güzelcim
bir hitap şekli. çok sevdiğiniz güzel insanlara söylersiniz. alın, tepe tepe kullanın. maksat faydamız dokunsun insanlığa!!1.11!
lakin bu sözlük için bir tane güzelcim var ahali. ayık olalım. bilmeyenler olsun olsun en fazla 3 günlük yazardır.**
neyse efendim, benim gibi sevdiği herkese, herrrrrkese lakap takan bir insanın hayatına, aynada gördüğü insanın güzelliği yerine ikinci tekil şahıs zamirine güzelliği atfeden bir şiir dizesinden alıntı yaparak mahlas seçen bir insan giriyorsa, gereken yapılmalıydı. bazen cümle yazarken kendimi kaybediyorum ya... nalet gelsin. tamam neyse sulandırmıyorum; teyidimi aldım, gönlüm rahat. denk geliyorum sağda, solda. olur, oluyor yani, benim tekelimde değil neticede, başkasının da gelmiş olabilir aklına lakin cıks, öyle olmamış. o bir tane güzelcim'e ilk güzelcim diyen benmişim. aferim bana. e ama yani, kullanıma sunuldu neticede, problem yok kanqiler, kullanabilirsiniz, bişiy demiyorum.
o değil de bugün bir mesaj attı güzelcim bana, kalakaldım ekrana bakarken. hani bazen, birileri size bir şeyler söyler, nabzınız yükselir, çok sevinirsiniz, ekranı falan yemek istersiniz ya coşkuyla, öyle değil tam. nabzım yavaşladı, elim ayağım boşaldı. negatif bir şeyden söz etmiyorum, öyle bir şey yazmış ki mala bağladım, an durdu, kayboldum içinde. anlatamıyorum. demem o ki, güzelcim yetmiyor da işte aslında, idare ediveriyoruz.
nasıl tanımlayayım yahu? ahmed arif miyim ben? konu kilit.
lakin bu sözlük için bir tane güzelcim var ahali. ayık olalım. bilmeyenler olsun olsun en fazla 3 günlük yazardır.**
neyse efendim, benim gibi sevdiği herkese, herrrrrkese lakap takan bir insanın hayatına, aynada gördüğü insanın güzelliği yerine ikinci tekil şahıs zamirine güzelliği atfeden bir şiir dizesinden alıntı yaparak mahlas seçen bir insan giriyorsa, gereken yapılmalıydı. bazen cümle yazarken kendimi kaybediyorum ya... nalet gelsin. tamam neyse sulandırmıyorum; teyidimi aldım, gönlüm rahat. denk geliyorum sağda, solda. olur, oluyor yani, benim tekelimde değil neticede, başkasının da gelmiş olabilir aklına lakin cıks, öyle olmamış. o bir tane güzelcim'e ilk güzelcim diyen benmişim. aferim bana. e ama yani, kullanıma sunuldu neticede, problem yok kanqiler, kullanabilirsiniz, bişiy demiyorum.
o değil de bugün bir mesaj attı güzelcim bana, kalakaldım ekrana bakarken. hani bazen, birileri size bir şeyler söyler, nabzınız yükselir, çok sevinirsiniz, ekranı falan yemek istersiniz ya coşkuyla, öyle değil tam. nabzım yavaşladı, elim ayağım boşaldı. negatif bir şeyden söz etmiyorum, öyle bir şey yazmış ki mala bağladım, an durdu, kayboldum içinde. anlatamıyorum. demem o ki, güzelcim yetmiyor da işte aslında, idare ediveriyoruz.
nasıl tanımlayayım yahu? ahmed arif miyim ben? konu kilit.
devamını gör...
sevgiliye ithaf edilebilecek en güzel dize
"ellerin diyorum ellerin,
harabe bir kentin sokaklarında uçan kelebekler gibi,
gün doğumu gibi, umut gibi
ellerin, onca sene ellerimi bekliyor gibi"
harabe bir kentin sokaklarında uçan kelebekler gibi,
gün doğumu gibi, umut gibi
ellerin, onca sene ellerimi bekliyor gibi"
devamını gör...
pangram
hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üstünden atlar.
"the quick brown fox jumps over the lazy dog".
ingilizce için
"the quick brown fox jumps over the lazy dog".
ingilizce için
devamını gör...
yalnızlığın anlaşıldığı anlar
şüphesiz annesiz kaldığın andır. o olmayınca dünya tekinsiz bir yere dönüşüverir.
devamını gör...
türkiye'nin en iyi dizisi
şahsiyet. “sakın bana ben de sevdim deme. seninki sevgi değil, hınç. hınçla sevilmez."
devamını gör...
multi branding
türkçesi çoklu marka stratejisi, aynı şirket altında aynı alanda farklı markalar kisvesi altında pazarlama yaklaşımı olarak tanımlanır. çoklu marka stratejisinin ana fikri, rekabeti sınırlamak veya yerine göre sona erdirmek ve firmanın pazar payını artırmaktır. asıl amaç müşteri hep benim ürünlerimi alsın, başka firma ürünlerini tercih etmesindir.
genelde çok büyük şirketler, aynı anda pazarda farklı markalar ile çoklu marka stratejisi uygularlar. buna en güzel verilebilecek örnek facebook'tur. mark zuckerberg ilk önce facebook'u kurmuş, daha sonra instagram, whatsapp, messenger ve bizim ülkede kullanılmayan bir çok uygulamayı kendi bünyesine almıştır. burada dikkat edilecek olan husus facebook ile instagram, messenger ve whatsapp gibi birbirine rakip ürünlerin aynı çatı altında olabilmesidir.
türkiye'de de verilebilecek en güzel örnek arçelik ve bekodur. her ikisi de bildiğiniz gibi koç holding bünyesinde olan firmalardır.
her strateji gibi bu stratejininde kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır.
avantajları:
1- ana markaya o kadar güvenmişsinizdir ki, ana firma yeni bir marka yarattığı zaman gözü kapalı o markaya yönelirsiniz. (açıkçası bu bende çok oluyor, firmaya güvenmişsem kaçarı yok).
2- aslında bu biraz ilk madde ile alakalı, yeni markalar denemek isteyen müşteriler ana firmanın bir ürününden diğer ürününe kolayca geçebilir.
3- marketlerin raflarında çoklu marka ürünleriniz daha fazla yer kapladığı için diğer firmalara karşı bir adım önde olursunuz. (örnek olarak unilever ürünleri temizlik ürünleri satılan rafların yarıdan fazlasını kaplıyor).
4- bazen müşteriler aldığı markanın bir çoklu marka olduğunu bilmeden alabilirler, bu durumda kazanan gene üretici olarak siz olursunuz.
dezavantajları:
1- çoklu markanız varsa, her markayı bağımsız ve güçlü tutmanız gerekir, eğer başarısızlıktan dolayı bir markayı kapatırsanız bu tüketicinin gözünde sizin adınıza kötü bir puan olacaktır (kaçan müşteri zor geri gelir).
2- yeni bir ürün çıkartırsanız ve bu diğer ürününüzü sollayıp geçerse bu durumda firma olarak daha düşük performanslı ürüne daha fazla zaman ayırıp, pazarlamaya devam etmelimiyiz, bu markaya yatırım yapmaya değer mi diye kendi kendinizi sorgular hale geleceksinizdir.
3- piyasayı çok markaya boğarsanız, tüketici sizi tamamen bırakıp, başka firmaların ürünlerine yönelebilir.
-
genelde çok büyük şirketler, aynı anda pazarda farklı markalar ile çoklu marka stratejisi uygularlar. buna en güzel verilebilecek örnek facebook'tur. mark zuckerberg ilk önce facebook'u kurmuş, daha sonra instagram, whatsapp, messenger ve bizim ülkede kullanılmayan bir çok uygulamayı kendi bünyesine almıştır. burada dikkat edilecek olan husus facebook ile instagram, messenger ve whatsapp gibi birbirine rakip ürünlerin aynı çatı altında olabilmesidir.
türkiye'de de verilebilecek en güzel örnek arçelik ve bekodur. her ikisi de bildiğiniz gibi koç holding bünyesinde olan firmalardır.
her strateji gibi bu stratejininde kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır.
avantajları:
1- ana markaya o kadar güvenmişsinizdir ki, ana firma yeni bir marka yarattığı zaman gözü kapalı o markaya yönelirsiniz. (açıkçası bu bende çok oluyor, firmaya güvenmişsem kaçarı yok).
2- aslında bu biraz ilk madde ile alakalı, yeni markalar denemek isteyen müşteriler ana firmanın bir ürününden diğer ürününe kolayca geçebilir.
3- marketlerin raflarında çoklu marka ürünleriniz daha fazla yer kapladığı için diğer firmalara karşı bir adım önde olursunuz. (örnek olarak unilever ürünleri temizlik ürünleri satılan rafların yarıdan fazlasını kaplıyor).
4- bazen müşteriler aldığı markanın bir çoklu marka olduğunu bilmeden alabilirler, bu durumda kazanan gene üretici olarak siz olursunuz.
dezavantajları:
1- çoklu markanız varsa, her markayı bağımsız ve güçlü tutmanız gerekir, eğer başarısızlıktan dolayı bir markayı kapatırsanız bu tüketicinin gözünde sizin adınıza kötü bir puan olacaktır (kaçan müşteri zor geri gelir).
2- yeni bir ürün çıkartırsanız ve bu diğer ürününüzü sollayıp geçerse bu durumda firma olarak daha düşük performanslı ürüne daha fazla zaman ayırıp, pazarlamaya devam etmelimiyiz, bu markaya yatırım yapmaya değer mi diye kendi kendinizi sorgular hale geleceksinizdir.
3- piyasayı çok markaya boğarsanız, tüketici sizi tamamen bırakıp, başka firmaların ürünlerine yönelebilir.
-
devamını gör...
bir yazarın tüm kitaplarını okumak
bir saplantı eylemidir. bir dönem dostoyevski'ye takmıştım ben. bence bir yazara yahut gruba odaklanınca diğer güzel şeyleri kaciriyorsunuz.
devamını gör...
normal sözlük kafası karışanlar derneği
yeni gelen yazarlarımızın kafa sözlük formatı, işleyişi vb. akıllarına takılan her türlü soruyu sorabilecekleri ve biz moderatörlerden ya da diğer yazar arkadaşlarımızdan cevap alabilecekleri bir dernek.
(bkz: kafa sözlük formatı ve kuralları)
kafa sözlük'e giriş 101: her cümle nokta, üç nokta, soru işareti, ünlem işareti vb. bir noktalama işaretiyle biter.
sorular:
(bkz: #86250): ''başlık nasıl açıyoruz''
üstteki arama butonuna istediğimiz bir metni yazdıktan sonra altındaki paneli doldurmak suretiyle başlık açabiliyoruz. ancak, başlık açmadan önce şuna dikkat etmekte fayda var (bkz: aramaya inanmak)
(bkz: #86360): aslında başka bir yazarın girisine cevaben giri girerek flood ortamı oluşmasına sıcak bakmıyoruz. o yüzden kendi girimize alt ya da üst edit yaparak cevap vermemiz gerekiyor. ancak, bazı başlıklarda o kadar çok giri birikebilir ve o kadar içinden çıkılmaz bir hâl alabilir ki işte o zaman yeni bir giri girmemizde bir mahsuru yok ama yine de tanım yapmayı unutmamamız lâzım.
(bkz: kafa sözlük formatı ve kuralları)
kafa sözlük'e giriş 101: her cümle nokta, üç nokta, soru işareti, ünlem işareti vb. bir noktalama işaretiyle biter.
sorular:
(bkz: #86250): ''başlık nasıl açıyoruz''
üstteki arama butonuna istediğimiz bir metni yazdıktan sonra altındaki paneli doldurmak suretiyle başlık açabiliyoruz. ancak, başlık açmadan önce şuna dikkat etmekte fayda var (bkz: aramaya inanmak)
(bkz: #86360): aslında başka bir yazarın girisine cevaben giri girerek flood ortamı oluşmasına sıcak bakmıyoruz. o yüzden kendi girimize alt ya da üst edit yaparak cevap vermemiz gerekiyor. ancak, bazı başlıklarda o kadar çok giri birikebilir ve o kadar içinden çıkılmaz bir hâl alabilir ki işte o zaman yeni bir giri girmemizde bir mahsuru yok ama yine de tanım yapmayı unutmamamız lâzım.
devamını gör...
kaç kişiyle seviştiğini bilmediğin birine aşık olmak
bu kişiyi hata yapmış olarak kabul ediyorsanız eğer kulak verin şimdi;
allah bağışlanma dileyen kullarını bağışlıyor ama insan bağışlamıyor.
allah kul hakkı yiyeni bağışlamıyor ama insan bağışlıyor.
benim bu zihniyette gördüğüm her türlü kötülüğü yapsın ama biri ile birlikte olmasın.
böyle biri tercihin olmayabilir anlarım ama torpille işe gireni rüşvet vereni yolsuzluk yapanı kabul edip bunu etmemek üzerine bir de kabul eden ile alay etmek ikiyüzlülüktür.
seviyorsan dik duracaksın.
allah bağışlanma dileyen kullarını bağışlıyor ama insan bağışlamıyor.
allah kul hakkı yiyeni bağışlamıyor ama insan bağışlıyor.
benim bu zihniyette gördüğüm her türlü kötülüğü yapsın ama biri ile birlikte olmasın.
böyle biri tercihin olmayabilir anlarım ama torpille işe gireni rüşvet vereni yolsuzluk yapanı kabul edip bunu etmemek üzerine bir de kabul eden ile alay etmek ikiyüzlülüktür.
seviyorsan dik duracaksın.
devamını gör...
yazarların efsane cimrilik hikayeleri
2400 karma puanım olmasına karşın tek bir kafa store ürünü almamam.
devamını gör...
üstteki yazara yeni nick öner
ille de roman olsun
devamını gör...
bilim insanlarından mars vebası uyarısı
bizim halihazırda kullandığımız virüsümüz var, ithal organizmalara, virüslere, mikroplara ihtiyacımız yok.
tombik koronamız var. *
tombik koronamız var. *
devamını gör...
urbach-wiethe hastalığı
beynin korku merkezi, amigdalanın hasar görmesi ile ortaya çıkan urbach-wiethe hastalığı, korku duygusunun ortadan kalkmasına neden olur. uzmanlar bu hastalığa sahip insanların korkusuzluğunu ölçebilmek içim birçok çalışma yapmış. yılanlardan korkan bir hastayı, yılan dolu bir odaya koymuşlar. bir süre sonra hasta yılanları sevmeye onlara dokunmaya başlamış. bu da hayli tehlikeli bir durum ortaya çıkarır bu gastalığa sahip insanlar için. korku duygusunun da aslında insan için bir savunma mekanizması olduğu ve insan hayatı için olmazsa olmaz olduğu da gayet net bir şekilde gösterilmiş.
devamını gör...
lüzumsuz kadın
kitabı okumaya başlamadan önce yanınıza bir not defteri almayı unutmayın. öyle güzel kitapların sözü geçiyor ki insan hepsini okumak istiyor. karakterin en çok sözünü ettiği kitap ise huzursuzluğun kitabı. iyi kitaptan anlayan yazarlar daha bir seviliyor. sevdim seni lüzumsuz kadın. okunacak kitaplar listesini kabartmanın haricinde kitap akıcı bir dille yazılmış. biraz günümüzü biraz geçmişi okuyoruz. geçişleri çok güzel yapılmış, okurken hangi zamanda olduğumuzu kolaylıkla anlıyoruz.
aaliya. yüksekte olan, yukarıdaki demek. aaliya kitaplar ve onların büyülü dünyasıyla erken tanışan bir kadın. beyrut gibi bir yere göre çok kültürlü. küçük yaşta evlenince okuldan ayrılıyor ve buna çok üzülüyor. kocası olan adama burda değinmiyoruz. aaliya bir kitapçıda çalışıyor. yaşamak için para, para için de çalışmak lazım. bulabileceği en güzel iş onun için. aaliya'nın büyük bir tutkusu var. çeviri yapmak. bunu kendi için yapıyor. zaten insanlar arasında olmaktan rahatsız olan aaliya evinde kitaplarıyla çok mutlu. başka bir ülkede yaşasa nasıl bir hayatı olacağını çok merak ediyor. evden dışarı çıkıp ölmeden geri gelebilmeyi değil de avrupalılar gibi bohem dolu dertlere sahip olmanın nasıl bir şey olacağının hayalini kuruyor hep. bu karakterle kesinlikle sohbet etmek isterdim. çok sevdim. kitapta savaş, aile ile olan ilişkiler, dostluk ne ararsanız var. aaliya zamanının ötesinde bir kadın. onunla tanışmalısınız.
aaliya. yüksekte olan, yukarıdaki demek. aaliya kitaplar ve onların büyülü dünyasıyla erken tanışan bir kadın. beyrut gibi bir yere göre çok kültürlü. küçük yaşta evlenince okuldan ayrılıyor ve buna çok üzülüyor. kocası olan adama burda değinmiyoruz. aaliya bir kitapçıda çalışıyor. yaşamak için para, para için de çalışmak lazım. bulabileceği en güzel iş onun için. aaliya'nın büyük bir tutkusu var. çeviri yapmak. bunu kendi için yapıyor. zaten insanlar arasında olmaktan rahatsız olan aaliya evinde kitaplarıyla çok mutlu. başka bir ülkede yaşasa nasıl bir hayatı olacağını çok merak ediyor. evden dışarı çıkıp ölmeden geri gelebilmeyi değil de avrupalılar gibi bohem dolu dertlere sahip olmanın nasıl bir şey olacağının hayalini kuruyor hep. bu karakterle kesinlikle sohbet etmek isterdim. çok sevdim. kitapta savaş, aile ile olan ilişkiler, dostluk ne ararsanız var. aaliya zamanının ötesinde bir kadın. onunla tanışmalısınız.
devamını gör...
dinlerin insanlığa katkısı
islam dinini sadece şeriatın kol kesme ve recm edilmesi üzerinden değerlendirenler yine ön koltuklara oturmuş durumda. :) 2. sırada da, islam dinini hakkıyla yaşamayanlara göre dini kötüleyenler var. arkadaşlar hayatınızda hiç siyer okudunuz mu? türkçe bişi bu bakın. öyle cilt cilt arapça tefsir akaid hadis kelam fıkıh kitapları bilgisi ile size hava atmak değil derdim. her küçük çocuğun camiye gitti ise hayatında bir kere 571 diye tarihle bildiği bir zaman diliminin başlangıcı olan ilim dalı; siyer. hazreti peygamberin hayatını anlatan bir nevi ders diyedebiliriz yahut ilim diyelim biz medrese ağzımızla. :) neyse efenim. siyer okudunuz mu? okumadıysanız bu dini tebliğ eden yaşayan peygamberi sadece vay efendim ne çok kadınla evlenmiş diye ya da savaşlar açmış diye bakıyorsanız bi utanın yahut bu yazıyı hiç okumayın çünkü bu zihniyetinizi maalesef ben değiştiremem. daha adam mazlum bir dilenci yahut mülteciyi yolun ortasında öldürecek gibi düşman. geçmiş karşıma vay efendim din savaş kan öfke doğurmuştur. rasulullah hayber savaşında hayberlilere savaş açmadan önce de açtıktan sonra da teslim olmaları için teklifte bulunuyor onlar bi sürü hakaret ve kötülükle elçileri yollayınca ve teslim olmayınca rasulullah savaşıyor. aksiyon savaş filmlerine hayran kalanlar sırf para için birbirini kamp gibi ütopyalarda öldürerek hayatta kalma savaşlarını izleyerek onlara hayran olanlar din için namusla, kadına çocuğa zarar vermeden yapılan savaşı katliam olarak görüyor. cidden şaşırtıcı doğrusu. neyse devam edelim.
rasulullah sallallahu aleyhi vesellemi görmeye gelen birisi mescidde su dağıtan peygamberimize, allah'ın rasulü nerde diye sorar bunun üzerine peygamberimiz karşında su dağıtıyor diyince çok şaşırır. yalan olmasın hadisenin diyaloğu tam aklımda değil lakin konu bütünlüğü aktarımı için bu şekil anlattım. hata var ise affola. burdan anladığımız dinin rehberi ve elçisi olan "alemlere rahmet olarak gönderildin" ayetinin muhatabı olan rasulullah en çok üstünlüğü sahip iken, ashabını kölesi değil kendini efendi değil, arkadaş kardeşi sırdaş görüyor hatta onlara hizmet ediyor. dinin gerçek katkısı bu değerler ve ahlaktır. burdaki örnek tevazudur.
rasulullah cübbesinde uyuyakaln kediyi kaldırmamak için cübbesini kesiyor. niçin? hayvana merhametinden ötürü. buradaki örnek ve katkı, sevgidir. hayvan sevgisi.
onun yanı sıra islamın şeri yasalarını uygulayan hangi millete günümüzdeki sözde ögürlük ve demokrasiye nazaran daha fazla kıyım, cinayet, zina, aldatma, hırsızlık, eziyet, sapkınlık meydana gelmiştir? şuan mı daha çok var o zaman mı? hadisleri fazlaca okuyan ve siyeri iyi bilen birisi bu örneklerin çok az olduğunı görür. çünkü hukukta bile caydırıcı bir ceza olmazsa suç, suç unsuru olmayı mutlak olarak insan zihniyetinde sabitleştiremez. e o zaman girer çıkarım 4 duvar soğuk kışın ev gibi görülen katillerin beslendiği hapishaneler ne kadar caydırıcı olabilir. adam kendi kaçamak yapıp karısını aldatınca recm canice geliyor. ama arabası çalınsa çalanın kafasını uçuracak. insanoğlu bu denli at gözlüğü ile dünyaya bakıyor. ama bizim toplum takmış dindarları eziklemeye. kendi onlara vasfeddikleri vasıfları bezenmiş haberi yok. uzun oldu neyse vesselam.
rasulullah sallallahu aleyhi vesellemi görmeye gelen birisi mescidde su dağıtan peygamberimize, allah'ın rasulü nerde diye sorar bunun üzerine peygamberimiz karşında su dağıtıyor diyince çok şaşırır. yalan olmasın hadisenin diyaloğu tam aklımda değil lakin konu bütünlüğü aktarımı için bu şekil anlattım. hata var ise affola. burdan anladığımız dinin rehberi ve elçisi olan "alemlere rahmet olarak gönderildin" ayetinin muhatabı olan rasulullah en çok üstünlüğü sahip iken, ashabını kölesi değil kendini efendi değil, arkadaş kardeşi sırdaş görüyor hatta onlara hizmet ediyor. dinin gerçek katkısı bu değerler ve ahlaktır. burdaki örnek tevazudur.
rasulullah cübbesinde uyuyakaln kediyi kaldırmamak için cübbesini kesiyor. niçin? hayvana merhametinden ötürü. buradaki örnek ve katkı, sevgidir. hayvan sevgisi.
onun yanı sıra islamın şeri yasalarını uygulayan hangi millete günümüzdeki sözde ögürlük ve demokrasiye nazaran daha fazla kıyım, cinayet, zina, aldatma, hırsızlık, eziyet, sapkınlık meydana gelmiştir? şuan mı daha çok var o zaman mı? hadisleri fazlaca okuyan ve siyeri iyi bilen birisi bu örneklerin çok az olduğunı görür. çünkü hukukta bile caydırıcı bir ceza olmazsa suç, suç unsuru olmayı mutlak olarak insan zihniyetinde sabitleştiremez. e o zaman girer çıkarım 4 duvar soğuk kışın ev gibi görülen katillerin beslendiği hapishaneler ne kadar caydırıcı olabilir. adam kendi kaçamak yapıp karısını aldatınca recm canice geliyor. ama arabası çalınsa çalanın kafasını uçuracak. insanoğlu bu denli at gözlüğü ile dünyaya bakıyor. ama bizim toplum takmış dindarları eziklemeye. kendi onlara vasfeddikleri vasıfları bezenmiş haberi yok. uzun oldu neyse vesselam.
devamını gör...
leh kadınları
bu memleketteki her 10 erkekten 8i nasıl yakışıklı değilse, her 10 kızdan 15i affedersiniz ama daş gibidir. genelde isimleri; aleksandra, johanna, ania, monika, sylwia vs olur. sarışın, kumral ve kızıl saçlı olmak üzere teorik olarak 3e ayırabileceğimiz bu memleketin kadınları bir o kadar da sıcak kanlılardır. birde büyük bir kesimi katolik olup, aşırı dindardırlar.
devamını gör...
başörtüsüyle okumak isteyenler arabistan'a gitsin
cahilce bir sözdür. müslüman değilim ancak başkasının dini veya siyasi görüşüne saygısızlık etmek her şekilde aşağılık bir davranıştır. eğer seni rahatsız eden veya kurallara aykırı bir davranışı yoksa karışamazsın. bir insanın başındaki kumaş parçasının başkasını ilgilendirdiğini sanmıyorum.
devamını gör...
bartter sendromu
böbrekte henle çıkan kalın kolunda bulunan na-2cl-k kanalı fonsiyonunu bozan genetik mutasyon sonucu oluşan sendromdur.
bu sendromu uzun süre furosemid diüretik(idrar söktürücü) ilaç kullanmış biri gibi düşünmek mümkündür.
bu sendromda laboratuvarda poliüri(çok idrar yapma) polidipsi(çok su içme
sodyum ve sıvı kaybına bağlı renin-aldosteron seviyesi yüksek
kan basıncı genelde normal ya da düşük
hipokalemi(kanda potasyum düşüklüğü)
hipokloremi(kanda klor düşüklüğü)
hiperürisemi görülür.
bu sendromu uzun süre furosemid diüretik(idrar söktürücü) ilaç kullanmış biri gibi düşünmek mümkündür.
bu sendromda laboratuvarda poliüri(çok idrar yapma) polidipsi(çok su içme
sodyum ve sıvı kaybına bağlı renin-aldosteron seviyesi yüksek
kan basıncı genelde normal ya da düşük
hipokalemi(kanda potasyum düşüklüğü)
hipokloremi(kanda klor düşüklüğü)
hiperürisemi görülür.
devamını gör...

