pandemide en yüksek açılış hasılatlı film
sinema filmlerini ne kadar özlediğimi hatırlattı haber.
salgın döneminde abd'de sınırlı sayıda seyirciyle buluşan ve aynı zamanda dijital platformdan da yayınlanan wonder woman 1984 (film) filmi, en yüksek açılış hasılatı rekorunu tenet'in elinden aldı.
--- alıntı ---
gal gadot’nun başrolde yer aldığı devam filmi, açılış haftasında 10-15 milyon dolar arasında hasılat elde etti.
cuma günü seyirciyle buluşan film, sinemaların yanı sıra abonelerden hiçbir ek ücret talep etmeden abd'de hbo max'te bir ay boyunca yayında kalacak.
salgında en iyi üç gün açılışı tenet’in elindeydi. film, 9,3 milyon dolarlık açılış gişesini yakalamıştı.
--- alıntı ---
kaynak
salgın döneminde abd'de sınırlı sayıda seyirciyle buluşan ve aynı zamanda dijital platformdan da yayınlanan wonder woman 1984 (film) filmi, en yüksek açılış hasılatı rekorunu tenet'in elinden aldı.
--- alıntı ---
gal gadot’nun başrolde yer aldığı devam filmi, açılış haftasında 10-15 milyon dolar arasında hasılat elde etti.
cuma günü seyirciyle buluşan film, sinemaların yanı sıra abonelerden hiçbir ek ücret talep etmeden abd'de hbo max'te bir ay boyunca yayında kalacak.
salgında en iyi üç gün açılışı tenet’in elindeydi. film, 9,3 milyon dolarlık açılış gişesini yakalamıştı.
--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...
bir gün tek başına
babamın kitaplığından(bkz: tek kişilik ölüm) ile tanıdım (bkz: vedat türkali) 'yi.. darbeler gören, darbelerin öncesi ve sonrasının siyasal atmosferinin topluma etkilerini kitaplarına yansıtan bi (bkz: çınar)..
''ömrünün her dönemin de bütün bilgisini kuşanıp, tanıklık ettiği dönemi anlatmak için kalemini silahı yapardı.'' der bizim ihtiyar onun için..
(bkz: bir gün tek başına) tuğla kıvamında olsa da, sayfa sayısı gözünüzü korkutmasın. kitabı okutan sayfa sayısı değil sonuçta. bakmayın 747 sayfalık bi kitap olduğuna, elimde sabun gibi iki haftada kaydı gitti. .
kitabın akıcılığı sıkılmadan okumama sebep oldu aslında. öyle ki anlatılan konulara yabancı olmayan okurlar film izler gibi ilerleyeceklerdir. kenan'la, günsel'le ve diğerlerinin rakı masalarına misafir oldum, onların memleket üstüne sohbetlerini dinleyip, onlarla birlikte şikayetçi oldum, zaman zaman küçük burjuva dünyalarında kirlendim. günselin o güzel sesinden nazım'dan şiirler dinledim. kızlı erkekli ortamda hemde! "biz böyle rakı masalarında memleket meselelerini konuşarak mı bir şeylerin değişmesini bekleyeceğiz?" diye soran günselin karşısında ezildim.
korkaklığımı kenan gibi haklılaştırmak için kendime bile inandıramadığım sebepler ürettim. ümitsizliğe kapıldığımız anlarda babanın kapısını çalıp sohbetlerini dinleyip yüreğimize düşen eylem ateşiyle yasaklanmış doğruları onlarla birlikte sokaklarda haykırdım. "dağılın" diye haykıran gücün karşısına bedenini siper edenlerle yoldaş oldum.
düzenin korucuları tarafından gözaltına alınan günsel'in işkence de ki dirayetine hayran kaldım. cellatların karşısında onlarla birlikte dik durdum. hücrede sessiz sessiz ağladım. günsel ile beraber ağız dolusu küfürler ettim komisere . dönemin haramileriyle günümüzün haramilerini kıyasladım. küçük devrimciler ile, geleneksek sol üstüne kafa yordum.
sonra geldim buraya kitabı okuduktan sonra bir şeyler karalayayım dedim, yazıp yazıp sildim, acaba başıma bir iş gelir mi diye tedirgin oldum! herhalde o günlerden bugünlere gelinen süreci anlatacak en güzel örnek parmaklarımızın ucuna kadar gelip de yazamadığımız şeylerin tedirginliğidir. bu tedirginliği yaşamayıp bedel ödemeyi göze alan insanlara sırtınızı dönmemeniz umuduyla tadına vararak keyifle okumanız dileği ile...
--! spoiler !--
"kimseden izin beklemedim seni sevmek için..."
"uyan artık uykudan uyan, uyan esirler dünyası… kavga sesleri geliyor köylerden ve şehirlerden. devrimciler ilerliyor, bugün esir, yarın herşey…"
"nasıl tanıyamıyoruz kişileri...yıllarca yan yana yaşıyoruz, yatıp kalkıyoruz, bir de bakıyoruz bambaşka biriymiş o. "
"demokrasi yapacaklarmış pezevenkler!.. halksız, işçisiz demokrasi olur mu be? koyun sürüsü ettiler milleti..."
"yıllarca çekilen işkenceler, baskılar, hapislikler, sürekli polis kovalamaları öylesine yılgınlık yaratmış ki en namuslu kişiler bile ''örgüt'' sözcüğünden ürker olmuşlardı. faşizmin iyice kuduzlaştığı böyle bir dönemde düzenli bir örgüt çalışması söz konusu değildi. "
".. yararı olur böyle durumlarda. bir şeyler okursun, dalar gidersin, her şeyi unutursun çoğu kez. “sadece okumaya yarıyorsa kitaptan iyi afyon yok ! ”
"felsefe okuyorsunuz demek... vatanınızın, devletinizin yararına düşünmeyi öğretmediler mi size ? "
"birden kızın elini tuttu kenan.
-ne olur beni bırakma günsel, dedi. kimseyle böyle konuşmadım ben. belki budalayım, ama inan bana dürüstüm. şaşırmak istemiyorum yolumu...yalnız yakalıyorlar beni. bırakma artık. sensiz hiçim. çevremdeki her şey sırtımda. tek başıma ezecekler beni."
".. mutluluk da yorar insanı. pırıl pırıl bir ırmakta yüzüyorsun, mutluluk dediğin bu. bir kıyıda, bir dönemeçte arada bir ortaya çıkıveren pis bulanık akıntılardan uzaklaşacaksın, güçlü kulaçlar atman gerek. ne çok düşmanı var mutluluğun."
--! spoiler !--
''ömrünün her dönemin de bütün bilgisini kuşanıp, tanıklık ettiği dönemi anlatmak için kalemini silahı yapardı.'' der bizim ihtiyar onun için..
(bkz: bir gün tek başına) tuğla kıvamında olsa da, sayfa sayısı gözünüzü korkutmasın. kitabı okutan sayfa sayısı değil sonuçta. bakmayın 747 sayfalık bi kitap olduğuna, elimde sabun gibi iki haftada kaydı gitti. .
kitabın akıcılığı sıkılmadan okumama sebep oldu aslında. öyle ki anlatılan konulara yabancı olmayan okurlar film izler gibi ilerleyeceklerdir. kenan'la, günsel'le ve diğerlerinin rakı masalarına misafir oldum, onların memleket üstüne sohbetlerini dinleyip, onlarla birlikte şikayetçi oldum, zaman zaman küçük burjuva dünyalarında kirlendim. günselin o güzel sesinden nazım'dan şiirler dinledim. kızlı erkekli ortamda hemde! "biz böyle rakı masalarında memleket meselelerini konuşarak mı bir şeylerin değişmesini bekleyeceğiz?" diye soran günselin karşısında ezildim.
korkaklığımı kenan gibi haklılaştırmak için kendime bile inandıramadığım sebepler ürettim. ümitsizliğe kapıldığımız anlarda babanın kapısını çalıp sohbetlerini dinleyip yüreğimize düşen eylem ateşiyle yasaklanmış doğruları onlarla birlikte sokaklarda haykırdım. "dağılın" diye haykıran gücün karşısına bedenini siper edenlerle yoldaş oldum.
düzenin korucuları tarafından gözaltına alınan günsel'in işkence de ki dirayetine hayran kaldım. cellatların karşısında onlarla birlikte dik durdum. hücrede sessiz sessiz ağladım. günsel ile beraber ağız dolusu küfürler ettim komisere . dönemin haramileriyle günümüzün haramilerini kıyasladım. küçük devrimciler ile, geleneksek sol üstüne kafa yordum.
sonra geldim buraya kitabı okuduktan sonra bir şeyler karalayayım dedim, yazıp yazıp sildim, acaba başıma bir iş gelir mi diye tedirgin oldum! herhalde o günlerden bugünlere gelinen süreci anlatacak en güzel örnek parmaklarımızın ucuna kadar gelip de yazamadığımız şeylerin tedirginliğidir. bu tedirginliği yaşamayıp bedel ödemeyi göze alan insanlara sırtınızı dönmemeniz umuduyla tadına vararak keyifle okumanız dileği ile...
--! spoiler !--
"kimseden izin beklemedim seni sevmek için..."
"uyan artık uykudan uyan, uyan esirler dünyası… kavga sesleri geliyor köylerden ve şehirlerden. devrimciler ilerliyor, bugün esir, yarın herşey…"
"nasıl tanıyamıyoruz kişileri...yıllarca yan yana yaşıyoruz, yatıp kalkıyoruz, bir de bakıyoruz bambaşka biriymiş o. "
"demokrasi yapacaklarmış pezevenkler!.. halksız, işçisiz demokrasi olur mu be? koyun sürüsü ettiler milleti..."
"yıllarca çekilen işkenceler, baskılar, hapislikler, sürekli polis kovalamaları öylesine yılgınlık yaratmış ki en namuslu kişiler bile ''örgüt'' sözcüğünden ürker olmuşlardı. faşizmin iyice kuduzlaştığı böyle bir dönemde düzenli bir örgüt çalışması söz konusu değildi. "
".. yararı olur böyle durumlarda. bir şeyler okursun, dalar gidersin, her şeyi unutursun çoğu kez. “sadece okumaya yarıyorsa kitaptan iyi afyon yok ! ”
"felsefe okuyorsunuz demek... vatanınızın, devletinizin yararına düşünmeyi öğretmediler mi size ? "
"birden kızın elini tuttu kenan.
-ne olur beni bırakma günsel, dedi. kimseyle böyle konuşmadım ben. belki budalayım, ama inan bana dürüstüm. şaşırmak istemiyorum yolumu...yalnız yakalıyorlar beni. bırakma artık. sensiz hiçim. çevremdeki her şey sırtımda. tek başıma ezecekler beni."
".. mutluluk da yorar insanı. pırıl pırıl bir ırmakta yüzüyorsun, mutluluk dediğin bu. bir kıyıda, bir dönemeçte arada bir ortaya çıkıveren pis bulanık akıntılardan uzaklaşacaksın, güçlü kulaçlar atman gerek. ne çok düşmanı var mutluluğun."
--! spoiler !--
devamını gör...
mantık
hep onun önderliğinde hareket ettiğimi söylediğim ama her mızmızlanmamda hislerime suç attığım, ironimde boğulduğum, peşinde koştuğumu düşünüp kendi kendimi kandırdığım idealimdir.
devamını gör...
minari
koreli bir ailenin gurbet hikayesini izlediğimiz, lee ısaac chung tarafından yazılıp yönetilen dram filmidir.
film genel olarak çok güzel alt metinler içeren sakin bir film olmuş.
seyirci izlerken karakter analizi yaparken buluyor kendisini yeterince analiz edenler filmden keyif alacaklardır.
ben şahsen böyle usul usul işleyen ve bir anlam çıkarmamızı sağlayan dram filmlerine bayılıyorum hem ders alıyorum hem hüzne boğulmadan dram izliyorum.
film dediğim gibi koreli bir ailenin amerika'da bir eyalete taşınıp çiftçilik ile uğraşmasını anlatıyor.
bir gurbet ve çaresizlik hikayesi yazan ve yöneten abimiz şiirsel bir anlatımla bize aktarıyor olanları.
araları son derece negatif bir çift , kalbi hasta tatlı küçük bir çocuk , küçük yaşında sırtına fazlasıyla yük binmiş kız kardeş ve garip büyükanne.
geçim sıkıntısı yüzünden aralarında problem olan çiftimizin erkek bireyi ailesine bakma derdinde ve bunu çiftçilik yaparak yapmak ve amerika'da kore ürünleri satarak parayı kırmak istiyor.
kadın birey ise eve benzemeyen evden ve sürekli geçim sıkıntısı yaşamaktan bezmiş durumda üstelik küçük oğlu kalp hastası.
böyle kurgulanmış bir hikayenin içindeki hakikatleri aramaya çalışıyoruz filmi izlerken ayrıca güzel müzik kullanımı ve ortalama üstü bir sinematografi sunuyor.
hikayenin sonunda doğru yere ekilen minari tohumu aileye umut veriyor. gariban minari tohumu kimseden hizmet beklemeden kendi halinde büyüyor ve yetişiyor en sonunda ailenin elinde sadece minari kalıyor.
baba uğraşıyor çabalıyor ama minari tohumundan alacağı faydayı alamıyor sonuç olarak minariye kalıyor.
anne taşındıkları yeri ve o evi sevmiyor ama o çevre ailenin küçük oğlunun sağlığına kavuşmasını sağlıyor.
anneanne torununa güzel öğütler veriyor ve sabah inme iniyor sağlığını kaybediyor.
yine anneanne yanlışlıkla babanın bütün emeklerini hiç ediyor ama ailenin yan yana aynı ortamda uyumalarını sağlıyor ve aile beraber olmanın önemini anlıyor.
benim anladığım hakikatler bunlardı üstüne bol bol düşünülmesi gereken güzel bir film olmuş.
ha unutmadan film 6 dalda aday olmuş ve filmin yapımcılığını brad pitt üstlenmiş.
tavsiye edebileceğim lezzetli bir film izleyecek yazarlara iyi seyirler.
film genel olarak çok güzel alt metinler içeren sakin bir film olmuş.
seyirci izlerken karakter analizi yaparken buluyor kendisini yeterince analiz edenler filmden keyif alacaklardır.
ben şahsen böyle usul usul işleyen ve bir anlam çıkarmamızı sağlayan dram filmlerine bayılıyorum hem ders alıyorum hem hüzne boğulmadan dram izliyorum.
film dediğim gibi koreli bir ailenin amerika'da bir eyalete taşınıp çiftçilik ile uğraşmasını anlatıyor.
bir gurbet ve çaresizlik hikayesi yazan ve yöneten abimiz şiirsel bir anlatımla bize aktarıyor olanları.
araları son derece negatif bir çift , kalbi hasta tatlı küçük bir çocuk , küçük yaşında sırtına fazlasıyla yük binmiş kız kardeş ve garip büyükanne.
geçim sıkıntısı yüzünden aralarında problem olan çiftimizin erkek bireyi ailesine bakma derdinde ve bunu çiftçilik yaparak yapmak ve amerika'da kore ürünleri satarak parayı kırmak istiyor.
kadın birey ise eve benzemeyen evden ve sürekli geçim sıkıntısı yaşamaktan bezmiş durumda üstelik küçük oğlu kalp hastası.
böyle kurgulanmış bir hikayenin içindeki hakikatleri aramaya çalışıyoruz filmi izlerken ayrıca güzel müzik kullanımı ve ortalama üstü bir sinematografi sunuyor.
hikayenin sonunda doğru yere ekilen minari tohumu aileye umut veriyor. gariban minari tohumu kimseden hizmet beklemeden kendi halinde büyüyor ve yetişiyor en sonunda ailenin elinde sadece minari kalıyor.
baba uğraşıyor çabalıyor ama minari tohumundan alacağı faydayı alamıyor sonuç olarak minariye kalıyor.
anne taşındıkları yeri ve o evi sevmiyor ama o çevre ailenin küçük oğlunun sağlığına kavuşmasını sağlıyor.
anneanne torununa güzel öğütler veriyor ve sabah inme iniyor sağlığını kaybediyor.
yine anneanne yanlışlıkla babanın bütün emeklerini hiç ediyor ama ailenin yan yana aynı ortamda uyumalarını sağlıyor ve aile beraber olmanın önemini anlıyor.
benim anladığım hakikatler bunlardı üstüne bol bol düşünülmesi gereken güzel bir film olmuş.
ha unutmadan film 6 dalda aday olmuş ve filmin yapımcılığını brad pitt üstlenmiş.
tavsiye edebileceğim lezzetli bir film izleyecek yazarlara iyi seyirler.
devamını gör...
kazdağlarında 19 bin futbol sahası büyüklüğünde yeni maden sahası girişimi
her şeyin içine edilen bir ülkede kazdağları kalmıştı.oraya da girin.
devamını gör...
karadeniz
2008 yılında samsun kurupelit sahilinde esasından bir boğulma tehlikesi yaşadığım deniz. sonradan adının çeken (rip) akıntısı olduğunu ve her yıl onlarca can aldığını öğrendiğim bir akıntı türü, beni sanki sihirli bir elmiş gibi tutup hızlıca açığa doğru sürükledi. ben ne yaparsam yapayım kıyıya ilerleyemedim. sanki bir bataklıkta çırpındıkça batıyormuşsun gibi bir durum oldu. o sırada dev dalgalardan dolayı başımı çıkaramadığım için nefes alamaz oldum. derken, kıyıya paralel yüzmeye başlayınca akıntıdan kurtuldum. tabii bunların hepsi bir kaç saniye içerisinde oldu. maruz kaldığım akıntıyı merak edenleriniz için:
devamını gör...
psikolog olmak
sadece ama sadece lisans seviyesinde "psikoloji" bölümü okunarak sağlanabilecek şeydir.
- “psikolog” ünvanı almanın tek bir yolu vardır. lisans eğitiminde yüz yüze bir “psikoloji” bölümünden mezun olmak. bunun dışındaki bölüm mezunları yüksek lisansları psikoloji alanında olsa dahi ünvan kullanamaz.
- psikoterapi yapabilmek için psikoloji lisans mezunu olmak yeterli değildir. klinik psikoloji ya da klinik odaklı uygulamalı psikoloji yüksek lisansı gerekir.
- lisans mezuniyeti psikoloji olmayan kişiler, yüksek lisansta klinik ya da uygulamalı psikoloji okusalar dahi psikoterapi yapamazlar.
- klinik psikoloji yüksek lisansı da genelde psikoterapi becerisi için yeterli gelmez. bunun yanı sıra bir psikoterapi ekolünün eğitimi ve süpervizyonunu tamamlamak gerekir.
- bağımsız bir psikoterapi merkezi açabilmek için bunlar da yetmez, klinik psikoloji doktorası ve bir psikiyatrist işbirliği gerekir.
gördüğünüz üzere bir psikoterapist olmak için en az 10 yıllık yoğun eğitime ihtiyaç duyulur.
(bkz: sahte psikolog)
- “psikolog” ünvanı almanın tek bir yolu vardır. lisans eğitiminde yüz yüze bir “psikoloji” bölümünden mezun olmak. bunun dışındaki bölüm mezunları yüksek lisansları psikoloji alanında olsa dahi ünvan kullanamaz.
- psikoterapi yapabilmek için psikoloji lisans mezunu olmak yeterli değildir. klinik psikoloji ya da klinik odaklı uygulamalı psikoloji yüksek lisansı gerekir.
- lisans mezuniyeti psikoloji olmayan kişiler, yüksek lisansta klinik ya da uygulamalı psikoloji okusalar dahi psikoterapi yapamazlar.
- klinik psikoloji yüksek lisansı da genelde psikoterapi becerisi için yeterli gelmez. bunun yanı sıra bir psikoterapi ekolünün eğitimi ve süpervizyonunu tamamlamak gerekir.
- bağımsız bir psikoterapi merkezi açabilmek için bunlar da yetmez, klinik psikoloji doktorası ve bir psikiyatrist işbirliği gerekir.
gördüğünüz üzere bir psikoterapist olmak için en az 10 yıllık yoğun eğitime ihtiyaç duyulur.
(bkz: sahte psikolog)
devamını gör...
vatan hainliği örnekleri
ülkeye faydalı bir şey mi yaptınız?
tebrikler artık vatan hainisiniz!
tebrikler artık vatan hainisiniz!
devamını gör...
durumumuz yoktu sevisemedik
durumumuz çoktu aseksüeldik diye nickini değiştirmesini istediğim yazar.
devamını gör...
sıkıntıdan kendini ısırmak
devamını gör...
hayatı ıskalamamak için yapılması gerekenler
kendini geliştirmek çok okumak çok gezmek gerekirse çok ölmek çok sevişmek gibi şeylerin yapılması gerekir. oğuz atay şöyle diyor --- alıntı ---
yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım
--- alıntı --- durum böyle olmadan bir şeyler yapmalıyız hayat hakkında geç kalmamak lazım.
yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım
--- alıntı --- durum böyle olmadan bir şeyler yapmalıyız hayat hakkında geç kalmamak lazım.
devamını gör...
çağımızın hastalığı
linç kültürü ve tahammülsüzlük.
devamını gör...
anamed
açılımı ''anadolu medeniyetleri araştırma merkezi'' olan kurum.
online olarak verilen yaz programından 500 dolar isteyen kurum aynı zamanda. ben de şikayet etmeye geldim. zoom üzerinden yapılacak programa neden 500 dolar vereyim. dolar bir de.
''arkeolojik varlıkların korunması ve kurtarılması'' isimli ücretsiz bir programları da var ayrıca. yılda dört kere başvuru alıyorlar sanırım, ondan faydalanmıştım.
dolar ama. dolar ne demek ya. ona takıldım biraz...
online olarak verilen yaz programından 500 dolar isteyen kurum aynı zamanda. ben de şikayet etmeye geldim. zoom üzerinden yapılacak programa neden 500 dolar vereyim. dolar bir de.
''arkeolojik varlıkların korunması ve kurtarılması'' isimli ücretsiz bir programları da var ayrıca. yılda dört kere başvuru alıyorlar sanırım, ondan faydalanmıştım.
dolar ama. dolar ne demek ya. ona takıldım biraz...
devamını gör...
doping yaparken hamile kalan pesmerge
herkesi kandırmış yazardır. zira mahlasını nasıl bulduğunu yanlış anlatmıştır. evet. ama ben olayın aslını, gerçekleri duymak isteyen yazarlara anlatacağım..
bu yazar, zamanında bir kızı seviyormuş. ama kız kürt. neyse. kızın adı da keje. bu yazar yani doping, kejeyi çok seviyor öyle böyle değil tabi lise aşkı ama çok büyük aşk. devlerin aşkı yani büyük olur. yani düşünün bunların ayrılması için ya dağlar yerle bir olacak, ya kıyametler kopucak bunlar anca böyle ayrılır. birgün keje berkle konuşurken doping görmüş, beyninden vurulmuşa dönmüş. sinirlenmiş, "kejeeeee! kejeeee!" diye bağırmış ve adından da belli olacağı üzere okulun en yakışıklı, en zengin ve en havalı çocugu olan berk-e kafa atmış. beni bununla aldattin ha! benden 10 kat daha iyi olan bir adamla ha! sana daha iyi bir hayatı vaat eden bir adamı bana tercih edecek kadar akıllısın ha! bu ilişki burda biter! demiş doping reis. keje de mal* tabi ağlamış.
ve 10 yıl geçmiş arkadaşlar. doping işin aslını öğrenmiş, meğer berk yakışıklı zengin havalı falan değilmiş. sütçü nurinin oglu kaportacı çırağı mahmutmuş. ve kejenin kardeşiymiş. oyun oynamışlar öyle. herkesi kandırmışlar. çocuk aklı işte. doping pişman olmuş dönmüş, bir bakmış ana.. keje kimseyle konuşmuyor 10 yıldır. yanına gelmiş gözleri böyle dolmuş, keje demiş, benimle de konuşmayacak mısın demiş.. keje, s...tiri çekmiş. 10 yıldır nerdeydin hayırsız demiş. ve doping reis ben senin için ölümü göze alırım ayooool demiş. tabi doping mahallenin delikanlısıydı ayol deyince bu sözü unutulmamış. ve kendisine "ölümü göze alan" anlamına gelen "peşmerge" denmiş.
bi bakmış keje artık konuşuyor, böyle beautiful boylarla, meriçlerle takılıyor. bu doping yani peşmerge, artık kas çalışmaya başlamış. kejeyi etkilemek için. ama bi bakmış olmuyor. birgün gene spor yaparken yanına böyle paltolu gizemli bir ihtiyar gelmiş. şöyle demiş,
evlat..fit bir vücuda sahip olmak ister misin?
peşmerge gülmüş, heeeee.. sen mi saglayacan bana o fit vücudu demiş.
80 yaşındaki ihtiyar paltosunu bir açmış, adam da sixpack var.

peşmerge demiş ki nasıı yaptın abii..
adam sinsice gülümsemiş ve şöyle demiş,
doping yaptım.
ve 50 kuruş karşılığı peşmergeye doping satmış. tabi adam tırrek olduğu için 50 kuruş istiyormuş. peşmerge doping yapmaya başlamış, ama doping hayat felsefesi haline gelmiş. adeta dopingle bütünleşmiş. e haliyle böyle olunca da hamile kalmış. ve sonra kejeye ben senden hamileyim demiş. keje inanmış. bunlar evlenmiş. şimdi mutlular. 20 yıldır evliler. bu da böyle bir hayat hikayesi yani.
bu yazar, zamanında bir kızı seviyormuş. ama kız kürt. neyse. kızın adı da keje. bu yazar yani doping, kejeyi çok seviyor öyle böyle değil tabi lise aşkı ama çok büyük aşk. devlerin aşkı yani büyük olur. yani düşünün bunların ayrılması için ya dağlar yerle bir olacak, ya kıyametler kopucak bunlar anca böyle ayrılır. birgün keje berkle konuşurken doping görmüş, beyninden vurulmuşa dönmüş. sinirlenmiş, "kejeeeee! kejeeee!" diye bağırmış ve adından da belli olacağı üzere okulun en yakışıklı, en zengin ve en havalı çocugu olan berk-e kafa atmış. beni bununla aldattin ha! benden 10 kat daha iyi olan bir adamla ha! sana daha iyi bir hayatı vaat eden bir adamı bana tercih edecek kadar akıllısın ha! bu ilişki burda biter! demiş doping reis. keje de mal* tabi ağlamış.
ve 10 yıl geçmiş arkadaşlar. doping işin aslını öğrenmiş, meğer berk yakışıklı zengin havalı falan değilmiş. sütçü nurinin oglu kaportacı çırağı mahmutmuş. ve kejenin kardeşiymiş. oyun oynamışlar öyle. herkesi kandırmışlar. çocuk aklı işte. doping pişman olmuş dönmüş, bir bakmış ana.. keje kimseyle konuşmuyor 10 yıldır. yanına gelmiş gözleri böyle dolmuş, keje demiş, benimle de konuşmayacak mısın demiş.. keje, s...tiri çekmiş. 10 yıldır nerdeydin hayırsız demiş. ve doping reis ben senin için ölümü göze alırım ayooool demiş. tabi doping mahallenin delikanlısıydı ayol deyince bu sözü unutulmamış. ve kendisine "ölümü göze alan" anlamına gelen "peşmerge" denmiş.
bi bakmış keje artık konuşuyor, böyle beautiful boylarla, meriçlerle takılıyor. bu doping yani peşmerge, artık kas çalışmaya başlamış. kejeyi etkilemek için. ama bi bakmış olmuyor. birgün gene spor yaparken yanına böyle paltolu gizemli bir ihtiyar gelmiş. şöyle demiş,
evlat..fit bir vücuda sahip olmak ister misin?
peşmerge gülmüş, heeeee.. sen mi saglayacan bana o fit vücudu demiş.
80 yaşındaki ihtiyar paltosunu bir açmış, adam da sixpack var.

peşmerge demiş ki nasıı yaptın abii..
adam sinsice gülümsemiş ve şöyle demiş,
doping yaptım.
ve 50 kuruş karşılığı peşmergeye doping satmış. tabi adam tırrek olduğu için 50 kuruş istiyormuş. peşmerge doping yapmaya başlamış, ama doping hayat felsefesi haline gelmiş. adeta dopingle bütünleşmiş. e haliyle böyle olunca da hamile kalmış. ve sonra kejeye ben senden hamileyim demiş. keje inanmış. bunlar evlenmiş. şimdi mutlular. 20 yıldır evliler. bu da böyle bir hayat hikayesi yani.
devamını gör...
dişini kırmak
emek vermek, zaman harcamak anlamında deyim.
iki sene öncesine kadar sıkça kullanırdım, dişimi kırınca vazgeçtim.
sarf edilen sözlerin, dua olduğunu deneyimledim.
iki sene öncesine kadar sıkça kullanırdım, dişimi kırınca vazgeçtim.
sarf edilen sözlerin, dua olduğunu deneyimledim.
devamını gör...
harold urey
1934'te nobel kimya ödülünü kazanmış bilim insanıdır. atom bombasının yapımında da görev almış kişilerden biridir. nobel kimya ödülünü aldıktan sonra yaşamın başlangıcıyla ilgilenmeye başlar. özellikle güneş sistemi ilk oluştuğunda neler olduğuyla ilgilendi. hatta dünya ilk oluştuğunda atmosferin muhtemelen oksijensiz olduğunu belirtti. bu düşünce çok önemliydi. çünkü o zaman bulunan hassas kimyasallar oksijenli ortamda yanabilirdi. verdiği derslerin birinde doktora öğrencisi olan stanley miller adlı öğrenci bu düşüncesini deneylerle test etmesini söyler ve urey'i ikna eder. böylece şimdiye kadar yapılan yaşamın başlangıcı deneyleri arasında en meşhur olan deney yapılır:(bkz: miller-urey deneyi)
devamını gör...
yazarların en pahalı hayali
gemi ile 3-4 ay süren dünya turlarına katılmak istiyorum. emeklilik projem olarak adlandırdım bu hayalimi. emekli olduğumda alacağım toplu parayı buraya yatırmak niyetindeyim. inşallah yeter.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
yazayım bu kez. düşünmeden, goygoya vurmadan, ağlamadan da. belki yazdıkça ağlarım bilmiyorum. muhtemelen. evet sözlükten ayrılacağıma dair yazdım geçen ve evet pek burada değilim ve gerçekten temelli gideceğim şu sıra açık duruyor öyle. ne olacağımı zerre bilmiyorum. sağlığıma kavuşamıyorum. burada intihar gibi can sıkıcı mevzular arttı son zamanlarda biliyorum, insanlar öyle bi duruma geldi ki şu an bu satırları yazarken ‘dikkat çekmek için intiharvari söylemlerde bulunmak’ konusuna değinmeden olmuyor. ben bu konulardan yaklaşık üç senedir çok sıkıldım. majör depresyon sürecinde fazlasıyla hayatım intiharın eşiğindeydi. bu yüzden bahsetmek konuşmak öyle yorucu ve sıkıcı ki. insanlar buraya intihar etmeden önce yazamazmış bilmem neymiş. aptal. tek kelimeyle aptalsın bunu söylediğin için her kimsen. daha önce sosyal medyaya ben ve tanıdıklarım dahil yazıp da intihara teşebbüs eden kişiler tanıyorum. aslında her gün haberlerde görüyoruz. sosyal medya profilleri intihar günlükleri gibi. artık eskisi gibi gizli saklı bir şey değil intihar mevzusu. yok kimseyle bir süre konuşmazmış bilmem neymiş. yaşamak böyle bir şey değil ki. “yaraların kabuğu kolayca kaldırılıyor halkın doğurgan dünyasına dalmakla” ve ufacık bi hareketin intihara ittiğini bilmemekten kaynaklanıyor bu ukalaca söylem. insan sandığımız kadar güçlü bir varlık değil. tamamen komik bi yapıya da sahip. her şey insanla iç içe ve öyle anlamsız ki. sağlıklı insanın bile hareketlerinde mantık ibaresi göremiyoruz ki sağlıksız bireylerin düşünce dünyasını tahmin bile etmek zor. ufacık yeğenimin bir olumsuz sözü bile beni aşağı çekiyor. bütün ruh halim alt üst oluyor. bu ne demek biliyor musun sen? (kime seslendiğimi bilmiyorum, belki ukala insanlara, yine de çok kızmıyorum) bu hayatı yaşamak kolay değil bana da olmadı. şu an ne durumdayım diye bahsedecek olursam işte bunu bilmiyorum. önceden sadece ölmek istiyordum, ölüm hep benimleydi, hep. şimdi dünyanın aptalca güzelliklerine inanmaya başladım ve hala sağlıklı olamıyorum. eziliyorum hayatın güzelliğine meylederken. kötü ufacık bir şeyde öfkemi kontrol edemiyorum. halbuki kırdaki zambak ve gökteki kuşu örnek almalıydım. bazen susmayı bilmeliydim. ve bir kapı olarak ölüm hep yine benimle duruyor orada. güzellikle ölüm arasında sıkıştım kaldım sanki. şunun bilgisine sahibim; ölümüm elimden olacak. ne zaman olduğunu şu an bilmiyorum. inandığım güzellikler beni bi gün yüz üstü bıraktığında ben de bırakacağım bu hayatı. okuyan var mı buraya kadar bilmiyorum ama boşuna korkmasın. yastığa koyduğum başım açtı sözlüğe içini döküyor. keşke korkulan başıma gelse fakat. allah’a inanıyorum, hep inandım, hep ona bıraktım, o hep benimleydi. onun beni bıraktığını hissettiğimde sanırım ben de bırakacağım hayatı. annemi çok özledim. yaşadığım şehri değiştireceğim annemin mezarı burada kalacak. nasıl hissedeceğimi hiç bilmiyorum. tanıdığım kimseyle aram eskisi gibi değil. akrabalarım, arkadaşlarım kimseyle yakın değilim artık. kendimi yapayalnız hissediyorum. kedilerim ölüyor elimde, ufacıktı bir aylıktı. hepsi gidiyor ben kalıyorum. üstelik niye bilmiyorum. yok ben konuşmaktan da yazmaktan da bıkmışım devam edemeyeceğim. şuradan gidene kadar kendi halimde takılırım. şimdi ağlayarak uyuyakalacağım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
yanlarım ağrıyor. ( yaş 42)
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
kafa sözlüğün en kaliteli mi kaliteli, en güzel mi güzel entrylerini giren, ayrıca entrylerini okurken yüzümde tebessüm ettiren bir kaç sevdiğim yazarı aşağıya liste şeklinde iliştirmek istiyorum.
yoldaş bnjamin franklin
iko
hate
paladin
bir bilen
salyanski
helios
piyanist
hi my i run
homeros
ne dediysem dedim
neria
nuhyafes
mırmırsu
nevarbiliyormusun
nickimicalmislar
nina
nocturnal
nothingbut
mysterious34
100 numaralı adam
olur öyle
oguzsasi
oku bakıyım
omerta
ondanaonraburalarbendensoruluraga
ortanca koca
ot
ozlem cmrg
pencereden uçan kedi
pennywise gamgee
persona
petrificus totalus
purge
pink floyd
pisipisi
poine
pozitivizm
muzlusüt
morpheus
mutsuzlugumdan mutluyum
lontano
makedonyalı
mahlassızım
mademoiselle
luna91
luminescence0
lucifer
lilium
maple
lila
lifelonglearner
lifeisprecious
lemmy a fiver
leiaorgana
langgweilig
makinist
marimba
queen
meursault
moon
moody blues
momentum
moiraine sedai
mimik israfı
milk
meteoroloji
maximilian von richthofen
metamorfoz
merdumkaptan
merdivenaltı_müzisyen
mekatroniko
meja
maçın hakemi
may we meet again
psg
rapala
quinn
uykusuzkahve
vişne likörlü çikolata
villa rabidus
victorian
vensenabubakar
venaetor
vampirillo
usiv
whisper
urfabanaküsmüş
twilight sparkle
tutunamayan
turuncu karga
turna
tolgame
wcf
winnie
thecalypso
zippodan çıkan çınn sesi
şakamakailkdefayazarolmam
ıvanmılınskı
ıslak imza
örnek vatandaş
çevreci mühendis
zülal_kalender1
zevk irsaliyesi
xay
zartoşt
yoluk papatya
yolgezer
yiid
yaso
xyz_insanı
tolga
tektonizma
kıymetlimis
rufus
sanane ulan
sanagulbahcesivadetmedim
sakura
sailor satürn
sadece olüler görür
saat3
ron swanson
sarhosken bir kez opusmustuk
romada roman okuyan roman
rock tribe
robot değilim
rieux
relax
reddedilemeyen teklif
sannhetens_vei
sasa
tanımadığın tanıdık
sol gözü kör kedi
tanios
systemfailed
swans
sunburn
son feci mars
sokak lambası
sek
so was red
siyahlar
simay benim karım lan
sillage
shelby__tom
sevmedim söylediklerini
sevgiparçacığı
la nube
kucukkarabalik
kuzguncuktaki vişne
denediğim nicki aldım
blackeyes
boltcrank
bozukpikap
buışıltılıhayatıbenseçmedim
bychov80yasında
cannabinol
carpediem
chessgramerpislikherif
complexexinmymin
cyperth
damlannruhu
dandoldenyus
dantes
delimatematisyen
derekusu
bilemezsin
ehlikafa
evernevergreen
etipuf
ethernetci abi
esdemirei
ericcartman
elon dust
eaurogue_
dibin dibi
düşünüyorum öyleyse yokum
dünyanıneniyibesbininciyazari
dusukbutce
dubrowski
dubara
doomlord
bilinmeyen bir kadin
beyaz gölge
eşref i mahlukat
alaaddinkaraca
aristokrates
anlatabiliyomuyum
alpine
allah belanı versin bay said
alireis
alaturka
aklımın derinlikleri
armysuzy
agzindakikanisilipistesimdikizandovuscu
adı yok namı var
abergun
abdulseyidbincabbar
a summer morning
obsesif psikolojik danisman
arkeonur
arturo bandini
benteksizhepiniz
bana bak beyim
benibidinleyin
bendemibrütüs
ben_eraay
bel fıstığı
beatrice
basche
bakkaldefterinedönmüşokuldefteri
atamabekleyenastronot
babayani
aylakmadamı
aykız
aurora
atkafası
atibahacinsin
eğri oturup doğru yazan
fasarya
kuzey yemin ederim bilmiyordum
je-
kafa nereye ben oraya
justitia
juba
jonathanlivingston
jl gibi maviliklerde
jew
jack the ripper
kafakirankopek
işimbu
izmirdeki son boyoz
iyi değilim ben
ivysaur
is düşüm
igrenc_bi_cocuksun
kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan
kafası kendinden güzel
iamnobody
kendidünyasında
kurdesenyumagı
2xkromozomu
kozmik baykuş
kimliksizdevlet
kendiniarayanbireyimsi
kendihalinde1
kemiksizkaka
kafasızyazar
kediseven
kara kedi
kanocuya ahtapotla tokat atan fok
kandaskan
kalender
kahpe bizanstaki gavur bey
id superego catismasi
hyhthyht
fatihyapıcı
gandalfgillerden
gozlerinmeyhanesi
gloriathehippo
gezgin
gerceklucifer
genesis
gelecek nesile nick kalmadı
funtilator
hadibakalım
friedrich schuldiner
freud purosu
freshandnatural
free
filozof velovis hatun
feeling the blanks
hadevus
hakiki tosun paşa benim
hutariki
hayatınortasınıbulanadam
horse trainer
hidir amca
hermione
her seyi bilen cay bardagi
hee aynen
hazall
hayatbayramolsa
haklıyım ama mutlu değilim
hayaletuzaylı
hatay president
hannah mckay
hame
halitayarci
haku
şimdi ananı laciverde boyadım
yoldaş bnjamin franklin
iko
hate
paladin
bir bilen
salyanski
helios
piyanist
hi my i run
homeros
ne dediysem dedim
neria
nuhyafes
mırmırsu
nevarbiliyormusun
nickimicalmislar
nina
nocturnal
nothingbut
mysterious34
100 numaralı adam
olur öyle
oguzsasi
oku bakıyım
omerta
ondanaonraburalarbendensoruluraga
ortanca koca
ot
ozlem cmrg
pencereden uçan kedi
pennywise gamgee
persona
petrificus totalus
purge
pink floyd
pisipisi
poine
pozitivizm
muzlusüt
morpheus
mutsuzlugumdan mutluyum
lontano
makedonyalı
mahlassızım
mademoiselle
luna91
luminescence0
lucifer
lilium
maple
lila
lifelonglearner
lifeisprecious
lemmy a fiver
leiaorgana
langgweilig
makinist
marimba
queen
meursault
moon
moody blues
momentum
moiraine sedai
mimik israfı
milk
meteoroloji
maximilian von richthofen
metamorfoz
merdumkaptan
merdivenaltı_müzisyen
mekatroniko
meja
maçın hakemi
may we meet again
psg
rapala
quinn
uykusuzkahve
vişne likörlü çikolata
villa rabidus
victorian
vensenabubakar
venaetor
vampirillo
usiv
whisper
urfabanaküsmüş
twilight sparkle
tutunamayan
turuncu karga
turna
tolgame
wcf
winnie
thecalypso
zippodan çıkan çınn sesi
şakamakailkdefayazarolmam
ıvanmılınskı
ıslak imza
örnek vatandaş
çevreci mühendis
zülal_kalender1
zevk irsaliyesi
xay
zartoşt
yoluk papatya
yolgezer
yiid
yaso
xyz_insanı
tolga
tektonizma
kıymetlimis
rufus
sanane ulan
sanagulbahcesivadetmedim
sakura
sailor satürn
sadece olüler görür
saat3
ron swanson
sarhosken bir kez opusmustuk
romada roman okuyan roman
rock tribe
robot değilim
rieux
relax
reddedilemeyen teklif
sannhetens_vei
sasa
tanımadığın tanıdık
sol gözü kör kedi
tanios
systemfailed
swans
sunburn
son feci mars
sokak lambası
sek
so was red
siyahlar
simay benim karım lan
sillage
shelby__tom
sevmedim söylediklerini
sevgiparçacığı
la nube
kucukkarabalik
kuzguncuktaki vişne
denediğim nicki aldım
blackeyes
boltcrank
bozukpikap
buışıltılıhayatıbenseçmedim
bychov80yasında
cannabinol
carpediem
chessgramerpislikherif
complexexinmymin
cyperth
damlannruhu
dandoldenyus
dantes
delimatematisyen
derekusu
bilemezsin
ehlikafa
evernevergreen
etipuf
ethernetci abi
esdemirei
ericcartman
elon dust
eaurogue_
dibin dibi
düşünüyorum öyleyse yokum
dünyanıneniyibesbininciyazari
dusukbutce
dubrowski
dubara
doomlord
bilinmeyen bir kadin
beyaz gölge
eşref i mahlukat
alaaddinkaraca
aristokrates
anlatabiliyomuyum
alpine
allah belanı versin bay said
alireis
alaturka
aklımın derinlikleri
armysuzy
agzindakikanisilipistesimdikizandovuscu
adı yok namı var
abergun
abdulseyidbincabbar
a summer morning
obsesif psikolojik danisman
arkeonur
arturo bandini
benteksizhepiniz
bana bak beyim
benibidinleyin
bendemibrütüs
ben_eraay
bel fıstığı
beatrice
basche
bakkaldefterinedönmüşokuldefteri
atamabekleyenastronot
babayani
aylakmadamı
aykız
aurora
atkafası
atibahacinsin
eğri oturup doğru yazan
fasarya
kuzey yemin ederim bilmiyordum
je-
kafa nereye ben oraya
justitia
juba
jonathanlivingston
jl gibi maviliklerde
jew
jack the ripper
kafakirankopek
işimbu
izmirdeki son boyoz
iyi değilim ben
ivysaur
is düşüm
igrenc_bi_cocuksun
kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan
kafası kendinden güzel
iamnobody
kendidünyasında
kurdesenyumagı
2xkromozomu
kozmik baykuş
kimliksizdevlet
kendiniarayanbireyimsi
kendihalinde1
kemiksizkaka
kafasızyazar
kediseven
kara kedi
kanocuya ahtapotla tokat atan fok
kandaskan
kalender
kahpe bizanstaki gavur bey
id superego catismasi
hyhthyht
fatihyapıcı
gandalfgillerden
gozlerinmeyhanesi
gloriathehippo
gezgin
gerceklucifer
genesis
gelecek nesile nick kalmadı
funtilator
hadibakalım
friedrich schuldiner
freud purosu
freshandnatural
free
filozof velovis hatun
feeling the blanks
hadevus
hakiki tosun paşa benim
hutariki
hayatınortasınıbulanadam
horse trainer
hidir amca
hermione
her seyi bilen cay bardagi
hee aynen
hazall
hayatbayramolsa
haklıyım ama mutlu değilim
hayaletuzaylı
hatay president
hannah mckay
hame
halitayarci
haku
şimdi ananı laciverde boyadım
devamını gör...
