farklı bakış açılarına sahip insan
dayatmalara, dogmalara, sanılanlara, tabulara hatta ve hatta en bariz gerçeğe bile derinlemesine bir sondaj vurabilen insandır.
devamını gör...
her şeyi geride bırakıp bayburt'a yerleşmek
bu aralar kafamı fazlası ile kurcalayan şey.
böyle bir ilin varlığından haberdar olalı henüz 2 gün oldu.
bu kadar adını duyurma telaşından uzak olmalarına hayranım.
kesmekeş, salaş bir hayat istiyorum.
çok mu a dostlar?
böyle bir ilin varlığından haberdar olalı henüz 2 gün oldu.
bu kadar adını duyurma telaşından uzak olmalarına hayranım.
kesmekeş, salaş bir hayat istiyorum.
çok mu a dostlar?
devamını gör...
şiir sevmeyen insan
çok duygulandım. içerik bakımından sözlükte şimdiye kadarki en kaliteli tartışma. hadi buradan "kafiye göz için midir kulak için mi" başlığına gidelim.
devamını gör...
normal sözlük hunidaşlar kulübü
yolları aştım da geldim
yogamı yaptım da geldim
taoya sövdüm de geldim
hunimi aldım da geldim
e takdir edersiniz ki emdi yürek de yırtılur

beni kulübe en süper üye olarak almanız için referans: #1211685 . biz kefenimizi giydik de geldik bu arada.
yogamı yaptım da geldim
taoya sövdüm de geldim
hunimi aldım da geldim
e takdir edersiniz ki emdi yürek de yırtılur

beni kulübe en süper üye olarak almanız için referans: #1211685 . biz kefenimizi giydik de geldik bu arada.
devamını gör...
türkiye'nin en fazla aydının hapiste olduğu üç ülkeden biri olması
çünkü uyuyan halkı uyandırma riski olan faktörleri istemiyorlar, hoş bu halk kafasında top atsan uyanmaz ya paranoya yapıyordur bunlar.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sevgili sözlük ve değerli kullanıcıları.
ben hep olduğu gibi güne iyi başlayamadım ama umuyorum ki siz iyisinizdir.
yataktan gözlerimi ovalayıp bir taraftan esneyerek çıkmayı özledim be. sanki şafak operasyonu yemiş gibi alarmı duyunca yataktan fırlamak yedi bitirdi beni.
neyse zamanında yattıklarıma sayıyorum bu günleri, artık bize durmak haram. gittiği yere kadar mücadeleye devam.
kendi adıma çabuk biten, sizin adınıza güzel bir gün diliyorum.
bu da günlük isyanımız;
ben hep olduğu gibi güne iyi başlayamadım ama umuyorum ki siz iyisinizdir.
yataktan gözlerimi ovalayıp bir taraftan esneyerek çıkmayı özledim be. sanki şafak operasyonu yemiş gibi alarmı duyunca yataktan fırlamak yedi bitirdi beni.
neyse zamanında yattıklarıma sayıyorum bu günleri, artık bize durmak haram. gittiği yere kadar mücadeleye devam.
kendi adıma çabuk biten, sizin adınıza güzel bir gün diliyorum.
bu da günlük isyanımız;
devamını gör...
evdeki saat
grubun vokalinin adı eren alıcı olup bursa anadolu lisesi mezunu dönemdaşımdır. madrigal ile beraber üçüncü yeniler tarzına bir nebze olsun sempati duymamı sağlıyorlar. severek dinliyoruz.
edit: v2 daha iyi
edit: v2 daha iyi
devamını gör...
bugün sözlük için ne yaptın sorusu
karadenizli olmamdan mütevellit soruya soruyla cevap vermek isterim:
bugün sözlük için ne yapabilirim ?
bugün sözlük için ne yapabilirim ?
devamını gör...
akıllara zarar tik tok videosu
akıllara zararsa niye sözlüğe taşıyorsun diye sormama sebep veren videodur. tabi ki de izleyeceğim.
(bkz: ayak fetişizmi olanlar isyanda)
(bkz: ayak fetişizmi olanlar isyanda)
devamını gör...
eskrima
eskrima, kali ya da arnis olarak bilinen, köken olarak filipinlere dayanmakta olan "savaş sanatı", günümüzde dünyanın çoğu noktasında erişilebilir bir öğreti olarak boy göstermektedir. ispanyolca "fencing" anlamına gelen, "esgrima" kelimesinden türemiştir. eskrim ile benzerliklerin görülmesi de işten değil haliyle.
eskrima, kılıç, sopa ve bıçak gibi silahların efektif ve agresif kullanımını barındırır. hamlelerin birçoğu saldırı odakla olmakla beraber, defansif anlamda elle tutulur bir gardı yoktur. hand to hand combat (çıplak el dövüş) ikinci tercihtir ve silaha erişim sağlanamadığı zamanlar dışında pek görülmez.
tarihine gelecek olursak, öncelikle filipinlerin şu anki durumuna kadar değinmemiz gerekir. filipinler, ekonomik anlamda sıkıntı çeken ve gelişmiş devletlerin baskısını hisseden bir ülkedir. günde üç öğün yemek yemenin çoğu yerinde lüks sayıldığı ülkede suç oranı da oldukça yüksektir.
yine eskrimanın aktif olarak uygulandığı 16. yüzyıl dönemlerinde gerçekleşmiş olan sömürge döneminde filipinlerde yoğun ispanyol baskıları yaşanmıştır. ispanyollar eskrima stilini bu dönemde öğrenmiş ve devamında ilginçtir ki tehlikeli olduğu gerekçesiyle yasaklanmıştır.
ispanyolların filipinlilerin kültürünü yok etmek için kitaplarını yakması ve anadilleri olan "baybadin"i yasaklaması sonrasında kültürlerini yaşatmak için türlü yollar bulmuşlardır. bunlarda eskrimanın da payı bulunmaktadır. kali/eskrima içerisindeki hareketlerini yerli dans figürlerinin arasına katmış ve "baybadin" dilinde iğne işçilikleriyle dillerinin devamını sağlamışlardır.
işte bu baybadin dilini işlemiş oldukları şeylerden biri de, eskrima-kali uygulamalarında kullanmakta oldukları el/bilek korumalıklarıdır. kalinin dansla birleştirilmiş bu yeni uygulaması, ispanyolların dikkatini çekmiş ve o korumalıkların adı olan "arnes" şeklinde adlandırılmıştır. zamanla bu kelime evrilerek "arnis" olmuştur.
günümüzde türkiye'de de efektif uygulamalarına rastlanılabilen savaş sanatı, özel askeri birliklerde verilen seminerler ve kişisel dersler ile, modern çağın savaş unsurları arasında yerini kanıtlamayı başarmıştır.
trivia
--------
eskrima sopası, tek ya da çift olarak kullanılmakla birlikte tam olarak sabit bir boyu yoktur, ideal uzunluğu kullanıcının omuz genişliği kadardır. bu da, stil içerisindeki özelleştirilebilirlik ve esneklikle ilgili ufak bir not olarak bulunsun.
eskrima, kılıç, sopa ve bıçak gibi silahların efektif ve agresif kullanımını barındırır. hamlelerin birçoğu saldırı odakla olmakla beraber, defansif anlamda elle tutulur bir gardı yoktur. hand to hand combat (çıplak el dövüş) ikinci tercihtir ve silaha erişim sağlanamadığı zamanlar dışında pek görülmez.
tarihine gelecek olursak, öncelikle filipinlerin şu anki durumuna kadar değinmemiz gerekir. filipinler, ekonomik anlamda sıkıntı çeken ve gelişmiş devletlerin baskısını hisseden bir ülkedir. günde üç öğün yemek yemenin çoğu yerinde lüks sayıldığı ülkede suç oranı da oldukça yüksektir.
yine eskrimanın aktif olarak uygulandığı 16. yüzyıl dönemlerinde gerçekleşmiş olan sömürge döneminde filipinlerde yoğun ispanyol baskıları yaşanmıştır. ispanyollar eskrima stilini bu dönemde öğrenmiş ve devamında ilginçtir ki tehlikeli olduğu gerekçesiyle yasaklanmıştır.
ispanyolların filipinlilerin kültürünü yok etmek için kitaplarını yakması ve anadilleri olan "baybadin"i yasaklaması sonrasında kültürlerini yaşatmak için türlü yollar bulmuşlardır. bunlarda eskrimanın da payı bulunmaktadır. kali/eskrima içerisindeki hareketlerini yerli dans figürlerinin arasına katmış ve "baybadin" dilinde iğne işçilikleriyle dillerinin devamını sağlamışlardır.
işte bu baybadin dilini işlemiş oldukları şeylerden biri de, eskrima-kali uygulamalarında kullanmakta oldukları el/bilek korumalıklarıdır. kalinin dansla birleştirilmiş bu yeni uygulaması, ispanyolların dikkatini çekmiş ve o korumalıkların adı olan "arnes" şeklinde adlandırılmıştır. zamanla bu kelime evrilerek "arnis" olmuştur.
günümüzde türkiye'de de efektif uygulamalarına rastlanılabilen savaş sanatı, özel askeri birliklerde verilen seminerler ve kişisel dersler ile, modern çağın savaş unsurları arasında yerini kanıtlamayı başarmıştır.
trivia
--------
eskrima sopası, tek ya da çift olarak kullanılmakla birlikte tam olarak sabit bir boyu yoktur, ideal uzunluğu kullanıcının omuz genişliği kadardır. bu da, stil içerisindeki özelleştirilebilirlik ve esneklikle ilgili ufak bir not olarak bulunsun.
devamını gör...
türkiye'den defolup gitmek
her yaştan herkesi ama en çok da gençleri dört bir koldan öyle bıktırdılar, öyle umutlarını kemirip bitirdiler ki düşman istese bu kadar başarılı yapamazdı bunu. arzu edene de, edip gerçekleştirmiş olana da hak verdiğim eylem.
devamını gör...
yeşilay
kuruluşu, birinci dünya savaşı sırası ve sonrasında, düşman kuvvetlerinin toplumumuz içinde alkol, uyuşturucu gibi zararlı ve bağımlılık yapan maddeleri yaygınlaştırmalarına ve işgale karşı direniş ruhunu darmadağın etmelerine engel olmak için sultan vahdettin'in izni ile doktor mazhar osman başta olmak üzere o dönemin aydınları tarafından 5 mart 1920 tarihinde istanbul'da kurulmuştur. ilk kurulduğunda ismi hilal-i ahdar olarak geçiyordu.
ilk önce alkol bağımlılığı ile mücadele amaçlı kurulmuştur. daha sonra hem sağlık kuruluşu ve sivil toplum kurumu olarak da çalışmalarına devam etmiştir.
başta ingilizler olmak üzere, işgal güçlerinin amacı ülkelerinden getirmiş oldukları türlü türlü uyuşturucu, alkol ve benzeri keyif verici, bağımlılık yapan maddeleri istanbul ve anadolu'da yaygın hale getirtmek , bu sayede bir gevşeme ve hissizliğe sebep olup ülkedeki ulusal mücadele ruhunu baltalamak ve direnişin altını oymak istemişler ama bir grup yurtsever aydın bu tehlike karşısında örgütlenip bugünkü yeşilay kurumunun temellerini atmışlar. kurulduğu 1-7 mart tarihleri ülkemizde yeşilay haftası olarak kutlanmaktadır. kurum, bugün de zararlı alışkanlıklar ile savaşmak ve gençlerin bağımlı olmasına engel olmak için aynı çabayı gösteriyor.
ilk önce alkol bağımlılığı ile mücadele amaçlı kurulmuştur. daha sonra hem sağlık kuruluşu ve sivil toplum kurumu olarak da çalışmalarına devam etmiştir.
başta ingilizler olmak üzere, işgal güçlerinin amacı ülkelerinden getirmiş oldukları türlü türlü uyuşturucu, alkol ve benzeri keyif verici, bağımlılık yapan maddeleri istanbul ve anadolu'da yaygın hale getirtmek , bu sayede bir gevşeme ve hissizliğe sebep olup ülkedeki ulusal mücadele ruhunu baltalamak ve direnişin altını oymak istemişler ama bir grup yurtsever aydın bu tehlike karşısında örgütlenip bugünkü yeşilay kurumunun temellerini atmışlar. kurulduğu 1-7 mart tarihleri ülkemizde yeşilay haftası olarak kutlanmaktadır. kurum, bugün de zararlı alışkanlıklar ile savaşmak ve gençlerin bağımlı olmasına engel olmak için aynı çabayı gösteriyor.
devamını gör...
her yazar bir çaylak sahipleniyor
ben sorumluluk almamak için balık bile sahiplenmiyorum. insanı nasıl sahipleneyim yahu?
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
ne dön abi ne dön dönsem tanıycan mı beni? adam beni döve döve başka birine çevirdi. bana paspasla adam öldürttünüz paspasla adam öldürttünüz bana.
devamını gör...
mini etek giyip otururken bacaklarını örten kız
ortamdaki aç gözlü erkeklerin bakışlarından rahatsız olmuştur. hadi diyelim 1 kez baktın da yiyecekmiş bakmak hoş değil.
devamını gör...
the dillinger escape plan
ben weinman'ın kurmus oldugu 2016 yılında dagılan mathcore müzik yapmış abd'li grup. bu ture onculuk etmesi bakımından oldukca onemli bir yer tutmaktadır. 1999 yilinda cikarmis olduklari calculating infinity isimli bir sahseser vardir ki dinlemek isteyenler icin ''kulaklariniz icin +18'' seklinde bir ibare konulmasi gerekir. su zor gecen zamanlarinizda bu arkadaslari dinlemeye kalkarsaniz bir sure sonra 112'yi arayabilirsiniz. sagliginizdan ben mesul degilim sonucta. bir tavsiyem daha var tdep dinlerken. az once bahsetmis oldugum sebeplerden dolayi kesinlikle headbang yapmayin.
ozellikle option paralysis ve one of us is our killer en sevdigim albumleridir. her ne kadar son vokalleri greg puciato "berkecan" gorunumlu bir kardesimiz olsa da ses aralığı oldukça geniş bir vokalisttir.
bu kadar kompleks davul partisyonları yazıp, bunlardan bir butunluk oluşturmak buyuk bir emek ve yetenek gerektirir. bu arkadaslarin muziklerini tanımlamak gerekirse "butunluklu kaos" kelime obegini kullanmak isterim. ayni zamanda bu kadar karmasanin icerisinde karakteristik bir sound olusturup bunu da korumayi basarmasi da ayri bir takdiri haketmektedir. jazz, harcore punk, drum&bass,metal vb... hepsini bu grupta bulabilirsiniz. insanlarin halen bu grubu saygi ile anmalarinin sebebi de budur. zaten logoları da çok başarılı bence:

buraya en sevdigim şarkılarından birkac tanesini bırakıyorum.
prancer:
chinese whispers:
limerent death:
tabii ki de marslari %43 burnt:
son soz olarak ise sunu soylemek gerekir. hazimi gercekten zor ve alismasi gercekten cok zaman alan bir gruptur. en ''metal''ciler bile bu arkadaslara 3 ya 5 dakika sabredebilmistir. test edildi ve onaylandi.
edit: ya su gecis nedir be kardesim:*
ozellikle option paralysis ve one of us is our killer en sevdigim albumleridir. her ne kadar son vokalleri greg puciato "berkecan" gorunumlu bir kardesimiz olsa da ses aralığı oldukça geniş bir vokalisttir.
bu kadar kompleks davul partisyonları yazıp, bunlardan bir butunluk oluşturmak buyuk bir emek ve yetenek gerektirir. bu arkadaslarin muziklerini tanımlamak gerekirse "butunluklu kaos" kelime obegini kullanmak isterim. ayni zamanda bu kadar karmasanin icerisinde karakteristik bir sound olusturup bunu da korumayi basarmasi da ayri bir takdiri haketmektedir. jazz, harcore punk, drum&bass,metal vb... hepsini bu grupta bulabilirsiniz. insanlarin halen bu grubu saygi ile anmalarinin sebebi de budur. zaten logoları da çok başarılı bence:

buraya en sevdigim şarkılarından birkac tanesini bırakıyorum.
prancer:
chinese whispers:
limerent death:
tabii ki de marslari %43 burnt:
son soz olarak ise sunu soylemek gerekir. hazimi gercekten zor ve alismasi gercekten cok zaman alan bir gruptur. en ''metal''ciler bile bu arkadaslara 3 ya 5 dakika sabredebilmistir. test edildi ve onaylandi.
edit: ya su gecis nedir be kardesim:*
devamını gör...
müziksiz bir hayat sürmek
doğa ile iç içe bir yaşam yaşıyor olsanız mümkün diyebilirim. doğada artı olarak müziğe ihtiyaç yoktur. doğa zaten müziğin ta kendisidir. kulak vermeniz yeterlidir rüzgara, rüzgar ile dans eden yaprakları.
devamını gör...
decathlon
ahmet murat'ın şiir versus'ta yayımlanan müthiş şiiri. güncel şiirimizin en güzel örneklerinden biri. kapitalizm ve modernleşme ancak böyle yerinde eleştirilebilirdi:
"decathlon’a hoş geldim
orta sınıf cennetinin kaslı katına
ilk katları bakımlı jelatin ve baharatsız beylere ayırdık
silikon kazalarına ve nafile yogalara
kanatlarını ütülerken yakanlar da orada
kaslarımla gelemedim bu kez böyle olsun
belediyenin spor salonuna yazıldım kabul olur mu
çok su içmek okey, kaliteli yaşam iman ediyorum
belki halı sahaya abone olurum orta sınıfta oynuyorum
bir bildiğin olduğunu düşünüyorum decathlon
hayır, bundan eminim
benim bedenim, benim kararım hakkında,
fransız ihtilalini kafaya diktiğinden eminim
tendon ve ön çapraz hakkındaki felsefen, o felsefedeki yeni insan
eminsin sen de haklı olduğundan
sevgililer günü pembiş, sokulgan [1]
beni öz evladın gibi ve hormonlarımı da
sporun umresi ve haccısın, doğa sevaplarının çoğu
daha iyi olabilirdi ilahi komedya’daki miraç performansı
gibi şeyler bildiğin, bilgin dahilin, senin bilimin
enerji içeceklerini kafaya dikiyor muyduk, yoksa yudum
evet sana soruyorum
decathlon ben geldim çünkü sürdürülebilir olanı erişilebilir kılansın [2]
sezon sonlarında utku ve kıvanç senin ermişlerine ve aferin
geliyorum erginleşme törenine bu yeni şövalyeliğin
adım sayacına kaldırıyoruz endorfin kadehini
geçen babamla gelelim dedik
iki plili pantolon çağından bıyıklı biri
torosu var evet, uzun dönem askerlik
sınıfını hatırlayamadı kapıda kaldı iyi mi
şaka şaka, babam allahtan bu günleri
[1] “yılın o zamanı geldi. her yer pembeye boyandı, etraf kalpli ayıcıklarla dolu. sevgililer günü, sevgilinizle ya da eşinizle olan bağınızı, sevginizi ve aşkınızı kutlamak için muazzam bir fırsat. peki bu yıl farklı bir şeyler yapmaya ne dersiniz? hadi tüm kalıpları yıkalım! şu meşhur sevgililer günü furyasına biraz değişiklik, biraz heyecan katmak için hangi seçenekleri değerlendirebiliriz? sevgiliyle yapılacak aktiviteler arasında spor da olduğu aklınıza gelmiş miydi? araştırmaların da gösterdiği gibi, spor sırasında salgılanan adrenalin ve endorfin hormonları, kişiler arasındaki bağı kuvvetlendiriyor. birlikte yeni bir şeyler deneyimleme hali, çiftlerin ilişkilerini inanılmaz derece destekliyor. biz de işte tam bu yüzden, 14 şubat’ta sevgilinizle birlikte yapabileceğiniz hem heyecanlı hem romantik aktiviteleri sıralayalım istedik.” (kaynak: www.decathlon.com.tr)
[2] şirket sloganı: sporu herkes için sürdürülebilir olarak ulaşılabilir kılıyoruz."
"decathlon’a hoş geldim
orta sınıf cennetinin kaslı katına
ilk katları bakımlı jelatin ve baharatsız beylere ayırdık
silikon kazalarına ve nafile yogalara
kanatlarını ütülerken yakanlar da orada
kaslarımla gelemedim bu kez böyle olsun
belediyenin spor salonuna yazıldım kabul olur mu
çok su içmek okey, kaliteli yaşam iman ediyorum
belki halı sahaya abone olurum orta sınıfta oynuyorum
bir bildiğin olduğunu düşünüyorum decathlon
hayır, bundan eminim
benim bedenim, benim kararım hakkında,
fransız ihtilalini kafaya diktiğinden eminim
tendon ve ön çapraz hakkındaki felsefen, o felsefedeki yeni insan
eminsin sen de haklı olduğundan
sevgililer günü pembiş, sokulgan [1]
beni öz evladın gibi ve hormonlarımı da
sporun umresi ve haccısın, doğa sevaplarının çoğu
daha iyi olabilirdi ilahi komedya’daki miraç performansı
gibi şeyler bildiğin, bilgin dahilin, senin bilimin
enerji içeceklerini kafaya dikiyor muyduk, yoksa yudum
evet sana soruyorum
decathlon ben geldim çünkü sürdürülebilir olanı erişilebilir kılansın [2]
sezon sonlarında utku ve kıvanç senin ermişlerine ve aferin
geliyorum erginleşme törenine bu yeni şövalyeliğin
adım sayacına kaldırıyoruz endorfin kadehini
geçen babamla gelelim dedik
iki plili pantolon çağından bıyıklı biri
torosu var evet, uzun dönem askerlik
sınıfını hatırlayamadı kapıda kaldı iyi mi
şaka şaka, babam allahtan bu günleri
[1] “yılın o zamanı geldi. her yer pembeye boyandı, etraf kalpli ayıcıklarla dolu. sevgililer günü, sevgilinizle ya da eşinizle olan bağınızı, sevginizi ve aşkınızı kutlamak için muazzam bir fırsat. peki bu yıl farklı bir şeyler yapmaya ne dersiniz? hadi tüm kalıpları yıkalım! şu meşhur sevgililer günü furyasına biraz değişiklik, biraz heyecan katmak için hangi seçenekleri değerlendirebiliriz? sevgiliyle yapılacak aktiviteler arasında spor da olduğu aklınıza gelmiş miydi? araştırmaların da gösterdiği gibi, spor sırasında salgılanan adrenalin ve endorfin hormonları, kişiler arasındaki bağı kuvvetlendiriyor. birlikte yeni bir şeyler deneyimleme hali, çiftlerin ilişkilerini inanılmaz derece destekliyor. biz de işte tam bu yüzden, 14 şubat’ta sevgilinizle birlikte yapabileceğiniz hem heyecanlı hem romantik aktiviteleri sıralayalım istedik.” (kaynak: www.decathlon.com.tr)
[2] şirket sloganı: sporu herkes için sürdürülebilir olarak ulaşılabilir kılıyoruz."
devamını gör...
yazarların en devlet bahçeli özellikleri
(bkz: işsizi işsazı işsazsız)
devamını gör...
