bu insanların, bu durumu önemsemediklerinden adım gibi eminim. ben de bunlardan biriyim ayrıca. güzel insanlarızdır, zarar gelmez...
devamını gör...

evlenen kişilerin birbirini sevmesidir. gerisi pek de önemli değildir efenim.
devamını gör...

türkü dinleyen insandan zarar gelmez de bir diğer versiyonudur. bazı şeylerin değerini bilelim derken niye bu kadar yüceleştiririz bilinmez.
devamını gör...

kendini bilmektir. kendini bilen insan kendine değer de verir.
devamını gör...

1853 küba'da doğan jose marti, xlx. yüzyıl latin amerikasında sömürgeciliğe karşı savaşın öncülerinden ve dünyanın ilk antiemperyalist savaşçılarındandır. küba bağımsızlık mücadelesinin öncülerinden jose marti, şair ve yazar, siyasetςi, devrimci, gazeteci, edebiyat profesörüydü.

“işte bütün kıtada egemenliği elde etmek isteyen yırtıcı canavar. düşünü gerçekleştirmeye başlıyor avrupa'yla yarışma ve dünyada başlıca güç olma arzusu yönetiyor onu. sanayisinin sürüm bulmayan ve gelişen ürünleri için tek bir zorlayıcı pazarın kurulmasını, gelecekteki egemenliğinin güvencesi olarak görüyor bir an önce gemlemek gerek bu canavarı. gerçeği cesaretle söyleyerek ve ortak düşmana karşı bir an önce örgütlenerek. “

"çürük ve sallantılı çağdaş eğitim sistemini tümden değiştirmek gerekir. i1k eğitim, temelde pratik olmadıkça halklar için gerçek ilerleme, insanlar için mutluluk olamaz. çocuğa onu besleyen yeryüzünün güçlerini kullanmayı öğretmek gerekir."

“şiirin yasal anası duygudur. duygusuz insan bir dize mimarı ya da görüntücü olabilir, ama şair olamaz.siyasa ya da sosyolojiyi dizeleştiren değil; yüreğin fışkırdığı ışıkları ve kokuları bir savaş tamburu gibi korkusuzca çalan, evreni zafer inancına çağıran kişidir şair.”

1895 yılında ispanyol sömürgecilerine karşı küba'nın kurtuluş savaşını yönetirken savaş alanında öldürüldüğünde 42 yaşındaydı. fidel castro ve arkadaşlarının önderliğinde küba halkının gerçekleştirdiği devrim, hiç kuşkusuz, jose marti'nin ülkülerinin ve eyleminin bir başka aşamada gerçekleşmesidir.

kalbini, kalemini, aklını, tüm varlığını ülkesinin bağımsızlığına adamış bir anti emperyalist savaşçıdır.


aynı yalınlıkla ölmek isterim
kırda bir çiçek gibi, sakin, gösterişsiz.
mum yerine yıldızlar parlasın üstümde
yeryüzü uzansın altımda sessiz.

ben aydınlık ve özgürlük delisiyim
varsın hainleri gizlesinler soğuk bir taş altında
dürüstçe yaşadım ben, karşılığında
yüzüm doğan güneşe dönük öleceğim.


(bkz: guantanamera)

kaynak
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

edremitte bir derenin kenarı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ateistim, inançlı biri konuyu açmadığı sürece hiçbir şekilde bende açmam. açan insandan da nefret ederim.
aşağıdaki yazarın dediği gibide "tartışarak değil okuyarak." bir şeyler başaracağız.
devamını gör...

dindarlığınızı tanrı’ya gösterin, bana insanlığınız lazım.
devamını gör...

1990ların ortasına trabzonda kunduracılar caddesinin meydan çıkışında
eski ayaklı bir fotoğraf makinası olan yaşlı bir amca vardı.
siyah beyaz resim çeker satardı
takım elbise giyerdi.
aklıma o yaşlı amcayı getirdi.
devamını gör...

uyandığında onu ilk kim görecek?
yarım bıraktığım ďüşü kimmmm büyütecekkkk?
devamını gör...

3 bölümlük mini dizisini de gayet başarılı.
katil kim konulu kitapları da filmleride çok severim.agatha christie zaten bu türün en iyilerinden.
devamını gör...

hesap açıldıktan yarım salise sonra hoş geldiniz dediklerinden mütevellit bot sanılmışlardır fakat değillerdir.

hepsi sözlüğün güzide modlarıdır.
devamını gör...

1 kasım 1955 başlayan 15 mayıs 1975'e kadar 21 yıl süren, savaşın çok uzaması sebebiyle iç baskılara dayanamayan amerikanın, savaşı bir an önce bitirme çabası ile attığı vietnam savaşında tarım ilacıdır. ağaçların yapraklarını dökmek ve düşman askerleri açığa çıkarmak için kullanılmıştır. ayrıca vietnam halkının gerillara yardım etmesini engellemek amacıyla bitkileri öldürerek aç kalmalarını sağlamaya çalışmıştır. bu anlamda sivillerede yönelik saldırıdır.
etkilerini aşağıdaki fotoğrafta görebiliriz.
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''

abd bu savaşta 80 milyon litre agent orange kullanmıştır. vietnamlılar için geri dönülemez sağlık sorunları ve doğum kusurlarına neden olmaya devam ediyor.
yapılan araştırmalar ilacın insanın gen yapısını değiştirdiğini göstermiştir. içindeki dioksin sebebiyle en az 4 kuşağı etkilediğini söylenmiştir. vietnam topraklarının % 15 i etkilenmiş 4 yüz bin vietnamlı bu ilaçtan dolayı ölmüştür.
savaştan sonra 2 milyon kişi kanser olması ise ilacın etkilerinin uzun soluklu olduğunun göstergesidir.
bu savaşta abd 58 bin askerini kaybetmesine karşı, bu görüntülerin amerikan askerleri üzerinde çok büyük travma yaratması sonucu 60 bin asker intihar etmiştir.
sevili dostlar; vietnam, kore ve bu tarım ilacının kullanıldığı diğer yerle de yaşayan kurbanlar; silahların birincil üreticileri olan monsanto ve dow chemical'a isimli şirketlere dava açmış ve 2006 yılında 63 milyon abd doları cezasına mahkum edilmişlerdir.
dünyanın ve insanlarının yüzyıllar boyu sürecek yıkım ve travmalarının bedeli çok az...
böyle bir ülkedir amerika....

www.history.com/topics/viet...
devamını gör...

arap arap arap... öncelikle şunu söyleyeyim müslüman olmak arap olmak değil. yanı müslümana yapılan her işkencede " ama araplar böyle yaptı " denilmesi biraz tuhaf. kılıç hakkı diyenler olmuş. o kadar çocuğu öldürerek aldığın kılıç hakkı olmaz olsun! bunu yapan da olmaz olsun! ısrail insanının nasıl olduğunu bilmez gibi şu şeyleri söylemeniz çok acınası. ama zihniyet belli. bir açık bulayım, bir açık bulayım ki müslümana saldırayım. yok şunun hakkı yok bunun hakkı... yahu yaşama hakki yaşama. 10 yaşındaki çocukların elif gibi dim dik duruşuna bir bakın bir allah aşkına. o çocukların gözünde ölüm korkusu yok. şimdi eleştirecekseniz eleştirin. ama önce o çocuğun fotoğrafına bakabilin. çocuğunun cesedini saran anneye bakin da eleştirin.
neymiş biz susmuşuz. evet susmuşuz hem de çok susmuşuz. ama onlara değil size susmuşuz. sizin şu söylediklerinize susmuşuz.
devamını gör...

20 milyon lira (20 lira) karşılığında yükleyen insandır. 100 kontürle 50 kısa mesaj gönderilebilir ya da 10 dakika konuşulabilirdi. benim çocukluk zamanıma denk geldiği için 100 kontürü saçma sapan duvar kağıtlarına, logolara, melodilere harcardım. 3310'a bir duvar kağıdı 16 kontürdü. 5110'a duvar kağıdı uyumlu olmadığı için verdiğim kontür de boşa gitmişti. ama logo yükleyebilmiştim. bir de sevgilisiyle konuşanlar, sevgilisine kontür alanlar vardı. nasıl para yetiştirdiler bilmiyorum.
devamını gör...

yazılarını severek takip ettiğim çok sevgili bir yazarımız. yazılarından ziyade kendisinin de çok şeker, çok hoş ve zarif birisi olduğunu söylemeden geçemeyeceğim . iyi ki tanışmışım kendisiyle ve iyi ki var dediğim yazarlardan biri.
devamını gör...

yalnızlığın dibine vurmustur, muhtemelen yalnız başına cafe ye gitme alışkanlığı yoktur,kendine yoldaş olsun diye yanına kitap almıştır.
ben yanımda kitap olduğunda yan masadakiler ne konusuyo diye dinlemekten,kitaba pek konsantre olamıyorum.
devamını gör...

dünya döner:/
devamını gör...

milyonlarca kez açıklanan üzerine yazılar yazılan sosyal medyada en popüler konulardan biri olan bu mevzuyu nasıl olup da öğrenememekte ısrar ediyorsunuz hayret doğrusu. şöyle kabaca ve basitçe bir kez daha üzerinden geçelim...

kadın ve erkek cinsiyetleri ifade eder. bizim kültürümüzde bekaret gibi saçma sapan yerleşik bir düşünce vardır*: kadın cinsiyetini kız ve kadın olarak ayırır ortadoğu çomarı. belki siz buna yetişemediğiniz için tam farkında değilsiniz durumun ama kadın kelimesi uzunca bir süre ayıplı kabul edildi. haybeye üretilmedi bu "kadın mıdır kız mıdır bilmem" lafları, kadının cinsel hayatını en dipten en başa irdeleyen rezil bir milletle karşı karşıyayız çünkü. bu sebeple sanki kadın kelimesi ayıpmış gibi cinsiyet ifadesi yerine bayan kelimesinin kullanılması tabii ki de yanlıştır öğrenin artık şunu. şimdi her şey daha normal bir kafada ama ben 18 yaşındayken hatırlıyorum yakın arkadaşlarım kız/kadın ne yazacağız formlara tedirginliğine düşüyorlardı. az mücadelesini vermedim kadınız biz diye. çünkü utanıyor ya da seviştim ben algısı yaratılacak diye ürküyorlardı.* hatta uyaranlar çok oluyordu sen bekar kızsın kadınım deme diye. *

sokakta seslenirken erkek cinsiyetinde birine "erkek bakar mısınız?" diye seslenmiyoruz, tabii ki de "kadın" diye de seslenmeyeceksiniz. bayan diye seslenilmesine çok takılmıyorum sadece ilkel buluyorum, hanımefendi/beyefendi gibi daha nazik kelimeler varken arkamdan bağğyann diye böğürülmesi kulak tırmalayıcı geliyor yalnızca. ancak cinsiyet ifade edilirken kadın demekten çekinip sanki ayıp bir şey diyormuş gibi tribe bürünüp bayan denildiğinde kibarca uyarıp kadın olarak düzeltiyorum.

kadın ya da kız diye ilkel bir ayrımın yapıldığı, cinsiyetinizin ayıp kabul edildiği bir coğrafya burası. en azından bunun uyuzluğuna verilen bir çaba olmadığının farkında olun özellikle hemcinslerim. sonra namus nedirr ya bu kafalar mı kaldı sorgulamasına düşmeyin. kaldı tabii senin cinsiyetini ifade etme özgürlüğün bile şurda 5-10 senede elde edildi. ki yaşınız yetmiyor ama kadınlar bu tip bir isyana bürünmeyip kabul etmeye devam etseydi sen hala kız mısın kadın mısın, seviştin mi yoksa diye sorgulanacaktın.

beylere sesleniyorum lütfen nezaket kurallarını da şöyle bir gözden geçirelim; hanımefendi demek çok daha hoş geliyor kulağa, ölmezsiniz birazcık eğitilirseniz...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim