sözlükten hiç çıkmayan yazarlar
bir süredir benim. yemin ediyorum junkieyim. neden böyle oldu, bu kadar takıldım burda hiç bilmiyorum ama enteresan bir şey bu.
devamını gör...
ilişkilere dair acı gerçekler
bazı konular sanki her ilişkide yazılı olmayan kurallar gibidir. ben iki tane bırakıyorum.
kadın erkekten çok seviyorsa genelde ilişki biter.
sevgiliye atkı örülürse o ilişki biter.
kadın erkekten çok seviyorsa genelde ilişki biter.
sevgiliye atkı örülürse o ilişki biter.
devamını gör...
aynı başlığa aynı gün birden fazla entry girmek
bir de bunun kendi açtığı başlığa üst üste iki üç entry gireni var ki evlerden ırak.
devamını gör...
ikigai japonların uzun ve mutlu yaşama sırrı
"japonların uzun ve mutlu yaşam sırrını" japon olmayan iki insanın anlattığı kitap. genelde "kişisel gelişim" vaadinde bulunan kitapları içeriğindeki ilginç öyküler ve bilimsel veriler için okuyorum. bu kitap (belirtmekte fayda var, ben serinin yalnız ilk kitabını okudum) aynı kategorideki alışıldık amerikan tipi kitaplar ile bazı noktalarda ciddi farklılıklar taşıyor.
her konuyu evirip çevirip evrene enerji göndermeye bağlamadığı için içeriği yararlı ve uygulanabilir nitelikte. araban mı yok, karın mı öldü? neyse canım gel enerji gönderelim, her şey mükemmel olacak diye nutuk çekmiyor yani. mütevazı ve akla yatkın bir içeriği var, oldukça ölçülü.
birkaç kişinin yaşadığı mucizeler yerine bir halk ve kültürü pek çok yönüyle, en azından bir yabancının kazanım sağlayabileceği yönleriyle ele alınmış.
her konuyu evirip çevirip evrene enerji göndermeye bağlamadığı için içeriği yararlı ve uygulanabilir nitelikte. araban mı yok, karın mı öldü? neyse canım gel enerji gönderelim, her şey mükemmel olacak diye nutuk çekmiyor yani. mütevazı ve akla yatkın bir içeriği var, oldukça ölçülü.
birkaç kişinin yaşadığı mucizeler yerine bir halk ve kültürü pek çok yönüyle, en azından bir yabancının kazanım sağlayabileceği yönleriyle ele alınmış.
devamını gör...
üreter
iki adet bulunur. idrarı böbrekten idrara taşır.
devamını gör...
iletişim kurmanın önündeki engeller
1-iletişim kurulmak istenmiyordur. isteyen bir şekilde iletişim kurar. ama isteyen yapar bunu...
2-iki kişinin frekansları uyumlu değildir. eski klasik radyoları düşündüğümüzde, sevdiğimiz radyo kanalını manuel ayarlamaya çalışırken milimlik bir kayma farklı bir kanalın frekansına götürürdü bizi. hava yağmurlu olur frekans bozulurdu tekrar bulmaya çalışırdık sevdiğimiz kanalı. tıpkı bunun gibi aynı frekansta buluşabilirsek karşımızdakiyle iletişim kurabiliyoruz.
3-başta frekanslar tutuyordur kişiler arasında iletişim iyidir, ama sonra birinin frekansı değişir birden. nedenini kişinin kendisi de bilmez... şu sıralar çoğumuzun frekansları bozuluyor ya da değişiyor sürekli. o yüzden iletişim kurabilmek de zor oluyor.
2-iki kişinin frekansları uyumlu değildir. eski klasik radyoları düşündüğümüzde, sevdiğimiz radyo kanalını manuel ayarlamaya çalışırken milimlik bir kayma farklı bir kanalın frekansına götürürdü bizi. hava yağmurlu olur frekans bozulurdu tekrar bulmaya çalışırdık sevdiğimiz kanalı. tıpkı bunun gibi aynı frekansta buluşabilirsek karşımızdakiyle iletişim kurabiliyoruz.
3-başta frekanslar tutuyordur kişiler arasında iletişim iyidir, ama sonra birinin frekansı değişir birden. nedenini kişinin kendisi de bilmez... şu sıralar çoğumuzun frekansları bozuluyor ya da değişiyor sürekli. o yüzden iletişim kurabilmek de zor oluyor.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
"mağlup mu desem, mahçup mu?
ama ikisi de değil.
ben garip, sen güzel, dünya mutlu.
öyle tuhafım bu akşamüstü.
sevgilim,
canavar götürür gibi iki yanım iki süngü..."
ahmet arif
ama ikisi de değil.
ben garip, sen güzel, dünya mutlu.
öyle tuhafım bu akşamüstü.
sevgilim,
canavar götürür gibi iki yanım iki süngü..."
ahmet arif
devamını gör...
takılma kültürü
“hookup culture” yani “takılma kültürü” tabiri son yıllarda özellikle abd’de epey popüler hale geldi. gençlerin: “cinsel ilişkiye” her şeyden fazla önem atfetmesi neticesinde; maneviyat yerini (bu mefhum romantizm ve çeşitli duygulanım süreçleriyle beraber düşünülebilir) erotik yahut pornografik hazlara bıraktı.
bilhassa heteroseksüel erkeklerin, çok fazla kadınla birlikte olmaları gerektiğine ilişkin bir anlayış da kurumlaştı. cinsel birliktelik kurduğu kadın sayısı fazla olan bir heteroseksüel erkeğe hemcinsleri tarafından daha fazla saygı gösterilir oldu. monogami yani tekeşlilik küçümsenmeye ve çaresiz kimselerin tercihi olarak algılanmaya başlandı. meseleyi kabaca özetlemeye çalıştım. bitirirken türkçeye tercüme edilmiş birkaç kitap ve bir de netflix belgeseli önereyim.
anthony giddens - mahremiyetin dönüşümü
kathleen a. bogle - takılma kültürü: kampüste seks, flört ve ilişkiler
liberated: the new sexual revolution (netflix)
bilhassa heteroseksüel erkeklerin, çok fazla kadınla birlikte olmaları gerektiğine ilişkin bir anlayış da kurumlaştı. cinsel birliktelik kurduğu kadın sayısı fazla olan bir heteroseksüel erkeğe hemcinsleri tarafından daha fazla saygı gösterilir oldu. monogami yani tekeşlilik küçümsenmeye ve çaresiz kimselerin tercihi olarak algılanmaya başlandı. meseleyi kabaca özetlemeye çalıştım. bitirirken türkçeye tercüme edilmiş birkaç kitap ve bir de netflix belgeseli önereyim.
anthony giddens - mahremiyetin dönüşümü
kathleen a. bogle - takılma kültürü: kampüste seks, flört ve ilişkiler
liberated: the new sexual revolution (netflix)
devamını gör...
fatih terim belgeseline isim önerileri
(bkz: resultante importante)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ilham aldığı bilim insanları
walter white.
tahin ile pekmez karıştırırken bu adama dönüşüyorum , hele bira yaparken kovadaki karışım esnasındaki titizliğime olan dikkatime bakıp 'heisenberg burada olsa beni takdir ederdi ' diyerek işimi sanata dönüştürüyorum.
tahin ile pekmez karıştırırken bu adama dönüşüyorum , hele bira yaparken kovadaki karışım esnasındaki titizliğime olan dikkatime bakıp 'heisenberg burada olsa beni takdir ederdi ' diyerek işimi sanata dönüştürüyorum.
devamını gör...
kafa sözlük
manyak ötesi cool kuruculara sahip platform. en beğendiğim huyları yazarların önerilerini dikkate alıp, uygulamaya koymaları. ben koskoca sözlük kurmuşum sen kimsin ki ey sudoku falan demiyorlar. öff senlemi uğraşıcam? öte git! demiyorlar. ponçiklerim, yesinler sizi. siz, size gelen evlilik tekliflerini sonuna kadar hak ediyorsunuz. *
akış akmıyor diyen yazarlar görüyorum. akıtmak sizin elinizde, klavyenize kuvvet yoldaşlarım. pavlov sende arala biraz kapıları çiçem, benim enerjim yokken çaylaklar akıtsın akışı.
son olarak, kocaman tşk.
akış akmıyor diyen yazarlar görüyorum. akıtmak sizin elinizde, klavyenize kuvvet yoldaşlarım. pavlov sende arala biraz kapıları çiçem, benim enerjim yokken çaylaklar akıtsın akışı.
son olarak, kocaman tşk.
devamını gör...
normal sözlük'teki en havasız nick
(bkz: larktwain_123_)
devamını gör...
insan neden çocuk yapar sorunsalı
türkiye özelinde konuşacak ve halihazırdaki ebeveynleri gözlemleyecek olursak, birçoğu için esas sebebi ego mastürbasyonu yapmaktır, şeklinde cevap verilebilecek sorunsal.
devamını gör...
ekşi sözlük
hem eskimiş hemde ekşimiş olan sözlük.
devamını gör...
türkiye'nin 2023'te ay'a çıkması
ay resmine çıkmaktır o aya çıksak duramazdık*.
devamını gör...
run to the hills
steve harris harikası güzide şarkı.
bruce dickinson'ın özellikle şarkının sonlarına doğru, haydi atlarımıza binip gidiyoruz havasına bürünmenize vesile olan vokaline ise şapka çıkartmak lazım.
tabi her şeyden önemlisi şarkının anlattıkları ve sözleri. o göndermenin önünde ise saygı duruşunda bulunmak lazım.
ha unutmadan metal müziğin, kendisini bir halt zanneden şımarık çocuğu metallica'nın - ki tek yaptıkları güzel şey "and justice for all'' albümünü çıkartmalarıdır- bir iron maiden efsanesi olan bu şarkıyı tiye alma çabaları da, gülünçtür. gidin kenarda oynayın topunuzu zibidiler denilesi bir durumdur. steve harris'in bass'ta apollon edası ile gezdirdiği parmaklarına kurban olun siz.
white man came across the sea
he brought us pain and misery
killed our tribes killed our creed
took our game for his own need
we fought him hard we fought him well
out on the plains we gave him hell
but many came too much for cree
oh will we ever be set free?
riding through dustclouds and barren wastes
galloping hard on the plains
chasing the redskins back to their holes
fighting them at their own game
murder for freedom the stab in the back
women and children and cowards attack
run to the hills run for your lives
run to the hills run for your lives
soldier blue in the barren wastes
hunting and killing their game
raping the women and wasting the men
the only good indians are tame
selling them whiskey and taking their gold
enslaving the young and destroying the old
run to the hills run for your lives
dibine not: aynı isimli bir ''iron maiden'' biyografisi de mevcuttur. mick wall tarafından yazılmıştır.
bruce dickinson'ın özellikle şarkının sonlarına doğru, haydi atlarımıza binip gidiyoruz havasına bürünmenize vesile olan vokaline ise şapka çıkartmak lazım.
tabi her şeyden önemlisi şarkının anlattıkları ve sözleri. o göndermenin önünde ise saygı duruşunda bulunmak lazım.
ha unutmadan metal müziğin, kendisini bir halt zanneden şımarık çocuğu metallica'nın - ki tek yaptıkları güzel şey "and justice for all'' albümünü çıkartmalarıdır- bir iron maiden efsanesi olan bu şarkıyı tiye alma çabaları da, gülünçtür. gidin kenarda oynayın topunuzu zibidiler denilesi bir durumdur. steve harris'in bass'ta apollon edası ile gezdirdiği parmaklarına kurban olun siz.
white man came across the sea
he brought us pain and misery
killed our tribes killed our creed
took our game for his own need
we fought him hard we fought him well
out on the plains we gave him hell
but many came too much for cree
oh will we ever be set free?
riding through dustclouds and barren wastes
galloping hard on the plains
chasing the redskins back to their holes
fighting them at their own game
murder for freedom the stab in the back
women and children and cowards attack
run to the hills run for your lives
run to the hills run for your lives
soldier blue in the barren wastes
hunting and killing their game
raping the women and wasting the men
the only good indians are tame
selling them whiskey and taking their gold
enslaving the young and destroying the old
run to the hills run for your lives
dibine not: aynı isimli bir ''iron maiden'' biyografisi de mevcuttur. mick wall tarafından yazılmıştır.
devamını gör...
afyon'da yakılıp çöpe atılan atatürk büstü
şuhut ilçesinde meydana gelen alçakça saldırının kurbanı olan büst.
sadece birkaç yıl önce vatandaş bağışlarıyla yapılan okullar kapatılıyor, yıkıma terk ediliyor.
bu büst de oradan alınıp bir kenara atılıyor ve yakılıyor. afyonluların tek derdi sucuktur arkadaşlar.
yemin ediyorum, sokaktaki dilenci bile "çocuklarım için bir sucuk parası" diye dileniyor.

kaynak: tr.sputniknews.com/turkiye/...
sadece birkaç yıl önce vatandaş bağışlarıyla yapılan okullar kapatılıyor, yıkıma terk ediliyor.
bu büst de oradan alınıp bir kenara atılıyor ve yakılıyor. afyonluların tek derdi sucuktur arkadaşlar.
yemin ediyorum, sokaktaki dilenci bile "çocuklarım için bir sucuk parası" diye dileniyor.

kaynak: tr.sputniknews.com/turkiye/...
devamını gör...
ölen kişiyi son bir kez görmek istemek
sanırım veda etmek için ister. şöyle ki dedemin çok hasta olduğu zamanlar, vefatına yakındı, bizim görmemize izin vermezlerdi. onu eski haliyle hatırlayın derlerdi. çünkü gerçekten en son hangi halini gördüyseniz aklınızda o hali kalıyor. ama işte biz de dayanamıyorduk son zamanlarında yanında olmak istiyorduk.
bu da ona benziyor insan veda edebilmek istiyor en azından. tabii yüreğinizde hep taşıyorsunuz bu sadece fiziksel bir veda. belki son kez dokunmak, son kez yüzünü görmek, eskiden gülen gözleri, tebessümle kıvrılan dudakları, şaşırınca kalkan kaşları son bir kez cansız da olsa görmek istiyorsunuz. bir zamanlar sıcaklığıyla içinizi ısıtan o bedenin sıcaklığını son kez hissedebilmek istiyorsunuz. çaresizlikten biraz da...
hiç onsuz kalmamışsınız ki o olmadan nasıl yaşanır, sesini duymadan, kollarına sarılmadan nasıl yaşanır bilemiyorsunuz. son kez görmek istiyorsunuz, son kez sarılmak istiyorsunuz, hem ona hem anılara küçük bir veda... artık o andan sonra da onun sıcaklığını, bakışlarını, gülüşünü, kısacası onu içinizde yaşatıyorsunuz. belki de son kez görmek istemek bu yüzdendir...
bu da ona benziyor insan veda edebilmek istiyor en azından. tabii yüreğinizde hep taşıyorsunuz bu sadece fiziksel bir veda. belki son kez dokunmak, son kez yüzünü görmek, eskiden gülen gözleri, tebessümle kıvrılan dudakları, şaşırınca kalkan kaşları son bir kez cansız da olsa görmek istiyorsunuz. bir zamanlar sıcaklığıyla içinizi ısıtan o bedenin sıcaklığını son kez hissedebilmek istiyorsunuz. çaresizlikten biraz da...
hiç onsuz kalmamışsınız ki o olmadan nasıl yaşanır, sesini duymadan, kollarına sarılmadan nasıl yaşanır bilemiyorsunuz. son kez görmek istiyorsunuz, son kez sarılmak istiyorsunuz, hem ona hem anılara küçük bir veda... artık o andan sonra da onun sıcaklığını, bakışlarını, gülüşünü, kısacası onu içinizde yaşatıyorsunuz. belki de son kez görmek istemek bu yüzdendir...
devamını gör...

