amerika birleşik devletleri deyince akla gelenler
hayallerini gerçekleştirmek çok kolay olduğu için hayali gerçek olduktan sonra hayal edecek bir şeyi kalmayan , parası çok olan , ama mutsuz olan, ama bakkaldan sakız alır gibi pompalı alan, yemeyi ve içmeyi çok seven, haftasonları arthur ve john' larla ailecek mangal partisi veren, intiharlar ülkesi. siyah beyaz kavgasının hâla bitmediği, yok yere kavga çıkaracak potansiyele sahip guguk kuşu filminde oynayacak kadar kendini kaybetmiş insanların ayakta kalmaya çalıştığı bir ülke.
devamını gör...
weed
esrar merkezi sinir sistemini uyaran a sınıfı bir uyuşturucudur. beyin sağlığını ve nöronlarını düşünen insanların katiyetle uzak durması tarafımdan şiddetle önerilir.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
cuma günü o otelin önüne gittim. bakakaldım bir süre. sonra aklıma bir şiir geldi. aklımda o şiir, içimde eziklik duygusuyla uzaklaştım oradan.
bu anlamlı günü unutmayıp, yitirdiğimiz değerlerin anılmasına vesile olduğu için hem kafa sözlüğe hem de bengaripsengüzeldünyaumutlu'ya sonsuz teşekkürler.
"batık bir gemi
sönmüş yıldızlar gibidir…
yitik adreslere benzer ölüm
yanık otlar gibi…
sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde
ölürüm"
behçet aysan
bu anlamlı günü unutmayıp, yitirdiğimiz değerlerin anılmasına vesile olduğu için hem kafa sözlüğe hem de bengaripsengüzeldünyaumutlu'ya sonsuz teşekkürler.
"batık bir gemi
sönmüş yıldızlar gibidir…
yitik adreslere benzer ölüm
yanık otlar gibi…
sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde
ölürüm"
behçet aysan
devamını gör...
illere özgü şiveler
erzurum şivesi. erzumlu ailede misafirlikteyiz.kız söylir misin edir misin diye konusuyo başlarda beynim bu seyleri algilamiyordu sonra yor ların yerine ir koyduğunu anladım arada öyle konuşuyorum istedikçe işin garibi hoşuma da gidiyir. ayrıyeten 3 4 yıl kaldigimz diyarbakırda oradakilerin konuştuğu gibi konusmakta hoşuma gidir... bilirsin?
devamını gör...
türkiye'de tartışma kültürü
sen kimsin ya ile başlar, bak o eli indir o eli diye devam eder ve hikayenin sonu genelde karakolda biter. kısaca türkiye de tartışma kültürü yoktur. karşılıklı küfürleşme ve saldırıya geçme vardır. buna da kültür diyemiyoruz ne yazık ki.
devamını gör...
sevdiğimiz insanları üzme nedenimiz
severken öldürmek diye bir şey var. sevdiğinde bazen ölçüyü kaçırabiliyorsun. seni de seven insansa üzsem ne olur nazım geçer diye bile düşünebilirsin. bunu planlamıyorsun elbet. ama insan kendini bile üzüyor be hem de çok. bazen en yakının da bu duygu karmaşasından nasibini alıyor.
daha çok sevilmek için de yapabilirsin bazen en çok sevdiğinin derdini anlamadığına çok bozulursun. belki bir yardım çığlığıdır belki bir beklentidir.
biz özünde kendi içimizdeki duyguyu anlayamıyoruz ki? bunun sancısını çekerken de sevdiklerimize ters tepkiler veriyoruz.
ayna kırıldığında, cam kırıkları sana battığı gibi en yakınınıda batıyor. bu bir gerçek.
daha çok sevilmek için de yapabilirsin bazen en çok sevdiğinin derdini anlamadığına çok bozulursun. belki bir yardım çığlığıdır belki bir beklentidir.
biz özünde kendi içimizdeki duyguyu anlayamıyoruz ki? bunun sancısını çekerken de sevdiklerimize ters tepkiler veriyoruz.
ayna kırıldığında, cam kırıkları sana battığı gibi en yakınınıda batıyor. bu bir gerçek.
devamını gör...
çocukluğu hatırlatan yiyecekler
devamını gör...
kitap kurtlarının huyları
okuduğum kitap hakkında kendime göre bir parça kağıda kitap bittikten sonra notlar alıp kitaplarımın arasına koyarım.
devamını gör...
janüs
roma panteonundan. yeni başlangıçların tanrısıdır. kapılar ve geçitlerle, her yolculuğun ilk adımıyla anılır, bağlantısı kurulur.
yılın ilk ayı olduğu için ingilizce'de ocak ayının adının(january) janüs'ün onuruna verildiğine inanılır, ancak bununla birlikte ocak ayının adını juno'dan aldığını söyleyen akademisyenler de vardır.
janüs sık sık jüpiter ile birlikte anılır ve roma panteonunda yüksek sıralarda bir tanrı olarak görülür. hemen hemen bütün roma tanrılarının yunan karşılığı olsa da, janüs'ün yunan karşılığının olmaması sıradışıdır. daha erken bir etrüsk tanrısından evrilmiş olması muhtemeldir, ancak rahatlık içinde janüs'ün özellikle romalı olduğunu söylemek mümkündür.
bir çok yorumlamada janüs'ün ters yönlere bakan iki yüzü vardır. bir efsanede, satürn ona geçmişi ve geleceği görebilme gücünü bahşeder, çift yüz bunu temsil eder. roma'nın ilk zamanlarında, şehrin kurucusu romulus ve adamları sabine'in kadınlarını kaçırdılar ve tepki olarak sabine'in adamları roma'ya saldırdılar. bir şehir gardiyanının kızı romalı dostlarına ihanet etti ve sabinelilere geçitleri açtı. capitol tepesine tırmanmaya çalıştıklarında janüs sıcak bir pınarı patlattı ve onları geri çekilmeye zorladı.
roma şehrinde ianus geminus olarak bilinen bir tapınak janüs'ün adına dikilmiş ve mylae savaşı'ndan sonra, m.ö. 260'da kutsanmıştı. savaş dönemlerinde kapıları açık bırakılır ve içeride sunumlar yapılırdı, askeri kararların sonuçlarını tahmin etmek amaçlı kehanetlerle birlikte. kanüs'ün tapınağının kapılarının yalnızca barış zamanlarında kapatıldığı söylenirdi, hatta hristiyan din adamlarının sonradan gelen iddialarına göre ıanus geminusun kapıları ilk olarak isa doğduğu anda kapatılmıştır.
değişiklik ve gelecekten günümüze, günümüzden geleceğe geçişin tanrısı olarak, janüs bir dönem zaman tanrısı olarak görülürdü. bazı bölgelerde tarımsal değişiklik dönemlerinde onurlandırılırdı, özellikle ekme sezonunun başında ve hasat vakitlerinde. ek olarak, hayati olaylarda da janüs'ün çağrıldığı düşünülüyor; cenazeler ve düğünler, genç erkeklerin adamlık yaşına ulaşmaları gibi.
diğer bir deyişle, janüs uzay ve zamanın gardiyanıdır. ovid fasti'de böyle yazmıştır: "alametler başlangıçlardadır, ilk sese kulaklarını döndürüyorsun ve kahin ilk kez gördüğü kuşun toprağına karar veriyor. tanrıların kulakları gibi tapınakların kapıları da açık... ve kelimelerin ağırlığı var."
yılın ilk ayı olduğu için ingilizce'de ocak ayının adının(january) janüs'ün onuruna verildiğine inanılır, ancak bununla birlikte ocak ayının adını juno'dan aldığını söyleyen akademisyenler de vardır.
janüs sık sık jüpiter ile birlikte anılır ve roma panteonunda yüksek sıralarda bir tanrı olarak görülür. hemen hemen bütün roma tanrılarının yunan karşılığı olsa da, janüs'ün yunan karşılığının olmaması sıradışıdır. daha erken bir etrüsk tanrısından evrilmiş olması muhtemeldir, ancak rahatlık içinde janüs'ün özellikle romalı olduğunu söylemek mümkündür.
bir çok yorumlamada janüs'ün ters yönlere bakan iki yüzü vardır. bir efsanede, satürn ona geçmişi ve geleceği görebilme gücünü bahşeder, çift yüz bunu temsil eder. roma'nın ilk zamanlarında, şehrin kurucusu romulus ve adamları sabine'in kadınlarını kaçırdılar ve tepki olarak sabine'in adamları roma'ya saldırdılar. bir şehir gardiyanının kızı romalı dostlarına ihanet etti ve sabinelilere geçitleri açtı. capitol tepesine tırmanmaya çalıştıklarında janüs sıcak bir pınarı patlattı ve onları geri çekilmeye zorladı.
roma şehrinde ianus geminus olarak bilinen bir tapınak janüs'ün adına dikilmiş ve mylae savaşı'ndan sonra, m.ö. 260'da kutsanmıştı. savaş dönemlerinde kapıları açık bırakılır ve içeride sunumlar yapılırdı, askeri kararların sonuçlarını tahmin etmek amaçlı kehanetlerle birlikte. kanüs'ün tapınağının kapılarının yalnızca barış zamanlarında kapatıldığı söylenirdi, hatta hristiyan din adamlarının sonradan gelen iddialarına göre ıanus geminusun kapıları ilk olarak isa doğduğu anda kapatılmıştır.
değişiklik ve gelecekten günümüze, günümüzden geleceğe geçişin tanrısı olarak, janüs bir dönem zaman tanrısı olarak görülürdü. bazı bölgelerde tarımsal değişiklik dönemlerinde onurlandırılırdı, özellikle ekme sezonunun başında ve hasat vakitlerinde. ek olarak, hayati olaylarda da janüs'ün çağrıldığı düşünülüyor; cenazeler ve düğünler, genç erkeklerin adamlık yaşına ulaşmaları gibi.
diğer bir deyişle, janüs uzay ve zamanın gardiyanıdır. ovid fasti'de böyle yazmıştır: "alametler başlangıçlardadır, ilk sese kulaklarını döndürüyorsun ve kahin ilk kez gördüğü kuşun toprağına karar veriyor. tanrıların kulakları gibi tapınakların kapıları da açık... ve kelimelerin ağırlığı var."
devamını gör...
ayrılık sonrası dinlenecek şarkılar
tanım: yazarların favori ayrılık şarkıların bulunduğu başlık. ayrılık sonrası müzik ilacına başvuranların toplandığı başlık. müziklere sığınan biri olarak naçizane albümümden bazı parçaları paylaşacağım.
taze ayrılık acısı evresi:
emre aydın - hoşçakal
emre aydın - dayan yalnızlığım
vega - alışamadım yokluğuna
zakkum - elveda
model - değmesin ellerimiz
model - ağlamam zaman aldı
sertab erener - olsun
manga - her aşk ölümü tadacak
pinhani - iyi değilim ben
haluk levent - zifiri
teoman - iki yabancı
badem - sen ağlama
fikret kızılok - bu kalp seni unutur mu
ayrılık üzerinden uzun süre geçtikten sonraki evre:
emre aydın - son defa
model - antisepresan gülümsemesi
tnk - yine yazı bekleriz
gripin - neden bu elveda
vega - tadın kaldı
vega - iz bırakanlar unutulmaz
zakkum - ahtapotlar
şebnem ferah - daha iyi olmaz mıydı
eski sevgilinin yeni sevgilisi olduğu haberini öğrenme evresi:
model - sen ona aşıksın
emre aydın - kim dokunduysa sana ona git
ayrılık üzerinden tam 4 yıl geçtikten sonra evresi:
emre aydın - tam 4 yıl olmuş dün
taze ayrılık acısı evresi:
emre aydın - hoşçakal
emre aydın - dayan yalnızlığım
vega - alışamadım yokluğuna
zakkum - elveda
model - değmesin ellerimiz
model - ağlamam zaman aldı
sertab erener - olsun
manga - her aşk ölümü tadacak
pinhani - iyi değilim ben
haluk levent - zifiri
teoman - iki yabancı
badem - sen ağlama
fikret kızılok - bu kalp seni unutur mu
ayrılık üzerinden uzun süre geçtikten sonraki evre:
emre aydın - son defa
model - antisepresan gülümsemesi
tnk - yine yazı bekleriz
gripin - neden bu elveda
vega - tadın kaldı
vega - iz bırakanlar unutulmaz
zakkum - ahtapotlar
şebnem ferah - daha iyi olmaz mıydı
eski sevgilinin yeni sevgilisi olduğu haberini öğrenme evresi:
model - sen ona aşıksın
emre aydın - kim dokunduysa sana ona git
ayrılık üzerinden tam 4 yıl geçtikten sonra evresi:
emre aydın - tam 4 yıl olmuş dün
devamını gör...
şehirlerarası otobüs molaları namaz vaktine göre ayarlanmalı
molada inip namaza durmayanı muavinler dövecekmiş.
uçaklara da bu düzenlemenin gelmesini ve türkiye kalkış ve varışlı olan tüm uçakların namaz vaktinde uygun bir caminin bahçesine inmesi için tüm camilere pist yapılmasını istiyoruz.
(bkz: allah başka dert vermesin)
uçaklara da bu düzenlemenin gelmesini ve türkiye kalkış ve varışlı olan tüm uçakların namaz vaktinde uygun bir caminin bahçesine inmesi için tüm camilere pist yapılmasını istiyoruz.
(bkz: allah başka dert vermesin)
devamını gör...
yoldaş'ın beş vakit namaz kılan müslüman olması
medine'ye varamadım,
gül kokusu alamadım,
ben resule doyamadım,
yoldaşım, yoldaşım,yoldaşım.
dizelerinin sahibi, beşinci boyut dizisinin senaristidir. tek rakibi nihat hatipoğlu'dur.
gül kokusu alamadım,
ben resule doyamadım,
yoldaşım, yoldaşım,yoldaşım.
dizelerinin sahibi, beşinci boyut dizisinin senaristidir. tek rakibi nihat hatipoğlu'dur.
devamını gör...
küçük şeylerle mutlu olmak
mutlu bir hayat için gerekli olduğuna inandığım eylemdir. her gün yaptığınız kahvaltıda, sevdiğiniz minik bir kedide, içtiğiniz lezzetli bir kahvede, arkadaşlarınızla attığınız kahkahada mutluluğu bulmadıktan sonra hayatın ne anlamı kalıyor ki?
bir ömür mutlu olmak için büyük şeylerin gerçekleşmesini beklemekle geçmemeli bence.
aynı zamanda, yapılan araştırmalar da bu küçük şeylerin değerini anlamadığımızı ve bunlarının değerinin zamanla daha da yükseldiğini gösteriyor.
bu konu hakkında çok güzel bir yazı paylaşmak istiyorum: *
her günün sonunda günlük tutan bir adam varmış. gününü yazdıktan sonra bir yıl önce, beş yıl önce ve on yıl önce yazdıklarını okuyormuş. bunu çok uzun süredir her gece yapıyormuş.
tabii ki bu eylem amaçsız değilmiş, adamın bir şeyin peşinde olduğu ortadaymış. peki neyin peşinde miymiş?
gelecekte bir şeyler hakkında nasıl hissedeceğimizi tahmin etmekte çok da iyi olmadığımızı ortaya koyan çok sayıda araştırma var. olumsuz ve olumlu olayların gelecekteki duygusal etkisini tahmin etmede yanılabiliyoruz. dolayısıyla kendimizi mutluluk fırsatlarından mahrum bırakıyoruz.
bugün deneyimlediğimiz bazı şeylerin bize kaydetmeye değmeyecek kadar sıradan görünmesi muhtemeldir. ancak yeni araştırmalara göre, bu, gelecekte onları 'yeniden keşfettiğimizde' elde edilecek potansiyel mutluluğu hafife aldığımızı gösteriyor.
20 ağustos 2004 günü öğleden sonra saat 3'te bir yemekte ettiğimiz muhabbeti on yıl sonra yeniden keşfetmek beklenmedik bir neşe kaynağı olabilir.
yeniden keşfetmenin sevincini neden hafife alıyoruz? çünkü asla aynı kalmıyoruz. bugün olduğumuz kişinin gelecekte olacağımız kişi olacağını ve aynı şeylere aynı şekilde cevap vereceğimizi düşünme hatasına düşüyoruz. ayrıca bugün dünyevi olduğunu düşündüğümüz bu ayrıntıların sıradan statülerini koruyacağına ve ayrıntılara ilişkin hafızamızın doğru olacağına inanma eğilimindeyiz.
gerçek şu ki, hafızalarımız mükemmel değil - soluyorlar, üzerine bir şeyler yazılıyor, ve zamanla şekil değiştiriyorlar.
yakın zamanda yapılan bir çalışmada araştırmacılar, insanların görünüşte önemsiz deneyimlerini kaydettiklerinde ve gelecekte bunları yeniden keşfettiklerinde nasıl hissedeceklerini araştırdılar.
araştırmada ne yapıldı?
katılımcıların aşağıdaki durumlara verdikleri yanıtlardan oluşan zaman kapsülleri oluşturuldu:
katıldıkları son sosyal etkinlik;
yeni bir muhabbet;
oda arkadaşlarıyla nasıl tanıştıkları;
son zamanlarda dinledikleri üç şarkı;
içten bir şaka;
son zamanlarda çekilmiş bir fotoğraf;
facebook profillerinde paylaştıkları son durum;
son sınıf değerlendirmesinden bir alıntı; ve
son bir final sınavından bir soru.
her soru için, katılımcıların şunları tahmin etmesi gerekiyordu:
1. ne söylediklerini görmek için ne kadar meraklı olacakları;
2. neyi belgelediklerini gördükten sonra ne kadar şaşıracakları; ve
3. gelecekte her yanıtı ne kadar anlamlı ve ilginç bulacakları.
üç ay sonra, ilk yanıtlarını okumalarına (yeniden keşfetmelerine) izin verildi, ancak öncesinde bu yanıtları okumaya ne kadar meraklı olduklarını değerlendirmeyi tabii ki unutmadılar.
peki araştırma sonucunda ne buldular?
sonuçlar, katılımcıların özellikle gelecekte yanıtlarını okumaya ne kadar meraklı olacaklarını ve bu yanıtların onlar için ne kadar ilginç olacağını tahmin etmede hiç de iyi olmadıklarını gösterdi.
sadece üç ay sonra bile, kapsül onlar için beklediklerinden daha anlamlıydı.
böylece ikinci bir çalışma yaptılar
benzer ikinci bir çalışmada, araştırmacılar katılımcılardan bir sohbeti sıradan veya olağanüstü olarak değerlendirmelerini istedi. bir konuşma ne kadar sıradan derecelendirilirse, onu yeniden keşfetmenin ne kadar iyi olacağını o kadar çok kişi hafife aldı.
ve bir üçüncü bir çalışma bunu takip etti
üçüncü bir çalışmada, yakın bir ilişki içinde olan katılımcılardan olağanüstü bir gün (sevgililer günü) ve sıradan bir gün (14 şubat civarında tipik bir gün) deneyimlerini yazmaları istendi.
ilginç bir şekilde, olağan olaylara ilişkin algılar zamanla daha olağanüstü hale gelirken, olağanüstü olaylara ilişkin algılar da aynı derecede olağanüstü kalmıştır.
insanlar sıradan olaylar hakkında yazdıklarını olağanüstü olaylardan daha az hatırladılar.
ve (sonunda!), dördüncü çalışmayı da yapmadan duramadılar
dördüncü bir araştırma, insanların yeniden keşfetmenin sevincini küçümsedikleri için, deneyimlerini belgelemek için fırsatları atladıklarını ortaya çıkardı. gelecekte bu kayıtları hatırlayamadıkları için pişmanlık duyduklarını bildirdiler. görünüşe göre, geçmiş deneyimler için gelecekteki merakımızı küçümsemek bizim insani yöntemimiz. yeniden keşif sürecini ne kadar büyüleyici bulacağımızı da küçümseme eğilimindeyiz.
sonuç olarak, insanlar şu anda olan şeyleri belgeleme fırsatından vazgeçerler. bunun nedeni kısmen, insanların bir olay hakkında gerçekte yapabileceklerinden daha fazlasını hatırlayabileceklerine inanmalarıdır. bu genellikle olağanüstü değil, sıradan deneyimler için geçerlidir.
harvard business school'dan araştırmacı ting zhang, "genelde günümüzün sıradan anlarını gelecekte yeniden keşfedilmeye değer deneyimler olarak düşünmüyoruz. ancak çalışmalarımız çoğu zaman yanıldığımızı gösteriyor. şimdi sıradan olan şeyler aslında gelecekte daha sıra dışı ve beklediğimizden daha olağanüstü hale geliyor. insanlar, o anda pek anlamlı görünmese de, aylar öncesinden bir çalma listesini veya bir komşuyla eski bir şakayı yeniden keşfetmekten büyük keyif alıyor. çalışmalar, geleceğimizi yeniden keşfetme sevincini yaşatmak için mevcudiyeti hafife almamanın ve günlük hayatın sıradan anlarını belgelemenin önemini vurguluyor. "dedi.
kaynak
bir ömür mutlu olmak için büyük şeylerin gerçekleşmesini beklemekle geçmemeli bence.
aynı zamanda, yapılan araştırmalar da bu küçük şeylerin değerini anlamadığımızı ve bunlarının değerinin zamanla daha da yükseldiğini gösteriyor.
bu konu hakkında çok güzel bir yazı paylaşmak istiyorum: *
her günün sonunda günlük tutan bir adam varmış. gününü yazdıktan sonra bir yıl önce, beş yıl önce ve on yıl önce yazdıklarını okuyormuş. bunu çok uzun süredir her gece yapıyormuş.
tabii ki bu eylem amaçsız değilmiş, adamın bir şeyin peşinde olduğu ortadaymış. peki neyin peşinde miymiş?
gelecekte bir şeyler hakkında nasıl hissedeceğimizi tahmin etmekte çok da iyi olmadığımızı ortaya koyan çok sayıda araştırma var. olumsuz ve olumlu olayların gelecekteki duygusal etkisini tahmin etmede yanılabiliyoruz. dolayısıyla kendimizi mutluluk fırsatlarından mahrum bırakıyoruz.
bugün deneyimlediğimiz bazı şeylerin bize kaydetmeye değmeyecek kadar sıradan görünmesi muhtemeldir. ancak yeni araştırmalara göre, bu, gelecekte onları 'yeniden keşfettiğimizde' elde edilecek potansiyel mutluluğu hafife aldığımızı gösteriyor.
20 ağustos 2004 günü öğleden sonra saat 3'te bir yemekte ettiğimiz muhabbeti on yıl sonra yeniden keşfetmek beklenmedik bir neşe kaynağı olabilir.
yeniden keşfetmenin sevincini neden hafife alıyoruz? çünkü asla aynı kalmıyoruz. bugün olduğumuz kişinin gelecekte olacağımız kişi olacağını ve aynı şeylere aynı şekilde cevap vereceğimizi düşünme hatasına düşüyoruz. ayrıca bugün dünyevi olduğunu düşündüğümüz bu ayrıntıların sıradan statülerini koruyacağına ve ayrıntılara ilişkin hafızamızın doğru olacağına inanma eğilimindeyiz.
gerçek şu ki, hafızalarımız mükemmel değil - soluyorlar, üzerine bir şeyler yazılıyor, ve zamanla şekil değiştiriyorlar.
yakın zamanda yapılan bir çalışmada araştırmacılar, insanların görünüşte önemsiz deneyimlerini kaydettiklerinde ve gelecekte bunları yeniden keşfettiklerinde nasıl hissedeceklerini araştırdılar.
araştırmada ne yapıldı?
katılımcıların aşağıdaki durumlara verdikleri yanıtlardan oluşan zaman kapsülleri oluşturuldu:
katıldıkları son sosyal etkinlik;
yeni bir muhabbet;
oda arkadaşlarıyla nasıl tanıştıkları;
son zamanlarda dinledikleri üç şarkı;
içten bir şaka;
son zamanlarda çekilmiş bir fotoğraf;
facebook profillerinde paylaştıkları son durum;
son sınıf değerlendirmesinden bir alıntı; ve
son bir final sınavından bir soru.
her soru için, katılımcıların şunları tahmin etmesi gerekiyordu:
1. ne söylediklerini görmek için ne kadar meraklı olacakları;
2. neyi belgelediklerini gördükten sonra ne kadar şaşıracakları; ve
3. gelecekte her yanıtı ne kadar anlamlı ve ilginç bulacakları.
üç ay sonra, ilk yanıtlarını okumalarına (yeniden keşfetmelerine) izin verildi, ancak öncesinde bu yanıtları okumaya ne kadar meraklı olduklarını değerlendirmeyi tabii ki unutmadılar.
peki araştırma sonucunda ne buldular?
sonuçlar, katılımcıların özellikle gelecekte yanıtlarını okumaya ne kadar meraklı olacaklarını ve bu yanıtların onlar için ne kadar ilginç olacağını tahmin etmede hiç de iyi olmadıklarını gösterdi.
sadece üç ay sonra bile, kapsül onlar için beklediklerinden daha anlamlıydı.
böylece ikinci bir çalışma yaptılar
benzer ikinci bir çalışmada, araştırmacılar katılımcılardan bir sohbeti sıradan veya olağanüstü olarak değerlendirmelerini istedi. bir konuşma ne kadar sıradan derecelendirilirse, onu yeniden keşfetmenin ne kadar iyi olacağını o kadar çok kişi hafife aldı.
ve bir üçüncü bir çalışma bunu takip etti
üçüncü bir çalışmada, yakın bir ilişki içinde olan katılımcılardan olağanüstü bir gün (sevgililer günü) ve sıradan bir gün (14 şubat civarında tipik bir gün) deneyimlerini yazmaları istendi.
ilginç bir şekilde, olağan olaylara ilişkin algılar zamanla daha olağanüstü hale gelirken, olağanüstü olaylara ilişkin algılar da aynı derecede olağanüstü kalmıştır.
insanlar sıradan olaylar hakkında yazdıklarını olağanüstü olaylardan daha az hatırladılar.
ve (sonunda!), dördüncü çalışmayı da yapmadan duramadılar
dördüncü bir araştırma, insanların yeniden keşfetmenin sevincini küçümsedikleri için, deneyimlerini belgelemek için fırsatları atladıklarını ortaya çıkardı. gelecekte bu kayıtları hatırlayamadıkları için pişmanlık duyduklarını bildirdiler. görünüşe göre, geçmiş deneyimler için gelecekteki merakımızı küçümsemek bizim insani yöntemimiz. yeniden keşif sürecini ne kadar büyüleyici bulacağımızı da küçümseme eğilimindeyiz.
sonuç olarak, insanlar şu anda olan şeyleri belgeleme fırsatından vazgeçerler. bunun nedeni kısmen, insanların bir olay hakkında gerçekte yapabileceklerinden daha fazlasını hatırlayabileceklerine inanmalarıdır. bu genellikle olağanüstü değil, sıradan deneyimler için geçerlidir.
harvard business school'dan araştırmacı ting zhang, "genelde günümüzün sıradan anlarını gelecekte yeniden keşfedilmeye değer deneyimler olarak düşünmüyoruz. ancak çalışmalarımız çoğu zaman yanıldığımızı gösteriyor. şimdi sıradan olan şeyler aslında gelecekte daha sıra dışı ve beklediğimizden daha olağanüstü hale geliyor. insanlar, o anda pek anlamlı görünmese de, aylar öncesinden bir çalma listesini veya bir komşuyla eski bir şakayı yeniden keşfetmekten büyük keyif alıyor. çalışmalar, geleceğimizi yeniden keşfetme sevincini yaşatmak için mevcudiyeti hafife almamanın ve günlük hayatın sıradan anlarını belgelemenin önemini vurguluyor. "dedi.
kaynak
devamını gör...
28 aralık 2020 bitcoin’in tüm zamanların rekorunu kırması
önlenemez yükselişte bugün. bakalım nihayetinde nereye varacak diye düşündürüyor hep.
bitcoin son dönemdeki hızlı yükselişine devam ediyor. bitcoin tüm zamanların rekorunu kırarak bu sabah 28 bin dolara kadar yükseldi.
--- alıntı ---
bir dönem 20 bin dolar bandını test eden bitcoin uzun bir süredir kırdığı rekorlar ile değil önlenemez düşüşü ile gündemdeydi.
--- alıntı ---
bitcoin son dönemdeki hızlı yükselişine devam ediyor. bitcoin tüm zamanların rekorunu kırarak bu sabah 28 bin dolara kadar yükseldi.
--- alıntı ---
bir dönem 20 bin dolar bandını test eden bitcoin uzun bir süredir kırdığı rekorlar ile değil önlenemez düşüşü ile gündemdeydi.
--- alıntı ---
devamını gör...
kedi kumu
kristal silika kedi kumunu market raflarında görmem akabinde ekşi yorumlarını da olumlu bulunca aldım. evet gerçekten de diğer kedi kumlarına göre birçok avantajı var. iri taneli olduğundan patiye takılmıyor ve eve dağılmıyor. ayrıca kristal silika; idrarı topak haline getirmiyor, idrarı emiyor ve kokunun yayılmasını engelliyor. bir diğer avantajı ise küçük partiküllü kedi kumlarına göre daha uzun süre dayanıyor.
az önce tesadüfen bir dezavantajına denk geldim; literatürde silikozis diye geçip meslek hastalığı sayılan bir hastalık. işlemlerden geçip parçalanan silika kristallerinin solunması veya yutulması halinde silikozis hastalığı peyda oluyor. hastalığın ayrıntılarına girmeye gerek yok, ciddi ve sinsi bir hastalık. kedi ya da kişi o silika kristallerini nasıl parçalayacak da soluyacak demeyin çünkü ambalajların içinde toz halinde ve ufak sayılabilecek silika kristalleri gördüm.
t: kedilerin itrah mekanı.
az önce tesadüfen bir dezavantajına denk geldim; literatürde silikozis diye geçip meslek hastalığı sayılan bir hastalık. işlemlerden geçip parçalanan silika kristallerinin solunması veya yutulması halinde silikozis hastalığı peyda oluyor. hastalığın ayrıntılarına girmeye gerek yok, ciddi ve sinsi bir hastalık. kedi ya da kişi o silika kristallerini nasıl parçalayacak da soluyacak demeyin çünkü ambalajların içinde toz halinde ve ufak sayılabilecek silika kristalleri gördüm.
t: kedilerin itrah mekanı.
devamını gör...
felsefenin amacı soru sormak mı yoksa çözüm bulmak mı sorunsalı
soru ve çözüm konusunu bilmiyorum ama benim kafamı karıştırıyor.
devamını gör...



