thales
thales, milattan önce 7. yüzyılda yaşamış bir filozoftur. thales aydın ili çevresinde olan miletos okulunun kurucusudur. ve tarihte ilk filozof olarak bilinir. kendisi filozof, matematikçi, denizci ve tüccardır. matematik, astronomi, ticaret ve geometri üzerine çalışmalar yapmıştır.
yukarıda özet olarak bir çok özelliğin bahsettim. bahsetmediğim thalesin arke nedir sorusuna verdiği cevaptır. bunu uzun bir şekilde aşağıda anlatacağım. kısaca söylemek gerekirse thales arkhe nedir* sorusuna "su" cevabını vermiştir.
thales, yunan filozofu olan sokrates öncesi filozofların ilkidir. miletos okulunun kurucusu olduğundan bahsetmiştim. bu okuldan çıkan 3 önemli filozof daha vardır. bunlar thalesin öğrencisi olan anaksimandros, ve anaksimandros'un öğrencisi olan anaksimenes'dir. bu iki filozofun ise arkhe problemine farklı cevapları vardır.
thales neden ilk filozof olarak biliniyor. bunu basitçe şöyle anlatabilirim. yazıyı ilk bulan uygarlık hangisiydi. evet sümerlerdi. peki başka uygarlıklar yazıyı bulmamış mıydı. belki diğer kıtalarda kilometrelerce uzaktaki diğer uygarlıklar da yazıyla ilgili gelişmeler yapmıştı. ama bizim en eski bulduğumuz yazı sümerlere ait olduğu için yazıyı bulan uygarlığın sümerler olduğunu biliyoruz.* thalesin ilk filozof olarak seçilmesi de böyledir. thalesten daha eski felsefik kaynakları bulamadığımız için en eski felsefik görüşe sahip olan kişiyi yani thalesi ilk filozof olarak kabul ediyoruz.
thales döneminde bulunan diğer bilginlere göre çok farklıydı. thalesi farklı yapan ise felsefik soruları doğayı inceleyerek cevaplamaya çalışmasıydı. hatta şöyle anlatılır. thales bir gün yolda yürürken kuyuya düşmüş. bir köle kadın thalese "sürekli göklere bakmaktan ayağının altındaki görmüyorsun" diyerek çıkışmış. ne de olsa o dönemdeki bilginler asosyal, dünyayla bağlantısını koparmış sürekli kağıtlara bakmaktan gözlerine karalar inmiş kişiler olarak bilinirdi. ama thales farklıydı.
thales sürekli denizde yolculuk eder mesleği olan ticaret işiyle uğraşırdı. ve gittiği her yerdeki bilgileri öğrenir toplar ve kendi memleketine getirirdi. diğer uygarlıklar bilgileri toplaması uğraş verici ve önemli bir şeydi. yaptığı yolculuklarda mısırdan, babilden ve fenikeden önemli bilgiler elde etmişti. işte bu noktada arkhe problemine geçiş yapmanın zamanı geldiğini düşünüyorum.
thales mısır'a yaptığı yolculuklarda mısır kahinlerinin öğrencisi olmuştu. mısır'daki öğrencilik yıllarında öğrendiği şeylerden birisi mısırlıların dünyayı ve ayı yaratan şeyin güneş olduğuna inanmasıydı. yani mısır uygarlığı güneşi tanrı (yaratıcı) olarak görmekteydi. thales bu bilgiyi kendi süzgecinden geçirerek, güneşin bir yaratıcı olmadığını ve güneşinde dünyayı oluşturan maddelerden oluştuğunu öne sürmüştü. hatta ayda dünyanın maddeleri ile oluşmuştu. thalesin düşünme şekli böyleydi. "kim" yerine "ne" sorusuna odaklanıyordu. dünyayı kim oluşturdu değil dünyayı ne oluşturdu, dünyayı oluşturan madde neydi gibi sorulara odaklanıyordu.
babile yaptığı yolculuklarında öğrendiği şeylerden birisi ise babil halkının dünyayı oluşturanın tiamat ana olduğuna inanmalarıydı. thales sular tanrısı tiamatın dünyayı yaratmadığını düşünüyordu. ama buradan etkilenmiş olmalı ki her şeyi oluşturan maddenin su olduğunu düşünmüştü. çünkü su yaşamın kaynağıydı. su girdiği kabın şeklini alabiliyordu, o zaman her şekle girebilen bir madde dünyadaki her şeyi de oluşturabilirdi. hem su olmayan yerde yaşamda olmazdı. işte bu yüzden thales arkhe problemine su cevabını vermişti. ve daha uygun başka bir madde bulamamıştı.
thales her maddenin sudan oluştuğunu ve maddelerin yoktan var olmadığını, vardan da yok olmadığını söylüyordu. su hem katı hem sıvı hemde gaz halinde bulunabilir. bunu değişim geçirerek yaptığını öne atmıştı.fark ettiyseniz günümüz biliminde hiçbir maddenin yoktan var olmadığı ve vardan yok olmadığı söylenir. felsefe bir şekilde bilimin gelişimine de katkı sağlıyordu.
miletos okulunda yer alan diğer filozoflara gelecek olursak onları uzun uzun anlatmayacağım.* ama kısa bir şekilde arkhe problemine verdiği cevapları söylemek gerekirse; thalesin öğrencisi anaksimandros arkhenin apeiron yani sonsuzluk olduğunu söylemişti. bunun nedeni o zamanlar bilim hızla gelişiyordu ve insanlar yeryüzünü aşıp gökyüzünü öğrenmeye başlamıştı. gökyüzünde sonsuz bir evren vardı. anaksimandros ancak her şeyi oluşturan maddenin sonsuz olacağını düşünmüştü. su olamazdı çünkü suların oluşturduğu denizlerin ve okyanusların bile bir kıyısı, sınırı vardı.
anaksimenes ise hocası anaksimandros'un bile anlatamadığı sonsuzluğu kabul etmemişti. anaksimenes ise arkhenin hava olacağını söylemişti. çünkü hava dünyayı dolduruyordu. bulutlar, yağmur, kar, dolu hepsi havadan oluşuyordu. su buharlaşıp hava oluyordu yine ağaç yanıp duman yani hava oluyordu. anaksimenes hava taneciklerinin birbirine yaklaşarak ve uzaklaşarak diğer maddeleri oluşturduğu söylemişti. o günlerde en küçük taneciğin kum olduğu sanılırdı. anaksimenes kumdan küçük taneciklerin olduğunu sezmiş olmalı.
yukarıda özet olarak bir çok özelliğin bahsettim. bahsetmediğim thalesin arke nedir sorusuna verdiği cevaptır. bunu uzun bir şekilde aşağıda anlatacağım. kısaca söylemek gerekirse thales arkhe nedir* sorusuna "su" cevabını vermiştir.
thales, yunan filozofu olan sokrates öncesi filozofların ilkidir. miletos okulunun kurucusu olduğundan bahsetmiştim. bu okuldan çıkan 3 önemli filozof daha vardır. bunlar thalesin öğrencisi olan anaksimandros, ve anaksimandros'un öğrencisi olan anaksimenes'dir. bu iki filozofun ise arkhe problemine farklı cevapları vardır.
thales neden ilk filozof olarak biliniyor. bunu basitçe şöyle anlatabilirim. yazıyı ilk bulan uygarlık hangisiydi. evet sümerlerdi. peki başka uygarlıklar yazıyı bulmamış mıydı. belki diğer kıtalarda kilometrelerce uzaktaki diğer uygarlıklar da yazıyla ilgili gelişmeler yapmıştı. ama bizim en eski bulduğumuz yazı sümerlere ait olduğu için yazıyı bulan uygarlığın sümerler olduğunu biliyoruz.* thalesin ilk filozof olarak seçilmesi de böyledir. thalesten daha eski felsefik kaynakları bulamadığımız için en eski felsefik görüşe sahip olan kişiyi yani thalesi ilk filozof olarak kabul ediyoruz.
thales döneminde bulunan diğer bilginlere göre çok farklıydı. thalesi farklı yapan ise felsefik soruları doğayı inceleyerek cevaplamaya çalışmasıydı. hatta şöyle anlatılır. thales bir gün yolda yürürken kuyuya düşmüş. bir köle kadın thalese "sürekli göklere bakmaktan ayağının altındaki görmüyorsun" diyerek çıkışmış. ne de olsa o dönemdeki bilginler asosyal, dünyayla bağlantısını koparmış sürekli kağıtlara bakmaktan gözlerine karalar inmiş kişiler olarak bilinirdi. ama thales farklıydı.
thales sürekli denizde yolculuk eder mesleği olan ticaret işiyle uğraşırdı. ve gittiği her yerdeki bilgileri öğrenir toplar ve kendi memleketine getirirdi. diğer uygarlıklar bilgileri toplaması uğraş verici ve önemli bir şeydi. yaptığı yolculuklarda mısırdan, babilden ve fenikeden önemli bilgiler elde etmişti. işte bu noktada arkhe problemine geçiş yapmanın zamanı geldiğini düşünüyorum.
thales mısır'a yaptığı yolculuklarda mısır kahinlerinin öğrencisi olmuştu. mısır'daki öğrencilik yıllarında öğrendiği şeylerden birisi mısırlıların dünyayı ve ayı yaratan şeyin güneş olduğuna inanmasıydı. yani mısır uygarlığı güneşi tanrı (yaratıcı) olarak görmekteydi. thales bu bilgiyi kendi süzgecinden geçirerek, güneşin bir yaratıcı olmadığını ve güneşinde dünyayı oluşturan maddelerden oluştuğunu öne sürmüştü. hatta ayda dünyanın maddeleri ile oluşmuştu. thalesin düşünme şekli böyleydi. "kim" yerine "ne" sorusuna odaklanıyordu. dünyayı kim oluşturdu değil dünyayı ne oluşturdu, dünyayı oluşturan madde neydi gibi sorulara odaklanıyordu.
babile yaptığı yolculuklarında öğrendiği şeylerden birisi ise babil halkının dünyayı oluşturanın tiamat ana olduğuna inanmalarıydı. thales sular tanrısı tiamatın dünyayı yaratmadığını düşünüyordu. ama buradan etkilenmiş olmalı ki her şeyi oluşturan maddenin su olduğunu düşünmüştü. çünkü su yaşamın kaynağıydı. su girdiği kabın şeklini alabiliyordu, o zaman her şekle girebilen bir madde dünyadaki her şeyi de oluşturabilirdi. hem su olmayan yerde yaşamda olmazdı. işte bu yüzden thales arkhe problemine su cevabını vermişti. ve daha uygun başka bir madde bulamamıştı.
thales her maddenin sudan oluştuğunu ve maddelerin yoktan var olmadığını, vardan da yok olmadığını söylüyordu. su hem katı hem sıvı hemde gaz halinde bulunabilir. bunu değişim geçirerek yaptığını öne atmıştı.fark ettiyseniz günümüz biliminde hiçbir maddenin yoktan var olmadığı ve vardan yok olmadığı söylenir. felsefe bir şekilde bilimin gelişimine de katkı sağlıyordu.
miletos okulunda yer alan diğer filozoflara gelecek olursak onları uzun uzun anlatmayacağım.* ama kısa bir şekilde arkhe problemine verdiği cevapları söylemek gerekirse; thalesin öğrencisi anaksimandros arkhenin apeiron yani sonsuzluk olduğunu söylemişti. bunun nedeni o zamanlar bilim hızla gelişiyordu ve insanlar yeryüzünü aşıp gökyüzünü öğrenmeye başlamıştı. gökyüzünde sonsuz bir evren vardı. anaksimandros ancak her şeyi oluşturan maddenin sonsuz olacağını düşünmüştü. su olamazdı çünkü suların oluşturduğu denizlerin ve okyanusların bile bir kıyısı, sınırı vardı.
anaksimenes ise hocası anaksimandros'un bile anlatamadığı sonsuzluğu kabul etmemişti. anaksimenes ise arkhenin hava olacağını söylemişti. çünkü hava dünyayı dolduruyordu. bulutlar, yağmur, kar, dolu hepsi havadan oluşuyordu. su buharlaşıp hava oluyordu yine ağaç yanıp duman yani hava oluyordu. anaksimenes hava taneciklerinin birbirine yaklaşarak ve uzaklaşarak diğer maddeleri oluşturduğu söylemişti. o günlerde en küçük taneciğin kum olduğu sanılırdı. anaksimenes kumdan küçük taneciklerin olduğunu sezmiş olmalı.
devamını gör...
öldürmeyip süründüren şeyler
kendisinden farklı bir çevrede bulunmak zorunda olmak. özellikle eğer o çevre anlayışlı değilse. hiç kimseye zararı olmayan en basit seçiminiz bile eleştirilir, bir yerden sonra kendiniz olmaktan çıkarsınız. türkiye'deki birçok insan bunu çok iyi anlamıştır.
devamını gör...
kadınların erkekte test ettiği şeyler
neyi, neden test edeyim? laboratuvar faresi mi bu insanlar? konuşmalarından, tavırlarından amacının ne olduğu vs anlaşılır zaten. uyar veya uymaz, bu kararı vermek çok zor olmasa gerek. böyle alengirli işlere girmeye, olayı yılan hikayesine çevirmeye gerek yok.
devamını gör...
haftanın özeti
devamını gör...
hal hatır sormadan konuya giren insan
yalandan hal hatır soranlardan daha samimi bulduğum insandır.
en azından en baştan niyetini belli ediyor, o da bir şeydir.
en azından en baştan niyetini belli ediyor, o da bir şeydir.
devamını gör...
dexter morgan
jeff lindsay'in romanlarında hayat verdiği seri katil karakterdir.
2006 yılında dizisi yapıldıktan sonra milyonlarca kişinin tanıdığı bir hayali karakter olmuştur.
her ülkeye de lazımdır.
2006 yılında dizisi yapıldıktan sonra milyonlarca kişinin tanıdığı bir hayali karakter olmuştur.
her ülkeye de lazımdır.
devamını gör...
tarçın
söz konusu renkteki kedilerin default ismi.
devamını gör...
inception izlememiş cahil
cahil olduğumu öğrendiğim başlık.
devamını gör...
15 nisan 2021 covid-19 tablosu
hemen şuradan ulaşabilirsiniz
bugünkü vaka sayısı 61.400 olarak kayıtlara işlemiş durumda.
şimdi değinmek istediğim mevzuya gelelim. vaka sayısı 61.400 burası pek mühim değil, hasta sayısı 2.845 olmuş.
24 kasımda vaka sayısı diye yalan söyledikleri hasta sayısı 7.300 civarında idi.
demek ki 24 kasımda nereden baksan 150.000 vaka vardı.
buradan çocuk oyuncağı sandıkları sağlığımızla oynayan muhteşem* devletimizi canı gönülden kutluyorum.
ve diyecek bir şey bulamıyorum.
edit: imla
bugünkü vaka sayısı 61.400 olarak kayıtlara işlemiş durumda.
şimdi değinmek istediğim mevzuya gelelim. vaka sayısı 61.400 burası pek mühim değil, hasta sayısı 2.845 olmuş.
24 kasımda vaka sayısı diye yalan söyledikleri hasta sayısı 7.300 civarında idi.
demek ki 24 kasımda nereden baksan 150.000 vaka vardı.
buradan çocuk oyuncağı sandıkları sağlığımızla oynayan muhteşem* devletimizi canı gönülden kutluyorum.
ve diyecek bir şey bulamıyorum.
edit: imla
devamını gör...
daptomisin
hücre membranına etki ederek metilisine dirençli s.aureus(mrsa) tedavisinde kullanılan antibiyotiktir.
yan etki olarak rabdomiyoliz(kas yıkımı) yapar.
akciğerde sürfaktan tarafından antagonize edilir bu yüzden pnömoni tedavisinde kullanılmaz.
takibinde keratin fosfokinaz testi kullanılır.
yan etki olarak rabdomiyoliz(kas yıkımı) yapar.
akciğerde sürfaktan tarafından antagonize edilir bu yüzden pnömoni tedavisinde kullanılmaz.
takibinde keratin fosfokinaz testi kullanılır.
devamını gör...
entele otu
hindistan da yetişen ve bit otu olarak da bilinen toksik bir bitki. çok eski tarihlerde saçlarda ki bitler için kullanılırken saç uzatma konusunda da epey başarılı olduğu kanıtlanmış. fakat kullanılırken kesinlikle çok dikkatli olunması gerekiyor zira, açık bir yaraya temas halinde zehirlenme ihtimali var. gözle teması halinde ise kör etme ihtimali çok yüksel.
piyasada çok fazla sahtesi bulunabiliyor. hatta entele otu içeren spreyler falan var hepsi yalan ve aldatmaca inanmayın. güzel tarifler var, doğru yerden alırsanız fayda görürsünüz. fakat dikkatli olmak şart.
piyasada çok fazla sahtesi bulunabiliyor. hatta entele otu içeren spreyler falan var hepsi yalan ve aldatmaca inanmayın. güzel tarifler var, doğru yerden alırsanız fayda görürsünüz. fakat dikkatli olmak şart.
devamını gör...
konu neydi radyo yayını
sevilisi olmayanların yalnız olmadığını, büyük bir birlik olduğumuzu dile getirerek gönlümüzü aldılar allah razı olsun.
devamını gör...
ağıza kürekle vurma hissi uyandıran kelimeler
devamını gör...
güvenmek
güvenmekle ilgili yapabileceğim en güzel tanımı aşağıya bırakıyorum.
“çok insan tanı. azını sev. hiçbirine güvenme.”
“çok insan tanı. azını sev. hiçbirine güvenme.”
devamını gör...
sınırdaki ev
william hope hodgson'ın 1908 yılında yayınlanan, kapalı ve boğucu bir mekânın içine sıkışan, zaman ve mekan boyutları arasında paranoyak, kozmik dehşetli romanı.
"…ondan sonradır ki kara bulutsuyu gördüm. önce sağ tarafımda uzak ve belirsiz bir bulut gibi… düzenli biçimde irileşerek gecenin içinde kara bir pıhtıya dönüştü. ne kadar süreyle seyrettiğimi söylemek mümkün değil; çünkü bildiğimiz anlamıyla zaman geçmişte kalmıştı. bulutsu biçimsiz ve karanlık bir canavar yaklaştı; muazzamdı. geceye cehennemden çıkan bir sis gibi yavaşça yayılıyordu. ağır ağır kayarcasına merkezi güneşlerle benim aramdaki boşluğa girdi. sanki gözüme bir perde çekilmişti."
"dipsiz ve kenarsız bir kuyuya bakıyor gibiydim. sonra, şaşkınlık içinde bakınırken, tarifsiz derinliklerden gelen fısıltımsı bir ses duyar gibi oldum. kafamı derhal girişin içine biraz daha uzattım ve dikkatle dinledim. belki de benim hayal gücümdü, ama birilerinin kıs kıs gülmekte olduğuna yemin edebilirdim. ürkerek geri çekildim ve kapak salonda yankılanan kof bir gümlemeyle kapandı. o anda bile o alaycı kahkahaları duyar gibiydim… (…) şimdi saldırının ilk gecesinde duyduğum seslerin niçin doğrudan ayaklarımın dibinden geldiğini anlayabiliyordum. bir de kapağı ilk açışımda duyduğum o kıkırtı! belli ki domuz yaratıklardan bazıları hemen altımdaydı."
ayrıca electric wizard'ın bir şarkısıdır.
"…ondan sonradır ki kara bulutsuyu gördüm. önce sağ tarafımda uzak ve belirsiz bir bulut gibi… düzenli biçimde irileşerek gecenin içinde kara bir pıhtıya dönüştü. ne kadar süreyle seyrettiğimi söylemek mümkün değil; çünkü bildiğimiz anlamıyla zaman geçmişte kalmıştı. bulutsu biçimsiz ve karanlık bir canavar yaklaştı; muazzamdı. geceye cehennemden çıkan bir sis gibi yavaşça yayılıyordu. ağır ağır kayarcasına merkezi güneşlerle benim aramdaki boşluğa girdi. sanki gözüme bir perde çekilmişti."
"dipsiz ve kenarsız bir kuyuya bakıyor gibiydim. sonra, şaşkınlık içinde bakınırken, tarifsiz derinliklerden gelen fısıltımsı bir ses duyar gibi oldum. kafamı derhal girişin içine biraz daha uzattım ve dikkatle dinledim. belki de benim hayal gücümdü, ama birilerinin kıs kıs gülmekte olduğuna yemin edebilirdim. ürkerek geri çekildim ve kapak salonda yankılanan kof bir gümlemeyle kapandı. o anda bile o alaycı kahkahaları duyar gibiydim… (…) şimdi saldırının ilk gecesinde duyduğum seslerin niçin doğrudan ayaklarımın dibinden geldiğini anlayabiliyordum. bir de kapağı ilk açışımda duyduğum o kıkırtı! belli ki domuz yaratıklardan bazıları hemen altımdaydı."
ayrıca electric wizard'ın bir şarkısıdır.
devamını gör...
nagehan alçı'nın kendisini damardan rock'çı ilan etmesi
bu duyuru ile sözlükte açılan metalci gençliğin tarihe karışması başlığı da geçerliğini kaybetmiş oldu böylece...
ama biz size anlatmaya çalıştık gençler, metalciler tarihe karışmazlar.*
ama biz size anlatmaya çalıştık gençler, metalciler tarihe karışmazlar.*
devamını gör...
ekşi sözlük'ün tahtının sallanması
sözlükler ekşi nin sayesinde sözlük oldular ve tanindilar , ekşi nin kapatılma durumu olmaz demiyorum olabilir ama başka bir isim ile devam eder .
biz kafa için kafa yoralim nasıl daha aktif, daha faal, daha verimli yaparız, daha çok konuşulan bir sözlük yaparız , bunun için kafa yoralim bence.
biz kafa için kafa yoralim nasıl daha aktif, daha faal, daha verimli yaparız, daha çok konuşulan bir sözlük yaparız , bunun için kafa yoralim bence.
devamını gör...


