gel gel sarışınım gel
sarışınlara itina ile söylenir.
devamını gör...
el salvador (yazar)
benim için sözlüğün kıymetlisi.
hem okuyan hem yazan hem de bunu belli eden olması takdire şayan.
aynı zamanda en yaşlı yazar. o en büyük sonra ben, kalan herkes 18'lik çıtır çerez havasında maşallah.
japon 35 abi biz çıksak sözlükten, sözlük kreşe dönecek. *
hem okuyan hem yazan hem de bunu belli eden olması takdire şayan.
aynı zamanda en yaşlı yazar. o en büyük sonra ben, kalan herkes 18'lik çıtır çerez havasında maşallah.
japon 35 abi biz çıksak sözlükten, sözlük kreşe dönecek. *
devamını gör...
30 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası
yok, uçmasınlar da , azıcık elle tutulur gözle görülür işler yapmaya çalışsınlar.
nerde b..tan püsürükten konu , başlık olup, saatlerce gündemde kalıyor...
edit; ben uçurulmasınlar dedim de ,
bazı çok bilmişler var , adamın yaptığı yazım yanlışına atlayıp, buradan yürüyerek malzeme yaratıp, ' sen yaşlısın ' moduyla tepeden bakan ,
onlar hemen aforoz edilmeli mesela.
nerde b..tan püsürükten konu , başlık olup, saatlerce gündemde kalıyor...
edit; ben uçurulmasınlar dedim de ,
bazı çok bilmişler var , adamın yaptığı yazım yanlışına atlayıp, buradan yürüyerek malzeme yaratıp, ' sen yaşlısın ' moduyla tepeden bakan ,
onlar hemen aforoz edilmeli mesela.
devamını gör...
amok
malezya dilinde gözü dönmüş, çıldırmış anlamına gelir. aslında cinnet halini tanımlar.
aynı zamanda stefan zweig'ın 1922 tarihli kitabıdır. *
son olarak da sentenced'ın 1994 çıkışlı 9 şarkılık en kendilerine özgü tarzda kaydettikleri fevkaladenin fevkinde albümdür.
(bkz: new age messiah)
(bkz: forever lost)
(bkz: nepenthe)
(bkz: dance on the graves)
aynı zamanda stefan zweig'ın 1922 tarihli kitabıdır. *
son olarak da sentenced'ın 1994 çıkışlı 9 şarkılık en kendilerine özgü tarzda kaydettikleri fevkaladenin fevkinde albümdür.
(bkz: new age messiah)
(bkz: forever lost)
(bkz: nepenthe)
(bkz: dance on the graves)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
aynılıklardan farklı bir benlik yaptım. sustum ama haykırmam gerekiyordu. bana göre önemsiz detaylar önemli olarak karşıma çıktı. sanmakla olmak arasında aslında boğulmak kadar yakın ve gerçek bir izdüşüm yakaladım.
bir bakış açısının ufuktan görüntüsü. kuşbakışı bir ömür.
tüm bilinenler zahiri.
bir bakış açısının ufuktan görüntüsü. kuşbakışı bir ömür.
tüm bilinenler zahiri.
devamını gör...
yazarların yaşlandıklarını hissettiği ilk an
üst üste gelen sıkıntılar bitip feraha erdiğim zaman. insan yaşarken fark etmiyor da sıkıntılı zamanları bitip geriye baktığında artık ben eski ben değilim diyor.
devamını gör...
kendi kültür düzeyinin çok altında biriyle evlenmek
yapılmaması gereken büyük hata. kişi çok pişman olur bir süre sonra ve ayrılığa gider.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
geceye kıyamıyor insan diyordum. gün artığı bir zaman dilimi için... fotoğraflardaki dinginliğe bakarsan, sessizliğe duyduğumuz heyecan biraz çocuk, biraz da kadın olduğumuzu çiziyor ama öyle değil dedim, sözcükler yere düşene kadar hafifliyor sadece. yoksa huzur'un bizimle ne işi olur?
"o büyük ölüm ve bizden ağır ağır dökülür. komşu düşmanlar,
eğrilmiş resimler, eyvallah, yüz binlerce gözün girer olduğu
üç kapılı kapılar pencere eskizleri, eyvallah, kepenkleri yaşamın,
tahta yahu tahta, birtakım sesleri iç içe bitiriyordu ki,
ömrüne müstefâ ilen bürhân biçiliyordu hepsinin kendiliğinden." / hulki aktunç
çokta güzel ölmüştüm, bitmiyor ölmek. yaşamakta bitmiyor. ta ki soluğum toprağın altına serilsin, o zaman.
amin.
"o büyük ölüm ve bizden ağır ağır dökülür. komşu düşmanlar,
eğrilmiş resimler, eyvallah, yüz binlerce gözün girer olduğu
üç kapılı kapılar pencere eskizleri, eyvallah, kepenkleri yaşamın,
tahta yahu tahta, birtakım sesleri iç içe bitiriyordu ki,
ömrüne müstefâ ilen bürhân biçiliyordu hepsinin kendiliğinden." / hulki aktunç
çokta güzel ölmüştüm, bitmiyor ölmek. yaşamakta bitmiyor. ta ki soluğum toprağın altına serilsin, o zaman.
amin.
devamını gör...
akrostiş
şimdi size hüzünçlü bir hikaye anlatmak isterim sayın romalılar, toplaşın bakalım.
öğretmenlik eğitim bilimleri derslerinin içinde öğrenme psikolojisi içerisinde yer alan bilgiyi işleme kuramında(gagne) yer alan bellek destekleyici ipuçlarının sözel semboller yoluyla gerçekleştirenler kategorisinde yer alır. hatırlanmak istenen sözcüklerin baş harfleri ile anlamlı bir sözcük oluşturma akronim; cümle oluşturma akrostiştir. bir gün için dershaneye gitmişim, en öne oturmuşum. konumuz bu kuram. sınıftakileri tanımam etmem, arkada çok samimi arkadaşım emre bey var sadece.
konu bilgiyi işleme kuramı. akrostiş, akronim gibi kodlama teknikleri bu kuram dahilinde ele alınır. hoca akroştişe geldi, senin adın ne dedi söyledim tahtaya adımı yazdı ve sordu sana kaç kişi akroştiş yazdı?
cevap hiç idi. hocam yok kimse yazmadı dedim. cevap beni boğdu boğdu duvardan duvara attı, yerlerin dibine girdim çıktım.
"seni hiç sevmemiş mi?" dedi.
hocam ben sevgilimle yeni ayrılmışım sen ne soruyorsun ya hu.
çıktık araya(nefes alın ve ikinci cümleyi okurken efkarlı bir şekilde verin) ben yaktım bir sigara. emre geldi beni teskin ediyor güya, ben ağlıyorum o dalga geçiyor (çünkü emre'nin bir şeyle alay etme şiddeti sizin alınmanızla doğru orantılıdır) sevmemiş kimse seni diye. ben bu adamın çok yakın bir arkadaşımla arasını yaptım. ulan ben! yarın bir sorayım sena'ya yazmış mı ona diye? sonra seyredeyim cümbüşü.
bana mı? kimse yazmadı hala be sözlük!
edit: miko yazdı ama bana özel size söylemem.*
öğretmenlik eğitim bilimleri derslerinin içinde öğrenme psikolojisi içerisinde yer alan bilgiyi işleme kuramında(gagne) yer alan bellek destekleyici ipuçlarının sözel semboller yoluyla gerçekleştirenler kategorisinde yer alır. hatırlanmak istenen sözcüklerin baş harfleri ile anlamlı bir sözcük oluşturma akronim; cümle oluşturma akrostiştir. bir gün için dershaneye gitmişim, en öne oturmuşum. konumuz bu kuram. sınıftakileri tanımam etmem, arkada çok samimi arkadaşım emre bey var sadece.
konu bilgiyi işleme kuramı. akrostiş, akronim gibi kodlama teknikleri bu kuram dahilinde ele alınır. hoca akroştişe geldi, senin adın ne dedi söyledim tahtaya adımı yazdı ve sordu sana kaç kişi akroştiş yazdı?
cevap hiç idi. hocam yok kimse yazmadı dedim. cevap beni boğdu boğdu duvardan duvara attı, yerlerin dibine girdim çıktım.
"seni hiç sevmemiş mi?" dedi.
hocam ben sevgilimle yeni ayrılmışım sen ne soruyorsun ya hu.
çıktık araya(nefes alın ve ikinci cümleyi okurken efkarlı bir şekilde verin) ben yaktım bir sigara. emre geldi beni teskin ediyor güya, ben ağlıyorum o dalga geçiyor (çünkü emre'nin bir şeyle alay etme şiddeti sizin alınmanızla doğru orantılıdır) sevmemiş kimse seni diye. ben bu adamın çok yakın bir arkadaşımla arasını yaptım. ulan ben! yarın bir sorayım sena'ya yazmış mı ona diye? sonra seyredeyim cümbüşü.
bana mı? kimse yazmadı hala be sözlük!
edit: miko yazdı ama bana özel size söylemem.*
devamını gör...
sözlük yazarlarının bugün hissettikleri
boğulmak.
nefes alamıyorum koşturmaktan. yetişiyorum ama canım da çıkıyor. bir iki eksik var onları da kılpayı kurtarıyorum öyle böyle.
nefeslenmeye geliyorum buraya. iki yüzlülerin sahte tanımlamalarına denk geliyorum. iki yüzlü, yıkık userlara denk gelmek daraltıyor. sevdiğim yazarları okuyup, çıkıyorum.
yazmak? bu denli beyin yorgunluğunda zor.
nefes alamıyorum koşturmaktan. yetişiyorum ama canım da çıkıyor. bir iki eksik var onları da kılpayı kurtarıyorum öyle böyle.
nefeslenmeye geliyorum buraya. iki yüzlülerin sahte tanımlamalarına denk geliyorum. iki yüzlü, yıkık userlara denk gelmek daraltıyor. sevdiğim yazarları okuyup, çıkıyorum.
yazmak? bu denli beyin yorgunluğunda zor.
devamını gör...
yazarların sahur menüleri
kahvaltılık, haşlama yumurta, patatesli,peynirli gözleme.*
devamını gör...
utanç verici olmadığı halde utandıran durumlar
övülmek,iltifat edilmesi gereksiz yere utandırır insanı yüzün kızarır yere bakarsın ya da konuyu değiştirirsin.
devamını gör...
hatıra olsun diye saklanan garip nesneler
arkadaşımın boyadığı bir adet peçete.
ortaokul tübitak etkinliğinden kalma yaka kartlarım.
lisenin son senesinde dershaneyi/okulu ekip kafelere gittiğimiz o güzel günlerden kalma nargile sipsileri.
ortaokul tübitak etkinliğinden kalma yaka kartlarım.
lisenin son senesinde dershaneyi/okulu ekip kafelere gittiğimiz o güzel günlerden kalma nargile sipsileri.
devamını gör...
görülen rüyaların aslında paralel evrenlerde yaşanan olaylar olması
gülünesi başlık.
aynen kardeşim, zaten simülasyondayız, evet her şey yalan, ne kadar zekisin çözmüşsün bütün sırrı.
rüyalar, biz uyuduktan sonra beyniminiz gün içinde olanları uzun süreli hatırlayabilmek için olayları gözden geçirirken ortalara saçılan düşüncelerin karman çorman halde bir araya gelmesidir.
geleceği falan göstermez ve rüyalarınızı sizden başka kimse yorumlayamaz. eğer kendinizi tanıyorsanız bunu kolayca yapabilirsiniz, baya eğlenceli
aynen kardeşim, zaten simülasyondayız, evet her şey yalan, ne kadar zekisin çözmüşsün bütün sırrı.
rüyalar, biz uyuduktan sonra beyniminiz gün içinde olanları uzun süreli hatırlayabilmek için olayları gözden geçirirken ortalara saçılan düşüncelerin karman çorman halde bir araya gelmesidir.
geleceği falan göstermez ve rüyalarınızı sizden başka kimse yorumlayamaz. eğer kendinizi tanıyorsanız bunu kolayca yapabilirsiniz, baya eğlenceli
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
var mı daha ağır yük zamanı çekmek kadar?
yaşama sebebimsin; su kadar, ekmek kadar.
ayrılığın özlemin her şeyin bir hazzı var.
seni anmakta güzel seni beklemek kadar.*
yaşama sebebimsin; su kadar, ekmek kadar.
ayrılığın özlemin her şeyin bir hazzı var.
seni anmakta güzel seni beklemek kadar.*
devamını gör...
angels in america
2003 yılında yayınlanmış aynı adlı pulitzer ödüllü oyundan uyarlanan 6 bölümlük tv dizisi.
gay çiftli dizi önerileri başlığını görünce ilk aklıma gelen dizi bu oldu. ancak sadece o başlık altında bu dizi için bir şeyler yazmak diziye hakaret olurdu. dizinin okuna okuna bitmeyecek alt metinleri, din, milliyet, cinsiyet kavramlarına sert ve bazen de ince bir mizah cizgisinde seyreden eleştirileri elbette onu gay çiftli diziden daha fazlası yapıyor.
ayrıca al pacino ve meryl streep'in arzı endam ettiği bir dizi kendileri.
gay çiftli dizi önerileri başlığını görünce ilk aklıma gelen dizi bu oldu. ancak sadece o başlık altında bu dizi için bir şeyler yazmak diziye hakaret olurdu. dizinin okuna okuna bitmeyecek alt metinleri, din, milliyet, cinsiyet kavramlarına sert ve bazen de ince bir mizah cizgisinde seyreden eleştirileri elbette onu gay çiftli diziden daha fazlası yapıyor.
ayrıca al pacino ve meryl streep'in arzı endam ettiği bir dizi kendileri.
devamını gör...
tilki
tavukların arasının pek iyi olmadığı ve kümeslere girerek tavuk çalan hırsızlardır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının müzik aletleri
türkiye'de bıraktığım;
1- fender usa stratocaster 2006 - 60th anniversary diamond

2- fender usa standard jazzbass 2008 olympic white / maple
3- squier strat (epey bi modiye edilmiş modeli meçhul)
yaşadığım ülkede idarelik aldığım squier bullet stratım var şimdilik bir de roland cube amfim.
1- fender usa stratocaster 2006 - 60th anniversary diamond

2- fender usa standard jazzbass 2008 olympic white / maple
3- squier strat (epey bi modiye edilmiş modeli meçhul)
yaşadığım ülkede idarelik aldığım squier bullet stratım var şimdilik bir de roland cube amfim.
devamını gör...
meyve yemenin lüks olması
portakal , mandalina gibi mevsim meyvelerinin fiyatlarından yola çıkarak bakarsak gerçekten hakkılık payı olan durum.
çiftçi o kadar emek veriyor, tüm yıl uğraşıyor ama kasasını cüzi miktarlara satıyor, o arada ne oluyorsa artık tezgahta fahiş fiyatlar oluyor.
pazarda kilosu 5 liradan, markette kilosu 7 liradan düşük meyve yok. meyve talebi arttığı için iyiyi kötüyü ayırmak da zorlaşıyor. her portakal ‘finike’ diye satılıyor. üreticiden 2.5 liraya alınıp buzhaneye konulan narlar 9.5 liraya, yine en iyisi 2.5 liraya alınan ayva 10 liraya yakın fiyatta... arada kimler ‘kar’ koyarsa onlar kazanıyor.
haber kaynağı
çiftçi o kadar emek veriyor, tüm yıl uğraşıyor ama kasasını cüzi miktarlara satıyor, o arada ne oluyorsa artık tezgahta fahiş fiyatlar oluyor.
pazarda kilosu 5 liradan, markette kilosu 7 liradan düşük meyve yok. meyve talebi arttığı için iyiyi kötüyü ayırmak da zorlaşıyor. her portakal ‘finike’ diye satılıyor. üreticiden 2.5 liraya alınıp buzhaneye konulan narlar 9.5 liraya, yine en iyisi 2.5 liraya alınan ayva 10 liraya yakın fiyatta... arada kimler ‘kar’ koyarsa onlar kazanıyor.
haber kaynağı
devamını gör...
