ot gibi yaşadığı halde günlük tutan birey
nilgün marmara’nın ölümünden sonra eşi
“şiir yazdığını bile bilmezdim, bir kenara pıtır pıtır bir şeyler yazardı.” demiş. işte bu kadar basit her şey. anlaşılmamak.
“şiir yazdığını bile bilmezdim, bir kenara pıtır pıtır bir şeyler yazardı.” demiş. işte bu kadar basit her şey. anlaşılmamak.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
şu sıralar neşeli şeyler dinleyemiyorum, nerde gerilim orda ben.
savaşa gidiyorum sanki.
karanlığın kalbiymiş bu şey:
savaşa gidiyorum sanki.
karanlığın kalbiymiş bu şey:
devamını gör...
ahmet çakar
hakkında bildiğim tek şey bu twitter hesabıdır. her gün ama istisnasız her gün bunu paylaşıyor.
devamını gör...
normal sözlük dergisi
ismi verilmeyen bir moderatörün* isteği ve çabaları ile yakında çıkacak dergi.
devamını gör...
bir erkeğin en tatlı olduğu an
ya bazen böyle boncuk boncuk bakıyorlar.
gözleri mis gibi.
sadece sana bir çıkarı olmadan,
sevgiyle.
aman be gece gece.*
gözleri mis gibi.
sadece sana bir çıkarı olmadan,
sevgiyle.
aman be gece gece.*
devamını gör...
kuran-ı kerime saygısı olmayan insan
inanmayan kişi edebi azapla tehdit ediliyor, buna karşın ondan saygı duyması isteniyor. biraz fazla ironik değil mi sizce de?
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
mesela yani
devamını gör...
gençliğe hitabenin sansürlenmesi
çare istiklal mahkemesi.
haberde de bahsedildiği üzere, tahminimce eline verilen kâğıtta üzeri karalanmış bu bölümün.
ancaaaaaaaak...
burada da "gencin" en büyük hatası şudur:
bizler; istiklal marşı'nın tamamını ve hitabeyi ezbere bilirdik o yaşlarda.*
bir "genç" olarak kendi bayramı'nda böyle bir etkinliğe katılacsksa bunu ezberinden okuyabilmesi, böyle bir sansür gördüğünde de önündeki kağıdı fırlatıp ezberinden devam edebilecek onur ve haysiyet sahip olması gerekliydi.
sonra günümüz gençlerinden neden ümidimiz yok diye soruluyor..
bu şekilde kendisine dikte edilebilen bu alçaklığa ses çıkartamayan birisi, yarın düşman girse ülkeye kollarını açarak karşılayacaktır.
haberde de bahsedildiği üzere, tahminimce eline verilen kâğıtta üzeri karalanmış bu bölümün.
ancaaaaaaaak...
burada da "gencin" en büyük hatası şudur:
bizler; istiklal marşı'nın tamamını ve hitabeyi ezbere bilirdik o yaşlarda.*
bir "genç" olarak kendi bayramı'nda böyle bir etkinliğe katılacsksa bunu ezberinden okuyabilmesi, böyle bir sansür gördüğünde de önündeki kağıdı fırlatıp ezberinden devam edebilecek onur ve haysiyet sahip olması gerekliydi.
sonra günümüz gençlerinden neden ümidimiz yok diye soruluyor..
bu şekilde kendisine dikte edilebilen bu alçaklığa ses çıkartamayan birisi, yarın düşman girse ülkeye kollarını açarak karşılayacaktır.
devamını gör...
yeni yazarlar görünce heyecanlanmak
sözlükte yeni yüzler gördükçe içimde oluşan heyecandır. sözlüğü sahiplendiğim için yeni yüzler görünce mutlu oluyorum tebessüm ediyorum içimden hoşgeldiniz len geçin oturun diyorum.
edit: kaç ay önce açmışım bu başlığı. büyük boş yapmışım. heyecanımı kaybettim artık heyecanlanmıyorum.
edit: kaç ay önce açmışım bu başlığı. büyük boş yapmışım. heyecanımı kaybettim artık heyecanlanmıyorum.
devamını gör...
eklampsi
halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinir.kan basıncının yüksekliği idrarda protein gözükmesi ile bilinir.anne tansiyon yüksekliği ile nöbet geçirebilir.bebeğin acilen alınmasını gerektirebilir.
devamını gör...
gogol’un dar paltosu
20 gündür sözlükteyim ve benim böyle bir yazardan haberim yok.
niye kimse söylemiyor:
"şöyle şöyle mükemmel bir yazar var mutlaka takip etmelisin." diye. yani kendisini bulmam bana göre çok geç olsa da güç olmasın diyorum ve dolu dolu tanımları için kendisine teşekkür etmek istiyorum.
bir iki tanımını okuyunca havada kaparcasına takibe aldım.
yazma motivasyonunu hiç kaybetmez dilerim.
niye kimse söylemiyor:
"şöyle şöyle mükemmel bir yazar var mutlaka takip etmelisin." diye. yani kendisini bulmam bana göre çok geç olsa da güç olmasın diyorum ve dolu dolu tanımları için kendisine teşekkür etmek istiyorum.
bir iki tanımını okuyunca havada kaparcasına takibe aldım.
yazma motivasyonunu hiç kaybetmez dilerim.
devamını gör...
x denince akla gelenler
tuhaf başlık silsilesi hakkında yapılan haklı serzenişe konu olan cümle.
savunma olarak "formata uygun olduğu sürece her başlık açılabilir." diyorsunuz ve biz de bunu kabul ediyoruz ama sorun "formata uygun olsa da, akla gelen her başlık açılmalı mıdır?" sorusunun cevabında yatıyor. bu tür başlıkların sonu yok. ayakkabı çekeceği denince akla gelenler'den tutun, kara delik denince akla gelenler'e kadar tüm akla gelenler birer başlık olabilir. bu hale getirilen bir sözlükte yazmayı, bu başlıkları açanlar dahil, kimse istemeyecektir.
yapmayın lütfen.
savunma olarak "formata uygun olduğu sürece her başlık açılabilir." diyorsunuz ve biz de bunu kabul ediyoruz ama sorun "formata uygun olsa da, akla gelen her başlık açılmalı mıdır?" sorusunun cevabında yatıyor. bu tür başlıkların sonu yok. ayakkabı çekeceği denince akla gelenler'den tutun, kara delik denince akla gelenler'e kadar tüm akla gelenler birer başlık olabilir. bu hale getirilen bir sözlükte yazmayı, bu başlıkları açanlar dahil, kimse istemeyecektir.
yapmayın lütfen.
devamını gör...
normal sözlük - yedikule hayvan barınağı yardım kampanyası
etkinlik çok iyi, düşünen herkesi tebrik ediyorum.
bu soğukta hayvan dostlarımızı unutmamamız lazım.
bu soğukta hayvan dostlarımızı unutmamamız lazım.
devamını gör...
efsane kopya anıları
6. sınıftaydım. ortaokulun ilk yılı. ilk defa sınıf öğretmenini terk etmiş, ders ders değişen branş öğretmenlerine terfi etmiştik.
ilk sınav. tabii tanımıyoruz öğretmenleri bu konularda.
sosyal bilgiler öğretmenimiz "macır hayrullah" aynı zamanda trafik dersimize de giriyordu. trafik sınavında çantadaki defterden baka baka 80'i doğrultmuştuk.
nereden bilebilirim ki adamın asıl branşında külyutmaz kesileceğini.
geldi çattı sosyal bilgiler sınavı. tabi ben döşedim kopyaları. kağıda, silgiye, kaleme, kalemliğe, sıraya.. kafaya koydum bu adam mal, her türlü kopya çeker 100'ü yapıştırırım.
daha sınavın ilk dakikalarında ben malı; çıkarmışım koca a4 kağıdını, katlarını açıyorum haşır huşur sesler çıkıyor dizimin üstüne koyuyorum. neymiş efenim dizime baka baka dolduracakmışım sınav kağıdını! bok doldurursun, daha ilk cümleyi geçirirken bir el uzandı gözümle dizimin arasına. kafayı kaldırmamla hayrullah'ın kulağıma asılıp marsa doğru çekiştirmesi bir oldu. kulağımın kafamdan ayrılmasına engel olmak için çekiştirilen yere doğru koşar adım gitmek zorunda kalmıştım, kendimi tahtanın önünde buldum.
- eyyllahım baa çücuk, sen naa kopya çekarsın baa. (sol yanağa şamar)
- eyyllahım baa bu naasıl şey baa (sağ yanağa şamar-kulakla karışık)
- sen utanmaz mısın baa (sol yanağa ters şamar)
- sen, sen sen nassıı bi çücuksun baa büüle (kulağımdan çekerek kafamı iki kere tahtaya vurdu ibine)
- git yerina baa, git göözümün önünden.
(koşar adım yerime doğru gidiyorum ama dünya dönüyor, yediğim sopanın beynimdeki etkisi hala devam ediyor)
neyse efenim yerime geçtikten sonra, diğer kopya bölgelerime başvurup kağıdı yine dolduruyorum.
böyle bir anı işte.
ilk sınav. tabii tanımıyoruz öğretmenleri bu konularda.
sosyal bilgiler öğretmenimiz "macır hayrullah" aynı zamanda trafik dersimize de giriyordu. trafik sınavında çantadaki defterden baka baka 80'i doğrultmuştuk.
nereden bilebilirim ki adamın asıl branşında külyutmaz kesileceğini.
geldi çattı sosyal bilgiler sınavı. tabi ben döşedim kopyaları. kağıda, silgiye, kaleme, kalemliğe, sıraya.. kafaya koydum bu adam mal, her türlü kopya çeker 100'ü yapıştırırım.
daha sınavın ilk dakikalarında ben malı; çıkarmışım koca a4 kağıdını, katlarını açıyorum haşır huşur sesler çıkıyor dizimin üstüne koyuyorum. neymiş efenim dizime baka baka dolduracakmışım sınav kağıdını! bok doldurursun, daha ilk cümleyi geçirirken bir el uzandı gözümle dizimin arasına. kafayı kaldırmamla hayrullah'ın kulağıma asılıp marsa doğru çekiştirmesi bir oldu. kulağımın kafamdan ayrılmasına engel olmak için çekiştirilen yere doğru koşar adım gitmek zorunda kalmıştım, kendimi tahtanın önünde buldum.
- eyyllahım baa çücuk, sen naa kopya çekarsın baa. (sol yanağa şamar)
- eyyllahım baa bu naasıl şey baa (sağ yanağa şamar-kulakla karışık)
- sen utanmaz mısın baa (sol yanağa ters şamar)
- sen, sen sen nassıı bi çücuksun baa büüle (kulağımdan çekerek kafamı iki kere tahtaya vurdu ibine)
- git yerina baa, git göözümün önünden.
(koşar adım yerime doğru gidiyorum ama dünya dönüyor, yediğim sopanın beynimdeki etkisi hala devam ediyor)
neyse efenim yerime geçtikten sonra, diğer kopya bölgelerime başvurup kağıdı yine dolduruyorum.
böyle bir anı işte.
devamını gör...
paranoid kişilik bozukluğu
patolojik bir kavramdır. niyetlerin yanlış okunduğu, şüphe ve güvensizlik ile çepeçevre sarılmış bir ruh halini ifade eder. çevresindeki insanların hep kendisini kıskandığı, arkasından işler çevirdikleri, hatta insanların onun hakkında kötü düşünceler içinde oldukları konusunda kendilerinden emindir. halbuki böyle bir durum yoktur, sadece bir sanrıdır. ama kişi düşük öz saygısı sebebiyle bu çarpıtılmış düşünceleri gerçeklik olarak algılar. bu sebeple çevresindeki insanlar ile devamlı çatışma halindedirler.
devamını gör...
homofobik olmak
biraz da "homofobik" kelimesini nasıl tanımladığınıza bağlı. eşcinsellerin kendi yönelimlerine saygı duymakla beraber, ben ne yazık ki çok da sevmiyorum bu eşcinsellik olayını. n'apayım, hoşuma gitmiyor yani zorla mı sevdireceksiniz? illa gay çift gören straight kızlar gibi "ayy çok tatlı" diye çığlık mı atayım. siz ne tür bir faşistsiniz lan. her homofobik de eşcinselleri katledelim ya da dövelim gibi şeyler demiyor ve düşünmüyor da, şunu anlayın artık.
devamını gör...
uzun boylu kişilerin duş alırken yaşadığı sorunlar
çeşmelere gelesice, 169 ile gayet rahat yıkanıyorum. çeşmeye yan gözle bakmak da ne bileyim?*
devamını gör...
27 aralık 2020 normal sözlük güncellemesi
çok güzel olmuş diyeceğim değişimdir. abi adamlar işi biliyor ya.
(bkz: ışıl ışıl her yer her yer sanki pavyon)
(bkz: ışıl ışıl her yer her yer sanki pavyon)
devamını gör...
bu memleket ruh hastalarıyla doludur
sağlıklı bir ruh var mıdır gerçekten? hepimiz hastayız, uygun zaman ve koşulları bekliyor ruhumuz, sahnedeki yerini almak için.
devamını gör...
gamsız insanın mutluluğu
gamsız insanlara eğlence gelirmiş yaşamak; yüreğin hisli mi, işkencedesin, talihe bak!
mehmet akif ersoy.
mehmet akif ersoy.
devamını gör...