mutlu olabilmenin sevgiliye bağlı olmadığını bilen insandır.
devamını gör...


çizgili pijamalı çocuk, tanımlanması zor bir hikâye. genelde arka kapakta kitapla ilgili bazı ipuçları veririz. ama okumanın zevkini bozacağını düşündüğümüzden bu kitapta bunu yapmadık. bizce, neler olduğunu bilmeden okumaya başlamanız çok önemli. bu kitabı okumaya başladığınızda, bruno adında dokuz yaşındaki bir çocukla bir yolculuğa çıkacaksınız (ama bu kitap dokuz yaşındakiler için değil). ve er geç bruno ile birlikte bir tel örgüye varacaksınız. böyle tel örgüler dünyanın dört bir yanında var. umarız asla rastlamak zorunda kalmazsınız.


yayınevinin arka kapakta kitap ile ilgili herhangi bir bilgi vermekten kaçınmasına saygı göstererek yazının bundan sonrasının spoiler içerdiğini belirteyim. benden günah gitti.



kitap nazi almanya'sında babası yüksek rütbeli bir asker olan dokuz yaşındaki bir çocuğun hem kendi hayatındaki hem de ülkede gerçekleşen radikal değişikliklere bakışını aktarıyor. brunocuğumuz babasının görevi nedeni ile auschwitz toplama kampı manzaralı bir eve taşınmak zorunda kalır. bruno bir gün şans eseri tellerin arkasında yaşayan yaşıtı bir yahudi çocukla tanışır ve zamanla arkadaş olur. bu arkadaşlığı tüm yetişkinlerden gizli bir şekilde sürdüren iki çocuk gizli gizli buluşur, oyunlar oynar, sohbet eder ve bruno’nun getirdiği yemekleri paylaşırlar. ancak toplama kampının ne olduğu, neden arkadaşının sürekli çizgili pijama giydiğini, insanların neden orada tutulduğu gibi mevzuları bilmeyen ve doğal olarak çok da anlamayan bruno'nun keşif merakı ve arkadaşına duyduğu sevgi olayların hüzünlü bir şekilde sonlanmasına neden olacaktır.



dokuz yaşında bir çocuğun safça sorduğu sorularla yaşananların aslında ne kadar saçma olduğunu çok basit bir gerçeklikle ortaya koyan yazar hiç ajitasyona girmeden, dönemin olaylarına farklı bir perspektiften yaklaşmış.

johne boyne tarafından yazılan kitap daha sonra aynı isimle filme de uyarlandı ancak kitabını okumaya niyetliyseniz mümkünse spoiler yemeden okuyunuz. bir de oldukça hüzünlü bir hikaye olduğunu baştan söyleyeyim de ondan sonra yok plajda dalgaların sesini dinleyip güneşin tadını çıkartırken, efendime söyliyim havuz kenarında martinimi yudumlarken okuyayım diye aldım; zaten bir haftacık tatilim var onda da ağlamaktan içim çıktı gibi serzenişleri, bedduaları ve kulak çınlatmalarını kabul etmediğim konusunda peşin peşin anlaşalım.
devamını gör...

aynı başlıkta yazdığı gibi. film içeriğiyle, dizi içeriğiyle alakasız, saçma sapan bir tanımı akışa fırlatmaktır.

amacını anlamış değilim henüz. kategorisi de var üstelik, film yazıyor, dizi yazıyor değil mi arkadaşlar? neden güzelim kült filmin başlığına gelip oldukça alakasız, filmin kıyısından geçmeyen bir tanım bırakılır ki? zaten tonla başlık var forumsal yazılabilecek. etmen guzum. film için girdiğimiz başlıkta alakasız tanımları görmeyi hangimiz isteriz?
devamını gör...

bir keresinde toplu bir arkadaş buluşmasında yanıma okuldan en yakın arkadaşım, karşıma da pek haz etmediğimiz biri oturmuştu. biz de selfie çekermiş gibi yapıp onun fotoğrafını çekmeyi planladık. ne işimize yarayacaksa artık... ama komik-gülünç bir hâli vardı o sıra, ondan olabilir.
neyse tam fotoğraf çekecektik kameranın arka flaşı patlamasın mı.. herkes direkt bize baktı. o da hemen anladı tabii. beni mi çekmeye çalışıyordunuz diye söylenmeye başladı. o anki şokla bir şey de diyemedik özür dileyip kalktık masadan. çok utanmıştım ama hâlâ aklıma geldikçe gülerim.
(bkz: bu da böyle bir anımdır)
devamını gör...

müddeti olan adına da ömür dediğimiz bu dünya hayatında sermayesi zayi olmuş biriyim.güneşim dağın ardına yaklaşmış sanki.

gördüğüm herşey ve herkesin gölgesi kendinden büyümüş.

bulutlarım mavi göğümü terk etmekte.

göğümde biri semamı karaya çevirmekte.

bakın şu sırtında çuvalla kaçan, yıldızlarımı kaçırmakta
devamını gör...

ya başlığı açan yazar sanki durumun tam tersi olmadığını bilmiyor.* kuyuya taş atmış işte, uzun uzun yazmaya gerek yok. parmaklarınıza yazık.
devamını gör...

suriyeli nüfusu artışa geçince şarkının sözleri daha bir anlamlı gelmeye başladı.
devamını gör...

yorgunnnnlukkk.
off oldum, erkenden yatasım var.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kucukken kendisini degilde kabugunu sevdigim icin babama o kısmını cikarttirirdim ve oyle bayila bayila yerdim sadece kabugunu. ama simdi komple yiyorum ve seviyorum. hele bide tuzlayincada mukemmel oluyo.
devamını gör...

bugün iliklerime kadar hissettiğim duygudur. saat çok geç değil, yürüdüğüm yolun kalabalığa yakın olmasına dikkat ediyorum. bir şey olursa sesim hızlı duyulsun diye. yanıma biber gazı almadım diye üzülüyorum. neden peki? neden ben kafam esince yürüyüşe, nerden yürüdüğüme nasıl yürüdüğüme dikkat etmeden çıkamıyorum. neden ben çıkmadan önce evdekilere haber verip ne giydiğime dikkat etmelerini istiyorum. ne giydiğim önemli çünkü olurda eve dönemezsem yol kenarında ki cesetin ben olduğumu anlasınlar diye. psikopatça düşünüyorum bunları çünkü bunları tek düşünen ben olmadığım için. ben yürüyüşe ölme taciz, tecavüz edilme ihtimalini düşünerek çıkıyorum, ben yanımda araba yavaşladığında korkudan titreyerek telefonumu sıkıyorum, ben yürürken sürekli arkama dönüyorum olurda takip ediliyorsam farkına varıp hızlanayım diye. ben niye bunu yaşıyorum, çok mu korkağım, çok mu stres yapıyorum, çok mu etkileniyorum gündemden. ben niye böyleyim biliyor musunuz, çünkü bana değebilecek ellerin korktuğu bir adalet yok. çünkü bu ülkede hayalleri alınıp yerine adalet bile konulamamış onlarca kadın, çocuk var. bana bir saatlik bir yürüyüşte bile bunu hissettiren bir sistem var.
devamını gör...

insanların özel hayatına saygısı olmayan, kendi doğrularını dayatmaya çalışan kişi.
devamını gör...

hissetmeyeceğim duygudur.
kimse beni sevmese bile ben kendimi seviyorum. her zaman sevmeye devam edeceğim. bunun ego olduğunu düşünmüyorum. kime gidersem gideyim en sonunda kendime dönüyorum. kimse sevmese bile siz sevin kendinizi, en azından sevildiğinizden emin olursunuz.
devamını gör...

mitolojide, tarihte bilinen en eski alkollü içkidir. "tanrıların içkisi", "odin'in içkisi", "odin'in ganimeti" olarak da bilinir. geçmişi milattan önce 7000'lere kadar dayanır.

iskandinavlar savaşta ölenlerin valhalla'ya gittiğine inanırlardı. bu içkiyi de o sarayda güzel bir kız tarafından dağıtılan bir içki olarak kabul etmişlerdir.

eski yunanlılar ise bahar yağmurlarıyla balı karıştırıp şöminenin yanına koyarlar ve afrodit'i memnun etmek için içerlermiş. tapınaktakiler ise geleceği görmek için bu içkiden içerlermiş.
miti de şu şekildedir(mead of poem):

"aesir ve vanir arasındaki savaş sonrasında tüm tanrılar toplanıp bir kavanozun içine tükürerek antlaşma mühürlerler. bu tükürükler boşa gitmesin diye de o tükürüklerden bir insan oluştururlar. adı kvasir olan bu insan da dokuz dünyadaki en bilge insandır. dünyayı gezerek tüm bilgisini insanlara aktarır.

bir gün iki cücenin yanına gider(fjalar, galar). bu iki cüce bu bilge insanı öldürüp kanıyla balı karıştırır ve bal şarabını oluşturur. şarabı içen bilge ya da şairw dönüşmektedir. bu şarabı da kendilerine saklarlar.

şir, adamın yerini öğrenmesi için birilerini gönderir fakat bu bilgenin kendi kendine öldüğü söylenir. daha sonra dev gilling ve karısı bu cüceleri ziyarete gider. cüceler de kocasını boğup karısını da değirmen taşıyla ezip öldürür.

bu devler eve dönmeyince oğulları suttung ailesini aramaya çıkar. cüce kardeşlerle karşılaşır ve ailesini bu cücelerin öldürdüğünü öğrenir. bu dev cüceleri ölümle tehdit eder. cüceler de yaşamaları karşısında adamın kendisine üç kavanoz bal şarabı verir ve adam cüceleri bırakır ve bal şaraplarını alıp hnitbjörg dağındaki evine götürür. dağın derinliklerinde bir oda yaratıp kızı gunnloğ' u bu bal şaraplarını gece gündüz koruması için görevlendirir.
odin bunu duyduğunda o bal şaraplarına sahip olmak ister ve erkek kılığına girerek kendisine bölverkr (keder işçisi) adını verir.

bölverkr, jötenheim'a gider ve sonunda dokuz kişinin bir tarlada çalıştığı ve çim biçtiği bir vadiye gelir. bölverkr, tırpanların keskin olmaması nedeniyle köylülerin işlerinin yavaş ilerlediğini fark eder. sohbeti başlatan bölverkr, erkeklerin suttung'un kardeşi baugi için çalıştığını öğrenir ve bölverkr onların tırpanlarını keskinleştirmeyi teklif eder. bölverkr bileme işlemini bitirdikten sonra işlerinin hızlandığını gören köylüler bileme taşını almak için bölverkr'e teklifte bulunurlar. bölverkr de bu teklifi kabul eder ve bileme taşını havaya fırlatır. tüm köylüler dönerek almaya çalışırken tırpanlarıyla birbirini öldürürler. dokuz köylü de yere yığılır.

o akşam bölverkr, dev baugi'nin çiftliğine gelir ve baugi köylülerinin öldüğünü öğrenir. bökverkr de tüm sezonluk işi kendi başına yapabileceğini söyler fakat karşılığında kardeşi suttung'un şarabından ister. baugi bunu kabul eder.
bir sezon sonunda bölverkr dokuz köylünün yaptığı işten fazlasını yapmıştır. baugi ve bölverkr, suttung'un yanına gider fakat suttung bal şarabından vermeyi reddeder.

baugi ve bölverkr bal şarabını bulmak için dağa çıkarlar. baugi bir burgu çıkarır. dağı birkaç yerden delerek sonunda odayı bulurlar. bölverkr kendisini yılana çevirerek delikten girer. o sırada baugi yılanı öldürmeye çalışır fakat yapamaz.

bölverkr kendisini tekrar insana çevirir ve taburede bal şaraplarının yanında oturan gunnloğ'u görür. kızı kandırır ve üç gün birlikte yatarlar. sonunda kız bölverkr'in her istediğini yapacak duruma gelmiştir. bölverkr bal şaraplarından üç yudum almayı teklif eder. kız da bunu kabul eder. ilk yudumda birinci kazandaki tüm bal şarabını mideye indirir. ikinci yudumda ikinci kazanı ve üçüncü yudumda da üçüncü kazanı mideye indirir. (ağzında tuttuğu da söylenir.)mağaradan çıkarak kendisini kartala dönüştürür ve sarayına uçar. suttung bunu gördüğünde o da kendisini kartala çevirir ve peşinden uçar.

bölverkr sarayına döndüğünde herkes dışarıda kavanoz ve kazanları dizmiştir. bölverkr(artık odindir) tüm şarapları kazanlara doldurur ve şair olmayı hak eden insanlara bundan ikram eder."
devamını gör...

esasen var olmayan, var olsa da çarpıtılan tarihi olay, olgu, bilgi ya da konu. asparagastan, dedikodudan beslenir. amacı gerçeklerden konuşmak değil, herhangi bir ilgi çekicilik ya da çıkar amacı gözetildiğinden manipülasyon yapmaktır.

en popüler örnekleri mu kıtası, atlantis ya da "piramitleri uzaylıların inşa etmesi" gibi zırvalardır.

esasen gerçek bir tarihi iddiayla sözde tarih iddiasını ayırt etmek için eser miktarda beyin yeterlidir. örneğin karşınızdaki insan basbayağı yedi göbek soy ağacı çıkartılmış olan atatürk'ün yahudi olduğunu iddia edebiliyorsa, bilin ki sözde tarih faaliyeti icra ediyordur.* ya da mesela defalarca aksi kanıtlanmasına aldırmadan cengiz han'ın türk olduğunu savunuyorsa da öyle.
devamını gör...

aşık oldum. daha ne yapayım.
devamını gör...

türkiye büyük millet meclisi 101 yıl önce bugün 23 nisan 1920'de dualarla açıldı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu şiir ölümün şiiri olmakla beraber aynı zamanda(bkz: fikret kızılok) u hayata az bir süreliğine de olsa döndüren hemşire yıldız atılgan a yazılmıştır.

gidiyordum
gitme dön dedin
...
peki dedim döndüm
peki şimdi ne olacak
....
sağım, solum
ne desem ki
artık zor olacak
anlaşalım bak
geceler benim olsun
ama sabah yine sen..

yıllar önce geçirdiği kalp krizini atlatan kızılok 2001 yılında geçirdiği kalp krizini maalesef atlatamadı ve ondan geriye sayısız şarkı ve şiirler kaldı.
devamını gör...

boş gitme. (yemek yenmiş, masadan kalkarken)

umarım klasiktir. tek benim annem değildir herhalde bunu söyleyen.

bir de şey var bak; aldığını aldığın yere koymuyorsun.
devamını gör...

3 dakika sonra 1 parça bile kalmayacak olan elmalı tart yaptım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim