30 gün içinde kaybolursa cennete iade edilebiliyormuşsunuz öyle biliyorum.
devamını gör...

kafa sözlükteki ilk sabahım, günaydın sözlük! bugün başlığı açılmamış konular hakkında formata uygun entryler girmeyi planlıyorum, ama önce güzel bir kahvaltı yapmalıyım. bir de burada gülücük anlamına gelecek bir kelime ya da kalıp varsa haberdar ederseniz mutlu olurum, noktalama işaretiyle gülücük yapılabiliyor mu diye araştırmadım henüz.
devamını gör...

the age of innocence filminin protagonisti. 34 yapımı olan filmi izlemedim, yalnızca scorsese'nin filmi üzerine yorum yapabilirim. ayrıyetten kitabı da okumadım.

93 yapımı scorsese filmi tam bir romantik dram. romantik dramların da dolayısıyla vazgeçilmezidir trajedi.

newland archer aşkına ölene dek sadık bir erkektir. onun anısına saygısız etmez. fakat toplum yüzünden bir araya da gelemez aşkı kontes olenska'yla. birbirlerini severler lakin toplum onları ayırmıştır. çaresizdir archer. ve bu sürede nişanlı olduğu kadını da bitirmemek için o'nun peşinden gidemez. çünkü nişanlısı olduğu kadın may welland, archer'a aşıktır. tıpkı archer'ın kontes ellen olenska'ya aşık olduğu gibi. archer aşkı bildiğinden, aşkının peşinden koşamaz. geride acı bırakmak yerine içinde acısını büyütmeyi seçer. bir iyilik abidesi olarak görülebilir bu yüzden.

şahsen böyle bir durumda ben pek uzun süre yaşayamazdım. mutluluğun yalnızca onunla gerçekleşebileceğini bilen bizler için de bu böyle olmalı.

gün doğar. güneş kapanır gecenin üstüne. ve ben beklerim. ta ki yüreğim dayanamayıp çekip gidinceye kadar.
devamını gör...

insan olarak evimdeki çamaşır makinesiyle bile duygusal bir bağım var. başına bir şey gelse bozulsa filan üzülürüm. zıplaya zıplaya salonun ortasına gelmediği sürece severim sayarım. kaldı ki bir canlıyla bağ kurmamak imkansız.
devamını gör...

normal olay.

ben hayatımda tanıdığım en düzgün insanla facebook üzerinden tanıştım. ayrı şehir olayları falan araya girmese hâlâ da beraberdik * ama maalesef elimizde olmayan bazı durumlar oldu ve mecburen ayrıldık. yani öyle yüzünü görmeden her tanıştığınız kişi sahtekâr ya da seri katil çıkmıyor. * bu kadar büyütülmesi ya da şaşırılması daha şaşırtıcı bence.
devamını gör...

bir sene daha sensiz geçti.

bak bu cümleyi diyebileceğiniz birisi varsa şimdi hemen söyleyin. *
devamını gör...

mahmut hoca ya da kel mahmut, rıfat ılgaz tarafından yazılmış olan hababam sınıfı romanlarında, oyunlarında ve bu eserlerden uyarlanan filmlerde okulun disiplinli ama aynı zamanda iyi kalpli müdür muavini ve tarih öğretmenidir.
rıfat ılgaz "mahmut hoca" karakterini kendi ortaokul öğretmeni nihat dicle'den esinlenerek yaratmıştır.
film serisinde münir özkul tarafından canlandırılan karakterin gerçek adı mahmut alnıgeniş'tir. mahmut hoca okulun haylaz öğrencilerinin toplandığı hababam sınıfı öğrencilerini adam etmeye çalışır. öğrencilerinin iyiliği için gerektiğinde paragöz okul müdürü ile de tartışmaktan kaçınmaz.
"ben tüccar değilim, ben eğitimciyim" sözünün sahibidir. öğrencilerin hepsinin onun çocukları olduğunu söylerek örnek hoca portresi çizer.
okul her yerdir
devamını gör...

dünyanın gözde şehirlerin birinde doğmuş olabilirim, her şeyin en lüksü özeli ve pahalısını almış yaşamış alışmış olabilirim.
veyahut en varoş yerinde. yetersiz eksik ve hiç yetmeyecek biçimde hayatı yetememe duygusallığı ile kaderime razı gelebilirim.
belki kıskanılacak kadar hayatım vardır, belki de önemsenmetecek özemsenmeyecek kadar! parazitten farksız önemsiz bir birey olarak.

hayır! hiç bir yargı umurumda değil ve hatta hiç biriniz.
beni sevmek zorunda değilsiniz ve sevilmem için de sizi ikna etmek zorunda değilim.
var olduğum kadar yaşarım, yaşayabildiğim kadar mutlu olurum, ve mutluluğum kadar hak kazanırım ve hakedildiği kadar değer veririm size.
beni sevmeniz için bir nedeniniz yok ve sevmemeniz için de bir sebep yok.
o halde hepinizin canı cehenneme.
bu da bir bakış açısıdır...
devamını gör...

antik romali bir güzeldir. 15. yüzyılda doğduğu rivayet edilir. ahlakı besleyen her şeyden arınmış olması ile ün salmış, sanat, zerafet, zeka ve hatta kadınlık gururundan dahi yoksundur. onun için büyük bir müverrih “nesl-i beşerde bir kanser uru”, diye bahsetmektedir. ahalisi şan şöhret ve zevke dalmış bir beldede kara kaş ve kirpikleri ile bir esmer güzelidir. 26 yaşına geldiğinde claudius (kendisi ahmaklıkları ile bilinir) ile evlendirilir. claudiusun ilk evliliği değildir iki kez nişanlanmış ve ikinci kez de evlenmiştir. messalina’ nın ona vardığında bakire olmadığı söylenile gelmiştir. ayrıca kocasının genç ve yakışıklı dostları ile yakım münasebetlerde bulunmuş ve onlara karşı asla kayıtsız kalamamıştır. claudius’tan iki çocuk dünyaya getirmiştir. şehvetin de her zaman bu kadının başını döndürmüş olduğu söylenir.
messalina ile ilgili bir de insan kanı içmekten ayrı bir zevk duyduğu belirtilir. aşıkları ile yatar, sever, sayar, raks eder fakat her an onların başına bir afet (ölüm) gelebilirdi.
messalina bir ara da eski romanın en bayağı fuhuşhanelerine dadanmış burada hamal, ırgat, hırsız, katil gibi kaba saba nasırlı elli adamların kucaklarında dolaşmış ve bundan zevk almıştır.
derken bir bağ bozumu zamanı sevgili messalina silius adında bir oğlana vuruldu, bu oğlan 18-19 yaşlarında ya vardı ya da yoktu... fakat silius evli idi. zorla siliusu elde etti ve bu genç eşinden boşandı. birden messalina’dan enteresan bir teklif aldı. messalina onunla düğün dernekli bir evlilik yapmak istiyordu. imparator karısı ile evlenmek...!!! aman tanrımmm bu inanılmaz bir cesaretti.
imparatorun yaptığı bir seyahatten cesaret bulan messalina silius’un evine yerleşti hazineden çaldıkları ile bu evi dayadı döşedi... ve inanılmaz muhteşem bir ihtişamli düğün dernek yapmaya koyuldu. fakat bu durum ahmak roma imparatoru cladius’a haber verildi. ve ondan messalina için idam fermanı alında bu düğün dernek eğlencesi askerler tarafından basıldı ve herkes boğazlanarak öldürüldü. messalina’nın bu esnada annesinin evine kaçmış olduğu ve annesinin de ona bir hançer vererek kendisini öldürmesini istediği rivayet edilir. ve neticede messalina da hazin sonunu bulur...
sevgiler...
devamını gör...

biliyorsan konuş ibret alsınlar, bilmiyorsan sus adam sansınlar dedikleri türden bir tespit.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

soluk bir güneş homurdanarak gökyüzüne tırmandı. büyük bir pankart açmış, aydınlatmaya değer bir şey bulamadığından parlaklığını satışa çıkarmıştı.

berserk_gloria
devamını gör...

şöyle düşün biz bir kabileyiz bu ormanda, henüz kocaman sandığımız ormanı küçücük adımlarla keşfediyoruz, kabile reisi pek bi iyimser pek bi demokrat.
hele bir mart ay'ı gelsin kediler sevişsin, kış gelsin ağaçlar kesilsin, bahar gelip dereler kirlensin çoğalıp yerleşik düzene geçelim, ufak ufak muhalif guruplar kuralım kabile reisine mızrak atalım.
o zaman eleştiride alırsın dua da alırsın.
bunların hiç biri olmaması dileği ile...
devamını gör...

bu doğru bir pr taktiği değil. çoğunluğu yeni yazarlardan oluşan kitleyi başlık altına toplayıp izlemeyen insanlar için cahildir, ufku açılmamıştır, kültür sanatta geri kalmıştır diye aşağılayıcı ifadeler kullanırsanız izleme ihtimali olan kişiyi de kaybedersiniz. toplu tanım girmeyin demiyorum ancak neden izlenmesi gerektiğini anlatan tanımlar girin izlemeyenleri yeren tanımlar yerine. şahsen biraz göz gezdirdim, ilk izlenimim sözlükte çok daha ufuk açan yazarlar olduğu yönünde. bir süre daha kazıklı maria izlemek yerine onların tanımlarını okumayı tercih edeceğim.
devamını gör...

dünyanın en değerli mesleğidir. hangi konuda olursa olsun her başarılı insanı muhakkak bir öğretmen yetiştirmiştir.

iyisi de vardır kötüsü de.

ayrıca genelleme bir hastalıktır.
devamını gör...

bırakın hoşlanmayı o hariç herkesten hoşlanabileceğimi zannetmesi için elimden geleni yapıyorum galiba
devamını gör...

tanrının büyük bir tufanla "yarattığım insanları, hayvanları, sürüngenleri, kuşları yeryüzünden silip atacağım", "çünkü onlar gaflete düştü" diye geçiren ancak nuh'un sahsında insanoğlu ve diğer canlılara bir şans daha verme amacıyla yapmasını emrettiği efsanevi bir gemidir.
nuh'un gemisi'ni arama çalışmaları m.s. 263 yılından bu yana sürüyor. çalışmalar genel olarak türkiye'deki tendürek dağı, durupınar ve ağrı dağı'nda yoğunlaşmış durumdadır. yapılan çalışmalara rağmen nuh'un gemisi'ne dair bir iz henüz bulunmamıştır.
devamını gör...

orta avrupa'nın güneyinde, bir çizme biçiminde akdeniz'e uzanan italya yarım adasının üzerinde yer alan ülkedir.

çizme şeklindeki bu yarımadanın hemen burnunda bulunan sicilya ile yarımadanın batısındaki tiren denizinde bulunan sardinya adaları da ülke sınırları içindedir. italya yarım adasının doğusunda akdeniz'in uzantısı olan adriyatik denizi (adriya denizi), güneyinde ise akdeniz ile adriyatik denizi arasında bulunan iyon denizi (iyonya denizi) vardır.

ülke başkenti roma'dır. italya'nın dağlık bir coğrafyası vardır. kuzeyde bir yay biçiminde uzanan alp dağları, italya ile fransa, isviçre, avusturya ve slovenya arasındaki doğal sınırı oluşturur. apennin dağları ülkeyi boydan boya geçerek sicilya adası'nın batısına dek uzanır.

ülkede aynı zamanda birçok sönmüş yanardağ mevcuttur. tarihi pompei şehrinin yıkımına neden olmuş vezüv yanardağı ve etkinliğini halen devam ettiren sicilya adası'ndaki etna yanardağı bunların en ünlüsüdür.

italya'da kuzeyden güneye doğru gidildikçe hem iklim, hem de toplumsal yapı çeşitlilik ve farklılık gösterir. tarımsal üretim, ürün çeşitliliği ve bitki örtüsü açısından zengin bir ülkedir. kuzeyde alp dağları ve apenninler'in etekleri arasında uzanan po ovası, italya'nın en geniş ve en verimli tarım alanıdır. bu alan, po nehri ve kolları tarafından akaçlanır. diğer ovalık alanların geneli kıyı kesimlerdedir.

italya'da kömür yatakları çok az olduğudan yakacak olarak genellikle ormanlardan yararlanılmıştır. bu yüzden ülkedeki orman örtüsü büyük ölçüde seyrelmiş, yabanıl hayvan varlığı da giderek azalmıştır. ülke sınırları içinde çok sayıda göl bulunur. akarsu ve göllerde yaşayan başlıca tatlı su balıkları, alabalık ve mersin balığıdır. ülkeyi çevreleyen denizlerden ise hamsi, sardalya ve orkinos avlanır.

italya'nın güney kesimlerinde tarantula isimli zehirli örümcekler yaşar. italya'da işçilerin yaklaşık dörtte biri tarım alanında çalışır. köylülerin ekseriyeti işledikleri toprağın sahibi değildir; kiraladıkları toprakları ekip biçerler. kiracıların işledikleri topraklardan çıkarılmasına karşı koruma yasaları yürürlüktedir. italya'nın güney kesiminde ve sicilya'da topraklarının başında bulunmayan büyük toprak sahipleri, mülklerini parsellere ayırarak köylülere kiralar ve idaresini kendilerine bağlı kâhyalara bırakırlar. yoksul köylülerin ezilmesine sebep olan bu düzeni bir nebze olsun değiştirmek amacıyla, italyan hükumeti, 1950'den sonra birçok büyük toprak sahibinin toprağını kamulaştırarak tarım işçilerine ve yoksul köylülere dağıtmıştır.

italya, meyve ve sebze yetiştiriciliğinde avrupa'nın önde gelen ülkesidir. ülkede sanayileşme ise siyasal birliğin sağlandığı 19. yüzyılın ikinci yarısında başlamıştır. günümüzde mobilyacılık, büro eşyaları, elektrikli ev aletleri, aydınlatma gereçleri, motorlu araçlar, demiryolu ve elektrikli tren donanımı, çimento, tuğla, yapay ipek, deri, pamuklu, yünlü dokuma ülkenin en önemli sanayi kollarını oluşturur. milano, torino, cenova gibi şehirler, ülke sanayisinin yoğunlaştığı yerlerdir. başkent roma, milano ve floransa, dünyanın önde gelen moda merkezleridir. güney italya'daki en önemli endüstri kenti taranto'dur.

gondol şehri venedik cam işçiliği, pisa şehri mermerleri; toskana ve umbria bölgeleri seramikleriyle ünlüdür. bologna, uluslar arası çapta bir eğitim merkezidir. tarih boyunca çeşitli kavimlerin ve orduların saldırısına uğrayan italya'da, halk en çok romalıların soyundan gelmekle övünür.

tarihte roma imparatorluğu'nun merkezi olan italya, imparatorluğun parçalanmasının ardından önce cermen halklarının, daha sonra da doğu roma imparatorluğu'nun egemenliğine girdi.

orta çağ boyunca çeşitli siyasi çekişmelere sahne olduktan sonra, milano, ceneviz, venedik, pisa, floransa, bologna, napoli, sicilya gibi şehir cumhuriyetlerine ve papalığa ait şehir devletlerine bölündü. bu şehir devletleri, avrupa, asya ve afrika kıtalarında ticaret yapıyor, siyasi ilişkilerini kendi çıkarları doğrultusunda belirliyordu. deniz ticaretiyle giderek zenginleşen italyan şehir devletleri, mimarlık, resim, heykel ve edebiyata ilgi göstererek, rönesans hareketinin gelişimini hazırlayan sanat merkezleri durumuna geldi.

xv. yy sonlarına doğru şehir devletlerinin gücü azalmaya başladı. devam eden çağlar boyunca italya'nın yönetimi ispanya, avusturya ve fransa arasında el değiştirdi. xıx. yüzyılın ikinci yarısında italya'da siyasi birlik sağlandı. ama italya, xıx. yy sonlarından xx. yy başlarına kadar sürekli siyasal, ekonomik ve kitlesel bunalımlarla kısa ömürlü hükumetlere sahne oldu. müttefik siyasetinde ve diplomaside uyumsuz bir toplum olan italya, birinci ve ikinci dünya savaşlarına kısmen katılmıştır. xx. yy başlarından itibaren daha iyi bir yaşam kurmak için ülke nüfusunun üçte biri, başta abd olmak üzere çeşitli ülkelere göç etmiştir. ıı. dünya savaşı'nın ardından federal almanya'ya ve isviçre'ye işçi göçü başlamıştır. ülkedeki göç hareketleri, 1960'lı yıllara kadar sürmüştür. ülkedeki bölgesel karşıtlıklar, geçmişten kaynaklanan ekonomik ve kültürel farklılıklar ile siyasal ayrılıkların göstergesidir.

italyan halkının hemen hemen tamamı italyanca konuşur, ama italyancanın ve latincenin bölgeden bölgeye farklılık gösteren diyalektleri de vardır. italyanların büyük çoğunluğu katoliktir.
katolik kilisesinin ve papalığın merkezi olan vatikan, başkent roma'nın batısında bulunan bağımsız bir devlettir.
italya'da vatikan'ın dışında bağımsız veya özerk devlet statüsünde başka din merkezleri de mevcuttur. geçmişte roma uygarlığının, şehir cumhuriyetlerinin, rönesansın beşiği olan italya, zengin bir tarih, kültür, sanat ve mimari birikimine sahiptir.

italyan mutfağı, dünya çapında ünlüdür; italyancada "pasta" denen makarna çeşitleri (özellikle spagetti) zeytinyağlıları, sıcak ve soğuk mezeleri, sosis ve salamları, dondurmaları ve ünlü kahvesi expresso ile oldukça çekici bir mutfaktır.
devamını gör...

elmır. ekmek kafalı ...
devamını gör...

olmayan şeydir.

(bkz: ateist kaplumbağa)-> kendisi düşünsel yöntem konusunda örnek alınmalı.buradan
(bkz: boop)-> genelde siyasi ve sosyal konularda tanımlar yazıyor, bir çok tanımına imzamı atarım açıkçası.buradan
(bkz: güneş) son zamanlarda edebi eserler kaleme alsa da psikolojik tespitleri yüksek kıymettedir->buradan
(bkz: meja)-> genelde fen bilimlerine ilişkin tanımlar yazıyor fakat sosyal ve sözlük içi konularda da çok kıymetli tespitleri var.buradan
(bkz: petit prince de paris)-> hukuk, siyaset, eğitim ve bir çok konuda çok değerli tespitleri olan yazarımız.buradan

tespit deyince kafada illa ki bir siyaset bilimci falan canlanıyor galiba. bu görüşe de katılmıyorum.
açıkçası benim takip ettiğim yazarların hepsi de tüm samimiyetimle söylüyorum güzel tespitler yapıyorlar.
nice yazarlar da var ancak henüz keşfetmemiş olabiliriz.
devamını gör...

kendi kendine düşünürken konunun konuyu açması.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim