benim bi hayli canımı sıkan hede.
ülkede herkes ekonomist, herkes stratejist, herkes teknik direktör, herkes öğretmen.
bu kadar aklınız varsa neden kendinize saklamıyorsunuz?

en basit örnek ise şu anda içinde bulunduğumuz salgın dönemi.
şu an ülkede öyle büyük bilgi kirliliği varki anlatamam size.
bazı dangalak doktorlar(!) pandeminin başında millete soğan yiyin birşey olmaz size diyordu. bugün hala aynı tür şeyler devam etmekte.
devamını gör...

felsefe, tarih ve din konularında belgesel tadında videolar hazırlayan bir youtuber. kendisi youtube'da en başarılı bulduğum, en sevdiğim kanallardan birisi. öncelikle her konuyu oldukça detaylı bir şekilde ele alıyor. bunun için de uzun bir araştırma yaptığı da çok belli. videolar en az bir saatlik olsa da asla sıkmıyor ve video bittiğinde o konuda ciddi bir bilgi birikimine sahip oluyorsunuz. bu konulara ilgi duyan kişilere kesinlikle tavsiye edebileceğim birisidir kendisi. kanalın linkini de şöyle bırakayım:
buradan
devamını gör...

benim gibi fiziğin f'sinden anlamayan birine audiotest gibi bir bilim insanının makale niteliğindeki tanımları için her ne kadar haddim olmasa da madalya takma fırsatı veren sözlüktür. varlığı daim olsun!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

neden linç edildiğine anlam veremediğim bir kadın içeren video.

bu toplumu biz oluşturduk. sen, ben, o, hepimiz! şeref, haysiyet, dürüstlük, merhamet, özveri vs vs. gibi güzel hasletlerin yerine; güzellik, zenginlik, güç vs vs. gibi hasletleri ölçü edindik ve edindirdik.

videodaki kadın toplumun yansımasıdır. kadının eleştirilecek tarafları vardır.

asıl eleştiri; güce ve imkana secde eden ruhsuz topluma olmalıdır.
devamını gör...

ismini "gucci'nin tarzı ve lucifer'ın ışığı"ndan aldığını söyleyen, bilgisayarla ilgili herhangi bir uzmanlığı bulunmadığı halde amerika birleşik devletleri başkanlarını, başkan adaylarını, siyasetçileri hackleyen kişi. gerçek adı marcel lazăr lehel.

tekrar söylüyorum; bu adamın kodlama bilgisi yok. ancak aşırı büyük bir sabrı var. hani bir yerlere üye olurken güvenlik soruları sorulur ya insanlara; en sevdiğiniz hayvanın adı, en sevdiğinizi öğretmeninizin adı, tuttuğunuz takım gibi... işte marcel, ünlü isimlerin sosyal medya hesaplarına girmeye çalışır ve bu soruların cevaplarını tahmin etmeyi dener. ne yazık ki çoğumuz bu soruların yanıtlarını unutmamak için bunlara doğru cevaplar veririz. marcel de insanların bu zaafından yararlandı.

örneğin soru "okuduğunuz ilkokulun adı neydi?" ise marcel insanların biyografilerinden bu bilgiyi bulup sorunun doğru cevabını giriyordu. bulamadığı zamanlarda ise kişinin doğduğu, yaşadığı yere yakın olan tüm okulların adlarını tek tek deniyordu. sonunda da bir şekilde istediği bilgiyi elde ediyordu. işte bu şekilde birçok önemli ismin hesabını ele geçirmeyi başardı. sonra da kendine guccifer adını aldı.

baktı ki guccifer, romanya'daki hesapları bir şekilde ele geçirebiliyor, büyük oynamaya karar verdi ve george w. bush'un e-mail hesabını ele geçirdi ve içeriğini paylaştı. ardından da colin powell'ın hesabını ele geçirdi. onun görüştüğü biriyle olan gizli ilişkisini ortaya döktü.

ancak bu "başarı" kendisine fazla gelmiş olmalı ki kendi kendini ele verdi ve kim olduğunu açıkladı. ardından da tabii ki yargılandı. ajanlıkla suçlandı. başka hackleme davalarından da sorumlu tutulmaya çalışıldı. beraat etti ama yine başka hesap ele geçirme davaları nedeniyle 52 ay hapis cezasına çarptırıldı. dava 2016'da görüldüğünden guccifer şu an serbest. eğer rahat durmayı başarırsa serbest kalmaya da devam edecek doğal olarak.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

adamın profil resmi koymasıyla şok olduğum durum. lucifer mahsun kırmızıgül'ün üvey kardeşinden olma yeğeni imiş meğer sözlük. bir saaaarı saarı nı alırız şeytooo!

buraya ceketli sakallı hizliresim koymakla düşmez luciiii ay em sori.(bkz: lol)

bu arada bazlama yanak iltifatı mest etti, bir sene ankara'da yaşadım bazlama tost var yaa insanın ömrünü uzatan tek hamurdan yiyecektir tartışmaya kapalı.
devamını gör...

"soru işaretiyle neden başlık açamıyorum" diye biraz daha üzerime gelinirse, benim de katılacağım kampanyadır.

burada yazarlık yapıyorsanız, sözlük formatını en başından kabul ettiğinizi varsayıyorum. sözlükte "a mı ? b mi? "şeklinde başlık açılmaz. burası forum değil, sözlük. neden soru işareti ile başlık açamıyorum sorusunun cevabı, neden burada küfür edemiyorum ile aynı.
(bkz: kafa sözlük formatı ve kuralları) gereği bunu yapamazsınız.
hamburgerciye gidip ısrarla "neden ben burada pasta yiyemiyorum, ne beceriksiz adamlarsınız" demek gibi şuan yaptığınız.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

12 mart 1971 muhtırasından sonra yakalanan deniz gezmiş, yusuf aslan ve hüseyin inan'ın idamlarını engellemek için 27 mart 1972'de türkiye halk kurtuluş partisi - cephesi kurucularından mahir çayan, dev-genç genel başkanı ertuğrul kürkçü, dev-genç myk üyesi hüdai arıkan, thko'dan cihan alptekin, fatsalı nihat yılmaz, öğretmen ertan saruhan ve ünyeli ahmet atasoy, ünye'deki nato üssünden iki ingiliz (gordon banner ve charles turner) ve bir kanadalı (john law) radar teknisyenini kaçırdılar.

kendilerini kızıldere (şu an adı ataköy)'de bekleyen dev-genç genel sekreteri sinan kazım özüdoğru, ankara üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi öğrenci derneği yöneticisi sabahattin kurt, thko'dan ömer ayna ve hava kuvvetleri proleter devrimci örgütü'nün kurucusu olarak aranan üsteğmen saffet alp ile buluştular.

grup köyün muhtarının evinde mevzilendi.
operasyon, ankara merkez komutanlığı görevinde bulunan tümgeneral tevfik türün tarafından yönetilmiştir. helikopter destekli güvenlik güçleri, köydekilerin ihbarı üzerine evi buldu ve kuşattı. ağır makineli tüfekler ve nato askerleri kuşatmayı destekledi.
içeridekiler, rehineleri dışarı gösterdiler fakat bilinmeyen bir sebeple güvenlik güçleri rehinelere önem vermedi.
grup lideri mahir çayan, güvenlik güçleriyle iletişime geçmek için çatıya çıkıp konuşma yapmıştır: sıradan askerleri çekin üst düzeyler gelsin! biz buraya dönmeye değil ölmeye geldik!

teslim olmayı kabul etmeyen mahir çayan ve ekibi yapılan operasyon sonucu öldürülmüştür. çatıya askerlerle konuşma yapmak için çıkan mahir çayan, ertuğrul kürkçü, saffet alp ve cihan alptekin görüşme için çatıda beklerken, gruba makineli tüfeklerle ateş açıldı. üç kişi deliklerden eve atlamayı başarırken, geride kalan mahir çayan başına isabet eden bir mermiyle orada yaşamını yitirdi. açılan ateşin ardından alınan karar gereğince teknisyenler öldürüldü ve çatışma başladı.

jandarmanın açtığı ateşte ömer ayna gözünden, cihan alptekin karnından vuruldu. eylemciler jandarmayla görüşmeyi reddederek kendilerini savunmak üzere sahanlıkta toplandı ve el bombaları hazırladı. ancak roketatarlarla yapılan saldırıda sahanlık isabet aldı ve yıkılan bölümde hayatını yitiren bir veya birkaç kişinin elinden serbest kalan el bombası patlayarak bir dizi patlamaya neden oldu. bu patlama sonucu veya atılan ateş sonucu ertuğrul kürkçü dışındakilerin hepsi hayatını kaybetmiştir.
devamını gör...

bir an önce ölmek.
devamını gör...

ön yargı

bir dal bulmuştu kendine. sığınacak bir dal. dalın bundan haberi olmasa da o hep dala sığınmak istiyordu. daldan ise arada rüzgarın etkisiyle sesler gelse de ağzını çıt açmıyordu. (odunsu şey işte,ne bekliyoruz ki?)

canı sıkkın olduğunda dalın gölgesi altında ağlar,mutlu olduğunda kütüğüne sarılır, sevgisini güzel hissettirirdi minik. dalımız ne yapardı peki? dalına bir kuş konsa ve hareket etse yaprakları bizim küçük ilgi arsizimizin kafasına değip okşasa minik mutlu olurdu. dal,kolay kolay hareket etmezdi minik ilgi arsizina. o anca güneşe kucak açar, uçan kuşu alır koynuna, yağmuru bünyesine hapseder, diğer dalları selamlardı. sevgi ve ilgi arsizi miniğin bunlardan hiç haberi yoktu. hoş olsa da gözü görmezdi. sevgiden gözü kör olan minik "ölene kadar her gün uğrayacağım yanına",dedi dal parçasına. ılgi ve sevgi arsizi minik,hiç sıkılmadan anlattı dertlerini, mutluluklarını, yalnızlıklarını, sevgisini ve hislerini...

dağdan ses geldi de bizim dal parçasından ses gelmedi yine. bu kez de buna ağladı minik ilgi arsızı. sinirlendi. yükseldi ayak uçlarına ve dalı kopardı gövdesinden. ayaklarıyla ezdi,zıpladı üstünde. tüm sinirini çıkardı dal parçasından.

o sırada kirdigi dal parçalarının arasında,yer de gözüne çarpan bir papatya gördü. sevindi hemen ,yüzü güldü. siniri yok oldu. çünkü canını acittigi,kırdığı ve onu artık ölüme terkettigi daldan özür mahiyetinde bir hediye sandı. aldı papatyayı eline ve koştura koştura eve gitti. ilk çiçeğiydi bu daldan, ilk jestiydi dalın. hemen aldı bi küçük kaba koydu papatyayı. "her gün bakacağım sana, hiç solmayacaksın "dedi. (2 gün sonra olacaklardan habersiz...)

gelelim dal parçasına. günlerce ezilen parçaları yattı yerde. öylece kalakaldılar. yabani hayvanlar çiğnedi bazen üstünü, bazen sele kapıldı baziları. uçan kuşlar bile yüzüne bakmadı. ayni çatı altında yaşadığı diğer akran dalları bile görmezden geldi onu. ne vardi güzelce ve kolayca sevgisini hissettirebilseydi ilgi ve sevgi arsızı miniğe.

"sevgi her şeyin üstesinden gelirdi hani"? dedi dal parçası. o minik için elinden geleni yapmıştı. zor günlerinde yanında olmuştu, o mutluyken yapraklarını yeşile boyamıştı. "sen mutluysan ben de mutluyum" demişti. kötülüklerden koruyup gölgesinin altına almıştı onu. rüzgarı ikna etmeye çalışırdı ki, miniğin kafasını oksayabilsin ve ben "hep burdayım" diye bilsin ,diye. ama minik kız bunları hiç görememişti. kırmıştı dallarını, acıtmıştı canını. onu son gördüğünde elinde bi papatya ile uzaklaşmıştı yanından. en çok bu canını yapmıştı dal parçasının. (dal parçası dersin hamurunda odunluk yatıyor dersin,ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir işte. zarifligine ve naifliğine, ince düşüncesine bakar mısınız?)

üstünden bir fil ordusu geçmeden önce son kez nefes aldı ve bakındı etrafına dal parçası. gözleri son kez miniği aradı. gördüğü tek şey canının acıdığıydı. minik bir fil geçti üstünden önce. sonra diğer büyük filler. toz gibi ufalandı. minik kızın saçlarını okşamak için rüşvet verdiği rüzgar öyle bir esti ki... kendisinden geriye sadece kurumuş tek tük yaprakları kaldı.
devamını gör...

ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü,sahteliğini,gülünçlüğünü göreli beri,gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum;gerçek sevgiyi.*
devamını gör...

bir zamanlar deli gibi takip ettiğim tek dizinin bana göre kilit noktası olan bu görüntü ve repliklerdir. neden derseniz , hep bihter’in behlül’ü baştan çıkardığı düşünüldü savunuldu... aslında ilk kapılıp kendine aşık etmeye çalışan behlül’dü. buyrun burdan ;

devamını gör...

cinsiyetçilikten ziyade samimi ya da troll olup olmadığı önem taşır. insanların görüşü izafidir ama saygı çerçevesini aşmamak gereklidir.
devamını gör...

evet değerli okuryazarlar uzun bir süre sonra yeniden sizlerle birlikteyiz. sözlüğün adının değişmesiyle birlikte sözlükte bir çok şeyin de değişmiş olduğunu söylemek yanlış olmaz. bir zamanların kızıl öfkesi benjamin'in değişerek geliştiğini (!) üzerindeki kızıl gömleği büyük bir hışımla fırlatıp attığını görmek çoklarını büyük bir mutsuzluğa gark etse de, bu durumdan ziyadesiyle memnun olan bir kitle olduğu da gözlerden kaçmıyor. yoldaş işe adını değiştirerek başladı. artık kendisine normal benjamin diyor. lakin kazın ayağının öyle olmadığını siz okurlarımızla paylaşmak isteriz. benjamin'in yaptığı atılımlar ve kurduğu yeni ilişkilerin hiç normal olmadığının altını çizmememiz gerekiyor.

muhabirlerimizin yönetimdeki kaynaklardan aldığı bilgiler dudak uçuklatan cinsten. noktasına virgülüne dokunmadan söylenenleri aktarıyoruz.

yani işte o gün geldi. sözlüğün adının değiştiği gün. yönümüzü değiştiriyoruz dedi. rus defterini kapatıyoruz. ayılık mayılık artık bu işler bize ters. bize yahudilerin ticari zekası lazım. bu sebeple artık kızıl değil mavi ana rengimiz olacak. orak - çekiçle işimiz bitti. tarlayı zaten yeterince sürüp, ekinleri hasat, yazarları haşat ettik diyerek hepimizi şoke etti. tabi ben çok şaşırmıştım. şaka mı yapıyorsun yoldaş diye sorduğumda, gülümseyerek bana döndü ve şunları söyledi. ''artık yoldaş yok. bana benjamin netenyahu diyeceksiniz.'' diyerek şaşkınlığımın bir kaç kat daha artmasına sebep oldu. göbeğiyle ünlü yöneticimiz de o esnada pis pis sırıtıyordu. gözüme buda heykeli gibi gözükmüş olsa da dişlerimi sıkarak sustum. çünkü baskı aygıtları da değişmişti. artık karşımızda kgb kırıntıları yoktu. benjamin netenyahu mossad ile anlaşmış, davut yıldızını alnımızın çatına çakmaya niyetlenmişti.

evet değerli okuryazarlar küçük dilinizi yuttuğunuzu biliyoruz ama daha anlatacaklarımız bitmedi. bir diğer kaynağımızın söyledikleri ise şöyle;

''sözlüğün demografik yapısını değiştirmemiz lazım.'' diyerek devam etti. eski yazarlarla bu iş olmayacak. bunlar reklamsız sözlüğe alışmış. gelir kanallarımızı tıkayabilecek, köhne bir düşünce yapısına sahipler. o yüzden bunların sözlükteki etkinliğini seyreltmemiz lazım. nasıl zamanında kazıklı taifesini buraya kavimler göçü suretiyle getirdik. şimdi sırada ikinci dalga göç projemiz var. ulu dağının eteğindeki taşları buraya bir dökelim de, görsünler hanyayı konyayı dedi ve pis bir kahkaha attı. bizler kendisine buz kesmiş gibi bakarken, sadece tek bir arkadaş keyiften göbeğini ovuşturmakla meşguldü. o göbeğini ovuşturdukça bizim stres ibremiz yoğuşmalı kombi misali yavaş yavaş artıyordu. yahu karartmayın enseyi diye devam etti. böyle iyi olacak. hem reklamsız sözlüğe alışanlara bu özelliği para ile satacağız, hem de yeni gelenlerin sayıca fazla ve aktif olması sayesinde tıklamada 2071 hedefimize emin adımlarla yürüyeceğiz. ayrıca bu yeni gelenler diğerleri gibi muhalif olmayacak bizim tarafımızda saf tutacak. biz de bundan kelli şu memnuniyetsiz eskilerin muhalefet baskısından kurtulup rahatlayacağız.

bu arada muhabirlerimiz mavi öfke benjamin netanyahu'nun yasa dışı yollarla sözlüğe getirmeye devam ettiği göçmenlerin fotoğraflarına ulaştı;

buyurun;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu arada inancımız odur ki, yeni gelen arkadaşlarımız benjamin butonun bu oyununu bozacak dirayete ve izana sahiptir. bir olalım diri olalım, benjamin'in bu oyununu bozalım.

ve sloganımız gelsin;

mavi öfke benjamin netenyahu, tüm bunlar neden yahu?

açık mert korkusuz anormal sözlük haber ajansı özel haberini okudunuz.

sürç-i lisan ettiysek af ola!
devamını gör...

yetişkin olmayı beceremeyen insan beyanları.
borç almayı hiç sevmem, mümkün mertebe almam, borç vermeyi de sevmem, isteyene de bakışım değişir.
çok yakın arkadaşım oldu ama benden borç isteyen olmadı gibi bir şey.
bende parasız oldum ama kimseden para istemedim.
en son, karşı komşum bana sipariş verdi marketten, para küsuratlı idi, ertesi gün parayı ayarlayıp getirdi.
acelesi yoktu,dedim
olur mu öyle şey, dedi.
belki de biz kadınlar çok gururluyuz.
belki de kimseden bir istemeyeyim de aç durayım modundayız.
belki de bir erkek eylemi, borç isteyip geri vermemek.
devamını gör...

bol kimyon.. acı biber turşusu ve ayranla mükemmel gider..
devamını gör...

aslan takımyıldızı yönünden hızlanarak dünya'ya doğru yaklaşan ve dünya'ya çarpıp çarpmayacağı konusu sürekli gündeme gelen asteroit. literatürde 99942 apophis olarak geçiyor.

apophis, 2004 yılında keşfedildi. genişliği hemen hemen 340 metre. nasa'nın potansiyel olarak zarar verebilecek olan gök cisimleri listesinde yer alıyor.

geçenlerde, 2029 yılında dünya'ya çarpacağına dair iddialar medyada yer aldı. ancak medyanın yine, tıklanmak uğruna anlayıp dinlemeden yaptığı haberlerden biriydi bu çünkü başlarda o yıl için %2,4 olarak bilinen çarpma ihtimalinin aslında 0 olduğu, detaylı çalışmalar sonucu elde edilen bir bilgi.

ancak...

2068 yılında yine yakın geçiş yapacak ve eğer dünya'nın çekim alanı tarafından yakalanırsa çarpma ihtimali var. fakat yarkovsky etkisi nedeniyle hızı değişmiş durumda. aynı etki nedeniyle yörüngesi de zamanla değişebilir. bu nedenle "mutlaka çok yakından geçecek" ya da "mutlaka çarpacak" demek gibi bir şansımız yok. şu an için çarpma ihtimali 500 binde 1 civarında.

***
apophis, bennu ve 1950 da adlı asteroitlerden sonra 3. sırada, çarparsa vereceği zarar bakımından.

eğer çarparsa, kitlesel yok oluşa neden olmaz. boyutları buna izin vermiyor. fakat son derece büyük etkileri olur. dünyada insanlar tarafından patlatılan en güçlü nükleer silah, hemen hemen 57 megaton tnt'ye eşdeğer. apophis'in çarpışma esnasında neden olacağı enerji çıkışı ise yaklaşık 1150 megaton tnt'ye eşdeğer olur.
devamını gör...

en ufak espriyi üstüne alınma bu davranışlardan biridir benim için. bir de üstüne kara mizah yapılan konuyla ilgili (deyim yerindeyse) duyar kasmak.
devamını gör...

wunderbar olmuş! ellerinize sağlık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim