gerçek aşk
gerçek aşk neydi gerçek aşk emekti. yaşama sevinciydi.heyecandı.sebepsiz gülümsemeydi. beklenen sebepsiz gecelerdi. ızdıraptı. sarhoşluktu. ansızın beliren tebessümdü.hayal kurmaktı.aglamakti.gerçek aşk neydi bir nimetti bir destandı.
devamını gör...
absürt renk tarifleri
(bkz: yavruağzı)*
devamını gör...
phaidon
elisli phaidon olarak da bilinen yunanlı filozof. soylu bir aileden gelen phaidon sokrates'in öğrencisi idi. sokratesçi okullardan ((gbkz: megara), elis-eretria, kirene, kinik) elis-eretria okulu'nu milattan önce 4 yılında elis kentinde kurmuştur. bu okul, kendi öğrencisi menedemos tarafından elis'ten eretria'ya taşındığı için böyle anılmaktadır.
sokrates'in ölümünden sonra (çoğu öğrencisi gibi) atina'dan ayrılarak megara'ya gelmiştir. burada eukleides tarafından korunmuştur. kurduğu elis okulu, eukleides'in kurduğu megara okulunun bir parçası olarak görülmektedir çünkü etkilendiklerin megara okulunun düşünceleri yönünde çalışmalar yaptılar. okula bağlı bildiğimiz diğer filozoflar elisli pleistainos ve üçüncü kuşak olarak stilapon'dan ayrılan eretrialı menedemos ve phliuslu asklepiades'tir. okul menedemos'tan sonra eretria adını aldı demiştik.
yurdu işgale uğradığı zaman esir edilen phaidon, sokrates'in çabası ile fidye yoluyla kurtarılmıştır. bu olaydan sonra kendini felsefeye vermiştir. köle lakabını hieronymus'un ''kuşkuculuk üzerine'' adlı eserinde, ondan böyle bahsetmesi ile almıştır. hakkında ve eserleri az olmasına rağmen zopyros ve simon adlı diyalogları kendisinin yazdığına; benim de bu yazıyı yazarken kaynak olarak aldığım ''ünlü filozofların yaşamları ve öğretileri'' adlı eser sayesinde eminiz. adına atfedilmiş diğer eserler ise kuşkuludur. o eserlerin bazıları aiskhines'e, polyainos'a, antimakhos'a yakıştırılır.
bu isimli bir platon eseri de vardır.
kaynakça ve daha fazlası için: ünlü filozofların yaşamları ve öğretileri, diogenes laertios (milattan sonra 3. yüzyıl), onurcoban.com, wikipedia,
sokrates'in ölümünden sonra (çoğu öğrencisi gibi) atina'dan ayrılarak megara'ya gelmiştir. burada eukleides tarafından korunmuştur. kurduğu elis okulu, eukleides'in kurduğu megara okulunun bir parçası olarak görülmektedir çünkü etkilendiklerin megara okulunun düşünceleri yönünde çalışmalar yaptılar. okula bağlı bildiğimiz diğer filozoflar elisli pleistainos ve üçüncü kuşak olarak stilapon'dan ayrılan eretrialı menedemos ve phliuslu asklepiades'tir. okul menedemos'tan sonra eretria adını aldı demiştik.
yurdu işgale uğradığı zaman esir edilen phaidon, sokrates'in çabası ile fidye yoluyla kurtarılmıştır. bu olaydan sonra kendini felsefeye vermiştir. köle lakabını hieronymus'un ''kuşkuculuk üzerine'' adlı eserinde, ondan böyle bahsetmesi ile almıştır. hakkında ve eserleri az olmasına rağmen zopyros ve simon adlı diyalogları kendisinin yazdığına; benim de bu yazıyı yazarken kaynak olarak aldığım ''ünlü filozofların yaşamları ve öğretileri'' adlı eser sayesinde eminiz. adına atfedilmiş diğer eserler ise kuşkuludur. o eserlerin bazıları aiskhines'e, polyainos'a, antimakhos'a yakıştırılır.
bu isimli bir platon eseri de vardır.
kaynakça ve daha fazlası için: ünlü filozofların yaşamları ve öğretileri, diogenes laertios (milattan sonra 3. yüzyıl), onurcoban.com, wikipedia,
devamını gör...
kadınların birbirleriyle aşkımlı konuşması
bütün genellemeler yanlıştır.(bu da dahil )*
devamını gör...
3 kasım 2002 türkiye genel seçimleri
o gün allah belamızı verdi.
devamını gör...
kendime artı oy vermek istiyorum
(bkz: işte bu bir dramdır)
devamını gör...
yazarları bugün mutlu eden olaylar
anlayışlı bir hocaya denk gelmek.
üniversite son sınıf öğrencisi iseniz ve tez hocanız da anlayışlı, nahif ve son derece motivasyonunuzu yükseltecek bir konuşma yaptıysa ortalıkta " x yaşındaysanız ve tez yazacaksaniz hayat gerçekten güzel" diyerek dolaşmanizi sağlar. ders sonrası da güzel bir uyku da çektiysem eğer "evet bal porsuklarııı hayat gerçekten güzel ve biz de buna değeriz ops * ".
(bkz: mutluyum ama birazdan geçer)
üniversite son sınıf öğrencisi iseniz ve tez hocanız da anlayışlı, nahif ve son derece motivasyonunuzu yükseltecek bir konuşma yaptıysa ortalıkta " x yaşındaysanız ve tez yazacaksaniz hayat gerçekten güzel" diyerek dolaşmanizi sağlar. ders sonrası da güzel bir uyku da çektiysem eğer "evet bal porsuklarııı hayat gerçekten güzel ve biz de buna değeriz ops * ".
(bkz: mutluyum ama birazdan geçer)
devamını gör...
evlilik
sanırım yaklaşık bir saat kadar önce içine tekrar çekildiğim hal, durum.
sanırım diyorum çünkü emin değilim, soracağım ama şu anda soda içiyor ve o şişeyi kafama yemek istemiyorum.
şimdi şöyle oldu efenim, evde gevrek + boyoz yedik, yanında klorak içtik, çiğdem çitleyelim diye deniz kenarına gitmeye karar verdik, çünkü ikimiz de izmirliyiz ve izmirli olmak bunları yapmayı gerektirir.
e iyi güzel, lay lay lom gidiyoruz, gece pazarı için kimbilir nerden çıkıp gelmiş bir ıvır zıvır satıcısı mallarını düzeltiyormuş serin bir köşede, bunu gördü benim hatun* gitti sattığı şeylere bakıyor, ben de az geride öyle mal mal duruyorum, sonra yanıma geldi bu, "sol elini uzatsana" dedi, bileklik filan aldı sandım, salak gibi uzattım, şak diye yüzüğü taktı.
'bu ne lan kadın? " diye nazikçe sordum, " aynısınından kendime de aldım, baaak?" diye sol elini gözüme soktu, sonra" 20 lira versene " dedi, verdim o memleketi batasıca satıcıya verdi, kikir kikir gülerek yanıma geldi, "çıkarma sakın, kalsın " dedi.
durum böyle, dışardan bakılınca evlilik yüzüğü olması gereken parmaklarımızda 10 liralık teneke zımbırtılar var, ama bana evlenme teklif etmedi?
biz şimdi evlendik mi?
kına gecesi bari yapsaydık, puh!
sanırım diyorum çünkü emin değilim, soracağım ama şu anda soda içiyor ve o şişeyi kafama yemek istemiyorum.
şimdi şöyle oldu efenim, evde gevrek + boyoz yedik, yanında klorak içtik, çiğdem çitleyelim diye deniz kenarına gitmeye karar verdik, çünkü ikimiz de izmirliyiz ve izmirli olmak bunları yapmayı gerektirir.
e iyi güzel, lay lay lom gidiyoruz, gece pazarı için kimbilir nerden çıkıp gelmiş bir ıvır zıvır satıcısı mallarını düzeltiyormuş serin bir köşede, bunu gördü benim hatun* gitti sattığı şeylere bakıyor, ben de az geride öyle mal mal duruyorum, sonra yanıma geldi bu, "sol elini uzatsana" dedi, bileklik filan aldı sandım, salak gibi uzattım, şak diye yüzüğü taktı.
'bu ne lan kadın? " diye nazikçe sordum, " aynısınından kendime de aldım, baaak?" diye sol elini gözüme soktu, sonra" 20 lira versene " dedi, verdim o memleketi batasıca satıcıya verdi, kikir kikir gülerek yanıma geldi, "çıkarma sakın, kalsın " dedi.
durum böyle, dışardan bakılınca evlilik yüzüğü olması gereken parmaklarımızda 10 liralık teneke zımbırtılar var, ama bana evlenme teklif etmedi?
biz şimdi evlendik mi?
kına gecesi bari yapsaydık, puh!

devamını gör...
neden ile sebep kelimelerinin farkı
ayrımın ana noktası sebep fiziksel, neden metafizikseldir. (bkz: kategoriler)
sebep bir sürecin başındadır. neden ise o sürecin başındaki gerekçedir. bırakılan cismin düşmesinin nedeni yerçekimi, sebebi ise bırakılmasıdır. neden olarak ''yer çekimi'' metafiziktir beyler bayanlar. yanlış yazmışız uyaran da olmadı.
sebep bir sürecin başındadır. neden ise o sürecin başındaki gerekçedir. bırakılan cismin düşmesinin nedeni yerçekimi, sebebi ise bırakılmasıdır. neden olarak ''yer çekimi'' metafiziktir beyler bayanlar. yanlış yazmışız uyaran da olmadı.
devamını gör...
brokoli tabanlı pizza
hamur işi yemekten sakınan , bıkmış ya da safi sağlığına dikkat edenler için harika bir alternatiftir brokoli tabanlı pizza.
yapımı kolay,lezzetli,hafif,pişmanlık hissettirmeyen pizzaya ben hayır demem , demedim de indirim mideye , hemen tarifini sizlerle de paylaşayım ;
yaklaşık 300 gr brokoli , 50'şer gram lor,eski kaşar,tulum peyniri (farklı peynirler de deneyebilirsiniz tabi ki),2 yumurta, 2 yemek kaşığı ev yapımı ya da standart domates salçası,tuz,karabiber,kekik,isteğe göre farklı baharatlar. üstü için yine isteğinize göre şekillendirebilirsiniz , fakat ben pesketaryen olduğum için full sebzeli yaptım. yapımına gelirsek ;
brokoliyi buharda 10 dk kadar haşlıyoruz , soğuttuktan sonra robottan geçiriyoruz ve tülbent içine alıp suyunu iyice sıkıyoruz. içerisine tuz,karabiber,zerdeçal,toz kırmızı biber,hardal tozu,kimyon vs isteğimize göre farklı baharatlar da olabilir , 2 yumurta ve peynirleri ekleyip iyice harmanlıyoruz. önceden ısıtılmış 200 derece fırında takribi 15-20 dk alt ve üstü biraz kızarana kadar pişiriyoruz.
tabanımız böylelikle hazır , üzerine ev yapımı ya da standart domates salçasını suyla inceltip ve kekik ekleyip harika bir pizza sosu hazırlayıp sürüyoruz, daha sonra taze kaşar , zeytin,domates,biber,mantar,kurutulmuş domates ,lor ya da istediğiniz herhangi malzemeyi pişme süreleri bitene kadar fırında tutuyoruz, daha sonrasında ise brokoli tabanlı pizza midenize inmeye hazır oluyor. sıcak çıkmış haldeyken üzerine soğuk sıkım zeytinyağı gezdirebilirsiniz biraz. 1 orta boy pizza kadar oluyor büyüklüğü ve toplamda malzeme durumuna göre kalorisi 350-500 arası değişebiliyor tahminen. tek başınıza yeseniz bile pişmanlık duymayın , gayet doyurucu , besleyici ve sağlıklıdır.
aynı tarifi karnabahar , kabak ve patatesle de yapabilirsiniz , sadece pişme süreleri değişebilir.
sağlıklı günler ve hayat dilerim , afiyet olsun.
yapımı kolay,lezzetli,hafif,pişmanlık hissettirmeyen pizzaya ben hayır demem , demedim de indirim mideye , hemen tarifini sizlerle de paylaşayım ;
yaklaşık 300 gr brokoli , 50'şer gram lor,eski kaşar,tulum peyniri (farklı peynirler de deneyebilirsiniz tabi ki),2 yumurta, 2 yemek kaşığı ev yapımı ya da standart domates salçası,tuz,karabiber,kekik,isteğe göre farklı baharatlar. üstü için yine isteğinize göre şekillendirebilirsiniz , fakat ben pesketaryen olduğum için full sebzeli yaptım. yapımına gelirsek ;
brokoliyi buharda 10 dk kadar haşlıyoruz , soğuttuktan sonra robottan geçiriyoruz ve tülbent içine alıp suyunu iyice sıkıyoruz. içerisine tuz,karabiber,zerdeçal,toz kırmızı biber,hardal tozu,kimyon vs isteğimize göre farklı baharatlar da olabilir , 2 yumurta ve peynirleri ekleyip iyice harmanlıyoruz. önceden ısıtılmış 200 derece fırında takribi 15-20 dk alt ve üstü biraz kızarana kadar pişiriyoruz.
tabanımız böylelikle hazır , üzerine ev yapımı ya da standart domates salçasını suyla inceltip ve kekik ekleyip harika bir pizza sosu hazırlayıp sürüyoruz, daha sonra taze kaşar , zeytin,domates,biber,mantar,kurutulmuş domates ,lor ya da istediğiniz herhangi malzemeyi pişme süreleri bitene kadar fırında tutuyoruz, daha sonrasında ise brokoli tabanlı pizza midenize inmeye hazır oluyor. sıcak çıkmış haldeyken üzerine soğuk sıkım zeytinyağı gezdirebilirsiniz biraz. 1 orta boy pizza kadar oluyor büyüklüğü ve toplamda malzeme durumuna göre kalorisi 350-500 arası değişebiliyor tahminen. tek başınıza yeseniz bile pişmanlık duymayın , gayet doyurucu , besleyici ve sağlıklıdır.
aynı tarifi karnabahar , kabak ve patatesle de yapabilirsiniz , sadece pişme süreleri değişebilir.
sağlıklı günler ve hayat dilerim , afiyet olsun.
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
19 yaşında aklı başında olan da var 49 yaşında aklı bir karış havada olan da . bir yaş kriteri belirlemek bu yüzden oldukça saçmadır .
devamını gör...
genç bir şaire mektuplar
noel yaklaşıyor, bir selam yollamadan edemedim size. yalnızlı'ğınıza her zamankinden güç katlanacağınız bayram günlerinde
sizinle olacak selamım. ama yalnızlığınızın büyüklüğünü de duyumsarsanız buna sevinin; çünkü diye sorun kendinize, büyüklüğü içermeyen bir yalnızlık neye yarar? topu topu tek bir
yalnızlık vardır, o da büyüktür, kolay katlanılacak gibi değildir. dolayısıyla, herkesin yaşamında öyle saatler vardır ki, insan yalnızlığı verip ne denli yavan ve ucuz olursa olsun bir beraberliği almak ister karşlığında; iyi kötü ilk rastlayacağı kişiyle, en
sıradan bir kişiyle sözde birazcık bir anlaşma uğruna yalnızlığı elden çıkarmak ister...
*
rainer maria rilke'nin bir şaire yazdığı mektuplardan oluşan kitap.
yukarıdaki mektubu da romada iken yazmıştır.
mektup gönderenimiz çok olsun.
devamını gör...
yolda yürürken bir bakar mısınız diyen insana yapılabilecekler
bakmak.
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
devamını gör...
yalnız ölmek
yalnız yaşadıktan sonra yalnız ölmek pek birşey ifade etmez.
devamını gör...
vatan kurtaran şaban
haldun taner tarafından 1965 yılında yazılan ve ilk olarak 1967'de oynanan kabare tiyatrosunun ülkemizdeki ilk örneğidir.
haldun taner, ''kabare bir dev aynasıdır. biraz büyütür her şeyi, sivilceyi çıban yapar, göze sokar gerçeği'' diyerek tanımlar kabare tiyatrosunu.
oyunun konusu ise, tapu kadastro'da memurken bir anda kendisini kültür müsteşarlığı koltuğunda bulan şaban'ın memleketin kültürüne kendince yön vermeye çalışmasıdır.
haldun taner bu konuyu işlerken sistemi eleştirmeyi, hem eleştirirken hem de güldürmeyi ihmal etmez. karşı olmak için karşı olmaz haldun taner, yüreklidir ve neyi eleştireceğini, neyin yanlış işlediğini iyi bilir. zaten bu yüzden çok önemli bir yere sahiptir.
oyun, günümüzle ne yazık ki birçok benzerlik taşıyor. bir şeylerin değişmiş olmasını o kadar çok isterdim ki. eleştirilerin eleştiri olarak kalmasını ve sadece gülüp geçmeyi çok isterdim. lakin şu durumda güldürmüyor, hüzünlendiriyor. yıllar öncesinden nasıl bir adım dahi ileride olamayız, hatta nasıl olur da geriye gitmeyi başarırız diye düşündürdüğünden hüzünlendiriyor. eh ne de olsa çürümüş bir şey var, neye baksan etrafta.
--- alıntı ---
bizim sanata ihtiyacımız yok ki, biz kendimiz sanatız. bizim müzeye de ihtiyacımız yok ki, biz kendimiz müzeyiz. bizim hayvanat bahçesine ihtiyacımız yok. biz...
--- alıntı ---
haldun taner, ''kabare bir dev aynasıdır. biraz büyütür her şeyi, sivilceyi çıban yapar, göze sokar gerçeği'' diyerek tanımlar kabare tiyatrosunu.
oyunun konusu ise, tapu kadastro'da memurken bir anda kendisini kültür müsteşarlığı koltuğunda bulan şaban'ın memleketin kültürüne kendince yön vermeye çalışmasıdır.
haldun taner bu konuyu işlerken sistemi eleştirmeyi, hem eleştirirken hem de güldürmeyi ihmal etmez. karşı olmak için karşı olmaz haldun taner, yüreklidir ve neyi eleştireceğini, neyin yanlış işlediğini iyi bilir. zaten bu yüzden çok önemli bir yere sahiptir.
oyun, günümüzle ne yazık ki birçok benzerlik taşıyor. bir şeylerin değişmiş olmasını o kadar çok isterdim ki. eleştirilerin eleştiri olarak kalmasını ve sadece gülüp geçmeyi çok isterdim. lakin şu durumda güldürmüyor, hüzünlendiriyor. yıllar öncesinden nasıl bir adım dahi ileride olamayız, hatta nasıl olur da geriye gitmeyi başarırız diye düşündürdüğünden hüzünlendiriyor. eh ne de olsa çürümüş bir şey var, neye baksan etrafta.
--- alıntı ---
bizim sanata ihtiyacımız yok ki, biz kendimiz sanatız. bizim müzeye de ihtiyacımız yok ki, biz kendimiz müzeyiz. bizim hayvanat bahçesine ihtiyacımız yok. biz...
--- alıntı ---
devamını gör...
tuhaf takıntılar
eğer birlikte yürüdüğüm kişi solumdan yürürse ya da oturduğum masada solumda oturan biri varsa istemsizce sinirleniyorum. birinin sol tarafımda olması bana yapılan bir haksızlıkmış gibi geliyor. sanki en solda ben olmalıymışım gibi hissediyorum. benden daha solda kimse olmamalı. içimde yanan devrim ateşinin olanca sıcaklığı ile yakmak istiyorum sol tarafımda olan insanları.
ayrıca eğer dolmuşta giderken trafik sıkışacak gibi hissedersem inip yürüyorum. böylelikle zaman kazanacakmışım hissine kapılıyorum. öz güvenin böylesi. en hızlı benim çünkü. dolmuşu bile geçebilirim. daha önce istediğim sonucu hiç elde edemedim ama yine de denemeye devam ediyorum.
kazanma ihtimalim olmayan iddialara girmekten kendimi alamıyorum. rekabetçi ruhum beni çok saçma durumlara sokuyor. birisi bana asansör boşluğuna kafa üstü atlatamayacağımı söylese hemen “nesine” diyorum. bu kadar da mantıklı bir insanım.
başka takıntım yok bence. varsa da anlatmak istemiyorum. anlatmak istemediğimi söylediğim şeyleri anlatmam için ısrar edilmesini istemek gibi bir takıntım da var.
ayrıca eğer dolmuşta giderken trafik sıkışacak gibi hissedersem inip yürüyorum. böylelikle zaman kazanacakmışım hissine kapılıyorum. öz güvenin böylesi. en hızlı benim çünkü. dolmuşu bile geçebilirim. daha önce istediğim sonucu hiç elde edemedim ama yine de denemeye devam ediyorum.
kazanma ihtimalim olmayan iddialara girmekten kendimi alamıyorum. rekabetçi ruhum beni çok saçma durumlara sokuyor. birisi bana asansör boşluğuna kafa üstü atlatamayacağımı söylese hemen “nesine” diyorum. bu kadar da mantıklı bir insanım.
başka takıntım yok bence. varsa da anlatmak istemiyorum. anlatmak istemediğimi söylediğim şeyleri anlatmam için ısrar edilmesini istemek gibi bir takıntım da var.
devamını gör...
24 ocak 2021 çin'in covid 19 testlerini anüsten yapması
bu işin sonu bomb.k bir yere çıkıyor demişlerdi de inanmamıştım.
devamını gör...
doğan cüceloğlu
ne zaman kendimi anlamasan bir kitabını alıp okuduğum yazar.
bana kendimi bana sevdiklerimi sevdiren yazar.
bana kendimi bana sevdiklerimi sevdiren yazar.
devamını gör...
cart sözlük curt sözlük diye başlık açmak
kafa sözlüğü de başka bi sözlükte açılan başlığından görüp geldim. hem de aşırı alakasız bi sözlüktü.
t: normal olay.
t: normal olay.
devamını gör...