mustafa sandal'ın
bu kız beni görmeli bana kazak örmeli dediği kızın, kızı olabilir.
balkona çıkmış kimi gözler...
devamını gör...

dedem(annemin babası) kanser hastası olduğu için annemin evlenmesini istiyormuş. o sıralar teyzemin yanında annemi gören babam, ilk görüşte işte bu demiş...istemeye gelmiş.
gezmeye çıktıkları ilk gün bir fotoğraf çekilmişler, başlarda istemeyen annem, fotoğraftan çok etkilenmiş.
evlenmişler, bir yıl sonra dedem vefat etmiş.
gözü arkada kalmadı. 32 yıl olmuş.
devamını gör...

biz yolda kaybolduk. gece yarısı şehir dışından dönüyorduk ailemle, arabayı babam kullanıyor, navigasyonu açtık hiç bilmediğimiz bir yerden geçiyoruz yol ayrımında da güvenlik kabini duruyor. güvenlikçiye selam verdik geçtik derken navigasyon bizi döndürüp dolaştırıp aynı güvenlik kabinine getirdi, navigasyonu yanlış takip ettik diye düşünüp tekrar yola çıktık ikinciye de aynı yere geldik, bu kez adamın yanında durup biz yolu bulamadık dedik, tarif etti. teşekkür ettik ayrıldık sonra yine aynı yere geldik shgahgdg. ikişer dakika aralıklarla aynı yere dönüp duruyoruz. bizi gören güvenlikçi uzaktan gülümsüyor, bu salaklar bir türlü bulamadı yolu diye düşünüyor o sıra muhtemelen. ben utandığım için kafamı eğmeye çalışıyorum, annem arka koltukta gülmekten kopuyor babam da bir sinirlenip bir gülüyor garip bir ortam. neyse yine yanaştık adam bu kez tane tane anlattı diğer yolu kullanın dedi, o yoldan güzelce eve döndük. adam olmasa dönüp duracaktık sabaha kadar herhalde.
devamını gör...

yetiştirilmesi esnasında yapraklarına basılması, çiğnenmesi durumunda meyvesi acılaşan sebze. ayrıca kabak bitkisiyle yakın ekildiği takdirde salatalık meyvesi şişmanlar ve görüntüsü bozulur. bu nedenle iki sebzenin üretiminin yakın yapılmaması gerekir.
devamını gör...

işte geldim buradayım,
biraz zorlama olacak farkındayım,
almanya'dan çikolata getirmiş dayım,
hem de nusnackermiş fenalardayım.
devamını gör...

son dersin bitmesine beş dakika kala öğretmenin montlarınızı giyebilirsiniz dediği an, ilkokulun en güzel vazgeçilmeziydi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

society şarkısı ile üst üste dinlenildiği zaman insanda melankoli ile karışık huzur hissi uyandıran şarkı.

--- alıntı ---

have no fear
for when ı'm alone
ı'll be better off than ı was before

ı've got this light
ı'll be around to grow
who ı was before
ı cannot recall

long nights allow me to feel...
ı'm falling...ı am falling
the lights go out
let me feel
ı'm falling
ı am falling safely to the ground


ı'll take this soul that's inside me now
like a brand new friend
ı'll forever know

ı've got this light
and the will to show
ı will always be better than before

long nights allow me to feel...
ı'm falling...ı am falling
the lights go out
let me feel
ı'm falling
ı am falling safely to the ground

--- alıntı ---
devamını gör...

o bir nükleer kraliçe!
samimiyeti, tatlı sohbeti, yazdıklarıyla çok sevdiğim bir yazar arkadaşım. kalemi daim, hayatı çok güzel olsun. o hep yazsın, hep konuşsun ben dinler, okurum. seviyorum bu kızı.
devamını gör...

müjdelemek, güzel haber vermek anlamına gelir.
devamını gör...

oxford sözlük pacifism kelimesini savaş dahil herhangi bir şiddetin hiçbir koşulda haksız olduğu ve tüm anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi gerektiği inancı olarak tanımlıyor.
ilk defa fransız barış aktivisti, hukukçu ve yazar émile arnaud tarafından kullanılan pacifsm terimi 1901'de glasgow'da evrensel barış kongresinde diğer aktivistler tarafından da kabul edilmiştir.
pacifism genelde passivism ile karıştırılmaktadır. pacifism aktif olarak barışı savunmak ve savaşa karşı çıkmak anlamına gelirken, passivism gerek politik gerek ise diğer alanlarda eylemsizlik anlamına gelmektedir.
pasifizm kendi içinde belli gruplara ayrılır. bbc sitesinde pasifizm 4 temel grupta ele alınmış. buradan
absolute pacifism - mutlak pasifizm : kendini savunma amaçlı olsa bile savaşın ve şiddetin ahlaki olmadığını savunur.
conditional pacifism - şartlı pasifizm : şiddeti önlemek, kendini savunmak, daha fazla şiddeti ya da daha kötü sonuçları önlemek adına belli şartlar altında sınırlandırılmış: ölçülü savaşın veya şiddetin kabul edilebilir olduğunu savunur.
selective pacifism - seçici pasifizm: sadece nükleer silahlar gibi toplu yıkıma neden olacak savaşlara karşıdırlar.
active pacifism - aktif pasifizm: politik anlamda savaşın durdurulması ve barış anlayışının yerleşmesi için aktif olarak çalışmanın gerekliliğine inanan pasifizm anlayışıdır.
pasifizm felsefesi ve inancı bugün kişisel inançlar anlamında ele alınmaktadır ve vicdani ret hakkının temelini oluşturur.
insanların askerlik hizmetine karşı vicdani ret hakkı insan hakları kapsamında ele alınır.
devamını gör...

"mutlu son anca masallarda olur saygıdeğer okuyucu.var olun."
devamını gör...

eternity and a day filminde ve albümünde yer alan, eleni karaindrou'nun en sevdiğim eseri.

devamını gör...

söz, alması da vermesi de sıratta arafta bırakır.
veremediğin sözün efendisi ol, verdiğin sözün kölesi ol.
devamını gör...

özgürlük, bir zihin durumudur. bedenlerimiz mutlak özgürlüğü bilemez ama zihinlerimiz bilir, en azından deneyebilir.
devamını gör...

gençler, sakin! özellikle ergenlere sesleniyorum, son derece düz, ayrıntısız ve genel bir "değinme", kısacası tam anlamıyla bir tespit olacak bu. ayrıca sibel kekilli'nin sasha grey'den çok daha süper olduğunu iddia edecek.

güzellik: sasha grey'in sibelciğimizden çok daha güzel olduğunu inkar etmeye gerek yok.

porno film yıldızı olarak kariyer: sasha'nın çok daha fazla filmi var, ve bu konuda tam anlamıyla bir kariyeri var. ancak sibel kekilli'nin yer aldığı projelerin kapsamları daha geniş. sasha grey'in en "acayip" işleri bile klasik amerikan kültürüyle bezenmiş, liseli kız, kocası işe giden kadın gibi jenerik tiplemelerden oluşuyor.

porno dışındaki oyunculuk kariyeri: direkt oyunculuk kariyeri demedim dikkat ederseniz; zira teknik olarak porno filmde oynayan da rol yapıyor, diğer türlerde oynayan da. bu kısımda kekilli'nin muhteşem bir fark attığını görüyoruz. oynadığı filmler, diziler gayet kaliteli diziler, oyunculuğu da gerçekten muhteşem. sasha grey'i ise ne yazık ki the girlfriend experience adlı berbat filmdeki bir o kadar da değil, üç o kadar berbat oyunculuğuyla, entourage gibi süper bir dizide rol alma şansı bulup onu da neredeyse berbat etmesiyle tanıyoruz.

genel kariyer: sibel kekilli biraz daha tanınsaydı entourage'da oynayabilirdi. ama sasha grey ne yaparsa yapsın game of thrones'ta oynayamaz, çünkü pornografik eserlerdeki başarısı oyunculuğundan değil, fiziksel yeterliliğinden ve iyi sevişmesinden kaynaklanır. sibel kekilli çok iyi bir oyuncudur ve adım adım da olsa seçtiği kariyerde yükselmektedir. sasha grey'in şu anda ne yaptığını bilmek için google kullanmak gerekiyor. porno-olmayan eserlerde oynadı, tutturamadı. dj'lik yaptı, sonuç meçhul. en son kitap yazdı abi! onun da sonucu pek parlak olmamış gözüküyor. grey türkiye'ye geldiğinde kimsenin eğlenmediğini, orada durup onun fotoğraflarını çektiğini, gözleri dikip bakakaldığını falan anlatmış, bundan rahatsızlığını belirtmişti. ama sırf insanın üzerine yapışan bir "pornocu" sıfatından kurtulmak için başarısız ve alakasız kaldığı elli tane şeye yayılmak, aslında ne kadar dolu, ne kadar mükemmel bir insan falan olduğunu ispat etmeye çalışmak yerine, başarılı olduğu alanı bulup devam edeydi çok iyi olurdu, çok da güzel, çok da iyi olurdu taaam mı?
devamını gör...

son günlerde sözlük genelinde bulunan gergin ortam sebebiyle, sözlüğün bir yazarı olarak bu başlığa yazma sorumluluğu hissettim.

benim gözümde kafa sözlük, çeşitli diğer sözlük yönetimlerinin yanlış politikaları ve yazar kalitesinin düşüklüğünden dem vurarak ortaya çıkmış; bir tepkinin somutlaştırılmış hali. lakin bu yalnızca çıkışı, ilerleyişinde yine bu yolu izlemek zorunda değil. bazen düzeni sağlamak için yanlış yapmak da gerekir.

yönetimin yaptığı büyük bir iş var ortada. gerek yoldaş'ın almış olduğu radikal kararın güçlüğü, iko'nun teknik anlamda yaptıkları olsun, gerek diğer moderasyon ekibinin kendi alanlarındaki sorumluluklarını yerine getirmesi olsun. bunların hepsine saygı duyuyorum. duymadığım gün burada olmam zaten.

ama gel görelim, sözlükteki huzur ortamını korumak adına taviz verdikleri davranışlar huzursuzluğun asıl sebebi. evet, teoride burası düşüncelerimizi özgürce ifade edebileceğimiz ve günlük hayatın stresinden uzak vakit geçirebileceğimiz bir sanal ortam. ütopik anlamda çok güzel olsa da, realiteye döndüğümüzde anlaşmazlıklar ve taşkınlıklar hep yaşanır. bence tahammül sınırlarını biraz daha aşağı çekmeli, aman tadımız kaçmasın davranışlarını sürdürmemeliler.

eğer bu şekilde davranılırsa eleştiri yağmuruna tutulacak, evet. kendi eleştirdikleri zihniyetten bir farkları kalmayacak, hayır. orada bir duracaksınız işte. diğer platformlarda görünmezden hallice olup, sesini duyuramayan kimseler, burada küçük de olsa bir kitlenin yazdıklarını okuduğunu, yer yer beğendiğini ve hatta interaktif ilişkilere girdiğini görünce şımarıp hadsizlik yapıyorlar. her şeyin bir sınırı var. kaç yaşında insanlara hak ve özgürlüğün tanımını yazacak değiliz sonuçta.

burada mevzubahis fikir ayrılıkları yaşanması ve bu konuda ortaya çıkan zıtlıklar değil. bunlar özgür düşüncenin güzel yanları zaten. burada olay, moderasyonun sabrının denenmesi. arkadaşlar, siz sanıyor musunuz ki bu insanların sınırını görüp, ona göre sınırlarda geziyorsunuz? siz o sınıra her yaklaştığınızda, nirengi biraz daha yukarıya çıkıyor. nafile çabalarınız yalnızca sözlük yazarlarının göz zevkini bozuyor, o kadar. insan yerine konulup tepki aldınız diye ateşi harlayıp durmayın. yangınlar içinde uyanırsınız.

sözlük, evet güzel sözcük. bu konuda da birkaç sözüm var.

şimdi öncelikle burası bir sözlük, yani her ne kadar etkileşim halinde olan bir sözlük olup yazarların güzel düşünceleri, anıları ve yorumlarına yer veriliyor olsa da temel amaçlarından biri de bilgi platformu olarak kullanılmaya açık olması. eğer her dilediğinizi, dilediğiniz jargonla ifade edebileceğiniz bir ortam hayaliniz varsa bulunduğunuz muhitlerin kıraathaneleri, ucuz publarına ya da evinin kapısını aralayıp dışarıya çıkacak kadar bile özgüveniniz yoksa forumlar başta olmak üzere bu amaca hizmet eden siber platformlara yönelebilirsiniz.

moderasyonun daha büyük bir kitleye hitap etmek istemesini nedeniyle bazı şeyleri haddinden fazla tolere ettiği açık. haklılar çünkü buraya büyük bir emek vermişler/veriyorlar ve haliyle emeklerinin layık olduğu karşılığı da somut olarak görmek istiyorlar. insanların iyi niyetini suistimal etmeyin. şu kafadaki insanların içten içe aşağılanmaya ve baskı görmeye eğilimli olduğunu izah etmek istemiyorum. ki inanın ederim, yapmayın.

gelelim küfür hususuna. küfür etmeden alttan alttan birbirini hakaret yağmuruna tutan çok insan var. hatta ben de bu yazarlardan biriyim. nefret söylemi, birkaç küfürden çok daha kötü bu konuda anlaşalım. iki taviz verirseniz üçüncüsünü isteyecek, görmezden gelseniz tepenize çıkacak şebeklerin eğlencesi olmayın. değmez, değmiyor. hiçbir zaman da değmeyecek.

e madem öyle, madem böyle durumlar da var, neden yasak? şimdi küfür etmek yasak evet, harika. küfür, işte bu seviyesizler yüzünden yasak. bildikleri küfür ve hakaretleri çıkardığınızda on yedi kelimeden oluşan dağarcıklarıyla cümle kurup kendilerini ifade etmeleri oldukça zorlaşan ilgili kitlenin bundan rahatsızlık duymasının yegane sebebi de bu. ben de isterim yeri geldiğinde rahat rahat küfür kullanabileyim ama işte bazen katı kurallar almak gerekiyor. bu ülkede samimiyet çizgilerinden ve sağlıklı iletişimden bihaber, hödük gelmiş hödük gidecek insan sayısı hiç de azımsanacak düzeyde değil. o yüzden yasak.

önünüze gelen emekçiye alenen hakaret edemezsiniz. o insanlar sizin yazdıklarınızı görüyor, belki aralarında konuşuyor ve uygun olan dönüte beraber karar veriyorlar. sağda solda anasına sövseniz gıkı çıkmayan site yöneticileri var ya, rahat olduklarından değil; onların gözünde karıncadan farksız olduğunuzdan tepkisiz kalıyorlar. yazdıklarınızın hiçbirinden haberdar bile değiller. burada gördüğünüz değer burnunuzu o kadar kaldırmasın.

en nihayetinde bir sanal ortam deyip umursamayanlarınız da, buraya herhangi bir siteden daha çok değer verenleriniz de elbet vardır. değer gördüğünüz yerde saltanatınız yoktur arkadaşlar. onun bir parçasısınızdır ve sizi bütünün içinde gören bir topluluğa karşı bu kadar duyarsız olmamak gerekir. bilirsiniz, kan gitmeyen kol kangren olur. kangren de kesip atılır. sonra sağda solda gözyaşlarınızla mektuplar yazarsınız da dönüp okuyan olmaz.

"küçük, sevimli bir tatil kasabası" diyoruz ya... en iyi ihtimalde biter sizin tatil, önceki değer görmediğiniz ve varlığınızın bir anlam ifade etmediği yerlerde karalamaya devam edersiniz. size yalnızca bir sayı gözüyle bakmayan herkese temel seviyede de olsa bir saygınız olsun. yoksa bir yazar eksik, bir yazar fazla. "kafa" rahatlar.

saygılarımla.
devamını gör...

711 yılında emevi valisi musa bin nusayr tarafından iber yarımadası'na keşif maksatlı ve sınırlı bir harekât için gönderilen, ancak şartların müsait olduğunu görüp inisiyatif alarak yarımadada 700 yıl sürecek arap hâkimiyetinin yolunu açan kumandan.

dört halife ve emevi dönemlerinde bugünkü mısır, libya, tunus, cezayir ve fas fethedilmiş; kuzey afrika'nın en uzak ucuna kadar ulaşılmıştır. atlas okyanusu ile karşılaşan emeviler için artık iki seçenek vardır. ya güneydeki sahra bölgesi ya da vizigotların hüküm sürdüğü iber yarımadası. dönemin ifrikıye ve mağrip valisi musa bin nusayr, musevi asıllı septe* kontunun da teşvikiyle karşı tarafa keşif gücü göndermeye karar verir. bunun üzerine berberilerden oluşan 7000 kişilik bir kuvvet tarık bin ziyad kumandasında yola çıkar. cebelitarık olarak anılacak tepelik bölgeye ulaşan keşif birliği karaya çıktıktan hemen sonra, kullandıkları mavnaların tamamı (rivayete göre sadece bir kısmı) tarık'ın emriyle yakılır. yapılan keşif neticesinde vizigot kralı rodrigo'nun kuzey taraflarında sefere çıktığı ve franklarla mücadele ettiği öğrenilir. ilerlemeye devam eden tarık bin ziyad, üzerine gönderilen vizigot öncü kuvvetlerini mağlup etmekte zorlanmaz. bir müddet sonra kral rodrigo'nun büyük bir ordu ile yaklaştığını haber alınca musa bin nusayr'dan yardım ister. afrika'dan gelen 5000 kişilik kuvvet de eklenince 12000 kişilik ordusuyla guadalete'de vizigotlarla karşı karşıya gelinir. bazı rivayetlerde vizigot ordusu'nun 100 bin kişi olduğu söylense de bu abartılı bir rakamdır. muhtemelen 30- 40 bin kişilik bir kuvvettir. ancak tarık bin ziyad'ın tamamen yabancı topraklarda, kendinden en az 3 kat büyük bir orduyla savaşa girdiğinin altını çizmek gerekir. yapılan meydan muharebesi 8 gün sürer ve vizigot ordusu mağlup olur. kral rodrigo kimi rivayetlere göre muharebenin dördüncü günü bizzat tarık bin ziyad tarafından öldürülmüştür, başka bir rivayete göre nehirde boğulmuştur. cesedinin bulunamadığı ise mutabık kalınan bir konudur. neticede emevi ordusu kesin bir şekilde galip gelmiştir ve tarik bin ziyad'ın önünde iki seçenek vardır: ya sahipsiz kalan toprakları fethetmeye devam edecek ya da sorumlu olduğu musa bin nusayr'ın "dur" emrine uyacaktır. zaferin getirdiği avantajı kaçırmak istemeyen tarık bin ziyad ileri harekâta devam eder ve malaga, toledo, granada, cordoba gibi önemli şehirleri birer birer düşürür. musa bin nusayr'ın ordusu ile birlikte yarımadaya çıkmasıyla fetihler iyice hızlanır, emeviler 3 yıl içinde pirene dağlarına kadar dayanırlar. bu süreçte adam akıllı tek direniş "şövalyeler şehri" namıyla bilinen merida'da yaşanır. kale önünde gerçekleşen zorlu meydan muharebesini musa bin nusayr komutasındaki emeviler kazanır. rodrigo'nun dul eşi egilo (ila) emevilere esir düşer ve musa bin nusayr sabık kraliçeyi oğlu abdülaziz ile evlendirir. (bu da başka bir tanımın konusu olsun)

bu arada tarık bin ziyad ile musa bin nusayr toledo'da 712 yılında bir araya gelmiş ve "dur" emri dinlenmeyen vali musa, tarık'a büyük tepki göstermiştir. tarık'ı bizzat kırbaçladığı rivayet edilse de azarlama ihtimali daha ağır basar. 714 yılında halife velid, her iki kumandanı da başkent şam'a çağırır. endülüs (vandal isminden türemiştir) olarak anılacak topraklardan ele geçirdikleri ganimetleri yanlarına alıp şam'a giden vali ve kumandan, orada yeni halife süleyman ile karşılaşırlar. (halife süleyman da ayrı bir tanım konusudur. bugün islam nüfuzu doğuda indus, batıda kuzey afrika ile sınırlı kaldıysa bunda aslan payı kendisine aittir.) veraset meselesi nedeniyle velid dönemi valilerine mesafeli olan süleyman, musa bin nusayr ve tarık bin ziyad'a "söyleyin bakalım, endülüs'ün gerçek fatihi kim?" diye sorar. musa bin nusayr "benim," der. fakat tarık bin ziyad bunun doğru olmadığını söyleyerek vizigotlardan ele geçirdiği hz. süleyman'a atfedilen paha biçilmez masanın eksik ayağını koynundan çıkarıp gösterir. bunun üzerine hiddetlenen halife süleyman, musa bin nusayr'ı valilikten azleder. bütün mal ve mülkünü müsadere eder.

tarık'ın şam'daki muhakeme ve ganimet tesliminden sonra ne yaptığına dair bilgi yoktur. herhangi bir görev almadan 720'de vefat ettiği söylenir. dikkat ederseniz tanım boyunca sürekli olarak -rivayete göre- demek zorunda kaldım. zira fethedilen şehirler ve belli başlı harekâtlar haricinde tarihçilerin mutabık olduğu konu çok az. neredeyse her olay hakkında birden fazla rivayet yazılmış. en çok örtüşen bilgileri buraya aktarmaya çalıştım.

kaynakça:
endülüs tarihi - ziya paşa
tdv islam ansiklopedisi
ismail hakkı atçeken'in konuyla ilgili akademik makalesi
devamını gör...

oğuz atay'ın, tehlikeli oyunlar adlı eserinde yer alan bir bölüm. (15 olması lazım.)
''sevgili bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.''


(bkz: oğuz atay)(bkz: tehlikeli oyunlar)
devamını gör...

anayasa mahkemesi (aym), “kasıtlı ya da taksirli suç ayrımı yapılmaksızın 6 aydan fazla hapis cezası alınmasının bekçiliğe engel oluşturduğunu” öngören kuralın iptal edilmesi ile artık herhangi bir yasal engelin bulunmaması durumu.
buradan
zaytung haberi niteleliği taşıyan haber ama gerçek.
artık ne kadar çakal, hırsız, tecavüzcü varsa torpil vasıtasıyla olabilirler.
sokaklarımız daha huzurlu ve güvenli.
(bkz: yersen)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim