başlığı açan arkadaşa katılarakdan şunu eklemek istiyorum; ğğğğhhaaapps thuğğ diye yere balgam atmak.
devamını gör...

"üstüne titrediğim her şeyi yitirmeyi öğrendim çoktan"

(bkz: gül şiir)
devamını gör...

teoman'ın 2000 senesinde çıkan "17" adlı albümünde yer alan bir şarkı. parçayı müslüm gürses de söylediği için ona ait olduğunu sananlar da var ancak söz ve müzik teoman'a aittir.
devamını gör...

bizi burada bırakıp ta gittiler galiba.
devamını gör...

trakya'nın gruru yeşil beyazlı futbol takımı.
tarihini nasıl anlatsam, tff lig statülerini sık sık değiştirdiği için biraz zor olacak.
en dan dan anlatma şekli şöyle olsun.
kırklarelispor günümüzde 2. lig kırmızı grupta yer alıyor ve 5. sırada.
2. lig ise günümüzde süperlig ve 1.ligten sonra 3.klasman ligi aslında.
toplamda;
8 sezon 2. seviyede
32 sezon 3. seviyede
2 sezon 4. seviyede
10 sezon ise amatör seviyede yer almış kırklareli.

başkanı: volkan can, aynı zamanda 2. ve 3. ligler kulüpler birliği başkanı.
teknik direktör: bilgin erdem. disiplinli, defansı çok güçlü tutan, takım boyunu kısaltan, maçlarda sesiyle ortaya inanılmaz enerji koyan ve bir üst lige yükselmek istiyorsa mutlaka iç saha galibiyet oranını artırması gereken hocadır. deplasman maçlarında, tribüne gider, takımı desteklemeye gelen bir avuç kırklareli taraftarı ile tek tek tokalaşır, teşekkür eder.

stadı: kırklareli atatürk stadyumu. yaklaşık 4000 kapasiteli.
taraftar sloganı: kırklar yırtar. (kırklar/3 alkış- yırtar/3 alkış şeklinde)

türkiye kupasındaki en iyi performansı ise geçen sene yaptı kırklareli.
çeyrek finalde fenerbahçe'ye elendi.
2. lig temsilcisi olarak fener'den önce sırasıyla ankaragücü, gaziantep ve başakşehir'i eleme başarısı göstermişti.
devamını gör...

malcolm x diyorki, "iki türlü köle vardır ev kölesi ve tarla kölesi.
tarla kölesi sabahtan akşama kadar güneşin altında çalışır, berbat yemeklerden yer, berbat elbiseler giyer, tarlanın ucundaki ahır gibi bir yerde yatar.
ev kölesi efendinin evini temizler, süpürür, efendinin yemeğinden arta kalanı yer, efendinin eskilerini giyer, evin çatı katı yada bodrumunda yatar.
eğer birgün efendi hastalansa ev kölesi, efendim hastamıyız bugün der, efendinin evi yansa, evimiz yanıyor der. ama tarla kölesi, efendi hastalansa, gebersin der, efendinin evi yansa, yansın kül olsun hepsi der. ben tarla kölesiyim."
devamını gör...

bencillerdir. sevilmeyi çok severler. gördükleri ilgi ve alaka ruhlarını doyurur. daha az sevilme korkusu ile uzaklaşamazlar ama karşı tarafın hakettiği sevgi ve ilgiyide veremezler. hep bana insanlarıdır. uzak durun.
devamını gör...

sulu boya yaparken, bardakta karıştırdığımız fırçadan akan boyalarla karışmış su gibi... bulanık.
devamını gör...

freudun rüyalarını takip etmek analiz etmek için uyguladığı yöntemdir . gördüğü rüyaları uyanır uyanmaz not alıp sonradan inceleme yapmıştır.
devamını gör...

japonya'da feodal dönemde ninjalar tarafından uygulanmış olan, yalnızca bir dövüş sanatından ibaret olmayan öğretidir. beraberinde gizlenme, kılık değiştirme, atletizm, tuzak kurma, vahşi doğada hayatta kalma, casusluk, patlayıcı uzmanlığı, nefisle mücadele, meditasyon ve zihinsel dinginlik gibi sayamadığım onlarca alan içerir.

işin savaş/dövüş sanatı kısmında ise kenjutsu(kendo-kılıcın yolunun- uygulamalı halidir, temel duruşlar ve savuruş hareketleriyle birlikte yoğun zihinsel hazırlık gerektiren katana kullanma stili olarak nitelendirilebilir)

iaijutsu(basitçe, kılıcı -katana- kınından çıkarıp, kesiş gerçekleştirdikten sonra tekrar *bakmadan* kınına sokma üzerine bir stil) ,

bojutsu(1.8m boyunda bir sopa, kızıl meşeden imal edilir. bu sopanın kullanıldığı stilse bojutsudur)

jojutsu(1,27m boyunda bir sopa. orijinalleri yine kızıl meşeden imal edilir. bu sopanın kullanıldığı stilse jojutsudur)

kusarigamajutsu (bir ucunda kabzasıyla birlikte kama benzeri bir bıçak, diğer ucunda ise küçük demir bir gülle ve bunları birbirine bağlayan zincirden oluşan bir silah. çoğunlukla rakibin hareketlerini kısıtlamak ya da silahını etkisiz hale getirmek amacıyla kullanımını içeren stilse kusarigamajutsudur)

naginatajutsu (naginata, ucunda bıçak olan bir mızrak olarak nitelendirilebilir. ilgili silahın kullanıldığı stil ise naginatajutsudur) gibi onlarca stil barındıran, yoğun bir disiplindir.


koga ve iga adlı iki ekol ile yaşamını bugünlere yakın bir döneme kadar sürdüren ninjutsu, koga stilinin ustası fujita seiko'nun vefatıyla son bulmuştur. iga ekolü ise, soke masaaki hatsumi -ki kendisi harika biridir, doksan yaşına rağmen hala ders vermekten çekinmez, öğrencilerine karşı sevgi ve saygı doludur- önderliğinde devam etmektir.

ilginç bir bilgi olarak ekleyeyim. masaaki hatsumi'nin, yanlış bilmiyorsam yalnızca üç öğrencisi vardır. bunlardan biri türk olup, kendisi dai shihan ercan şarbat'tır.
devamını gör...

dönüşüm’e inceleme yazılamaz. çünkü ne yazsak yanlıştır, eksiktir, acizdir. onun size ne hissettirdiğini yazabilirsiniz ama. bu mümkündür, yine de ne kadar iyi yazarsanız yazın o duyguyu ne yaşayarak ne de yazarak bir daha deneyimleme şansınız olmayacaktır. dönüşüm’ü okursunuz ve olmadığınızı sandığınız birinden hiç olmayacağınızı sandığınız birine dönüşürsünüz.

ankaralı yıllarımda, daha önceki bir yazımda da bahsettiğim imge kitabevinde kafka ile tanışmamın ardından dönüşümü okumak için odama çekildim. hikaye büyüledi beni hemen. ama eksik bir şey daha vardı. tekrar okumaya başladım. ama bu sefer daha yavaş. çünkü hafiften bir dalgalanma oluşmuştu okurken zihnimde. yine bitirdim ve döndüm bir daha okudum. sonra balkonda birkaç sigara içtim. gidip bir kahve yaptım, odama döndüm bir kez daha okudum. bir hafta boyunca sadece geceleri ev ahalisi uyurken ya da onlar evde değilken ve sadece acil ihtiyaçlar için odamdan çıkarak okumaya devam ettim. onlarca sayfa not aldım, kolombiya’da bayram ilan edilmesine neden olacak kadar kahve içtim, her öksürüğümde ağzımdan sönmüş volkan dumanlarına benzeyen dumanlar salacak kadar sigara içtim ama durmadan okudum.

bir hafta sonunda odamdan bambaşka biri olarak çıktım. dönüşümü iliklerime kadar yaşayarak çıktım odamdan. dört kilo vermiş olarak ama çok mutlu ama düşünce yapısı olarak kendini çok güçlü hissederek çıktım odamdan.

dönüşüm okunamaz, o sadece damardan alınabilecek bir uyuşturucudur.
devamını gör...

yevgeni zamyatin tarafından yazılan 1924 yılında yayınlanan ilk distopik kitaptır. rus yazar olmasına rağmen kitapta eleştirdiği toplum sovyetler birliğine benzetildiği için kitabının kendi ülkesinde yayını yapılmamış. ingilizce olarak new york'da yapılmış. ayrıca distopik romanların en bilineni george orwell olsa da ondan önce yayınlanan ilk distopik kitaptır. ayrıca george orwell 1984 kitabını yazarken biz romanından oldukça etkilenmiştir.

kitapta ne özgürlük ne demokrasi ne de birey; sadece matematik ve mantığın hükümranlığının geçerli olduğu bir hayattan bahsediyor. ismi bile olmayan kodlarla varlığını gösteren, her şeyin belirlenen saatlerde yapıldığı, hayalgücünün olmadığı bireylerin anlatıldığı bir kitap.bir mühendisin günlüklerini yazması ile başlıyor. tek devlet ve onun sureti velinimet’in demir eline teslim eden, insanların sadece birer kukla gibi yaşamlarını sürdüğü bir toplum. kitapta oldukça güzel anlatılmış. şaşırtıcı olan 1924 yılında yazılan bu kitabın günümüz şartlarına uygunluğu dikkat çekici. yazarın hayalgücü ve yüksek öngörüsü kitabın başarılı olmasında en büyük etken.
devamını gör...

nazım hikmet şiiridir.
ben bir ceviz ağacıyım
gülhane parkı'nda
ne sen bunun farkındasın
ne polis farkında.
devamını gör...

kafa bir han biz de yolcu
pandacım unutmamış dostunu
messela yanni bu bir soru mu?
baharmıgeldi yoksa hava soğuk mu?
devamını gör...

oysa herkes öldürür sevdiğini,
kulak verin bu dediklerime,
kimi bir bakışı ile yapar bunu,
kimi dalkavukça sözler ile...
korkaklar öpücük ile öldürür...
yürekliler kılıç darbeleriyle.
kimi gençken öldürür sevdiğini
kimi yaşlıyken
şehvetli ellerle boğar kimi
kimi altından ellerle
merhametli kişi bıçak kullanır
çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
kimi yeterince sevmez kimi fazla sever
kimi satar ; kimi de satın alır
kimi gözyaşı döker öldürürken
kimi kılı kıpırdamadan
çünkü herkes öldürür sevdiğini
ama herkes öldürdü diye ölmez .
oscar wilde
devamını gör...

mutlu olmadığınız yere ait değilsiniz.
devamını gör...

konuyla ilgili ablamla hep yaşadığım bir diyaloğu paylaşayım o zaman.*
a=ablam
z=zümrüt

a: zümrüt bir tane film var.
z: olabilir, çok normal.
a:çok güzel ama.
z: yani?
a: izleyelim mi?
z: olur, aç izleyelim. zaman geçmiyor zaten.
a: aa ama şey.. filmin adını hatırlamıyorum.
uzun bir sessizlikten sonra;
z: ciddi olamazsın..

ve sonrasında 2 saatlik filmi 3 saat boyunca arama süreci geliyor.
kamu spotu: lütfen beğendiğiniz filmlerin ismini unutmayınız.*
devamını gör...

ben mutluyum sevgili sözlük. yüksek lisans kabulü aldım bugün. artık önümüzdeki iki sene buralarda olursam bir miktar da bununla ilgili sızlanırım.
devamını gör...

insan kendinden çıkanı bilmez mi? der susarım.
devamını gör...

baldır kaslarını innerve eden n.tibialis'in lezyonu sonucu ayağına fleksiyon yaptıramaz.
buna bağlı olarak ayakta ekstansiyon hareketi(ayağı topuk üzerinden kaldırdığımızdaki hareket) baskın hale gelir.
bu hastalar topuk kısmına basarak yürür.yürürken topuk yerden yukarı kaldırılamaz, kişi parmak uçlarında yükselemez.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim