normal sözlük yazarlarının hissedemedikleri
son zamanlarda birçok duygu. acı, üzüntü, özlem, heyecan...
sanki artık ruhum hissedemez olmuş gibi. normalde olsa üzüleceğim belki de korkacağım şeyler için kılımı bile kıpırdatamıyorum dostlar. ruhum buz tutmuş sanki. lakin bu buzu eritmeye çalışan insanlar var. iyi ki de varlar.
sanki artık ruhum hissedemez olmuş gibi. normalde olsa üzüleceğim belki de korkacağım şeyler için kılımı bile kıpırdatamıyorum dostlar. ruhum buz tutmuş sanki. lakin bu buzu eritmeye çalışan insanlar var. iyi ki de varlar.
devamını gör...
fizik
herşeyin temelini oluşturan fizik ve fizik kurallarıdır. adaletli olan bu kurallar herkes için aynıdır. erkek ,kadın, hayvan, yaşlı, genç vs. herhangi biri uçurumdan atlarsa fizik kuralları gereği ölür. ne kadar etki ederseniz, o kadar tepki alırsınız. bilim dallarının en ağır abisidir.
devamını gör...
sakura
sizi izmir kemalpaşa ilçesine davet ediyorum, nisan ayında bizim sakura lari görmenizi tavsiye ederim, yanlış tarım politikaları ve çiftçilerin çok çok zengin olma istekleri yüzünden 20 yıl önce si gibi olmasa da, çok güzel kiraz çiçekleri , bahçelerini görebilirsiniz.
devamını gör...
asclepius
yunan mitolojisi'nde tıp tanrısıdır.
devamını gör...
kadın olmak bu kadar zor olmalı mı sorunsalı
kadın olmak zor mu? kesinlikle evet. sırf kadın olduğumuz için zorbalığa, aşağılamaya uğradığımız oluyor. bir erkek için gurur olabilecek bir eylem kadın yapınca namus yoksunluğuna dönüşüyor mesela. emek yok sayılıyor, daha az dikkate alınıyor. herkesin penceresinin baktığı perdesiz bir ev gibi çoğu kez kadın olmak. topluma açık, insanlar dahil olma hakları olmadığını bilse de durdurmuyor kendini. peki zor olan tek şey kadın olmak mı? kesinlikle hayır. bütün cinsiyetlerin, canlıların maruz kaldığı pek çok haksızlık var. erkekler de başkalarının rezilliğinin, suçunun bedelini ödemek zorunda kalıyor kim bilir kaç kez, kaç farklı alanda. bir kadına basit bir konuda yardım etmek isterken bile önce zararsızlığını ispatlamak zorunda kalıyor çoğu erkek. kadın tehdit sanmasın diye hızlıca yürüyüp önüne geçmeye çalışıyor sokakta. bir ilişki yaşamak istediğinde önce başka erkeklerin oluşturduğu o devasa duvarı yıkmaya çalışıyor. faili erkek olan her yeni olayda bir yük daha biniyor omzuna erkeğin, onun da tersini kanıtlamak zorunda kalıyor. nasıl kadın başka kadınların davranışından sorumlu tutuluyorsa erkek de sorumlu oluyor. nasıl kadına "kadındır ağlar." deniyorsa erkeğe de "erkek adam ağlamaz." deniyor. eşitsizliklerin, zorbalıkların, suçlamaların şiddetti tartışılabilir ama her şeyin tek mağduru kadın değil, kadın olmak değil.
devamını gör...
boşluk bandı
atomda valans bandı ve iletkenlik bandı arasında bulunan ve elektronların bu ikisi arasındaki geçişini zorlaştıran bölge. yasak bant olarak da bilinir.
devamını gör...
spawn
beni çok şaşırtmış yazar. şaşırtmış ve hayal kırıklığına uğratmış.
ne diyebilirim ki...
#1239920 no.'lu entry'de görüşümü beyan etmiştim. spawn'ın moderasyonca haklı buldukları bir sebepten uçurulması ama akabinde bir başka yazarın spawn hakkında yazdığı entry'nin saatlerce burada kalması konusu ne kadar yanlışsa en az bunun kadar (muhtemelen daha fazla) spawn'ın kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası nickli eski yazarla olan konusu da yanlış. insanların "sizce" bir şeyler hak etmesi sizin o kişilerle ilgili hatalı aksiyonlar almanızı meşru kılmaz...
yani ne diyeceğimi bilmiyorum. gerçekten inanılmaz şeyler...
ne diyebilirim ki...
#1239920 no.'lu entry'de görüşümü beyan etmiştim. spawn'ın moderasyonca haklı buldukları bir sebepten uçurulması ama akabinde bir başka yazarın spawn hakkında yazdığı entry'nin saatlerce burada kalması konusu ne kadar yanlışsa en az bunun kadar (muhtemelen daha fazla) spawn'ın kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası nickli eski yazarla olan konusu da yanlış. insanların "sizce" bir şeyler hak etmesi sizin o kişilerle ilgili hatalı aksiyonlar almanızı meşru kılmaz...
yani ne diyeceğimi bilmiyorum. gerçekten inanılmaz şeyler...
devamını gör...
kadınları çekici yapan detaylar
dalgın, güzel gülen, edalı kadınlar hep çekici olmuştur. *
devamını gör...
ramazanda bir hadis hatırlat
gülmek sadakadır. (s.a.v)
bana söylenmiş sanki.
bana söylenmiş sanki.
devamını gör...
normal sözlük su tasarrufu hareketi
son zamanlarda gördüğüm en yararlı sözlük olayı. genelde es geçiliyor ya da yaşam tarzı olarak fazla su tüketimine mecbur bırakılıyoruz ama bu böyle olmayabilir. yaşam tarzı dahil hepsi değişebilir ama bu tükenişe bir farkındalık yaratmak lazım.
devamını gör...
16 haziran 2021 türkiye galler maçı
türk futbolcuları arasında bir arda turancılık var, bir kavga etme tutkusu. paşalar siz futbol oynamak için para kazanıyorsunuz. şov adamı değilsiniz. burak yılmaz, sen arsız bir terbiyesizsin.
burak'ı aratmayacak bir çirkef yetişiyor, ülkemize hayırlı uğurlu olsun; irfancan kahveci...
maça giriş anında yüzünde bir farklılık hissettim, sanırım bıçak altına yatmadan, ufak müdahalelerle yüzünde değişiklik yaptırmış. keşke yüz güzelliğinden ziyada futbol kariyerine, iyi top oynayabilmek için çaba gösterebilse..... yaşı küçük, en iyi ihtimalle 6 yıl daha kendisine katlanacağız, umarım kötü karakterli abileri gibi çirkefliğiyle kazınmaz futbol tarihine.*
maçı seslendiren kişiye, en süslü küfürleri yürekten armağan ediyorum.
saçma sapan, kişisel ve abartılmış cümlelerle kulaklarımıza tecavüz etti.
halil dervişoğlu, bakınız bu çocuk, kıymeti bilinmeyen ve gerçekten muazzam bir oyuncu. adamın futbol kariyeri adeta kısık ateşte 15 dakika filmi gibidir. süper ligde son bir ayda 90 dakika şansı tanıdılar. umarım hollanda'ya döner....
hakan çalhanoğlu'nun tribi kime idi acaba?
ozan tufan umarım futbolu bırakır, yorumcu veya spiker olur. baba bu tombilik nasıl milli takımda? hayır bütün bir sene süper ligde izledik, hasbelkader ayağına bir top gelecek... uzaktan sallayacak.... ve gol olacak.
merih, çağlar, zeki bence hiç durmadan mücadele ettiler, e tabi 3 kişi ile ne yapılabilir ki?
bu takımdan bir iş olmaz, bir sonraki dünya kupasına bakarız artık.
düzenleme: dünya kupası ironisini anlamayanlar, profilimi incelemeden mesaj atma zahmetinde bulunmasın, bıkkktım!
burak'ı aratmayacak bir çirkef yetişiyor, ülkemize hayırlı uğurlu olsun; irfancan kahveci...
maça giriş anında yüzünde bir farklılık hissettim, sanırım bıçak altına yatmadan, ufak müdahalelerle yüzünde değişiklik yaptırmış. keşke yüz güzelliğinden ziyada futbol kariyerine, iyi top oynayabilmek için çaba gösterebilse..... yaşı küçük, en iyi ihtimalle 6 yıl daha kendisine katlanacağız, umarım kötü karakterli abileri gibi çirkefliğiyle kazınmaz futbol tarihine.*
maçı seslendiren kişiye, en süslü küfürleri yürekten armağan ediyorum.
saçma sapan, kişisel ve abartılmış cümlelerle kulaklarımıza tecavüz etti.
halil dervişoğlu, bakınız bu çocuk, kıymeti bilinmeyen ve gerçekten muazzam bir oyuncu. adamın futbol kariyeri adeta kısık ateşte 15 dakika filmi gibidir. süper ligde son bir ayda 90 dakika şansı tanıdılar. umarım hollanda'ya döner....
hakan çalhanoğlu'nun tribi kime idi acaba?
ozan tufan umarım futbolu bırakır, yorumcu veya spiker olur. baba bu tombilik nasıl milli takımda? hayır bütün bir sene süper ligde izledik, hasbelkader ayağına bir top gelecek... uzaktan sallayacak.... ve gol olacak.
merih, çağlar, zeki bence hiç durmadan mücadele ettiler, e tabi 3 kişi ile ne yapılabilir ki?
bu takımdan bir iş olmaz, bir sonraki dünya kupasına bakarız artık.
düzenleme: dünya kupası ironisini anlamayanlar, profilimi incelemeden mesaj atma zahmetinde bulunmasın, bıkkktım!
devamını gör...
bkm kitap
çok kısa bir süre önce mobil uygulamasını gelen şikayetler doğrultusunda düzelterek çok doğru bir iş yapmış olan kitap satış mağazasıdır.
hem internet üzerinde hem de fiziksel ortamda kitap satıyorlar.
4 adet fiziksel mağazaları var. hepsi de bursa sınırları içerisinde.
biri fatih sultan mehmet bulvarı'nda, biri istanbul caddesi'nde, biri sönmez iş merkezi içinde biri de özlüce'de. özlüce'deki şubeleri, avrupa'nın en büyük kitabevi unvanını elinde bulunduruyor.
neyse bu kadar bilgilendirme yeter, şimdi gelelim benim yorumuma:
dediğim gibi kısa bir süre önce mobil uygulamalarını yenilediler ve daha rahat bir kullanım sundular. öncesinde gerçekten rezil bir mobil uygulamaları vardı, her yer her yerdeydi ve gerçekten kullanımı oldukça zordu.
ara ara güzel kampanyalar yapıyorlar ve birçok kitabı oldukça uygun fiyatlara satın alabiliyorsunuz. tabii ki ucuz kitap alacağım diye yayınevine bakmayı da ihmal etmeyin bence, her yayınevi aynı kalitede kitap sunmuyor çünkü.
ayrıca 30 tl ve üzeri kargo bedavaydı sanırsam, bu da kitap alırken gereksiz yere kargo parası vermenizin önüne geçiyor.
lakin şöyle bir sorunları var: ürünün stoklarda olup olmadığını göremiyorsunuz. atıyorum mobil uygulamadan veya internet mağazalarından sipariş verdiniz ve ürünlerden birinin stoklarda var olup olmadığını bilmiyorsunuz, ürünlerin hepsi toplu olarak elinize ulaştırıldığı için o ürünün tedarik edilmesini beklemeniz gerekiyor. bu da gerçekten zaman kaybına neden oluyor. ayrıca bu stok mevzusunu da ancak müşteri hizmetlerini arayarak öğrenebiliyorsunuz, başka yolu yok. onlar sizi aramıyor yani...
hem internet üzerinde hem de fiziksel ortamda kitap satıyorlar.
4 adet fiziksel mağazaları var. hepsi de bursa sınırları içerisinde.
biri fatih sultan mehmet bulvarı'nda, biri istanbul caddesi'nde, biri sönmez iş merkezi içinde biri de özlüce'de. özlüce'deki şubeleri, avrupa'nın en büyük kitabevi unvanını elinde bulunduruyor.
neyse bu kadar bilgilendirme yeter, şimdi gelelim benim yorumuma:
dediğim gibi kısa bir süre önce mobil uygulamalarını yenilediler ve daha rahat bir kullanım sundular. öncesinde gerçekten rezil bir mobil uygulamaları vardı, her yer her yerdeydi ve gerçekten kullanımı oldukça zordu.
ara ara güzel kampanyalar yapıyorlar ve birçok kitabı oldukça uygun fiyatlara satın alabiliyorsunuz. tabii ki ucuz kitap alacağım diye yayınevine bakmayı da ihmal etmeyin bence, her yayınevi aynı kalitede kitap sunmuyor çünkü.
ayrıca 30 tl ve üzeri kargo bedavaydı sanırsam, bu da kitap alırken gereksiz yere kargo parası vermenizin önüne geçiyor.
lakin şöyle bir sorunları var: ürünün stoklarda olup olmadığını göremiyorsunuz. atıyorum mobil uygulamadan veya internet mağazalarından sipariş verdiniz ve ürünlerden birinin stoklarda var olup olmadığını bilmiyorsunuz, ürünlerin hepsi toplu olarak elinize ulaştırıldığı için o ürünün tedarik edilmesini beklemeniz gerekiyor. bu da gerçekten zaman kaybına neden oluyor. ayrıca bu stok mevzusunu da ancak müşteri hizmetlerini arayarak öğrenebiliyorsunuz, başka yolu yok. onlar sizi aramıyor yani...
devamını gör...
3 numara saç
göründüğü kadar rahat olmayan bir saç tıraşı. evet rahattır, evet yataktan kalktığın halinle ortada dolanmak mükemmeldir ama. her zaman bir ama vardır.
düzenli aralıklarla bakım ister. öyle bi kere üçe vurdum saçı oh mis takılayım diye bi dünya yok eğer er kişi bakımlı olmak istiyorsa. amacınız sürekli üç numara takılmaksa özellikle ilk tıraştan sonraki bir haftada yanları ve enseyi tekrar düzeltmelisiniz. ve sonraki süreçte haftada bir, 10 günde bir tüm kafayı tekrar tıraşlamalı düzenlemelisiniz zira üzgünüm ama saçlarınınız düzgün uzamıyor, kimsenin uzamıyor.
yok eğer bi üçe vurayım hafif hafif uzarken de bakımlı olayım diyorsanız yine yanları ve arkayı (ve kulak arkasını) düzenli tıraş etmeniz lazım yoksa gerçekten aşırı özensiz görünürsünüz sayın er kişiler.
cenk'le haftalık xy kromozomlu kişisel bakım önerileri için takipte kalınız. kanalıma abone olup zile tıklamayı unutmayınız. gazilere yaşlılara ve çocuklu kadınlara yer veriniz.
düzenli aralıklarla bakım ister. öyle bi kere üçe vurdum saçı oh mis takılayım diye bi dünya yok eğer er kişi bakımlı olmak istiyorsa. amacınız sürekli üç numara takılmaksa özellikle ilk tıraştan sonraki bir haftada yanları ve enseyi tekrar düzeltmelisiniz. ve sonraki süreçte haftada bir, 10 günde bir tüm kafayı tekrar tıraşlamalı düzenlemelisiniz zira üzgünüm ama saçlarınınız düzgün uzamıyor, kimsenin uzamıyor.
yok eğer bi üçe vurayım hafif hafif uzarken de bakımlı olayım diyorsanız yine yanları ve arkayı (ve kulak arkasını) düzenli tıraş etmeniz lazım yoksa gerçekten aşırı özensiz görünürsünüz sayın er kişiler.
cenk'le haftalık xy kromozomlu kişisel bakım önerileri için takipte kalınız. kanalıma abone olup zile tıklamayı unutmayınız. gazilere yaşlılara ve çocuklu kadınlara yer veriniz.
devamını gör...
eşine virüs bulaştırmak için tüküren ve darp eden kadın doktor
şiddetin cinsiyeti olmadığını bizlere gösteren haberdir.
--- alıntı ---
"eşim birkaç gündür rahatsızdı. onunla birlikte koronavirüs testi yaptırdık. onun testi pozitif, benimki negatif çıktı. eve geldik, kendisine evde bakıyordum. bugün saat 13:00 gibi uyandı. bugün de benim doğum günümdü. ablam arayarak doğum günümü kutladı. vay 'niye seni aradılar. benim hakkımda mı konuşuyorsunuz?' dedi. marketten gidip bir şeyler alıp geldim. aldıklarımı gibi benim kafama fırlattı.
'sen beni hastaneye mi yatırmaya çalışıyorsun? benden kurtulmaya mı çalışıyorsun?' diyerek cinnet geçirdi. 'ben pozitif oldum, sen de pozitif olacaksın' diyerek yüzüme tükürdü. tükürüğünü eline alıp ağzıma soktu. birkaç gündür bana zorla virüs bulaştırmaya çalışıyordu. daha sonra beni darp etti, sağımı solumu ısırdı. daha önceden de bana iftira atıyordu. polis çağırıyordu."
sadece kadınlara değil bu ülkede erkeklere de şiddet uygulanıyor. bunun göz ardı edilmemesini istiyorum. şikayetçiyim ve davamdan dönmeyeceğim."
--- alıntı ---
haber kaynağı
--- alıntı ---
"eşim birkaç gündür rahatsızdı. onunla birlikte koronavirüs testi yaptırdık. onun testi pozitif, benimki negatif çıktı. eve geldik, kendisine evde bakıyordum. bugün saat 13:00 gibi uyandı. bugün de benim doğum günümdü. ablam arayarak doğum günümü kutladı. vay 'niye seni aradılar. benim hakkımda mı konuşuyorsunuz?' dedi. marketten gidip bir şeyler alıp geldim. aldıklarımı gibi benim kafama fırlattı.
'sen beni hastaneye mi yatırmaya çalışıyorsun? benden kurtulmaya mı çalışıyorsun?' diyerek cinnet geçirdi. 'ben pozitif oldum, sen de pozitif olacaksın' diyerek yüzüme tükürdü. tükürüğünü eline alıp ağzıma soktu. birkaç gündür bana zorla virüs bulaştırmaya çalışıyordu. daha sonra beni darp etti, sağımı solumu ısırdı. daha önceden de bana iftira atıyordu. polis çağırıyordu."
sadece kadınlara değil bu ülkede erkeklere de şiddet uygulanıyor. bunun göz ardı edilmemesini istiyorum. şikayetçiyim ve davamdan dönmeyeceğim."
--- alıntı ---
haber kaynağı
devamını gör...
saçı sıfıra vurmak
hazır depresifim, yaz da geldi, neden yapmayayım dedim.
kimse beğenmedi. halbuki ben beğenmiştim.
kimse beğenmedi. halbuki ben beğenmiştim.
devamını gör...
mustafa kemal atatürk
kendini tanrılaştırmak yerine halkına bahşetmiş yüce insan.
devamını gör...
öykü
sizlere biraz öyküden ve öykünün kriterlerinden, ne olduğundan, ne olmadığından bahsetmek istiyorum. (bilgi birikimim dahilinde)
öykü: gerçek veya tasarlanmış olayları anlatan bir düzyazı türüdür.
hikaye ile karıştırılmamalıdır. altını çizerek söylüyorum: hikaye, bir olayın sözlü veya yazılı olarak anlatılmasıdır.
her şeyin bir hikayesi olabilir fakat her şeyin bir öyküsü yoktur. herhangi bir senaryo, film, roman, deneme, şiir vb. bir hikayeye sahiptir. yani çok daha genel, olayın anlatımıdır. öykü ise hikayeyi de içeren daha geniş bir edebi türdür.
ingilizcede böyle bir ayrım var mesela. her şeyin bir "story"si vardır ama her şeyin bir "short story"si yoktur... short story türkçedeki "öykü"nün izdüşümü elbette.
öykü kısadır. fakat bu kısalık mevzusu fazlasıyla kafa karıştırıcı olabilmekte.
" öykü< novella< roman" gibi bir ayrım var mesela. fakat bu ayrımı biraz daha inceleyince olayın aslında ne kadar anlamsızlaşabileceği gözüküyor. şöyle söyleyeyim:
öykü eksiltme sanatına göre giden bir edebi türdür ve eğer kesin bir ayrım yapacak olursak poe'nun belirttiği üzere ve stephen king'in de değindiği üzere, "etkide birlik" söz konusudur. (bkz: etkide birlik) (tek etki kuramı olarak da geçiyor literatürde.)
eğer romandan eksiltirseniz öykü, öyküden eksiltirseniz şiir ortaya çıkar. ama soralım: kime göre neye göre? değişir bu efendim. mesela flash fiction denen bir tür de var. hemingway'in ortaya attığı söylenen 6 kelimelik roman örneğin... roman. ama roman mı sizce bu? belki. sonuç olarak yazdığı yazı şu:
"for sale:
baby shoes. never worn."
o halde bir düşünelim. bu "roman" düşündükçe kendisini açıyor mu okuyucuya? hayallere sürüklüyor mu bizi? amatör bir "yazar" olan bana sorarsanız,-ki yazar demeye utandığım oluyor kendime- evet.
işler burada karışıyor. çünkü öykü denen düzyazı türüne de baktığımızda, bu da açılabilir. her şey açılabilir. çünkü söz konusu insan zihnidir. o yüzden bu uzunluk mevzusunu pek kurcalamamakta fayda var. 300 sayfalık bir öykü((gbkz: shawshank redemption)) de olur, 100 sayfalık bir roman da olur. 30 sayfalık bir şiir de, 6 kelimelik bir roman da. oluyor böyle şeyler. belli bir kalıba sokmaya çalışıyoruz. elbette bunun yanlış olduğu kanaatindeyim. önemli olan anlama odaklanmak.
kriterlerden de bahsetmiş oldum böylece. ilgilenenler için açıklayıcı olmuştur umarım.
öykü: gerçek veya tasarlanmış olayları anlatan bir düzyazı türüdür.
hikaye ile karıştırılmamalıdır. altını çizerek söylüyorum: hikaye, bir olayın sözlü veya yazılı olarak anlatılmasıdır.
her şeyin bir hikayesi olabilir fakat her şeyin bir öyküsü yoktur. herhangi bir senaryo, film, roman, deneme, şiir vb. bir hikayeye sahiptir. yani çok daha genel, olayın anlatımıdır. öykü ise hikayeyi de içeren daha geniş bir edebi türdür.
ingilizcede böyle bir ayrım var mesela. her şeyin bir "story"si vardır ama her şeyin bir "short story"si yoktur... short story türkçedeki "öykü"nün izdüşümü elbette.
öykü kısadır. fakat bu kısalık mevzusu fazlasıyla kafa karıştırıcı olabilmekte.
" öykü< novella< roman" gibi bir ayrım var mesela. fakat bu ayrımı biraz daha inceleyince olayın aslında ne kadar anlamsızlaşabileceği gözüküyor. şöyle söyleyeyim:
öykü eksiltme sanatına göre giden bir edebi türdür ve eğer kesin bir ayrım yapacak olursak poe'nun belirttiği üzere ve stephen king'in de değindiği üzere, "etkide birlik" söz konusudur. (bkz: etkide birlik) (tek etki kuramı olarak da geçiyor literatürde.)
eğer romandan eksiltirseniz öykü, öyküden eksiltirseniz şiir ortaya çıkar. ama soralım: kime göre neye göre? değişir bu efendim. mesela flash fiction denen bir tür de var. hemingway'in ortaya attığı söylenen 6 kelimelik roman örneğin... roman. ama roman mı sizce bu? belki. sonuç olarak yazdığı yazı şu:
"for sale:
baby shoes. never worn."
o halde bir düşünelim. bu "roman" düşündükçe kendisini açıyor mu okuyucuya? hayallere sürüklüyor mu bizi? amatör bir "yazar" olan bana sorarsanız,-ki yazar demeye utandığım oluyor kendime- evet.
işler burada karışıyor. çünkü öykü denen düzyazı türüne de baktığımızda, bu da açılabilir. her şey açılabilir. çünkü söz konusu insan zihnidir. o yüzden bu uzunluk mevzusunu pek kurcalamamakta fayda var. 300 sayfalık bir öykü((gbkz: shawshank redemption)) de olur, 100 sayfalık bir roman da olur. 30 sayfalık bir şiir de, 6 kelimelik bir roman da. oluyor böyle şeyler. belli bir kalıba sokmaya çalışıyoruz. elbette bunun yanlış olduğu kanaatindeyim. önemli olan anlama odaklanmak.
kriterlerden de bahsetmiş oldum böylece. ilgilenenler için açıklayıcı olmuştur umarım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
gürültü kaldıramıyorum. sahil kenarı köy kasabasında yaşama hayalim var tek başıma.. bir de çocukları çok seviyorum..
devamını gör...
normal sözlük'te yapılabilecek aktiviteler
nefret içerikli tanımları şikayet etmek.
devamını gör...
