeyi gibi karşınızdaki insana sunma zahmetine girdiğiniz zaman bu sadece karşıdaki kişi açısından değil onunla beraber gelen tüm sistemi alt üst etmekten öteye gitmiyor. bu yüzden öncelikle şuna bakmak gerek bir şeyi öğreniyor veya öğretmeye çalışıyorsanız öncelikle o şeyi karşıdaki kişiye nasıl sevdirmeliyim diye düşünmelisiniz. çünkü her şey isteyerek ve severek inşa edilir. bunu sağlam bir binanın temellerini atmak gibi de düşünebilirsiniz. belki de bu şekilde bir sistem içerisinde bizlere ilk okuldan bu yana dil eğitimi verilmiş olsaydı şu an ana dilimiz gibi olmasa da temel seviyede de olsa kendimizi ifade edebiliyor olurduk.
devamını gör...

kendisini açıklamak yerine tiye almıyomuş gibi gösterip sorulardan kurtulan insandır..
devamını gör...

kalitesiz troll turnusolu olan başlık*.
devamını gör...

bilemiyorum artık bir parçamız gibi oldu maske fakat yine de kabul etmiyor beynim reddediyor bir şekilde kapının önüne çıkıyorsun yürümeye başlıyorsun tuhaf bakışlara maruz kaldığında tak kafanda şimşek çakıyor. koştura koştura eve geri dönüyorsun suç işlemiş gibisin arkadan polis mi geliyor ne oluyor böyle ne zaman bitecek bu işkence?
devamını gör...

dilek türkan'dır efendim.
devamını gör...

iyi yalan söyleyebilme yeteneği kazanmak.
devamını gör...

can sıkıntısı. öyle sizler gibi özel sebepler yazamayacağım üzgünüm canlarım.
devamını gör...

her şarkısında kendimden bir şeyler bulduğum sanatçıdır. ülkemizde gerçekten nadir bulunan sanatçılardandır. tek bir kalıpta değil bütün şarkılarında toplumun her kesimine hitap ediyor. bu da onu daha çok sevmeme neden oluyor.
devamını gör...

beni neden sevmediniz bebekler
devamını gör...

tatliş, güzel, bir tanem kızımın adı.*
devamını gör...

gerçekten merak ediyorum, ajda pekkan'ın sesinin en güzel olduğu dönemde yorumladığı bu parçayı göksel hanım neyin gazına gelip de söyleme cesaretinde bulunmuş? yani tamam dinliyorum, fena değil iyi hatta göksel ama ajda su gibi akıyor yahu!
devamını gör...

temel reis çizgi filmin de hem safinaz’a aşık hem de temel reis’ in başlıca düşmanı olan kurgusal karakter.
devamını gör...

"inan sana değil kastım,
cahille muhabbeti kestim" diyerek ordan uzaklaşın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim