insanın zoruna giden şeyler
haksızlık, adaletsizlik... bu liste uzar gider.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
arabayla sahile doğru giderken denizi gördüğüm andaki, denizin kokusunu duyduğum o ilk andaki hissiyata ihtiyacım var.
devamını gör...
platon ve herakleitos'un mitolojiye bakış açıları
ilkin söz vardı, der kitap. bunu platon duysa, söz mü, hangi söz, diye sorar.
platon gibi bir filozof da mythos'u gerçeklerle ilişkisiz, uydurma, boş ve gülünç bir masal diye tanımlar. platon, bu tür mitsel bir dinin rasyonel bir temelden yoksun olduğunu, çünkü bu dinin taraftarları tarafından inandıkları şey için hiçbir kanıt veya neden sunulmadığını iddia eder. platon’un dini her şeyden önce rasyonel kanaatlere, entelektüel inançlara, gerçeklere dayanır.
herakleitos düzyazıyla dile getirir düşüncesini. platon'un tutumu daha da ibret vericidir. homeros'u tanrılar üstüne yalanlar uydurdu, topluma zararlı efsaneler düzdü-diye suçlamakla başımızı şişiren bu filozof "devlet", ya da "gorgias" gibi en önemli dialoglarının sonunda gerçeğin gerçeğini, tanrılar katındaki hakikati gözümüzün önüne sermek, fiziküstü kanıtlarla tanımlamak istedi mi, bir mythos uydurur. ne yapsın ki mythos'tan ayrı düşünemez, düşüncesi mythos kalıbına kendiliğinden girer. mythos yunan düşüncesiyle özdeştir denebilir hem yalnız yunan mı, insan düşüncesi ve onun ürettiği dille özdeş olsa gerek ki, homeros'tanbugüne dünya sanatçıları mythos'u kendilerine tükenmez bir esin kaynağı olarak almışlardır. mythos, çok tanrılı bir dinintanrıları üstüne anlatılan efsane, mythologia da bu efsanelerin bir araya geldiği kitap olduğuna göre, mythologia ilkçağın din kitabı olmak gerek, oysa değildir ve hiçbir zaman olmamıştır. çünkü bu efsaneler inanç - tek tanrılı dinlerde söz konusu edilen inanç - düzeyine yükselmemiştir. sözlü ya da yazılı yazın ve sanat kollarının hepsinde durmadan konu edinilip işlenen ve işlendikçe değişen mythos'lar ne kadar ozan, yazar, sanatçı varsa, o kadar biçim almış, bu nedenle hiçbir zaman belli bir dinin tek kitabı halinde toplanamamıştır. böyle bir çeşitlilik, böylesine öğreti ve yöntem yokluğu, bu tür başıboşluk, özgürlük ve özerklik başka hiçbir din ve efsanelerinde görülmemiştir. ilkçağ mythos'u layiktir, din adamının değil, sanatçının uğraşıdır, onun anlamı, yön ve biçimi din alanında verilmez, sanat alanında verilir. asıl yaratıcısı da sözdür ve söz ustasıdır. asıl gerçek insan sözünün içinde, özünde, şiirindedir. bunu anladığı içindir ki, ilkçağ insanı sözle birbirinden renkli, büyüleyici ve inandırıcı yapıtlar yaratabilmiş ve sözün bir kitap içinde donmasını önleyerek, çağdan çağa, insan kanı gibi sıcak sıcak akmasını, böylece canlılığını sonsuzluğa dek aktarmasını sağlamıştır.
platon gibi bir filozof da mythos'u gerçeklerle ilişkisiz, uydurma, boş ve gülünç bir masal diye tanımlar. platon, bu tür mitsel bir dinin rasyonel bir temelden yoksun olduğunu, çünkü bu dinin taraftarları tarafından inandıkları şey için hiçbir kanıt veya neden sunulmadığını iddia eder. platon’un dini her şeyden önce rasyonel kanaatlere, entelektüel inançlara, gerçeklere dayanır.
herakleitos düzyazıyla dile getirir düşüncesini. platon'un tutumu daha da ibret vericidir. homeros'u tanrılar üstüne yalanlar uydurdu, topluma zararlı efsaneler düzdü-diye suçlamakla başımızı şişiren bu filozof "devlet", ya da "gorgias" gibi en önemli dialoglarının sonunda gerçeğin gerçeğini, tanrılar katındaki hakikati gözümüzün önüne sermek, fiziküstü kanıtlarla tanımlamak istedi mi, bir mythos uydurur. ne yapsın ki mythos'tan ayrı düşünemez, düşüncesi mythos kalıbına kendiliğinden girer. mythos yunan düşüncesiyle özdeştir denebilir hem yalnız yunan mı, insan düşüncesi ve onun ürettiği dille özdeş olsa gerek ki, homeros'tanbugüne dünya sanatçıları mythos'u kendilerine tükenmez bir esin kaynağı olarak almışlardır. mythos, çok tanrılı bir dinintanrıları üstüne anlatılan efsane, mythologia da bu efsanelerin bir araya geldiği kitap olduğuna göre, mythologia ilkçağın din kitabı olmak gerek, oysa değildir ve hiçbir zaman olmamıştır. çünkü bu efsaneler inanç - tek tanrılı dinlerde söz konusu edilen inanç - düzeyine yükselmemiştir. sözlü ya da yazılı yazın ve sanat kollarının hepsinde durmadan konu edinilip işlenen ve işlendikçe değişen mythos'lar ne kadar ozan, yazar, sanatçı varsa, o kadar biçim almış, bu nedenle hiçbir zaman belli bir dinin tek kitabı halinde toplanamamıştır. böyle bir çeşitlilik, böylesine öğreti ve yöntem yokluğu, bu tür başıboşluk, özgürlük ve özerklik başka hiçbir din ve efsanelerinde görülmemiştir. ilkçağ mythos'u layiktir, din adamının değil, sanatçının uğraşıdır, onun anlamı, yön ve biçimi din alanında verilmez, sanat alanında verilir. asıl yaratıcısı da sözdür ve söz ustasıdır. asıl gerçek insan sözünün içinde, özünde, şiirindedir. bunu anladığı içindir ki, ilkçağ insanı sözle birbirinden renkli, büyüleyici ve inandırıcı yapıtlar yaratabilmiş ve sözün bir kitap içinde donmasını önleyerek, çağdan çağa, insan kanı gibi sıcak sıcak akmasını, böylece canlılığını sonsuzluğa dek aktarmasını sağlamıştır.
devamını gör...
ümraniye
okuduğum liseye gelen birçok öğrencinin ikamet ettiği istanbul ilçesidir.
merkezi bir konumdadır ama çok gelişmemiştir.
merkezi bir konumdadır ama çok gelişmemiştir.
devamını gör...
iki çeşit insan vardır
1-insan gibi insan 2- hayvan gibi insan
not: hayvanlar daha insandir.
not: hayvanlar daha insandir.
devamını gör...
tamer karadağlı onurumuzdur
durduk yere onurunu riske attın.
insan neden kendine bunu yapar ki?
şu adama “onurumuzdur” diyen kişi otomatik olarak “onursuzluğu” seçmiştir.
alınmaca darılmaca yok.
madem ki bu adam bir takım şeyler iddia ediyor peki;
neden o zaman “ben bu kadına ödül vermem arkadaş, ödülü başkası versin” demedi?
demez çünkü öyle bir şey yoktu ortada.
herif baktı işin içine etti,
baktı ki haksız durumda.
en kolay yolu seçti ve hamaset yapmaya başladı.
işin içine hdp’yi kattı ki çomarlar çıkıp “ onurumuz” desinler diye.
gayet de başarılı oldu!
insan neden kendine bunu yapar ki?
şu adama “onurumuzdur” diyen kişi otomatik olarak “onursuzluğu” seçmiştir.
alınmaca darılmaca yok.
madem ki bu adam bir takım şeyler iddia ediyor peki;
neden o zaman “ben bu kadına ödül vermem arkadaş, ödülü başkası versin” demedi?
demez çünkü öyle bir şey yoktu ortada.
herif baktı işin içine etti,
baktı ki haksız durumda.
en kolay yolu seçti ve hamaset yapmaya başladı.
işin içine hdp’yi kattı ki çomarlar çıkıp “ onurumuz” desinler diye.
gayet de başarılı oldu!
devamını gör...
yazarları bugün mutlu eden olaylar
yalın'ın bu yaz için yaptığı cornetto şarkısını dinlemem sonunda dedim yani canım yalın linkini bırakıyorum siz de mutlu olun (link: https://)
devamını gör...
12 yaşından evlendiği güne kadar her gün fotoğraf çekilen adam
oldukça uğraş gerektiren bir şey yapmış olan kişidir.
tebrik etmek lazım.
tebrik etmek lazım.
devamını gör...
29 ocak 2021 gaziantep galatasaray maçı
onyekuru geri döndü! gol onyekuru! kuşlar korkmaya başlasaniz çok iyi edersiniz*
edit: 2yide attı çitlembik..
edit: 2yide attı çitlembik..
devamını gör...
bir kadını kırmadan ona şişman olduğunu söylemek
neden söylüyorsun yahu?
umarım söylersinde o senin bir yerlerini kırar diyeceğim başlıktır. *
umarım söylersinde o senin bir yerlerini kırar diyeceğim başlıktır. *
devamını gör...
kanlı düğün
federico garcia lorca'nın aralarında kan davası olan iki ailenin hikayesini anlattığı oyun'udur.
devamını gör...
badem bıyık
bir bıyık çeşididir. siyasi bir görüşü vardır sanırım. ayrıca bizim ülkede bıyıklara göre siyasi görüşünü bilmek muazzam olay ya. çok komik .
devamını gör...
öz güven eksikliği
birkaç yıl önce bende bolca bulunan bir şeydi. ne illet bir şey anlatamam insanın ömrünü yiyor. bir şey söyleyeceksin ya yapamıyorsun hep bir acaba eleştirilir miyim biri bir şey der mi korkusu. işte yine insanlar yüzünden kendi yüzünü, vücudunu beğenmemek gibi şeyler mevcuttu bende. ama sonra hayatıma spor girdi. öncelikle kendimi savunmayı öğrendim ve zayıfladım. özellikle insanın kendini koruyabiliyor olması çok özgüven yükseltiyor eğer siz bu sorunu şuan yaşıyorsanız bence spora gidin ama en önemlisi kendinizi olduğunuz gibi kabul edin. bunu fark edince bende büyük değişim oldu. dedim ki ben böyle güzelim ve ben kendimi böyle görmek istiyorum ve mesela ben böyle düşünmek istiyorum diğer insanlar nasıl görünürse nasıl düşünürse ve hatta beni eleştirirlerse de banane ya banane. ben kendime bakarım. öyle işte önce kendimle barıştım sonra baktım dünya benimle barıştı. şuanda da eskiden yaşadığım ve atlattığım bir sorun olarak tarihe karıştı.
devamını gör...
kadavra
tıp fakültesine başlayan her doktor adayının en büyük merakıdır kadavra. maket, resim, anatomi atlası üzerinden çalışmak gibi değildir çünkü. aslında adım attığın mesleğin hissini hissetmeye başladığının noktalardan birisidir. bu yüzden de oldukça merak olur öğrencide. kokusunu zaten herkes bilmektedir zira formaldehit içinde saklandıkları için oldukça keskin bir kokuya sahiptir.
tıp eğitiminde oldukça önemli bir yere sahiptir kadavra. her ne kadar anatomi atlası üzerinden çalışsanız da vücut üzerinde incelemeden, yerini konumunu ,uzanımını görmeden anlayabilmek oldukça zor.
ve maalesef ki çoğu fakültede de ciddi bir kadavra eksiği var. her 10 öğrenciye bir kadavra düşmesi gerekirken bazı fakültelerde 400 öğrenciye bir kadavra düşmekte. kadavra bağışının oldukça düşük olması da bu konuda büyük bir etken. umarım önümüzdeki yıllarda bu konuda bir kamuoyu bilinci oluşturulması oldukça önemli.
tıp eğitiminde oldukça önemli bir yere sahiptir kadavra. her ne kadar anatomi atlası üzerinden çalışsanız da vücut üzerinde incelemeden, yerini konumunu ,uzanımını görmeden anlayabilmek oldukça zor.
ve maalesef ki çoğu fakültede de ciddi bir kadavra eksiği var. her 10 öğrenciye bir kadavra düşmesi gerekirken bazı fakültelerde 400 öğrenciye bir kadavra düşmekte. kadavra bağışının oldukça düşük olması da bu konuda büyük bir etken. umarım önümüzdeki yıllarda bu konuda bir kamuoyu bilinci oluşturulması oldukça önemli.
devamını gör...
normal sözlük sevgili aranıyor ilanları
pdrci istiyorum ben. en sevdiğim meslektaşlarım. allahım lüpten.
ciddiyim ama prdci konusunda.
ciddiyim ama prdci konusunda.
devamını gör...
boston çay partisi
şu kılık değiştirme mevzusu aslında sıkıntılı bir durum. orada sadece tanınmayalım amacı güdülmüyor. bu mevzuyu başlatan ''sons of liberty'' mensupları ayaklanmalar esnasında ''mohawk'' kızılderilileri gibi giyinip ortada arzı endam ederlerken çaktırmadan mesaj da veriyorlar. ya da tarihçiler bunu bir yerlerinden uyduruyor. ama uyduracaklarını da sanmıyorum, o kadar kaynakta yazılmış, çizilmiş, edilmiş... vardır herhalde bir geçerliliği *
neymiş efendim bu arkadaşlar kendilerini birleşik krallık üyesi olarak görmüyorlarmış da amerikalı olarak görüyorlarmış. bu yüzden de bu hareket tarzı ile mesaj vermişler; biz yerliyiz ve milliyiz demişler... kökümüz içeride, ahanda size ispatı diyerek mohawk kıyafetleri ile selam çakmışlar.
bak bak dillere bak hele! arkadaş madem kuzey amerika yerlilerine kendinizi bu kadar yakın hissediyordunuz, ne diye onca sürgün, katliam, rezervasyon alanları, rezervasyon okulları marifeti ile adamların burnuna/canına ot tıkadınız? amerika denen illetin kuruluşunda dahi algı yönetimi var. algıyı yönete yönete dünyayı yönetir oldular.
yahu o değil de çayı vatan haini ilan etmek nedir? bak kahve mesela vatansever bir içecek. çay öyle değil. bildiğin terörist.
bu olay özelinde şunu asla unutmamak gerekiyor; vatanseverlikle, vatan hainliği arasındaki ince çizgi, çay ile kahve arasındaki ince çizgi kadardır. yeri gelir siz bile hangisi olduğunuzu karıştırırsınız. o yüzden ikisine de şeker atın tadınız kaçmasın.
neymiş efendim bu arkadaşlar kendilerini birleşik krallık üyesi olarak görmüyorlarmış da amerikalı olarak görüyorlarmış. bu yüzden de bu hareket tarzı ile mesaj vermişler; biz yerliyiz ve milliyiz demişler... kökümüz içeride, ahanda size ispatı diyerek mohawk kıyafetleri ile selam çakmışlar.
bak bak dillere bak hele! arkadaş madem kuzey amerika yerlilerine kendinizi bu kadar yakın hissediyordunuz, ne diye onca sürgün, katliam, rezervasyon alanları, rezervasyon okulları marifeti ile adamların burnuna/canına ot tıkadınız? amerika denen illetin kuruluşunda dahi algı yönetimi var. algıyı yönete yönete dünyayı yönetir oldular.
yahu o değil de çayı vatan haini ilan etmek nedir? bak kahve mesela vatansever bir içecek. çay öyle değil. bildiğin terörist.
bu olay özelinde şunu asla unutmamak gerekiyor; vatanseverlikle, vatan hainliği arasındaki ince çizgi, çay ile kahve arasındaki ince çizgi kadardır. yeri gelir siz bile hangisi olduğunuzu karıştırırsınız. o yüzden ikisine de şeker atın tadınız kaçmasın.
devamını gör...



