(bkz: sıkılıyorum sabri bunalıyorum)*
devamını gör...

şaka gibi ama "evlilik" evlenmeyen hor görülüyor. evlenen kendini farklı bir statüde görüyor. tabi bir kesim için böyle.
devamını gör...

lindy hop, 1928'de harlem, new york city'deki afrikalı-amerikalı topluluklarda doğmuş ve o zamandan beri gelişen bir amerikan dansıdır.
lindy hop kendisinden önce gelen veya gelişimi sırasında popüler olan ancak esas olarak caz, tap, breakaway ve charleston'a dayanan birçok dansın bir birleşimiydi. sıklıkla bir caz dansı olarak tanımlanır ve swing dansı ailesinin bir üyesidir.

frankie manning, yeni nesil lindy hoppers'ın bir parçası ve tarihteki en ünlü lindy hopper'dır. al minns ve pepsi bethel, leon james ve norma miller da lindy hop'un çağdaş tarihlerinde önemli bir yere sahiptir. frankie manning'in birkaç dans fotoğrafını aşağıya ekliyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

'lindy hop' isminin kökeni hala lindy hop toplulukları arasında çok fazla tartışılan bir konudur.

bir açıklamaya göre 19. ve 20. yy. amerikan sokak dilinde 'lindy' genç kızlara verilen bir isimdi. 'hop' kelimesinin ise 1913 tarihinde swing dansları için kullanılan bir terim olduğu belgelenmiştir. ayrıca texas tommy dansında temel adım için kullanılan bir terim olarak kullanılmıştır.

2000'li yıllardan itibaren tüm dünyada yaygınlaşmaya başlayan bu dans türkiye'de ilk istanbul'da swing istanbul stüdyosuyla eğitime başlamıştır.
sosyal bir ortam olarak harika bir atmosferin olduğu bu sınıflardan sonra pratik yapma ve her hafta olan dans partileride işin ayrı bir güzelliği doğrusu.
eskilerden siyah&beyaz bir dans videosu

buda 2019 yılında yapılan meşhur yarışmalardan birtanesinden kesit
devamını gör...

bu ülke de bosanilamiyor bile..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

varoluşçuluğun atası olarak bilinen danimarkalı filozof sören kierkegaard’ın varoluşçuluğun 3 aşmasından(estetik,etikve dini aşama) ilki olan estetik aşmayı ele aldığı kitabıdır.

yaklaşık 280 sayfadan oluşan kitap, baş karakter johannes’in cordelia’yı etkileme, nişanlanma ve ayrılma sürecini ele alan bir günlüktür.

johannes kendini bir “estet” olarak tanımlamaktadır. onun için estetik haz diğer tüm duygulardan öndedir.

cordelia ile ilk buluşmaları için beklerken şunlar geçmektedir aklından:


“mehtaplı bir gecede güzel göllerimizden birinde kayıkla açılmayı oldum olası sevmişimdir. yelkeni sarar, kürekleri toplar, dümeni çıkartır, boylu boyunca uzanırım ve gök kubbeyi seyrederim. tekne dalgaların kucağında sallandığında, bulutlar güçlü rüzgârın ardı sıra hızla geçip de ay bir an kaybolup sonra yeniden belirdiğinde bu huzursuzlukta huzur bulurum. dalgaların hareketi kucağında sallar beni, kayığa çarpışları tekdüze bir ninni gibi gelir. bulutların hızlı uçuşları, ışık ve karanlığın birbirini kovalaması beni öylesine sarhoş eder ki uyanık olduğum halde düş görürüm. aslında benim şimdi de yaptığım budur. fırtınalı bir gölde böyle bir aşağı bir yukarı inip çıkmak ne eğlencelidir. insanın içinde fırtınaların esmesi ne eğlencelidir.”


johannes cordalia’yı baştan çıkarmayı başarır ancak şimdi cordalia onunla nişanlanmak istemektedir. ancak johannes için nişanlanma, estetik hazzı bitirecek bir toplumsal baskıdır. burada cordalia’yı ikna etmeye çalışır:

“cordelia’cığım
[[alıntı]]
aşk gizliliği sever -nişan bir gizin açıklanmasıdır; aşk sessizliği sever- nişan herkese duyurudur; aşk fısıldamayı sever- nişan yüksek sesli bir ilandır. ama cordelia’nın sanatıyla nişan, düşmanı aldatmak için gereken şey olacak. karanlık bir gecede, öteki gemiler için, bir fener asmaktan daha tehlikeli bir şey yoktur, bu fener karanlıktan daha tehlikelidir.”

[[/alıntı]]

çabalaması nafiledir. cordalia ile nişanlanmıştır. johannes her ne kadar cordalia’yı çok sevse de onun estet prensibleri 6 aydan uzun bir ilişkiye izin vermez. bu aşamada cordelia’yı ayrılığa ikna etmeye çalışır, vicdani sorumluluğu üzerinden atmaya çalışır ve şu şekilde sonlandırır günlüğünü:


“onunla vedalaşmayacağım; hiçbir şey beni, her şeyi değiştiren ama sonucu etkilemeyen kadın gözyaşlarından ve kadın yakarışlarından daha fazla iğrendirmez. onu sevdim, ama şimdiden sonra ruhumu artık bağlayamaz. bir tanrı olsaydım neptün’ün bir su perisi için yaptığını yapardım ona: bir erkeğe dönüştürürdüm onu. yine de insanın kendini bir kızla şiirselleştirip şiirselleştiremeyeceğini; kızı, ilişkiden bıkanın kendisi olduğunu düşleyecek kadar gururlu kılıp kılmayacağım öğrenmeye değerdi gerçekten. oldukça ilginç bir epilog olabilir bu; kendi başına psikolojinin alanına girebilir, ayrıca inşam pek çok erotik gözlemle zenginleştirebilir.”
devamını gör...

biz oturduk ölçtük tarttık dedik ki tam da bu zamanlarda lazım bize geyikler goygoylar kahkahalar. fakat biz komedyen değiliz. sohbet edecek yerlerimiz ağrıyor saygıdeğer dinleyen, ağaca, kadına, faşist katliamlara öfkelenip ağlamaktan biraz yorgun düştük. o yüzden bu hafta yokuz. ama mizaha açız, gülelim be! ne halt olursa olsun yaraya şakayla koşanların ardındayız! bu hafta biraz yorgunuz.

biraz ufak bir hatırlatmayla devam edeyim.
haçiko, mahayko gibi hayvansever örgütlenmeler çeşitli yardım kampanyaları başlattı. yardım etmek isteyen, özellikle başka illerden eli kolu yetsin diye imkan ve kanal arayanlar bu örgütlenmelerin güncel duyurularını takip etsin. yangından sağ çıkan canlar için belediyeler ve hayvan örgütleri omuz omuza çalışıyorlar şu ara.

helpsteps var, reklam vermiş gibi olacağım ama şu an daha da vahim bir fonksiyonları var bu ve benzer uygulamaların. yine çeşitli yardım ve dayanışma örgütlenmelerinin bu uygulamalar üzerinden bağış kanalları ve duyuruları mevcut. maddi hiçbir şey yapamayan bari adımlarıyla desteğe koşsun.

konya ve azra ile ilgili diyecek sözlerim bitti. çok sevdiğim üstat kadın kahramanım deniz özturhan geçen gün şöyle yazdı, cümlesi harfi harfine cümlemdir, alıntılamaya gerek yok.

a*p'den ve temsil ettiği tüm değerlerden kurtulma mücadelesi, bu ülkenin ikinci kurtuluş savaşıdır ve resmen başlamış bulunmaktadır. insanlık onuru olan defansa gelsin.
devamını gör...

toplumsal cinsiyet rollerinin, erkekler üzerindeki dayatmalarından yalnızca bir tanesidir.
devamını gör...

75 yaşındaki dedem bile benden geç uyuyordur. gece 11:30 oldu mu uyku hazırlıklarım başlar. ev ahalisi de sabahlar olmasın modunda.
devamını gör...

herkes bilir ama olsun:
-zarif kız anlamında, iyi huyu, ağır başlılığı temsil eder. bu isim, harfin ince ve uzun şeklinden dolayı uzun boya benzetilir.
devamını gör...

yatakta ayılmayı beklerken uykuya dalıp bir iki saat sonra uyanmış olmak
devamını gör...

gözleri çok güzel olan bir şarkıcıdır.
devamını gör...

bir dönem benzinin içine karıştırılan kimyasal. şuan da daha çok mazot üzerinden kaçak işi yürütülüyor.
devamını gör...

bir hermann broch romanıdır.

bu hacimli kitap modern dünya edebiyatının en büyük ve en iyi örneklerinden biri sayılır. benim için de kesinlikle en iyi ilk on roman içerisindedir.

roman milattan önce 70 yılında galya’da doğan ve milattan sonra 19 yılında yaşlı bir adam olarak italyan brindisinde ölen vergilius dünyanın gelmiş geçmiş en büyük şairlerinden biri olan vergilius’un hikayesidir. bence başyapıtı olan aenis ile dünyadaki ölümsüzlüğünü garantilemiş olan ozan’ı dante de hocası sayar.

(bkz: ilahi komedya) da cehennemi ve araf’ı birlikte gezerler. cennete giremez vergilius bu kitapta ama belki gerçekte cennettedir. hermann broch’un kitabında ise vergilius’un son 18 saati anlatılır.

büyük şairin son 18 saatine ve ölümüne şahitlik ettiğimiz roman okunması çok zor ve yorucu olsa da sonunda insanın verdiği bütün emeklere değiyor.

kitabın çevirmenin iki gözüm ahmet cemal. kitabı bir çeviri şaheseri haline getirmek için tam kırk yıl uğraşmış usta çevirmen ve bence çeviri tarihine adını silinemeyecek şekilde de kazımıştır.

geniş bir zamanda ve odaklanarak okumanız gereken bu kitabı okurken yazarın ve çevirmenin kararlaştırdığı tempoya uymaya dikkat edin bence.
devamını gör...

bırakın suçları suç işleyen iktidarı; eleştirilecek şeyleri eleştirmek için dahi ayağa kalkmayan halktan bıktım.
devamını gör...

herkes hata yapar, yanlış yapar. yapmam dediğin her şeyi birgün yaparken bulursun kendini ve kınadığın, eleştirdiğin her şeyi yaşarken.
devamını gör...

" bir insan, bir insanı sıkamaz. bir insan canı isterse sıkılır." demiş, bana da sadece alttaki boş yeri imzalamak kalmıştır.
devamını gör...

tam hayatı anladım diyorum bana sürpriz yapıyor şerefsiz.
devamını gör...

(bkz: adalet)
devamını gör...

kalbiyle irtibatı olan bir insan, bir noktadan sonra gerçekten sevmeyi, emek vermeyi, anlamayı, bağlanmayı da öğreniyor. çocuklar ve kediler bunu çok güzel öğretirler mesela. fazlaca travmatik bir ortamda bulunmayan kedi, insanın en sağlıklı halinde ulaşabileceği sevilebilir varlık örneğidir. insan, kediyi sevdiği takdirde kedi de o insanı sevecektir. bunu sağlamanın yolu hayvana sıcak ve pozitif duygularla yaklaşmaktan geçer. hayvan seven insanlarda oksitosin denilen bir hormon salgılanır. bu yüzden, insan kedi severken kendini huzurlu hisseder.

kedi onurlu bir hayvandır. köpek ile arasında sadakat farkı vardır. kediyi, bir arabaya bindirip götürmek zordur çünkü bulunduğu alana bağlı bir hayvandır ve orayı terk etmekten rahatsızlık duyar.

bugünlerde de, dikkatlerden kaçmadığı gibi kedi sevgisi alıp başını yürüdü. kedi sevgisi yeni bir sevgi gösterme biçimi değil, dünyanın her yerinde insanlar imkan dahilinde evcil kediyi evlerinde besliyorlar. bugünlerde de küresel bir akım gereği milyonlarca insanda bir anda kedi aşkı doğdu. özellikle kadınlar, annelik nedeniyle oluşan bağlanma duygusu dolayısıyla kedi beslemeyi daha çok tercih ediyorlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim