gözlük veya lens takmayan miyop
otobüs durağında beklerken otobüs numarasını görmek için gözlerini kısıp yaklaşmasını bekleyen kişidir.
devamını gör...
makinist ile son istasyon radyo yayını
başlık 150 tanıma ulaşınca kimliğim açıklanacakmış.
(bkz: bu başlık yönetim tarafından kilitlendiği için tanım girilemez)
(bkz: bu başlık yönetim tarafından kilitlendiği için tanım girilemez)
devamını gör...
nickaltı zorbalığı
kral çıplaksa kral çıplak derim.
son zamanlar daha az diyorum çünkü benim yerime diyorlar.
herkesin aynı fikirde olduğu bir yer gelişemez, ilerleyemez.
o yüzden yalakalardan çok aykırı insanları seviyorum.
bu nickaltı seviciliğinin neden zararlı olduğunu da bir ara uzun uzun anlatıcam.
son zamanlar daha az diyorum çünkü benim yerime diyorlar.
herkesin aynı fikirde olduğu bir yer gelişemez, ilerleyemez.
o yüzden yalakalardan çok aykırı insanları seviyorum.
bu nickaltı seviciliğinin neden zararlı olduğunu da bir ara uzun uzun anlatıcam.
devamını gör...
total recall
arnold schwarzenegger, sharon stone gibi isimlerin rol aldığı 1990 yapımı bir film. film 1991 yılında oscar ödülüne layık görülmüştür. film 2084 yılında geçiyor. arnold schwarzenegger'in canlandırdığı quaid'in beynine farklı bir hayat yükleniyor. beyninde canlanan hayata göre sharon stone'un canlandırdığı lori ile evlidir ve inşaatta çalışıyordur.
quaid bir gün rüyasında mars gezegenine gittiğini görür. bunun üzerine insanları sanal olarak mars tatiline yollayan bir şirketten tatil satın alır. fakat bir arıza gerçekleşir ve quaid şirketten ayrılır. daha sonra bir takside uyanan quaid, aslında tamamen bir rüya gördüğünü sanır. taksiden indiğinde iş arkadaşı harry ve diğer birkaç arkadaşı yolunu keserler. arkadaşları quaid'i sorgulamaya başlayınca quaid aniden hepsine saldırıp öldürür. daha sonra eve dönüp her şeyi karısına anlatır. karısı lori ise ona tuzak kurup öldürmeye çalışır. fakat quaid, lori'yi köşeye sıkıştırıp sorgulamaya başlar. bu sırada birkaç adam onu yakalayıp öldürmek için gelir. fakat quaid kaçıp gizlenir. daha sonra kendisini eskiden beri tanıyan biri onu arar ve belgelerle dolu bir çanta verir. çantanın içinde para, sahte kimlik belgeleri ve beynine yüklenen vericiden kendisini kurtaracak küçük bir cihaz vardır.
film büyük bir başarı elde etmiş ve bu yüzden devam filmi de (total recall 2) çekilmiştir.
quaid bir gün rüyasında mars gezegenine gittiğini görür. bunun üzerine insanları sanal olarak mars tatiline yollayan bir şirketten tatil satın alır. fakat bir arıza gerçekleşir ve quaid şirketten ayrılır. daha sonra bir takside uyanan quaid, aslında tamamen bir rüya gördüğünü sanır. taksiden indiğinde iş arkadaşı harry ve diğer birkaç arkadaşı yolunu keserler. arkadaşları quaid'i sorgulamaya başlayınca quaid aniden hepsine saldırıp öldürür. daha sonra eve dönüp her şeyi karısına anlatır. karısı lori ise ona tuzak kurup öldürmeye çalışır. fakat quaid, lori'yi köşeye sıkıştırıp sorgulamaya başlar. bu sırada birkaç adam onu yakalayıp öldürmek için gelir. fakat quaid kaçıp gizlenir. daha sonra kendisini eskiden beri tanıyan biri onu arar ve belgelerle dolu bir çanta verir. çantanın içinde para, sahte kimlik belgeleri ve beynine yüklenen vericiden kendisini kurtaracak küçük bir cihaz vardır.
film büyük bir başarı elde etmiş ve bu yüzden devam filmi de (total recall 2) çekilmiştir.
devamını gör...
çekiç başlı köpek balığı
çekiç başlı köpek balığı, sphyrna ve eusphyra cinsleri olmak üzere toplam 9 tür içeren sphyrnidae ailesindeki herhangi bir köpek balığına verilen addır. çekiç ya da kürek şeklinde benzersiz bir kafa yapısına sahiptirler. dünya çapında kıyı şeridi ve kıta sahanlığı boyunca tüm ılık sularda bulunurlar.
kaynak
kaynak
devamını gör...
atalet
tembellik, devinimsizlik.
devamını gör...
alternatif prezervatif sloganları
biz prezervatifi de bahisi de iyi biliriz.
devamını gör...
manisa ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesi
çivici katil'in hala içinde yatmakta olduğu hastane. tabi o zararlılar tarafında, c blokta, demir parmaklıklar ardında yatıyor. zaman veya tarih kavramı yok. gündüz, gece.. hiçbiri yok. hiçbirinin de hiçbir önemi yok.
zararsız olanlar serbest, kantinde çalışanlar var, bahçede gezenler var. bazıları eskiden kaçmaya çalışırdı, hastanenin hemen yanı askeriye olduğu içinde kaçamazlardı ve bazen tek tek, bazende bir unimogla hastaneye iade edilirlerdi. hala aynı mı bilmiyorum..
hatırladığım kesif bir sidik kokusu.
hastalar ne yaptığını bilmiyor. bazıları sizi takip ediyor, sizi izliyor. koridorlar boyu. korkuyorsunuz. ''bir şey yapar mı?'' diye soruyorsunuz hemşireye. ''yok'' diyor hemşire ''bir şey yapmaz.''
sigara isteyen oluyor. bir şey anlatmak isteyen oluyor. oturup yerdeki taşları sayan var. bütün gün öylece düşünen var. gündüz çok düzgün olup akşam sizi yakanızdan silkerek uyandıran bir asker var. bir üsteğmen. yakanızdan silkiyor sizi gecenin bir vakti ve uyanıyorsunuz. uyandığınızı görünce gidip tekrar yatağına yatıyor. sabahları çok düzgün bir insan; yatağını geriyor, yemeğini yiyiyor, düzgün bir diksiyonla konuşuyor ama akşamları çok farklı. hakkari'den geldiğini söylüyor. kimsesi var mı bilmiyorum. sormuyorum da. sorulur mu bu?
burada genellikle terk edilenleri, kimsesi olmayanları görüyoruz. ne yaptıklarını bilmiyorlar.
bir tanım yazmak zor. denedim ama olmuyor.
zararsız olanlar serbest, kantinde çalışanlar var, bahçede gezenler var. bazıları eskiden kaçmaya çalışırdı, hastanenin hemen yanı askeriye olduğu içinde kaçamazlardı ve bazen tek tek, bazende bir unimogla hastaneye iade edilirlerdi. hala aynı mı bilmiyorum..
hatırladığım kesif bir sidik kokusu.
hastalar ne yaptığını bilmiyor. bazıları sizi takip ediyor, sizi izliyor. koridorlar boyu. korkuyorsunuz. ''bir şey yapar mı?'' diye soruyorsunuz hemşireye. ''yok'' diyor hemşire ''bir şey yapmaz.''
sigara isteyen oluyor. bir şey anlatmak isteyen oluyor. oturup yerdeki taşları sayan var. bütün gün öylece düşünen var. gündüz çok düzgün olup akşam sizi yakanızdan silkerek uyandıran bir asker var. bir üsteğmen. yakanızdan silkiyor sizi gecenin bir vakti ve uyanıyorsunuz. uyandığınızı görünce gidip tekrar yatağına yatıyor. sabahları çok düzgün bir insan; yatağını geriyor, yemeğini yiyiyor, düzgün bir diksiyonla konuşuyor ama akşamları çok farklı. hakkari'den geldiğini söylüyor. kimsesi var mı bilmiyorum. sormuyorum da. sorulur mu bu?
burada genellikle terk edilenleri, kimsesi olmayanları görüyoruz. ne yaptıklarını bilmiyorlar.
bir tanım yazmak zor. denedim ama olmuyor.
devamını gör...
sözlüklerde hiç esnaf yazar olmaması
benim hayalim oto sanayide bir dükkan açmak. yani, tükan. o sayılır mı? belki emekliliğimde açarım. böyle önüne iskemle atıp çay içmelik, önüne hortumla su tutup ıslatmalık, çırağı börekçiye gönderip kıymalı kol böreği aldırmalık bir dükkan.
ciddiyim ya. eski arabaları restore falan etmelik bir hayal.
ciddiyim ya. eski arabaları restore falan etmelik bir hayal.
devamını gör...
kendilerine tebliğciler diyen grubun alkol içenleri uyarması
kimse kusura bakmasın da istedikleri kadar kibar olsunlar bu bir yaşam tarzına müdahaledir. kimse camiye girip bira tüketiniz diyemez. kimse kiliseye girip şarap içmek günahtır da diyemez. kimse başörtüsüne de karışamaz. bir salin artık insanlari.
devamını gör...
20 mayıs çocuk gelişimciler günü
bugün bizim günümüz sayın meslektaşlarım.
iyi ki varız, iyi ki okuduk, çocuk kalplere dokununan elleriniz, yürekleriniz daima etrafa ışık saçsın!
iyi ki varız, iyi ki okuduk, çocuk kalplere dokununan elleriniz, yürekleriniz daima etrafa ışık saçsın!
devamını gör...
dine hakaret edenlerin saygı beklemeleri
(bkz: okumayın zaman kaybı)
edit: başlığı açan sıkıcı nickine sahip yazar topuklamış başlık başa kalmış. saçmalamıştı işte.
edit: başlığı açan sıkıcı nickine sahip yazar topuklamış başlık başa kalmış. saçmalamıştı işte.
devamını gör...
sakura
japonların somei-yoshino diye de hitap ettiği, çiçek verişi ülkenin dört bir yanında festivaller eşliğinde kutlanan kiraz çiçeği ağacı.

kendisi yılın belirli bir döneminde açıyor ve malesef ki meyve vermiyor. meyve vermeden bu kadar güzelse, iyi ki meyve vermiyor diyorum ben de. *
en başta japonya'da, daha sonra ise uzak doğu'nun birçok kültüründe kutsal olarak görülüyor. öyle ki; evlenecekler, işe girecekler, ev alacak şanslılar işleri yaver gitsin diye (çoğu turistin de yaptığı üzere) bu ağacın çiçek vermesini, yani mart ayını bekliyor.
ağaç, uzak doğu insanına göre tam anlamıyla hayatın kendisi; yavaş yavaş güzelliklerini hazırlıyor, bir anda o güzelliği yaşatıveriyor ve bitiyor.
mükemmel bir tanımlama.

kendisi yılın belirli bir döneminde açıyor ve malesef ki meyve vermiyor. meyve vermeden bu kadar güzelse, iyi ki meyve vermiyor diyorum ben de. *
en başta japonya'da, daha sonra ise uzak doğu'nun birçok kültüründe kutsal olarak görülüyor. öyle ki; evlenecekler, işe girecekler, ev alacak şanslılar işleri yaver gitsin diye (çoğu turistin de yaptığı üzere) bu ağacın çiçek vermesini, yani mart ayını bekliyor.
ağaç, uzak doğu insanına göre tam anlamıyla hayatın kendisi; yavaş yavaş güzelliklerini hazırlıyor, bir anda o güzelliği yaşatıveriyor ve bitiyor.
mükemmel bir tanımlama.
devamını gör...
kalınlığı yüzünden göz korkutan kitaplar
frank schatzing- sürü.
devamını gör...
kadınların iç güzelliğine önem vermesi
konuya cinsiyetçi yaklaşımda bulunmaya gerek yok. iç güzelliğe önem veren kadın kadar vermeyeni de mevcuttur tıpkı erkeklerde olduğu gibi.
devamını gör...
euro truck simulator 2
canım ne zaman sıkılda müslüm gürses veya bergen eşliğinde calais duisburg arasında gidip gelirim.
devamını gör...
çaya şeker atmayan insan egosu
devamını gör...
demet sağıroğlu
şarkısıyla tanınan, eurovision'da ülkemizi (bkz: kayahan) ile beraber temsil etmiş sanatçımızdır.
devamını gör...
azeri haribo reklamı
ilk izlediğimde endorfin hhormonlarımı oryantel didem'e çeviren bir reklamdı alın siz de izleyin
uşaq ya da böyük ol
uşaq ya da böyük ol
devamını gör...
