okuduğun bir kitabı pudra şekerine uyarla
sana pudra şekeri vadetmedim.
devamını gör...
futboldan anlayan kadın
rahmetli babaannem hepsine bir top verseler de kavga etmeseler derdi. anlamış kadın, çözmüş olayı aslında.
devamını gör...
ankara'nın başkentliği düşsün kampanyası
mustafa kemal atatürk'ün mirasını hiçe sayan kampanyadır.*
devamını gör...
ahmet mete ışıkara
özellikle 17 ağustos 1999 gölcük depreminden sonra sıkça ismi duyulan jeofizik mühendisi. deprem dede adıyla meşhur olmuştu.
ışıkara yer bilimleri kadar gök bilimine de meraklıydı. dünyanın manyetik alanı ve iyonosferi konusunda çalışmaları bulunmaktadır.
ışıkara, gölcük depreminin ardından bir anda girdi hayatımıza. birçok kanalda sık sık boy gösterir oldu. bir ara işi iyice magazine dökerek kendisini en seksi erkek bile seçtiler. daha sonra kendisi de hızını alamadı ve siyasete atıldı. bu son hamlesiyle de birçok insanın gözünde, eski samimiyetini kaybetmiş oldu.
1941 yılında mersin'de doğan ışıkara, 2013 yılında istanbul'da vefat etti.
hayatı hakkında kısa bilgiler için link
ışıkara yer bilimleri kadar gök bilimine de meraklıydı. dünyanın manyetik alanı ve iyonosferi konusunda çalışmaları bulunmaktadır.
ışıkara, gölcük depreminin ardından bir anda girdi hayatımıza. birçok kanalda sık sık boy gösterir oldu. bir ara işi iyice magazine dökerek kendisini en seksi erkek bile seçtiler. daha sonra kendisi de hızını alamadı ve siyasete atıldı. bu son hamlesiyle de birçok insanın gözünde, eski samimiyetini kaybetmiş oldu.
1941 yılında mersin'de doğan ışıkara, 2013 yılında istanbul'da vefat etti.
hayatı hakkında kısa bilgiler için link
devamını gör...
kazandığı parayı hak etmeyen meslek grupları
emlakçılar
devamını gör...
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
vikinglerin ve keltlerin miğferlerinin aslında boynuzlu olmaması... gerek çizgi filmler, gerek filmler, gerek oyunlarda hep karşımıza boynuzlu miğferleri ile çıkan vikinglerin ve keltlerin, thames nehrinde bulunan bir adet *evet, sadece bir* boynuzlu miğfer dışında boynuzlu miğferlerine rastlanmaması...
bunu nereden mi öğrendim? elbette ki kaynağı şurada:
carolyn howitt - antik dünyada bilinmesi gereken 500 şey
bunu nereden mi öğrendim? elbette ki kaynağı şurada:
carolyn howitt - antik dünyada bilinmesi gereken 500 şey
devamını gör...
eski mısırlıların antin kuntin işlerle uğraşması
çölün ortasında iki ağaç ek ?
devamını gör...
islam'ın evrimle çelişmemesi
evrim aslında natüralizm temellidir. natüralizmde bir yaratıcı yoktur.
natüralizm; felsefi, metafizik bir görüştür, yaratıcı olmadan her şeyin tesadüfler eseri ortaya çıktığını savunur.
evrim ile islam, evrim natüralizm temelli olduğundan ve natüralizmde de yaratıcı olmadığından çelişse de kur'an'da da evrimi bazı yerlerde destekleyen ayetler mevcuttur.
evrim teorisi geliştirilirken bir yaratıcının olduğu ve evrime müdahale ettiği gibi bir ihtimal göz önüne alınmamıştır ve bu teori gelişirken hâlâ da alınmıyordur.
bilim ve din ayrılalı çok olmuştur hatta belki bir arada hiç yapılmamıştır. örneğin fizik teorileri gelişirken de tanrı'nın varlığı yabaya atılır. yani mesela heisenberg belirsizliği bulacağı sırada yaptığı araştırmalarda şöyle dememiştir: "şimdi bir de tanrı gerçeği var. tanrı, anlık olarak elektronun bulunduğu yeri değiştiriyor olabilir, o yüzden denklemlerim çalışmıyor." ya da einstein uzay zamanı bulana kadar benzer bir tutum içinde değildir.
bilim sürekli değişip gelişmez. bilimdeki en bilinen ve ses getiren gelişme herhalde newton fiziğinin yerini kuantumun almaya başlaması ve newton'ın yer çekimi kanununu açıklamak için geliştirdiği kütle çekim teorisinin bazı yerlerde çalışmamasıdır.
newton, mekaniği açıkladığı vakit bazı felsefeciler bunu, tanrı'nın yokluğuna kanıt olarak sundular. newton fiziği çok büyük olmayan değerlerde çalışıyor olsa da aslında "tanrı'nın becerilerini" tam olarak açıklayamamıştır.
bu, dinin elini güçlendiriyor gibi gözükse de newton eğer bu kadar büyük bir dahi olmasaydı onun buldukları kullanılarak şu anki bilgimize ulaşamayacağımız düşünüldüğünde aslında olan şeyin bilimin değişmesi değil de bazı teorilerin bazılarını temel alması ve onları kapsaması, bilimin gelişmesi olduğu anlaşılacak ve aslında örneğin kütle çekim teorisinin yanlış değil belki biraz eksik olduğu kavranacaktır.
bu bağlamda, "bilim sürekli değişiyor ve güvenilmezdir!" önermesi çok yerinde bir önerme değildir.
newton'ın bulduklarının ateist felsefesinin elini güçlendirmesinin nedeni, o ana kadar meydana gelen şeyleri tanrı'nın gerçekleştiriyor olduğuna dair olan inançtı. insan, o ana kadar çevresinde olan şeyleri hayranlıkla izleyip tanrı'ya tapınırken aslında meydana gelen şeylerde tanrı'nın doğrudan bir etkisinin olmadığı ortaya çıkınca, numaranın yöntemi öğrenilince sihir bozuldu kısacası.
ama tanrı'nın her şeyi basitçe yapması, değirmeni bizzat kendi eliyle döndürmesi beklenirken bunun böyle olmadığının ortaya çıkması, tanrı'yı reddetmek için sağlam bir temel değildir çünkü tanrı yine de olabilir. nasıl mı?
belki de sadece uzay ve zamanı yarattı ve daha sonra her şey zahiri olarak "kendiliğinden" oldu ama dolaylı olarak elektronun yerini değiştiren, hareket ettiren de o oldu.
kur'an bilim kitabı değildir diye bir tabir vardır. bir de bilimin "bir gün a bir gün z" dediği ve bu yüzden de bilimin dinle çelişmesinin normal olduğu ama bilimin doğruya yaklaştıkça dine de yaklaşacağına dair olan inanca dair bir savunu.
ikisi de yanlıştır. bilim, yapısı gereği sadece gördüerini anlattığı için öyle kocaman değişimler olmaz. bilim tutarsız değildir. bu yüzden ikinci savunu çürür.
ilk tabir de saçma bir tabirdir. kur'an ya da herhangi başka vahyi olduğu iddia edilen bir kitap eğer gerçekse bilimi destekler nitelikte olması gerekir. baştan sona bilim anlatıyor olması beklenemez olsa da satır aralarında ya da birkaç satırda bilimle paralel şeyler anlatmakta -eğer kitap gerçekten bir nihai güç, varlık tarafından indirilmişse- zorunludur.
neticede bilim ile din ayrıldığından, yaratıcı bilim yapılırken bir değişken olarak alınamadığından sadece evrim değil bilim natüralist bir yapıda olduğundan bunu tartışmak saçmadır. bilim bu yüzden dini inanç açısından sakıncalı olabilir.
kişisel tecrübelerim kur'an da pek çok bilimsel gerçekten bahsedildiği yönünde olduğundan yaratıcının işin bu kadar derinine takılacağını zannetmiyorum. bu konuda takındığım tutum, her şeyin sebebinin allah olduğu ama yüce zatının her şeyle direkt olarak ilgilenmediğini düşünmek yönündedir.
natüralizm; felsefi, metafizik bir görüştür, yaratıcı olmadan her şeyin tesadüfler eseri ortaya çıktığını savunur.
evrim ile islam, evrim natüralizm temelli olduğundan ve natüralizmde de yaratıcı olmadığından çelişse de kur'an'da da evrimi bazı yerlerde destekleyen ayetler mevcuttur.
evrim teorisi geliştirilirken bir yaratıcının olduğu ve evrime müdahale ettiği gibi bir ihtimal göz önüne alınmamıştır ve bu teori gelişirken hâlâ da alınmıyordur.
bilim ve din ayrılalı çok olmuştur hatta belki bir arada hiç yapılmamıştır. örneğin fizik teorileri gelişirken de tanrı'nın varlığı yabaya atılır. yani mesela heisenberg belirsizliği bulacağı sırada yaptığı araştırmalarda şöyle dememiştir: "şimdi bir de tanrı gerçeği var. tanrı, anlık olarak elektronun bulunduğu yeri değiştiriyor olabilir, o yüzden denklemlerim çalışmıyor." ya da einstein uzay zamanı bulana kadar benzer bir tutum içinde değildir.
bilim sürekli değişip gelişmez. bilimdeki en bilinen ve ses getiren gelişme herhalde newton fiziğinin yerini kuantumun almaya başlaması ve newton'ın yer çekimi kanununu açıklamak için geliştirdiği kütle çekim teorisinin bazı yerlerde çalışmamasıdır.
newton, mekaniği açıkladığı vakit bazı felsefeciler bunu, tanrı'nın yokluğuna kanıt olarak sundular. newton fiziği çok büyük olmayan değerlerde çalışıyor olsa da aslında "tanrı'nın becerilerini" tam olarak açıklayamamıştır.
bu, dinin elini güçlendiriyor gibi gözükse de newton eğer bu kadar büyük bir dahi olmasaydı onun buldukları kullanılarak şu anki bilgimize ulaşamayacağımız düşünüldüğünde aslında olan şeyin bilimin değişmesi değil de bazı teorilerin bazılarını temel alması ve onları kapsaması, bilimin gelişmesi olduğu anlaşılacak ve aslında örneğin kütle çekim teorisinin yanlış değil belki biraz eksik olduğu kavranacaktır.
bu bağlamda, "bilim sürekli değişiyor ve güvenilmezdir!" önermesi çok yerinde bir önerme değildir.
newton'ın bulduklarının ateist felsefesinin elini güçlendirmesinin nedeni, o ana kadar meydana gelen şeyleri tanrı'nın gerçekleştiriyor olduğuna dair olan inançtı. insan, o ana kadar çevresinde olan şeyleri hayranlıkla izleyip tanrı'ya tapınırken aslında meydana gelen şeylerde tanrı'nın doğrudan bir etkisinin olmadığı ortaya çıkınca, numaranın yöntemi öğrenilince sihir bozuldu kısacası.
ama tanrı'nın her şeyi basitçe yapması, değirmeni bizzat kendi eliyle döndürmesi beklenirken bunun böyle olmadığının ortaya çıkması, tanrı'yı reddetmek için sağlam bir temel değildir çünkü tanrı yine de olabilir. nasıl mı?
belki de sadece uzay ve zamanı yarattı ve daha sonra her şey zahiri olarak "kendiliğinden" oldu ama dolaylı olarak elektronun yerini değiştiren, hareket ettiren de o oldu.
kur'an bilim kitabı değildir diye bir tabir vardır. bir de bilimin "bir gün a bir gün z" dediği ve bu yüzden de bilimin dinle çelişmesinin normal olduğu ama bilimin doğruya yaklaştıkça dine de yaklaşacağına dair olan inanca dair bir savunu.
ikisi de yanlıştır. bilim, yapısı gereği sadece gördüerini anlattığı için öyle kocaman değişimler olmaz. bilim tutarsız değildir. bu yüzden ikinci savunu çürür.
ilk tabir de saçma bir tabirdir. kur'an ya da herhangi başka vahyi olduğu iddia edilen bir kitap eğer gerçekse bilimi destekler nitelikte olması gerekir. baştan sona bilim anlatıyor olması beklenemez olsa da satır aralarında ya da birkaç satırda bilimle paralel şeyler anlatmakta -eğer kitap gerçekten bir nihai güç, varlık tarafından indirilmişse- zorunludur.
neticede bilim ile din ayrıldığından, yaratıcı bilim yapılırken bir değişken olarak alınamadığından sadece evrim değil bilim natüralist bir yapıda olduğundan bunu tartışmak saçmadır. bilim bu yüzden dini inanç açısından sakıncalı olabilir.
kişisel tecrübelerim kur'an da pek çok bilimsel gerçekten bahsedildiği yönünde olduğundan yaratıcının işin bu kadar derinine takılacağını zannetmiyorum. bu konuda takındığım tutum, her şeyin sebebinin allah olduğu ama yüce zatının her şeyle direkt olarak ilgilenmediğini düşünmek yönündedir.
devamını gör...
en sevilen özlü sözler
“yaşaması kolay değil ki, anlatması kolay olsun.”
vedat türkali.
vedat türkali.
devamını gör...
antalya
dünyada en çok antik kente sahip olan şehirdir. google maps'i açıp antalya'nın üstünde arama yerine antik kent yazarsanız siz de görebilirsiniz. tarihin her döneminde topraklarının verimli olması nedeniyle her bölgesi çok önemli bir şehirdi. antalya'da karadeniz çayı hariç türkiye'de olup yetişmeyen tek bir meyve veya sebze yoktur. tarımın ve turizmin başkentidir. yemek olarak tahinli tatlıları, köfte piyazı ve yanıksı dondurması meşhurdur. genelde yerlileri tarih boyunca sebze yemekleri tükettiği için geniş bir yemek kültürü oluşmamıştır. bunun nedenlerinden birisi de geniş bir yemek kültürü oluşması için bir çok kültürün harmanlanmasının gerekmesindendir. örneğin gaziantep, mardin gibi geniş bir yemek kültürüne sahip olan şehirlerde bir çok kültürden insan yaşar. örneğin doğu kültüründen, farslardan baharatlar gelmesi gibi. antalya'nın yerlileri ise yörüklerdir. bir kısmı hayvancılıkla uğraşır. mevsimlik göç ederler. şuan bunlar çok az kalmıştır zaten. bir kısmıysa tarih boyunca sadece tarımla ilgilenmiştir. çiğ köfte veya adana kebap diye bir şey bulmanın akıllarından bile geçmemesi gayet normaldir. genelde bu tarz yemekler ya kültür alışverişleriyle, bazen yokluk döneminde ya da zenginlik döneminde veya örneğin bir yemek bozulmasın diye onu baharatlarla ve tuzla korumaya çalışırken gibi nedenlerle çıkar. antalyalı köylüler ise sadece ineğini sağar, tarlasından sebzesini toplar, tavuklarına bakar. yani günlük yaşamını devam ettirir.
sıcak olmasından başka kimsenin kötü bir yorumda bulunamayacağı şehirdir. ama zaten doğudaki şehirler antalya'dan daha sıcaktır. antalya'nın kötü noktası nemdir. yazları alıştıktan sonra biraz daha katlanması kolay olsa da yine de gerçekten çok zordur. zaten tüm antalyalılar yazları antalyanın doğa harikası yaylalarına göç ederler.
sıcak olmasından başka kimsenin kötü bir yorumda bulunamayacağı şehirdir. ama zaten doğudaki şehirler antalya'dan daha sıcaktır. antalya'nın kötü noktası nemdir. yazları alıştıktan sonra biraz daha katlanması kolay olsa da yine de gerçekten çok zordur. zaten tüm antalyalılar yazları antalyanın doğa harikası yaylalarına göç ederler.
devamını gör...
bim sözlük olsa alınabilecek nickler
yumurta bili bili, sözlüğe girdim şimdi.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük.
size günaydın tabi, bana iyi geceler bile olmadı daha *
size günaydın tabi, bana iyi geceler bile olmadı daha *
devamını gör...
kutsala saygı duymanın saçmalık olması
sen karşındakinin kutsalına saygı göstermezsen, karşındakinden de senin değer verdiğin yada senin için önemli olan düşünce veya kişilere saygı duymasını bekleyemezsin. en azından sağlıklı bir iletişim kurulacaksa belli noktalarda insanları incitmemek gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...
yazarların duydukları enfes cümleler
"kıvılcımı söndürmezsen ateşi zapt edemezsin."
"kötülük eden bir tek o olsaydı, ortada kötülük kalmazdı. iki insan arasındaki kötülük sadece birinden mi çıkar? kötülük iki taraflıdır. sadece o kötü olsa, sen hep iyi olsaydın ortada kin olmazdı."
lev nikolayeviç tolstoy
"kötülük eden bir tek o olsaydı, ortada kötülük kalmazdı. iki insan arasındaki kötülük sadece birinden mi çıkar? kötülük iki taraflıdır. sadece o kötü olsa, sen hep iyi olsaydın ortada kin olmazdı."
lev nikolayeviç tolstoy
devamını gör...
fransız basınından messi psg'ye gidecek iddiası
psg'de para çok olduğu için mümkün olabilecek olan haberdir.
messi çok yakışır bence psg kulübüne.
messi çok yakışır bence psg kulübüne.
devamını gör...
keşke ben açsaydım denilen başlıklar
1000 başlık açan abdul’un racon kesmesi peki? troll’lerin bile format savunması, müthiş bir platform lan bura.*
troll’lüyor ama çalışıyor.
troll’lüyor ama çalışıyor.
devamını gör...
mamafih
mâmâfih – maamâfih (ﻣﻊ ﻣﺎﻓﻴﻪ)
arapça'da ma‘a “berâber”, mā “şey” ve fіhi > fіh “onda” ile ma‘a-mā-fіh anlamına gelir.
bununla berâber, durum böyle iken demektir.
arapça'da ma‘a “berâber”, mā “şey” ve fіhi > fіh “onda” ile ma‘a-mā-fіh anlamına gelir.
bununla berâber, durum böyle iken demektir.
devamını gör...


