tez yazımı
büyük bir heyecanla başlanılan ama içine girdikçe, danışman hoca beğenmeyip sürekli bir değişime tabi tuttukça sinir bozucu bir hal alan yazım çalışmasıdır. genellikle yüksek lisansta bir ürün ortaya koymaktan ziyade, bir akademik çalışma ortaya koymayı öğrenme amacı güdülmektedir.
devamını gör...
vesvese
kuruntu anlamında arapça kelime. ama kendisi sanki türkçeymiş gibi çok şirin, kuruntuya çok yakışan bir kelimedir, hani duymamış olsaydım da şu an yaptığına-hissettiğine ne denir deselerdi, vesvese diye cevap verirdim, o kadar yani.
devamını gör...
congoloz
conguluz olarak da telaffuz edilen kötücül efsanevi yaratık. anlatılara göre kış zamanı ortaya çıkarmış ve kurbanlarını tanıdıkları birinin sesini taklit ederek kandırırmış. özellikle yozgat ahalisinin eskileri ile konuştuğunuzda, bu yaratığa dair anlatılan hikâyeleri hatırladıklarını görüyorsunuz. genelde çocukları korkutmak için kullanılan bu varlıkla ilgili benim konuştuğum insanlar şunları ifade etmişti; senenin belirli bir zamanı, çocuklar congoloz'a yakalanmamak için renkli kıyafetler giyer ve evlerden bulgur toplayarak, bir dere kenarına bu topladıkları bulgurları bırakırlar. böylece congoloz beslenmiş olur ve özellikle çocuklara musallat olması engellenir. ayrıca köylerdeki insanlar congoloz'dan congoz diye bahsediyorlar.
aynı zamanda hasan özbaş'ın ''yozgat'ta congolos'' türk folklor araştırmaları adlı eserinde congolos olarak da bilindiği yazıyor. yani telaffuzlar farklılık gösteriyor. onun anlatımına göre ise yine kış bastırdığında bu yaratık ortaya çıkarmış ve insanların evlerine musallat olarak yiyecekleri aşa ve erzaklarına işeyip, kusarmış. yani pis bir yaratık. nimetle sorunu var deyyusun. hasan özbaş, yaratığın kurbanlarına uykuda musallat olduğunun altını çiziyor. yani yozgat'taki inanış bu şekilde. sesiyle etkisi altına aldığı kurbanını ayazda izbe bir yere götürüyor ve donarak ölmelerine sebep oluyor. yine anlatılanlara göre bu uyurgezerlik halinden kurtularak canını kurtaranlar olmuş falan filan fişman. aslında bu yaratığa dair anlatılan efsanelerin arkasında da türk mitolojisi var. çünkü benzer hikâyeleri altay anlatılarında da bulmak mümkün. misal bu arkadaşı karadeniz de ve özellikle hemşin'de biraz farklı anlatıyorlar. yine kışın ortaya çıkıyor ama bu sefer sorgucu bir kimliğe bürünüyor. gecenin bir yarısı karşısına çıktığı insanlara sorular soruyor ve cevap alamazsa, karşısındakini tarak ile yaralıyor ya da öldürüyor. neden tarak kullanıyor, o kısımda biraz enteresan. yani tarakla da adam öldürmezsin be birader. kötücül bir ruhsun falan ama tarak orada biraz eğreti duruyor. vardır illa ki geçerli bir sebebi. belki de berber olmak istiyordu garibim. bu arkadaşın çocukluğuna inmek falan lazım ama öte alem ile ilgilenen psikiyatr bulmakta mesele. neyse bu arkadaşa içinde kara geçen cümlelerle cevap vermeniz lazım yoksa hapı yutuyorsunuz. hatta onun geleceği dönemlerde evlerin, ambarların kapısı kömür tozu ile siyaha bulanırmış ki, millete tebelleş olmasın.
özetle congolozun kışın ortaya çıktığı konusunda herkes hem fikir. yozgatlılara göre biraz pis bir yaratık. karadenizlilere göre ise sorgucu psikopat. winter is coming. ayık olun. izmirliler için herhangi bir problem yok. siz çiğdem çitleyip, gevrek yiyip bu arkadaşa yeni bir isim bulabilirsiniz.
aynı zamanda hasan özbaş'ın ''yozgat'ta congolos'' türk folklor araştırmaları adlı eserinde congolos olarak da bilindiği yazıyor. yani telaffuzlar farklılık gösteriyor. onun anlatımına göre ise yine kış bastırdığında bu yaratık ortaya çıkarmış ve insanların evlerine musallat olarak yiyecekleri aşa ve erzaklarına işeyip, kusarmış. yani pis bir yaratık. nimetle sorunu var deyyusun. hasan özbaş, yaratığın kurbanlarına uykuda musallat olduğunun altını çiziyor. yani yozgat'taki inanış bu şekilde. sesiyle etkisi altına aldığı kurbanını ayazda izbe bir yere götürüyor ve donarak ölmelerine sebep oluyor. yine anlatılanlara göre bu uyurgezerlik halinden kurtularak canını kurtaranlar olmuş falan filan fişman. aslında bu yaratığa dair anlatılan efsanelerin arkasında da türk mitolojisi var. çünkü benzer hikâyeleri altay anlatılarında da bulmak mümkün. misal bu arkadaşı karadeniz de ve özellikle hemşin'de biraz farklı anlatıyorlar. yine kışın ortaya çıkıyor ama bu sefer sorgucu bir kimliğe bürünüyor. gecenin bir yarısı karşısına çıktığı insanlara sorular soruyor ve cevap alamazsa, karşısındakini tarak ile yaralıyor ya da öldürüyor. neden tarak kullanıyor, o kısımda biraz enteresan. yani tarakla da adam öldürmezsin be birader. kötücül bir ruhsun falan ama tarak orada biraz eğreti duruyor. vardır illa ki geçerli bir sebebi. belki de berber olmak istiyordu garibim. bu arkadaşın çocukluğuna inmek falan lazım ama öte alem ile ilgilenen psikiyatr bulmakta mesele. neyse bu arkadaşa içinde kara geçen cümlelerle cevap vermeniz lazım yoksa hapı yutuyorsunuz. hatta onun geleceği dönemlerde evlerin, ambarların kapısı kömür tozu ile siyaha bulanırmış ki, millete tebelleş olmasın.
özetle congolozun kışın ortaya çıktığı konusunda herkes hem fikir. yozgatlılara göre biraz pis bir yaratık. karadenizlilere göre ise sorgucu psikopat. winter is coming. ayık olun. izmirliler için herhangi bir problem yok. siz çiğdem çitleyip, gevrek yiyip bu arkadaşa yeni bir isim bulabilirsiniz.
devamını gör...
güne bir söz bırak
aslında günlere bırakılması gereken bir söz. aklıma da ülkemize ait çağırışımlar yapıyor, kulaklarımı çınlatıyor:
"kölelere asla özgür olacakları kadar ödeme yapmazlar. hayatta kalmalarına yetecek kadarını verirler ki çalışmaya devam etsinler." bukowski
"kölelere asla özgür olacakları kadar ödeme yapmazlar. hayatta kalmalarına yetecek kadarını verirler ki çalışmaya devam etsinler." bukowski
devamını gör...
kardeşin bankası olmak
üniversite yıllarımda abimin üstlendiği bir sorumluluktu. hem babamdan hem de abimden maddi destek almak o dönemlere göre gayet yeterli ve rahat öğrencilik geçirmemi sağlamıştı. sadece babamın, abimin bana olan maddi desteğinden haberi yoktu. kendi gönderdiği parayı uzun süre kullandığım ve tutumlu olduğumu düşündüğü için de gönderdiği paraya daha sık zam yapardı. bir süreliğine bu durum hoşuma gitse de, üçüncü sınıftayken bu yükün altında daha fazla kalamayıp söylemiştim. hiçbir şey demedi hatta yine zam yapmaya devam etmişti. sanırım dürüst olmaya karar verdiğim an o zamandı, ama bir şeyi hesap etmemiştim ki sadece ailemde kazanabiliyordum dürüst olduğumda. en güvenilir bankanın da aile olduğunu anlıyorsunuz, faizsiz çalışıyor... yıllar sonra kendi kardeşim olmadığı için çok sevdiğim ve kardeşim gibi olan öğrenci arkadaşlarımın da bankası oldum bir süre. sanırım onlar da bu destek hareketini kendi kardeşlerinde sürdürerek devam ettirdiler... imkanlar dahilinde güzel bir sorumluluktur kardeşe banka olabilmek, candır.
devamını gör...
bu yazara yakın zamanda çok fazla beğeni yaptığınız için oyunuz kaydedilmedi
sözlükte yeni bir yazar olarak başlık, tanım, yazar keşfetme sırasında beni inanılmaz baltalayan engel. kaldırılması için kime müracaat edilmesi gerekiyorsa imza kampanyası başlatabilirim.
daha az önce geldi başıma, tesadüfen bir yazar keşfettim. şimdiye kadar okuduğum en güzel tanımlara sahip kendisi. sırf şu engele takılmamak için o kadar da yavaş okudum ancak defalarca takıldım.
bu engelin konulma amacını bilmiyorum mantığını anlarsam belki hak veririm ama şu an için okuma ve merak hevesimi köreltiyor. aldım hızımı kaptırdım gidiyorum okurken al sana engel. *
daha az önce geldi başıma, tesadüfen bir yazar keşfettim. şimdiye kadar okuduğum en güzel tanımlara sahip kendisi. sırf şu engele takılmamak için o kadar da yavaş okudum ancak defalarca takıldım.
bu engelin konulma amacını bilmiyorum mantığını anlarsam belki hak veririm ama şu an için okuma ve merak hevesimi köreltiyor. aldım hızımı kaptırdım gidiyorum okurken al sana engel. *
devamını gör...
ucemak
devamını gör...
neden ünlü olduğu bilinmeyen ünlüler
a, e, ı ve i.
birisi elbet yazacaktı sonunda...
cevap: naz mila
birisi elbet yazacaktı sonunda...
cevap: naz mila
devamını gör...
mehmet selim kiraz
allah rahmet eylesin.
savcıyı katleden şerefsiz, namussuz, vatansız teröristlere methiyeler düzen kişi ve kurumların ve onlara destek olanların da allah belasını versin.
savcıyı katleden şerefsiz, namussuz, vatansız teröristlere methiyeler düzen kişi ve kurumların ve onlara destek olanların da allah belasını versin.
devamını gör...
normal sözlük hunidaşlar kulübü
hunidaşlarımız için gecenin meditasyon şarkısı.
şiki şiki baba hani huni ya ya! biraz kendinize gelin bakayım. üzerinizdeki normal insan toprağını atın! *
şiki şiki baba hani huni ya ya! biraz kendinize gelin bakayım. üzerinizdeki normal insan toprağını atın! *
devamını gör...
charlie kaufman
t: 1958 doğumlu daha çok senarist yönüyle tanınan amerikalı prodüktör, yazar, yönetmen.
en bilinen filmi şüphesiz eternal sunshine of the spotless mind*, geçtiğimiz yıl çıkan i'm thinking of ending thinks* filmiyle de tekrardan doğmuş gibi oldu.*
ironi, melankoli, yaşamın absürtlüğü filmlerinde en çok öne çıkan temalardır. ağır depresif havayı da unutmamak gerek. ilker canikligil'e göre kaufmann'da tek mesele var: başkası olmak* hakikaten filmlerini şöyle bir zihinden geçirince her karakter kendisinin dışına çıkmak istiyor, olmak istediği halden memnun değiller. tabii ki hayatta da olduğu gibi filmde de karakterler bir nevi entel feridunvari varoluşsal sancılar içindeler.*
bir diğer meşhur filmi de yönetmenliğini de yaptığı synecdoche new york*'tur. bir adet tiyatrocuyu anlatır. yine bir yıkığın hayallerine ulaşmasındaki acılı sürecini irdeler.
eğer kaufmann karakteriyle empati kurulabilirse, insan derinden bir acı hissedebilir.
basit bir imdb linki
bir adet röportaj
charlie kaufmann sinemasında anlam arayışı
en bilinen filmi şüphesiz eternal sunshine of the spotless mind*, geçtiğimiz yıl çıkan i'm thinking of ending thinks* filmiyle de tekrardan doğmuş gibi oldu.*
ironi, melankoli, yaşamın absürtlüğü filmlerinde en çok öne çıkan temalardır. ağır depresif havayı da unutmamak gerek. ilker canikligil'e göre kaufmann'da tek mesele var: başkası olmak* hakikaten filmlerini şöyle bir zihinden geçirince her karakter kendisinin dışına çıkmak istiyor, olmak istediği halden memnun değiller. tabii ki hayatta da olduğu gibi filmde de karakterler bir nevi entel feridunvari varoluşsal sancılar içindeler.*
bir diğer meşhur filmi de yönetmenliğini de yaptığı synecdoche new york*'tur. bir adet tiyatrocuyu anlatır. yine bir yıkığın hayallerine ulaşmasındaki acılı sürecini irdeler.
eğer kaufmann karakteriyle empati kurulabilirse, insan derinden bir acı hissedebilir.
basit bir imdb linki
bir adet röportaj
charlie kaufmann sinemasında anlam arayışı
devamını gör...
kutsal hazırlık
cebiniz yenilgilere alışık dünler biriktirdi
birileri var "gibi"
insan "gibi"
"var"dınız akşamlarda,
"gibi" sabahları doğuruyordunuz uykunun kıyısında
olağan kızıl bir öncesizlik
sonrasız zehirli bir sarmaşık
hazırlıklı değildiniz hiçbir şeye
bir zaman tüneli sesinizi çaldı
bir akşam üstü unuttunuz eve gitmeyi
ve nihayet silindi adımlarınız
...
siz
gölgesiz krallığın çıplak efendisi
kutsayın doğduğunuz rahmi
yakıcı nefesinizin hacminde
ağlayın şimdi yeniden
t: bir yedinci dem şiiri *
birileri var "gibi"
insan "gibi"
"var"dınız akşamlarda,
"gibi" sabahları doğuruyordunuz uykunun kıyısında
olağan kızıl bir öncesizlik
sonrasız zehirli bir sarmaşık
hazırlıklı değildiniz hiçbir şeye
bir zaman tüneli sesinizi çaldı
bir akşam üstü unuttunuz eve gitmeyi
ve nihayet silindi adımlarınız
...
siz
gölgesiz krallığın çıplak efendisi
kutsayın doğduğunuz rahmi
yakıcı nefesinizin hacminde
ağlayın şimdi yeniden
t: bir yedinci dem şiiri *
devamını gör...
kadınların mutsuzken saçını kesmesi
bu şekilde motive oluyor olabilirler.
belki sadece değişiklik yapmak içindir.
göreceli bir durum, esas gerçeğe ulaşmak zor.
belki sadece değişiklik yapmak içindir.
göreceli bir durum, esas gerçeğe ulaşmak zor.
devamını gör...
eleştiride üslubun önemi
bazı durumlarda eleştiriden daha önemli olan husustur.
devamını gör...
ahlak bekçisi rehber öğretmen
bizim ingilizce hocamız aynı böyle ahlak bekçisiydi. derste sürekli kız öğrencilere “siz yemek yapmayı bile bilmezsiniz, bir makarna yapın desem yapabilir misiniz? anca süslenip püslenin böyle yapmaya devam ederseniz ilerde kocanız/erkek arkadaşınız sizi döver sonra da terk eder.” gibi şeyler söylerdi. 8. sınıftaydık ve dediklerine gülüp geçmeyi bir şekilde öğrenmiştik ama kendisinden nefret ediyorum.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
her şey geçer. her şey unutulur. kendini bir felaketin içinde kaybetmenin manası yoktur.
devamını gör...
yazarların en sevdiği diller
kendi dilim dışında ispanyolca dediğim başlıktır. ilgimi çok çekiyor, ülkeye gitmeyi de fazlasıyla istiyorum. bir öğrenmek nasip olmadı şimdilik. tam okulda zar zor kurs ayarladım ve başladık, korona patlak verdi..
devamını gör...
squid game'i kuzey kore'ye sokan öğrenci kurşuna dizilecek
kuzey kore öğrencisinin bilgisayar kullanmayı bildiğini varsayan haber. üstüne bir de başkalarına satıyor.
kuzey kore'de kullanılan işletim sisteminde mp4 açacak codeclerin yüklü olduğundan bile emin değilim. bilgisayara erişimini sorgulamıyorum bile.
kuzey kore'de kullanılan işletim sisteminde mp4 açacak codeclerin yüklü olduğundan bile emin değilim. bilgisayara erişimini sorgulamıyorum bile.
devamını gör...
ceren damar şenel
çankaya üniverstesi hukuk fakültesin de araştırma görevlisi olarak görev yaparken, kopya çekerken yakaladığı öğrencisi (bkz: hasan ismail hikmet) tarafından önce silahla vurulup ardından 17 bıçak darbesi ile öldürülen genç bir akademisyen.. gündemi takip edenler dava sürecinde yaşananları ve sanık avukatı'nın çok çirkin iftiralar içeren savunmasını hatırlayacaklardır.
devamını gör...
mesaj alımını kapatan yazar
ben değilimdir. mesaj kutum açıktır. umarım kapatmaya ihtiyaç duymam.
devamını gör...