iyi olmadığı halde iyiyim diyen insan
kimseyi üzmek ya da, aciz görünmek istemiyordur.
devamını gör...
abd savaş ilan etse kafacılar ne yapar sorunsalı
acımdan ölmemek için otoban kenarlarında adını bildiğim otları toplarım.
ya da köyüme gider orada ot toplarım.
sonuçta o da ot, bu da ot.*
adama kök söktürürler.
ya da köyüme gider orada ot toplarım.
sonuçta o da ot, bu da ot.*
adama kök söktürürler.
devamını gör...
azerilerin kürt olma olasılığı
kürtlerin nesini tartışacağız. pamir türkleri, yörükler gibi avrasya kökenli göçebelerdir. dna araştırmaları onların orta asya kökenli olduklarını kanıtlar. bereketli hilal denen bölgede eski iran halklarıyla birlikte yaşamışlardır. kuvvetle muhtemel eski iran halkının benimsediği ibrahimi dinleri kabul etmemişlerdir ve böylece kendilerini o kültürden ayrıştırabilmişlerdir. tıpkı şimdi olduğu gibi 'biz türk değiliz' diye bağırıyorlar. bu konudaki şahsi önerim ermenistana bakıp ders almalarıdır. 21. yüzyılda 'bağımsız ülke kurcam ulus devlet olucam' diyemezsiniz. çünkü küreselleşme, çünkü şirketokrasi, çünkü dijital takip, çünkü ekonomi, çünkü borçlu devletler
the origin of the kurds kitabının yazarı ferdinand hennerbichler dilbilimsel olarak bir toplumun kökenini bulmanın zorluğuna dikkat çekerek mtdna ve y-kromozomu analizlerine okuyucuyu yönlendiriyor. gerçekten de genom bilimi hayalimizdeki millet, ulus, ırk, kabile, soy, aşiret gibi kavramları sarsmaktadır.
max planck enstitüsü bilim insanlarının 2005 yılında yalnızca kürtleri inceleyen ilk esaslı genetik çalışması olan “kürt gruplarında mtdna ve y-kromozomu çeşitliliği" isimli makalesinde kürtlerin en eski ataları bereketli hilal bölgesinde yaşayan yerli halklardan biriydi ve asya’dan gelen ve askeri açıdan örgütlü olan (r1a1) göçmen seçkinleri tarafından farklı dalgalar halinde dilsel olarak iranileştirildiler. kürtlerin atalarının, hem tarihsel hem de toplumsal katmanlar olarak tamamen farklı topluluklardan meydana geldiği disiplinler arası yapılan çalışmalarda açıkça anlaşılmaktadır.
yani diyor ki makalede: ne olursan ol kürdistan dediğin bölgede yalnız yaşamadınız ki sizin olsun. e zaten kimin sesi çok çıkarsa diğerlerini bastırır.
türkiya'daki kürtlere ve türkiya gençliğine günümüzde yeni medya aracılığıyla propaganda yapılmaktadır. bunlar bizzat abdullah öcalan ve ekibi tarafından planlanmaktadır (bkz: imralı notları). abdullah öcalan 1980lerde 'kürtler devlet memuru olmalıdır, yargıya sızmalıdır' dediği için kürt vatandaşlarımız başka fakültelerde de okuyabilecekken hukuk fakültelerini doldurmuşlar ve şimdilerde yargı mensubu olmuşlardır. onlardan biri de selahattin demirtaş'tır. üniversite sınavına ikinci kez girerek 1993 yılında ankara hukuk fakültesine yerleşmiştir.
ben özbeöz türküm diyen gitsin dna testi yaptırsın. ben özbeöz kürdüm diyen gitsin dna testi yaptırsın.
hah ama ne alakası var genetikle biz 'ulus bilinci yaratma' hakkında konuşuyoruz diyorsanız sizi kimlerin desteklediğine bakın, sizin liderlerinize kimler para veriyor ona bakın.
mesela atatürk'e milli mücadelede kimler yardım etti pakistan'dan, hindistan'dan, kafkaslardaki müslüman ruslardan, moskova'dan, küçük ada ülkelerinden, yeni zelanda'dan ve hatta düşmanımız olan fransa dahi çekilirken silah, top, mühimmat bırakmıştır.
şu an kürdistan milli mücadelesi için kimler kürtlere yardım ediyor? tabi ki de dünya'nın emperyal güçleri almanya, amerika, rusya.
ne güzel memleket ya. bölün anasını satayım bölün.
tarihte kürt toplumlar başka devletlerin tarih kayıtlarına geçmiştir. homeros bile genetik araştırmalar günümüzde kürtlerle yahudiler arasındaki genetik yakınlığa dikkat çekmektedir. kürtler kendilerine tarih uydurmasınlar lütfen. kendilerini başka ulus devletler üzerinden tü-kaka şeklinde bir siyasetle var etmeye çalışmasınlar lütfen.
kaldı ki türkiya kürtleri öyle bir toplumsal sınıf oldu ki suriye kürtlerini aralarında istemiyorlar. ilk referandumda herkes suriyeliler gitsin diye oy verecektir. ırak kürdistan yönetimi ile anlaşın mübadele yapın o zaman. madem 'varlığım kürt varlığına armağan olsun' diyorsunuz selahattin demirtaş'ın kardeşi nurettin demirtaş ırak kürdistan yönetimi başkenti erbil'dedir. zaten
halkların demokratik partisi (bkz: hdp), abdullah öcalan liderliğinde kurulmuştur. selahattin demirtaş'a kimse 'başkanım' demez çünkü hdp başkanı abdullah öcalandır. hdp'nin meclise girmesini sağlayan seçim-reklam kampanyasını ünlü bir amerikalı reklam şirketi twitter üzerinden kampanyayı yönetmişti. bu propagandalar direk türkiya gençliğini hedef almaktadır.
the origin of the kurds kitabının yazarı ferdinand hennerbichler dilbilimsel olarak bir toplumun kökenini bulmanın zorluğuna dikkat çekerek mtdna ve y-kromozomu analizlerine okuyucuyu yönlendiriyor. gerçekten de genom bilimi hayalimizdeki millet, ulus, ırk, kabile, soy, aşiret gibi kavramları sarsmaktadır.
max planck enstitüsü bilim insanlarının 2005 yılında yalnızca kürtleri inceleyen ilk esaslı genetik çalışması olan “kürt gruplarında mtdna ve y-kromozomu çeşitliliği" isimli makalesinde kürtlerin en eski ataları bereketli hilal bölgesinde yaşayan yerli halklardan biriydi ve asya’dan gelen ve askeri açıdan örgütlü olan (r1a1) göçmen seçkinleri tarafından farklı dalgalar halinde dilsel olarak iranileştirildiler. kürtlerin atalarının, hem tarihsel hem de toplumsal katmanlar olarak tamamen farklı topluluklardan meydana geldiği disiplinler arası yapılan çalışmalarda açıkça anlaşılmaktadır.
yani diyor ki makalede: ne olursan ol kürdistan dediğin bölgede yalnız yaşamadınız ki sizin olsun. e zaten kimin sesi çok çıkarsa diğerlerini bastırır.
türkiya'daki kürtlere ve türkiya gençliğine günümüzde yeni medya aracılığıyla propaganda yapılmaktadır. bunlar bizzat abdullah öcalan ve ekibi tarafından planlanmaktadır (bkz: imralı notları). abdullah öcalan 1980lerde 'kürtler devlet memuru olmalıdır, yargıya sızmalıdır' dediği için kürt vatandaşlarımız başka fakültelerde de okuyabilecekken hukuk fakültelerini doldurmuşlar ve şimdilerde yargı mensubu olmuşlardır. onlardan biri de selahattin demirtaş'tır. üniversite sınavına ikinci kez girerek 1993 yılında ankara hukuk fakültesine yerleşmiştir.
ben özbeöz türküm diyen gitsin dna testi yaptırsın. ben özbeöz kürdüm diyen gitsin dna testi yaptırsın.
hah ama ne alakası var genetikle biz 'ulus bilinci yaratma' hakkında konuşuyoruz diyorsanız sizi kimlerin desteklediğine bakın, sizin liderlerinize kimler para veriyor ona bakın.
mesela atatürk'e milli mücadelede kimler yardım etti pakistan'dan, hindistan'dan, kafkaslardaki müslüman ruslardan, moskova'dan, küçük ada ülkelerinden, yeni zelanda'dan ve hatta düşmanımız olan fransa dahi çekilirken silah, top, mühimmat bırakmıştır.
şu an kürdistan milli mücadelesi için kimler kürtlere yardım ediyor? tabi ki de dünya'nın emperyal güçleri almanya, amerika, rusya.
ne güzel memleket ya. bölün anasını satayım bölün.
tarihte kürt toplumlar başka devletlerin tarih kayıtlarına geçmiştir. homeros bile genetik araştırmalar günümüzde kürtlerle yahudiler arasındaki genetik yakınlığa dikkat çekmektedir. kürtler kendilerine tarih uydurmasınlar lütfen. kendilerini başka ulus devletler üzerinden tü-kaka şeklinde bir siyasetle var etmeye çalışmasınlar lütfen.
kaldı ki türkiya kürtleri öyle bir toplumsal sınıf oldu ki suriye kürtlerini aralarında istemiyorlar. ilk referandumda herkes suriyeliler gitsin diye oy verecektir. ırak kürdistan yönetimi ile anlaşın mübadele yapın o zaman. madem 'varlığım kürt varlığına armağan olsun' diyorsunuz selahattin demirtaş'ın kardeşi nurettin demirtaş ırak kürdistan yönetimi başkenti erbil'dedir. zaten
halkların demokratik partisi (bkz: hdp), abdullah öcalan liderliğinde kurulmuştur. selahattin demirtaş'a kimse 'başkanım' demez çünkü hdp başkanı abdullah öcalandır. hdp'nin meclise girmesini sağlayan seçim-reklam kampanyasını ünlü bir amerikalı reklam şirketi twitter üzerinden kampanyayı yönetmişti. bu propagandalar direk türkiya gençliğini hedef almaktadır.
devamını gör...
ekstrem orgazm yüzünden ölen adam
ilişkiye girdiği seks işçisini merak ettiren haber.
devamını gör...
normal sözlük köy okuluna kitap yardımı etkinliği
harika bir destek çalışmasıdır. sevgili admini bu ince düşüncesinden dolayı kutluyor bizlere bu fırsatı sunduğu için teşekkür ediyorum ve gözlerinden öpüyorum.
devamını gör...
çocukluğunu unutmak
sadece bana has mı olduğunu merak ettiğim durum. sanki gözlerimi açtım ve bu yaştaydım ben çünkü.
devamını gör...
türk kahvesi
filtre kahve gibi yapmasını da içmesini de çok ama çok sevdiğim kahvedir.
şunu da eklemeden geçmek istemiyorum açıkçası: türk kahvesi türkiye’de üretildiği için ‘’türk kahvesi’’ adını almamış, yapılış tarzından dolayı ‘’türk kahvesi’’ ismini almış.
şimdi efendim her kahvenin tadı tabii ki aynı olmuyor, galiba çekirdek özelliklerine bağlı bu durum. neyse ben o kadar anlama çekirdekmiş, aromaymış falan ama illaki bir damak tadımız da var. her kahve aynı tadı bırakmıyor her insanda olduğu gibi bende de…
şu yaşıma kadar çok fazla türk kahvesi markası denemedim açıkçası ama denediklerim için yapacağım yorumlar şöyle:
kurukahveci mehmet efendi’nin mağazalarından aldığım kahvenin tadı bence gayet güzel lakin biraz acımsı bir tadı var. belki de benim yapma tarzımdan dolayı oluyor diyeceğim ama diğer kahveleri de aynı şekilde yapıyorum ve bu kadar acı olmuyor.
yine kurukahveci mehmet efendi’ye ait paketli türk kahvesi ise taze olmadığı için bence oldukça kötü bir tada sahip. acımsılığı var ancak mevzu acı olup olmaması değil, tadı. çok değişik bir tadı var.
kahve dünyası’nın paketli türk kahvesi ise kurukahveci mehmet efendi’nin paketli türk kahvesine oranla daha güzel bir tada sahip ancak tabii ki taze çekilmiş türk kahvesi gibi değil.
şimdi gelelim en sevdiğim türk kahvesine. artuk bey kahve kuruyemiş mağazalarının türk kahvesi benim en sevdiğim türk kahvesidir. tadı da içimi de oldukça yumuşak ve mağazalarından direkt gözünüzün önünde taze taze çekiyorlar aynı kurukahveci mehmet efendi gibi. ama tadı dediğim gibi kurukahveci mehmet efendi’nin kahvesine oranla çok daha yumuşak ve lezzetli.
neyse bu kadar yorumlama, vedat milor’luk yeter. biraz da yapılışını anlatayım.
malzemeler:
iki çay kaşığı türk kahvesi
bir buçuk kahve fincanı ılık veya soğuk su
isteğe bağlı olarak şeker veya tatlandırıcı
yapılışı:
öncelikle cezvemize iki çay kaşığı kahvemizi koyuyoruz.
ardından soğuk veya ılık suyu ekliyoruz. burası çok önemli sevgili yazarlar. su sıcak olmamalı kesinlikle.
ardından eğer kullanıyorsak şeker veya tatlandırıcıyı ekliyoruz. burası da çok önemli. önce kahve, sonra su ve en sonda da şeker veya tatlandırıcı. bu sıralamayı tük kahvesi yaparken aklınızdan çıkarmayın.
daha sonra bu malzemeleri türk kahvesi suyun içinde eriyinceye kadar karıştırıyoruz ve ocağın üstüne koyuyoruz. yani ocağın üstüne koymadan önce de karıştırmamız gerekiyor hem de iyice.
ocağın üstüne koyduktan sonra da bir dakika kadar karıştırıyoruz ve kahvemizin pişmesini bekliyoruz.
kahvemiz taşmaya başlayınca köpüğünü bardağımıza koyuyoruz. daha saonra bir taşma daha olunca bardağımızın yarısına kadarını dolduruyoruz ve yine pilmeye bırakıyoruz. yine taşına bu sefer kalan tüm kahveyi bardağımıza boşaltıyoruz.
kahvemiz hazır.
afiyet olsun.
şunu da eklemeden geçmek istemiyorum açıkçası: türk kahvesi türkiye’de üretildiği için ‘’türk kahvesi’’ adını almamış, yapılış tarzından dolayı ‘’türk kahvesi’’ ismini almış.
şimdi efendim her kahvenin tadı tabii ki aynı olmuyor, galiba çekirdek özelliklerine bağlı bu durum. neyse ben o kadar anlama çekirdekmiş, aromaymış falan ama illaki bir damak tadımız da var. her kahve aynı tadı bırakmıyor her insanda olduğu gibi bende de…
şu yaşıma kadar çok fazla türk kahvesi markası denemedim açıkçası ama denediklerim için yapacağım yorumlar şöyle:
kurukahveci mehmet efendi’nin mağazalarından aldığım kahvenin tadı bence gayet güzel lakin biraz acımsı bir tadı var. belki de benim yapma tarzımdan dolayı oluyor diyeceğim ama diğer kahveleri de aynı şekilde yapıyorum ve bu kadar acı olmuyor.
yine kurukahveci mehmet efendi’ye ait paketli türk kahvesi ise taze olmadığı için bence oldukça kötü bir tada sahip. acımsılığı var ancak mevzu acı olup olmaması değil, tadı. çok değişik bir tadı var.
kahve dünyası’nın paketli türk kahvesi ise kurukahveci mehmet efendi’nin paketli türk kahvesine oranla daha güzel bir tada sahip ancak tabii ki taze çekilmiş türk kahvesi gibi değil.
şimdi gelelim en sevdiğim türk kahvesine. artuk bey kahve kuruyemiş mağazalarının türk kahvesi benim en sevdiğim türk kahvesidir. tadı da içimi de oldukça yumuşak ve mağazalarından direkt gözünüzün önünde taze taze çekiyorlar aynı kurukahveci mehmet efendi gibi. ama tadı dediğim gibi kurukahveci mehmet efendi’nin kahvesine oranla çok daha yumuşak ve lezzetli.
neyse bu kadar yorumlama, vedat milor’luk yeter. biraz da yapılışını anlatayım.
malzemeler:
iki çay kaşığı türk kahvesi
bir buçuk kahve fincanı ılık veya soğuk su
isteğe bağlı olarak şeker veya tatlandırıcı
yapılışı:
öncelikle cezvemize iki çay kaşığı kahvemizi koyuyoruz.
ardından soğuk veya ılık suyu ekliyoruz. burası çok önemli sevgili yazarlar. su sıcak olmamalı kesinlikle.
ardından eğer kullanıyorsak şeker veya tatlandırıcıyı ekliyoruz. burası da çok önemli. önce kahve, sonra su ve en sonda da şeker veya tatlandırıcı. bu sıralamayı tük kahvesi yaparken aklınızdan çıkarmayın.
daha sonra bu malzemeleri türk kahvesi suyun içinde eriyinceye kadar karıştırıyoruz ve ocağın üstüne koyuyoruz. yani ocağın üstüne koymadan önce de karıştırmamız gerekiyor hem de iyice.
ocağın üstüne koyduktan sonra da bir dakika kadar karıştırıyoruz ve kahvemizin pişmesini bekliyoruz.
kahvemiz taşmaya başlayınca köpüğünü bardağımıza koyuyoruz. daha saonra bir taşma daha olunca bardağımızın yarısına kadarını dolduruyoruz ve yine pilmeye bırakıyoruz. yine taşına bu sefer kalan tüm kahveyi bardağımıza boşaltıyoruz.
kahvemiz hazır.
afiyet olsun.
devamını gör...
hayat bayram olsa
80 darbesinden sonra komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yasaklanan şarkıdır.
"insanlar el ele tutuşsa, birlik olsa"
kaynak
"insanlar el ele tutuşsa, birlik olsa"
kaynak
devamını gör...
sözlükte tanınma yolları
bir iyi bir de kötü yolu olan yöntemler.
iyi yol:
- kimseye saygısızlık etmeden, eleştiri yaparken herhangi bir kişiyi doğrudan hedef almadan yazmak. "x yazar şöyle demiş ama x yazarın ben tee!" şeklinde bodoslama lafa dalmak yerine "bu konuda şöyle düşünen insanlar var ama bence şöylesi daha uygun" yazmak gibi...
- işe yarar şeyler yazmak. bilgiyse, insanların farklı yerlerde pek bulamayacağı detaylar, trollükse, insanları gerçekten -bazen de kahkahalarla- güldürebilecek şeyler, kendi tecrübelerinizse, başkalarının işine yarayabilecek nüanslar gibi...
- özel mesajları başkaları görmüyor diye orada sapıtmamak. olur, 1 kişiyle flörtleşirsiniz o ayrı ama nasılsa görünmüyor diye kibarlığı elden bırakmak olumsuz puan hanenize yazılır.
kötü yol:
- sürekli başkalarına sataşmak. hiç muhabbetiniz olmayan insanların nick altına giderek orada ileri geri konuşmak,
- özelden kibar kibar, güzel sohbet ettiğiniz insanlara nick altında "ben buna yürümüyorum ki" izlenimi vermek adına saçma sapan yorumlar yazmak,
- tanımadığınız insanlara mesaj açıp açık saçık kelimelerle olmadık tekliflerde bulunmak... bunu yapanlar var aranızda. başlıklarda adamım diye geziyorlar ama değiller.
- sürekli olarak dikkat çekmeye yönelik fotoğraflar paylaşmak... detayına girmiyorum.
- trollük yapıyorum ayağına hiç de komik ya da düşündürücü olmayan leş gibi başlıklar açmak.
ikisini de dene, tarafını seç!
iyi yol:
- kimseye saygısızlık etmeden, eleştiri yaparken herhangi bir kişiyi doğrudan hedef almadan yazmak. "x yazar şöyle demiş ama x yazarın ben tee!" şeklinde bodoslama lafa dalmak yerine "bu konuda şöyle düşünen insanlar var ama bence şöylesi daha uygun" yazmak gibi...
- işe yarar şeyler yazmak. bilgiyse, insanların farklı yerlerde pek bulamayacağı detaylar, trollükse, insanları gerçekten -bazen de kahkahalarla- güldürebilecek şeyler, kendi tecrübelerinizse, başkalarının işine yarayabilecek nüanslar gibi...
- özel mesajları başkaları görmüyor diye orada sapıtmamak. olur, 1 kişiyle flörtleşirsiniz o ayrı ama nasılsa görünmüyor diye kibarlığı elden bırakmak olumsuz puan hanenize yazılır.
kötü yol:
- sürekli başkalarına sataşmak. hiç muhabbetiniz olmayan insanların nick altına giderek orada ileri geri konuşmak,
- özelden kibar kibar, güzel sohbet ettiğiniz insanlara nick altında "ben buna yürümüyorum ki" izlenimi vermek adına saçma sapan yorumlar yazmak,
- tanımadığınız insanlara mesaj açıp açık saçık kelimelerle olmadık tekliflerde bulunmak... bunu yapanlar var aranızda. başlıklarda adamım diye geziyorlar ama değiller.
- sürekli olarak dikkat çekmeye yönelik fotoğraflar paylaşmak... detayına girmiyorum.
- trollük yapıyorum ayağına hiç de komik ya da düşündürücü olmayan leş gibi başlıklar açmak.
ikisini de dene, tarafını seç!
devamını gör...
senden nefret ediyor olabilirim
sebebini bilmiyorum, bu videoyu hatırlatıyor bana:
devamını gör...
veronika ölmek istiyor
duygular hep vardı, ama hep gizlenmek zorundaydı.
*
devamını gör...
erken boşanmak
günün sazan.avi başlığı köşemize alıyoruz arkadaşı ivedilik ile.
devamını gör...
kedilere selam vermek
selam vermek sayılır mı bilmiyorum ama gördüğüm kedilere çoğunlukla 'pist, naber len' derim.
tanım: kedilere selam vermek eylemini paylaştığımız başlık.
tanım: kedilere selam vermek eylemini paylaştığımız başlık.
devamını gör...
hayata dair gülümseten detaylar
yazım yayınlanınca, ne güzel yazmışsınız diye yazan dostlar.
sadece gülümsemekle kalmıyorum ağzım kulaklarıma varıyor.
sadece gülümsemekle kalmıyorum ağzım kulaklarıma varıyor.
devamını gör...
kolay gibi görünen ama çok zor olan şeyler
yalnız yaşamak. bi kere çok masraflı ,tane ile sebze meyve alıyorsun bozulmasın aman diye filan.
devamını gör...
fuck buddy
bir gün hata yapıp evlenirsem umarım bu tarz ilişkilere bulaşmamış biri olur çünkü bence hiç hoş değil.
devamını gör...
cinsel içerikli başlıkların verdiği rahatsızlık
bir erkek olarak inanılmaz rahatsız oluyorum. ekşi'den bu yüzden ayrıldım. her şeyi yazmakta özgürüz ama sizlerin cinsel açlığına maruz kalmakta istemiyorum.
devamını gör...
günün sözü
"beni anlamalısın. çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum."
oğuz atay - tehlikeli oyunlar
oğuz atay - tehlikeli oyunlar
devamını gör...
üzücük
üzülme emojisi. bu yani :(
devamını gör...
