muhteşem bir ordu sonbaharından günaydın
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir duman şarkısı.

--- alıntı ---

kaan tangöze ve ahu paşakay çok iyi bir çift olsa da sürekli tartışırlarmış. bu sırada kaan tangöze yeni bir albüm çıkarmıştır ve onun tanıtımını yapmak için bir bar da konser verecektir. ama ahu paşakay bu konsere gelmez. kaan tangöze ise tartışmalarına rağmen ahu paşakay’ın konsere geleceğini düşünür, gözleri konser sırasında ahu paşakay’ı aramaktadır. ahu paşakay ise konser esnasında evinde intihar eder. kaan tangöze bu acı haberi sahneden inince alır ve bu acı olaydan sonra kendini uzun bir süre eve hapseder.
kaan tangöze, ahu paşakay’a vefatından öncesi ve sonrasında birçok şarkı yazdığı bilinir, bu şarkılardan bazıları ”haberin yok ölüyorum, senin gibi, melek” ve daha birçoğu. ancak bu şarkılar arasından en özeli ”bal” şarkısıdır. bir rivayete göre kaan tangöze o gece sahnede, ”bal” şarkısını söylediği esnada ahu paşakay intihar etmiştir, diğer bir rivayete göre kaan tangöze ahu paşakay’a ”balım” diye hitap edermiş.
bir süre konserlerinde "balım" şarkısını söylemedi. ancak konsere gidenler ısrar edince gökyüzüne bakarak söylemeye başladı.

--- alıntı ---
(bkz: based on a true story)
devamını gör...

annecim der ki,
-bir diş ağrısı bi de çocuk sancısı beterdir.
devamını gör...

bazı kişilerin sadece ritalini alıp işi ticarete dökerek, bu ilacı sigara ikram eder gibi arkadaşlarına ikram ettiğini duymuştum. ilaç odaklanmayı ciddi şekilde arttırıp, söz konusu şikayeti olan bireylerde verim sağlıyor. ancak bir grup, bu etken maddeyi daha iyi ders çalışma adına alıyorlar. bu konuda uyarıda bulunmak isterim çünkü hem bağımlılık yapabilir, hem de kalıcı hasarlara sebep olabilir.( sınıf arkaşımızda kalıcı bir tik oluşmasına sebep olmuştu.) bu durum son dönemlerde arttığından, ilacın satışında ciddi kısıtlamalar getirildi.
devamını gör...

annelik kontenjanından ben.
oğlumun küçüktü 2 ördek aldık ona. koca bir balkonu onlara tahsis ettim. leğen falan koyduk yüzsünler diye. iki ay canım çıktı. o nasıl bir metabolizma öyle. sonra köye yolculadık.
yıllar sonra ördeklerin halini unutunca, kızım civciv istedi. ona da bir balkon tahsis ettik. iki üç ay sonra, bir sabah namazı vakti, korku filmi fragmanı gibi bir ses duyunca, onun bir horoz olduğunu anladık ve köye yolculadık.
artık fikrim, evde hayvan olmaz olamaz.
uğur böceği, kelebek falan anca.
geçerken uğrasınlar kafi.
devamını gör...

welcome to hell!
devamını gör...

bir tarafa veya kimseye yakınlaşma, ilgi duyma,gönlü akma anlamına gelen kelimedir.
devamını gör...

bu cümlenin ardından olumlu bir şey duyma ihtimalı sıffır sıffır sıffırdır.

sen kapalı konuşmaya devam et demenize sebep olur.
devamını gör...

herkesin çok işine yarayacak, keşke olsa diye en az bir kere de olsa içinden geçirdiği yepyeni bir istekte bulunmaya geldim!

şu liste çıkarılan başlıklarda sürekli sayfa yenileme eziyetinden kurtulmak için bütün sözlük halkı adına bir ricada bulunuyorum. herhangi bir yazar herhangi bir tanımında hangi yazardan bahsettiyse o yazara "x yazar x nolu tanımında sizden bahsetti" adlı bir bildirim gelsin, herkes rahatlasın. biliyorum hiçbir listeye giremeyen hiyerarşik yapının paryaları olarak bizim turuncu yerler yine hep hüzün kalacak ama olsun her şey sizin için. teşekkürler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

uzun zaman olunca cizmeyeli paslanmisiz.
devamını gör...

sonunda din değiştirmeme sebep olmuştur. ailemide seviyorum ama baskı hem onlara hem bize zarar veriyor. sonra neden böyle olduk biz.

bazen onlarıda anlıyorum, iyi olmamızı istiyorlar ama ipin ucunu çoğu aile kaçırdı.

z kuşağında müslüman kalırsa ne ala.
devamını gör...

bu kadar mantıklı çok az hareket var.
devamını gör...

saol cınım.
devamını gör...

günaydınlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"yayında tanımlarını kullanacağım başlıktır"

yaşadığın hayatın limitlerini kim belirliyor?
bunun cevabını dürüstçe verebiliyor musun kendine?
eylemlerin ile hayallerin arasında duran nedir?
seni ilk otobüse atlayıp uzaklaşmaktan alıkoyan nedir?
elini camdan dışarı çıkardığında, sokağa bir adım attığında, ikinci adımı atmanı, koşmanı, uzaklaşmanı engelleyen nedir.
son kez kaparken gözlerini ve izlerken o film karelerini, keşkelerin neler olacak?
neden adım atmaktan korkuyorsun?
neden korkuyorsun?
devamını gör...

bisiklet sürmeyi bilmem ben. ama o kadar çok istedim ki. çocukken hep istedim. çok cadde içinde olduğumuz yerlerde oldu mahalle arasına oturduğumuz yerlerde. kuzenim eski bisikletini verdiler bana. süremedim. safa vardı babası öğretirken izlerdim. benim babam bana hiç öğretmedi. her gün evden çıkarken söylerdim. baba bak şu dükkanın önünden geçerken gördüm. çok istiyorum ne zaman alacağız? hiçbir zaman o pembe gidonunda parıltılı teller olan bisiklete sahip olamadım. ve öğrenemedim de. arkadaşımın vardı mesela mahallede sürerdi. bir tur ver derdim arkasında tekerler vardı. azıcık sürerdim. onu sürebilirdim. kuzenimin eski bisikletinin arka tekerleri bile yoktu. dengede duramadım bir türlü. babamda tutmadı arkamdan düşmeyim diye. sonra kardeşlerim oldu. onların bisikleti oldu. babam onlara öğretti. sürdüler. pembe hemde bisikletleri, sepeti var önünde.
devamını gör...

kapıcıların gazıyla çöpçülerin kızların "üstüne çıkmaması" gerektiğini,
eskiden marlboro içmenin nasıl suç, lüks olduğunu... gösteren en güzel filmlerden biridir.
devamını gör...

bursa’da fırın, market ve büfelerde 1,5 liraya satılan 210 gramlık ekmeğin gramajı 230’a yükseltilirken, fiyatı da 2 liraya çıkartılması hadisesi.

kaynak
devamını gör...

insanların sosyal medyada yedigi linçler sonrası öldürüldüğü bir bölüm vardı. toplum belirliyordu yani ölecek kişiyi. bazen benzer şeyler yaşanıyor gibi geliyor. özellikle twitter üzerinden yapılıyor linçler bazen bir hayatı karartabiliyor
devamını gör...

neden gerçek "değerlerle" ölçmüyorsunuz herşeyi?

bu özellik de, karma puan da, hediye çekleri de, bunları almak için, saatte yüz işe yaramaz tanım girilip, puan doldurulmasına, aralıksız okumadan sürekli beğeni yapan yazarlara, yazarları önce takibe alıp, takip ettirdikten sonra, takipten çıkan yazarlara, daha aklıma gelmeyen saçma sapan şeylere sebep olmuştur....

neden gerçek rakamlarla ölçmüyorsunuz?

mesela tanımın ilk 2 veya 3 satırını gören okuyucu, devamını okursa, her tanımın, okunması yada görüntülenmesi herneyse, bunlara bakmıyorsunuz, ve bize de göstermiyorsunuz? saniyesi saniyesine herşey görülüyor artık bunu biliyoruz, hangi ülkeden hangi şehirden, hangi cihazdan...

sayın iko belediyesi;
bu beğeniler "gerçek" değil...
gerçek olan, ne kadar okunduğudur,
okunması için yazıyoruz..

bu beğeniler gerçeği yansıtmıyor, ben çok oyuncaklı buldum bu madalya işini..
suistimal edilmeye çok açık ve müsait şeyler yapıyorsunuz..

gerçek değerleri görmek isterim ben şahsen.. yazdığımız tanımı, okuyanın kaydetme özelliği olsun mesela, belki uzun olduğu için sonra okuyacak, ne biliyim aynı kişi ikinci defa okuyunca görüntüleme rakamını etkilemesin, sayı arttırılamasın, gerçek olan etkiler bunlar olmalı, yoksa o onu beğeniyor, oda iadeyi beğeni yapıyor, bin kişiyi takibe alıyor, takipçisi artıyor, bunların işlemediği bir sistem bulmanız gerekiyor bence,

sadece yazmak ve okumak üzerine bir sistem olmalı, gerçekten okunan tanımlar yazanların, bunu bilmeye hakkı var, ve okumak için de sözlüğe girilmesini sağladığı için, bu yazarlar ödüllendirilmeli, madalyamı takıyorsunuz, kupamı veriyorsunuz artık her ne ise, çünkü doğrusu budur, saçma sapan tanımlara, hak edilmeyen beğeniler yapılıyor, bunu söylüyorum çünkü, yazdığımdan daha çok okuyorum sözlüğü,
teşekkürler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim