sefarad yahudileri
yahudi-roma savaşından sonra, göçe zorlanan yahudilerin, iberya’ya yerleşen, ve 1492’de çıkartılan bir kararname ile ispanya’dan çıkartılan yahudilere verilen isimdir.
portekiz’de de dikiş tutturamamasından sonra, (zamanın kralı tarafından hristiyanlığa zorlanmışlardır) farklı ülkelere göç eden yahudilerin nüfusu da seyrekleşmiştir.
günümüz türkiye’sinde de sefarad yahudileri bulunmaktadır.
portekiz’de de dikiş tutturamamasından sonra, (zamanın kralı tarafından hristiyanlığa zorlanmışlardır) farklı ülkelere göç eden yahudilerin nüfusu da seyrekleşmiştir.
günümüz türkiye’sinde de sefarad yahudileri bulunmaktadır.
devamını gör...
intihar etmek
suicide doesn’t stop the pain,” “ıt gives it to someone else.” der yabancılar.
türkeçesi;
acıyı durdurmaz, sadece başka birisine verir şeklindedir.
tabi ki acıyacak başka biri yok ise kimse yok ise yine çözüm değildir.
hayat her ne kadar anlamsız olsa da, bize gerçekten ait olan tek şeydir.
türkeçesi;
acıyı durdurmaz, sadece başka birisine verir şeklindedir.
tabi ki acıyacak başka biri yok ise kimse yok ise yine çözüm değildir.
hayat her ne kadar anlamsız olsa da, bize gerçekten ait olan tek şeydir.
devamını gör...
yemek arası veremeyecek kadar yoğun çalışmak
bunu biz türklerden başka yapan yoktur diye düşünüyorum. ecnebilere bakıyorum adamlar rahat, yemek saati gelince yazdığı cümleyi yarıda bırakıp kalkıyor. türkler tuvalate giderken elinde a4 kağıt, yolda işe bakıyor.
geçen bir arkadaşım geldi almaya, bir işe bakmayaca gideceğiz. elinde yemek olduğunu görünce, gel yemeğini ye öyle çıkalım dedim. hiç vaktim yok hemen gitmemiz lazım dedi. bir elinde dürüm diğerinde kola var, direksiyonu dirseğiyle çeviriyor. dürümü ısırdıktan sonra dönüp; "bardaklıkta arnavut biber var ağzıma bir tane atsana" dedi.
geçen bir arkadaşım geldi almaya, bir işe bakmayaca gideceğiz. elinde yemek olduğunu görünce, gel yemeğini ye öyle çıkalım dedim. hiç vaktim yok hemen gitmemiz lazım dedi. bir elinde dürüm diğerinde kola var, direksiyonu dirseğiyle çeviriyor. dürümü ısırdıktan sonra dönüp; "bardaklıkta arnavut biber var ağzıma bir tane atsana" dedi.
devamını gör...
arap geleneklerini din adı altında anadolu'nun cahil halkına empoze etmek
(bkz: siyasal islam)
devamını gör...
ısoroku yamamoto
2. dünya savaşı'nın ilk 4 yılı boyunca japon imparatorluk donanmasının başkomutanıdır. harvard üniversitesi mezunudur. günümüzde bile japonların ve amerikalıların saygı duyduğu birisidir. diğer japon komutanlarının aksine askerlerinin savaş suçu işlemesine engel olmuştur. solomon adalarına yaptığı bir gözlem uçuşu sırasında amerikan hava kuvvetlerine bağlı uçaklar tarafından pusuya düşürülmüş ve öldürülmüştür. ölümü uzun bir süre askerden saklanmıştır.
devamını gör...
anın fotoğrafı
akşam üzeri bir 'an'dan.

huzurun tanımı gibi bir fotoğraf oldu benim için.
bir yandanda geçmişe götürdü beni.
sahi nerede kaldı o güzel yaz akşamları? ayaklarımızı denize sokarken şakalaştığımız günler?
abim anlatacak bir hikaye hep bulurdu.
olmadı bir müzik açar derinlere daldırırdı beni.
kamp çadırımızdan biraz uzakta denizin huzur veren sakinliğiyle harmanlanan müziği dinler umuda dalardık.
güneşin batışı heyecan verirdi. yine ateş yakacağız yine şarkılar söyleyip eğleneceğiz... 'acaba bu gece ne gibi hikayeler dinleyeceğim?' diye merak ederdim.
bu akşam bu tablo beni aldı o zamanlara götürdü...
denizi, güneşi, kamp yapmayı ve abimi özlemişim...
hepsini bir arada, hepsini birlikte...
özlemle ve sevgiyle...

huzurun tanımı gibi bir fotoğraf oldu benim için.
bir yandanda geçmişe götürdü beni.
sahi nerede kaldı o güzel yaz akşamları? ayaklarımızı denize sokarken şakalaştığımız günler?
abim anlatacak bir hikaye hep bulurdu.
olmadı bir müzik açar derinlere daldırırdı beni.
kamp çadırımızdan biraz uzakta denizin huzur veren sakinliğiyle harmanlanan müziği dinler umuda dalardık.
güneşin batışı heyecan verirdi. yine ateş yakacağız yine şarkılar söyleyip eğleneceğiz... 'acaba bu gece ne gibi hikayeler dinleyeceğim?' diye merak ederdim.
bu akşam bu tablo beni aldı o zamanlara götürdü...
denizi, güneşi, kamp yapmayı ve abimi özlemişim...
hepsini bir arada, hepsini birlikte...
özlemle ve sevgiyle...
devamını gör...
gaz devleri
yapısının çoğu gazlardan meydana gelen, çok büyük çaplı gezegenler.
güneş sistemi'nde jüpiter, satürn, uranüs ve neptün birer gaz devidir. bu tür gezegenler sadece güneş sistemi'nde bulunmaz. öte gezegenler arasında da gaz devleri bulunur.
güneş sistemi'nde jüpiter, satürn, uranüs ve neptün birer gaz devidir. bu tür gezegenler sadece güneş sistemi'nde bulunmaz. öte gezegenler arasında da gaz devleri bulunur.
devamını gör...
sadece zeki insanların anlayabileceği espriler
newton, einstein ve pascal birlikte saklambaç oynarlar, einstein ebe olur. 50 ye kadar sayan einstein dönüp bakar ki newton bir metre geride yere çizilmiş bir karenin önünde oturuyor. einstein gülerek : seni gördüm newton ebesin, çok bi kolay oldu heh heh der.
newton: hayır der. dikkat edersen sen metre kare başına bir newton u buldun, bu da pascal ı verir, bu durumda ebe pascal' dır.
(alıntı).
newton: hayır der. dikkat edersen sen metre kare başına bir newton u buldun, bu da pascal ı verir, bu durumda ebe pascal' dır.
(alıntı).
devamını gör...
bir sözlüğü kalitesiz yapan detaylar
küfürlü, cinsiyetçi başlık ve entrylerin ve bir baltaya sap olamamışlığının acısını çeşitli meslek gruplarına anonim olarak saldırarak çıkarmaya çalışan yazar oranının yüksek olması.
devamını gör...
henry ford
otomobili icat etmemiş ama otomobil üretiminde şirketinin ürettiği ford model t ile çığır açmış ve modern endüstrininin yaratılmasına öncülük etmiş mühendis ve sanayicidir.
1863'te bir çiftlikte doğmuş, makine mühendisliği okuduktan sonra , 1903' te ford motor company' i kurmuştur. daha sonra devrim niteliğindeki model t'yi tanıtır. ford’un üretim dehası sorgulanamaz, montaj hattı ve standartlaştırılmış parçalar gibi yenilikler sunarak, araçlarının üretimini büyük ölçüde hızlandırır ve fiyatlarının düşmesini sağlar. ford, 1914'te işçilerine önceki ücretlerinin iki katından fazla olan günlük 5 dolar ödeyerek abd de herşeyi değiştirir, daha sonra 1926 da günde 8 saatten haftada 5 gün toplam 40 saat çalışma yeniliğinede imza atacaktır.
ford'un otomobil endüstrisine en büyük katkısı, hareketli montaj hattının geliştirilmesidir. ford, pek çok denemenin ardından, sistemi 1913 yılında, highland park'taki yeni fabrikasında uygular. yeni üretim tekniğinin başarısı, parçaların ve daha önceden toplanmış olan grupların hassas zamanlamayla sürekli hareket eden bir ana montaj hattına teslim edilmesine bağlıydı. yeni teknik, montajcıların sabit bir yerde kalmasına ve yanlarından geçen birden fazla araçta aynı görevi defalarca gerçekleştirmesine izin vermiştir. şimdi akla çok mantıklı geliyor ama zamanında bunu düşünmesi nedeniyle tüm endüstriyi değiştiren bir öncü olmuştur. daha önce klasik yöntemle 14 saate yakın bir sürede toplanan model t arabası artık 1 saat 33 dakikada toplanmaktadır.
aynı zamanda ford, kendi işçilerini ürettiği araçları için bir pazar olarak kullanır ve onları kendileri için model t satın almaya teşvik eder. bu yöntem işe yarar ve model t piyasaya sürüldükten sadece 10 yıl sonra, birleşik devletler'deki arabaların yarısını oluşturur hale gelir. ford bu şekilde ülkedeki en ünlü sanayici olur.
1900 lü yılları başında otomobil üretmek için masrafların yüksek olması nedeniyle arabalar sadece zenginlerin alabileceği bir araçtır. henry ford yukarıda bahsettiğim gibi daha ucuza araba üreterek pahalı araba algısını yıkmış ve otomobil satışlarını tabiri caiz ise patlatmıştır. bu şekilde "motor çağı"nıda başlatmıştır. arabaları ile insanlar artık bir yerden bir yere kolay gidebildikleri için şehirlerin merkezden dışa doğru yayılması sağlanır ve gelişmekte olan bir karayolu sistemiyle birbirine bağlanan banliyöler oluşur.
henry ford' un karanlık yanıda vardır, 2.dünya savaşından önceki yıllarda hitler’in nazizm ve yahudi karşıtlığı görüşlerininde abd de ki en büyük destekçilerinden birisidir. savaşa karşıdır. abd 2.dünya savaşına girip, hitler abd ye savaş ilan edince henry ford daha önceki görüşleri ile çok zor duruma düşmüştür. (abd başta sadece kendine pearl harbour' da saldıran japonyaya savaş ilan etmiş, bizim akıllı hitler durup dururken dünya devi olan abd ye savaş ilan etmiştir.). aslında savaş öncesi ford, nazi almanyası tarafından saflarına çekilen tek amerikalı iş adamı değildir, 1920' lerin sonlarında, ford ve genaral motors firmalarının her ikisi de alman pazarına girmek için alman otomobil üreticisi opel' i satın almak için rekabet eder. general motors ihaleyi kazanır ve opel'i 1929 da satın alır. artık rakibi general motors da alman luftwaffe için uçak parçaları üretiyordur.
ford' un üst düzey yöneticilerinden bazılarıda kendi gibi saf ticari çıkarlarının ötesine geçen nazi sempatizanıdır. ayrıca ford' un yakın arkadaşı olan atlantiği uçak ile geçen ilk kişi olan charles lindbergh de, pratikte hitler ve nazizm'e takıntılı bir amerikan ikonudur.
ford abd'nin 1.dünya savaşı'na girmesine zamanında karşı çıkmış ve daha sonra savaşın yahudi bankacıların uluslararası bir komplosundan kaynaklandığı görüşünü benimsemiştir. bu teori zaten anti-semitizmin düşüncesinin ana sebebi olmuştur. ford’un konuşmalarında yahudi aleyhtarı hakaretler zamanla yaygınlaşır ve 1920'lerin başında sahip olduğu gazetelerde yahudi karşıtı görüşleri yayınlatır. ayrıca bu konuda yazılmış kitaplarada destek verir, zamanla mahkemelik olur, davayı kaybeder ve ülkenin yahudi cemaatinden özür dilemek zorunda kalır, ancak kendi fikirleri hiç değişmez. 1930'ların ortalarında ford, başka bir dünya savaşı olasılığı için "finansörleri ve tefecileri" suçlar hale gelir.
führer bir keresinde, "heinrich ford" un "amerika'da büyüyen faşist hareketin lideri" olmasını arzu ettiğini bile söylemiştir. almanya'da zamanla ford da fabrikasını açar, abd de iken nazi madalyasıda verilir kendisine.
böyle mükemmel bir makine mühendisinin bu şekilde saçma bir ideolojiye kapılmasına akıl sır ermiyor açıkçası.
bir başka meşhur nazi sempatizanı için #158727
1863'te bir çiftlikte doğmuş, makine mühendisliği okuduktan sonra , 1903' te ford motor company' i kurmuştur. daha sonra devrim niteliğindeki model t'yi tanıtır. ford’un üretim dehası sorgulanamaz, montaj hattı ve standartlaştırılmış parçalar gibi yenilikler sunarak, araçlarının üretimini büyük ölçüde hızlandırır ve fiyatlarının düşmesini sağlar. ford, 1914'te işçilerine önceki ücretlerinin iki katından fazla olan günlük 5 dolar ödeyerek abd de herşeyi değiştirir, daha sonra 1926 da günde 8 saatten haftada 5 gün toplam 40 saat çalışma yeniliğinede imza atacaktır.
ford'un otomobil endüstrisine en büyük katkısı, hareketli montaj hattının geliştirilmesidir. ford, pek çok denemenin ardından, sistemi 1913 yılında, highland park'taki yeni fabrikasında uygular. yeni üretim tekniğinin başarısı, parçaların ve daha önceden toplanmış olan grupların hassas zamanlamayla sürekli hareket eden bir ana montaj hattına teslim edilmesine bağlıydı. yeni teknik, montajcıların sabit bir yerde kalmasına ve yanlarından geçen birden fazla araçta aynı görevi defalarca gerçekleştirmesine izin vermiştir. şimdi akla çok mantıklı geliyor ama zamanında bunu düşünmesi nedeniyle tüm endüstriyi değiştiren bir öncü olmuştur. daha önce klasik yöntemle 14 saate yakın bir sürede toplanan model t arabası artık 1 saat 33 dakikada toplanmaktadır.
aynı zamanda ford, kendi işçilerini ürettiği araçları için bir pazar olarak kullanır ve onları kendileri için model t satın almaya teşvik eder. bu yöntem işe yarar ve model t piyasaya sürüldükten sadece 10 yıl sonra, birleşik devletler'deki arabaların yarısını oluşturur hale gelir. ford bu şekilde ülkedeki en ünlü sanayici olur.
1900 lü yılları başında otomobil üretmek için masrafların yüksek olması nedeniyle arabalar sadece zenginlerin alabileceği bir araçtır. henry ford yukarıda bahsettiğim gibi daha ucuza araba üreterek pahalı araba algısını yıkmış ve otomobil satışlarını tabiri caiz ise patlatmıştır. bu şekilde "motor çağı"nıda başlatmıştır. arabaları ile insanlar artık bir yerden bir yere kolay gidebildikleri için şehirlerin merkezden dışa doğru yayılması sağlanır ve gelişmekte olan bir karayolu sistemiyle birbirine bağlanan banliyöler oluşur.
henry ford' un karanlık yanıda vardır, 2.dünya savaşından önceki yıllarda hitler’in nazizm ve yahudi karşıtlığı görüşlerininde abd de ki en büyük destekçilerinden birisidir. savaşa karşıdır. abd 2.dünya savaşına girip, hitler abd ye savaş ilan edince henry ford daha önceki görüşleri ile çok zor duruma düşmüştür. (abd başta sadece kendine pearl harbour' da saldıran japonyaya savaş ilan etmiş, bizim akıllı hitler durup dururken dünya devi olan abd ye savaş ilan etmiştir.). aslında savaş öncesi ford, nazi almanyası tarafından saflarına çekilen tek amerikalı iş adamı değildir, 1920' lerin sonlarında, ford ve genaral motors firmalarının her ikisi de alman pazarına girmek için alman otomobil üreticisi opel' i satın almak için rekabet eder. general motors ihaleyi kazanır ve opel'i 1929 da satın alır. artık rakibi general motors da alman luftwaffe için uçak parçaları üretiyordur.
ford' un üst düzey yöneticilerinden bazılarıda kendi gibi saf ticari çıkarlarının ötesine geçen nazi sempatizanıdır. ayrıca ford' un yakın arkadaşı olan atlantiği uçak ile geçen ilk kişi olan charles lindbergh de, pratikte hitler ve nazizm'e takıntılı bir amerikan ikonudur.
ford abd'nin 1.dünya savaşı'na girmesine zamanında karşı çıkmış ve daha sonra savaşın yahudi bankacıların uluslararası bir komplosundan kaynaklandığı görüşünü benimsemiştir. bu teori zaten anti-semitizmin düşüncesinin ana sebebi olmuştur. ford’un konuşmalarında yahudi aleyhtarı hakaretler zamanla yaygınlaşır ve 1920'lerin başında sahip olduğu gazetelerde yahudi karşıtı görüşleri yayınlatır. ayrıca bu konuda yazılmış kitaplarada destek verir, zamanla mahkemelik olur, davayı kaybeder ve ülkenin yahudi cemaatinden özür dilemek zorunda kalır, ancak kendi fikirleri hiç değişmez. 1930'ların ortalarında ford, başka bir dünya savaşı olasılığı için "finansörleri ve tefecileri" suçlar hale gelir.
führer bir keresinde, "heinrich ford" un "amerika'da büyüyen faşist hareketin lideri" olmasını arzu ettiğini bile söylemiştir. almanya'da zamanla ford da fabrikasını açar, abd de iken nazi madalyasıda verilir kendisine.
böyle mükemmel bir makine mühendisinin bu şekilde saçma bir ideolojiye kapılmasına akıl sır ermiyor açıkçası.
bir başka meşhur nazi sempatizanı için #158727
devamını gör...
sürekli kendini açıklamak
bıraktım ben bunu. kendimi açıklama ihtiyacı hissiyle beni başbaşa bırakan insanları kendileriyle başbaşa bırakıyorum.
t: seni hiçbir şekilde tanımamış, tanıyamamış insanlara karşı kendini, fikirlerini, söylediklerini izah etme çabası.
öz güveni zedeli insanların sizin öz güvene göz dikme durumu.
t: seni hiçbir şekilde tanımamış, tanıyamamış insanlara karşı kendini, fikirlerini, söylediklerini izah etme çabası.
öz güveni zedeli insanların sizin öz güvene göz dikme durumu.
devamını gör...
ruhen yorgun olmak
yaşamak değil beni bu telaş öldürecek. ruhlarımız emekli olmuş çoktan.
devamını gör...
liberosis
hayatta karşımıza çıkan olaylara normalden daha az önem verme isteği olarak tanımlanmaktadır.
kısacası karşılaştığımız mevzuları daha az kafaya takmayı, da az düşünmeyi isteme hissiyatı gibi bir anlamı var.
derhal liberosis olmamız gerekmektedir bence. peki bunu başardığımızda ne olacak.?
hayatımızı ilgilendiren her konuda daha net ve kesin kararlar veririz. hayattan beklediklerimize ve hedeflerimize daha rahat odaklanıp, ulaşabilme yollarını daha net görebiliriz. bizi depresyona sürükleyen, mutsuz insan ve ortamlardan uzak durmamızı sağlayarak, bir çok endişe ve korkumuzu ortadan kaldırmış oluruz.
kendimizi daha berrak bir yaşama yeniden hazırlamamız için bir başlangıç olmuş olacak.
hadi hayırlısı..
kısacası karşılaştığımız mevzuları daha az kafaya takmayı, da az düşünmeyi isteme hissiyatı gibi bir anlamı var.
derhal liberosis olmamız gerekmektedir bence. peki bunu başardığımızda ne olacak.?
hayatımızı ilgilendiren her konuda daha net ve kesin kararlar veririz. hayattan beklediklerimize ve hedeflerimize daha rahat odaklanıp, ulaşabilme yollarını daha net görebiliriz. bizi depresyona sürükleyen, mutsuz insan ve ortamlardan uzak durmamızı sağlayarak, bir çok endişe ve korkumuzu ortadan kaldırmış oluruz.
kendimizi daha berrak bir yaşama yeniden hazırlamamız için bir başlangıç olmuş olacak.
hadi hayırlısı..
devamını gör...
arap isimleri
iki ismimle içinde yer aldığım başlık. ikisini de seviyorum.
memnun olmayan mahkemeye başvurup ismini değiştirebilir. gerçekten, zor değil.
hukukçu değilim ama hukukçularla fazla hasbihal ettim.
ciddi bir problemse değiştirin, bir problem çıksın hayatınızdan, bakın diğer işlerinize.
memnun olmayan mahkemeye başvurup ismini değiştirebilir. gerçekten, zor değil.
hukukçu değilim ama hukukçularla fazla hasbihal ettim.
ciddi bir problemse değiştirin, bir problem çıksın hayatınızdan, bakın diğer işlerinize.
devamını gör...
yakışıklı olup sevgilisi olmayan erkek
bonservisi elinde olan erkek kişisidir, 3 büyüklerden teklif bekliyordur
devamını gör...
sözlük yazarlarının konuştuğu kişi sayısı
62 kişi puu ben günde 3 kelime konuşmayan insanım, ne konuşkan olmuşum.
devamını gör...
tanrı'nın dua kabul oranını çok düşük tutması
yarım asırdır esefle gözlemlediğim üzücü istatistik. kabul oranı resmen yerlerde geziniyor. o kadar da inanmistik. tanrı ne yapmak nereye varmak istemektedir. bari çocuklarınkini kabul etse ama yok. kota belli.
devamını gör...
ayrımcılık
ayrımcılık, bir kişiye ya da gruba, belli özelliklerinden dolayı önyargılı davranmaya denir. bu davranış, pozitif ya da negatif yönde olabilir. ancak, ayrımcılık dendiğinde genellikle negatif anlam anlaşılır. genel olarak etnik köken, cinsiyet, din, dil, dünya görüşü, engellilik, yaş yüzünden ayrımcılık yapılmaktadır.
toplumda bütünleşmeyi engelleyen, bireyleri mutsuzluğa sevk eden en ciddi toplumsal sorunlardan biri olan ayrımcılık aynı zamanda uluslararası metinlerin ve birçok ülke anayasasının açıkça yasakladığı bir suç olmasına rağmen tanık olduğumuz bir sorundur.
ayrımcılığın temelinde, ayrımcı muamelede bulunanların kendilerini mağdurlardan üstün görme örtük kabulleri yatar.
genelde kişisel bir deneyime dayanmayan önyargılar aile, arkadaş, okul, medya gibi kurum ve çevrelerce üretiliyor ve nesiller boyu dolaşımda tutuluyor. bir müddet sonra bu önyargılar nefrete dönüşebiliyor.
çeşitli kesimlere karşı ayrımcı uygulamaların yaygın olduğu toplumlarda yalnızca mağdurlar değil; hak ve adalet duyguları körelmemiş kesimler de huzursuz oluyor. bu durumda, barış içinde birlikte yaşamayı engelleyecek birçok acı tecrübe toplumsal hafızada yer ediniyor.
tüm insanlar kişisel özelliklerine göre değil; eşitlik ilkesine göre muamele görme hakkına sahiptir.
toplumda bütünleşmeyi engelleyen, bireyleri mutsuzluğa sevk eden en ciddi toplumsal sorunlardan biri olan ayrımcılık aynı zamanda uluslararası metinlerin ve birçok ülke anayasasının açıkça yasakladığı bir suç olmasına rağmen tanık olduğumuz bir sorundur.
ayrımcılığın temelinde, ayrımcı muamelede bulunanların kendilerini mağdurlardan üstün görme örtük kabulleri yatar.
genelde kişisel bir deneyime dayanmayan önyargılar aile, arkadaş, okul, medya gibi kurum ve çevrelerce üretiliyor ve nesiller boyu dolaşımda tutuluyor. bir müddet sonra bu önyargılar nefrete dönüşebiliyor.
çeşitli kesimlere karşı ayrımcı uygulamaların yaygın olduğu toplumlarda yalnızca mağdurlar değil; hak ve adalet duyguları körelmemiş kesimler de huzursuz oluyor. bu durumda, barış içinde birlikte yaşamayı engelleyecek birçok acı tecrübe toplumsal hafızada yer ediniyor.
tüm insanlar kişisel özelliklerine göre değil; eşitlik ilkesine göre muamele görme hakkına sahiptir.
devamını gör...

