yemin ediyorum bu benim*. dostlar şimdi konuya gelecek olursak yine ve yine aynı örneği vereceğim.
sokakta kağıt toplayarak para kazanan 10 yaşındaki çocuk ile evde tablet oynayan 10 yaşındaki çocuğun olgunluk seviyesi aynı olmaz, olamaz. o yüzden kişinin geçmişini ve hayatını bilmeden yorum yapmak doğru olmayacaktır.
devamını gör...

uyandıktan sonra öyle hızlı geçiyor ki zaman ne ara akşam oldu anlamıyor insan. sürekli evde olduğumdan sanırım.
devamını gör...

günaydın sözlük, günaydın diğerleri.

hava serin, gün pazar, çay içiliyor, türkan doydu, sanki her şey tamam gibi ama değil gibi de.
aman neyse, herkesin şu saatte kütük gibi uyuduğu bir pazar işte, n'olacak ki?

al bak, türkan!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

xviii. ve xix. yüzyıllarda yaygın olarak kullanılmış bir yelkenli gemi türüdür. iki adet direğe sahip bu gemi çeşidinin pruva kısmına yakın ön direği sübye armalı iken, arkada kalan ana direği ise kabasorta armalı yelkenlere sahip idi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ingilizcede kısaca "brig" de denen bu gemi türü hızlı, süratli ve yüksek manevra kabiliyetine sahip olması sebebiyle ufak çaplı tüccarlar tarafından sıkça tercih edilmekte idi. ayrıca olası bir korsan gemi saldırısına karşı benzerleri olan şalupa (sloop) veya uskuna (schoner) tarzı gemilere kıyasla daha dayanıklı ve donanımlı gemi olması idi.

ancak, brig gemilerinin bu özelliği aynı şekilde korsanların da ilgisini çekmekte idi ve korsanlar arasında da oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktaydı. 10-18 arasında topa sahip bu gemiler nispeten küçük boylu olması sebebiyle sığ sularda da rahatlıkla gidebilmekte ve olası bir baskına karşı korsan gemilerine hızlıca kaçma şansı veriyordu. ki bu, kalyon, fırkateyn ve man of war (ya da man-o'-war) tarzı devasa savaş gemilerinin sahip olmadığı bir özellik idi. bu özelliklerinin yanında, keşif seferleri için oldukça kullanışlı bir gemi olması bakımından, brig'lerin ortalama bir tayfanın hemen hemen tüm beklentilerini karşılayabilecek bir gemi türü olduğu söylenebilir. keza, charles darwin'in meşhur keşif gemisi olan hms beagle de bir brigantin idi.
devamını gör...

regl ağrısı gibi kadın turnusolu başlıklarda dolaşıldığı takdirde kendi kendini yok ederek toz bulutuna karışacak olan sorunsaldır.

ağrıların şiddeti, kendini gösteriş şekli ve sıklığından bahseden kadınlarımız ile onlara sen palevera bırah diyerek kontra atak yapan erkeklerimiz arasındaki amansız söz dalaşını okuyarak siz de "aaa bu kadınmış, anaaa buna naber prenses yazmıştım e bu erkekmiş" tarzı aydınlanmalar yaşayabilirsiniz. üzmeyin tatlı canınızı.
devamını gör...

bikinisinde astronomi sarkisinda gecen tamlamalar bircok asigin sevgili kisisine iltifat etmesini saglamistir.

edit: bahsi gecen
devamını gör...

az önce benjaminin mektubu mesaj kutuma düşmüştür
durum ciddi galiba
devamını gör...

(bkz: insanlara kezban diyen insan iticiliği)
devamını gör...

ilk baskısı 1933 yılında yapılmış bir peyami safa eseri.


"...bence kitap demek bir defa okunmak için yazılan şey değildir. bazı tanıdıklarım haftada üç dört tane okuyorlar. onlara hayret ediyorum. kitap. nasıl diyeyim... içinde yaşadığımız ev gibi olmalı, vatan gibi olmalı, ona alışmalıyız, bağlanmalıyız, köşesini bucağını gayet iyi tanımalıyız, her noktasına hatıralarımız karışmalı."
devamını gör...

siz ne yaşıyorsunuz kafanızın içinde merak ediyorum.
there is no bardak neo!
devamını gör...

ben salyangoz. şövalyelerin benimle neden savaştıklarını bilmem. ancak bildiğim bir şeyi sizlere söyleyeyim de dinleyin. yağmur yağdıktan hemen sonra şeffaf şemsiye satıcılarından da biraz sonra ortaya çıkarım. bu nedenle yağmurdan sonra yürürken lütfen daha dikkatli olun ve görün beni. sevgiyle
devamını gör...

o günden beri oturduğum hiç bir sofradan doyarak kalkmadım.
küçük bir çocuktum ve aklımda kalan tek şey bana tebessüm edişi.
gülleri çok severdi mevsimi olduğu zaman gül eker onlarla konuşur o güllerde onu seviyormuşçasına dallarından fışkırırdı adeta.
şimdi hatırladım nedenini sözlük buraya yazınca bağlantıyı kurdum,ülke dışında askeri operasyonlarda bile kendime ufacık bir alan yapar orada gül ekerdim,rengarenk güller eker itina ile büyütürdüm,kan kırmızısı güller hiç kokmaz mesela bordo’ya çalan ama kirli beyaz gibi olanlar var işte en çok onlar kokar.
evimde arabamda illa ki gül suyu bulunur nedensiz bir şekilde,meğer ona olan özlemimmiş bilinç altından gelen bu gül düşkünlüğü.
koca adam oldum sözlük,şatolarda ağırlandım ama üstte de dediğimi şimdi hatırladım “ben o günden beri hiç bir sofradan doyarak kalkmadım”
devamını gör...

uygulanmasında eksiklikler görülen, atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkında kanun maddesidir. vatan haini fetullahçıların, arapsever atatürk düşmanlarının alenen suç işlemesine göz yumulmamalı ve cumhuriyet savcılıklarınca re'sen takibat yapılmalıdır.

kanun numarası : 5816
kabul tarihi : 25/7/1951
yayımlandığı r.gazete : tarih : 31/7/1951 sayı : 7872
yayımlandığı düstur : tertip : 3 cilt : 32 sayfa : 1842
madde 1 – atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut atatürk'ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir.
yukarki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır.
madde 2 – birinci maddede yazılı suçlar; iki veya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumi veya umuma açık mahallerde yahut basın vasıtasiyle işlenirse hükmolunacak ceza yarı nispetinde artırılır.
birinci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlar zor kullanılarak işlenir veya bu suretle işlenmesine teşebbüs olunursa verilecek ceza bir misli artırılır.
madde 3 – bu kanunda yazılı suçlardan dolayı cumhuriyet savcılıklarınca re'sen takibat yapılır.
madde 4 – bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
madde 5 – bu kanunu adalet bakanı yürütür.

öncelikle sosyal medyada halkı kin ve nefrete tahrik eden aşağıdaki vatan hainlerinden hesap sorulmalıdır.
twitter.com/fatihtezcan
twitter.com/yildirimhasret
devamını gör...

bir ara ben de böyleydim, kardeş kardeş diye dolanıyordum. sonra bir ihtimal annem hamile sanmıştık ve o kadar korkmuştum ki. aslında bunu asla istemediğimi farkettim. hep lafta işte.
devamını gör...

tarhana çorbası severim. bağdaş kurarak koltukta oturmak favorimdir. ne diyelim bilemedim hangi davranışlar köylülükse söyleyin yapalım
devamını gör...

"ne gezersin tanrı ile aramda... " şiiri ile siyasal islamcılara oklarını saplayan rakı sever şair.
devamını gör...

kadınlarda bulunan östrojen hormonunun corona virüse karşı direnç oluşturduğunu ve bu yüzden erkeklere oranla kadınların hastalığı daha çabuk atlatmasına ve ölüm oranının daha az olmasına sebep olduğu da başka araştırma konusudur.
devamını gör...

karadelikler uzayda bulunan, ışık yaymayan ve yüksek çekimsel kuvvete sahip cisimlerdir. evrenin en obur cismi olan kara delikler, uzayda bulunan her türlü cismi yutma eylemi gösterir.
belirli bir ömürleri olduğu söylenir. şöyle ki; zamanı dolduğunda geriye toz bulutu bırakıp yok olurlar.

matematiksel olarak karadeliklerle evrenin bir ucundan bir ucuna ışınlanmak/zaman yolcuğu yapmak mümkündür. ancak madde evreni dediğim varlık, bunun mümkün olmaması için elinden geleni yapar. en büyük kanıtı ise; karadelik merkezine inmenin imkânsız kadar zor olduğunu söylemesidir.

madde yoğunluğu, yüzey sıcaklığı gibi nedenlerden ötürü içeri düşen cisim, henüz merkeze yetişemeden parçalanır.

sözün özü; karadeliklerle zaman yolculuğu maddeler evreni'nde imkânsızdır.
devamını gör...

felsefeci, yazar. varolsun, çok yaşasın, çok yazsın insanı.
iyi ki yazıyor dediğim insanlardan, üstkurmaca* üstadı uzun ihsan efendi.
benim için üstadın ustalık eseri "suskunlar" kitabıdır.
bundan 13 sene evvel 18-19 ekim gibi 2007'de çıkmıştı. 20 veya 21 ekim'de pazar günüydü ve o gün izmit'ten kadıköy'e gitmiştim ve ilk işim kitabın birinci baskısını almak olmuştu.
hatta şu detayı da unutmuyorum, birinci baskısı 40.000 adet yapılmıştı.
ve ilginç bir şekilde en uzun kitabı da yine benim ustalık eseri dediğim suskunlar'dır 7 kitabın içerisinde.

tüm kitaplarını hem de sırasıyla okumuş biri olarak şu puanlamayı verebilirim;
-puslu kıtalar atlası / 10 üzerinden 8
(238 s) (1995)
-kitab-ül hiyel / 10 üzerinden 7,5
(144s) 1996)
-efrâsiyâb'ın hikâyeleri / 10 üzerinden 7
(245s) 1997)
-amat / 10 üzerinden 8,5
(235s) 2005)
-suskunlar / 10 üzerinden 10
(269s) 2007)
-yedinci gün / 10 üzerinden 4
(240s) 2012)
-galîz kahraman / 10 üzerinden 5
(181s) 2014

bu kadar yazdık, o zaman suskunlar girizgahını alalım bari kitabın;
"kulak eğer gerçeği anlarsa gözdür."*

bir de;
(bkz: kulak çağı)*

ve tabi son olarak muhteşem karakter;
alessandro perevelli*

puanlama bana aittir. herkesin beğenisi de saygı görür bende.
devamını gör...

türk lirası o kadar değersiz ki sınırdan dışarı çıkar çıkmaz geri dönmek zorunda kalırız.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim