piton ve anakonda.
devamını gör...

irrite ediyor. yanlış anlaşılmasın yazan öyle alışmıştır sözüm yok. bu sebeple sadece samsung kullanıyorum meselâ. telefonu aldığım gibi ilk işim klavye ayarları oluyor. o kadar para veriyorsam o 32 harf ekranda olacak aga.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


paul kleinman'ın notlarının ve kendi notlarımın bir harmanlamasidir. iyi okumalar

theseus'un gemisi

bir gemi ne zaman aynı gemi olmaktan çıkar?

klasik bir paradoks olan theseus'un gemisi paradoksunu anlamak için, ilk önce paradoksun ne olduğunu anlamak gerekir.

paradoks: felsefede paradoks, görünürde doğru bir önermey­ le başlayan bir ifadedir; ama daha derinlemesine sorgulanınca, o doğru görünen önermenin gerçekte yanlış olduğu sonucuna varılır.

theseus'un gemisi paradoksuna ilk kez antik yunan filozofu (ve platoncu) plutarkhos'un yazılarında rastlanır. plutarkhos, the­seus'un (atina'nın kurucu kralı) uzun bir deniz yolculuğundan dö­ nüşünü anlatır.

yolculuk boyunca, geminin yapılmış olduğu ahşap tahtaların eskiyenleri, çürüyenleri denize atılıp yeni, sağlam tahta­larla değiştirilmiş.

öyle ki, theseus ve mürettebatı en sonunda yol­culuktan geri döndükleri zaman, geminin yapılmış olduğu ahşap tahtaların tamamı yenilenmiş durumdaymış. dolayısıyla, şöyle bir soru akıllara takılır: farklı ahşap kısımları tamamen yenilenmiş olsa bile, geri döndükleri gemi, yola çıkarken bindikleri geminin aynısı mıydı? gemide ilk ahşap parçalardan biri hâlâ dursaydı ne olurdu?
gemide hâlâ iki parça ahşap olsaydı ne olurdu? bu durum, verile­ cek yanıtı değiştirir miydi?

thomas hobbes'un katkısı çok daha sonra, ünlü on yedinci yüzyıl filozofu thomas hobbes bu paradoksu bir adım ileriye taşıdı.
farz edelim ki, theseus'un gemisini bir çöp toplayıcı takip edi­yor. theseus'un mürettebatı eski tahtaları güverteden attıkça, çöp toplayıcı onları sudan alıp kendi gemisini inşa ediyor. iki gemi li­mana varıyor: biri theseus ile mürettebatını taşıyan, yeni ahşaptan yapılma gemi; diğeri ise theseus'un mürettebatının güverteden attığı eski ahşaptan yapılma gemi.

bu senaryoda, hangi gemi the­ seus'un gemisidir?

bu senaryoda, çöp toplayıcıyı getiren gemiyi c harfiyle göste­ relim.
b*c olduğunu biliyoruz, çünkü limana iki gemi demirliyor, do­ layısıyla bunların bir ve aynı olmadıkları açıktır.
öyleyse, bir gemiyi theseus'un gemisi yapan nedir? o gemiyi oluşturan tek tek parçalar mı? geminin yapısı mı? geminin tarih­çesimi?

buradan nereye varırız?
mereolojik kimlik kuramı (mereological theory of identity, mtı) de­nilen bir kuram, bir şeyin kimliğinin, bileşimindeki parçaların kim­liğine bağlı olduğunu belirtir. bu kuramın iddiasına göre kimliğin zorunlu bir koşulu, kısımlarda bir aynılığın bulunmasıdır.

başka bir deyişle, eğer x'in bütün parçaları aynı zamanda y'nin de parçaları olsa, x = y'dir; bunun tersi de geçerlidir.
örneğin, x nesnesi, bir zaman diliminin başlangıcında (t1) belirli bileşenlerden oluşur. eğer o zaman diliminin sonunda (t2), nesne (o artık y'dir) aynı bileşenlere sahipse, varlığını sürdürüyor demektir.
mtı'ya göre, theseus'un gemisi paradoksunda a = c'dir. bu, iki gemi olduğu anlamına gelir. theseus'un yolculuğuna başladığı gemi, çöp toplayıcının içinde geldiği geminin aynısıdır (bu da on­ları tek gemi yapar), bir de theseus'un limana içinde girdiği, yeni parçalardan oluşan gemi vardır.
bununla birlikte, bu sonucun içerdiği bir sorun vardır. bu senar­yoda, theseus'un yolculuğunda gemi değiştirmesi gerekirdi, oysa­ ki limana b ile geldi (o ise c'ye eşit değil). ama theseus, gemisin­ den hiçbir zaman ayrılmaz. a ile yolculuğa çıkar, b ile geri gelir ve hiçbir zaman iki geminin güvertesinde bulunmaz (mtı, öyle olması gerektiğini belirtiyor).
bu sorunu çözmenin başka olası yolları bulunabilir. mtı'nın de­ diğini tamamen bir yana bırakabilir ve onun yerine, a = b savını öne sürebiliriz. bu senaryoda, yine yalnızca iki gemi vardır: the­seus'un yolculuğuna çıktığı gemi (a) ve yolculuğundan döndüğü gemi (b) tek bir gemi olarak, çöp toplayıcının gemisi ise ikinci gemi olarak düşünülür.
bu senaryoda da sorunlar ortaya çıkar. a = b olduğunu söyle­mek, b * c ve dolayısıyla, a * c imasını da içerir. ama bunu söy­lemek uygun düşmez çünkü c'nin her parçası a'nın parçasıdır ve bunun tersi de geçerlidir. ek olarak, a ve b herhangi bir ortak par­çaya sahip değildir ama yine de onların aynı gemi olduğunu iddia ediyoruz.
theseus'un gemisi paradoksuna uygulanabilecek başka bir kuram, uzay-zaman sürekliliği (spatiotemporal continuity, stc) ku­ramıdır.
bu kuram, değişimin aşamalı olması, şeklin ve biçimin ko­runması koşuluyla bir nesnenin uzay-zamanda sürekli bir yol izle­ yebildiğini belirtir. bu, gemide zaman içinde aşamalı olarak yapılan değişikliklere olanak verir.
ne var ki, burada bile sorunlarla karşılaşırız! geminin her par­çası ayrı ayrı kutulara konulsa, dünyanın her yanında farklı yerlere götürülse, sonra da geri getirilip kutuları açılsa ve yeniden monte edilseydi ne olurdu? bu sayısal açıdan aynı gemi olabilmekle bir­likte, nesne, uzay-zaman boyunca sürekli olarak gemiye benzer bir theseus'un gemisi nesne halinde bulunmaz (dikkat edilirse, mtı bu senaryoya uygun görünüyor).

theseus'un gemisi ne anlam taşıyor?
elbette ki bu paradoks, gemilerle ilgili bir problem olmanın ötesin­dedir. theseus'un gemisi gerçekte kimlikle ve bizi biz yapanın ne olduğuyla ilgilidir. yıllar geçtikçe bizde kısım kısım değişiriz ve yine de kendimizi aynı kişi olarak görmeye devam ederiz.
kimliğimiz yapımızdan dolayı mı aynıdır? eğer öyle olsaydı, bir uzvunuzu kaybetmeniz, hatta saçınızı kestirmeniz halinde, siz artık siz olmazdınız. zihninizden ve duygularınızdan dolayı mıdır? eğer öyle olsaydı, anılarınızı kaybetmeniz ya da fikrinizi değiştirmeniz halinde, artık kendiniz olur muydunuz? bizi oluşturan kısımlardan dolayı mıdır? geçmişimizden dolayı mıdır?
theseus'un gemisi ve kimlikle ilgili içerdiği imalar bugün de hâlâ tartışılmaktadır.
devamını gör...

(bkz: efkar) efkâra sebebiyet verir. efkâr, fikrin çoğuludur. fikir, düşünce demektir. çoğalan düşünceler de sizi efkâra sürükler.

aklıma selda bağcan'ın ayrılık şarkısı geldi:

...fikrimden geceler yatabilmirem
bu fikri başımdan atabilmirem
...

devamını gör...

yapılan espriyi anlamaya zekası yetmeyen erkek söylemi.
devamını gör...

salak ablalardır.
dünyanın en zengin insanı olsam yine de parayla bir şey yakmam.
devamını gör...

tasarlayan arkadaşı tebrik ediyorum, oldukça eğlenceli bir bug ekranı olmuş. yazılımcılara yardımcı olmak adına, kafacıların sözlüğü kırdığı durumlar başlığında bu ekranla karşılaştığımız durumları belirtebiliriz bence.
devamını gör...

özellikle gecenin bu saatinde yaptınız. umarım bu kararı verenler bu sözleşmeye muhtaç kalır, umarım başınızı duvarlara vura vura parçalarsınız. ok size dönmeyecek sanıyorsunuz ama verdiğiniz kararların en büyük acısını siz çekeceksiniz. bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa bir gün ama o gün gelecek ve zerre vicdan duymayacağım hiçbirinize.
devamını gör...

neden ahlaklı olmalıyım sorusu yerine niçin ahlaklı olmalıyım sorusunu gündeme getiren harika bir yapım.
rahatsız edici derecede başarılı olması bundan kaynaklı olsa gerek.
baş rolde jake gyllenhaal var yönetmen ise dan gilroy
keşke film daha sert olsaydı ve ana karakterin hayatı üzerinde daha fazla dursaydı. ama bu haliyle bile şahanane olmuş.

filmden sonra ted bundy adlı şahsı araştırmanızı tavsiye ederim. zira benim izlerken kafamda bir travis bickle iki ted bundy çalıp durdu
devamını gör...

çilek varken düşünmedim bile. hem reçeli de çok güzel oluyor tavsiye ederim yanii*.
devamını gör...

bazı yazarların yaptığı bir şovdur. hatta belki ben bile yapmışımdır bilmiyorum.
ama bir tanım gerçekten bilgi veriyorsa ve uzunsa bu normaldir. insan bazı meramlarını kısa anlatamıyor.

madalya sistemiyle gelen bir şov durumu varsa uzun sürmeyecektir. çünkü ortaya konulan sistem saçma olmuş. modlar tanım okumaktan intiharın eşiğine gelebilirler o yüzden pek mümkün olmayacak diye düşünüyorum.
kısa sürede bir düzenleme veya değişim olacaktır.
o kadar tanımı kim okuyacak nasıl okuyacak.
müracaat sistemi ise saçmalık.
bu benim tanımım bak bakalım sınavı geçiyor mu madalya hak ediyor mu muhabbeti garip.
ayrıca bazı tanımlar kısa olunca çok güzel oluyor.
metinde kelimeler ne kadar kısaysa o kadar süratli bir okuma deneyimi sunuyor.
akışkan ve hızlı.
devamını gör...

kelimenin yunanca aslı “philosophia” dır. “philia” yani sevgi ve “sophia” yani bilgelik ya da bilgi anlamına gelen iki kelimeden türemiştir. bu fesefe'nin kelime anlamıdır ya da etimolojisidir. felsefe nedir sorusuna cevap değildir. felsefe nedir sorusu, felsefe'nin büyük sorularındandır ve cevaben filozoflar kendi aralarında ortak bir tanim yapmazlar. filozoflar zaten birbirlerinden ayrı orjinal düșünce sistemleri vardır. felsefeyi tanımlarken kendi orjinal fikirlerini yansıtırlar. fesefe'nin güzelliği de budur. tabii benim çok beğendiğim tanım kant'ın tanımıdır.

"kendisini akla dayanan nedenlerle meşru kılmak veya haklı çıkarmak iddiasında olan bir zihinsel etkinlik biçimi"
devamını gör...

kadını ikinci sınıf vatandaş yapmanın sonucudur. ırkla değil ülkenin cehalet seviyesinin yüksekliği ile açıklanması gereken durumdur. olayı bahane edip ırkçılık yapmanın alemi yok.

kadınlara yapılan zulüm ülkenin her kesiminde yaygın. kadın cinayeti okumadığımız gün yok. kimi ikinci eş olmak istemez öldürülür, kimi ayrıldığı eşi tarafından öldürülür, bir başkası ya benim olursun ya toprağın der.

eğer coğrafya kaderdir diyorsanız da bu kaderi kendimiz yazdık ve yaşıyoruz. bu kadar büyük bir cehaletle nasıl savaşılır, savaşması gerekenler bunu istiyor mu? diye de sormak gerekir.
devamını gör...

aksamadan, sektirmeden, ara vermeden, sürekli, duraksız anlamına gelen sözcüktür. birkaç kez kullanıldığında kolayca anlaşılan ve cümlelerinize derinlik katan hoş sesli bu kelimeyi siz de sevin siz de mütemadiyen kullanın.
devamını gör...

kıyasları artarak devam edeceği için sürekli mutsuz olacak insandır. biraz aynadakine göre yaşasa her şeyi halleder ama haberi yok enayinin. dünyada kıyas yapacak insan onun için hiç bitmeyecek.
devamını gör...

sizi norvec'e gotureyim mi? hadi gelin gotureyim...

devamını gör...

cahildim dünyanın rengine kandım...
devamını gör...

bugün üniversiteden sinif arkadaşımı kovidden kaybettiğiniz haberini aldım. bütün gun suratım asıkken uyumadan önce sözlüğe gelip bir şeyler karalamak istedim. ama baktım güzel bir benjamin franklin goygoyu dönüyor. hoşuma gitti dahil oldum, güldüm, eğlendim. ama yok kardeş illa bir aykırı çıkacak bozacak bir şeyleri. hayat bu kadar ciddi değilken insanların bu kadar ciddi olmalarını anlamıyorum.
devamını gör...

din istismarı diye bişey yoktur çünkü dinin kendisi istismardır. ayrıca dindar olmakla ahlaklı olmak birbiriyle örtüşmez hatta çelişir bile diyebiliriz. mesela cariyeliğin (kadın sex kölesi) dinde yeri vardır. hatta ayetlerde bol bol geçer. peki sizce bu ahlaka uygun mudur?
devamını gör...

o kadar çok soru sordum ki kendime hiç cevap alamıyorum. taş olsa bu kadar ısrara cevap verirdi değil mi sevgili kendim?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim