umarım artık insanların hakkında ne düşündüğünü kafana takmayı bırakmışsındır.
umarım hala kitap okuyorsundur.
umarım sevdiğin insan hala yanındadır.
devamını gör...

federal emergency management agency yani amerika'daki federal acil durum yönetim kurumu, kısa adıyla fema olan kuruluşun tam olarak neye yaradığı belli olmayan kampları.

aslında kurum olası savaş, küresel afet ya da güvenlik tehditleri durumunda önlem almak için geniş yetkilere sahip. amerika'da 1000'e yakın, 2 milyon kişi kapasiteli kampları ve neden hazırlandığı belli olmayan milyonlarca plastik tabut koruyucu bulundurduğu biliniyor. görünüşte amaç, yukarıda dediğim türden durumlar için hazırlıklı olmak ama bu pek de inandırıcı görünmüyor.

ismi sürekli olarak komplo teorisi malzemesi olduğundan buraya ne yazsam tuhaf kaçacak. o nedenle adını ilk kez duyanların kendileri araştırırsa daha iyi olur.

bu fotoğraf plastik koruyucuları gösteriyor. verilen bilgiye göre tabut değil, tabutları yer altında sudan falan koruyormuş ve ihtiyaç halinde şuraya buraya gönderiliyormuş. ancak şunu da unutmayalım ki amerika her zaman alttan alta farklı işler karıştırırken kullandığı ve bir şekilde insanların gözüne takılan her kanıtı legal bir şey gibi göstermeyi adet edinmiştir.
devamını gör...

bu yapılan şey düpedüz vahşet, insanlıktan nasibini almamış bir takım biyolojik atıkların işlediği bir cinayet. bu ve bu gibi olaylar eğer farkındaysanız her yıl artarak çıkıyor karşımıza. peki neden 2004 yılında çıkarılan hayvanları koruma kanununda bir değişiklik yapılmıyor?

daha öncede dile getirdim yine aynısını yazıyor gibi olmak istemem ama hayvanları koruma kanunu denen şey hayvanları korumuyor. hayvanları korumadığı gibi, köpekleri insanlar için fazlasıyla tehlikeli bir hale getiriyor. bu köpekleri topluyorlar, kısırlaştırdık, rehabilite ettik ve küpeledik deyip sokaklara geri bırakıyorlar. kardeşim nasıl bir kısırlaştırma yapıyorlar ben anlamıyorum ki. her geçen yıl sokaklarda daha fazla köpek görüyoruz, gökten falan inmiyorlarsa bu kısır hayvanlar nasıl çoğalıyor?

ben iç anadolu'nun küçük bir şehrinde ikamet ediyorum, burada bile 15'li 20'li sürüler halinde köpekler görüyoruz, sabah erken saatler ve akşam geç saatler ciddi anlamda sıkıntı. motorlu ve bisikletli insanlara çok saldırıyorlar, kimisi bir ısırıkla kurtuluyor, kimisi tepe taklak gidiyor, bu yüzden felç kalan bile oldu burada.

birde büyük şehirlere bakalım. daha yakın zamanlarda konya'da bir vatandaşın ağılına girip onlarca küçükbaş hayvanı telef etti köpekler. peki köpektaparlara soralım; köpekler hayvan, koyunlar değil mi? tüm bu olanlar 2004 yılında malum zihniyetin bazı kesimlere yaranmak için çıkardığı kanun yüzünden oluyor. köpeklerin yeri sokaklar değildir, insanlar bu sokaklarda güvenle yürüyebilmeli, bisikletini, motosikletini rahatça kullanabilmelidir.

artık lütfen birileri bazı şeyleri görsün, sokaklarda şuan 10 milyon başıboş köpek var, bu hızla yakında sayıları 50 milyonu geçecek, o zaman ne yapacaksınız? yakalamaya kalksan kaç tanesini yakalayabileceksin? bugün bu haberde okuduğumuz şeyleri o gün geldiğinde devlet yapacak, ya köpekleri gördüğü yerde vuracak, ya zehirleyecek. devlet yapmasa vatandaş çileden çıkıp, eee yeter lan, başlarım köpeğine diyecek vatandaş yapacak. bu dediklerime alınmayın arkadaşlar, bir gün gelir, bu köpekler ciddi anlamda canınızı yakar, o zaman anlarsınız ne demek istediğimi. en basitinden çocuğunu yahut kardeşini parçaladıklarını düşün, hala, köpeklere dokunmayın, onlarda canlı falan diyebilir misiniz?

bende 4 yıl köpek besledim. tüm aşılarını bakımlarını düzenli bir şekilde yaptırdım. saldırgan olmaması için elimden gelen her şeyin en iyisini yapmaya uğraştım. kesinlikle çiğ et vermedim, ya ateşte pişirdim ya suda kaynattım o şekilde verdim. kuru mamalar hayvanların beyin kimyasını bozuyor diye söylemişti bir arkadaşım, hiç kuru mama vermedim, daima sağlıklı besinlerle ve bu besinleri pişirerek besledim. 4 yıl içinde 1 kez tasmasından kurtulup kaçtı, tam 12 saat onu aradım bulana kadar durmadım. banane giderse gitsin demek en kolayı, ama ya gider birinin tavuğuna, kedisine veya koyununa ya da çoluk çocuğuna zarar verirse? ve bu köpek hiç bir sebep yokken annemi ısırdı birgün. onunla en çok ilgilenen annem olmasına rağmen. anlam veremedik ilginç bulduk. tekrar sokağa salarlar falan diye barınağa vermedim köpeği. bir arkadaşımın koyun sürüsü vardı, durumu ona anlattım; böyle böyle, köpek annemi ısırdı eğer alıp koyunları güderken sana eşlik etsin istersen köpeği sana verebilirim dedim, zaten ırk olarak buna müsait bir köpekti ve arkadaşım kabul etti. biraz yaşlandı ama halen onun yanında. sürüye göz kulak oluyor. yani diyeceğim şu; bu hayvanların ne zaman nasıl saldıracağını bilemezsiniz, onların beyni nasıl çalışıyor henüz tam olarak bilmiyoruz, anlık bir refleks ile boğazına saldırabilir, kaçamayabilirsin, ağır yaralanıp ölebilirsin, daha kötüsü felç kalma riski var.

daha sayıları az, toplayın bu hayvanları, daha büyük barınaklara alın ve orada kalan hayatlarını yaşasınlar. ve bundan sonra çıkaracağınız kanunlar ile bu hayvanları gerçekten koruyun. bir hayvan sahiplenmek bu kadar kolay olmasın artık, bir hayvanı sahiplenen kişi ondan sorumlu olsun, o hayvan ona zimmetlensin, devlet bunun takipçisi olsun, yoksa ortalık malum "köpektapar" insan artıklarına kalıyor. sonra bazı caniler çıkıp onlarca hayvanı katlediyor ve hepimiz üzülüyoruz. ülke gündeminden bazı haberleri şöyle bırakalım, belki aramızda olan bazı "köpektapar" arkadaşlar, "köpekler insanlara saldırmaz, mutlaka o insan ona bir şey yapmıştır" gibi saçma sapan argümanlar ile başlık altında bitmesinler.

bu güzelim çocuklardan biri yakınınız olsaydı, pek saygıdeğer köpektaparlar?

bunlarda köpeklerin doğal yaşama verdiği zararlar. ama köpektaparlar anlamaz, onlar sadece ego masturbasyonu yaparlar

başıboş köpek ısırması

kesin yaşlı amca köpeklere bir şey yapmıştır dimi köpektaparlar?

8 yaşında çocuk istanbulun göbeğinde başından ısırılmıştı, beyoğlu köpektapar belediyesinin açıklamasını hatırlarsınız

14 yaşındaki çocuk suçludur zaten kessssiiiiinnn

mehmet serbes'in konu ile alakalı yazısı

bu adama sokakta yürürken saldırmışlar, ama adam kesin kötü niyetlidir değilmi köpektaparlar?

al bak burada 30 koyunu telef etmişler, sorsa doğanın dengesi der köpektaparlar!

veee bingo!! beslediği köpekler tarafından boş arazide öldürülen bir genç kız!
devamını gör...

bugün 19. yüzyıl avrupa mimarisinin çeşitli üsluplarını barındıran bir açık hava müzesi gibidir. yanıbaşındaki binlerce yıllık istanbul'da geleneksel ahşap konut dokusunu büyük ölçüde kaybetmiş, yapılarını zar zor korurken, adalar'ın konutlarının zamana inat ayakta durmaları büyük bir mucizedir.
devamını gör...

rasyonel düşünür
devamını gör...

kariyer vs. demek saçmalık. bir tanıdığım var kendisi genetik mühendisi bilmem kaç zaman yüksek lisans yaptı sonra doktora yaptı ama şu an işsiz. çünkü çok mezun var ve pandemi vs. diye hastaneler * işçi çıkarmıyoruz şu sıra diyorlarmış. başvurularını da almıyorlar. böyle bir sürü insan var. belki onlardan biri ileride ben olucam. sıkıntıyı kişide aramayın sıkıntı ülke şartlarından. umarım bir an önce bir çıkış yolu bulursun.
devamını gör...

duygusal bir insan olmadığımı duyarım etrafımdan sık sık. mantığını ön plana alan biriymişim ben. bana göre doğrulara ve bana göre yanlışlara göre yaşarmışım. duygularımın beni yönetmesine izin vermezmişim. nasıl da yapıyormuşum bunu, çok ilginçmiş. allah allah...

şu duygulara göre karar verme/vermeme meselesi ney tam olarak? kim ya, allah aşkına kim, sevebilir, seçebilir kendisine, aklına, mantığına "bir şekilde" uyuyor olmayan birini, şeyi? abi ben mesela, bir ırkçı sevebilir miyim? isterse dünyanın en yakışıklı, en güzel seven, en mükemmel bakan adamı olsun ben ya ben, saygı tanımı benimle örtüşmeyen biriyle olabilir miyim? sen mesela, 2 kedin 3 köpeğin var; hayvan sever olmayan biriyle nasıl bir ilişki kurabilirsin? tamam, hadi sevgiyi geçelim, boğaziçi'ne girmeye puanın yetiyorsa, bahçesinde çok güzel çiçekler var diye osmangazi üniversitesi'ne mi kayıt yaptırırsın abi? karar alma mekanizmalarındaki şu duygusal yönün mantıksallığını bir kabul edebilir mi herkes artık çok rica ediyorum. kendimize "uygun" olana yöneliriz. sen adına duygusallık de, mantıklılık de, krem peynircilik de, canın ne istersen de. bu böyle. geçiyorum?

gelelim nedir duygusallık sorusuna. aşırı uçlarda, egzajere bir dışavurum mu? her şeye ağlamak mı mesela? buluttan nem kapmak da değil, o alınganlık... nedir duygusallık arkadaşım? ben şimdi çok eski bir anıya, çok bugünüme sirayet eden bir geçmişe benzeyen bir sahne görme olasılığım olan gün için şimdiden "duygusallaşıyorsam" nasıl mantığını ön plana alan biri oluyorum? abartı tepkiler veren biri değilim yaşanan üzücü durumlar karşısında ya da kendimi uyutmanın bir şekilde yolunu bulabiliyorum diye, sadece birkaç saatliğine birini görebilmek için şehir değiştirmeyi bir saniye bile düşünmememin "mantıksızlığını" mı görmezden gelmem gerekiyor? üstelik bir sürü tehlikeye gebe bir ziyaret...

hayır yaa duygusal biri değilim ben. bu kadar insan söylüyorsa vardır bir bildikleri. herkes de yanılacak değil ya!
devamını gör...

lise yıllarımda sık sık yaptığım eylem. özellikle de kitaplar ucuz olduğu ve benim de fazla param olmadığı için daha çok sahafları tercih ederdim. tabi büyüyüp para kazanmaya başlayınca d&r vs. de gezmeye başladım. çoğu zaman kitap almasam da (ki çok ilgimi çeken bilgilendirici kitap olursa alırım) rafların arasında dolaşıp sarı sayfaları karıştırmak beni inanılmaz rahatlatır. kitapların kokusu mu desem, belki hayatımı değiştirecek ve daha mutlu edecek bir kitap bulurum umudu mu desem bilmiyorum ama gerçekten çok zevk aldığım bir eylem. hem avm'de boş boş gezmekten daha iyidir.
devamını gör...

ölüme yakın bir adamın neler hissettiğini gözler önüne seren harika kitaptır.
şaheser bir kitap benim gözümde o psikolojiye bu kadar iyi bürünmek herkesin yapabileceği bir iş değil.
devamını gör...

benim cesaretimin birazcığı sende olsaydı şu anda "biz" çok güzel olabilirdik. sen o cesareti gösteremedin o yüzden "ben" tek başıma çok güzel olmak zorunda kaldım
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir. bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir. bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır." *
devamını gör...

benzer bir örneği, aynı firmanın otobüsleri yan yanaysa, yanlış otobüse bindim fobisidir. gözler muavini arar. muavin aynı kişiyse insanın içine inanılmaz bir huzur gelir.
devamını gör...

mahallede bir tane var böyle bir abi. kendisini mikrofon olarak kullanıyoruz.
t: son derece kullanışlı insan.
devamını gör...

(bkz: insanı kanser eden şeyler)
devamını gör...

"zayıf insanlar intikam alır, güçlü insanlar affeder, zeki insanlar umursamazlar." demiştir konfüçyüs. kendisine sonuna kadar katılıyorum.
devamını gör...

ben hep 50 liralık aldığımdan beni ilginendirmeyen durumdur, ben işime bakarım arkadaş.(bkz: swh)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir sen eksiktin,harika oldu.
devamını gör...

victoria secret’in 2018 yılındaki defilesinde bu şarkı ile tam olarak şov yapmıştır.

halsey’in melekleri
devamını gör...

sesinin tinisina dustugum, durusunu da begendigim bir muzisyen. sarkilarinin guzelliginden bahsetmeme gerek yok sanirim, ozellikle her an gidebilirim, insan gelir insan gecer ve sendin dusmanim sarkilarinin yeri bende ayridir...

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim