gölgelerin gücü adına dedikten sonra değişim yaşayıp atılgana binen çizgi film karakteri.
(bkz: 80'lerde çocuk olmak)
devamını gör...

bu isime sahipken bazen oldukça komik başlıkları olan gazeteydi.

şimdi piyasada mı bilmiyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

"sevmek ne uzun kelime

dokunulmasa da görülmese de;
kalpte yer verilir bazısına,
nedensiz...
sen; aklım ve kalbim arasında kalan,
en güzel çaresizliğimsin.
gerçi aklıma bile gelmiyorsun artık.
o kadar kalbimdesin ki...
gözlerinin kahvesinden koy ömrüme,
kırk yılın hatırına "sen" kalayım.
"sevmek" ne uzun kelime...
şimdi açsam pencereyi beklesem.
sen gelsen, olmaz ya hani geliversen.
hiçbir şey sormasan,
hiçbir şey söylemesen,
sussan,
sussam,
sussak...
susuşların anlattıklarını dinlesek."

cemal süreya
devamını gör...

#411277 tam böyle bir girişimdeyken ona yardım eli uzatıp sözlüğe bağlamak istiyorum. gitmiyorsun sakın ha... durr atlama.
devamını gör...

samimi, içini döker gibi yazan yazarımız. ama sanki bir üzgün ve mutsuz gibi bir izlenim bıraktı. aman yanlış hissetmiş olayım, ne zaman isterse sözlük’çe burdayız efenim. *

keyifli ve bol tanımları olsun.

en sevdiği filmden de not iliştirip gideyim. *: “çünkü sözler yerine kaba kuvvet kullanılabilse de kelimeler kudretini hep koruyacaktır ! kelimeler anlama ulaşmanın yollarını ve dinleyenlere hakikatin teleffuzu gösterir.”
devamını gör...

az kala unutuyordum...seksi, sekslerini bir şey başarmış gibi anlatıp övgü beklemeleri, övülmeleri
devamını gör...

deli dana, hayvanlarda ortaya çıkan ve hayvanlardan insanlara bulaşan bir beyin iltihabı hastalığıdır. bu hastalık, o zamana kadar besinlerini güvenle satın alıp tüketen tüketicinin gıdanın güvenliğine dair şüpheye düşmesi noktasında da önemli bir olaydır.

hastalık 1980'lerde büyük britanya'da sığır yemleri için mevcut yasaların esnetilmesiyle ortaya çıktı. yani hastalık doğal bir sürecin sonucu değil. oluşum nedeni açısından önemli çünkü devlet bireysel tüketicilerin değil endüstriyel üretimin çıkarları için üretim standartlarının düşürülmesine izin verdi. yasaların gevşetilmesiyle birlikte hayvanlar kendi türlerinin vücut parçalarını yem olarak tükettiler. biraz daha detaylandırırsak, et üretiminde kullanılan sığırların kemik, et kalıntıları diğer sığırların yemlerine karıştırılıp yediriliyordu oysa bu hayvanlar otçuldu. et endüstrisi otçul canlıya kendisini yediriyordu ve bu canlılardan yine et endüstrisinde faydalanılıyordu. üreticiler ilk etapta şartların gerektirdiği gibi davrandıklarına inanıyordu. devlet de bu gevşetmelerin ürün çeşitliliğini artıracağını düşünüyordu. güvene dayalı besin alışverişi söz konusu olduğu için tüketici bu durumdan şüphelenmeden ürünleri satın almaya devam etti. oysa özellikle en ucuz ürünler hayvanlardaki bu beslenme şekli nedeniyle riskliydi ve yoksul tüketici de gıda güvenliğinin korunduğunu zannederek bu ürünleri tercih ediyordu. ve deli dana hastalığı bulaşmış hayvanları tüketen insanlarda da hastalığın insanlardaki ismiyle "cjd: creutzfeld-jakop disease/hastalığı" ortaya çıktı.

tam olarak nedir bu hastalık? cjd'de belirtilerin görülmesi 10-20 yıl arasında değişirken bu süre 40 yıla kadar çıkabilir. hastalık bir virüs ya da bakteriyle değil vücudumuzda bulunan "prion" proteinin mutasyona uğramasıyla ortaya çıkar. zamanla beyinde boşluklar oluşmasına ve beyinde süngerleşme durumuna neden olur. hastalığın belirti göstermesi yıllar alabilir. tanı koyulması bile çok güç olan bu hastalığın gelişmiş bir tedavisi yoktur. hastalığın görülme sıklığı milyonda bir olarak belirtilmiştir. ilk belirtileri depresyon, hafıza kaybı, uyku bozukluğu gibi etkilerdir. daha sonra bu belirtiler aniden katlanarak etki alanını genişletir ve hastanın bütün fonsiyonlarını etkiler.
devamını gör...

(bkz: little bighorn savaşı)
devamını gör...

"bu şekilde ev işleri daha çabuk bitiyor ve sen ve eşin birbirinize daha fazla vakit ayırabiliyor olmalısınız. birbirini seven çiftlerin sevdiklerine vakit ayırmak için yapmayacağı şey yok doğrusu. harikasın. ayrıca çocuklarına da iyi örnek olarak cinsiyetçi davranış biçiminden uzak, bilinçli genç nesillerin yetişmesi için ön ayak olman da takdire şayan. tebrik ederim. " denebilir. neden olmasın?
devamını gör...

sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?

stefan zweig/bilinmeyen bir kadının mektubu
devamını gör...

aşk bunlardan biri sayılabilir. bir kişinin aşık olmaya çok hevesli bir tavır içerisinde olması onun bizatihi başkaları tarafından itici bulunarak talep görmesinin önünde bir engel oluşturabiliyor yani bir şekilde kişinin aradığı aşka ulaşmasına zorlaştıran bir durum olabilir.
devamını gör...

hafta sonu avm gezmek. bir çok türk ailesinin hobisidir. hobi diyorum çünkü insana inanılmaz beceriler kazandırıyor. rol yapma, finansal kararlar verme,dolaylı yoldan spor yapma gibi.
devamını gör...

bunlardandır*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

abime bi buçuk kıymalı.
devamını gör...

yıllardır can bonomo, bengi apak, ismail türküsev ve can temiz tarafından hazırlanıp sunulan, dinlerken kahkahalarla güldüren ve insanın gözlerinden yaşlar getirdiğinden dolayı açık alanda kulaklıkla dinlenmemesi gereken şahane ötesi bir podcasttir.

(bkz: şefiiiiim)
(bkz: dizimi aç)
(bkz: nayn annem)
devamını gör...

sabah french press'imi kırdığım için az önce bir cerrahi maske ile kahve demledim. kazanım gibi kazanım bence.

not: evony'lerle olmuyor, gratis'te falan ucuz dandikleri var 10 tanesi 3 lira mı ne, onlar canavar.
devamını gör...

ramiz karaeski ezele aile albümünü gösteriyor, yıllarca süren gönül macerasından usanır eve döner diye evinde onu bekleyen, ömrü orada geçmiş rabiasını da çağırıyor yanına. neşeyle fotoğrafları anlatırken bir fotoğrafa geliyor sıra
-bak burda ailecek sinemaya gitmişiz diğmi bak, uğur sırtımda, selim...sen yoksun rabia
+nasıl?
- yani ikimizin beraber böyle bir resmi yok.
+resimleri hep ben çekiyodum da ondandır ramiz bey
bunun üzerine dayı bi duruluyor. ezelden çekmecedeki polaroid makinayla bir fotoğraf çekmesini istiyor. fotoğraf çekiliyor, mahcup bir sessizlik var.
+tamam ramiz bey tamam,dert etme kendine
-bi resmimiz bile yok beraber rabia. bir sen kaldın tek başına bu evde.
+olsun ramiz bey. işiniz var dedim bekledim, aşkınız var dedim bekledim.ben beklerim.
-ben hep gidiyorum, sen hep kalıyosun ama bir resmin bile yok benimle rabia...

selmayla ramizin aşkı neyse de şu sahneden çok derin etkilenmiştim. adanmış bir ömüre karşılık, sevgiden değil de,acıma hissiyle bahşedilmiş bir kare fotoğraf...
devamını gör...

tabi olmaz çünkü hayalini kurduk.
devamını gör...

"sizin gününüzde birileri yayın yapıyoor" diyerek üzüntümü dile getirdiğim yayın. meğerse zaten cenkmiş yabancıya gitmemiş. nerede bıraktım şuurumu acaba ah nerede vah nerede*?
devamını gör...

3 cümlelik hikayeyi 15 dakikada anlatıyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim