geceye bir intihar notu bırak
yüreğimi çürüten, bağışladığım ruhumun infazına göz yuman bu dünyayı -tek bir kere bile anlaşılamayan ben- terk ediyorum.
devamını gör...
ölen kişinin ardında bıraktığı yürek burkan şeyler
sosyal medya hesaplarıdır.
devamını gör...
orijin
koordinat sisteminde yatay(x) ve dikey (y) eksenlerinin dik bir şekilde kesişmeleri ile meydana gelen bir düzlemde iki doğrunun kesişme noktasına orijin (0) denir.
devamını gör...
çay demlemek
altı kısık olarak ocakta durması bile huzur verir.
devamını gör...
saç döken üniversite bölümleri
hukuk
1.sınıfta gayet gür saçı olan arkadaşımı son sınıfta kel bir birey olarak uğurladık (bkz: swh)
ha, üstüne yüksek lisans, doktora da yaparsanız sadece saçınız değil dişleriniz de dökülebilir. (bkz: swh)
sözün özü, bu bölüm sizden saçlarınızı, dişlerinizi, gözlerinizi ve akıl sağlığınızı sökeee söke alır. :)
1.sınıfta gayet gür saçı olan arkadaşımı son sınıfta kel bir birey olarak uğurladık (bkz: swh)
ha, üstüne yüksek lisans, doktora da yaparsanız sadece saçınız değil dişleriniz de dökülebilir. (bkz: swh)
sözün özü, bu bölüm sizden saçlarınızı, dişlerinizi, gözlerinizi ve akıl sağlığınızı sökeee söke alır. :)
devamını gör...
anneler günü
annesiyle arası iyi olanlarca herkesin gözüne soka soka kutlanılan ama annesiyle sorunları olanlar, annesiyle görüşmeyenler veya annesi hayatta olmayanlar tarafından yok sayılan ve bir an önce bitmesi istenen gün.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
vay, kimin aklına gelirdi?
benim gelirdi, geliyordu, aslına bakarsan hiç gitmiyordu ama olma ihtimali yok denecek kadar azdı. "geçer, gider" dediğim ne varsa yerinden bir milim kıpırdamadı, aksine ağırlığı bin kat daha arttı.
vay!
olmazlar dünyamın olur zamanına denk geldim, oldu. sonra arkamdan konuşuyorlar "bu deli adam bulutları niye öpüyor?" diye, anlatamam ki?
bakın "böyle bir bitmezlik, böyle bir feveran, böyle bir yoksunluk vardı ama bitti" diyeceğim 2-3 kişi vardı, onlara anlattım sadece, onların yüzündeki benim adıma olan gülümsemeyi gördüm, yeter.
vay?
vay ki vay!
benim gelirdi, geliyordu, aslına bakarsan hiç gitmiyordu ama olma ihtimali yok denecek kadar azdı. "geçer, gider" dediğim ne varsa yerinden bir milim kıpırdamadı, aksine ağırlığı bin kat daha arttı.
vay!
olmazlar dünyamın olur zamanına denk geldim, oldu. sonra arkamdan konuşuyorlar "bu deli adam bulutları niye öpüyor?" diye, anlatamam ki?
bakın "böyle bir bitmezlik, böyle bir feveran, böyle bir yoksunluk vardı ama bitti" diyeceğim 2-3 kişi vardı, onlara anlattım sadece, onların yüzündeki benim adıma olan gülümsemeyi gördüm, yeter.
vay?
vay ki vay!
devamını gör...
tanım sözlük içindir vs tanım artı içindir vs tanım bedava kitap içindir
tanım gelecek içindir. "o günlerde söylediydik yeğen, yeaa" demek içindir.
devamını gör...
stendhal sendromu
çok güzel ve kusursuz görülen bir sanat eserinin karşısında kendinden geçme, bayılma durumu.
bu sendroma ismini veren ise stendhal adlı bir yazar oluyor. bir sanat eseri karşısında (giotto’nun freskleri) kendinden geçiyor ve bu olaydan sonra da aynı semptomları gösteren 100'den fazla kişi kaydedilince sendrom, stendhal ismi ile anılmaya başlıyor.
bu sendroma ismini veren ise stendhal adlı bir yazar oluyor. bir sanat eseri karşısında (giotto’nun freskleri) kendinden geçiyor ve bu olaydan sonra da aynı semptomları gösteren 100'den fazla kişi kaydedilince sendrom, stendhal ismi ile anılmaya başlıyor.
devamını gör...
necati şaşmaz'ın kendisini mehdi olarak görmesi
(bkz: necati yavaş)
devamını gör...
en iyi saat markası
seiko.
öyle saatten falan anladığım için söylemiyorum. evlendikleri ilk gün babam anneme gümüş rengi seiko marka bir saat hediye etmiş. saat, içindeki bir bilyenin* hareket etmesi sayesinde pilsiz çalışıyor. bir de öyle zarif, öyle sade, gösterişsiz bir saat ki çok hoşuma gidiyor. ee tabi saati abilerimin "bak bu annemindi, artık senin sevgilim" zamazingolarına* bırakmadım. yıllar önce rezerve ettim.
edit: niye en iyi marka olduğunu belirtmeyi unutmuşum. dayanıklı çünkü. 41 sene.
öyle saatten falan anladığım için söylemiyorum. evlendikleri ilk gün babam anneme gümüş rengi seiko marka bir saat hediye etmiş. saat, içindeki bir bilyenin* hareket etmesi sayesinde pilsiz çalışıyor. bir de öyle zarif, öyle sade, gösterişsiz bir saat ki çok hoşuma gidiyor. ee tabi saati abilerimin "bak bu annemindi, artık senin sevgilim" zamazingolarına* bırakmadım. yıllar önce rezerve ettim.
edit: niye en iyi marka olduğunu belirtmeyi unutmuşum. dayanıklı çünkü. 41 sene.
devamını gör...
roman yazmak
bir dönem denediğim ama ruhsal olarak çok yorgun ve üzgün olduğum için her paragrafta ağladığım, bu yüzden de ara verdiğim eylemdir.
hala hayalimdir bir roman yazmak ve inanıyorum ki birgün raflarda o da yerini alacak.
hala hayalimdir bir roman yazmak ve inanıyorum ki birgün raflarda o da yerini alacak.
devamını gör...
tv kumandası
türk ailelerinin evlerindeki kavgaların en büyük sebeplerinden birisi olan eşya. mesela biz bi tane daha kumanda almayı düşünüyoruz ama televizyona üzülüyoruz bu sefer de kafası karışır diye ya yazık*.
devamını gör...
amin maalouf
25 şubat 1944 beyrut doğumlu lübnan'lı yazar. annesi türk kökenli mısır'lıdır aynı zamanda. yapıtlarında sıklıkla asya ve akdeniz çevresini dekor olarak kullanır. yazarın ikinci romanı semerkant dünya çapında bilinirliğini oldukça arttırmış ve pek çok dile çevrilmiştir. tarihteki yaşamış(çoğunlukla tanınmış) kişileri ve başından geçen olayları hayal gücünün katkısıyla oldukça etkili bir üslup ve kurgu kullanarak okuyucuya aktarır ki kendisinin zaman içerisinde bu kadar popüler olması tesadüf değildir.
yazarın eserleri;
afrikalı leo (1986)
semerkant (1988)
ışık bahçeleri (1991)
beatrice'den sonra birinci yüzyıl (1992)
tanios kayası (1993)
doğunun limanları (1996)
yüzüncü ad (2000)
yolların başlangıcı (2004)
doğu'dan uzakta (2012)
yazarın eserleri;
afrikalı leo (1986)
semerkant (1988)
ışık bahçeleri (1991)
beatrice'den sonra birinci yüzyıl (1992)
tanios kayası (1993)
doğunun limanları (1996)
yüzüncü ad (2000)
yolların başlangıcı (2004)
doğu'dan uzakta (2012)
devamını gör...
ekşi sözlük'ün mesaj okuması ve başlıkları sansürlemesi
kapitalist düzenin kölesi oldukları için çok normal kabul edilebilecek bir durum. ekşi sözlüğü halen bir katılımcı sözlük olarak mı görüyorsunuz? hayır aslında ekşi sözlük dev bir reklam ajansı. sadece çalışanlarının bundan haberi yok.
devamını gör...
toplu taşıma araçlarında gıcık olunan tipler
tek koltuğa sığamadığı için sizi sıkıştıran teyzedir kesinlikle. *
devamını gör...
en iyi haber kanalı ödülünü a haber'in kazanması
(bkz: dünyanın en komik fıkrası)
devamını gör...
dayak yiyen kadını film izler gibi izleyen insanlar
polisi aramışlardır. daha ne yapsınlar. hiç kimse batman, süpermen gibi sosyal adaleti sağlamak zorunda değil.
ben günlük rutinimde yargıçlık yapmak zorunda değilim. gidip olayı anlayacağım, kavganın sebebini çözeceğim, sonra ayırmaya karar vereceğim, ayırırken bıçaklanıp ölmemeye gayret edeceğim, kendimi savunacağım, belki dayak yiyeceğim, belki kendimi korurken adamı yaralayıp ceza alacağım, hiç beni ilgilendirmeyen bir konu yüzünden başım ağrıyacak.
polisi ararım, alışverişimi yapar yoluma devam ederim.
ben günlük rutinimde yargıçlık yapmak zorunda değilim. gidip olayı anlayacağım, kavganın sebebini çözeceğim, sonra ayırmaya karar vereceğim, ayırırken bıçaklanıp ölmemeye gayret edeceğim, kendimi savunacağım, belki dayak yiyeceğim, belki kendimi korurken adamı yaralayıp ceza alacağım, hiç beni ilgilendirmeyen bir konu yüzünden başım ağrıyacak.
polisi ararım, alışverişimi yapar yoluma devam ederim.
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
tamamen bir saçmalıktan ibaret olan başlıktır. 16 yaşında, sizin tabirinizle ergen ve ahlaki değerlerden yoksun bir z kuşağı bireyiyim. hayatımda daha önce bu kadar asılsız ve bu kadar saçma bir şey daha okumamıştım kafa sözlükte. insanları dahil oldukları kuşaklar belirlemez. kuşak/ nesil, doğulan yıl aralığıyla birlikte çevrenizde size sunulan imkanlar dahilinde kazandığınız farklı özellikleri belirtebilmek için ayrılır. saydığınız diğer tüm "ahlaksız ve zeka kırıntısı bulunmayan" hareketler insanın kişiliği ve eğitimiyle alakalıdır. dünya düzeninin bozulmasına ise hiç girmeyelim çünkü 99 yılından daha öncesine dayanıyor. lütfen insanları ötekileştirmek yerine zihinlerinizi temizleyin. sakin olun; ayrı kümeler yok, biz var. hepimiz bir toplumun parçasıyız, birlik olmamız lazım. kümelere ayrılmamız değil.
devamını gör...
entry şikayet eden yazar
beni de görsel paylaşıyorum diye şikayet etmiş yazar. ne küfür ne hakaret hiç bir şey yok sadece forumsal olduğu için şikayet edilmiş üstelik.
eyvallah diyorum kendisine, bu arkadaşlar herhalde istiyor ki robot gibi klavye başına geçelim vır vır vır enter şeklinde yazalım.
bu şekilde takılmak istersem gider kütüphane de falan takılırım zaten.
neyse bir anda soğuttu beni bu mecradan.
hesabımı silecek bir mod varsa rica ediyorum bazı arkadaşları rahatsız eden görsellerimle birlikte silsin.
edit: zaten başlığı tanımlamayan bir görsel falanda paylaşmıyorum. üstelik sadece görsel de paylaşmıyorum profilime zahmet edip baksa görecekti halbuki.
eyvallah diyorum kendisine, bu arkadaşlar herhalde istiyor ki robot gibi klavye başına geçelim vır vır vır enter şeklinde yazalım.
bu şekilde takılmak istersem gider kütüphane de falan takılırım zaten.
neyse bir anda soğuttu beni bu mecradan.
hesabımı silecek bir mod varsa rica ediyorum bazı arkadaşları rahatsız eden görsellerimle birlikte silsin.
edit: zaten başlığı tanımlamayan bir görsel falanda paylaşmıyorum. üstelik sadece görsel de paylaşmıyorum profilime zahmet edip baksa görecekti halbuki.
devamını gör...