arada sırada radyo yayını
değişik soru ve konular gelmeye devam ediyor. buradan ya da özelden fikir ve sorularınızı iletebilirsiniz arkadaşlar.
bu gece saat 00.00'ı unutmayın.
bu gece saat 00.00'ı unutmayın.
devamını gör...
lübnan
izlediğim bir belgesel lübnan’da kadınların yaşamını anlatıyordu. dışarıdan bomba sesleri gelirken saçlarını boyatmaya devam ediyor kadınlar. savaş ortamında yıllar geçirmek, her günü son günleriymiş gibi yaşamayı öğretmiş onlara, enteresan gelmişti öğrenince.
devamını gör...
lenovo
yoga serisini çok beğendiğim laptop ve telefon markası. thinkpad serileri de gayet güzel ama yoga serilerinin tasarımlarını çok seviyorum.
devamını gör...
lens solüsyonu
yıllık lens siparişi verdiğimde iki adet 360 ml.hediye olarak gelen olmazsa olmazım.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
seks yaparken dikkat edilmesi gereken hususlar
devamını gör...
yazarlara yazın geldiğini fark ettiren şeyler
hava geç kararmaya başladıysa tamam işte, yaz geldi. hele bariz bir şekilde belli olduğu zaman bir keyifleniyorum. bir de evde tüm camları açıyosun ama asla soğuk esmiyor. yaz çok güzel ya. cidden. cıvıl cıvıl. rengârenk. bayılıyorum şu mevsime.
devamını gör...
tropic thunder
zaman geçirmelik ben stiller filmi. oyuncular için izlenebilecek bir film. eğlendiğimi söyleyebilirim bu film ile. film aksiyon komedi tarzında. normalde aksiyon filmi seven birisi değilimdir. * fakat bu filmde epey güldüm. zaten başından beri absürt bir şey izleyeceğinizi bildiğinizden kurguya da görüntüye de pek dikkat etme ihtiyacı duymuyorsunuz. ben stiller, robert downey jr., jack black nick nolte, matthew mcconaughey, tom cruise için izlediğimi söylemeliyim ayrıca bu filmi. bu isimler olmasaydı belki yüzüne bile bakmazdım filmin.
hollywood ile ilgili hoş tespitler vardı ve komedi bence güzel yedirilmişti her ne kadar mantık hataları ve kurgu zayıflığı görünebilse de.
konusu ise şöyle: bir grup film yıldızı, o güne kadar yapılmış en yüksek bütçeli savaş filmini çekmek için bir araya gelir. fakat bu savaş filmini çektikleri yerde gerçekten de bir savaş döner. aralarında bazıları o gerçek (gibi) mermilerin, mayınların pahalı bir iş yaptıklarından ötürü olduğunu düşünür ve sahiden de film çekiyoruz sanır. diğer taraftan da gerçekten bir savaş içerisinde olduğunu anlayan bir grup vardır. gerçekten de dünyanın en yoğun uyuşturucu ticaretinin yapıldığı bir yerdedirler. ve... kayıt!
speedman'in temiz kalpli jack'i oscar almalıydı. *
ayrıca g5 jeti için müşterisini satmayı düşünen rick peck için ne demeli...
"sen sonunda peynir olmayan bir hapishanede kaybolmuşsun."
"onun derisini jimnastik elbisesi gibi giymek istiyorum."
"ben senaryoyu okumam. senaryo beni okur."
"soğuk, zor dünya. boktan şeyler olur. biz de ağlarız arkasından -haberlerde-."
hollywood ile ilgili hoş tespitler vardı ve komedi bence güzel yedirilmişti her ne kadar mantık hataları ve kurgu zayıflığı görünebilse de.
konusu ise şöyle: bir grup film yıldızı, o güne kadar yapılmış en yüksek bütçeli savaş filmini çekmek için bir araya gelir. fakat bu savaş filmini çektikleri yerde gerçekten de bir savaş döner. aralarında bazıları o gerçek (gibi) mermilerin, mayınların pahalı bir iş yaptıklarından ötürü olduğunu düşünür ve sahiden de film çekiyoruz sanır. diğer taraftan da gerçekten bir savaş içerisinde olduğunu anlayan bir grup vardır. gerçekten de dünyanın en yoğun uyuşturucu ticaretinin yapıldığı bir yerdedirler. ve... kayıt!
speedman'in temiz kalpli jack'i oscar almalıydı. *
ayrıca g5 jeti için müşterisini satmayı düşünen rick peck için ne demeli...
"sen sonunda peynir olmayan bir hapishanede kaybolmuşsun."
"onun derisini jimnastik elbisesi gibi giymek istiyorum."
"ben senaryoyu okumam. senaryo beni okur."
"soğuk, zor dünya. boktan şeyler olur. biz de ağlarız arkasından -haberlerde-."
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
kendisi bilmese bile, eski bir dost.
beni hatırlarsa acık daha uzun yazarım buralara felan.*
edit : tanıdı valla, hemen aldım kovanına geri koydum, önüne arı her ne yer ise ondan bıraktım, omzunu iki pışpışladım, kaldığımız yerden devam etmek üzere anlaştık, kaleye ilk o geçecek, 5 atış, en fazla gol atan kazanır, yine karıştım ben, gidiyom.
iyi yazar.
beni hatırlarsa acık daha uzun yazarım buralara felan.*
edit : tanıdı valla, hemen aldım kovanına geri koydum, önüne arı her ne yer ise ondan bıraktım, omzunu iki pışpışladım, kaldığımız yerden devam etmek üzere anlaştık, kaleye ilk o geçecek, 5 atış, en fazla gol atan kazanır, yine karıştım ben, gidiyom.
iyi yazar.
devamını gör...
siyasi başlıklara yazmaya çekinmek
bu ülkeye demokrasi getireceğiz, türbanlılar rahat edecek, kürtler kendi dillerini konuşacak, vesayeti kaldıracağız, avrupa birliğine gireceğiz dediler. yolda destek sağlamak için lgbt'e destek gösterilerinde bulundular. 28 şubatın acısını yaşamış mazlumlar gibi görünüyorlardı. her konuda ezikliği, yok sayılmışlığı yaşayan herkesin sesi olacakları düşünüldü. ben hiç bir zaman sıcak bakmadım. bir insanın yetiştiği ülkü, ideoloji veya din hiç önemli değil, ilk gençliğinin nerede geçtiği çok önemlidir benim için. ileride şekil değiştirip durumlara ayak uydurmaya çalışsanız bile, içerlerde bi yerlerde yine aynı ideolojiye hizmet edersiniz. neyse uzatmayacağım, çokça desteği bu ülkenin akademisyenlerinden, gerçek entellektüellerinden sağladılar. dönüşümü ve gücü sağlamlaştırdıkça gerçek canavar ve gerçek amaçlar ortaya çıktı. sakın haaa bütün yaşananlar, yol boyunca raslantı olarak yaşanmış gelişmelerdir diye düşünmeyin. bu bir dönüşüm hikayesidir. son 19 yılda yaşananlar, zaten yaşanacaktı; aktörlerin veya partilerin önemi yoktur. neyse çok uzattım sanırım, az buz şeyler yaşamadık arkadaşlar, bizler çok radikal değişimlerin, tam da göbeğinde kaldık. gençtik kanımız hızlı akıyordu. elimize ateş alıp şehri yakmak değildi amacımız, olanlara tepki göstermek istiyorduk. gücümüz yoktu, elimizde sadece internet vardı; twitter, ekşi, facebook ha bir de mezuniyet törenleri vardı tabi. referandum yaşadık, çıktılar dediler ki kenan evreni yargılayacağız, ilk dönem destekleyen akademisyenler yine evet dediler yargılansın. kardeşim hiç mi tarihsel bağlamda gelişmeleri okuyamıyorsunuz. kenan evrenden farklarının olmadığını anlamadınız dimi? ardından gezi geldi. amacımız belliydi, ses çıkarmak istiyorduk. hiç bir zaman yakıp yıkmak değil, fark edilmek, değişimin gerekli olduğunu vurgulamak istiyorduk. yine onda da kaybeden biz olduk. 3. günde evimize girdik mecburen. neyse biz yine internetten sesimizi çıkarmaya çalıştıkça, bi anda başlıklar silinmeye başladı, bize bizimle aynı platformdan bize karşı düşmanlar yarattırlar. cadı avına başladılar. yazmaya korkar olduk, insanlar toplanıp hapishaneye götürülüyordu. 71 öncesi, 80 öncesi gibi bir ortam yaratıldı. fakat artık insanlar yaşamlarına kıymet veriyordu. tarih bize böyle çabaların beyhude olduğunu ve sadece gençliğinin çürüyeceğini örnekleri ile gösterdi. korkmamız normal, çünkü istedikleri de bu zaten, herkes korksun ve yazamasın konuşamasın ve hatta düşünmesin. yazmaya çekinen arkadaşları çok iyi anlıyorum. haklılar, kendi hukukunu yazmış bir siyasi güç var karşımızda, ama sanırım değişim artık zorunlu yani süreç bize bunu gösteriyor. bir gün bu başlığın altında ''abi ne günlerdi, içimiz kan ağlıyordu ama yorum yapamıyorduk girişleri ve hikayeleri okuyacağız''. daldan dala atladım belki out of topic gibi görünsede hepsi birbiriyle ilintili, sadece 29 sayfa bir dönem ödevi hazırlar gibi alıntılar ve dipnotlar vermek istemedi. sonuç olarak, ''demokrasi pompalamasyonu ile yola çıkıp, herkesi muma çeviren bir yönetimin başarı öyküsüdür siyasi başlıklara yazmaktan çekinmek''. allah sonumuzu hayır etsin amin.
devamını gör...
kişinin kendini en özgür hissettiği an
yapmam gereken bir iş, gitmem gereken bir yer olmadığı zaman.
devamını gör...
süleyman tuna taşkın
otizmli bir çocuk ressamdır. istanbul'da bircok sergi açmıştır. artık sergilerini youtube üzerinden gezmek mümkün. memlekette olan güzel olaylardan nadir birtanesidir. bende buradan kendisinin duyurusunu yapmak istedim. sevgili kafa sözlük yazarları aşağıda birakacağım youtube kanalına abone olarak tuna'ya ve onu örnek olan birçok otizmli çocuğumuza destek verebilir.
sergi görüntüleri için buradan tık
şuraya bir fotoğraf bırakalım;
sergi görüntüleri için buradan tık
şuraya bir fotoğraf bırakalım;
devamını gör...
kadın yazarların nickaltı
"kız yazarlar" tabiriyle güldürmüş başlıktır.
devamını gör...
cengiz atay
(bkz: hadi bee)
ezel dizisinde en sevdiğim karakter.
(bkz: kadınların efendi erkek yerine p. tercihi)
onu diğerlerinden ayıran özelliği; diğerleri saman altından su yürütürken, o, neyse odur. yaptığı hiçbir şey şaşırtmaz.
o güne kadar hiçbir şey anlamamış olması, ömer'in saflığı.
ezel dizisinde en sevdiğim karakter.
(bkz: kadınların efendi erkek yerine p. tercihi)
onu diğerlerinden ayıran özelliği; diğerleri saman altından su yürütürken, o, neyse odur. yaptığı hiçbir şey şaşırtmaz.
o güne kadar hiçbir şey anlamamış olması, ömer'in saflığı.
devamını gör...
kitap hediye notu
hayatimda tek bir kişiye kitap hediye ederdim.
oda artık hayatımda olmadığı için kuru bi öksürük sonrası satırları yazıyorum.
bu kitabı sana değer verdiğim için hediye ediyorum sevgili dostum.
peki şimdi sen ne yapacaksın? ya bu satırları yazmamı bitirmeden okumayı bırakıp kitabi eski sevgiline,eşine dostuna dağıtacaksin ya da sonuna kadar kitabi okuyup ondan sonra eski sevgiline, eşine dostuna dagitacaksin. en son yazdığım çok uzak bi ihtimal değil mi? senin ciğerini bilirim ben ciğerini.
bari bu aldığım son kitabi oku. kimseye verme. ne bileyim hiçbir şey yapamıyorsan al yak kitabı ama yine de kimseye verme. koy diğer kitaplarının yanına. 4 yillik (eski) dostluğumuz en azından bunu hakediyordur. hoş sen sana verdiğim hangi şeyin kıymetini bildin ki... bunu ben değil kitaplar öğretecek sana.
o yüzden lanet olası artık hayatımda değilsin, sana almış olduğum kitaplara hasret kal.
artik sana sevgi dolu olmayan dostun -whistoy.
oda artık hayatımda olmadığı için kuru bi öksürük sonrası satırları yazıyorum.
bu kitabı sana değer verdiğim için hediye ediyorum sevgili dostum.
peki şimdi sen ne yapacaksın? ya bu satırları yazmamı bitirmeden okumayı bırakıp kitabi eski sevgiline,eşine dostuna dağıtacaksin ya da sonuna kadar kitabi okuyup ondan sonra eski sevgiline, eşine dostuna dagitacaksin. en son yazdığım çok uzak bi ihtimal değil mi? senin ciğerini bilirim ben ciğerini.
bari bu aldığım son kitabi oku. kimseye verme. ne bileyim hiçbir şey yapamıyorsan al yak kitabı ama yine de kimseye verme. koy diğer kitaplarının yanına. 4 yillik (eski) dostluğumuz en azından bunu hakediyordur. hoş sen sana verdiğim hangi şeyin kıymetini bildin ki... bunu ben değil kitaplar öğretecek sana.
o yüzden lanet olası artık hayatımda değilsin, sana almış olduğum kitaplara hasret kal.
artik sana sevgi dolu olmayan dostun -whistoy.
devamını gör...
beyin yakan filmler
persona
pscyco
zindan adası
revolver
yedinci mühür
-kisacasi ıngmar bergman filmleri-
pscyco
zindan adası
revolver
yedinci mühür
-kisacasi ıngmar bergman filmleri-
devamını gör...
yazarların en eften püften başarıları
bir keresinde dudaklarımdan düşen sigarayı gayet atik bir şekilde yine dudaklarımla yakalamıştım.
devamını gör...
eğlenmek için seks yapan kadın
sorgulayanların kendine özenmesini, onun yerinde olmak istemesini ortaya çıkardığı için suçlanan kadındır, seks yaptığı için değil.
devamını gör...
sorgu meleğine öyle bir şey söyle ki seni cennete alsın
"yirmi sene evli kaldım. "
bırak cenneti sırtıma immortal diye damga basıp dünyaya geri yollamazsa n'olayım..
bırak cenneti sırtıma immortal diye damga basıp dünyaya geri yollamazsa n'olayım..
devamını gör...
