almanya denince akla gelenler
ilyas salman ve sarı mercedes
her sene yazın sınırlarda ki doluluk
artan yabancı plakalı araçların trafiğin annesini bellemeleri
gurbetçi türkçesi.
her sene yazın sınırlarda ki doluluk
artan yabancı plakalı araçların trafiğin annesini bellemeleri
gurbetçi türkçesi.
devamını gör...
meja (yazar)
paylaşımları ile ön planda olan yazar.. sıkılmadan herkesin okuyabileceği gibi yazıyor, emek veriyor. değerli yazar sayesinde ufkum açıldı desem yalan olmaz. sağolsun, tanımları daim olsun.
devamını gör...
altın elbiseli adam
(bkz: barkın bayoğlu)’nun motosiklet dünyasında tanındığı isimdir. sosyal medya kanallarında altın elbiseli adam olarak yayın yapmaktaydı.
fakat çok sevdiği motosiklet üzerinde talihsizce yaşanan bir kazada yaşamını yitirmiştir.
fakat çok sevdiği motosiklet üzerinde talihsizce yaşanan bir kazada yaşamını yitirmiştir.
devamını gör...
berduş
başıboş kimse, serseri, evi barkı olmayan kişi anlamına gelen kelime.
alkolik anlamına gelmez.
alkolik anlamına gelmez.
devamını gör...
30 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası
30 yaş altıyım üçürmayın abilyey duyun.
devamını gör...
sevgilisinin sakalından damlayan abdest suyunu şalıyla silen kadın
hell yeah! romantik islamcılıkta nirvanaya ulaşmış hanım kızımızdır. instagram biosunda kun fe yekûn de yazar, yüzünü saklayan postlar da atar. maşallah maşallaaaahhh...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının uzmanlık alanları
yemek yapmak ve yemek.
devamını gör...
kuzey ege'de görülen deniz salyaları
"doğa ile savaş halindeyiz. ve kazanırsak, kaybedeceğiz."
devamını gör...
yaş ilerledikçe artan şeyler
(bkz: kilo)
devamını gör...
ağlatan animeler
-kimi no na wa (your name)
çok fazla anime içinde olmayan bilmez ama film şeklinde bir animedir. ve konusu çoğu hollywood filmlerine taş çıkarır emin olabilirsiniz. çok kalitelidir ve eğer yeterince duygusalsanız ağlatır baya.
-koe no katachi (a silent voice)
sağır bir kızın hikayesini anlatan gene film tarzında bir animedir.*
-ano hi mita hana no namae wo bokutachi wa mada shiranai (the flower we saw that day)
11 bölümlük kısa bir animedir izleyin pişman olmazsınız ölen bir kızın hikayesini anlatıyor.
-boku dake ga ınai machi (erased)
ağlarmısınız bilmem ama baya duygusal 12 bölümlük kısa bir animedir. ayrıca bir netflix animesidir.
çok fazla anime içinde olmayan bilmez ama film şeklinde bir animedir. ve konusu çoğu hollywood filmlerine taş çıkarır emin olabilirsiniz. çok kalitelidir ve eğer yeterince duygusalsanız ağlatır baya.
-koe no katachi (a silent voice)
sağır bir kızın hikayesini anlatan gene film tarzında bir animedir.*
-ano hi mita hana no namae wo bokutachi wa mada shiranai (the flower we saw that day)
11 bölümlük kısa bir animedir izleyin pişman olmazsınız ölen bir kızın hikayesini anlatıyor.
-boku dake ga ınai machi (erased)
ağlarmısınız bilmem ama baya duygusal 12 bölümlük kısa bir animedir. ayrıca bir netflix animesidir.
devamını gör...
elde sprey boya olsa duvara yazılacak şey
"ya kelebekler dünyayı gördükten sonra intihar ediyorsa ?"
devamını gör...
el orfanato
2007 yılında yayınlanan ispanyol korku gerilim filmidir. fakat içinde dramda barındırır. filmi izlerken inan sonra görürsün sözünü cımbız ile çektim diyebilirim. hem gerilip hem hüzünlendiren tuhaf bir duygu karmaşası yaşattırıyor. acıların bir çesit intikam alması gibi bir şey bu... kapı pencere gıcırtısını duymayana aşk olsun.o anneye helal olsun daha ne diyeyim.
devamını gör...
uğultulu tepeler
aşk bu romanda toz pembe olarak anlatılmaz. emily bronte aşkın en karanlık,en tutkulu gotik bir halini gösterir bize.zaten gerçek aşklar böyledir o yüzden bu duyguyu anlatan en iyi romanlardan birisi olmuştur.
herkes heathcliff şöyle böyle demiş ama benim romanda en sevdiğim karakter o oldu çünkü adam haklı.siz fakir kimsesiz bir çocuk olun ,en sonunda bir yuva buldum derken herkes size zorbalık yapsın. heathcliff'te üvey babasının ona olan zaafını kullanarak hindley'i bastırmaya çalışmıştır. kendince haklıdır.
o evde ona sadece catherine iyi davranmıştır ve o da catherine'yi canından daha çok sevmiştir.daha sonra heathcliff kadar sevmediği halde sümsük edgar linton'u seçmiştir.sırf ailesine daha uygun diye.
sonra heathcliff niye kötü.
adam kendine yediremedi şımarık catherine'nin onu yok saymasını.intikam almaya çalıştı çünkü kız kendi sevgisine ihanet etti.
catherine ölüm döşeğinde ona yalvarırken bile affetmemiştir onu ama o öldüğünde heathcliff'te ölmüştür.
daha sonra linton ailesinden intikam almaya çalışarak edgar'ın kendisi gibi sümsük kardeşi ısabella ile evlenip adı gibi linton'lara benzeyen bir çocuğu olmuştur.
ısabella heathcliff'in kendisinden nefret ettiğini biliyordu zaten uğultulu tepelerden kaçtı.
romanın 2.kısmında edgar,hindley ve heathcliff'in çocuklarının olayları anlatılıyor. catherine'nin kızı adı gibi catherine sırf daha soylu diye linton'a yaklaşırken daha zeki ve daha çok sevdiği hareton'u sırf kötü yetiştirildiği için onunla dalga geçer.(tarih tekerrür etmiştir.)
heathcliff'te bu konuyla ilgili iki çocuğu karşılaştırırken birisine kaldırım taşı gibi kullanılan altın birisine de gümüş süsü verilen teneke demiştir.
sonunda heathcliff iki aileyi yok etmeye çalışsa da kendi oğlu öldükten sonra hareton ile catherine sevgili olur.bence bu heathcliff'in umrunda değildir.o intikamını almış ve öldükten sonra affettiği catherine ile uğultulu tepelerde dolaşmaya devam etmiştir.
tanım:yıllar geçse de unutulmayacak gerçek aşkın romanı
herkes heathcliff şöyle böyle demiş ama benim romanda en sevdiğim karakter o oldu çünkü adam haklı.siz fakir kimsesiz bir çocuk olun ,en sonunda bir yuva buldum derken herkes size zorbalık yapsın. heathcliff'te üvey babasının ona olan zaafını kullanarak hindley'i bastırmaya çalışmıştır. kendince haklıdır.
o evde ona sadece catherine iyi davranmıştır ve o da catherine'yi canından daha çok sevmiştir.daha sonra heathcliff kadar sevmediği halde sümsük edgar linton'u seçmiştir.sırf ailesine daha uygun diye.
sonra heathcliff niye kötü.
adam kendine yediremedi şımarık catherine'nin onu yok saymasını.intikam almaya çalıştı çünkü kız kendi sevgisine ihanet etti.
catherine ölüm döşeğinde ona yalvarırken bile affetmemiştir onu ama o öldüğünde heathcliff'te ölmüştür.
daha sonra linton ailesinden intikam almaya çalışarak edgar'ın kendisi gibi sümsük kardeşi ısabella ile evlenip adı gibi linton'lara benzeyen bir çocuğu olmuştur.
ısabella heathcliff'in kendisinden nefret ettiğini biliyordu zaten uğultulu tepelerden kaçtı.
romanın 2.kısmında edgar,hindley ve heathcliff'in çocuklarının olayları anlatılıyor. catherine'nin kızı adı gibi catherine sırf daha soylu diye linton'a yaklaşırken daha zeki ve daha çok sevdiği hareton'u sırf kötü yetiştirildiği için onunla dalga geçer.(tarih tekerrür etmiştir.)
heathcliff'te bu konuyla ilgili iki çocuğu karşılaştırırken birisine kaldırım taşı gibi kullanılan altın birisine de gümüş süsü verilen teneke demiştir.
sonunda heathcliff iki aileyi yok etmeye çalışsa da kendi oğlu öldükten sonra hareton ile catherine sevgili olur.bence bu heathcliff'in umrunda değildir.o intikamını almış ve öldükten sonra affettiği catherine ile uğultulu tepelerde dolaşmaya devam etmiştir.
tanım:yıllar geçse de unutulmayacak gerçek aşkın romanı
devamını gör...
passat süren kız çekiciliği
passat'tandır o, yoksa duramazsın*.
t: kızın ilgi çekiyor olmasının sebebinin passat kullanması olduğunu ifade eden başlık.
t: kızın ilgi çekiyor olmasının sebebinin passat kullanması olduğunu ifade eden başlık.
devamını gör...
deniz kıyısında koşan ala köpek
cengiz aytmatov'un bir solukta okuyacağınız, hayatta kalma mücadelesini anlattığı öyküsüdür. uzun bir öyküdür, öyle geçer. sanırım yüz sayfayı geçmiş hikayeler için kullanılıyor bu ifade.
yazar'ın yakın arkadaşının yaşadığı ve bu etkileyici yaşanmışlığı ona anlatması üzere kaleme aldığı eserdir.
hikayede muazzam bir işleyiş var. anlatımda semboller ve mitolojik öğeler kullanılmış. bir çocuk kahramanın gözünden anlatılıyor tüm yaşananlar. sıradan bir yolculuğun belirsizlik dolu sonsuz yolculuğa dönmesi söz konusu. yazar; deniz kokusunu, susuzluğu, sis yüzünden gözün gözü görmemesini o kadar içten ve gerçekçi anlatmış ki, o çaresizliği hissetmemek elde değil. hikayeye dikkatli bakınca metaforlarla karşılaşıyoruz. bir çocuğun anne kucağından çıkıp baba ile avlanmaya gitmesi aslında erkekliğe atılan ilk adımı temsil ediyor. bir sandal içinde üç kuşak insanın varlığı ve çocuğun bu çaresiz yolculukta gideceği yere vardırılmaya çalışılması, kuşaktan kuşağa bilgi aktarımın,geleceğimiz olan çocuklara yapılan fedakarlıkların simgesi.
hikaye'de bir köpek aradım fakat sayfalar ilerledikçe, o köpeğin aslında bir dağ ismi olduğunu öğrendim. varılmaya çalışılan yol, size ulaşmaya çalışan heybetli bir dağ olarak simgelenmiş. dağ'ın görüntüsü koşan köpeğe benzetilmiş. bazı basımlarda kapağa konulan köpek resmi oldukça eleştiri almış. içeriği okumadan, anlatılandan bir haber basılan kapak resimlerine verilen tepkiyi çok iyi anlıyorum.
cengiz aytmatov'u kitaplarını okumayı seviyorum. arada tekrarlanan cümleler zihnimi bir süre kurcalıyor. bu kitaptaki tekrarlar aynen şu şekilde hafızamda;
mavi yarasa, su ver bana...
bu deniz kederim benim,
bu sular gözyaşlarım.
yazar'ın yakın arkadaşının yaşadığı ve bu etkileyici yaşanmışlığı ona anlatması üzere kaleme aldığı eserdir.
hikayede muazzam bir işleyiş var. anlatımda semboller ve mitolojik öğeler kullanılmış. bir çocuk kahramanın gözünden anlatılıyor tüm yaşananlar. sıradan bir yolculuğun belirsizlik dolu sonsuz yolculuğa dönmesi söz konusu. yazar; deniz kokusunu, susuzluğu, sis yüzünden gözün gözü görmemesini o kadar içten ve gerçekçi anlatmış ki, o çaresizliği hissetmemek elde değil. hikayeye dikkatli bakınca metaforlarla karşılaşıyoruz. bir çocuğun anne kucağından çıkıp baba ile avlanmaya gitmesi aslında erkekliğe atılan ilk adımı temsil ediyor. bir sandal içinde üç kuşak insanın varlığı ve çocuğun bu çaresiz yolculukta gideceği yere vardırılmaya çalışılması, kuşaktan kuşağa bilgi aktarımın,geleceğimiz olan çocuklara yapılan fedakarlıkların simgesi.
hikaye'de bir köpek aradım fakat sayfalar ilerledikçe, o köpeğin aslında bir dağ ismi olduğunu öğrendim. varılmaya çalışılan yol, size ulaşmaya çalışan heybetli bir dağ olarak simgelenmiş. dağ'ın görüntüsü koşan köpeğe benzetilmiş. bazı basımlarda kapağa konulan köpek resmi oldukça eleştiri almış. içeriği okumadan, anlatılandan bir haber basılan kapak resimlerine verilen tepkiyi çok iyi anlıyorum.
cengiz aytmatov'u kitaplarını okumayı seviyorum. arada tekrarlanan cümleler zihnimi bir süre kurcalıyor. bu kitaptaki tekrarlar aynen şu şekilde hafızamda;
mavi yarasa, su ver bana...
bu deniz kederim benim,
bu sular gözyaşlarım.
devamını gör...
devlet üniversitelerine siyasetçi isimleri vermek
ülkede o kadar bilim insanı varken neden yani.
(bkz: adana alparslan türkeş bilim ve teknoloji üniversitesi)
(bkz: adana alparslan türkeş bilim ve teknoloji üniversitesi)
devamını gör...
kitap çalmak
bir dönem bir edebiyat programında denk geldiğim, icazeti tartışılan konu.
sanırım yazarlar 'okunmak şartıyla..' kısmında mutabık kalıp kendi kitapları için kabul etmişti.
belki kimi ünlü yazarlar bir kitap okuyup hayatı değişmiştir ama bana meşhur sözü de hatırlattı:
'çocukken her akşam yatmadan önce aynı kitapları okuyup tanrıya bana bir kitaplık vermesi için dua ederdim. bir gün tanrının çalışma tarzının bu olmadığını anladım. ertesi gün gittim kendime bir iki kitap çaldım ve her akşam yatmadan önce tanrıya günahlarımı affetmesi için dua ettim. ve param olunca kitapların parasını ödedim"
sanırım yazarlar 'okunmak şartıyla..' kısmında mutabık kalıp kendi kitapları için kabul etmişti.
belki kimi ünlü yazarlar bir kitap okuyup hayatı değişmiştir ama bana meşhur sözü de hatırlattı:
'çocukken her akşam yatmadan önce aynı kitapları okuyup tanrıya bana bir kitaplık vermesi için dua ederdim. bir gün tanrının çalışma tarzının bu olmadığını anladım. ertesi gün gittim kendime bir iki kitap çaldım ve her akşam yatmadan önce tanrıya günahlarımı affetmesi için dua ettim. ve param olunca kitapların parasını ödedim"
devamını gör...
yaş ilerledikçe insanı yoran şeyler
her şey.
devamını gör...
bir erkeğin sizinle ilgilendiğini anlamanın yolu
kurana el basıp seni seviyorum derse ben anca anlayabilirim.
devamını gör...
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası (yazar)
sözlüğün her anlamda en istikrarlı yazarı.
devamını gör...