bana jön rütbesi verilmiş. ben kadınım yalnız. *
edit:onu da almışlar.*
edit 2: şirine mi? *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

genelde haksız oldukları zaman sesini yükseltir bu tipler . veya bilgisiz oldukları için bir konu hakkında fikir beyan ederken üste çıkmak için ses tonunu yükseltirler . halbuki seni duymak isteyene bir fısıltı yeter . alıntı hangi kitaptaydı veya nerdendi hatırlayamadım hatırlayınca eklerim .
devamını gör...

bu yorumu beğeninde hatırlayıp dinleyeyim.
devamını gör...

(bkz: metin altıok) şiiridir. (bkz: fazıl say)'ın bestelediği 2003’te yayımlanmış olan metin altıok ağıtı albümünün ilk eseridir. albüm 2003’te düzenlenen metin altıok oratoryosu tarafından harbiye açık hava tiyatrosunda sahnelenmiş. sadece bu albümde olan ilk eser değil aynı zamanda fazıl sayın 2013’te yayımlanmış olan ilk şarkılar albümünde 8 farklı şaire ait şiirlerin bestelenmiş olduğu albümün de ilk eseri. 2013 yılında yayımlanan albümde ki farklılık ise eser de vokal olarak fazıl say’a eşlik eden insanı huzura boğan sesi ile (bkz: serenad bağcan).

şiir:

bazen oturduğum yerde
kendi kendime dalıp giderim,
bulanık geçmişimle.
genişleyen halkalar çizerim,
bir düşün uyanık imgesine.

gölünüze taş düşerim.

sizse hep konuşursunuz
sığınıp kof sözlere,
kaçarak kendinizden
uğuldayan hüznünüzle.
telâşla geceyi bulursunuz.

gözünüze yaş düşerim.
– metin altıok

bestelenmiş eser:

vokal: serenad bağcan
piyano: fazıl say
söz: metin altıok
devamını gör...

dostlar sakayi bir kenara bırakırsak merdumgiriz benim adım gibi bir şey artık. o kadar benimsedim ki. ne nickimi bırakırım ne de merdumgiriz olmayı.*
devamını gör...

yaşadığım ve çok zor olan bir durumdur.
çevredeki fikirlerden kendini sıyırıp, sorgulamak ve bunun sonucunda insanın kendi fikirlerinin oluşması kişiye benliğini kazandırır. ne yazık ki yaşadığınız insanlar sizden farklı düşünen insanlar olunca kendiniz olmak için çok uğraşmanız gerekiyor, çok yorucu. bazı şeyleri anlatmak istersiniz ama "nasıl olsa yargılamadan dinlemeyecekler" diye vazgeçersiniz. dayatılan doğruları ayıp olmasın diye yapmaya çalışırsanız benliğinize saygısızlık yapıyor gibi hissedersiniz. çevrenizde "ne kadar isyankar ve bencilsin" diye yargılanmaya alışırsınız. anlaşılmak ister ama yargılanırsınız. hep içinizde "anlaşılma" umuduyla yaşarsınız.
devamını gör...

ne garip, atatürk hiç tanımadığı ve henüz dedesinin dedesi bile doğmamış çocuklar rahat uyusun diye savaştan savaşa koşuyor, hatta gözünü kaybediyor. ama 2009 doğumlu biri sütünü içtikten sonra klavyesinin başına geçiyor ve sırf rakı içiyor diye bir adamı yerden yere vuruyor. hemde onu hiç tanımadan. sözlüğü nefret kusmak için kullananlar burdan gitsin.
devamını gör...

dolaylı vergiler.çünkü çoğu ülkede bu oran toplam vergi gelirlerinin içerisinde %30larda iken ülkemizde bu oran ne yazık ki %60lardadır.
devamını gör...

insan vücudunda kanın ph değeri 7.35-7.45'dir. 6.80-7.80 olması ölüme yol açar. çocuklarda ph değeri 7.39'dur. asit-baz dengesinin korunması bazı mekanizmalarla olur bu mekanizmalar şunlardır:
-tampon sistemler
-akciğerler(karbondioksit ile)
-böbrekler(bikarbonat ile)
-karaciğer(protein mekanizması ile)
devamını gör...

bir camı düşmüş gözlüğüyle anımsarım ben ulus baker'i. kıymeti sadece kısıtlı çevrelerce anlaşılan bir düşünür, ne yazık ki. onun için sadece sosyolog sıfatını kullanmam mümkün değil. siyaset üzerine çalışmalarıyla, medya eleştirileriyle, deleuze ve spinoza'yı anlaması ve anlatmasıyla çok kıymetli katkıları var. odtü'de hocalık yapmıştır bir dönem.

youtube'dan bazı konuşmalarının kayıtlarına ulaşılabilir.
devamını gör...

canını sevenin* işi gücü bırakıp bir an önce uzaklaşması gereken şehir. (ama lütfen izmir dışındaki bir yere. orası için de benzer bir durum söz konusu diye biliyorum çünkü.)

gidemeyenler de kendilerince önlem almalı. elbette ki kiralar ve ev fiyatları insanlık dışı boyutlara ulaştı bunun farkındayım ancak hiçbir şey yapılamıyorsa bile en azından güvenlik amaçlı önlemler alınmalı. zira bu depremde, deprem anında ölenler bile şanslı sayılabilir durumda olacak. hayatta kalanları çok daha korkunç tehlikeler bekliyor olacak çünkü. bir kere yıkılan on binlerce bina arasında enkaz altında kalan insanların çoğuna sağ olarak ulaşılması çok zor ve hatta bazıları için imkansız olacak. bu insanlar ve sağ olarak kurtulmayı başaran diğerleri için yağma, kaçırılma, hastalık, açlık, susuzluk, tıbbi müdahaleye ulaşamama gibi çok çeşitli tehlikeler söz konusu olacak muhtemelen.
devletten beklentisi olan saf arkadaşlara orman yangınları deyip çekilmek istiyorum sadece. yangını rant kapısı olarak gören adamlar, yıkılan bir şehrin tümü için ihale falan kapatır herhalde. hele eş zamanlı olarak başka bir ülkede doğal afet olursa siz o zaman seyredin. güçlü türkiye nidalarıyla bütün yardımlar oraya gider ve sorumluluk istanbul belediyesi'ne yıkılarak konu kapatılır; adım gibi eminim.

depremin yaratacağı yıkımı hepimiz biliyoruz zaten ancak esas korku seansı
deprem olduktan sonra başlayacak.*
(yağma derken sadece maddi anlamda anlamayın; başta kadın, çocuk, yaşlı, hasta ve engelliler olmak üzere herkes büyük tehlikede.)

bunun dışında çöken iletişim ağları sebebiyle, belki birkaç televizyon kanalı haricinde deprem olduğunu bile zamanında öğrenemeyebiliriz.

kısacası, bu şehri hiç iyi günler beklemiyor.
devamını gör...

genelleme yapmadan şu söylenebilir;
türkiye’nin çok çok ilerisinde düşünce yapısına, yaşam tarzına sahip bir halk barındıran şehir. kültür karmaşasını zevkle yaşayacağınız, içerisinde araplar, kürtler, hristiyan araplar, ermeniler, türkler’i barındıran ve kardeşçe yaşamayı bilen insanlarla doludur. kendine has yemekleri ve içecekleriyle ünlü olup, gittiğiniz zaman mutlaka boğma ’yı denemeniz gerekiyor.
merkeze 15 dakikalık mustafa kemal üniversitesi serinyol kampüsü tam bir öğrenci semtidir. esnafı(geneli) kaliteli ve terbiyelidir.
dışarıdan gelen öğrencilere ev sahipliği yapmanın mutluluğu gözlerine yansır insanların...
devamını gör...

bir anda güldürdü. teşekkürler tebessüm için.
devamını gör...

şu varoş ağzınızı bi düzeltin önce. sonra belki sizi muhatap alırız.
devamını gör...

ne zaman evleniyorsun, senin şu iş vardı noldu ona? okulu naptın?
devamını gör...

ekmek, geri kalan her şey ateş pahası.
devamını gör...

günümüzde zenginlerin daha uzun süreler yaşayabilmesini sağlamak adına fonlanan olgular bütünüdür.

bir bilim insanı olarak kabullenmekte zorlansam da durum tartışmasız budur. arada yine iyilikler, güzellikler getiren insanlar vardır ama hepsinin çıkış noktası aynıdır.

örneğin kuantum bilgisayarların en büyük fonlanma sebebi, kişiye özel ilaç üretimini sağlayacak olmasıdır. normal bilişimle bunu sadece belli yaklaşıklık şartları altında yapabilirsiniz. şu an içinde bulunduğumuz 2. kuantum devriminin sonuçlarından dünyanın nüfusunun belki de milyarda 1'i yararlanabilecek uzun süre boyunca.
devamını gör...

bulaşık makinesinden alınan tabağın güzel yıkanmadığını fark etmek
devamını gör...

hastayım, hasta… ölgün…
gördüm yüzümde bugün:
bir sürü buruşuklar…

daha yirmi yaşımda
beliriyor karşımda,
siyahlaşan ufuklar…

ne kadar boşmuş hayat.
işte bana birkaç hat
ihtiyarladın! diyor…

bu çizgiler bir nehrin,
yatağındaki derin
çukurlara benziyor:

bir sel gibi ömrümüz,
akarak gece, gündüz
kazmış bu çukurları…

biz ki sönmüş bir koruz;
bilmem ne bekliyoruz
böyle benzimiz sarı..

sabahattin ali- buruşuklar
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim