zeytinyağı
#327766 tanımda da belirtildiği gibi* kısa bir süre önce öğrendiğime göre soğuk sıkım olması ve 27 derece olayı ile kendisine karşı saygımın bir kat daha arttığı cennet meyvesi.
katıldığım beslenme seminerinde akademisyen beslenme uzmanları, yukarıda yazan bazı yazarların aksine, "zeytinyağının yüksek ısıda diğer yağlara göre daha fazla kanserojen madde ürettiğini" söylemişlerdi. daha da ilginci "yemeklerinizde soğanı yağla kavurmak yerine et suyu ile haşlayın, zeytinyağını her zaman ocağın altını kapattıktan ve yemeğin ilk ısısı geçtikten sonra üzerine dökün." demislerdi. bu yüzden arap zeytinyağını bol bulunca hesabı her şeye kullanmamak gerekiyor zannımca.*
katıldığım beslenme seminerinde akademisyen beslenme uzmanları, yukarıda yazan bazı yazarların aksine, "zeytinyağının yüksek ısıda diğer yağlara göre daha fazla kanserojen madde ürettiğini" söylemişlerdi. daha da ilginci "yemeklerinizde soğanı yağla kavurmak yerine et suyu ile haşlayın, zeytinyağını her zaman ocağın altını kapattıktan ve yemeğin ilk ısısı geçtikten sonra üzerine dökün." demislerdi. bu yüzden arap zeytinyağını bol bulunca hesabı her şeye kullanmamak gerekiyor zannımca.*
devamını gör...
antalya'da bir kadının cinsel saldırıya uğraması
ne zaman daha kötüsü olamaz desem hep daha kötüsü oluyor.
ülkemi ne kadar çok sevsem de bu çok dokunuyor çünkü hep daha kötüsü oluyor ve kimse engel de olmuyor. biz burada ne kadar ses çıkartırsak çıkartalım bu o mahkeme de verilen karara müdahale edeneyeceğiz. ya o mahkemede karar verenlerden olacağız ya da o mahkemedekileri gerçekten bağımsız yapacaklar sadece isimde kalmayacak.
ülkemi ne kadar çok sevsem de bu çok dokunuyor çünkü hep daha kötüsü oluyor ve kimse engel de olmuyor. biz burada ne kadar ses çıkartırsak çıkartalım bu o mahkeme de verilen karara müdahale edeneyeceğiz. ya o mahkemede karar verenlerden olacağız ya da o mahkemedekileri gerçekten bağımsız yapacaklar sadece isimde kalmayacak.
devamını gör...
edebiyattan anlayan kız vs mantıdan anlayan kız
edebiyattan anlayan aklı ,mantıdan anlayan karnı doyurur.
devamını gör...
mad men
1960'lı yıllarda reklamcılığın gerek gizli gerek açık rekabetçi çocuklarının hayatlarını türlü baharat ve meze çeşitleriyle önümüze getiren dahice yapım. bu dizide her şey vardır. aşk vardır, para vardır, puro vardır, seks vardır, kızılı vardır, sarışını vardır, kötüsü vardır, masumu vardır vardır. tıpkı sıradan bir hayat gibi. bu arada herkes don draper'a bayılır durur ancak mahallemizin roger sterling'tir, her neyse... isminin mad men olduğuna bakmayın dizide her ne kadar olaylar bu adamların iş hayatları ve karmaşık ilişkileri etrafında dönüyor olsa da arka planda ya da hayır hayır direkt ön planda kadın karakterlerin de gelişimlerini bu divane adamlar karşısında süratle tamamladıkları görülmekte ve izlerken bu durum bana haz vermektedir. çıkarcı insanlar, dedikodular, ahlaksız ve sıra dışı ilişkiler, karşı konulamaz arzular tüm gerçekliğiyle sebepli sebepsiz göze sokulur. şimdi bunun nesi güzel ablacığım diyebilirsiniz, her insan evladının hakkıdır bunu demek; ama burada gerçek ile yalan arasındaki kırmızı çizgide gidip gelmektedir karakterlerimiz. çok önemsiz gibi görünen sahneler aslında çok şey anlatmaktadır. bilinçaltındaki her bir düşünce ve görünenin ardındaki gerçek hisler çok güzel aktarılır. gerçekleri ana hatlar değil detaylar şekillendirir. bu deli adamlar ve aynı oranda kaçık kadınların yemişş oldukları her bir haltın aslında dile getirilenden çok daha başka sebepleri, istekleri vardır bir yerlerde.
bu arada hemen hemen her bölümün diğer dizilerdeki gibi ciddi bir olay olmaksızın gayet sıradan bir biçimde bitivermesi ayırt edici özelliklerinden biridir. müzikler başarılıdır, kostümler başarılıdır, oyuncular harikadır
bu arada hemen hemen her bölümün diğer dizilerdeki gibi ciddi bir olay olmaksızın gayet sıradan bir biçimde bitivermesi ayırt edici özelliklerinden biridir. müzikler başarılıdır, kostümler başarılıdır, oyuncular harikadır
devamını gör...
biden'ın türkiye'yi savunmak bizim için kutsal sorumluluk demesi
sen türkiye'yi savundun!
devamını gör...
nisan 2022 normal sözlük genel seçim anketi
anketi türkiye işçi partisi 11 oyla açık ara önde götürüyor. fakat ilginç olan şu ki, sözlük kurulduğundan beri tip'in başlığında toplam 11 entry var. adamlar tam olarak bugünü beklemişler herhalde.
devamını gör...
seksten daha fazla zevk veren aktivite
seksten sonra sigara içmek.
devamını gör...
ahmed arif
1927 diyarbakır doğumlu asıl adı ahmet hamdi önal olan türk şair ve gazetecidir. 1991 yılında ankara'da vefat etmiştir. sevilen bazı şiirleri müzik parçalarına dönüştürülmüştür.
sevilen bestelenmiş şiirlerinden bazıları ;
*fikret kızılok: iki parça can.
*ahmet kaya: suskun.
*onur akın: unutamadığım.
*grup ekin: de be aslan karam.
*ahmet kaya: hasretinden prangalar eskittim.
*seni sevmek felsefedir.
*ahmet kaya: oy havar.
sevilen bestelenmiş şiirlerinden bazıları ;
*fikret kızılok: iki parça can.
*ahmet kaya: suskun.
*onur akın: unutamadığım.
*grup ekin: de be aslan karam.
*ahmet kaya: hasretinden prangalar eskittim.
*seni sevmek felsefedir.
*ahmet kaya: oy havar.
devamını gör...
normal sözlük’teki oylama alışkanlığı
800 tanım giren 100 yazara kitap kampanyası bitene kadar olması muhtemel şeyler, ara ara sinirleniyorum , ara ara onların arasına karışıyorum onlardan oluyorum ama okuyorum. saçma da olsa , yazıp çıkmıyorum. en azından başkalarının fikirlerine de bakmak ve doğrulamak gerektiğini düşündüğüm uygulama ''oylama''.
devamını gör...
hoşlandığın kişi ile kanka olmak
(bkz: düşman başına)
devamını gör...
okuduğun bir kitabı pudra şekerine uyarla
(bkz: pudra şekerini satan bilge)
devamını gör...
türkçe
türkiye cumhuriyetinin resmi dilidir. ancak türkçe değildir.
kırgızistanlı biriyle tanıştım. türkiye'ye doktora için gelmiş. laf lafı açtı sohbet içerisinde. en nihayetinde de konu osmanlı türkçesi'ne geldi. kız bana dedi ki, dilinizin adı türkçe, burası türkiye. biz binyıllarıdır var olan bir toplumuz. orta asya'da öz türkçe'yi kullanan, aynı dili konuşan ülkeleriz. ama ben sizin ülkenize geldiğimde dilinizi anlamak için bile epey zorlandım. dili değiştiren, doğudan, batıdan etkilenip, kültürün bel kemiği olan dilini saf tutamayan sizsiniz. ama sizin dilinizin adı türkçe, bizimkinin adı kırgızca, azerice, uygurca. işte bunlar hep siyaset dedi. bu arada iletişim dilimiz ingilizce. mükemmel değil mi?
düşününce doğru. biz türkçe bile konuşmuyoruz ki. farsça'dan, arapça'dan, sömürü devletleri gibi fransızca'dan binlerce kelimenin dilimize nüfuz etmesine izin vermişiz. türkiye topraklarında devşirme bir dil yaratıp adını da türkçe koymuşuz. öz türkçe başka ülkelerde, başka adlarla anılıyor. şimdi gelmiş okullarda osmanlı türkçesi öğretmeye çalışıyoruz. bunu da harf devrimi ile bir gecede "cahilleştiğimizi" düşündüğümüz için yapıyoruz. ben okuduğum bölümden dolayı üniversitede osmanlı türkçesi yazmış, okumuş, çeviri yapmış bir insanım. osmanlı tükçesi'nin türkçe olmadığını bilecek kadar dili etimolojik olarak tanıdım, öğrendim. kalkıp bana kültür, sanat, edebiyat demeyin. bu siyasi bir hareket; neo osmanlıcı tavrın eğitim sistemimize tecavüzü. adı türkçe olan dilin köküne kibrit suyunu çakmak. harf devrimi bile değil, dil devrimi bu. ülkenin dilini, yani kültürünü değiştirmeye çalışmak.
bu topraklarda 600 yıl hüküm süren bir devletin dilini üniversitelerde osmanlı türkçesi diline hakim dilbilimciler yetiştirerek bilimsel düzeyde tarihsel, sanatsal olarak inceleyebilirsin. tıpkı bu topraklar üzerinde yaşamış azınlık diye adlandırılan(!) toplumların dilini öğrenip, bu alanda araştırma yapabilecek donanıma sahip akademik personel yetiştirmen gibi. konu bilimsel araştırma ise bir yaptığın bir yaptığınla örtüşsün, gel canımı ye. ama senin derdin o değil. ve ne yazık ki biz bunu biliyoruz.
cehalet mutluluk gerçekten.
kırgızistanlı biriyle tanıştım. türkiye'ye doktora için gelmiş. laf lafı açtı sohbet içerisinde. en nihayetinde de konu osmanlı türkçesi'ne geldi. kız bana dedi ki, dilinizin adı türkçe, burası türkiye. biz binyıllarıdır var olan bir toplumuz. orta asya'da öz türkçe'yi kullanan, aynı dili konuşan ülkeleriz. ama ben sizin ülkenize geldiğimde dilinizi anlamak için bile epey zorlandım. dili değiştiren, doğudan, batıdan etkilenip, kültürün bel kemiği olan dilini saf tutamayan sizsiniz. ama sizin dilinizin adı türkçe, bizimkinin adı kırgızca, azerice, uygurca. işte bunlar hep siyaset dedi. bu arada iletişim dilimiz ingilizce. mükemmel değil mi?
düşününce doğru. biz türkçe bile konuşmuyoruz ki. farsça'dan, arapça'dan, sömürü devletleri gibi fransızca'dan binlerce kelimenin dilimize nüfuz etmesine izin vermişiz. türkiye topraklarında devşirme bir dil yaratıp adını da türkçe koymuşuz. öz türkçe başka ülkelerde, başka adlarla anılıyor. şimdi gelmiş okullarda osmanlı türkçesi öğretmeye çalışıyoruz. bunu da harf devrimi ile bir gecede "cahilleştiğimizi" düşündüğümüz için yapıyoruz. ben okuduğum bölümden dolayı üniversitede osmanlı türkçesi yazmış, okumuş, çeviri yapmış bir insanım. osmanlı tükçesi'nin türkçe olmadığını bilecek kadar dili etimolojik olarak tanıdım, öğrendim. kalkıp bana kültür, sanat, edebiyat demeyin. bu siyasi bir hareket; neo osmanlıcı tavrın eğitim sistemimize tecavüzü. adı türkçe olan dilin köküne kibrit suyunu çakmak. harf devrimi bile değil, dil devrimi bu. ülkenin dilini, yani kültürünü değiştirmeye çalışmak.
bu topraklarda 600 yıl hüküm süren bir devletin dilini üniversitelerde osmanlı türkçesi diline hakim dilbilimciler yetiştirerek bilimsel düzeyde tarihsel, sanatsal olarak inceleyebilirsin. tıpkı bu topraklar üzerinde yaşamış azınlık diye adlandırılan(!) toplumların dilini öğrenip, bu alanda araştırma yapabilecek donanıma sahip akademik personel yetiştirmen gibi. konu bilimsel araştırma ise bir yaptığın bir yaptığınla örtüşsün, gel canımı ye. ama senin derdin o değil. ve ne yazık ki biz bunu biliyoruz.
cehalet mutluluk gerçekten.
devamını gör...
kendi kendine konuşmak
başkalarının yanında yapılmadığı sürece kayda değer sorun yaratmayan eylemdir.
devamını gör...
geceye bir türkü bırak
ahmet aslan / bugünden yarına aşıksın gönül
eşi yok bu bende ki ince sızının..
eşi yok bu bende ki ince sızının..
devamını gör...
boşanmak
evlilik kadar normal olsa da, yıkıcı bir eylemdir. evlenirken güle oynaya, emek emek kurduğunuz yuvanız, içinde binbir çeşit anıların olduğu, her eşyasında bile ayrı bir hatıra olan eviniz darma duman paramparça olur.
hani bir yuvayı kurmak zor dağıtmak kolay derler ya, öyle değildir o iş arkadaşlar.. çok zordur bir yuvayı dağıtmak. insan çok sabreder, çok umut eder, çok çabalar esasen. ama olmayınca olmaz elbet.
kavga gürültü içinde, mutsuzlukla boğulmaktansa doğru zamanda insanca yapmak gerekir bu eylemi. en azından sonunda birbirinizin yüzüne bakabilmek için, medenice bitirilmesi halinde iki taraf için de rahatlatıcı olur. ortak çocuğunuz varsa, çocuklarınızın yüzüne daha içi rahat bakabilirsiniz.
hani bir yuvayı kurmak zor dağıtmak kolay derler ya, öyle değildir o iş arkadaşlar.. çok zordur bir yuvayı dağıtmak. insan çok sabreder, çok umut eder, çok çabalar esasen. ama olmayınca olmaz elbet.
kavga gürültü içinde, mutsuzlukla boğulmaktansa doğru zamanda insanca yapmak gerekir bu eylemi. en azından sonunda birbirinizin yüzüne bakabilmek için, medenice bitirilmesi halinde iki taraf için de rahatlatıcı olur. ortak çocuğunuz varsa, çocuklarınızın yüzüne daha içi rahat bakabilirsiniz.
devamını gör...
ağıl
hayvanların barınma ihtiyacı için çevresi ahşap veya taş ile çevrilmiş olan yere denir. ahırlardan farkı, ağılların genel olarak küçükbaş hayvanlar için ahırların ise büyükbaş hayvanlar için kullanılmasıdır.
devamını gör...
bu sabah nasıl uyandınız sorusu
güzel ya. mutlu uyandım. sabah değil gece uyandım sanki biraz ama olur olur o, ayarlarız onu. uyanmakla kalmadım mutlu da devam ediyorum.* mutlu, mut, mutasyon, muteber, mutabakat...
*mutluyum ben taam mııı
heh bir de itiraf, itilaf, iftira, ittifak, intizar...*
*mutluyum ben taam mııı
heh bir de itiraf, itilaf, iftira, ittifak, intizar...*
devamını gör...
uçan balon
şimdilerde oldukça pahalılaşmış olan üründür.
ben de çok severdim bu balonları.
ben de çok severdim bu balonları.
devamını gör...
normal sözlük'ün konseptinin belli olmaması
hem haklı hem de haksız bulduğum tespit .
son zamanlarda kontrolsüz bir büyüme var ,tanımlarda da daha çok forumsallığa denk geliyorum.
kategoriler mevcut isteyen müzik ya da bilgi gibi başlıklara odaklanabilir ama bu durumdan rahatsız olanlara başka kategoriler var ,boşver demek de hiç doğru bir tutum değildir. başlıkları engelleyerek ya da yazar engelleyerek eksikleri görmezden gelemeyiz ve her bir eleştiriye haksızlık gözüyle de bakarsak çoğulculuktan uzaklaşırız . burada kimsenin yazım tarzı ya da farklılığı eleştirme gayreti yok tabii nereden bakarsanız öyle yorumlarsınız. buranın belli bir standartı yoksa farkı ne olacaktır sorusunu sormakta gayet normaldir.
son zamanlarda kontrolsüz bir büyüme var ,tanımlarda da daha çok forumsallığa denk geliyorum.
kategoriler mevcut isteyen müzik ya da bilgi gibi başlıklara odaklanabilir ama bu durumdan rahatsız olanlara başka kategoriler var ,boşver demek de hiç doğru bir tutum değildir. başlıkları engelleyerek ya da yazar engelleyerek eksikleri görmezden gelemeyiz ve her bir eleştiriye haksızlık gözüyle de bakarsak çoğulculuktan uzaklaşırız . burada kimsenin yazım tarzı ya da farklılığı eleştirme gayreti yok tabii nereden bakarsanız öyle yorumlarsınız. buranın belli bir standartı yoksa farkı ne olacaktır sorusunu sormakta gayet normaldir.
devamını gör...

