yeni bir topluluğa dahil olunca genelde söylenen '' hoş geldin, biz sana çok değer veriyoruz, iyi ki varsın '' gibi sözlerdir.
devamını gör...

annemin temizlik yaptığı site de kapı kenarına koyulan daha şarj cihazı bile açılmamış ıpad
bende ilk gördüğümde hadi lan ordan çalışmıyordur bu demiştim, ama çalışıyormuş ekranda ufak bir çizik var, sadece anneme dedim. bunu geri götür belki adamın haberi yoktur diye

götürmüş, kadın almamış biz onu attık demiş kutusunu filan da vermiş üstüne hava dan ıpad sahibi olmuştum çok sevinmiştim ya
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tam olarak roman değil hikayelerden oluşmaktadır. başkomser nevzat olmasa okur muydum? bilemem. bu kitabı okurken beklenti yüksek olmamalı diye düşünüyorum.

"-erkek olmak zor iş be nevzat bey!
-ben insan olmanın çok zor olduğunu düşünürüm zihni bey. bu işin kadını erkeği yok."

(bkz: ahmet ümit)
devamını gör...

dövüyon mu seviyon mu alüminyum! dediğim başlık.(bkz: başlık değil saçmalık)
devamını gör...

bize olsa çalıp parçalayıp içindeki metalleri hurdacıya satarlar. direğin tepesinden geçen bakır elektrik kablolarını bile çalan adamlar buna neler yapmaz allasen. bizim insanımızda genel olarak bir çıkarcılık ve ahlak sorunu var.
devamını gör...

türkçe’ye ‘ufak sahtekarlıklar’ olarak çevrilmiş,2000 yılı yapımı woody allenfilmi. kendisi hem yönetmen koltuğunda , hem de başrolde. filmde hugh grant da var. şu an devri ve popülerliği geçse de o dönemlerde fırtına gibi esen popüler bir oyuncuydu.

allen’ın kendisini çok sevmesem de zekasını ve filmlerini severim. bu film de sizi bol bol güldürecek şapşallıklar, tesadüfler ,yanlış anlaşılmalar etrafında cereyan eden olayları konu alıyor.

konusu kısaca şöyle: ray ve arkadaşları kısa yoldan parayı bulma hayali kurmaktadır. hayaller büyük ama becerileri vasattır. bir gün bu kafadarlar , hedefi yükseğe koyarlar ve banka soymaya karar verirler. bunun en iyi yolunun bankanın yanındaki kiralık dükkanı kiralamak, orada bir kurabiyeci açmaktır. bu dükkan , banka soyma amaçları için kılıf olacaktır. dükkan faaliyet gösterirken onlar da aşağıda bankaya varmak için yeraltı yolu yapacaklardır.

dükkanı işleten eşinin kurabiyeleri o kadar çok rağbet görür ki, grup birden akıllarının almayacağı kadar zengin olurlar.

amaçları olan zenginliğin içinde olsalar da ray mutsuzdur; amaçsız kaldığını hisseder. tek eğlencesi çalmaktır çünkü. eşi ise zengindir ama parayı nasıl harcayacağını bilemez. zengin ortam nedir, ne yer , ne içer bilememektedir ve kendini onlara kabul ettirmeye çalışmaktadır. yani bildiğimiz tam olarak ‘sonradan görme’ davranışı sergilemektedir.

izlenesi, kahkahalarla gülünesi bir film. allen’ın oyunculuğunu da severim. mizahı o kadar güzel yansıtır ki, sanki gerçekte o karaktermiş de hayatı filme alınmış gibi hissedersiniz. boş zamanınız olursa diğer filmlerini de izlemenizi tavsiye ederim.
devamını gör...

böbrek ve plasenta'da bulunan ürik asitin geri alımında görevli kolaylaştırılmış difüzyon aracılı taşıyıcı moleküldür.
hiperürisemi tedavisinde kullanılan probenesid glut-9 u inhibe ederek ürik asitin geri emilimini azaltarak ürik asit seviyesinde düşmeye katkıda bulunur.
devamını gör...

-biraz da mecburi olarak- "rating" kaygısına dayanan sorundur.

örneğin ne zaman dizi düşüşe geçse, karakterlerin eline hemen silah tutuşturulur.

sonrasında ya biri kaçırılır, ya hastanelere düşülür ya da ana karakterin belalı dayısı/amcası vs bir yerden peydah olur çıkar.
devamını gör...

"anneeeee böcek kaçtı kulağıma bu sefer. işte şimdi gerçekten oldu." çığlıklarının eksik olmadığı tarımsal iş.
devamını gör...

bazı yazarların yazdığı takdirde 30 beğeni aldığı ya da alacağı iddia edilen kelimedir.

zort
devamını gör...

mikrofonu açık kalan arkadaşımın bağıra bağıra farklı odadaki kardeşiyle muhabbet etmesi ve çok kibar olan hocamızın bir süre bekledikten sonra kızı uyarmadan dersi anlatmaya devam etmesi.
devamını gör...

pogaca yanak*) olarak anilmaniza sebebiyet veren sovulesi bir durum.

ben de yuze kilo alanlar grubundayim.
normalde kilolu bi' insan degilim. hafif ruzgar ciksa ucarım yani. o derece. * ama bi lokma bi sey yesem hemen yanaklarima gider. zaten tombik olan yanaklarim daha da tombiklesir. gorenler ay ne kadan da datlusun, cok ponciksin dese de * benim hosuma gitmiyor bu durum.
devamını gör...

nedensizce bir gülme tutuyor her seferinde

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

satranç ile o kadar haşır neşir oldum ki bu aralar satranç hamleleri gibi geldi bana. gelmişken şunu da bırakayım buraya.
(bkz: kafa sözlük online satranç turnuvası)
keyifli kodlamalar sayın portakallar!!!*
devamını gör...

cama vuran yağmur damlaları neşeli neşeli süzülürken aşağı, camın orta yerinde asılı kalan su damlası gibi bir gün.
yağmurunuzun kendine neşeli yollar bulduğu bir gün dilerim sevgili yazarlar.
devamını gör...

tatlı dildir. ingilizceden daha çok işime yarıyor.*
devamını gör...

(bkz: yellowstone kalderası)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

alperen,
metehan.
oğullarımın isimleri olurlar.
severek verdim, dileyen kullansın, yakışıklı olması garantili isimlerdir. test ettim onayladım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim