çıkar telefonunu diyen dayının ağzına telefon sokulması
milletin aklıyla alay etmeye devam ederlerse o telefonu yakın zamanda sadece ağızlarına sokmazlar. ben uyarayım.
sen yalakasın, koyunsun, çomarsın diye acı çeken insanlarla alay edemezsin. edersen böyle yaparlar.
ha yapılan hareket doğru mu derseniz değil. sadece bunu yapan kardeşe neden yaptın diyemem. onu anlıyorum çünkü.
sen yalakasın, koyunsun, çomarsın diye acı çeken insanlarla alay edemezsin. edersen böyle yaparlar.
ha yapılan hareket doğru mu derseniz değil. sadece bunu yapan kardeşe neden yaptın diyemem. onu anlıyorum çünkü.
devamını gör...
örgü ören yazarlar veri tabanı
haftaya iplerimi alıp başlıyorum. yamalı bi hırka yapmıştı biri ondan yapıcam da önce ilmek atmayı öğrenmem lazım..
devamını gör...
hukuk okumak
2 yılda yaşlandırdı beni ama kendimi başka bir bölümde hayal bile edemiyorum. sayısalken eşit ağırlığa geçiş yapmıştım hayatımda verdiğim en doğru kararlardan birisiydi. ilk sene özellikle de dönemin başları benim için çok zordu. birçok kez okulu bırakmayı düşündüm. çünkü aklımın bir köşesinde ekonomi okumak vardı. çok saygı duyduğum hocamız 3-4 hafta süre verin demişti kendinize zorlanmanız çok doğal demişti. çünkü hukuk eğitimi yeni bir dil öğrenmek gibi. birden bire kendini daha önce duymadığın teirmlerin, soyut ve ağır konuların içinde buluyorsun. ama tabii alışıyorsun ben bile alıştım. okulu bırakmayı düşünen ben geçen sene çok da güzel ortalama yaptım. o yüzden sebat edin, çalışın, çok çalışın. iyi ki hukuk yazmışım iyi ki de hukuk okuyorum.
devamını gör...
yazarların ilk girişimcilik denemeleri
bir dönem babamın işleri nedeniyle para sıkıntısı çekmiştik. okul ihtiyaçlarımı karşılamak için o çok sevdiğim romanlarımı (yaklaşık 50-60 tane) herkesin muhakkak geçtiği bir caddede satmıştım. iki günde hepsi satılmıştı. baktım iyi gidiyor bir şeyler yapabiliyorum.. bıraktım. başarılı olmak iyi gelmiyor sürünmenin kuluyum.
devamını gör...
yazarların şu an duymak istediği söz
sen her şeyden muafsın.
doya doya gez, dolaş eğlen, dilediğin gibi hayatını yaşa. al bu da arap şükrü konserine vip biletin.
(bkz: çekilin yoldan bir bela geliyor)
doya doya gez, dolaş eğlen, dilediğin gibi hayatını yaşa. al bu da arap şükrü konserine vip biletin.
(bkz: çekilin yoldan bir bela geliyor)
devamını gör...
27 mayıs 2021 ankara'da asistan hekime saldırı
sağlık bakanı fahrettin koca, twitter üzerinden yaptığı açıklamada olayı yakından takip ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"ankara eğitim ve araştırma hastanesi’nde asistan hekimimiz ertan iskender bir hastanın saldırısına uğrayarak elinden ve belinden yaralandı. bıçaklı saldırıya uğrayan hekimimiz şu an ameliyatta. durumu yakından takip ediyorum. şifa veren eli kesmeye çalışmanın affı mümkün değil."
kaynak
devamını gör...
iki cümlelik korku hikayesi yaz
uyandığında son nefeslerini aldığının farkına vardı. üstünde yığılı toprak elleriyle sıyrılamayacağı kadar ağırdı.
devamını gör...
günaydın sözlük
yağmurlu bir istanbul sabahından günaydın caaağnım sözlükçüğüm. hava böyle tam depresyona girmelik, kendini bulamamalık, ıssız adamlık şaka şaka... herkese hayırlı işler.. güzel bir gün olsun işiniz rast gitsin güzellikler pat diye sizi bulsun bugün.
devamını gör...
ashcan ekolü
ashcan ekolü ya da ashcan okulu olarak bilinen bu sanat akımı 1900-1915 yılları arasında new york city'de ortaya çıkmıştır.
kentsel konuları, karanlık renklerle ve hareketli fırça darbeleriyle resmetmişlerdir. ressam robert henri önderliğinde ortaya çıkan bu sanatçı grubu göçmen ve işçi sınıfı yaşamının sanatsal değerine ve elitist bir idealden ziyade gerçeği tasvir eden bir sanata inanıyordu. bu konular zamanı için devrim niteliğindeydi. resim tarzları ise 17. yüzyıl ispanyol ve hollanda sanatının gerçekçiliğinde ve ayrıca 19. yüzyıl fransız resminden etkilenmiştir. amerika birleşik devletleri'nde ashcan okulundan önce amerikan izlenimciliği, pozitif bir tutum sergiliyor ve pek de gerçekçi olmayan bir tutumla barışçıl tasvirlerin hoş ve tatlı gösterileriyle hüküm sürüyordu. ashcan okulu'ndan sonra, daha fazla sanatçı moderniteye ve karşılaştıkları şeylere kendi verdikleri gerçekçi tepkilere odaklandı. asıl başarıları olarak, insanların dinamik enerjisine odaklanarak önceki new york ressamlarının tarzını tepetaklak etmeleri gösterilir.
grubun üyeleri john sloan, everett shinn, george luks ve william glackens gibi ressamların her biri tarz olarak birbirinden çok farklıydı fakat hepsinin ortak noktası şehri gerçekçi bir şekilde yansıtlamarı ve sanat yaşam içindir görüşünü savunmalarını. ortak ekonomik ve etnik geçmişlerine rağmen, her biri şehir sahnesine benzersiz bir şekilde yaklaşmıştır ve bu da bu sanatçı grubunu daha güzel ve farklı kılmıştır.
portrait of willie gee by robert henri

hester street by george luks
both members of this club by george bellows
kentsel konuları, karanlık renklerle ve hareketli fırça darbeleriyle resmetmişlerdir. ressam robert henri önderliğinde ortaya çıkan bu sanatçı grubu göçmen ve işçi sınıfı yaşamının sanatsal değerine ve elitist bir idealden ziyade gerçeği tasvir eden bir sanata inanıyordu. bu konular zamanı için devrim niteliğindeydi. resim tarzları ise 17. yüzyıl ispanyol ve hollanda sanatının gerçekçiliğinde ve ayrıca 19. yüzyıl fransız resminden etkilenmiştir. amerika birleşik devletleri'nde ashcan okulundan önce amerikan izlenimciliği, pozitif bir tutum sergiliyor ve pek de gerçekçi olmayan bir tutumla barışçıl tasvirlerin hoş ve tatlı gösterileriyle hüküm sürüyordu. ashcan okulu'ndan sonra, daha fazla sanatçı moderniteye ve karşılaştıkları şeylere kendi verdikleri gerçekçi tepkilere odaklandı. asıl başarıları olarak, insanların dinamik enerjisine odaklanarak önceki new york ressamlarının tarzını tepetaklak etmeleri gösterilir.
grubun üyeleri john sloan, everett shinn, george luks ve william glackens gibi ressamların her biri tarz olarak birbirinden çok farklıydı fakat hepsinin ortak noktası şehri gerçekçi bir şekilde yansıtlamarı ve sanat yaşam içindir görüşünü savunmalarını. ortak ekonomik ve etnik geçmişlerine rağmen, her biri şehir sahnesine benzersiz bir şekilde yaklaşmıştır ve bu da bu sanatçı grubunu daha güzel ve farklı kılmıştır.
portrait of willie gee by robert henri

hester street by george luks
both members of this club by george bellows
devamını gör...
the room (2019)
oidipus kompleksinin modern zamanlar uyarlaması olarak gördüğüm filmdir.
konusu: başka hiçbir ev ile yakınlığı olmayan arsa üzerinde iki katlı taş bir eve taşınmış çift çocuk sahibi olamıyor. adam ressam, kadın sanıyorum çevirmen. evlerindeki odalardan biri bir tür lamba cini-üç boyutlu yazıcı işlevi görüyor. bu durumla eğleniyorlar fakat evin elektrik tesisatı şüpheli geliyor ve yerel bir tamirci çağırıyorlar, tamirci onlara bu evin eski sahiplerinin evde öldürüldüğünü söylüyorlar. zanlının adı john doe olarak söyleniyor. eğer bu ismin (erkek ise john doe/ kadınsa jane doe) kimliksiz ya da kimliği tanımlanamayan birine verilmiş bir etiket olduğunu bilmiyorsanız film boyunca ne oluyor diyebilirsiniz.
john doe’nun söylediği tek cümle filmi anlatmaya yeter: “hayatta hiçbir şey elde edemeyen insandan daha tehlikeli tek şey her istediğini elde eden insandır.” iktisatta bunu azalan verimler kanunu olarak tanımlarız. çok aç iken yediğiniz ilk pizza diliminin tatmini ile altıncısının tatmini aynı değildir. bir şeye hiç çabalamadan veya birden fazla sahip olmak haz duygusunu azaltır.
son olarak nietzche’nin tanrının ölümü ile özgürleşen insan atfı her ne kadar yoğunlukla işlenmese de filme derinlik katmıştır.
konusu: başka hiçbir ev ile yakınlığı olmayan arsa üzerinde iki katlı taş bir eve taşınmış çift çocuk sahibi olamıyor. adam ressam, kadın sanıyorum çevirmen. evlerindeki odalardan biri bir tür lamba cini-üç boyutlu yazıcı işlevi görüyor. bu durumla eğleniyorlar fakat evin elektrik tesisatı şüpheli geliyor ve yerel bir tamirci çağırıyorlar, tamirci onlara bu evin eski sahiplerinin evde öldürüldüğünü söylüyorlar. zanlının adı john doe olarak söyleniyor. eğer bu ismin (erkek ise john doe/ kadınsa jane doe) kimliksiz ya da kimliği tanımlanamayan birine verilmiş bir etiket olduğunu bilmiyorsanız film boyunca ne oluyor diyebilirsiniz.
john doe’nun söylediği tek cümle filmi anlatmaya yeter: “hayatta hiçbir şey elde edemeyen insandan daha tehlikeli tek şey her istediğini elde eden insandır.” iktisatta bunu azalan verimler kanunu olarak tanımlarız. çok aç iken yediğiniz ilk pizza diliminin tatmini ile altıncısının tatmini aynı değildir. bir şeye hiç çabalamadan veya birden fazla sahip olmak haz duygusunu azaltır.
son olarak nietzche’nin tanrının ölümü ile özgürleşen insan atfı her ne kadar yoğunlukla işlenmese de filme derinlik katmıştır.
devamını gör...
türklerden filozof çıkmamasının nedenleri
bizde düşünenler yok değil aslında. birinci daireyi alan ikinciyi, ikinciyi alan üçüncüyü düşünür. biraz parayı bulan, birazını daha hatta sonrasında çok daha birazını düşünür. müdür olan genel müdürlüğü, rezil olan en rezilliği düşünür efendim. bunların tamamı yaşamın güncel filozoflarıdır. hayatı sorgulayanlar, iyiliği düşünenler ise salaktırlar.
devamını gör...
yalnızlıktan keyif almak
güzel yaşamak için yalnızca kendine ihtiyacı olduğu gerçeğinin farkına varmış olan kişinin yaşadığı hazdır.
devamını gör...
böyle kahpedir dünya
2007 çıkışlı, gripin grubunun yine aynı adlı albümünden bir şarkıdır. çok haklı bir serzeniştir aynı zamanda.
söyle, kaç yaşındasın?
dertlerin başındasın
istisnasız her an
geçmişi özlüyorsan
bilmem kaç yaşındasın
gözleri yaşlardasın
istisnasız her an
yarını düşlüyorsan
yolculuk nereye?
neler uğruna ölmeye
dört yalnızlıkla bir doğruyu, götürmeye
hadi durma ağla, ağla
yaşlar kurur zamanla, ağla
böyle kahpedir dünya
son bulur kollarında
söyle, kaç yaşındasın?
dertlerin başındasın
istisnasız her an
geçmişi özlüyorsan
bilmem kaç yaşındasın
gözleri yaşlardasın
istisnasız her an
yarını düşlüyorsan
yolculuk nereye?
neler uğruna ölmeye
dört yalnızlıkla bir doğruyu, götürmeye
hadi durma ağla, ağla
yaşlar kurur zamanla, ağla
böyle kahpedir dünya
son bulur kollarında
devamını gör...
türban
aslında türban kelimesi tesettüre hakaret amaçlı kullanılan bir kelime idi. şimdi halkın tesettürü tanımladığı kelime olarak kaldı. şuan gerçek tesettürü yani kur'an ın emri olan tesettürü çok az kişi yaşamaktadır. asıl tesettür başı omuzlara kadar örtmek, vücut hatlarını gizlemek, el ve ayak bileklerini örtmektir. ama günümüzde tesettür bile moda saçmalığına uydu ortaya absürt bişey çıktı. sonuç: sadece kafada bir çaput, kol boyu dirseğe kadar, bacak boyu bilekten 5 karış yukarıda, popo ortada, göğüs ortada.. sözde tesettür; kadının dikkat çekmemesi içindir. açık kardeşlerim bile daha derli toplu giyiniyor ve daha az dikkat çekiyor.
devamını gör...
scott pilgrim vs the world
öncelikle edgar wright filmi olmasından dolayı ve sonralıkla da ramona flowers gibi bir karakteri barındırmasından dolayı övgüleri hak eden çizgi roman uyarlaması bir filmdir. film bizlere bu scott pilgrim isimli arkadaşımızın bir hanımefendiyi kazanmak uğruna o hanımefendinin eski sevgilileri ile* verdiği savaşı anlatıyor.
film başrolünde michael cera var, süper bir oyunculuğu yok ama bu rol için yeterince uygun biri. ama en en güzel oyuncu tabii ki ilk satırda da söylediğim gibi ramona flowers*. o rengarenk saçları bile yeterli filmi sevmek için. başrol olayını geçip filmin en başarılı kişisini söylemek gerekirse bence wallace*.
kurgu güzel ama efektler ve müzikler ayrıca güzel, sırf onlar için bile izlenebilir. dövüş sahnelerinde gülümsetiyor, gülmekten yerlere yatırmasını bekleyerek izlerseniz hata etmiş olursunuz. herkes koşup izlesin demiyorum elbette ama çerezlik film diye gidip saçma sapan romantik komedileri izleyeceğime bunu izlerim çok daha iyi.
bu arada çizgi roman ile ilgili bir fikrim yok ama onu bilip de izleyenler ikisinin benzemediğini söylüyor, bu da ayrıca bir bilgi olsun.
film başrolünde michael cera var, süper bir oyunculuğu yok ama bu rol için yeterince uygun biri. ama en en güzel oyuncu tabii ki ilk satırda da söylediğim gibi ramona flowers*. o rengarenk saçları bile yeterli filmi sevmek için. başrol olayını geçip filmin en başarılı kişisini söylemek gerekirse bence wallace*.
kurgu güzel ama efektler ve müzikler ayrıca güzel, sırf onlar için bile izlenebilir. dövüş sahnelerinde gülümsetiyor, gülmekten yerlere yatırmasını bekleyerek izlerseniz hata etmiş olursunuz. herkes koşup izlesin demiyorum elbette ama çerezlik film diye gidip saçma sapan romantik komedileri izleyeceğime bunu izlerim çok daha iyi.
bu arada çizgi roman ile ilgili bir fikrim yok ama onu bilip de izleyenler ikisinin benzemediğini söylüyor, bu da ayrıca bir bilgi olsun.
devamını gör...
çilek yiyim ama muz tadı gelsin
devamını gör...
mamihlapinatapei
tierra del fuego adalarında yerli halkın kullandığı yagan dilinde bir kelimedir.
iki kişinin keskin bir sessizlik içinde , aynı duygularla göz göze gelip, her ikisinin de istedikleri bir şeyi başlatmak için dayanılmaz bir istek duymalarına rağmen ilk adımı karşısındakinden beklemesine denmektedir.
iki kişinin keskin bir sessizlik içinde , aynı duygularla göz göze gelip, her ikisinin de istedikleri bir şeyi başlatmak için dayanılmaz bir istek duymalarına rağmen ilk adımı karşısındakinden beklemesine denmektedir.
devamını gör...

