makro market, zaten bizim gibi fakirlere hitap etmiyor, en azından üst tabaka ne yiyor ne içiyor görüp öğreniyoruz.
ne yapıyoruz ??? cahil kalmıyoruz.
devamını gör...

bir kaç hafta önce koyu kahve olan sehpalarımı boyamaya niyetlendim. ama ne tür boya kullanacağımı bilmiyordum. sehpaların modelini bulamadım ve fotoğraflarını çekmedim ama şuna benzer:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

youtube'a sehpa boyama yazınca herkesin aynı akrilik boyayla boyadığını gördüm bu boyanın adı cadence hibrit multisurface'di.* su bazlı bir boya ve kokmuyor.boyanın özelliği her yüzeye zımparasız tutunabilmesiymiş. ben de bu boyanın 500 ml antik beyaz olanından ve 250 ml su bazlı yarı mat vernik aldım. bir de şu şekilde bir boya seti: *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yazı kötü oldu*

sünger rulo ve iz bırakmayan ipek zemin fırçası set içeriğinde var.

önce bir plastik kaba boya döküyoruz. boyaya su karıştırmadan astar olarak ilk katı atıyoruz. su karıştırırsanız sünger rulo fırça baloncuk yapar ve zor kapanır. ilk kez boyuyorsanız görünmeyen kısımlardan başlayın. astarda önemli olan her tarafa boyayı atabilmek. küçük fırçalarla rulo girmeyen yerleri boyayın. büyük fırçayla büyük yüzeyleri. boyarken ruloyu bastırmıyoruz ve çıkan hava kabarcıklarına üflüyoruz ve gidiyor.* ilk katta boya çok kapatmaz ve dalgalı olur panik yapmıyoruz* diğer katlarda düzelir. fırçaya kesinlikle fazla boya almıyoruz alırsak fazlasını boya tabağımıza sürüyoruz. ilk katta hep aynı yöne boyamanıza gerek yok. boyama işlemi bitince 24 saat kurumaya bırakıyoruz.

2. kata geçiyoruz. astar yaparken nasıl boyandığını biraz öğrendik. bu katta boyaya su katmıyoruz ve hep aynı yöne boyuyoruz. eğer boyadığımız alan açık renkse bu katta kapanır kapanmazsa 24 saat bekler ve aynı 2. katta ki gibi 3. katı atarız. her kat arası 24 saat bekleyin.

tüm işlemler bittikten sonra verniği atacağız. verniğin amacı boyayı korumak ve parlatmak. vernik atmadan boya tırnakla çıkarken vernikten sonra bıçak sürtünce çıkmaz. kalın sır vernik ve oldukça sağlam olan taş vernik gibi çeşitler var ama ben ince olan su bazlı yarı mat vernik kullandım. verniği ilk kez yapıyorsanız parlak almayın çünkü eşit yapamayınca bazı yerler mat bazı yerler parlak gözüküyor ve çok saçma oluyor. mat veya yarı mat alın.

kalın sır vernik veya taş vernik kullanıyorsanız bir kat yeter ama su bazlıysa 2 veya 3 kat kâfidir. verniği kadife ruloyla ve yukarıdaki sette ki gibi ipek zemin fırçalarıyla tek yön ve her tarafa eşit olarak atıyoruz. katlar arası 24 saat bekliyoruz. verniği tek yöne doğru atmamızın nedeni toz ve pislik yapışmasını azaltmak.

tüm işlemler bittikten sonra 24 saat bekliyoruz ve malzeme kullanıma hazır ama yaklaşık 20 gün dikkatli kullanalım boya iyice otursun.

youtube'de bir çok kanaldan izleyin benim önerim açelya damdelen diğerleri reklam için yaparken o tarafsız biri diye düşünüyorum fırça kullanımı mobilya nasıl boyanır?. aldığınız yere soru sorun büyük ihtimal cevaplarlar.

çöpe atma değerlendir!*

sehpaların son hali:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

idealleri uğruna her şeyi göze almış olan erkektir.

zafere giden yolda çekilen çilenin kutsal olduğuna inanır.

meriç olma ayağına güzel para kazanan bir falcıya dönüşmesi de olasıdır.

bir fal 100 lira olmuş eeeeeeeeyyyyyyyy ermolettin*
devamını gör...

brothers düğüm salonu iftiharla sunar! obsesyonunuz mu var!?
getirin yenisiyle değiştirelim, size yepisyeni gıcır gıcır obsesyonlar verelim!
takınca takılanlar, masa örtüsününün sarkık köşesi yüzünden huzuru kaçanlar, limon diyemeyenler, kadifeye dokunamayanlar, yorgan kılıfının fermuarından çarşafın kırışığından uykusu kaçanlar, balon yalayamayanlar, alaylı dilbilgisi profesörleri, çorapsız ve pencere cam perde kapalı uyuyamayanlar, dağınık odada darlanan, evinden başka bir yerde s*çamayanlar!
sözlüğün en psikopat güruhu, gururla bir adım öne çıkın!
bu akşam obsesyonlarımızı, obsesyonlarınızı ve obsesyonyorlarlarlarını konuşacağız.
çünkü öyle.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yer : o ağacın altı
kalkış saati : 21:00
daimi görsel taşeronumuz cenk'in arka bahçesi'ne teşekkürlerimizle.
devamını gör...

"iki kilo mangallık marul alabilirmiyim" tarzında diyalogların olacağı kasap.
devamını gör...

hala yaşıyorsan ne ala.
devamını gör...

kayseri'de bulunan ve ramsar sözleşmesi gereğince sulak alanlar listesine alınan gölümüzdür.
devamını gör...

+ yağmuruna tutan adam gibi moderatör. diğer + atanlara da teşekkürler....
devamını gör...

çocuk, çocukluğunu yapmış. azrail, azrailliğini yapmış. bir tek baba, babalığını yapmamış.
devamını gör...

eğer darwin'in 1859'da yayımladığı 'türlerin kökeni' adlı kitabında sınırlarını çizdiği evrim kuramından söz ediliyorsa, 'bilimsel düşüncenin yanlışlanabilirliği' ilkesi bağlamında doğru olan önermedir. darwin'in pek çok hipotezinin yanlış olduğu, evrimsel biyologlar tarafından net biçimde ortaya konmuştur.

ancak eğer evrimin kendisinden, yani tüm canlıların ortak bir atadan türeyip milyonlarca yılda yaşanan değişiklikler sonucu bugünkü haline gelmesinden söz ediliyorsa, bu çürütülebilecek bir düşünce değil, bizzat doğal bir gerçekliktir; ışık gibi, kütle çekimi gibi, ateş yakıldığında duman çıkması gibi doğal bir gerçeklik.
devamını gör...

kozmolojiye göre evrenin oluşumu ile ilgili iki temel teoriden birisidir.
bu teori birçok fizikçi tarafından evrenin başlangıcı olarak sayılan big bang teorisi* ile çelişmektedir.

teoriye göre evrenin belli bir başlama zamanı yoktur, yaklaşık olarak bugünkü haliyle mevcut olmuştur. büyük patlama teorisinde olduğu gibi evrenin genişlemekte olduğunu kabul etmektedir. fizikte bir genleşme söz konusu olduğun da birim hacimde ki madde miktarı azalır ve yoğunluk azalmış olur. bu teori hacmin genişlemesinin yanında yoğunluğun değişmediğini savunmaktadır. bunu da evrenin genişlemesine karşın azalan yoğunluğun, üretilen yeni maddelerle dengelenmesi ile açıklamakta ve yoğunluğun her zaman aynı olduğunu söylemektedir.

bu teori britanya'da küçük bir savunucu grubu dışında büyük kitlelere ulaşamamıştır. büyük patlama teorisine rakip bir teori olarak gösterilme çabası büyük patlama teorisini savunan fizikçilerin teorilerini geliştirmesine olanak vermiştir. 1964-65 yıllarında kanıtlanan, kalıntı ışınım olarak adlandırılan evrende ki nesnelerin durmaksızın bir birlerinden uzaklaşması olgusu büyük patlama teorisini destekleyen bir kanıt niteliğinde olmuştur.

bu gelişme bir çoğuna göre süredurum teorisinin sonunu işaret etse de savunucuları teoriyi kabul edilir duruma getirmek için çalışmışlardır. ancak kazanan big bang teorisidir.
devamını gör...

küçük prens kitabından aşina olduğumuz resimdir.
fil yutmuş boa yılanından başka bir şey görüyorsanız büyümüşsünüz demektir.*
devamını gör...

40 yasindan sonra zengin olanı da gördüm. 40 yaşında dibe vuranı da. inançlı insanlar için su sözü unutmasınlar:*
devamını gör...

aynısı bana da deniliyor ve hoş değil. ayrıca bu tip şeyleri karşıdaki hali hazırda sinirliyken demek aranızı fena bozulabilir. empati kurun yani; siz orada bir şeye sinirlisiniz ve ciddiye alınmıyorsunuz bile. bu ne şimdi?
devamını gör...

elalemin derdi bile ne güzel ya.

bizim sevinç haberimizde bile illa bi huzursuzluk verici birşeyler oluyor.
devamını gör...

bir turgut ulucan kitabıdır.

okur okumaz hayran kaldığım yazar turgut ulucan nergis kitabından sonra bana edebi bir iştahla oburca okuduğum bir kitap hediye ederek kütüphanemde kazanmaya başladığı saygın yeri daha da güçlendirdi.

mr.bean’in bir bölümünde bean tren seyahati yaparken karşısındaki adam okuduğu kitaba o kadar güler ki bean için yolculuk bir cehennem azabına döner. o bölümü izlediğimde insan okuduğu bir şeye bu kadar gülemez diye düşündüğümü hatırlıyorum ama bu kitabı okurken o zamanlar ne kadar yanıldığımı anladım. özür diliyorum.

romanda yozgat’ın akpınar köyüne konuk oluyoruz, aslında tam da olamıyoruz çünkü nedendir bilinmez yollar uzun zamandır kapalı. bu tuhaf durum elbette bizi meraklandırdığı kadar akpınar köylüsünü de meraklandırıyor. allahtan zabun lütfü var da köylüye neler olup bittiğini anlatıyor.

zabun lütfiye göre ülke yeni bir darbe mağduru olmuş ve askerler köylüye çok kızgın olarak geri dönmüşler. biz onlara demokrasi verdik, onlara koşa koşa menderes’e gittiler, bu sefer ümüklerini sıkacağız, derler.

sonra köyü alır bir telaş. camiyi yıkmayı düşünmeye kadar gider kendilerini kurtarma planları. herkes kendi bildiğince yol gösterir, çözüm önerir, kafa patlatır. ama yollar da açılmaz bu arada. asker ha geldi ha gelecek. ha güldü ha geçecektir.

mutlaka okunması gereken, hacimsiz ama dev bir kitaptır.
devamını gör...

neler dedin öyle? biliyor musun canım acımadı çünkü ben dediğin gibi kafandaki yargılarınla oluşturduğun biri değilim.
canımı zamanında yaktın bunu diyeyim. bir söz, sevdiğinden kırıcı bir söz paramparça eder. önceden deneyimlediğim için bu sefer sadece fazla cips yedim bu kadar.
...
iyi ki bitti. bitmen inan ki bana kaybettiğimden çok kazandıracak. kaybettim kabul ediyorum ama inan ki kendimi kazandım. her şeyin iyisi kötüsü vardır ben iyi yönüne bakacağım.
söz vereceğim kendime ve bu sözler için mücadele edeceğim.
beni niçin sevdiğin yani aslında beni gerçekte sevmediğin ortaya çıktı diyemiyorum çünkü ben de inandım sana.
ama bak şu an nefes aldım ve verdim, verdiğim nefes geçti, senin gibi.
ee şu an yeniden nefes almalıyım ve hayata devam etmeliyim.
sen sevdiğimdin, uzakta yakınımdın,hayalimdin...
öyle güzel kalacaksın ne mutlu sana. ben mutlu olacak yollar bulurum, gülerim, müzik dinlerim, kendimi kazanırım.
gözümde büyütmedim seni hiçbir zaman.
kafa yapısı uyuşmuyordu olmadı ama kalbim ferman dinlemedi, sevdi.
son sözlerin... unutmam ama affettim. sen bu kadardın bittin.
her şey için teşekkür ederim.
öğrendim, sevdim, üzüldüm, olmayacak şeyler kurdum ve mesuttum. her şeye rağmen iyi ki vardın ve şimdi yoksun.
....
öyle kolay değil seni içimden söküp atmak. yine her şarkımda, aklımda, kalbimde olacaksın bir süre ama geçip gideceksin.
her şey geçiyor,bitiyor.
bendeki yerin bir hikaye değil roman olurdu. seni yazardım o romana, seni nasıl sevdiğimi, hissettirdiklerini....
sonra ne mi olur o romana? arada okurum, eski zamanları yad edip kapatırım...
devamını gör...

arkadaşlar çok tanım olduğunda okumak zor anlıyorum ama bir üstteki iki üstteki tanımı bari okuyun. birebir aynısını yazan arkadaşlar var. her şeyi siz bilmek zorunda değilsiniz. sizin yazmayı düşündüğünüz şeyleri yazan arkadaşlarımızı beğenin ama aynısını yazmayın. etik olan budur bence.
devamını gör...

her 60 dakikada 1 saatin geçtiği gerçeği kadar şaşırtıcı ve etkileyicidir. işte matematik diyorum.
devamını gör...

aksi, huysuz, nalet.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim