yürümek, dur durak bilmeden yürümek. yolları arşınlamak. o kadar yürümek ki nefes nefese kalmak.
devamını gör...

küçük hollywood. nitelik açısından değil tabi, gördüğü destek bakımından.
güney kore siyaseten de amerika tarafından çok desteklenen bir ülke herkesin malumu.* güney kore sinemasının bu kadar büyük bütçelerle iş yapabiliyor olmasının da, güney koreli yönetmenlerin hollywood'da da tanınmasının da, filmlerin amerika'da gösterime girmesinin de bunda payı çok büyük. hatta 2019 yılında ingilizce olmayan bir film ile akademi ödüllerinde en iyi film oscarının bir güney kore sineması işi olan parasite (film)'e verilmesi de kesinlikle rastlantı değil. ne yapacaktı akademi, avrupa sinemasından bir filme mi verecekti bu ilkliği? geçelim.

ancak tüm bunları belirtmekle birlikte güney kore sinemasının süssüz, dolaysız ve son derece çarpıcı yönlerinden bahsetmezsek sinema tanrılarının gazabına uğrarız. her sinefil bilir ki güney kore son derece etkili ve bu etkililiği sonuna kadar hak eden bir sinema endüstrisine sahip bir ülke. ben anlatım dili bakımından tavrı iran sineması ile çok benzetiyorum. direkt duygu aktarımının eşsiz örnekleri olan bir çok film sayabilirim bir çırpıda.

çok bilinenleri kadar:

(bkz: oldeuboi)*
(bkz: yeopgijeogin geunyeo)*
(bkz: nae meorisokui jiwoogae)*
(bkz: bin-jip)*
(bkz: ajeossi)* (off bu filmi anlatacak kelime bulamıyor olabilirim)

o kadar bilinmeyenleri de son derece başarılıdır. buralar hep pazarlama.
denk geldikçe izleyin, okuyun araştırın derim. üzmez.
devamını gör...

diğer narenciye türlerinin aksine güney ve doğu asya kökenli olmayıp karayip kökenlidir. 17. yüzyılda avrupa'ya karayipler'den getirilmiştir.
devamını gör...

kişinin istediği zaman , istediği saatte arama özgürlüğü varsa, karşıdaki kişinin de aynı şekilde cevap vermeme, görmezden gelme özgürlüğünün olmasıdır.
devamını gör...

yine çarşamba, yine sözlük radyosu, yine yayınlar... diyeceğim ama maalesef bu hafta brothers düğüm salonu radyo yayını yoktu**.
amaaa öğrendik ki, imperactusve denacesbu hafta neşet ertaş yayını yapacaklarmış*. dinlemedeyiz efenim.
anılara gelirsek de...
sanırım 7-8 yaşlarımdaydım. yaşadığım yerde bi festival yapılıyordu ve şansa bak ki neşet ertaş o festivalde konser verecekti... ailecek gittik dinlemeye. sanırım o yaşıma gördüğüm en kalabalık ortam o gündü. iğne atsam yere düşmez, garanti havaya kaçardı "bu ne kılıbılık*". dediler ki, üstad geç çıkacak. biz de sahneyi çok uzaktan gören bi tepe bulduk ve oraya oturduk. bütün konser boyunca, o kadaaaar insanın olduğu yerde çıt çıkmadan insanlar neşet ertaş'ı dinliyorlardı desem yalan olmaz. çok dikkatimi çekmişti bu konu.
ayrıca şöyle de bi durum var. neşet ertaş sahneye çok geç çıkmıştı ve benim yaşım dolayı olsa gerek pek bi uykum gelmişti. ama inatla uyumamıştım. küçüktüm ama biliyordum, neşet ertaş çok önemli ve değerli biriydi. benim elime de bu şans bi daha gelmezdi, ileride çok pişman olurdum. neşet ertaş sahneden inene kadar gözlerimi ovuştura ovuştura dinledim hep. ayrıca o günden aklımda kalan çok net bir şey var; sayın ertaş'ın cahildim dünyanın rengine kandım derken ki hali... o yüzden müsaadenizle bu şarkıyı kendime istiyorum.
dinleyicilere iyi dinlemeler; yayıncılara iyi sohbetler.

sayın yazar denaces'e not:
tesadüfe bakın! 3 yıldır neredeyse her ay şehir değiştiriyorum ve geçtiğim şehirler arasında hep kırşehir de oluyor. tam da sizin dediğiniz gibi, kırşehir'den geçerken özellikle neşet ertaş dinlerim. hatta otogarda yolcu inip-binerken de özellikle inip bi kendime bi sayın ertaş adına nefes almayı kendimce ritüel haline getirmişimdir.
devamını gör...

yine bir çizimimin fotoğrafını bırakacağım
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ablamın 'şahan' ı gördün mü ya?'demesiyle çabasını fark ettiğim komedyen ama ondan önce insan kişisi.

tebrik ve takdir edilesi bir çaba. ne güzel insanlar var. ne güzel sanatçılar var.' acaba umudumuzu kesmemeli miyiz?' dediritiyorlar bana.

yapım gereği çocukluğumdan beri sadece karanlık tarafa odaklanmayam bir insanım. aydınlık az olsa da ben hep çoğalacağına, karanlığı aydınlatacağına inanırım. gözümü dikerim minicik bir ışık hüzmesine... işte bu insanlar bizim ışık hüzmelerimiz...

bu arada komedi anlayışımız uyuşmuyor. ama insanlık anlayışımız 12den nokta atışı.
devamını gör...

harika bir kitap. ben çok beğendim. bu kitabı sadece anlatımı için bile okuyabilirdim. netflix sayıklama adıyla hemen filmini de çekti. tabii buldunuz güzel kitabı kaçırmayın. neyse, kitapta harika bir bilinç akışı var. bir şu an bir on dakika öncesi bir yarım saat öncesi. her şey karman çorman. peki bu anlaşılmaz mı kılıyor kitabı? asla. ya bu kitap ne diyor derken bir de bakıyorsunuz kitap bitmiş. zaten incecik. zevklerime güveniyorsanız bu kitabı kaçırmayın.


konusuna gelecek olursak kasabanın birinden taşınan kadın ve kızının son gün komşularıyla vedalaşırken, ha gittik ha gideceğiz derken başlarına gelen bir olay. o bölgede zaten bu olaylar çok yaygın ve insanların hayatında kalıcı izler bırakırken (özellikle çocuklar ve onlara yapılan sanki içlerine cin kaçmış muamelesi) başlarına gelen olay beni üzdü.

kitabın adına da değinmek istiyorum çünkü çok sevdim. kurtarma mesafesi bir annenin evladının başına bir şey geldiğinde onu kurtarabilecek kadar yakın olduğu mesafeyi ifade ediyor. kurtarma mesafesi arttıkça sanki annenin içinde bir ip geriliyor, huzursuz oluyor. bir anne olarak ben de bu duyguyu çok yaşadığım ve ne kadar ifade edemeseler de her annenin bu mesafeyle yaşadığını düşündüğüm için çok ince düşünülmüş bir detay olmuş.


filmi de izlemedim. çünkü sevdiğim kitapların filmlerini asla izlemem. siz kitabı okuyun.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şöyle de süslü bir fotoğraf çekmişiz zamanında. burda dursun.
devamını gör...

benim unutulmayan anlar denilince aklıma hep kötü anılar geliyor nedense. gece saatlerinde olan tartışmalar, kötü olaylar, iz bırakan şeyler. oturup sadece "ne yapabilirim" diye düşünülen zamanlar.
devamını gör...

eski mısırlılar kedileri öldüğünde kaşlarını kökünden kazıyarak yas tutuyorlarmış.
devamını gör...

an-ası-mez-ar-dik-ecek-miş.*
devamını gör...

terazilik güzel..
ya da değil pek şeyapamadım.
ama iyi aslında.neyse..

#196418

kadını erkeği yok.arkadaş güzel anlatmış.
devamını gör...

(bkz: backster etkisi) yazık değil mi bu bitkilere? soruyorum size veganlar. bitkilerinde canı var.
devamını gör...

hiçbir madde zehir değildir, onu zehir yapan dozudur şeklinde bir söylem vardır. bu da ona benziyor. yalnızlıkta da önemli olan dengedir.
devamını gör...

sürekli online olup hiçbir şeyden haberdar olmadığım için beni ekrana boş boş baktıran başlık . n'olur söyleyin ne olmuş?

edit: (bkz: vay anam vay neler dönmüş serhat ya)
devamını gör...

ya bazıları böyleyse.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim hiç çin’de bir ablam olmadı
hiç çiçekçi dükkânım ivan milinski
üç galata gecesi ceneviz kerhânesinde
boyalı kunduralarıma büyük erkekliğime baktı kaldı
dişleri kâmilen altın dövülmüş bir kadının yüzü

peki bu güzel avratotu da kim yahu?
oldum olası ayakta bira içiyor
galiba yine yüz kişi ütülemiş kayıkta kızcağızı
biliyorsun işte bira içerken vergi vermek gücüme gidiyor arkadaş
hem ne demeye o güllü agop ukalâsı otobüs paramı çekecekmiş
eve gitmek istemiyorum pazarlık ederiz hamamda yatarız
ulan git şimdi milli gelirden söz açma bana defol bas git yıkıl

mübeccel mübeccel ben ben olayım da seni hiç anlamayayım ha
n’olur uzat bacaklarını galata’dan denizlere uzat uzat da
zırlamadan anlat on ikisi de deli olan kardeşlerini mübeccel
anlat kimlerin yüreğinde kız kulesi gibi grev çivileri var
kimler boş sarnıçlara iğilmiş ha bağırır ha bağırır
sen kahırlanma bana gözlerim çin’de benim çiçek bahçelerine kaçmış
benim hiç çin’de bir ablam olmamış hiç çiçekçi dükkânımolmamış

geceleri galata’da gülerken bacaklarımız uzamış alıştık artık ölüme
diyeceğim şu ivan milinski: ölüm için ayırdık geceleri gülerken
galata’da
devamını gör...

etkinliğimiz sona ermiştir. yoğun (1) katılımlarınızdan ötürü teşekkür ediyoruz.
devamını gör...

tip denen kavram insanların pis zihnine göre şekillenen bir durum olduğu için bir annenin oğluna yakışıklı oğlum demesi oğlunun yakışıklı olduğundandır.
sizin tip standartlarınıza uymayan bir kimse çirkin değildir.
bir annenin evladı onun için en güzel evlattır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim