israil'in mescid-i aksa'ya saldırması
keşke sözlerden kınamalardan ötesine geçebilsek zira bunlar hiçbir işe yaramıyor
devamını gör...
öğrenilmiş yalnızlık
yalnızlıktan kurtulamayacağına inanmak.
öğrenilmiş tutsaklıkta, çaresizlikte olduğu gibi, uzun süre esir kalmış bir hayvanın kafesinin kapısını açsanız da dışarı çıkıp kurtulabileceğine nasıl inanamaz ise,
öğrenilmiş yalnızlıkta da bankta otururken iki yanına iki kişi oturup sohbet etsemeye başlasa da, birazdan gideceklerine kesin gözle bakıp asla tekrar görüşemeyeceğini düşünür, ve tekrar görüşmek için en ufak bir girişim de yapmazsın.
bence.
öğrenilmiş tutsaklıkta, çaresizlikte olduğu gibi, uzun süre esir kalmış bir hayvanın kafesinin kapısını açsanız da dışarı çıkıp kurtulabileceğine nasıl inanamaz ise,
öğrenilmiş yalnızlıkta da bankta otururken iki yanına iki kişi oturup sohbet etsemeye başlasa da, birazdan gideceklerine kesin gözle bakıp asla tekrar görüşemeyeceğini düşünür, ve tekrar görüşmek için en ufak bir girişim de yapmazsın.
bence.
devamını gör...
nick üzerinden yürümeye çalışmak
devamını gör...
patagonyalı (yazar)
gecenin bu saatinde devrin koş birilerini dövücez diye mesaj atsa malatya'dan ta kadıköy'e yanına gideceğim yazar.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
çıkan haberleri gördükçe kafamın içinde çalan şarkı aynı zamanda.
deniz tekin- ben bugün ülkemden gitmek istedim
deniz tekin- ben bugün ülkemden gitmek istedim
devamını gör...
enfeksiyöz mononükleoz
halk arasında öpücük hastalığı olarak bilinen epstein-barr virüsünün neden olduğu bir hastalıktır. en sık olarak tükürük yoluyla bulaşması sebebiyle öpücük hastalığı olarak isimlendirilir. kısaca ebv şeklinde kısaltma ile gösterilir.
ebv, öncelikli olarak ağız, boğaz sıvıları ve vücut salgılarıyla yakın temas yoluyla kişiden kişiye bulaşır.
birçok kişi 1 yaş civarında öpücük hastalığını geçirir. fakat küçük çocuklarda hastalık genellikle belirti vermediğinden ya da çok hafif bulgularla seyrettiğinden çoğu durumda tanı konulamaz. hastalık bir defa geçirildiğinde bağışıklık kazanıldığı için hayat boyu bir daha tekrarlamaz. bununla birlikte, gelişmiş ülkelerdeki birçok çocuk bu enfeksiyonu ilk yıllarında geçirmez ve bu nedenle de ergenlerde daha sık görülür.
enfeksiyöz mononükleoz olan insanlarda genellikle yüksek ateş, şişmiş lenf bezleri ve boğaz ağrısı gibi belirtiler gözlemlenir. bazı hastalarda dalak büyümesi ortaya çıkabilir. genellikle ciddi belirtiler göstermeden bir iki ay içerisinde kendiliğinden kaybolur.
ebv, öncelikli olarak ağız, boğaz sıvıları ve vücut salgılarıyla yakın temas yoluyla kişiden kişiye bulaşır.
birçok kişi 1 yaş civarında öpücük hastalığını geçirir. fakat küçük çocuklarda hastalık genellikle belirti vermediğinden ya da çok hafif bulgularla seyrettiğinden çoğu durumda tanı konulamaz. hastalık bir defa geçirildiğinde bağışıklık kazanıldığı için hayat boyu bir daha tekrarlamaz. bununla birlikte, gelişmiş ülkelerdeki birçok çocuk bu enfeksiyonu ilk yıllarında geçirmez ve bu nedenle de ergenlerde daha sık görülür.
enfeksiyöz mononükleoz olan insanlarda genellikle yüksek ateş, şişmiş lenf bezleri ve boğaz ağrısı gibi belirtiler gözlemlenir. bazı hastalarda dalak büyümesi ortaya çıkabilir. genellikle ciddi belirtiler göstermeden bir iki ay içerisinde kendiliğinden kaybolur.
devamını gör...
adelinam
kafa sözlük nickaltı mafyasının gözünden kaçabileceğini düşünüp, sessiz sakin yazan yazar.
nickaltı açılışını yapıyoruz, gerisi sizde eyyyyy bu vazifeye gönül vermiş yoldaşlar!
nickaltı açılışını yapıyoruz, gerisi sizde eyyyyy bu vazifeye gönül vermiş yoldaşlar!
devamını gör...
normal sözlük rezaleti
selam dostlar. eskiler bilir ben heileksisozluk.
sözlük kurulduğundan bu yana bu nickle devam etmekteydim. fakat daha ilk dakikalardan beri uyarılar başladı diyebilirim. bu uyarı mahiyetindeki şeyleri pek önemsemesem de sonrasında işler mobbing’e kadar vardı. entry silmeler vs.
“o nicki sileceksin ,müslüman mahallesinde salyangoz sattırmayız . nutellanı da al git.
hanım evladı seni burda üzerler bak sorumluluk kabul etmeyiz .dikkat çekiyorsun ” minvalde tacizler sürdü.
tabii biz bu külhanbeyi vari hareketlere karnımız tok olduğu için hayat boyu kolay lokma olmadığımız için pabuç bırakmadım .. usulune uygun olup da silinen entrilerimi ilgili mercilere dilekçeyle bildirdikten sonra paşa paşa geri yüklediler. bu hareketim sanırım birilerinin canını sıkmış olacak. sözlükten silik yemem için kollanan fırsatları göğsümde yumuşatıp yavaşca kendi ağlarına tıkırdattım.
fakat bu kutlu mücadelem dün itibariyle onların yani güçlünün zaferiyle sonuçlandı.
artık sevenlerim entrilerimin yollarını gözleyen sevgili takipçilerim üzülmesin ve şaşırmasın diye bu bildiriyi yayınlamak istedim.
sözlük kurulduğundan bu yana bu nickle devam etmekteydim. fakat daha ilk dakikalardan beri uyarılar başladı diyebilirim. bu uyarı mahiyetindeki şeyleri pek önemsemesem de sonrasında işler mobbing’e kadar vardı. entry silmeler vs.
“o nicki sileceksin ,müslüman mahallesinde salyangoz sattırmayız . nutellanı da al git.
hanım evladı seni burda üzerler bak sorumluluk kabul etmeyiz .dikkat çekiyorsun ” minvalde tacizler sürdü.
tabii biz bu külhanbeyi vari hareketlere karnımız tok olduğu için hayat boyu kolay lokma olmadığımız için pabuç bırakmadım .. usulune uygun olup da silinen entrilerimi ilgili mercilere dilekçeyle bildirdikten sonra paşa paşa geri yüklediler. bu hareketim sanırım birilerinin canını sıkmış olacak. sözlükten silik yemem için kollanan fırsatları göğsümde yumuşatıp yavaşca kendi ağlarına tıkırdattım.
fakat bu kutlu mücadelem dün itibariyle onların yani güçlünün zaferiyle sonuçlandı.
artık sevenlerim entrilerimin yollarını gözleyen sevgili takipçilerim üzülmesin ve şaşırmasın diye bu bildiriyi yayınlamak istedim.
devamını gör...
klasik anne sözleri
itinayla her seferinde, dışardan arayan çocuğa,
-yanında kim var, diye sorulur.
söylenen bir kaç isimden sonra, huzura erilir.
-yanında kim var, diye sorulur.
söylenen bir kaç isimden sonra, huzura erilir.
devamını gör...
her iktidar bir gün biter
umarım biz de o günleri görürüz, 18 yılda hem ülkeyi hem vatandaşları oldukça yıprattı çünkü.
devamını gör...
madafaka
en sevdiğim dexter sahnelerinden birinde kullanılan söz:
ablam annemi aradığında, annem meşgulse ve telefona ben çıkmışsam bunu söylerim genelde.
ablam annemi aradığında, annem meşgulse ve telefona ben çıkmışsam bunu söylerim genelde.
devamını gör...
sinema tarihinin en iyi oyunculuk performansları
bir filmi film yapan unsurlar şüphesiz yönetmen,senaryo ve arka planda kalan diğer yönetmenlikler olduğu kadar, ortaya koyduğu performansla bir filmi vezir veya rezil edebilecek olan oyunculardır. ben de birçok efsane performansa şahit olmama rağmen, birinciliği asla kaptırmayan bir performansı adlandıracağım ;
daniel day lewis ( daniel plainview ) / there will be blood
malum olay daniel day lewis olunca az filmde oynamış olmasına rağmen ortaya koyduğu enfes performansların oranı yüksektir ki akademi de üç oscar ile kendisinin hakkını vermiştir.
en iyi performansı olarak ise, there will be blood'daki oyunculuğunu gösterebilirim. hani orta seviye bir filmi paul dano'nun da yardımıyla kült bir esere dönüştürmüş dersek yeridir.
fikir edinmek isteyenler için filmden bir sahne ;
daniel day lewis ( daniel plainview ) / there will be blood
malum olay daniel day lewis olunca az filmde oynamış olmasına rağmen ortaya koyduğu enfes performansların oranı yüksektir ki akademi de üç oscar ile kendisinin hakkını vermiştir.
en iyi performansı olarak ise, there will be blood'daki oyunculuğunu gösterebilirim. hani orta seviye bir filmi paul dano'nun da yardımıyla kült bir esere dönüştürmüş dersek yeridir.
fikir edinmek isteyenler için filmden bir sahne ;
devamını gör...
abdullah harun
güney afrika cumhuriyeti'nin cape town şehrinde, 8 şubat 1924 tarihinde doğmuş, malay kökenli imam, apartheid karşıtı aktivisttir.
cape town'da başladığı islami eğitime mekke'de devam etmiş ve geri dönüp, imam olarak görev yaptığı camide ve müslümanlar arasında, 1950'lerde yükselen ırkçı yönetime karşı vaazlar, gösteriler, boykotlar düzenlemiştir.
cemaatin arasındaki muhbirler yüzünden takibe alınmış, özellikle yurtdışına gittiği zaman a.n.c üyeleriyle görüşmüş, mektuplarını taşımıştır.
28 mayıs 1969'da gözaltına alınmış, yurtdışında kimlerle görüştüğü sorgulanmış ama konuşmaması üzerine, nelson mandela'nın hapiste olduğu robben island'da hücreye atılmış ve günlük işkenceler artmıştır.
27 eylül 1969'da vefat etti. vücudunda 30'dan fazla kırık vardı. ırkçı yönetim merdivenlerden düşerek öldüğünü söyledi. cenazesi şehrin gördüğü en kalabalık cenaze oldu, onbinlerce kişi katıldı. bir hafta sonra cape town, st. paul katedralinde ırkçılık karşıtı beyazlar, siyahlar ve müslümanlar tarafından anma toplantısı yapıldı.
cape town'da başladığı islami eğitime mekke'de devam etmiş ve geri dönüp, imam olarak görev yaptığı camide ve müslümanlar arasında, 1950'lerde yükselen ırkçı yönetime karşı vaazlar, gösteriler, boykotlar düzenlemiştir.
cemaatin arasındaki muhbirler yüzünden takibe alınmış, özellikle yurtdışına gittiği zaman a.n.c üyeleriyle görüşmüş, mektuplarını taşımıştır.
28 mayıs 1969'da gözaltına alınmış, yurtdışında kimlerle görüştüğü sorgulanmış ama konuşmaması üzerine, nelson mandela'nın hapiste olduğu robben island'da hücreye atılmış ve günlük işkenceler artmıştır.
27 eylül 1969'da vefat etti. vücudunda 30'dan fazla kırık vardı. ırkçı yönetim merdivenlerden düşerek öldüğünü söyledi. cenazesi şehrin gördüğü en kalabalık cenaze oldu, onbinlerce kişi katıldı. bir hafta sonra cape town, st. paul katedralinde ırkçılık karşıtı beyazlar, siyahlar ve müslümanlar tarafından anma toplantısı yapıldı.
devamını gör...
yazarların girdiği tanımlardan karakter analizi yapmak
buna harcayacak zamanım yok, okur geçerim. karakteri beni ilgilendirmez, tanımları ilgilendirir.
devamını gör...
27 mart 2021 hamile çocuğun dini nikahlı eşi tarafından öldürülmesi
önümüzdeki dönemde en büyük ve topyekûn savaş yobazlığa karşı olmalıdır. artık bu coğrafyada bilişsel bir devrim şart oldu. 19 yıllık akp ve ondan önceki sağ hükümetlerin en büyük zararı çalmaları değil, bıraktıkları bu kültür enkazı oldu. cehalet hiç bir dönemde bu kadar yaygınlaşmamıştı.
eşiktekinden beşiktekine, sopayla döve döve, insan hakları, empati, erdem, ahlak, doğruluk herkese öğretilmeli. bütün medya, internet v.s. bu amaç uğruna kullanılmalı. yoksa bu b.k çukurundan kurtulmamız çok zor.
t: insanı hayattan soğutan haber.
eşiktekinden beşiktekine, sopayla döve döve, insan hakları, empati, erdem, ahlak, doğruluk herkese öğretilmeli. bütün medya, internet v.s. bu amaç uğruna kullanılmalı. yoksa bu b.k çukurundan kurtulmamız çok zor.
t: insanı hayattan soğutan haber.
devamını gör...
ödünç verilen kitabın bir türlü geri gelmemesi
daha da ilginci, sizin olmayan bir kitabın size geri gelmesidir. kuzenim, bir zamanlar kimden ödünç aldığını bilmediği kitabın benim kitabım olduğunu iddia ederek bana geri verdi. her ne kadar bu kitap benim değil dediysem de ikna olmadı, kitabı zorla verdi. kimbilir kimin kitabıydı ve halen geri gelmesini bekliyor, yazık..
devamını gör...
the serpent
üzerinde bayaa çalışılmış, ince ince işlenmiş dizi.
öncelikle gerçek bir hikayeyi izleyici ya da okura sunmak bence zor iş. neresinde hayal ürünü kullanıp neresinde gerçeklere sadık kalacaksınız iyi belirlemek gerekiyor çünkü hayal ürününü fazla kacirdiginizda hitap ettiğiniz kitle hayal kırıklığına uğrayabilir ve ya tam tersi gerçeklere fazla sadık kaldığınızda belgesel kıvamına gelebilir. dizi bittikten sonra internette okuduklarim bana gayet uygun bir ayar verildiği izlenimi oluşturdu.
6 bölümde bitebilecekken 8 bölüm biraz uzatılmış. sanırım hollanda'lı diplomatın tutkusu daha net anlaşılsın diye bu yola gidilmiş ki bu da diziyi basit bir polisiyeden kurtarmış oluyor.
dizide diğer yazarların da belirttiği döneme ait ayrıntılar çok çok güzel kullanilmis. kullanılan bardaklardan bikinileri, kağıtlara, mobilyalara kadar... ayrıca çekim kalitesi ya da tekniği de gercekten 70'li yıllarda hissetmenizi sağlıyor. sırf bu yüzden bile izlenebilir.
başrol oyuncusu tahar rahim'in fransızca konuşurken ağzının aldığı hal, gerginlik ve korku başta olmak üzere duyguları soğukkanlılıkla gostermesi beni etkileyen bir başka nokta oldu.
itiraf etmeliyim ki; ilk bölümü izledikten sonra aşırı hem de çok aşırı sigara kullanımı özendirici olduğu düşüncesi ile beni rahatsız etmişti. son bölüme gelindiğinde ise artık sigara kullanımı öyle bir boyuta gelmişti ki; çocuklardan ve eşimden gizli ara ara tutturen benim bile midemi bulandırdı.
yine dizide karakterlerin nesneleri tutma biçimi, konuşurken istemsiz yapıldığı izlenimi verilmeye çalışılmış tikleri ya da tepkileri, anne eksikliği ve ya duygusal istismarın insan psikolojisinde etkileri çok güzel vurgulanmış.
kafama yatmayan tek şey; juliet'in son aşamada yaptığı aptallık oldu.
dizi ile ilgili minik ve önemsiz bir sürpriz; daha önce yine netflix'te izlediğimiz bodyguard dizisinin başrol oyuncusurichard madden* eskiden serpent'in moniqe'i jenna louise coleman!* ile sevgili iken, 5 yıllık ilişki bitince yine serpent'in angela'sı* ellie bamber ile aşk yasamiş. yani aynı diziden iki kadınla da çıkmış. *
öncelikle gerçek bir hikayeyi izleyici ya da okura sunmak bence zor iş. neresinde hayal ürünü kullanıp neresinde gerçeklere sadık kalacaksınız iyi belirlemek gerekiyor çünkü hayal ürününü fazla kacirdiginizda hitap ettiğiniz kitle hayal kırıklığına uğrayabilir ve ya tam tersi gerçeklere fazla sadık kaldığınızda belgesel kıvamına gelebilir. dizi bittikten sonra internette okuduklarim bana gayet uygun bir ayar verildiği izlenimi oluşturdu.
6 bölümde bitebilecekken 8 bölüm biraz uzatılmış. sanırım hollanda'lı diplomatın tutkusu daha net anlaşılsın diye bu yola gidilmiş ki bu da diziyi basit bir polisiyeden kurtarmış oluyor.
dizide diğer yazarların da belirttiği döneme ait ayrıntılar çok çok güzel kullanilmis. kullanılan bardaklardan bikinileri, kağıtlara, mobilyalara kadar... ayrıca çekim kalitesi ya da tekniği de gercekten 70'li yıllarda hissetmenizi sağlıyor. sırf bu yüzden bile izlenebilir.
başrol oyuncusu tahar rahim'in fransızca konuşurken ağzının aldığı hal, gerginlik ve korku başta olmak üzere duyguları soğukkanlılıkla gostermesi beni etkileyen bir başka nokta oldu.
itiraf etmeliyim ki; ilk bölümü izledikten sonra aşırı hem de çok aşırı sigara kullanımı özendirici olduğu düşüncesi ile beni rahatsız etmişti. son bölüme gelindiğinde ise artık sigara kullanımı öyle bir boyuta gelmişti ki; çocuklardan ve eşimden gizli ara ara tutturen benim bile midemi bulandırdı.
yine dizide karakterlerin nesneleri tutma biçimi, konuşurken istemsiz yapıldığı izlenimi verilmeye çalışılmış tikleri ya da tepkileri, anne eksikliği ve ya duygusal istismarın insan psikolojisinde etkileri çok güzel vurgulanmış.
kafama yatmayan tek şey; juliet'in son aşamada yaptığı aptallık oldu.
dizi ile ilgili minik ve önemsiz bir sürpriz; daha önce yine netflix'te izlediğimiz bodyguard dizisinin başrol oyuncusurichard madden* eskiden serpent'in moniqe'i jenna louise coleman!* ile sevgili iken, 5 yıllık ilişki bitince yine serpent'in angela'sı* ellie bamber ile aşk yasamiş. yani aynı diziden iki kadınla da çıkmış. *
devamını gör...
ankara vs istanbul
ankara'da yaşanır, istanbul'da gezilir.
uzak da değiller birbirlerine *.
uzak da değiller birbirlerine *.
devamını gör...
29 nisan 17 mayıs arası tam kapanma
bir gün çalışmasa evine ekmek götüremeyecek insanların yine yok sayıldığı bir karardır. oysa bu ülkenin büyük bir kısmı yoksul ve bunu en iyi iktidardaki yağmacılar bilir. şimdi bu karar sonrasında bu insanlar kara kara düşünüyor, ne yapacaklar? nasıl geçinecek, ne yiyip içecekler?
iktidarın klasik sorumsuzluğudur bu. muhalefet zaten evlere şenlik. ne bir öneri ne bir adam akıllı eleştiri. haklarını savunamayan bu çaresiz insanlara tek bir faydalı hamleleri yok. çareleri katkıları yok.
milyonlarca yoksul insan 15 gün ne yapacak şimdi. tek bir yardım tek bir destek yok.
elbette önce sağlık, ama tek bir kuruş destek vermeden emekçileri zat zor geçinenleri evlerine kapatmak nasıl bir düşüncesizliktir.
bu insanlar ne yapacaklar diye düşünmek iktidarın görevidir. bu fakir insanlar , açlıkla yoklukla daha ne kadar imtihan edilecek. patates soğan dağıtmakla milyonlarca insanın sıkıntısı çözülebilir mi?
allah herkese gani gani sabır versin.
hukuksuzluğu şiar edinmiş iktidar yine yüzlerce insanın katıldığı cenazelerden, kongre ve toplantılardan , iftarlardan vazgeçmeden, sorumsuzca davranmayı sürdürüp , çaresiz insanlara ceza keserek devam ederek bu problemi çözebileceğini düşünüyor ise , bunun adı ikiyüzlülüktür, sahtekarlıktır ve insanları aptal yerine koymaktır.
haydi yine evli evine, köylü köyüne durumu olmayanlar da cehennemin dibine..,
iktidarın klasik sorumsuzluğudur bu. muhalefet zaten evlere şenlik. ne bir öneri ne bir adam akıllı eleştiri. haklarını savunamayan bu çaresiz insanlara tek bir faydalı hamleleri yok. çareleri katkıları yok.
milyonlarca yoksul insan 15 gün ne yapacak şimdi. tek bir yardım tek bir destek yok.
elbette önce sağlık, ama tek bir kuruş destek vermeden emekçileri zat zor geçinenleri evlerine kapatmak nasıl bir düşüncesizliktir.
bu insanlar ne yapacaklar diye düşünmek iktidarın görevidir. bu fakir insanlar , açlıkla yoklukla daha ne kadar imtihan edilecek. patates soğan dağıtmakla milyonlarca insanın sıkıntısı çözülebilir mi?
allah herkese gani gani sabır versin.
hukuksuzluğu şiar edinmiş iktidar yine yüzlerce insanın katıldığı cenazelerden, kongre ve toplantılardan , iftarlardan vazgeçmeden, sorumsuzca davranmayı sürdürüp , çaresiz insanlara ceza keserek devam ederek bu problemi çözebileceğini düşünüyor ise , bunun adı ikiyüzlülüktür, sahtekarlıktır ve insanları aptal yerine koymaktır.
haydi yine evli evine, köylü köyüne durumu olmayanlar da cehennemin dibine..,
devamını gör...
normal sözlük'ün en nefret edilen yazarı
nefret etmem için tanımam lazım, tanımam için yüzünü görmem, oturup beraber bir bardak çay içmem lazım.
dolayısıyla tanımadığım birinden nefret edemem.
ancak yazdıkları ile de kimseyi değerlendirmek doğru olmaz bence. çünkü bunu eğlenmek için yapıyor. sonuçta herkesin meşrepi farklı.
dolayısıyla tanımadığım birinden nefret edemem.
ancak yazdıkları ile de kimseyi değerlendirmek doğru olmaz bence. çünkü bunu eğlenmek için yapıyor. sonuçta herkesin meşrepi farklı.
devamını gör...