bal yerine reçel yapan arıya mor mahlas verilsin kampanyası
bal yerine reçel yapan arıya mor mahlas verilsin ama verilirken de mor orkide verilsin ( her kampanyaya orkide sıkıştırmam lazım modu). neden derseniz efendim çünkü şurada bir üç beş insan var kendilerini unuttularsa diye belirteyim canım merdumgiriz_ mesleğini çözemediğim hoba3434 doktorum robins ve hayranı olduğum bengaripsengüzeldünyaumutlu. bu insanlarla gün aşırı sohbet ediyorum ve gerçekten anlıyorum ki her karmacıklarını hakediyorlar. siz de hakediyorsunuzdur o ayrı konu ama bakın arkadaşlar bu arı bal değil reçel yapıyor yetmiyor sınavlara hazırlanıyor. ayrıca merdumgirizle beraber kaliteli bir z kuşağı geliyor. ben o yaşlarda böyle değildim. şu kıza da moru çok görmeyin be arkadaşlar. onun tek istediği mor mahlas ve herkese orkide dağıtılması (bence o da bunu içten içe istiyor farkındayım).
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
her gün hüsran, hayâl kırıklığı, anlayışsız insanlar falan.
bir ömür böyle geçmek zorunda mı acaba ?
hiç mi doğru düzgün bir gün olmayacak ?
bir ömür böyle geçmek zorunda mı acaba ?
hiç mi doğru düzgün bir gün olmayacak ?
devamını gör...
sait faik abasıyanık
"...kendi peşimi bile bıraktım....''
"...çakımı çıkardım. kalemi yonttum. yonttuktan sonra tuttum öptüm. yazmasam deli olacaktım.
gitmeli, uzaklaşmalı, hiçbir şehirde durmamalı demiş yazar. burgazada'nın kollarına atmış kendini; oh çok da iyi yapmış denizlerin, balıkların efendisi..
devamını gör...
françois ozon
kafa sözlüğün ilk entrysi bana nasip olan başlığı. ilişkiler üzerine harika filmleri vardır. 5*2 (five times two) en sevdiğim filmlerindendir.
devamını gör...
çaylak yazarların bilmesi gerekenler
hemen hemen tüm çaylaklar tarafından okunması gereken kurallar bütünü.
şöyle ki;
başka bir sözlükte yazarlık yapmamış olan, sözlük yazarlığını ilk kez burada yapacak olan arkadaşlara ön bilgi vermek gerek.
arkadaşlar, forum ile sözlük farklı şeyler. forumlarda herhangi bir başlığa uçan tekmeyle girer gibi dalıp herhangi bir şey yazabilir ya da soru sorabilirsiniz. sözlüklerde ise bu durum formata aykırıdır.
format nedir? mesela tanım girmek. tanım nedir? başlıktaki konu hakkında tanıtıcı, o konuyu bilmeyen kişilere konu hakkında fikir ya da bilgi verici cümledir. tıpkı normal bir türkçe sözlükte olduğu gibi... sanırım bu yanlış anlaşılıyor genellikle. tanım girmek, aklımıza esen herhangi bir şeyi yazmak anlamına gelmiyor. "ama yapanlar var..." diyeceksiniz. evet var ama bunu yapanları şikayet edebiliyorsunuz ve tanımlarının silinmesini sağlayabiliyorsunuz.
örnek verelim ki daha iyi anlaşılsın. diyelim ki başlık atom. burada yazmanız gereken ilk cümle, atomun ne olduğunun tarifi. mesela "ilk başlarda maddenin en küçük parçası olduğu sanılan ama gelişen teknoloji ile aslında öyle olmadığı görülen fiziksel yapı." cümlesi bir tanımdır.
"çeşitli meyve sularının karışımıyla yapılan, enerji deposu içecek." de yine atom için bir tanım olabilir. fakat daha ilk cümleniz "çok severim, hep içiyorum." gibi öznel bir yorum olursa bu bir tanım değil, sizin şahsi fikrinizdir ve formata aykırıdır. nasılsa benden önce birileri tanımını yapmıştır diye düşünmeyi. onlar yazdıklarını silerse, orada kalan tek tanım sizinki olabilir. sayenizde insanlar yeni bir şey öğrenebilir. bu fikri yabana atmayın.
başlık açarken de benzer kural geçerlidir. sadece size özel olan "dün banyo yaptım" şeklinde bir başlık formata aykırıdır. geneli ilgilendiren "banyo yapmak" başlığı ise normal olandır. başlıkların sonuna noktalama işaretleri yazılmaz. tanımlarda ise nokta yazılır cümle sonlarına.
bu tür kurallar size "olmasa da olur" gibi gelebilir ama yazdıklarınız ya da başlıklarınız bu nedenlerden ötürü silinebilir. bunu moderasyonun taraf tutması falan zannedenler oluyor sonra. oysa baştan belirlenmiş kurallara uyulmadığı zaman herkesin yazdıkları silinebilir.
bu sözlükte küfür yok. onu da sanırım artık öğrenmişsinizdir. zaten kadın yazar sayısının burada oldukça yüksek olmasının bir nedeni belki de budur. her cümlenin sonuna, leblebi yer gibi a, m ve k harflerini iliştiren arkadaşların aklında bulunsun lütfen.
çok sıkıştığınız yerde kafa sözlük formatı ve kuralları gibi başlıkları okuyabilir, yönetici (online listesinde isimleri, yeşil renk dışındaki renklerde yazılı olan arkadaşlar) veya yazarlara sorabilirsiniz merak ettiklerinizi.
yukarıda bahsettiğim türden tanımlar yazarsanız yazar olmanız daha kolay olur ve yazdıklarınızı okumaya değer bulup sizi takip etmeye başlayacak insan sayısı da bununla orantılı olarak artar.
şimdiden yazarlığınız hayırlı olsun diyorum.
edit: anket başlıkları ya da sözlüğe ilişkin istekler gibi bazı başlıklarda tanım yazılmadığı durumlar oluyor. yukarıda söylediklerim bilgi vermesi beklenen başlıklar ve tanımlar için geçerli özellikle.
şöyle ki;
başka bir sözlükte yazarlık yapmamış olan, sözlük yazarlığını ilk kez burada yapacak olan arkadaşlara ön bilgi vermek gerek.
arkadaşlar, forum ile sözlük farklı şeyler. forumlarda herhangi bir başlığa uçan tekmeyle girer gibi dalıp herhangi bir şey yazabilir ya da soru sorabilirsiniz. sözlüklerde ise bu durum formata aykırıdır.
format nedir? mesela tanım girmek. tanım nedir? başlıktaki konu hakkında tanıtıcı, o konuyu bilmeyen kişilere konu hakkında fikir ya da bilgi verici cümledir. tıpkı normal bir türkçe sözlükte olduğu gibi... sanırım bu yanlış anlaşılıyor genellikle. tanım girmek, aklımıza esen herhangi bir şeyi yazmak anlamına gelmiyor. "ama yapanlar var..." diyeceksiniz. evet var ama bunu yapanları şikayet edebiliyorsunuz ve tanımlarının silinmesini sağlayabiliyorsunuz.
örnek verelim ki daha iyi anlaşılsın. diyelim ki başlık atom. burada yazmanız gereken ilk cümle, atomun ne olduğunun tarifi. mesela "ilk başlarda maddenin en küçük parçası olduğu sanılan ama gelişen teknoloji ile aslında öyle olmadığı görülen fiziksel yapı." cümlesi bir tanımdır.
"çeşitli meyve sularının karışımıyla yapılan, enerji deposu içecek." de yine atom için bir tanım olabilir. fakat daha ilk cümleniz "çok severim, hep içiyorum." gibi öznel bir yorum olursa bu bir tanım değil, sizin şahsi fikrinizdir ve formata aykırıdır. nasılsa benden önce birileri tanımını yapmıştır diye düşünmeyi. onlar yazdıklarını silerse, orada kalan tek tanım sizinki olabilir. sayenizde insanlar yeni bir şey öğrenebilir. bu fikri yabana atmayın.
başlık açarken de benzer kural geçerlidir. sadece size özel olan "dün banyo yaptım" şeklinde bir başlık formata aykırıdır. geneli ilgilendiren "banyo yapmak" başlığı ise normal olandır. başlıkların sonuna noktalama işaretleri yazılmaz. tanımlarda ise nokta yazılır cümle sonlarına.
bu tür kurallar size "olmasa da olur" gibi gelebilir ama yazdıklarınız ya da başlıklarınız bu nedenlerden ötürü silinebilir. bunu moderasyonun taraf tutması falan zannedenler oluyor sonra. oysa baştan belirlenmiş kurallara uyulmadığı zaman herkesin yazdıkları silinebilir.
bu sözlükte küfür yok. onu da sanırım artık öğrenmişsinizdir. zaten kadın yazar sayısının burada oldukça yüksek olmasının bir nedeni belki de budur. her cümlenin sonuna, leblebi yer gibi a, m ve k harflerini iliştiren arkadaşların aklında bulunsun lütfen.
çok sıkıştığınız yerde kafa sözlük formatı ve kuralları gibi başlıkları okuyabilir, yönetici (online listesinde isimleri, yeşil renk dışındaki renklerde yazılı olan arkadaşlar) veya yazarlara sorabilirsiniz merak ettiklerinizi.
yukarıda bahsettiğim türden tanımlar yazarsanız yazar olmanız daha kolay olur ve yazdıklarınızı okumaya değer bulup sizi takip etmeye başlayacak insan sayısı da bununla orantılı olarak artar.
şimdiden yazarlığınız hayırlı olsun diyorum.
edit: anket başlıkları ya da sözlüğe ilişkin istekler gibi bazı başlıklarda tanım yazılmadığı durumlar oluyor. yukarıda söylediklerim bilgi vermesi beklenen başlıklar ve tanımlar için geçerli özellikle.
devamını gör...
görsel yapımlarla şiddetin normalleştirilmesi
kişi, okuduğu ve izlediği materyallere aşırı odaklandığı zaman, beyninin objektif, sorgulayan, hayal ile gerçeği ayırt eden, sunulanın doğru-yanlış analizini gerçekleştiren mantıklı bilinç tarafını kısmen de olsa devreden çıkarır. genelde ergenlik öncesi çocuklarda bu eğilim daha fazladır, doğal olarak.
ve algıladığı pek çok şey bilinçaltına istemeden de olsa giriverir. film yapımcıları, reklam sektörü bunu zaten iyi bilirler ve beynin bu özelliğini kullanıp, çeşitli tekniklerden de yararlanarak kişi üzerinde istedikleri türden etkileri yaratabilirler.
beynin bilinçaltı kısmının bilinçten çok daha büyük yer kapladığı ve bilinçli yaptığımızı "sandığımız" birçok şeyin bilinçaltı şartlandırmalar neticesinde ortaya çıktığı psikiyatride bilinen bir olgu. evet, insanların yüzde yüzü ya da çoğunluğu şiddet içerikli eserleri okur ya da izlerse tamamen etkilenir, kendini iyice kaptırır, normalleştirir demek çok iddialı bir sav olur lakin bir kişinin bile bu yönde etkilenmesi, bu tip eserler hakkında durup düşünmek için sebeptir: şiddeti ne yönde ve ne kadar vermeliyiz?
ve algıladığı pek çok şey bilinçaltına istemeden de olsa giriverir. film yapımcıları, reklam sektörü bunu zaten iyi bilirler ve beynin bu özelliğini kullanıp, çeşitli tekniklerden de yararlanarak kişi üzerinde istedikleri türden etkileri yaratabilirler.
beynin bilinçaltı kısmının bilinçten çok daha büyük yer kapladığı ve bilinçli yaptığımızı "sandığımız" birçok şeyin bilinçaltı şartlandırmalar neticesinde ortaya çıktığı psikiyatride bilinen bir olgu. evet, insanların yüzde yüzü ya da çoğunluğu şiddet içerikli eserleri okur ya da izlerse tamamen etkilenir, kendini iyice kaptırır, normalleştirir demek çok iddialı bir sav olur lakin bir kişinin bile bu yönde etkilenmesi, bu tip eserler hakkında durup düşünmek için sebeptir: şiddeti ne yönde ve ne kadar vermeliyiz?
devamını gör...
mareşal fevzi çakmak
orsalesta anafor ukdesi.
osmanlı imparatorluğu subayı, paşası, türkiye cumhuriyeti devletinin ilk ve en uzun süre görev yapmış genel kurmay başkanı, mustafa kemal atatürk'ten sonra türkiye cumhuriyeti'nin 2. ve son mareşal rütbesindeki subayı.
kendisi 1876 istanbul doğumludur. babası da albay rütbesinde bir subaydır. kuleli askeri lisesi ve harbiye ya da günümüz adıyla kara harp okulu öğreniminin ardından piyade teğmen olarak osmanlı ordusunda göreve başlamıştır. 2 yıllık görevinin ardından mekteb-i erkan-i harbiye ya da günümüz adıyla harp akademisi eğitimine katılarak kurmay sınıfı yüzbaşı* rütbesi ile mezun olmuştur.
sırp ve arnavut çetelere karşı balkanlarda mücadelelerde görevlendirilmiş, başarıları nedeniyle erken terfiler alarak kısa sürede albay rütbesine yükselmiştir.
2. balkan savaşı'nın sonunda tuğgeneral* olmuştur.
1.dünya savaşı'nda kolorodu komutanı olarak çanakkale ve kafkas cephelerinde savaşmış, savaşın sonunda korgeneral olmuştur.
mondros mütarekesi'nin ardından erkan-ı harbiye reisliği'ne yani bugünki genel kurmay başkanlığı'na atanmış, ardından da harbiye nazırlığı yani bugünki adıyla milli savunma bakanlığı görevlerini yürütmüştür.
istanbul'un itilaf devletlerinin resmen işgalinin ardından görevlerini bırakarak anadolu'ya geçmeye karar vererek ankara'ya ulaşmış ve mustafa kemal atatürk tarafından törenle karşılaşmıştır.
1.dönem tbmm'ye vekil olarak katılmasının ardından istanbul hükümeti tarafından rütbeleri ve nişanları alınarak hakkında yakalama ve idam kararları çıkarılmıştır.
tbmm tarafından, kurtuluş savaşı'nda milli savunma bakanı olarak görevlendirilmiştir.*
kütahya-eskişehir muharebeleri'nde garp cephesi ordusu'nun yenilmesinin ardından genel kurmay başkanı ismet inönü görevinden azledilerek, bu göreve getirilmiş ve kurtuluş savaşı'nın askeri komutasını almış ve tbmm kararı ile orgeneral olmuştur.
sakarya meydan muharebesi'nde mustafa kemal atatürk ile birlikte komuta etmiş, büyük tarruz'un askeri planlarını hazırlamıştır.
kurtuluş savaşı'nda komuta ettiği meydan muharebelerindeki başarılarından ötürü, başkomutan mustafa kemal atatürk'ün tbmm'ye sunduğu öneri ile mareşal olmuştur.
savaşın ardından genel kurmay başkanlığı'nın kaldırılması nedeniyle milletvekilliğine dönmüştür. genel kurmay başkanlığı'nın tekrar ihdas edilmesi üzerine vekillik görevinden vazgeçerek askerlik görevine geri dönmüş ve genel kurmay başkanı olarak görev yapmıştır.
kurtuluş savaşı süreci dahil olmak üzere toplam 23 sene genel kurmay başkanı olarak görev yapmasının ardından, o dönem çıkarılan yasa ile yaş haddinden emekli edilmiştir.
ankara'da genel kurmay başkanlığı bahçesinde yer alan bir adet at heykeli vardır. o heykelin olduğu yer mareşal fevzi çakmak'ın atını bağladığı yerdir. onun anısına at heykeli yapılmıştır.
osmanlı imparatorluğu subayı, paşası, türkiye cumhuriyeti devletinin ilk ve en uzun süre görev yapmış genel kurmay başkanı, mustafa kemal atatürk'ten sonra türkiye cumhuriyeti'nin 2. ve son mareşal rütbesindeki subayı.
kendisi 1876 istanbul doğumludur. babası da albay rütbesinde bir subaydır. kuleli askeri lisesi ve harbiye ya da günümüz adıyla kara harp okulu öğreniminin ardından piyade teğmen olarak osmanlı ordusunda göreve başlamıştır. 2 yıllık görevinin ardından mekteb-i erkan-i harbiye ya da günümüz adıyla harp akademisi eğitimine katılarak kurmay sınıfı yüzbaşı* rütbesi ile mezun olmuştur.
sırp ve arnavut çetelere karşı balkanlarda mücadelelerde görevlendirilmiş, başarıları nedeniyle erken terfiler alarak kısa sürede albay rütbesine yükselmiştir.
2. balkan savaşı'nın sonunda tuğgeneral* olmuştur.
1.dünya savaşı'nda kolorodu komutanı olarak çanakkale ve kafkas cephelerinde savaşmış, savaşın sonunda korgeneral olmuştur.
mondros mütarekesi'nin ardından erkan-ı harbiye reisliği'ne yani bugünki genel kurmay başkanlığı'na atanmış, ardından da harbiye nazırlığı yani bugünki adıyla milli savunma bakanlığı görevlerini yürütmüştür.
istanbul'un itilaf devletlerinin resmen işgalinin ardından görevlerini bırakarak anadolu'ya geçmeye karar vererek ankara'ya ulaşmış ve mustafa kemal atatürk tarafından törenle karşılaşmıştır.
1.dönem tbmm'ye vekil olarak katılmasının ardından istanbul hükümeti tarafından rütbeleri ve nişanları alınarak hakkında yakalama ve idam kararları çıkarılmıştır.
tbmm tarafından, kurtuluş savaşı'nda milli savunma bakanı olarak görevlendirilmiştir.*
kütahya-eskişehir muharebeleri'nde garp cephesi ordusu'nun yenilmesinin ardından genel kurmay başkanı ismet inönü görevinden azledilerek, bu göreve getirilmiş ve kurtuluş savaşı'nın askeri komutasını almış ve tbmm kararı ile orgeneral olmuştur.
sakarya meydan muharebesi'nde mustafa kemal atatürk ile birlikte komuta etmiş, büyük tarruz'un askeri planlarını hazırlamıştır.
kurtuluş savaşı'nda komuta ettiği meydan muharebelerindeki başarılarından ötürü, başkomutan mustafa kemal atatürk'ün tbmm'ye sunduğu öneri ile mareşal olmuştur.
savaşın ardından genel kurmay başkanlığı'nın kaldırılması nedeniyle milletvekilliğine dönmüştür. genel kurmay başkanlığı'nın tekrar ihdas edilmesi üzerine vekillik görevinden vazgeçerek askerlik görevine geri dönmüş ve genel kurmay başkanı olarak görev yapmıştır.
kurtuluş savaşı süreci dahil olmak üzere toplam 23 sene genel kurmay başkanı olarak görev yapmasının ardından, o dönem çıkarılan yasa ile yaş haddinden emekli edilmiştir.
ankara'da genel kurmay başkanlığı bahçesinde yer alan bir adet at heykeli vardır. o heykelin olduğu yer mareşal fevzi çakmak'ın atını bağladığı yerdir. onun anısına at heykeli yapılmıştır.
devamını gör...
şu an duymak istediğiniz söz
birinin gelip "sus her şeyi biliyorum" deyip sarılmasına o kadar ihtiyaç duyuyorum ki...
devamını gör...
yaşı at pazarında sorarlar
atalarımız at satın alırken, yaşına bakar ve yaşlıysa tercih etmezdi. fakat insanlarda öyle bir durum söz konusu olmadığı için bu ifade atasözü oldu. yaşlarına göre değerleri değişen yaratıklar, hayvanlardır. insanların değeri yaşlarıyla değil, bilgisi, yeteneği, mesleği, karakteri, sanatı vb. ile ölçülür.
bazı liderlerin yaşları
abd başkanı donald trump yaşında 74
donald trump’tan görevi devralacak joe biden 78
birleşik krallık başbakanı theresa may 64
japonya başbakanı yoshihide suga 72
israil başbakanı benjamin netanyahu 71
rusya devlet başkanı vladimir putin 68
çin devlet başkanı şi cinping 67
almanya şansölyesi angela merkel 66
cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan 66
mhp genel başkanı devlet bahçeli 72
chp genel başkanı kemal kılıçdaroğlu 72
iyi parti genel başkanı meral akşener 63
genç liderler de var tabi ki…
italya başbakanı giuseppe conte 56
ispanya başbakanı pedro sánchez 48
fransa başbakanı emmanuel macron 42
100 yaşın üstündeki koronavirüse yakalananların bazıları kurtulurken, bazı çocukların ise kurtulamadığı da bir gerçek.
101 yaşında koronavirüsü yendi
103 yaşında koronavirüsü yendi
12 günlük bebek koronavirüsten öldü.
sağlığımızı her yaşta korumaya dikkat etmeliyiz.
karşımızdaki kişi 18 yaşındadır ama 40 yaş olgunluğunu gösterebilir. 40 yaşında olan biri ise 10 yaşındaki çocuk gibi davranabilir.
akıl yaşta değil, baştadır.
bazı liderlerin yaşları
abd başkanı donald trump yaşında 74
donald trump’tan görevi devralacak joe biden 78
birleşik krallık başbakanı theresa may 64
japonya başbakanı yoshihide suga 72
israil başbakanı benjamin netanyahu 71
rusya devlet başkanı vladimir putin 68
çin devlet başkanı şi cinping 67
almanya şansölyesi angela merkel 66
cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan 66
mhp genel başkanı devlet bahçeli 72
chp genel başkanı kemal kılıçdaroğlu 72
iyi parti genel başkanı meral akşener 63
genç liderler de var tabi ki…
italya başbakanı giuseppe conte 56
ispanya başbakanı pedro sánchez 48
fransa başbakanı emmanuel macron 42
100 yaşın üstündeki koronavirüse yakalananların bazıları kurtulurken, bazı çocukların ise kurtulamadığı da bir gerçek.
101 yaşında koronavirüsü yendi
103 yaşında koronavirüsü yendi
12 günlük bebek koronavirüsten öldü.
sağlığımızı her yaşta korumaya dikkat etmeliyiz.
karşımızdaki kişi 18 yaşındadır ama 40 yaş olgunluğunu gösterebilir. 40 yaşında olan biri ise 10 yaşındaki çocuk gibi davranabilir.
akıl yaşta değil, baştadır.
devamını gör...
evernevergreen
yaşama karşı çok güzel bir duruşu var bu yazarımızın. haksızlığın karşısında eğilmeden, bükülmeden, kırılmadan ve kimseye yanlamadan net bir duruş sergiliyor. bütün niteliklerinden önce benim için ve benim gibi düşünen yazarlar için en önemli özelliğidir bu dik duruşu. evet, paylaştıkları değerli, anıları, anlattıkları önemli ama bu duruşu olmasaydı tüm bunlar ne yazık ki havada kalırdı. pek çoğunda gördüğümüz gibi. sözü, özü bir olan evernevergreen'i bu yüzden seviyor, okuyor ve ona değer veriyorum.
devamını gör...
sözlük mağazasından alışveriş yapamayan yazarlar
beğendigimiz rozet gelince alıcaz elbet biraz birikmişimiz var.almışken iyi bir şey olsun istiyoruz yeni gelicek rozetleri merakla bekliyoruz.
devamını gör...
hayatınızdaki en pozitif şey
3 köpeğim; jan hanım, jiro ve karaburun beyler.
yalnızca sevgiyi ve sadakati biliyorlar. üzmek, kin tutmak, öç almak, küsmek, kalp kırmak, kötü söz söylemek, haset, fesat, kapris bilmedikleri şeyler. sevilmek, karın tokluğu, su ve yatacak yumuşak bir yerden başka istekleri yok. son derece duygulular, halden anlarlar; ağlarsınız yanaşırlar, dokunurlar; gülersiniz devrilir karınlarını açarlar; oynarsınız kuyruk sallarlar.
en mutlu, en berbat hallerimde sığındığım şefkat yuvaları, sevgi yumakları.
yalnızca sevgiyi ve sadakati biliyorlar. üzmek, kin tutmak, öç almak, küsmek, kalp kırmak, kötü söz söylemek, haset, fesat, kapris bilmedikleri şeyler. sevilmek, karın tokluğu, su ve yatacak yumuşak bir yerden başka istekleri yok. son derece duygulular, halden anlarlar; ağlarsınız yanaşırlar, dokunurlar; gülersiniz devrilir karınlarını açarlar; oynarsınız kuyruk sallarlar.
en mutlu, en berbat hallerimde sığındığım şefkat yuvaları, sevgi yumakları.
devamını gör...
pişmanım çünkü
shakespeare der ki; "en çok pişman olduğum şey; pişman olurum diye, yapamadıklarımdır..."
siz yaptıklarınızdan mı yoksa yapamadıklarınızdan mı pişmansınız?
yazın konuşalım efenim...
siz yaptıklarınızdan mı yoksa yapamadıklarınızdan mı pişmansınız?
yazın konuşalım efenim...
devamını gör...
1 haftadır konuşulan kadının evlenelim demesi
yurtdışından gelmek için para da istedi mi?
devamını gör...
onur can özcan
bana göre en güzel şarkısı yaramızda kalsın olan genç yaşta kaybettiğimiz şarkıcıdır.
"iki yalnız bir doğru edebilirdik."
ps: keşke merve özbey söylemeseydi sonradan.
"iki yalnız bir doğru edebilirdik."
ps: keşke merve özbey söylemeseydi sonradan.
devamını gör...
takipten çıkan takipçi
arkadaşlar son 2 günde 3 kişi takipten çıktı. söyleyin varsa bir yanlışımız düzeltelim. çıkmak çözüm değil.*
devamını gör...
yazarların değiştirmek istedikleri özellikleri
düşünmeden evet demem.
tez canlı olmam.
değişeceğime inanmıyorum, olayları eğlenceli hale getirmeye çalışıyorum.
tez canlı olmam.
değişeceğime inanmıyorum, olayları eğlenceli hale getirmeye çalışıyorum.
devamını gör...
ölünce yaptıklarınızın izletilmesi
biraz can sıkıcı olacağı kesindir.
devamını gör...
özelden mesajlaşmak yerine nickaltından yazışmak
ben öyle değilim baştan söyleyeyim. ilk zamanlar inanılmaz itici geliyordu bu şekilde yapanlar. şimdi nedense bir sempatikleşti işler. devam edin arkadaşlar. yalnız arada özele geçiyorsunuz kopmalar oluyor özet de geçin bize.
devamını gör...
yazarların bıktığı durumlar
üniversite ya da bölüm tercihi yapmak bu kadar zor olmamalıydı ya*.
devamını gör...