tuhafiye
tuhaf kökünden türemiş, arapça tuhaf hediyeler demek, tuhafçı "hediyelik eşya satan" kişi demektir. tuhafiye de "giysi aksesuarı" manasına geliyor. tdk sözlüğe göre tuhafiyenin anlamı ise : çorap, mendil, eldiven gibi giyim ile kurdele, dantel gibi giysi süsüne yarar şeyler.
devamını gör...
sosyal medya kullanmayan insan
kafası rahattır..
devamını gör...
polisiye roman
polisiye türü seviyorsanız eğer jean christophe grange ve john verdon'u takip etmenizi şiddetle öneririm. grange'in lontano ve kongoya ağıt, verdon'un ise aklından bir sayı tut ile başlayan serisini mutlaka okumalısınız.
devamını gör...
bafta ödülleri
ingiliz film ve televizyon sanatları akademisinin kendi dilindeki konsantre hali. bu akademi oscara eşdeğer gösterilen bir ödül de vermekte her yıl.
devamını gör...
engellenen bir yazarla bütün bağlantının kesilmesi gerekliliği
katıldığım önerme. zaten önemsiz görüldüğü için engellenmiştir.
devamını gör...
sevilen anadolu rock şarkıları
arapsaçına döndüm, çöz beni arapsaçı...erkin koray anadalu rock müziğinin öncüsüdür.
devamını gör...
akropol
eski yunan şehirlerinde, en önemli yapıların ve tapınakların bulunduğu iç kale.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en sevdiği meyve
365 gün elma.
devamını gör...
bruh cat
devamını gör...
koltuk altını tıraş eden erkek
bu tür temizlik davranışlarını erkekler kadınlar kadar güçlü sergileyemedikleri için bu tür şeylerin arkasına sığındıklarını düşünüyorum. sığındıkları yetmiyor gibi bunu yapan erkekleri de kötü bir şey yapıyormuş gibi hissettirip kendileri gibi olsun istiyorlar. temizlik ne güzel şeysin.
devamını gör...
4 kişiyle pazar kahvaltısı yapma şansınız olsa
annem, babam ve iki amcam.
anneme "doğumda ölme riskin olduğunu bile bile ilaçlarını neden içmedin?"
babama "annem öldükten sonra neden sahip çıkmadın?"
amcalarıma "öldürmekten beter edecek kadar kötü yaşattınız?" diye soracağım enfes bir kahvaltı olurdu. düşünsene yıllardır acı çekmişsin, her pazar yalnız ve başkasına hizmet ederek.
bu kez de hayat sana bir pazar vermiş felekten. bu pazar sana güzel ötekilere cehennem.
var bir hayalimiz anamı mezardan kaldırabilirsem. :d
anneme "doğumda ölme riskin olduğunu bile bile ilaçlarını neden içmedin?"
babama "annem öldükten sonra neden sahip çıkmadın?"
amcalarıma "öldürmekten beter edecek kadar kötü yaşattınız?" diye soracağım enfes bir kahvaltı olurdu. düşünsene yıllardır acı çekmişsin, her pazar yalnız ve başkasına hizmet ederek.
bu kez de hayat sana bir pazar vermiş felekten. bu pazar sana güzel ötekilere cehennem.
var bir hayalimiz anamı mezardan kaldırabilirsem. :d
devamını gör...
yaşanan şehrin en güzel yanı
say say bitmeyeceğini düşündüğüm için kısaca istanbul olması diyorum*.
devamını gör...
kamu çalışanlarının vatandaşa karşı saygısız tutumları
ay bu sözlükte ilk defa ciddi bir konuda bana söz hakkı doğdu. öncelikle buradan herkese sevgiler selamlar. ayy çok stres yaptım.
öhömmm.
başlıyorum.
şimdi şöyle ki ben kamu çalışanıyım. benim bile gülesim geliyor ama evet, öyleyim. merak etmeyin "ne alakası var kardeşim?!" demeye gelmedim. lafa girebilirsem gözlemlerimi aktaracağım.
ben daha yeni olduğumdan mıdır yoksa biraz iyilik meleği kıvamında bir enayi olduğumdan mıdır bilmiyorum ama insanlara son derece kibar, anlayışlı davranıyorum. hem kurum içindeki arkadaşlara hem de beni arayan/kuruma gelen vatandaşlara karşı. ama gel gelelim insan yine insan. yani siz iyi davransanız da kötü davransanız da o içindeki öfkeyi dışarı çıkarmaya çok hazır. işini en hızlı ve sorunsuz şekilde halletsen dahi sinirlenebiliyor, hesap sorar gibi davranabiliyor. bu da insanın tahammül sınırlarını zorluyor. henüz ben sınırı zorlamadım ama "yeter ulan! madem öyle işte böyle!" kıvamına gelenleri de anlayabiliyorum. haklı bulmuyorum, o ayrı.
zaten bir şekilde hepimiz stresliyiz. birçok konuda dertli, kederli ve de asabiyiz. ya iki/üç/dört medeni insan gibi konuşmak çok mu zor? tek yapılması gereken; düzgün bir ses tonuyla ve nezaket sınırları içinde konuya odaklanmak.
üff neyse, sırf içlerinde bir tane bile olsa nezakete ve anlayışa ihtiyacı olan, bunu da sonuna kadar hak eden biri olma ihtimaline karşı "sonuna kadar sabır, nezaket, anlayış ulan!" diyorum.
öhömmm.
başlıyorum.
şimdi şöyle ki ben kamu çalışanıyım. benim bile gülesim geliyor ama evet, öyleyim. merak etmeyin "ne alakası var kardeşim?!" demeye gelmedim. lafa girebilirsem gözlemlerimi aktaracağım.
ben daha yeni olduğumdan mıdır yoksa biraz iyilik meleği kıvamında bir enayi olduğumdan mıdır bilmiyorum ama insanlara son derece kibar, anlayışlı davranıyorum. hem kurum içindeki arkadaşlara hem de beni arayan/kuruma gelen vatandaşlara karşı. ama gel gelelim insan yine insan. yani siz iyi davransanız da kötü davransanız da o içindeki öfkeyi dışarı çıkarmaya çok hazır. işini en hızlı ve sorunsuz şekilde halletsen dahi sinirlenebiliyor, hesap sorar gibi davranabiliyor. bu da insanın tahammül sınırlarını zorluyor. henüz ben sınırı zorlamadım ama "yeter ulan! madem öyle işte böyle!" kıvamına gelenleri de anlayabiliyorum. haklı bulmuyorum, o ayrı.
zaten bir şekilde hepimiz stresliyiz. birçok konuda dertli, kederli ve de asabiyiz. ya iki/üç/dört medeni insan gibi konuşmak çok mu zor? tek yapılması gereken; düzgün bir ses tonuyla ve nezaket sınırları içinde konuya odaklanmak.
üff neyse, sırf içlerinde bir tane bile olsa nezakete ve anlayışa ihtiyacı olan, bunu da sonuna kadar hak eden biri olma ihtimaline karşı "sonuna kadar sabır, nezaket, anlayış ulan!" diyorum.
devamını gör...
hubble uzay teleskobu
adını amerikalı astronom edwin hubble'dan alan uzay teleskobu.
dünya yörüngesine 1990 yılında nasa ve esa'nın ortak çalışmasıyla oturtuldu. optik, moröte ve kızılöte bölgelerde gözlem yapması planlanmıştı.
yörüngeye yerleştirildikten sonra bir aynasının yanlış yöne baktığı fark edildi. küçük bir uzay operasyonu ile bu durum düzeltildi ve o günden beri 1,3 milyondan fazla gözlem yaptı, başarılı fotoğraflar çekti.
aslında görev süresi çoktan doldu ama hâlâ iyi bir şekilde çalışır vaziyette olduğundan uzayda durmaya devam ediyor. işlevlerini yerine getiremez hale geldiğinde, kontrollü olarak dünyaya düşürülecek ve yerine james webb uzay teleskobu geçecek.
çektiği sayısız fotoğraftan biri:
dünya yörüngesine 1990 yılında nasa ve esa'nın ortak çalışmasıyla oturtuldu. optik, moröte ve kızılöte bölgelerde gözlem yapması planlanmıştı.
yörüngeye yerleştirildikten sonra bir aynasının yanlış yöne baktığı fark edildi. küçük bir uzay operasyonu ile bu durum düzeltildi ve o günden beri 1,3 milyondan fazla gözlem yaptı, başarılı fotoğraflar çekti.
aslında görev süresi çoktan doldu ama hâlâ iyi bir şekilde çalışır vaziyette olduğundan uzayda durmaya devam ediyor. işlevlerini yerine getiremez hale geldiğinde, kontrollü olarak dünyaya düşürülecek ve yerine james webb uzay teleskobu geçecek.
çektiği sayısız fotoğraftan biri:
devamını gör...














