zeki bir kadınla yazışmayı aptal bir kadınla yatakta geçirmeye tercih ederim.
devamını gör...

utanarak söylüyorum eltilerin savaşı. ne yapayım biraz gülmeye çok ihtiyacım vardı.
devamını gör...

gözlerimi ilk kez açtığım ancak bana öyle geliyor ki, son kez kapatamayacağım şehirdir. şair der ya “hiç şikayet etmezler, doğdukları yerde ölenler.”

doğduk ama doyamamış olacağız ki, göçtük. göçmen kuşlar gibi. uzun bir süre ankara ile arama bir “es” girmişti. ancak bu dönemi kayıp olarak görmem. benim için kişiliğimin oluşmasında, dünyayı tanımamda büyük bir kazançtır.

döndüm. ankara ne de büyümüştü! ancak sonradan fark ettim ki, şehir büyüdükçe, insanları küçülmüş. ve artık öyle bir noktaya gelindi ki, nefes alınamaz oldu. ben bu duyguyu iyi bilirim. ama bu sefer farklıydı. sanki ankara beni değil, ben onu boğuyor gibiyim. iki elimle yapışmışım boğazına hiç bırakmıyorum. sanki bana yapılanların intikamını alırcasına. oysa yoktu şehrin bir suçu. talihsizlik, siz fizan’da bile olsanız gelir bulur.

ve sonunda anladım ki, ben gidersem ankara yeniden nefes almaya başlar.
uzun düşünceler, planlar, karar alma, gerekli görüşmeleri yapma... umarım uzun sürmez. çoğu bitti azı kaldı. ve size kısa bir süre sonra yazılarımı, martı sesleriyle açık bir denize bakarken yazarım.
devamını gör...

başkaların fikirlerine önem vermeyip, kendi fikrini bildirip çıkan tipler bence
devamını gör...

umut , senin ve benim cayır cayır yanmamdır. göz göre göre, ulu orta ve çığlık çığlığa. çıt çıkarmadan, sessizce savaşmak.
devamını gör...

hayatım, umudum , gençliğim, hayallerim
devamını gör...

çıldırmış ve çıldırmaya devam eden piyasa.

2019 ekim ayında yurtdışına taşınmadan evvel sahip olduğumuz iki arabayı 75.000 ve 86.000 tl den ekim ayında sattım. o dönemde bu paralarla dolar aldım. kur 5.70 civarıydı. 28.000 dolar ediyordu.

aynı arabaları şu an satacak olsam 1 yıl yaşlanmış ve kilometreleri 10.000 artmış şekilde elimi öpene 125.000 ve 140.000 liraya satabilirdim. yaklaşık 35.000 dolar eder.

yaşanan artış kesinlikle döviz kuru etkisinden öte bir boyutta. ötv de bir miktar artmış olabilir fakat yine de bu fiyatlar bu derece yüksek olmamalı. bunun altında yatan en büyük sebep arz düşerken talebin artmasıdır. talebi arttıran ise iki ana unsur var:

1- covid dolayısı ile toplu taşımadan kaçınmak için iyi kötü herkes ayağını yerden kesecek bir araba almak istiyor oluşu.
2- elinde parası olanın türk lirasında tuttuğu sürece negatif reel faiz dolayısıyla faize bile parasını pul olması, zarar etmesi. araç piyasası da yükselişte olduğu için millet arabayı yatırım aracı olarak görmeye başladı

bu piyasayı devlet düzeltemez, bunu ancak talebi düşürerek vatandaş düzeltebilir. zorunlu değilse bu fiyatlara almayın aldırmayın.
devamını gör...

2002 yapımı abd menşeli filmin yönetmenliğini chris wegde ve carlos saldanha'a yapmış ve blue sky stüdyolarında çekilmiş bir animasyon filmidir.

türkçe adı buz devridir. bir seri filmidir. ve şuana kadar beş film çekilmiştir. ikinci film buz devri - erime başlıyor 2006,üçüncü film buz devri - dinazorların şafağı 2009, dördüncü film buz devri - kıtalar ayrılıyor 2012, beşinci film buz devri - büyük çarpışma 2016 yılında yapılmıştır.

buz devri ilk filmde bir mamut manfred ve bir tembel hayvan sid'in yollarının kesişmesiyle başlamaktadır. buzul çağı denilen o çağda tüm hayvanlar nesillerini korumak için güneye göç ederken manfred yani sid'in deyimiyle many göç etmez. sid kendime koruyucu tüylü bir melek bulmuş fakat kendini kabul ettirememiştir. derken bir bebek ve bir kaplan diago dahil olur kadroya. macera böyle başlar ve devam eder. diago, sid ve many'nin sırları, çekişmeleri, zorunlu da olsa arkadaşlıkları eğlenceli bir şekilde aktarılmıştır filme. bu üç kafadar bebeği insanlara ulaştırmaya çalışır bu süreçte başlarına gelmeyen kalmaz.

bu arada sid'e rakun, miskin, mirket, tembel hayvan... diyenler olmuştur. vücut ve yüz şekli günümüzdeki hiç bir hayvana benzememekle birlikte beceriksiz ve elini attığı her işi kurutmasıyla birlikte belalı bir hayvan olduğu bellidir. ama pek şekerdir,sevimlidir. üç karakterde birbirinden ilginç ve karakter analizi yapılmaya değerdir.

ayrıca beş filmdede ortalığı karıştıran bir adet sincap scrat vardır. asıl en büyük belayı üstüne çeken ve kıyı kıyı filmde görülen lanetli bir meşe palamudu peşinde koşturan ve dünyanın kaderine yön veren minik ama etkili bir hayvandır kendisi.

manfred'i ali poyrazoğlu, sid'i yekta kopan ve diego'yu haluk bilginler seslendirmiştir.

çok ödüllü bir filmdir aynı zamanda buz devri. ödüllerinden bazıları; kcfcc ödülleri en iyi animasyon 2003, bmı film müziği ödülü 2002, bogey ödülleri platin 2002, gümüş kurdele en iyi seslendirme 2003.

açıkçası bir animasyon sever olarak en sevdiğim animasyon filmlerdendir buz devri serisi. diğer tüm filmlere de kendi başlıklarında değinmeye değer. bu arada bizler altıncı filmi beklerken disney blue sky stüdyolarına kapatma kararı almış şeklinde bir haber okudum. malesef corona buz devrine de vurmuş gibi görünüyor.
haber

bekleyip göreceğiz. iyi seyirler.
devamını gör...

zordur.
astral seyahatler için fazlaca yaş aldım......
devamını gör...

günaydın sevgili yazar arkadaşlarım. ama en çok çayı karton bardakta içmek zorunda olan emekçi yazarlarımıza günaydın.
devamını gör...

gününde değilsen zehir zıkkım ve gözyaşı, gününde isen bir sürü gülücük ve karın tokluğudur.

rahatsız ukdesi.
devamını gör...

son günlerde çok sık karşılaştığım başlıklar ve tanımlardır. özellikle yeni yazarların ve çaylakların gelmesi ile birlikte arttı gibi geliyor. ben mi art niyetliyim yoksa böyle bir durum gerçekten var mı merak ediyorum. buradan modlara da seslenmek istiyorum; lütfen 'şikayet et' kısmına anlatım bozukluğu da gelsin.
devamını gör...

2008-2010 tarihleri arasında senaristliğini
tayfun güneyer'in yönetmenliğini adnan güler'in yaptığı atv'de yayınlanan aksiyon, polisiye ve komedi dizisidir.

oktay kaynarca, mehmet akif alakurt ve selin demiratar başrollerini paylaşmıştır.

maraz ali (mehmet akif alakurt), istanbul'da bir suç ağının başıdır. güya çetesiyle yamuk yumuk iş yapanları yola getirir. maraz aliyle baş etmesi için izmir'den adanalı (oktay kaynarca) çağrılır işte olaylar böyle başlar.


maraz ali adanalı yavuzla, çocukluk arkadaşı ve kan kardeşler. polis olur ve beraber bir çok göreve imza atarlar. bir operasyon'dan bakanın oğluna toslar onu pataklar sonra ali görevden alınır adanalı yavuz izmir'e gönderilir. bilindik türkiye vakaları işte ne bir eksik ne bir fazla.

neyse işte bunun üzerine ali kendine mülayim, boncuk, tilki timur ve ferruh'tan oluşan garip bir çete kurar. amaç kendince haksızlıklarla mücadele etmek halka hizmet etmektir.

açıkçası dizi izleyicinin zekasıyla ve komedi anlayışıyla dalga geçiyiçor gibi gelmişti bana. genelde ergenlerin izleyip fark var nidalarıyla sokaklarda gezdirdiği mantık hatalarıyla dolu bir dizidir.

hele ki sofia adanalının kızı evlerden ırak bir bölümde kendilerine denk gelmiştim ve sernay sarıkayayı o zaman ilk kez görmüştüm. o dizinin etkisi hala devam ediyor galiba ki görüş o görüş hala kendini pek sevmemekteyim. daha sonra hiç bir yapımda izlemedim. bir reklamda oynuyordu şampuan reklamı gördüğüm ve sesini ki bir değişik konuşuyor orda sesini duyduğum an tüylerim diken diken oluyor. al sana durduk yere nedensiz sevmediğim bir oyuncu daha.

neyse efem 3 sezon devam etmiş nasıl etmiş şaşırmaktayım. insana akıl tutulması yaşatan dizi.
devamını gör...

şu sözlükte bu konudan da duyar kasıldı ya artık ölsem bile gözüm açık gitmem.

bak kardeş. sevginin gücü diye bir film var 94 yapımı. filmin orijinal adı léon. bu ne biçim çeviri ulan dedirtecek cinsten çeviri değil mi. bakınız burada daha da devamı var. bakın çok ilginçtir, burada ve burada başka örnekler de listelenmiş. hayır neye duyar kasılmış, neyden rahatsız olunmuş onu da anlamadım garip gurup bir türkçe ile yazılmış her şey. film hakkında bilgi verecek entry yazacaksanız zahmet edip orijinal dilindeki ismini de öğreniverin bir zahmet. sağdan soldan herkesin yazdığını okumak işkence, modlar da güzel güzel işini yapmış, hala laf yiyor çocuklar.

hayır bu sözlük cidden çok tuhaf. adamlar işini yapsa biri çıkar başlığımı neden taşıdınız diye ağlar, işini yapmasa biri çıkar adamı niye uçurmuyorsunuz diye ağlar, beni de kendinize benzettiniz ben de ağlıyorum valla. bundan kelli polis olup bütün türkçe açılmış film kitap müzik isimlerini modlara gammazlıycam. hadi bakalım.

(iko hazretleri, bana bi madalya rütbe falan bişey verirsin artık di mi hocam. o kadar gammazlık yapıacm bak. kıps.)

tanımcılık: sözlük kültürü gereği bir konu hakkında yapılan bilgilendirme ve tanımların derli toplu, tek bir kaynak başlık altında bulunması için yürürlükte olan/olması gereken kuraldır. var olsundur. başımızdan eksik olmasındır. filminin orijinal adını bilmeyenlere öğretici olması dileğiyledir.
devamını gör...

bu kız "akıl yaşta değil baştadır"ın vücut bulmuş hâli.
evet tanımları, tavırları çok olgun amaaaa bu, benim ona küçük bir kız çocuğunu severcesine yaklaşma isteğimi değiştirmiyor.
hele hele burada da bana olan aşkını itiraf etmiş: #730602 bu kız benim kaderim agaa.*
bundan sonraaa bu kızıı üzeen karşısında beni buluuur.
kalp kalp kalp, gülücük gülücük gülücük *
devamını gör...

reçel ama ne reçeli yapan bir arı bu? kendine ayrı bir cumhuriyet kurmuş ve bal yapan arılara karşı savaş açmış gibi bir izlenim veren arı* kendisi dünyalar tatlısı, hoş sohbet, anlayışlı ve bir o kadar da bilgili bir yazar. başarılarının devamını diliyor, uzuuuun uzuuuun yıllar o güzel tanımlarıyla bizleri aydınlatmasını temenni ediyorum.*
devamını gör...

oğuz atay'ın yazdığı ama kendisinden sonra daha iyi anlaşıldığı kitabı. olric'le geçen konuşmaların sosyal medyalarda paylaşılarak suyu çıkarılmış olsa da bu kitap herkesten bir parça taşır.
devamını gör...

ezginin günlüğü'nün dargın mıyız albümünde yer alan en güzel şarkılarından birisidir.
başlığı bu vakte kadar neden açılmamış hayret?

"gözlerim doluyor aman, sen neredesin?
gözlerim doluyor aman, sen neredesin?
ellerim donuyor aman, sen neredesin?
ellerim donuyor aman, sen neredesin?
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, kaçamazsın sevdadan
seni diye tuttum kedimi, dizlerime yatırdım
seve seve tüylerini, uykulara götürdüm
çekmecemde resmin vardı, baka baka bitirdim
gözlerimde sana güller, papatyalar getirdim
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, kaçamazsın sevdadan
gözlerim dalıyor aman, sen neredesin?
gözlerim dalıyor aman, sen neredesin?
herkes geliyor aman, sen neredesin?
herkes geliyor aman, sen neredesin?
seni diye tuttum kedimi, dizlerime yatırdım
seve seve tüylerini, uykulara götürdüm
çekmecemde resmin vardı, baka baka bitirdim
gözlerimde sana güller, papatyalar getirdim

yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, kaçamazsın sevdadan
yan kalbim yan, kaçamazsın sevdadan"


spotify
devamını gör...

lisedeyken midye dolma alıyordum düzenli olarak ama annem hiç sevmediği için alacaksan kendi harçlığınla al diyordu 10 lirayı onun için ayırırdım. bir gün yine midye alıcam abi 10 tl lik ver dedim. oradaki bir müşteri 10 tl lik az sen ona 50 tllik koy dedi hesabını da bana gönder. yok abi olmaz bu yeter desemde dinletemedim. eve yüzümde kocaman bir gülümsemeyle dönmüştüm. o günden sonra ne olursa olsun iyi insanların hala var olduğu umudu içimde yaşar
devamını gör...

girmiş olduğum başlığın kategorisini düzeltir misiniz diye yazdım, tabi hocam diye yazdı.
hem ilgili hem saygılı.
(bkz: ideal moderatör)
sevdim onu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim