delirmek
bir sosyoloji hocamın en kusurlu hayvan insandır. insanın ise en kusursuzu delilerdir diyerek benim için kutsal bir seviyeye çıkarttığı durumdur. belki bu yüzden psikoloji okuyorumdur ve belki bu yüzden delirmiş bir psikolog adayıyımdır.
devamını gör...
geceye bir 2000'ler şarkısı bırak
burcu güneş-çile bülbülüm.
devamını gör...
depresyon hırkası
gün boyu o hırkayla gezilip gözler şişene kadar ağlanır.
devamını gör...
sound of metal
süper bir film.
devamında söyleyeceklerim spoiler içerebilir!!
bana kalırsa film bağımlılık üzerine. ruben ve lou, birbirlerini bulmazdan önce problemli hayatlara sahip kişiler. ruben'in uyuşturucu bağımlılığı var. lou ise ailevi problemler yaşayıyor ve kendini jiletlediğini kolundaki yaralardan anlıyoruz. fakat birlikte geliştirdikleri hayat tarzı ikisine de iyi gelmiş görünüyor. ruben uyuşturucuyu bırakmış ve lou kendini jiletlemeyi bırakmış. ancak daha önceki bağımlılıklarının yerini birbirlerine olan bağımlılıkları almış. (zaten aşk acısı dediğimiz şey aslında bir alışkanlık ve bağımlılık ızdırabı değil midir?) fakat beraber kurdukları hayat ruben'in sağırlaşmaya başlaması ile çökmeye başlıyor. bunun üzerine ruben sağırların rehabilite olduğu bir kampa katılıyor. kampın yöneticisi, daha önce alkol bağımlılığı yaşamış ve bunu atlatmış bir kişi. fakat hal ve hareketlerinden hayatın anlamını keşfetmiş gibi durduyor: sakin ve kontrollü. sürekli olarak farkında. kendinin ve isteklerinin bilincinde gibi. yani gerçek anlamda bağlılığını yenmiş. çünkü bağımlılığın en büyük semptomu, kendinin farkında olmamaktadır. yaptıklarının, düşündüklerinin farkında olmamaktır ve bağımlılığın seni yönlendirmesine izin vermektir. ancak lou karakteri, yukarıda belirttiğim gibi, bir bağımlılığı başka bir bağımlılık ile değiştirmiştir: uyuşturucu ile olan bağımlılığının yerine lou almıştır. sağır olması sebebi ile lou'yu kaybetmeyi bu yüzden kabullenememektedir ve sürekli olarak bunun çarelerini aramaktadır. eroin alabilmek için varını yoğunu satan kişiler gibi, onu lou'ya ulaştaracağını düşündüğü ameliyat için varını yoğunu satar hatta daha önemlisi hayatına yeni bir anlam katabilecek ve başkalarına (lou) ya da başka şeylere (uyuşturucular) referansla değil, kendine referansla hayatını devam ettirmesini sağlayacak uğraşları da elinin tersi ile bir kenara iter. fakat ameliyatın sonucu bir felakettir ve lou, ruben'e olan bağımlılığından kurtularak kendisine başka bir hayat inşa etmiştir.
devamında söyleyeceklerim spoiler içerebilir!!
bana kalırsa film bağımlılık üzerine. ruben ve lou, birbirlerini bulmazdan önce problemli hayatlara sahip kişiler. ruben'in uyuşturucu bağımlılığı var. lou ise ailevi problemler yaşayıyor ve kendini jiletlediğini kolundaki yaralardan anlıyoruz. fakat birlikte geliştirdikleri hayat tarzı ikisine de iyi gelmiş görünüyor. ruben uyuşturucuyu bırakmış ve lou kendini jiletlemeyi bırakmış. ancak daha önceki bağımlılıklarının yerini birbirlerine olan bağımlılıkları almış. (zaten aşk acısı dediğimiz şey aslında bir alışkanlık ve bağımlılık ızdırabı değil midir?) fakat beraber kurdukları hayat ruben'in sağırlaşmaya başlaması ile çökmeye başlıyor. bunun üzerine ruben sağırların rehabilite olduğu bir kampa katılıyor. kampın yöneticisi, daha önce alkol bağımlılığı yaşamış ve bunu atlatmış bir kişi. fakat hal ve hareketlerinden hayatın anlamını keşfetmiş gibi durduyor: sakin ve kontrollü. sürekli olarak farkında. kendinin ve isteklerinin bilincinde gibi. yani gerçek anlamda bağlılığını yenmiş. çünkü bağımlılığın en büyük semptomu, kendinin farkında olmamaktadır. yaptıklarının, düşündüklerinin farkında olmamaktır ve bağımlılığın seni yönlendirmesine izin vermektir. ancak lou karakteri, yukarıda belirttiğim gibi, bir bağımlılığı başka bir bağımlılık ile değiştirmiştir: uyuşturucu ile olan bağımlılığının yerine lou almıştır. sağır olması sebebi ile lou'yu kaybetmeyi bu yüzden kabullenememektedir ve sürekli olarak bunun çarelerini aramaktadır. eroin alabilmek için varını yoğunu satan kişiler gibi, onu lou'ya ulaştaracağını düşündüğü ameliyat için varını yoğunu satar hatta daha önemlisi hayatına yeni bir anlam katabilecek ve başkalarına (lou) ya da başka şeylere (uyuşturucular) referansla değil, kendine referansla hayatını devam ettirmesini sağlayacak uğraşları da elinin tersi ile bir kenara iter. fakat ameliyatın sonucu bir felakettir ve lou, ruben'e olan bağımlılığından kurtularak kendisine başka bir hayat inşa etmiştir.
devamını gör...
karambol (yazar)
mod olmuş. hepimize geçmiş olsun.
devamını gör...
kıvırcık saç
bakımı, şekil verilmesi zor saçtır. yıkadıktan bir üste sonra bonus olarak gezersiniz. aceleniz varsa çıldırtır. *
devamını gör...
sevgilinizde bıraktığınız nesneler
kalp olabilir.*
devamını gör...
koyduğun yerdedir
bulamadığın herhangi bir eşyanı bir hevesle aynı ortamı paylaştığın başka bir canlıya sorduğunda alacağın beyin yakan cevaptır.
evliyseniz eşinizden, aileyle yaşıyorsanız ebeveynlerden, ev arkadaşınızla beraber kalıyorsanız ondan duyarsınız bu kültürel mirası.
evliyseniz eşinizden, aileyle yaşıyorsanız ebeveynlerden, ev arkadaşınızla beraber kalıyorsanız ondan duyarsınız bu kültürel mirası.
devamını gör...
koca adam olup hala yapılan şeyler
tüp çokokrem emmek.
devamını gör...
sadece 10 tl ve katlarını çekebilirsiniz
100 tl çekmeye çalıştığım atm nin verdiği saçma salak uyarı.
ulan 100 tl 10 tl nin katlarından birisi değil mi? kafa mı buluyon at kafalı.
ulan 100 tl 10 tl nin katlarından birisi değil mi? kafa mı buluyon at kafalı.
devamını gör...
bu tanıma 10 beğeni gelir mi sorunsalı
poponuzdan sorunsal uydurmayın demek istediğim başlıktır.
devamını gör...
maske takmanın olumlu yönleri
burnum üşümüyor
devamını gör...
yüzme bilmediği halde denize giren insan
aklıma aydemir akbaş'in " yüzme bilmiyorsan ne işin var ağaçta " filmini getirmiş başlık.
devamını gör...
kaplumbağa terbiyecisi
tabloda gördüğümüz erkek figürü osman hamdi bey’in kendisidir. çoğunlukla, resmini çizeceği ortamda, doğuya özgü kıyafetler giyip kendi fotoğrafını çektirir. sonra fotoğrafa bakarak yapar resimlerini. kaplumbağa terbiyecisi de bu şekilde çizilmiştir.
tablodaki kaplumbağalar; devletin hantal işleyen bürokrasisi ve değişime direnen, ağır aksak ilerleyen toplumun kendisiydi. yaşlı dervişin kendisi olduğunu söylemiştik. bütün bu duruma kızan osman hamdi bey, derviş de olsa sabrının bir sonu olduğunu göstermiş oluyor.
yer: pera müzesi

bugün yakından görme fırsatım oldu.tablo'nun osman hamdi bey'in en ünlü eseri olarak özel bir yeri vardır.
tablodaki kaplumbağalar; devletin hantal işleyen bürokrasisi ve değişime direnen, ağır aksak ilerleyen toplumun kendisiydi. yaşlı dervişin kendisi olduğunu söylemiştik. bütün bu duruma kızan osman hamdi bey, derviş de olsa sabrının bir sonu olduğunu göstermiş oluyor.
yer: pera müzesi

bugün yakından görme fırsatım oldu.tablo'nun osman hamdi bey'in en ünlü eseri olarak özel bir yeri vardır.
devamını gör...
efendi erkeklerin çok sıkıcı olması
'başımıza icat çıkarma çocuk' efendi erkeklerin değeri bilinmeli. sana sıkıcı olan bir başkasına değildir.herkes aynı kefeye konulamaz. hanımefendi kızlarımıza efendi erkekler yakışır. başlık hadi evladım istemeye gidiyoruz moduna soktu beni. efendi kadın-erkek harcattırmammm.
devamını gör...
başkası adına utanmak
'edep aklın suretidir' demiş alim. e sureti bozuk olanın da bu haya duygusunu kavrayabileceğini kolay beklemiyorum.
herkese nasip olmayan kavrayış-duygudur.
herkese nasip olmayan kavrayış-duygudur.
devamını gör...
kendine nazar değdirmek
kişi en çok beğendiğine ve fazlaca kendisine nazar değdirir.
fazla dillendirmemek, hatta düşünce gelirse bile kafayı dağıtmak lazım.*
fazla dillendirmemek, hatta düşünce gelirse bile kafayı dağıtmak lazım.*
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
sen yoksun
deniz yok
yıldızlar arkadaşım
ya bu gece harika şeyler olsun
yahut bir bomba gibi
infilak edecek başım.
attila ilhan
deniz yok
yıldızlar arkadaşım
ya bu gece harika şeyler olsun
yahut bir bomba gibi
infilak edecek başım.
attila ilhan
devamını gör...

