çokoprens vs probis
probis'in her türlü alacağı bir karşılaşmadır.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin'in açtığı başlık
takıla takıla buna mı takıldın diyeceğim başlıktır. efendim adam bize bal porsuğu dedi, ağzınızı yerim, öperim dedi. takıldığınız şeye bak. (bkz: terbiyesizlik yapma terbiyesiz adam)
devamını gör...
suçluluk duygusu
devamını gör...
zorlu psm
istanbul beşiktaş'ta çok amaçlı bir sanat merkezi.
based istanbul ile birlikte başlattıkları "dijital sahne" serisi youtube üzerinden izleyiciyle buluştu. tiyatro seven ve pandemi sürecinden dolayı hasret kalanlara bir nebze olsun iyi gelir diye düşünüyorum. kanalın linki
serinin yayınlanan oyunları aşağıdaki gibidir:
(bkz: hamlet)
(bkz: martı)
(bkz: nora - bir bebek evi)
(bkz: antigone)
(bkz: romeo&juliet)
(bkz: 12.gece)
(bkz: hırçın kız)
(bkz: üç kız kardeş)
(bkz: ayı)
(bkz: bir yaz gecesi rüyası)
iyi seyirler efenim.
based istanbul ile birlikte başlattıkları "dijital sahne" serisi youtube üzerinden izleyiciyle buluştu. tiyatro seven ve pandemi sürecinden dolayı hasret kalanlara bir nebze olsun iyi gelir diye düşünüyorum. kanalın linki
serinin yayınlanan oyunları aşağıdaki gibidir:
(bkz: hamlet)
(bkz: martı)
(bkz: nora - bir bebek evi)
(bkz: antigone)
(bkz: romeo&juliet)
(bkz: 12.gece)
(bkz: hırçın kız)
(bkz: üç kız kardeş)
(bkz: ayı)
(bkz: bir yaz gecesi rüyası)
iyi seyirler efenim.
devamını gör...
berserk_gloria
sayfayı fulleme olsaydı kessssinlikle sana yapardım sevgili yazar*, yazarlık hayatında başarılar diliyorum. devam etmen dileklerimle.
devamını gör...
beni mutlu etmek için
bir şiir yeter mesela. ya da güzel bir söz, sen seversin diye alınan küçük hediyeler. mutlu olmak bu kadar kolaydır dostlar.
devamını gör...
geceye bir sagopa kajmer sözü bırak
ben başlıyorum hadi bakalım:
“özgürlüğüme çılgınca koşarken görmüş komşum beni”.
“özgürlüğüme çılgınca koşarken görmüş komşum beni”.
devamını gör...
erkek adam ev işi yapar mı sorunsalı
yapmassa pislik içinde yaşar...erkek adam onu yapar mı bunu yapar mı derken umarım erkek adam kıçını siler mi demez bi gün biri.
devamını gör...
inanmadığı dinin sabah akşam son ses müziğini dinlemek zorunda olmak
sadece ezan da değil. bilumum vaazları da sağolsunlar bağırttıkları megafon sayesinde evimden dinliyorum. vaaz dinlemek istesem zaten camiye giderim. camiye yapsana şu yayını, evime kadar girmek zorunda mısın?
15 temmuz'dan sonra megafonların sesini sonuna kadar açtıklarına eminim zira eskiden bu kadar gürültü olmuyordu. ezanı megafonla okuma çirkinliğine de diyecek bir şey bulamıyorum. sanat damarları kesilmiş bir millet hiç sorun eder mi canım bunları. aksine siz islam düşmanı olarak etiketlendiğinizle kalırsınız.
15 temmuz'dan sonra megafonların sesini sonuna kadar açtıklarına eminim zira eskiden bu kadar gürültü olmuyordu. ezanı megafonla okuma çirkinliğine de diyecek bir şey bulamıyorum. sanat damarları kesilmiş bir millet hiç sorun eder mi canım bunları. aksine siz islam düşmanı olarak etiketlendiğinizle kalırsınız.
devamını gör...
göz
vladimir nabokov kitabıdır.
bir roman bittiğinde size ne bıraksın istersiniz. bir tamamlanmışlık duygusu olabilir mesela. çözülen esrarın verdiği rahatlama, romanda kendinizi görmenin verdiği mutluluk ya da iç sıkıntısı. romanı anlamış olmanın getirdiği böbürlenme ya da tam tersinin neden olduğu üzüntü.
bir yazıda okuduğum ve içten içe kabul etmek durumunda kaldığım bir yoruma göre ” nabokov neredeyse kimsenin en sevdiği yazar değildir.” bu romanını okuduğum zamanda çok beğenmeme karşın benim en sevdiğim yazarlar arasında yer almaz yine de. işte bu yazarın göz romanı bittiğinde yukarıda saydığım duygulardan hiçbirini hissetmeyeceksin muhtemelen. romanı bitirince beyninizde birkaç soru işareti kalacağını garanti edebilirim.
roman kahramanları başlıca üç kişi aslında: anlatıcı, vanya ve smurov…hikayenin anlatıcısı -ki bu yüzden ona anlatıcı deniyor- kendi hayat hikayesini anlatmaya, ilk cinsel deneyimlerinden bahsetmeye başlar ancak bir süre sonra bu deneyim onu intihara sürükler ve ilk gizem burada başlar. çünkü anlatıcı kalbine sıktığı kurşunla öldüğünü iddia ederken bunu başka kimse kabul etmez.
insanlar kalbine sıktığı kurşunun onu sadece yaraladığını iddia eder ancak anlatıcı öldüğünü ve zihninin daha doğru bir deyişle hayal gücünün geleceği kurgulamaya devam ettiğini söylemekte ısrarcıdır. bu noktadan sonra ya anlatıcıya inanıp, ölü bir adamı dinlemeye devam edeceksiniz ya da ona inanmayıp hastalıklı bir zihne sahip olduğunu düşünüp deli bir adamı dinleyeceksiniz.
ben ilk seçeneği tercih ettim ve anlatıcıyı dürüst bir adam olarak belleyerek ölü bir adamı dinledim. daha sonra çifte ajan olduğundan şüphelenilen ve vanya isimli genç kıza vurgun olan smurov giriyor işin içine. burada ise ikinci gizem çıkar ortaya, başta kuzu kuzu anlatıcının -ölü olan- bir evde birçok farklı insanın arasında olanları anlatmasını dinleriz. ancak olaylar südükçe bu kadar çok şeyi bilmesi garip gelir.
burada ise ruh çağırma seanslarıyla ilgilenen weinstock devreye girer ve anlatıcının ölmüş ve ruhunun geri gelmiş olabileceği fikri dadanır insanın zihnine. roman ilerler ve smurov’un kim olduğu gizemi bu sefer iyice sarpasaran bir duruma sokar hikayeyi çünkü smurov ve anlatıcı aynı adam olabilir. ya da olamaz. anlatıcı ölmüş olabilir. ya da olamaz. ben bu romanı anlamış olabilirim. ya da olamam.
bir roman bittiğinde size ne bıraksın istersiniz. bir tamamlanmışlık duygusu olabilir mesela. çözülen esrarın verdiği rahatlama, romanda kendinizi görmenin verdiği mutluluk ya da iç sıkıntısı. romanı anlamış olmanın getirdiği böbürlenme ya da tam tersinin neden olduğu üzüntü.
bir yazıda okuduğum ve içten içe kabul etmek durumunda kaldığım bir yoruma göre ” nabokov neredeyse kimsenin en sevdiği yazar değildir.” bu romanını okuduğum zamanda çok beğenmeme karşın benim en sevdiğim yazarlar arasında yer almaz yine de. işte bu yazarın göz romanı bittiğinde yukarıda saydığım duygulardan hiçbirini hissetmeyeceksin muhtemelen. romanı bitirince beyninizde birkaç soru işareti kalacağını garanti edebilirim.
roman kahramanları başlıca üç kişi aslında: anlatıcı, vanya ve smurov…hikayenin anlatıcısı -ki bu yüzden ona anlatıcı deniyor- kendi hayat hikayesini anlatmaya, ilk cinsel deneyimlerinden bahsetmeye başlar ancak bir süre sonra bu deneyim onu intihara sürükler ve ilk gizem burada başlar. çünkü anlatıcı kalbine sıktığı kurşunla öldüğünü iddia ederken bunu başka kimse kabul etmez.
insanlar kalbine sıktığı kurşunun onu sadece yaraladığını iddia eder ancak anlatıcı öldüğünü ve zihninin daha doğru bir deyişle hayal gücünün geleceği kurgulamaya devam ettiğini söylemekte ısrarcıdır. bu noktadan sonra ya anlatıcıya inanıp, ölü bir adamı dinlemeye devam edeceksiniz ya da ona inanmayıp hastalıklı bir zihne sahip olduğunu düşünüp deli bir adamı dinleyeceksiniz.
ben ilk seçeneği tercih ettim ve anlatıcıyı dürüst bir adam olarak belleyerek ölü bir adamı dinledim. daha sonra çifte ajan olduğundan şüphelenilen ve vanya isimli genç kıza vurgun olan smurov giriyor işin içine. burada ise ikinci gizem çıkar ortaya, başta kuzu kuzu anlatıcının -ölü olan- bir evde birçok farklı insanın arasında olanları anlatmasını dinleriz. ancak olaylar südükçe bu kadar çok şeyi bilmesi garip gelir.
burada ise ruh çağırma seanslarıyla ilgilenen weinstock devreye girer ve anlatıcının ölmüş ve ruhunun geri gelmiş olabileceği fikri dadanır insanın zihnine. roman ilerler ve smurov’un kim olduğu gizemi bu sefer iyice sarpasaran bir duruma sokar hikayeyi çünkü smurov ve anlatıcı aynı adam olabilir. ya da olamaz. anlatıcı ölmüş olabilir. ya da olamaz. ben bu romanı anlamış olabilirim. ya da olamam.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
ilk sevgilinin ismi
yazman gurban oluyim sevda sırrınan olur .
devamını gör...
helios'un yönetici olması
tebrik ederiz helios, yeni görevinde başarılar. sarı renk güzel duruyor.
devamını gör...
spectacular
en sevdiğim ingilizce kelime . anlamı muhteşemdir. özellikle ingiliz aksanıyla söylendiğinde ayrı bir tatlılık kazanır. (bkz: sipekteqüla) gibi.
devamını gör...
tahammülsüzlüğün artması
katıldığım bir tespittir. eskiden daha çok insan severdim ki hala seviyorum. ama eskiye oranla artık tahammül edemiyorum. dışarıya çıksam illa uyuz olacak insanlara denk geldiğimi düşünüyorum.
devamını gör...
ankara
şu an benim gibi dışarıda olanlar için doğalgazı kesilmiş öğrenci evi kadar soğuk olan şehir. nesin sen? uğur derin dondurucu musun? kendine gel.
devamını gör...
acta est fabula
oyun bitti anlamına gelen latince deyiş. dilimize bazı kaynaklarda gösteri bitti olarak da çevrilmiştir. antik roma tiyatrolarında gösterinin bittiğini belirtmek için de kullanılmıştır fakat arkasında daha etkileyici bir hikaye yatar. rivayetlere göre ilk roma imparatoru olan gaius julius caesar octavianus augustus öleceğini hissettiğinde etrafındakilere rolümü iyi oynadım mı diye sormuş - bazı kaynaklarda rolümü iyi oynamadım mı olarak bir soru cümlesinden ziyade teyit etme durumu olduğu da geçer- ve evet cevabını aldıktan sonra bu cevabı vermiştir. bir başka versiyonda plaudite, acta est fabula* olarak da sunulur deyiş. anlatının gerçekliği kesin olmamakla beraber yine de oldukça etkileyicidir çünkü ölüm gösterinin bittiği yerdir. perde kapanır, son alkışlar duyulur ve seyirciler oyunun nasıl olduğu hakkında iyi veya kötü bir kaç cümle kurup evlerine dağılırlar. ölüm de benzer bir yapıdadır çünkü son sahne oynanıp perde kapandığında ne kadar iyi veya başarılı bir hayat sürüldüğünün önemi kalmaz, ardından alınabilecek en iyi teselli ödülü belki bir kaç iyi düşünce ve yorumdur ama zaten ölenin bundan haberi olmadığından pek de ödül gibi değildir. augustus bu cümleyi kurarken ne düşündü bilinmez ama bana kalırsa ölmeden dakikalar önce bu katı gerçekliğin ironik ve hatta neredeyse komik denebilecek benzerliğinin farkına varmış bir adamın cümleleriydi bunlar. ek olarak la vie de gargantua et de pantagruel'in yazarı françois rabelais bu hikayeden oldukça etkilenmiş olsa gerek ölmeden önce tirez le rideau, la farce est joueé* cümlelerini kurmuştur.
devamını gör...
duşta iki elini duvara yaslayıp suyun altında seksi olmak
her babayiğide nasip olmayan ekşın. dalyan gibi boy pos girersin kaynar suyun altına, kollarını açıp ellerini duvara yaslarsın. hafif öne eğdiğin başından su kaslı sırtına doğru kayıp gider, oradan kuyruk sokumuna yol alır. kolların sert, vücudun diridir. 2 buçuk saat o şekilde durursun. seksilik böyle bir şeydir.
devamını gör...

