(bkz: tanım nerde hanım)

sözlüklerin kanayan yarası. çünkü çoğu yazar tepkisel tanımlar giriyor. başlık hakkında bilgimiz olmasa bile fikrimiz olduğu için çoğu zaman bu hataya düşülüyor. tanım içinse t yazıp 3-4 cümlelik silinmeme garantili sözde tanım yapılıyor. örnek: başlıktır, dedirtendir vb. kalıp sözcükler kullanılarak.

tanım yapalım, yaptıralım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

karısını şapka sanan adam

nörolog oliver wolf sacks, kendi hastaları arasından tedavisi bulunmayan yirmi dört acıklı vakayı anlatır.
kitaba adını veren vaka, beyni ile gözleri arasında iletişimin çok sınırlı kaldığı görme sorunu yüzünden insan yüzlerini tanıyamayacak hale gelmiş dr p yi anlatır. dr p, muayene sonrası şapkasına uzanmak yerine eşinin kafasını almaya çalışır.

not: oliver wolf’un uyanışlar (robin williams,1990) filmine konu olan aynı adlı kitabı da yazdığını ekleyeyim.
devamını gör...

kötü gibi görülse de iyi bir şeydir. sonuçta insanlar geçmişten bu yana sadece bedenen değil zihinsel ve fikirsel olarakta evrimleşmişlerdir. dolayısıyla her insan düşünce dünyasını sürekli evrimleştirmeli , fikirlerini değiştirmelidir. hep aynı fikirlerde takılıp kalan insanlar tutucu insanlardır. ve topluma zarar verirler , yeniliğe açık olamazlar. düşünsel dünyayı tecrübeler çok geliştirir lakin sağlam ve tutarlı geliştirmek kitap okumaktan geçer.
devamını gör...

çocuğummmm! yapma dedim sanaa! akşam baban gelsin bak naptıracam ben senii!
devamını gör...

bir sokak filozofundan duyduğum cümledir.

bir gün erken saatlerde mesai öncesi kafa toplamak ve entelliğime entellik katmak için yeni nesil kahvecilerden birinde oturmuşken maruz kaldığım ve entelektüel sistemimi alt üst eden cümledir.

sabah erken bir saat olduğu için kahvecinin sigara içilebilen açık alanında tek başıma oturmuş bazı kafa sözlük yazarlarının “kız düşürmek” için yapıldığını iddia ettiği kitap okuma eylemine dalmışken önce yalnız olduğum için kafa sözlük yazarlarının beklentisini boşa çıkardığımı sonra da yanı başımda biten uçan hollandalıya benzeyen arkadaşı fark ettim.

uçan hollandalı benden para istedi tam da düşündüğüm gibi ancak verdiğim kağıt parayı kabul etmedi ben de cebimdeki olanca bozuk parayı verdim kendisine. aldı cebine attı ama gitmedi.

bir de sigara istedi benden. çıkardım verdim bir dal, yaktım da sigarasını. ama yine de gitmedi. benim de soru sormaktan başka çarem kalmadı. oturup kahve içen, cebinde parası olan ve kitap okuyan ben olduğum için daha korunaklı ve üstün bir konumda hissettiğim için kendimi. parayla ne yapacağını sordum ya içki ya sigara alacağını düşünerek. ama beklemediğim bir cevap aldım. bana dedi ki;

“ dünyayı yıkadım, üç bidon su gitti. su alacağım.”

ben yıllarca kafka okumuş adamım. felsefe ve psikoloji öğrenmek için ciltlerce kitap bitirdim. böyle bir cümle ile dumura uğramak beklediğim bir şey değildi. çantamda başka bozuk para var mı diye baktım. bulduğum birkaç bozukluğu daha verdim abiye. sigara paketini de öyle.

sokak filozofu gidince de kitabı kapattım. slavoj zizek kusuruma bakmasın artık.
devamını gör...

iletişim, türkiye iş bankası kültür yayınları, say yayınları
devamını gör...

kişisel iletisindeki mesajı çözdüğüm *, şapşal ancak tatlış, gezegenimin medar-ı iftiharı olan yazar.

biraz kıvrak zekâsından bana da geçmiş olacak ki çamaşır makinesinin yediği çorabı mıçmaması gibi başlıklar açmaya heveslendim. sonra lucifer'ın hatrına entel olmaya devam etmem gerektiği geldi aklıma. şimdi elimde hiçbir işime yaramayacak delik adamı, italya'daki dev peluş tavşan gibi başlıklarla kalakaldım. sağlık olsun, kendisinin canı sağ olsun. seviliyor.

eksik olmasın. *
devamını gör...

sınav haftası yoktur. sınavdan bir gün öncesi vardır. benim gibi ögrenciler daha iyi bilir.
(bkz: tembel)
devamını gör...

-damdan düşen: ben ne alaka hocam.
devamını gör...

babası 1. charles'ın intikamını alan kraldır.

1. charles'ın* arası parlamentoyla pek iyi değil.
kral savaşmak istiyor.
savaş için para lazım para için vergi lazım vergi için de parlamentonun onayı lazım.
parlamento da bu vergi onayını vermiyor.
sürekli bir anlaşmazlıkları var.
bütün bu anlaşmazlıklar sırasında ingiltere'de iç savaşlar ve parlamento fesihleri oluyor.
kralcılarla parlamento yanlıları savaşmaya başlıyorlar.
güç, parlamento tarafında ağır basıyor ve nihayetinde kral, parlamentonun kararıyla tartışmalı da olsa idam ediliyor.
halkın gözleri önünde.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sonrasında oluyor bir şeyler, aradan vakit geçiyor*. bu sefer tahta 1. charles'ın oğlu geçiyor:
2. charles.
tabii tahta geçtikten sonra güç bende artık diyor ve babasının idam kararında imzası olanlardan intikamını alıyor.
bunlar da imzalar:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

hatta fazlasını yapıyor, söz konusu kararı almış olan ve fakat aradan geçen zamanda ölmüş bulunan kişilerin kemiklerini, cesetlerini mezarlarından çıkarttırıyor ve sallandırıyor.

not: aklımda kaldığı kadarıyla anlatmaya çalıştım. eksikler gedikler olabilir.

adamın içinde nasıl bir öfke vardıysa artık.
belki de siyaseten yapmıştır böyle bir şeyi.
belki de haklıdır.

ama mezardan cesetleri, kemikleri çıkarmak da nedir allah aşkına!
siz siz olun 2. charles' a özenmeyin.
ölüleri mezarında rahat bırakın.

not2: buradan bir yazar arkadaşıma teşekkür ediyorum*. bu tanımda çok yardımı dokundu.

görsellerin kaynakları:
www.britannica.com/biograph...
www.wikiwand.com/en/Executi...
devamını gör...

oldukça muazzam bir gördüğünü hafızaya kaydetme yeteneği olan, 1974, londra doğumlu otistik ressam.

ailesinin aşırı sessizliğinden işkillenerek götürdükleri hastanede -wiltshire 3 yaşındaydı- otizm tanısı konuyor. ayrıca savant sendromu da eki. bildindiği üzere savant sendromu; matematik, görsel zekâ gibi alanlarda doğuştan yetenek kazanan otistik kişilerde de görülür. yıllar geçtikçe de wiltshire'in yeteneğinin görseli hafızaya kaydet ve ardından onu kağıda kusursuzca aktar yönünde olduğu görülüyor. kısa sürede gördüğü birçok şeyi neredeyse hatasız şekilde kağıda geçirmesiyle ün kazanıyor. 8 yaşındayken kafadan (hayali) şehirler çizmeye, büyüdükçe o şehirleri de büyütmeye başlıyor.

new york'u tepeden yalnızca 20 dakika izlemesiyle çizdiği o fotoğraf;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ayrıca bu dahi bellek palladium tower'da istanbul'u da resmediyor;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

resim 165 bin kişi tarafından görüntülenmiştir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yalıtımının dandik olduğu binamızda dinlemekten tiksindiğim ses.son damlasına kadar duyuyorum.televizyon,radyo kapalıyken bir daire sifona basınca foşşşş tüm bina inliyor sanki.inleme,ağlama,kahkaha sesleri de evin içinde. küfretmek istemiyorum ama yaptığınız yalıtıma tüküreyim!
devamını gör...

(bkz: bok)

bok serbest arkadaşlar, bakın yazıyorum bok. b-o-k - b o k.

tanım : aslında doğal olan hadise, henüz çok taze.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
4 aydır seramik beğenemiyorum, 3 ayda 4 kere dolap rengi değiştirip 5.de karar kıldım, ne evlenmesi?
devamını gör...

tarafımın mustarip olduğudur.
mesela millet beni beğeni botu olarak görüyor, giriyorum adamın profiline, beğeni oranım 20'de 1.
ancak herkesin bu şekilde görmesiyle bir yanılsama oluşuyor, zannedersin adamın her şeyini beğenmişim.
devamını gör...

böyle mantık mı olur lan? ona bakarsan içimizde kırmızı bir sıvının dolaşması da çok korkutucu.
devamını gör...

eğer dar bir kaldırımda yürünüyorsa telefona dalıp arkadan gelene yol vermemek.
devamını gör...

hiç bir amaca hizmet etmeyen uçurulması gereken başlıklara bir örnek daha. sözlüğün bu çöp oluşumlardan kendisini arındırmasi gerek forumsal başlıkları uçuran bir ekip kurmanız gerek.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim