iko can, şöyle bir özellik de gelebilir.
yazar ismi ( gbkz veya bkz ) yazıldığında " x yazar tanımında sizden bahsetti " diye bildirim gelebilir.
devamını gör...

rızadır.
devamını gör...

müzik değilse nedir, müzik dediğimiz olgu nedir gibi cevaplanması gereken sorular içeren sorunsal. eskiden ben de ‘beat üzerine hızlı hızlı bir şeyler söylemek’ gözüyle bakıyordum, sonrasında yedi ay kadar bir rapçiyle aynı evi paylaşınca müzik olduğuna karar verdim. çokça emek istiyor yapması.
devamını gör...

obeziteyi günlük alınması gereken enerji miktarının harcanan enerji miktarından daha fazla olması sonucu vücuttaki yağ oranının artması olarak tanımlayabiliriz. obezite çağımızın en önemli hastalıklarından biri olarak dünyayı ve ülkemizi tehdit etmeye devam ediyor. fast food tüketiminin artması, dengeli ve düzenli beslenmemek ve hareketsizlik başlıca nedenlerinden. peki obeziteyle nasıl savaşabiliriz bu konuya değineceğim. öncelikle her şeyde olduğu gibi obezite de genlerinizle alakalı olabilir ama bu demek olmuyor ki bu genetik bir şey ben asla değiştiremem. öncelikle bu bahanenin arkasına sığınmamalıyız. eğer genetik yatkınlığımız varsa daha dikkat etmeliyiz yediklerimize. beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz. obeziteye sebebiyet veren bir diğer şey ise hareketsizlik. gün boyu hareketsiz kalıyoruz. mesela apartman dairesinde oturuyorsak asansör kullanmayı tercih ediyoruz. avm lerde yürüyen merdiveni kullanıyoruz. en yakın markete giderken bile araba kullanıyoruz. bu kötü alışkanlıkarımızı değiştirsek çok daha sağlıklı bireyler olabiliriz. spor yapamıyorsak günde 10- 15 dakikalık yürüyüşün bile sağlımız için önemi büyük.
devamını gör...

birkaç fire dışında bu zamana kadar hep güzel yandı, bundan sonra da güzel yansın dediğim turuncudur. *
devamını gör...

makinist ile son istasyon radyo yayınında kullanılacak başlıktır.
cumartesiyi pazara bağlayan gece saat 00:00 da sözlük radyosunda. blog.kafasozluk.com/

zaman akıp gider iken, hayat gün geçtikçe bedeninden çekilir iken, gençlik seni yavaş yavaş terk eder iken;

geçen o günlere dönüp baktığında, bütün o çabalarına, çırpınmalarına, isyanlarına, ihtiraslarına, aldanmalarına, aldatmalarına, üzüntülerine, üzdüklerine, sevgilerine ve sevemediklerine dönüp baktığında, korumak için savaştıklarına ve koruyamadıklarına baktığında, hırslarına, korkularına baktığında, beklediğin o günlere baktığında, terk ettiklerine ve seni terk edenlere baktığında,

sona gelir iken geriye dönüp baktığında, kendini affedebilecek misin?

kendini affedebilir misin?
devamını gör...

içinde kaybolduğum gözlerin
okyanus gibi bakışların
bal damlayan sözlerin
ve insanın kalbini eriten tanımların...

aşık olunmak için yaratılmış gibisin benjamin...
olur da uçurulursam
tanım girememekten korkmuyorum benjamin
seni bir daha görememekten korkuyorum.

mahlasını her görüşümde hızlanır kalbim
aldığım nefesler yetmez ciğerime
öyle bir aşk ki bu, benjamin
zaman duruyor seni her gördüğümde

tüm asaletinle yürüyorsun
ve arkandan takip ediyorum seni
karizmanla aklımı başımdan alıyorsun
sarhoşluğumdan göremiyorum seni...

her dışarı çıktığında oradayım
markette, sokak aralarında...
sen ise beni görmüyorsun benjamin
işte oradayım, kalbinin tam ortasında

utanmıyor musun genç bir çocuğu böylesine sarhoş etmekle?
yahut bu tapılası güzelliğinden...
günleri heyecanla seni yâd etmekle geçen bu çocuğun
kalbini delmekten utanmıyor musun?

gel ve kurtar beni aşkımdan
çünkü bu gece gene seni düşünüyorum
ay ışığı beyaz tenimi aydınlatırken
kendimi gene senin hayallerin arasında buluyorum

fazla sıcak oluyor her şey...
dudaklarımdan çaresizce inlemeler dökülüyor
sensiz anlamı olmuyor hiçbir şeyin
bu dünya bana zindan oluyor

alıştım gözyaşlarımın o tuzlu tadına
ve gözlerine her baktığımda kendi ateşimde kavrulmaya.
o taptığım ellerini uzat bana
ve götür beni senin harikalar diyarına...

her rüyamda, her hayalimde sen
zarafetinden büyülenmiş gibiyim
tokyo'nun sokaklarında sen ve ben
hayallerinden delirecek gibiyim

daldır güzel ellerini kestane rengi saçlarıma
ve usulca okşa onları
sana ihtiyacı olan bu güzel çocuğu
üzme ve sil onun gözyaşlarını

içime çekmek istiyorum kokunu ve kendimden geçmek
dokunulmadıkça acı çeken bir çocuğum ben
en büyük arzum ruhunu hafifletmek
senin sevgine muhtaç bir çocuğum ben

bu şiir burada bitiyor benjamin...
lütfen uçurma beni
o tapılası ellerinle
kendinden mahrum bırakma beni.
devamını gör...

evinde bir ihtiyacı var ise bu göz önündeyse bunu alırsanız çok güzel olur
devamını gör...

kişi kendinden bilir işi efendim. ben de öyle sanıyorum çünkü.
devamını gör...

orijinal adı: the big comfy couch

loonette adlı palyaçoyu ve onun bebeği molly'yi konu alan kanada yapımı bir çocuk programıdır. ilk olarak 1992'de yayınlanmıştır. yanlış hatırlamıyorsam 2006'ya kadar yayınlandığı için ben de çocukluğumda kıyısından köşesinden izleme şansını yakalamıştım.

bu palyaço ablamızın kocaman bir koltuğu vardı, koltuktan birçok eşya çıkarırdı. ya da kocaman sarı gözlükleriyle hikayeler anlatırdı. aslında siyah diye hatırlıyordum lakin kontrol edeyim dedim, sarı imiş. hikayeler, hayal gücümüzü beslerken, alfabedeki belirli harflerle kelime türetilmesi de kelime haznemizin zenginleşmesi ve harfleri daha kolay öğrenebilmemiz için fazlasıyla yarayışlıydı.
en sevdiğim kısım ise, loonette, bize küçük yaşımızda egzersizi aşılayan yegane kişiydi çünkü sabah uyanır uyanmaz saat halısının üzerinde egzersiz yapar, bize de yaptırırdı. o hareketleri yapmak için bin bir zorluk çekerdim. bizden ne istedin, daha basit hareketler yapsan ne olurdu sanki?
şaka bir yana seni çok özledim loonette. hayattaki tek zorluğumun saat egzersizini yapmaya çalışmak olduğu yılları özlüyorumdur belki de, emin olamadım.
devamını gör...

insan hiç bir âna hapsolmak ister mi ? -ben isterim.
bir tablo ya da resmin içinde kaybolmak.
çekmiş olduğun bir fotoğrafa sanki başka bir
dünyaymış gibi girebilmek.
-zamannn !
- bana anlarımı geri ver.
dönüşmesin hiç biri anıya
yeniden yeniden yaşayayım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pisuvara işerken yandaki arkadaşı izlememek ve içten içe kıyaslama yapmamak.
devamını gör...

konum atiyorum, olume gidiyoruz.
delikanli hatun, iyi gunde kötü gunde her gunde dostu. var olsun.
devamını gör...

hepimiz atız mottosuna sahip, dünyasının büyük bir çoğunluğu attan ibaret olan gomercan'dan başkası olamayacak erkektir.
(bkz: at mı var arkamda)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hedefe giden yolda taktikler gütmesi ve bunu istemeden belli etmesi.
devamını gör...

"türkiye" kelimesi, ii. haçlı seferleri sırasında anadolu'ya gelen italyan askerleri tarafından ilk kez ortaya atılmıştır. seferler sırasında olan biteni kaydeden memurlar bulunur. örneğin osmanlı devleti'nde sultan'ın gölgesi gibi yanında olan, ne olursa kaydeden kişilere vakanüvis denmiştir. anadolu'ya yüksek ihtimalle ilk kez gelen italyan askerleri buralarda türk-islam nüfusun yoğunluğunu görünce "türklerin yaşadığı yer" anlamında buralara "turchia" demişlerdir. zamanla bu deyim selçuklu'ya geçerek 1077'de "türkiye selçuklu devleti" ismi de verilen devlete adını vermiştir (bkz: anadolu selçuklu devleti). aslında selçuklu, osmanlı ve ilk dönemde cumhuriyet'e de bu kelime "türkiya" şeklinde geçmiştir ki bunun iki sebebi vardır. birinci sebebi kelimenin italyanca'dan geçmiş olması ve italyanlar'ın da kelimeyi turchi"a" şeklinde ifade etmiş olmalarıdır. ikinci sebep ise tamamen o dönemlerde kullanılan alfabe ile ilgilidir. anadolu selçukluları döneminde islamiyet'i halen tam benimseyememiş ve şamanizm'den geçiş sürecini yaşayan türk halkı kelimeyi "türkiya'dan" "türkiye'ye" evirmiş olmasına rağmen alfabeden dolayı 1 kasım 1928'deki harf devrimi olayına dek belgelerde kelime "türkiya" şeklinde de okunabilecek şekilde yazmıştır. arap alfabesindeki "he" harfi osmanlı türkçesi kurallarına göre kelimenin sonuna geldiğinde "a" veya "e" sesi okutabiliyordu. dolayısıyla cumhuriyet'teki harf inkılabına dek kelime tam anlamıyla halk arasında okunduğu gibi yazılamamıştır. günümüzde italyanca'da türkiye kelimesinin karşılığı halen "turchia'dır".
devamını gör...

attar binlerce yıl öncesinin öz türkçesi'nde at anlamına gelmektedir.
attargah şarkısı ise atların asilliğinden bahseden eski türk şarkısıdır. daha sonra ise bir savaş şarkısı olmuş ve atalarımız bu şarkı ile orta asya'da büyük zaferler kazanmıştır.
geleneksel türk müzikleri yapan alta-kai grubu tarafından söylenmektedir.



milliyetçilik, sömürücülerin değil; mustafa kemal devrimcilerinin bayrağıdır - uğur mumcu.
devamını gör...

sosyo-psikolojik 1957 yapımlı siyah beyaz über film.
devamını gör...

bir kız kankanın en tehlikeli türüdür.
saflığından, heyecanından maalesef sizinle bir olup yalanlı dolanlı iş çeviremezler.
"bak şimdi şunu şunu diyeceksin." diye tembihlersin ama maalesef yalan yetenekleri pek iyi olmadığı için sizi bir yerden açık ederler.

napalım. bu kız arkadaşlarla yalnızca dedikodu yapabilirsiniz. iş çevirmek için yılan kızlar bulunmalıdır. *
devamını gör...

acaip tiksindiğim başlıktır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim