kore'de savaşan türkler anıtı
vatan evladının, hiç bir ilgisi, alakası, haberi bile olmadığı savaşa kurban verilen savaştır, bahanesi nato ya , amerika'ya yaranmak ve bunların bizi rusya'nın yayılmasından korumak olduğu denir.
zaten kore'de rusların destek verdiği çin ve kuzey koreli lere karşı savaş vermiştir.
neyse olmuş geçmiş artık, allah orda vefat edenleri rahmet eylesin, mekanları cennet olsun.
zaten kore'de rusların destek verdiği çin ve kuzey koreli lere karşı savaş vermiştir.
neyse olmuş geçmiş artık, allah orda vefat edenleri rahmet eylesin, mekanları cennet olsun.
devamını gör...
kadın filozof olmaması
kadın filozof yok değil vardır fakat kadınlara yüklenen misyon bunun görülmesini engellemiştir. bu başlık 'neden az sayıda kadın filozof var' olsa daha doğru olacaktır.
bunun da sebebi kadınların yüzyıllardır köle vasfında görülmesidir. hiyerarşik bir düzen içinde en alt tabakada olduğunuza inandırılmanızdır. düşünün ki ortadoğuda kadın olduğunuz için bile hayata tutunamazken, yaşayamazken nasıl olur da oturup yaşam üzerine düşünebilirsiniz. yahut yine yalnızca erkek bireyin varlığıyla anlam kazanacağına inandırırsanız, refah vermezseniz, sürekli iş üstüne iş yüklerseniz nasıl olur da kadın düşünür, sorgular. zaten ona verilmiş hayat bile yüce kişilerce(!) bağışlanmış hayattır.
bunun da sebebi kadınların yüzyıllardır köle vasfında görülmesidir. hiyerarşik bir düzen içinde en alt tabakada olduğunuza inandırılmanızdır. düşünün ki ortadoğuda kadın olduğunuz için bile hayata tutunamazken, yaşayamazken nasıl olur da oturup yaşam üzerine düşünebilirsiniz. yahut yine yalnızca erkek bireyin varlığıyla anlam kazanacağına inandırırsanız, refah vermezseniz, sürekli iş üstüne iş yüklerseniz nasıl olur da kadın düşünür, sorgular. zaten ona verilmiş hayat bile yüce kişilerce(!) bağışlanmış hayattır.
devamını gör...
nazar boncuğu
nazar boncuğunun tarihi bilinen insanlık tarihi ile beraber yürümektedir..
ilk olarak eski mısırda rastlanan bu göz bir gözü ay diğer gözü güneşi temsil eden horus'a aittir. horus seth ile yaptığı savaşı kazandıktan sonra yaşamın krallığına yerleşmiştir ve bu sebeple kötü bakışları alt edebileceği inancı eski mısırda yerleşmiş bir gelenektir.

mısırın o dönemde ticaretin kalbi olması dolayısı ile bu göz ticaret rotalarını takip ederek fenikeliler ve asurluların sayesinde anadoluya giriş yapmıştır..
fakat türklerin nazar boncuğu kullanımı mısır etkisinden ziyade orta asya kökenli şamanik etkilerden kaynaklanmaktadır ve orta asyadaki eski türk toplumlar nazar boncuğuna munçuk, moncuk, monşak, monçak, monçok, muyınçak gibi isimler vermişlerdir. aynı zamanda şamanik kültürdeki gök tanrı yaklaşımı sebebiyle tengri'nin rengini anımsatması sebebiyle bu rengin benimsenmiş olabileceğine dair yorumlar bulunmaktadır. * (bkz: mısır öncesi dünya tarihi) (bkz: atlantis)

bu bakış açısı ile çok geniş bir coğrafyada kendini koruma simgesi olarak gösteren nazar boncuğunu sadece bir süs eşyası olarak görmek altında yatan tarihe haksızlık olacaktır. bu küçük koruyucu simge insanlık tarihi ile yaşıt şekilde derin ve kalıcı adetler oluşturmuş şekilde toplumdaki yerini korumaktadır..
ilk olarak eski mısırda rastlanan bu göz bir gözü ay diğer gözü güneşi temsil eden horus'a aittir. horus seth ile yaptığı savaşı kazandıktan sonra yaşamın krallığına yerleşmiştir ve bu sebeple kötü bakışları alt edebileceği inancı eski mısırda yerleşmiş bir gelenektir.

mısırın o dönemde ticaretin kalbi olması dolayısı ile bu göz ticaret rotalarını takip ederek fenikeliler ve asurluların sayesinde anadoluya giriş yapmıştır..
fakat türklerin nazar boncuğu kullanımı mısır etkisinden ziyade orta asya kökenli şamanik etkilerden kaynaklanmaktadır ve orta asyadaki eski türk toplumlar nazar boncuğuna munçuk, moncuk, monşak, monçak, monçok, muyınçak gibi isimler vermişlerdir. aynı zamanda şamanik kültürdeki gök tanrı yaklaşımı sebebiyle tengri'nin rengini anımsatması sebebiyle bu rengin benimsenmiş olabileceğine dair yorumlar bulunmaktadır. * (bkz: mısır öncesi dünya tarihi) (bkz: atlantis)

bu bakış açısı ile çok geniş bir coğrafyada kendini koruma simgesi olarak gösteren nazar boncuğunu sadece bir süs eşyası olarak görmek altında yatan tarihe haksızlık olacaktır. bu küçük koruyucu simge insanlık tarihi ile yaşıt şekilde derin ve kalıcı adetler oluşturmuş şekilde toplumdaki yerini korumaktadır..
devamını gör...
sigarayı bırakmak
çok romantize edilen bir şey. isteyen insan belirli kliniklerle veya programlarla eroin gibi ilk kullanımdan bağımlılık kazandıran bir maddeyi bile bırakabiliyor iken hiçbir şey yapmadan ben bunu bırakamıyorum diyen birisinin yaptığı sadece romantize etmektir, ilgi çekmektir.
akilli telefonları geçtim en ufak bir sus eşyasının yüzeyi zarar görmesin diye kılıflara ve koruyuculara bir suru zaman ve para harcıyorsunuz ama sıra kendi bedeninizi korumaya gelince oldukça özensiz davranıyorsunuz. siz insanlar gerçekten çok değişik bir canlı türüsünüz.
akilli telefonları geçtim en ufak bir sus eşyasının yüzeyi zarar görmesin diye kılıflara ve koruyuculara bir suru zaman ve para harcıyorsunuz ama sıra kendi bedeninizi korumaya gelince oldukça özensiz davranıyorsunuz. siz insanlar gerçekten çok değişik bir canlı türüsünüz.
devamını gör...
goruk
küçükken bütün kuzenlerimle anneannemin bahçesinde birleşip topladığımız, yüzümüzü türlü mimiklere sokan meyve.
(bkz: nostalji 101)
(bkz: nostalji 101)
devamını gör...
annemin iphone şarj aletlerimi sobaya atması
anne seni sobaya atsa haklıdır.
devamını gör...
abdullah quilliam
1856'da liverpool'da doğan william henry quilliam, islam'a ilgi duymaya fas'a yaptığı seyahatlerde başlamıştır. 1887 yılında abdullah quilliam adını alarak islam dinine geçmiştir. elizabeth cates ile birlikte liverpool müslüman enstitüsü'nü kurmuştur.
iki yıl içinde liverpool'da bulunan evlerinin içine küçük bir cami inşa ettiler. böylece 1891 yılında liverpool camii ve müslüman enstitüsü resmi olarak kuruldu.
1893 yılında aylık olarak çıkartılan the islamic world (islam dünyası) dergisini desteklemek için, binalarının bodrum katında kendi çabalarıyla geliştirdikleri matbaa sistemi sayesinde haftalık olarak the crescent (hilal) dergisini yayınlamaya başladılar. bu dergiyle birlikte uluslararası bir okuyucu kitlesine (yaklaşık 20 ülke) sahip oldular.
1900'lü yılların başında, çoğu ingiliz olan 150 kişiye yakın bir cemaatleri vardı. etraflarındaki binalara yerleşerek birbirlerine yakın yaşamayı tercih eden bu cemaat kısa bir süre içerisinde bir okul inşaa etmeyi de başardı. ayrıca bir kütüphane, okuma odası, müze ve bilim laboratuvarı geliştirdiler ve hem müslümanlar hem de gayrimüslimler için akşam dersleri verdiler.
quilliam liverpool'dan ayrıldıktan sonra oğlu cami ve islam merkezi olarak kullanılan mülkü elden çıkardı ve liverpool'daki müslüman cemaat dağıldı.
iki yıl içinde liverpool'da bulunan evlerinin içine küçük bir cami inşa ettiler. böylece 1891 yılında liverpool camii ve müslüman enstitüsü resmi olarak kuruldu.
1893 yılında aylık olarak çıkartılan the islamic world (islam dünyası) dergisini desteklemek için, binalarının bodrum katında kendi çabalarıyla geliştirdikleri matbaa sistemi sayesinde haftalık olarak the crescent (hilal) dergisini yayınlamaya başladılar. bu dergiyle birlikte uluslararası bir okuyucu kitlesine (yaklaşık 20 ülke) sahip oldular.
1900'lü yılların başında, çoğu ingiliz olan 150 kişiye yakın bir cemaatleri vardı. etraflarındaki binalara yerleşerek birbirlerine yakın yaşamayı tercih eden bu cemaat kısa bir süre içerisinde bir okul inşaa etmeyi de başardı. ayrıca bir kütüphane, okuma odası, müze ve bilim laboratuvarı geliştirdiler ve hem müslümanlar hem de gayrimüslimler için akşam dersleri verdiler.
quilliam liverpool'dan ayrıldıktan sonra oğlu cami ve islam merkezi olarak kullanılan mülkü elden çıkardı ve liverpool'daki müslüman cemaat dağıldı.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
uykumun erkenden gelmesidir. sabahları da daha çok seviyorum. emekli hayatına birazcık erken geçiş yapmış olabilirim.
devamını gör...
pull marine
fransız şarkıcı-aktris isabella adjani'ye ait 1984 tarihli şarkıdır ve 'lacivert kazak' ya da 'deniz rengi kazak' olarak türkçeye çevrilebilse de klipten de farkedeceğimiz gibi aktrisin derin mavi göz rengi ile havuzun mavisi arasında benzerlik kurmamız istenmiştir.
etkileyici bir parça olmakla beraber video klibinin yönetmenliğini luc besson üstlenmiştir. buradan da anlıyoruz ki bu klip aslında bir kısa film niteliği de taşımakta.
bu arada klibin 1.50 dakikasında gördüğümüz tablo hiper-gerçekçi ressam roland cat'e aittir. bu tabloda, sular altında kalan bir paris'ten kesit görmekteyiz*.
isabella adjani'nin yorumu gayet iyi olmakla beraber sanırım bu şarkı da valentin stuff sayesinde benim için orijinalinden daha iyi olan cover'lar listesinin bir üyesidir. bunun sebebi ise stuff'ın bas sesiyle bana sanki okyanusun altındaymışım hissiyatı vermesidir*.
isabella adjani'nin yorumu;
ve valentin stuff yorumu;
etkileyici bir parça olmakla beraber video klibinin yönetmenliğini luc besson üstlenmiştir. buradan da anlıyoruz ki bu klip aslında bir kısa film niteliği de taşımakta.
bu arada klibin 1.50 dakikasında gördüğümüz tablo hiper-gerçekçi ressam roland cat'e aittir. bu tabloda, sular altında kalan bir paris'ten kesit görmekteyiz*.
isabella adjani'nin yorumu gayet iyi olmakla beraber sanırım bu şarkı da valentin stuff sayesinde benim için orijinalinden daha iyi olan cover'lar listesinin bir üyesidir. bunun sebebi ise stuff'ın bas sesiyle bana sanki okyanusun altındaymışım hissiyatı vermesidir*.
isabella adjani'nin yorumu;
ve valentin stuff yorumu;
devamını gör...
doğru insanı bulma olasılığı
olasılıksız demek istiyor. pozitif kelime kullanıp insanlara boş umut vermeyin ulan.
t: imkansız ihtimal.
t: imkansız ihtimal.
devamını gör...
kitaplığınızdaki en kalın kitabın son cümlesi
bu yeni bi eserin konusu olabilir ama bizim şimdiki hikayemiz burada bitiyor.
1866
— suç ve ceza , dostoyevski .
1866
— suç ve ceza , dostoyevski .
devamını gör...
ironi
ifade edilmek istenilen konuyu tam tersi anlamında söyleyip etkiyi artırmaya denir.
devamını gör...
ilişkide yapılan yanlışlar
ilişkiye başlamak.*
devamını gör...
palandöken
kış turizmi denilince akla ilk gelen yerlerden biridir.
devamını gör...





