bir diğer adıyla iç denge olarak da bilinir.
canlıların iç ve dış değişimlerden zarar görmemek için belirli sınırlar içinde tutmak istediği değerlerdir. canlıların vücut içi değerlerini belirli sınırlar içinde tutma eğilimine homeostazi (iç denge) denir.

örneğin,

- paramesyumlar tatlı suda yaşayan bir hücreli canlılardır. hücrelerinin içine giren fazla suyu, kontraktil kofullarının çalışmasıyla hücre dışına atarlar. böylelikle iç dengelerini korumuş olurlar.

- insanlarda açlık durumunda kan şeker değeri düşer, gözlerde kararma olur. karaciğerden kana glikoz verilerek kan şekeri değeri normal değere getirilir.

kaynak: biyoloji dersi notlarıdır. bana ait değildir.
devamını gör...

ayak bileği dekoltesi veren kısa paçalı dar pantolon.
devamını gör...

tarihi amerikanın keşfinden çok öncesine dayanır. kızıldereliler tarafından kullanıldığı biliniyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şu şekil katılacağım zirvedir.
devamını gör...

çaresizlik hissinden olabilir. zor zamanlarda insanlar tutunacak dal arar. yaşadıklarının sebebini bilmek ister. sonunu öngörmek ister. anlamlandırabildiklerine daha kolay katlanır çünkü. bilim bu ihtiyaca ne kadar az cevap verirse, astroloji ve benzerlerine ilgi artar.
devamını gör...

bir cem yılmaz filmidir.
film 2018 de vizyona girmiştir. oyuncu kadrosunda cem yılmaz, ozan güven, seda bakan, zafer algöz ve özkan uğur yer almaktadır.
senaryo koltuğunda cem yılmaz vardır. filmin yönetmeni ise kıvanç baruönüdür.

film gora filminin devamı gibidir. aynı evrende aynı karakterlerle çekilmiştir. gora gibi çok beğenilen bir filmin devamı olduğu için seyirciler tarafından pek beğenilmedi.
ben çok beğendim. hatta goradan daha iyi bir film olduğunu düşünüyorum. romantik tayfa maalesef abi gora gibi değil yhaaa diyerek filmi gömmeye devam ettiler. beğenmediler. neyse.
film eleştirilmesine rağmen cem yılmaz’ın en çok izlenen filmi oldu.

filmin konusu robot 216, beklenmedik bir anda dünya'ya gelir ve arif'e insan gibi yaşamak, gülmek ve âşık olmak istediğini söyler. mahalle sakinleri uzaylı istemedikleri bir anda arif ve 216, bir kaza sonucu zaman makinesiyle 1969 yılına gider. geçmişe giden arif v 216 bir sürü eski sanatçıyla karşılaşır. farklı maceralara çıkarlar. zeki müren, sadri alışık, ayhan ışık, tarkan, mustafa sandal, ajda pekkan gibi büyük sanatçıları görürüz.

filmde bol bol gönderme bulunuyor. her izlediğinizde yeni bir gönderme bulabilirsiniz.
cem yılmaz ustalara saygı göstermek istemiş ve sürekli onları ihya eden göndermelerde bulunmuş.
eski filmlerine sık sık göndermelerde bulunmuş.
siyasi göndermeler, hollywood filmlerine göndermeler bir sürü göndermeler bulunuyor.

filmin tek beğenmediğim kısmı son sahnede olan olayların saçmalığıydı.
uçak falan pek olmamıştı.

film çok iyi tasarlanmış bir film. arka planını belgesel yapmışlardı orada izlediğimde ağzım açık kalmıştı. her saniyesi her detayı ince ince planlanmış. kostümler, müzikler, mekanlar hepsi çok büyük bir emeğin parçası.
hatta bazı kostümleri tek tek ajda pekkan’ın kendisi çizmiş.
zeki mürenin sahneleri belgesellerden alınmış. spor yaptığı malzemeler dahil.
çok beğendiğim izlemekten keyif aldığım başarılı bir film. türkiye standartlarının üstünde bir film olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

mayası bozuk, sütü bozuk, kanı bozuk deyimlerini karşılayan söylem.

edit: sevgili meja’ ın tanımıyla “tiyneti bozuk” olarak girdiğim başlığı doğru yazılımı olan “ tıyneti bozuk” olarak düzeltilmesini istedim. doğru bilinen bir yanlışımızı da düzeltmiş oldu sevgili meja. teşekkürler.
devamını gör...

genel olarak sözlüklerde görmeye alışkın olduğumuz bir olayı ya da ortak fikre sahip olan yazarları tanımlamak için yapılan kategorize etme girişimidir. ancak bazen bunun aşırı derecede abartıldığını düşünüyorum.

mesela sözlüğe kısa sürede çok tanım girmek ya da bunu alıntı paylaşarak yapmak illa ki tanım sayısı çok olsun diye yapılmaz.

ya da bir yazar sadece belli konularda tanım giriyorsa bu onu cahil yapmaz, onun bu konuda bilgisi olduğunu bunu paylaşarak kendini ifade ettiğini gösterir.

hadi bunları da geçtim tanımı sağ elle yapıyor diye bile eleştirecek kategorize edecek düzeye geldik.

gidip bu yazarları kategorize edip
"hep aynı konuda tanım giren yazar"
"sağ elle tanım girmesi gerekirken sol elle tanım giren yazar"
"az kelime ile tanım paylaşan yazar"
"masal gibi yazan yazar"
"entel olmasından rahatsız olduğum yazar" şeklinde sınıflandırmak bize ne katıyor mesela? neden sürekli bir ötekileştirme ayrıştırma çabası? bu hastalıktan en kısa zamanda kurtuluruz umarım.
devamını gör...

yarım kollu beyaz atlet ve içlik adımı da hasan mi yapsam*
devamını gör...

tatile gitmek.

senelerdir hayalini kuruyorum ama hep bir sorun çıkıyor hep araya bir şey giriyor ve bir türlü kısmet olmuyor, tıpkı bu sene de olmadığı gibi.
devamını gör...

tuttuğu takım in formasını alın.
en makbul olanı.
devamını gör...

tebrik ederim sizi.
bu toplulukta olduğum için gurur duyuyorum.
devamını gör...

bu minnoş z kuşağı size ne etti? seçemedikleri yıl yüzünden ne bu ayrımcılık? dahil olmadığım kuşağa tavsiyem;
başlık sahibini yormayınız, siz onu engelleyiniz.
devamını gör...

kendi bölgesinde güçlü olan hayvan hakim olurdu. hatta geçen sene bu zamanlar kısıtlama döneminde sokağa çıkan hayvanları seyretmiştik.
ingiltere'de geyikler sokaklara inmiş, tilkiler masallardaki gibi ağzında peynir taşıyan karga avına çıkmış, ördekler ile kazlar ilkbaharın tadını çıkarıyor, dubai'de bir tavus kuşu sokaklarda geziniyor. şili'de bir puma yiyecek aramak için indiği şehrin otoparkında görüntülenmiş, galler'de dağ keçileri şehir turu organize etmişler.
hayvanlar da şehirlerimize ortak. sonuç olarak normal. çünkü insanoğlu onların yaşam bölgelerine ortak bile olmamış, gelip kesmiş, yakmış, düzeltmiş, betonlamış, asfatlamış.
devamını gör...

sözlüğün en mikkemmel, en ponçik konuşma tonuna sahip yazarlarından bir tanesidir.
ayrıca sözlüğün en çapkın ve çılgın atan bıçkın delikanlılarından spawn 'ın da sevdiceğidir...
zaman zaman ilişkileriyle sözlüğü pembeye boyayıp, etraftan gökkuşağı çıkartan ve kuşlara asla zarar vermeyen havai fişekler patlatırlar...
iyi ki vardır(lar)...
devamını gör...

yaşlı adam ve deniz, çanlar kimin için çalıyor, silahlara veda gibi eserleriyle tanınan ünlü amerikan yazardır.
kariyerine bir gazeteci olarak başlamış, sonrasında ise pek çok farklı kimliğe bürünmüştür. önemli bir edebiyatçı da olmuş, yetkisi olmadığı halde savaşta bir grup insana önderlik de etmiş, yakın arkadaşı james joyce ile birlikte sayısız kavgaya da karışmış, genetiği bozuk onlarca kediyle yaşayan huzurlu bir adama da dönüşmüştür.
hayatının son dönemlerinde ise tıpkı elvis presley gibi paranoya yapmaya başlamıştır. sürekli olarak takip edildiğini iddia etmiş ve yakınlarına yaşadığı tuhaf olayları anlatıp durmuştur. etrafındakiler hemingway’in fbı tarafından takip edildiği yönündeki düşüncelerini, ünlü yazarın aklını yitirmesine bağlamış, hatta onu bir psikiyatri kliniğine yatırmışlardır. yaşadığı zihinsel çöküş sırasında birkaç kez intihar girişiminde bulunmuştur. en sonunda kendi elleri ile hayatına son verip yaşama gözlerini yummuştur.
devamını gör...

baya baya mutlu eder.
büyük olmanın tatlı geldiği anlardan.
sağolsun tüm genç yazarlar bayramımı kutluyor.
şekerlikte şeker kalmadı. takviye yapayım.
devamını gör...

en eski dil bilimsel kaydın ait olduğu dildir. arkeolojik kayıtlara göre ilk olarak mö 3100 yılı civarında ortaya çıkmış ve sonraki bin yıl boyunca mezopotamya'da hakim olmuştur. m.ö.2000 civarında yerini büyük ölçüde akadca'ya bırakmış ancak çivi yazısı ile yazılan bir dil olarak yazılı dil şeklinde 2.000 yıl daha varlığını sürdürmüştür.

yazı, sümerlerin en önemli kültürel başarılarından biri olmaya devam etmektedir ve bizlere yöneticilerden çiftçilere ve çiftlik sahiplerine kadar insanların yaşadıklarının kayıtlarını tutma iznini vermektedir. en eski yazılı yasalar, ebla' şehrinde yazılmış ur-nammu kanununları, mö 2400'e kadar uzanmaktadır.

bu yasaların bir kısmı ilmiye çığ ve hatice kızılyay tarafından transkripte edilmiştir:

[[alıntı]]
"m.ö 2050 yılında üç erkek; bir berber, bir bahçıvan ve mesleği bulunmayan diğer bir kişi lu innana adındaki bir tapınak görevlisini öldürdüler. katiller, kurbanın karısı olan nin dada'ya kocasının öldürüldüğünü söylediler (neden söyledikleri bilinmiyor).karısı sırrı tuttu ve yetkililere cinayeti bildirmedi.ancak kanunun kolu uzundu ve o zamanın yüksek düzeyde medenileşmiş sümer devletinde de bu bir istisna değildi.

suç kral ur ninurta'nın dikkatine getirildi, başkent isin'de kendisi nippur'daki vatandaşlar mahkemesine davayı götürdü, ki söz konusu yer, adalet mahkemesi olarak işlev görüyordu.

bu mecliste dokuz kişi suçlular hakkında kovuşturma açılmasını istedi. savlarına göre sadece üç katil değil, bunun yanında adamın karısının da idam edilmesi gerektiğini, çünkü suçu öğrendikten sonra sessiz kaldığını ve bu yüzden de öldürmeye yardımcı olduğunu öne sürmüşlerdi. mesliste bulunan iki adam daha sonra kadını savunmak için söz aldılar. kadının kocasının öldürülmesinde bir payı olmadığını ve bu yüzden de serbest bırakılması gerektiğini savundular."
[[/alıntı]]

söz konusu davanın tercümesinden sonra, pennsylvania üniversitesi hukuk fakültesinin dekanı olan j.roberts'e görüşü soruldu ve; "bizim kanunlarımıza göre, olayda karısı herhangi bir suç işlememiştir" cevabı verdi.

kaynak
devamını gör...

askerliğin erkeklere de zorunlu olmaması gerekliliği. çok daha eşit.
devamını gör...

e tabi.

kendimden daha salak insanlara tahammülüm yok.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim