normal sözlük yazarlarının 2022 dilekleri
öncelikle 2021 yılına iki çift lafım var. bu neydi kardeşim? ölüm, azcık mutluluk, ölüm,ölüm,ölüm, daha azcık mutluluk... şeklinde devam eden günlerinden gına gelmişti. insanın üzerine de bu kadar gelinmez yaa. tamam yılın bir suçu yok her şeyi insan kötüleştiriyor ama hepsini kendinde barındırdığın için çok göze battın. benim senden yana vicdanım rahat. neredeyse her ay yeni kararlar aldım bir şeyleri güzelleştirmek için ama sen her defasında ayağımı kaydıracak, durup uzun uzun nefes aldıracak şeyler yaşattın bana. insanız yani, bizde bir yerden sonra bıraktık artık, olmayınca olmuyor çünkü. neyse çok hakkını almayayım hayatıma güzel insanların girmesine de vesile oldun. hele son 2 ayın "hala 2021 mi acaba" diye sorgulattı bana, o kadar güzeldi yani.
seninle geçirdiğim 12 ay boyunca çok çabaladım, en çok kendi çabamdan öpüyor, seni de daha fazla bekletmeden uğurlamak istiyorum. yolun açık olsun paşam!
öğrenilmiş çaresizliklerimden dolayı 2022'den pek beklentim yok.* yerimden kalkamayacağım kadar yormasın gerisini bir şekilde hallederim ben. ama tabi adettendir, ülkemiz için adalet ve huzur, biz garipler için ise huzur, mutluluk ve sağlık isteyeyim. tabi birazcık para, azıcık saygınlık, çok az seyahat, şu kadarcık* da başarı olsa fena olmaz.* bak çok açgözlü değilim kuşburnu marmelatı istemiyorum senden onu 2021 e hallettirdim, hadi yine iyisin.* neyse efendim buraya kadar okuduysanız hepinizin yeni yılını kutluyor ve bölümü başarıyla geçtiğiniz için hepinizi tebrik ediyorum.*
not: yine belirtmek isterim ki deli değilim. sadece kafamda arada beliren bir huni var.*
seninle geçirdiğim 12 ay boyunca çok çabaladım, en çok kendi çabamdan öpüyor, seni de daha fazla bekletmeden uğurlamak istiyorum. yolun açık olsun paşam!
öğrenilmiş çaresizliklerimden dolayı 2022'den pek beklentim yok.* yerimden kalkamayacağım kadar yormasın gerisini bir şekilde hallederim ben. ama tabi adettendir, ülkemiz için adalet ve huzur, biz garipler için ise huzur, mutluluk ve sağlık isteyeyim. tabi birazcık para, azıcık saygınlık, çok az seyahat, şu kadarcık* da başarı olsa fena olmaz.* bak çok açgözlü değilim kuşburnu marmelatı istemiyorum senden onu 2021 e hallettirdim, hadi yine iyisin.* neyse efendim buraya kadar okuduysanız hepinizin yeni yılını kutluyor ve bölümü başarıyla geçtiğiniz için hepinizi tebrik ediyorum.*
not: yine belirtmek isterim ki deli değilim. sadece kafamda arada beliren bir huni var.*
devamını gör...
büyük ev ablukada
isimlerini turgut uyar'ın büyük ev ablukada isimli şiirinden alan şahane müzik grubudur.
devamını gör...
fetö'nün yıllarca çaldığı sorular
tespit edip bu o. çocuklarının yaptıkları meslekten ihraç edilip, lisansları iptal edilip, geriye dönüşlü faiziyle ödenen paralar geri alınmadıkça içimiz soğumayacak. polislik sınavı, kpss, hakimlik-savcılık sınavı, tıpta uzmanlık sınavı, üniversite sınavı( 2011 ygs ne oldu, şifreyi de çözün hadi)... hepsini hakkımızın yendiği günden beri biliyoruz. hepimiz o gün o sınavdaydık. hayatıyla oynadınız insanların. bu adi, utanmaz, aşağılık yaratıklar bu ülkede bir gün bile gün yüzü görmemeli.
onedio.com/haber/-soru-hirs...
onedio.com/haber/-soru-hirs...
devamını gör...
milyonlar tatile çıktı kimse param yok demesin
ülke 84 milyon. 2 milyon kişi tatile gitmiş. işte gelir dağılımı, işte sosyal uçurum!
çalışanların yarısı asgari ücretle açlık sınırının altında çalışıyor. memur yoksulluk sınırının altında maaş alıyor.
34 avrupa ülkesi içinde gelir dağılımı eşitsizliği sıralamasında türkiye ikinci sırada yer alırken; türkiye’de en zengin yüzde 20’lik nüfus, toplam gelirin neredeyse yarısını (yüzde 47,4) alıyor.
benim demet bacım da konusuyor öyle...
he anam he...
çalışanların yarısı asgari ücretle açlık sınırının altında çalışıyor. memur yoksulluk sınırının altında maaş alıyor.
34 avrupa ülkesi içinde gelir dağılımı eşitsizliği sıralamasında türkiye ikinci sırada yer alırken; türkiye’de en zengin yüzde 20’lik nüfus, toplam gelirin neredeyse yarısını (yüzde 47,4) alıyor.
benim demet bacım da konusuyor öyle...
he anam he...
devamını gör...
boğaziçi eylemcisine yapılan linçin görüntüsü
ak parti iktidarının kendi kuyruğuna kendi elleriyle tenekeyi bağladığı görüntülerdir aslında.
tefsir yap deseler ilk aklıma gelen bu olurdu.
el ele mabadınıza tekmeyi vuracağız ak çomarlar az kaldı.
tefsir yap deseler ilk aklıma gelen bu olurdu.
el ele mabadınıza tekmeyi vuracağız ak çomarlar az kaldı.
devamını gör...
ana haber bültenlerinde geçen kalıp sözler
evet ankara'ya bağlanıyoruz
sedef ankarada son durum nedir?
sedef ankarada son durum nedir?
devamını gör...
sarılırken sırta hafifçe vurmak
birine sarıldığımda her zaman yaptığım fakat neden yaptığım konusunda fikrimin olmadığı durumdur. iyi hissettiriyor herhalde, merak etme ben yanındayım demek gibi bir şey.
devamını gör...
çirkin kalplilere tavsiyeler
bir kedinin başını okşayın, inanılmaz bir sevgi kalplerinizi ele geçirecektir.
devamını gör...
anın fotoğrafı

memleketin en yüksek yerleşim yerlerinden birinde zorunlu hizmet yapıyorum. dışarda tipi var ve hava -15. ev ev olmadığı için sobayı yaktıktan sonra söndüğü anda ev soğuyor.
galiba covid oldum 2 gündür her yerim ağrıyor, iştahım yok, ateşim var titriyorum, öksürük ve hapşırık da var. bugün mutfağa yürüyerek gidemedim. zor bela sadece ıhlamur içtim biraz. umarım fayda eder.
sabaha kadar bu ısıtıcı çalışacak. elektrik faturası muhtemelen 400 tl civarı gelir. yapacak bir şey yok. durumlar bundan ibaret.
edit: prizdrn ve aletten garip sesler çıkıyor. umarım yangın olmaz.
devamını gör...
aileden soğuma sebepleri
en yaygın belirtileri güvensizliktir. alınan kararlara saygı duyulmaz ve bu doğrultuda yaşamdan soyutlanılır. daha sonra kaygısal durumlar ortaya çıkar bunalımlar başlar ve değersizlik hissi yaşanılır. bir çok sorunu beraberinde getirir.
devamını gör...
drau faciası
1945 yılında meydana gelen, sovyetlerin kafkasları yurtlarından edip 6000 kadarının intihar etmesine yol açtığı bir katliamdır. 3000 kafkas drau nehri'ne atlayarak intihar etmiştir. 3000'ini ise kızılcık nehri'ne atlamıştır.
••
bazı kaynaklarda olay şöyle geçiyor; mavi alay adı verilen ve 8000 kırım türk'ünün oluşturduğu bir grup vardır. bu grup ülkelerinden çıkarılır, sürgüne yollanırlar. 3000 kırım türk'ü akıllarındaki "kızlarımızın ırzına geçerler, erkeklerimizi deşerler, çocuklarımızı öldürürler" düşüncesiyle kızılcık nehri'ne atlar. kalan 5000 kişinin 3000'ini de aynı düşünceyle kendini drau nehri'nin sularına bırakır. kalanlarda sınırda sovyet askerleri tarafından kurşundan geçirilir.
magazin rivayetlerine göre bu faciadan sağ kurtulan bir kişi tek vardır; türk olduğu sanılan askerlerden birinin âşık olup ölmesine gün yumamadığı ayşe adındaki bir kırım kadını. ne kadar doğru allah bilir ama rivayetler bu yönde. eğer olayla ilgili bilgiyi kitaptan öğrenmek istiyorsanız zülfü livaneli'nin serenad'ını okuyabilirsiniz. bu kitapta söylenene göre 2000 kırım türk'ünü sınırda kurşuna dizen askerler türk askerleridir.
(bkz: zülfü livaneli)
(bkz: drau nehri)
(bkz: kızılcık nehri)
(bkz: drau katliamı)
••
bazı kaynaklarda olay şöyle geçiyor; mavi alay adı verilen ve 8000 kırım türk'ünün oluşturduğu bir grup vardır. bu grup ülkelerinden çıkarılır, sürgüne yollanırlar. 3000 kırım türk'ü akıllarındaki "kızlarımızın ırzına geçerler, erkeklerimizi deşerler, çocuklarımızı öldürürler" düşüncesiyle kızılcık nehri'ne atlar. kalan 5000 kişinin 3000'ini de aynı düşünceyle kendini drau nehri'nin sularına bırakır. kalanlarda sınırda sovyet askerleri tarafından kurşundan geçirilir.
magazin rivayetlerine göre bu faciadan sağ kurtulan bir kişi tek vardır; türk olduğu sanılan askerlerden birinin âşık olup ölmesine gün yumamadığı ayşe adındaki bir kırım kadını. ne kadar doğru allah bilir ama rivayetler bu yönde. eğer olayla ilgili bilgiyi kitaptan öğrenmek istiyorsanız zülfü livaneli'nin serenad'ını okuyabilirsiniz. bu kitapta söylenene göre 2000 kırım türk'ünü sınırda kurşuna dizen askerler türk askerleridir.
(bkz: zülfü livaneli)
(bkz: drau nehri)
(bkz: kızılcık nehri)
(bkz: drau katliamı)
devamını gör...
nilgün marmara
"biliyorum bir gün dayanamayacak küçük kalbim ;arkamı dönüp inandığım ve güvendiğim her şeye veda edeceğim." dedi ve gitti.
senden sonra kuşlara bile iyi bakamıyoruz..
senden sonra kuşlara bile iyi bakamıyoruz..
devamını gör...
dünyanın en saçma binası
kahramanmaraş merkezde bulunan binadır. içerisinde; valilik, özel irade,bahis oyunları, iddia, turkcell, vodafone, pavyon ,seyyar satıcılar,yan kesiciler, altılı ganyan, mavi, lcw waikiki, bükreş ve tahran büyükelçiliği gibi saymakla bitmeyen birçok kurumu barındıran binadır. arada bir yıkılacağı haberleri bütün maraşı sarıyor allah göstermesin yıkılsa hükümet darbesi gibi birşey olur.
devamını gör...
şu hayatta
rafet el roman bu şarkısında yaz mevsimi, her taraf güneş diye başlıyor ama klibinde kıştan kalmış gibi bere ve mont giymiş. insanların üzerinde de mont, ceket, kazak var kısa kollu giyinen de yok. yani mevsimin yaz olmadığı besbelli.
devamını gör...
alt sınıfın ayaklanmasını engellemenin yolu
(bkz: george orwell 1984)
devamını gör...
türk vergi sistemi
brüt maaşınız 4000₺ olsun. %15 sgk kesintisi 3400₺ kaldı. %15 de gelir vergisi. kaldı mı 2890₺ yani maaşınızı çekmeden kafadan 1110₺ vergiye gitti. e bitti mi? harcamayacak mıyız parayı? %30'unu da dolaylı yollardan -zorunlu ihtiyaçlar, mutfak, çikolata, ekmek falan- vergiye vereceksiniz. 2,890₺ den düşün %30'u da. kaç kaldı? 2023? hedef 2023!
devamını gör...
morrissey
“her gün pazar günü sanki,
her gün sessiz ve gri [...]
nasıl da içtenlikte dilerdim,
burada olmamayı,
bombalamayı unuttukları,
bu kıyı kasabasında.
gel, gel. gel, atom bombası, gel.”
morrissey, s. p. “everyday is like sunday.” viva hate, 1988.
the smiths’in efsanevi vokalisti steven patrick morrissey’nin bu kadar içtenlikle nefret ettiği bayık kıyı kasabasının neresi olduğu bilinmez. ancak felsefesi ile biraz olsun haşır neşir iseniz tahmin edersiniz, onun burada değindiği salt kişisel bunalımın çok ötesinde bir olgudur. yani derdi sadece kasabanın tahammül edilemez derecede sıkıcı olması değildir. morrissey’nin şarkı sözlerinde britanya genel olarak boğucu bir ülke olarak anlatılır. aile, okul, kilise gibi toplumsal kurumlar hoşgörüsüz ve baskıcı, kişilerarası ilişkiler ise yüzeysel ve sorunludur. sonuçta orta sınıfın dar görüşlü ve geri kafalı değerlerine karşı açılmış bir savaştır onunki. yetişkinlerin kaba ve zevksiz dünyasına ayak uyduramayan, duygusal, ince ruhlu, utangaç gençlerin öykülerini anlatır. sürünün dışında kalıp farklı takılmayı seçenlerin başlarına nelerin geldiğini, onların nasıl hor görüldüklerini, itilip kakıldıklarını iyi bilir morrissey.
belki de bu eğilimi yüzünden morrissey sık sık 19. yüzyılın ünlü şairi oscar wilde ile karşılaştırılır. her iki sanatçının da anglo-irish yani ingiliz kökenli irlandalı olması, toplum değerlerine kafa tutmaları, hem tantanalı hem de ince esprilerle bezenmiş bir ifade tarzını seçmiş olmaları bu benzetmeyi kaçınılmaz kılıyor galiba. her ikisinin de cinsel eğilimlerinin spekülasyon konusu yapılmış olması da bir başka benzerlik. ancak bu karşılaştırma ingiliz kültürünün parametrelerinin dışına çıkamayanların başvurduğu hayal gücünden yoksun bariz bir benzetme... morrissey, sofistikasyonu, işlediği konuların ciddiyeti, bireyselliği ve anti-sosyal tavrı açısından 19. yüzyıl fransız sembolist şairleri rimbaud, mallarmé ve verlaine’e, özellikle de baudelaire’e çok daha fazla benzer.
sembolistlerin başını çeken charles baudelaire ’in sıkça kullandığı spleen (sıkıntı) temasının izlerini morrissey’nin every day is like sunday ya da william, it was really nothing gibi şarkılarının sözlerinde bulmak mümkündür. the smiths’in still ill adlı parçasındaki hava ise baudelaire’de sık görülen sapkın ve hastalıklı şehveti andırır. sıkıntılı ve tekdüze bir yaşamdan kaçış arzusunun dile getirildiği there is a light that never goes out ise baudelaire’in anywhere out of this world veya l’invitation au voyage adlı şiirleri ile karşılaştırılabilir. ama biz istediğimiz kadar yırtınalım... sonuçta bildiğim kadarıyla morrissey’nin yapıtlarında sadece üç şairin adı geçiyor: william shakespeare, william butler yeats ve john keats.
bir sanat eseri ile onu yaratan arasındaki ilişkileri didikleme eğilimi yaygındır. buna rağmen morrissey’nin sözlerinde her zaman kişisel deneyimini aktardığını ve değindiği o sorunlu, kırılgan gençlerin de hep kendisi olduğunu varsaymak saf yüreklik olacaktır. ne de olsa anlattıklarının ne kadarının kurgu, ne kadarının da yaşanmış olduğunu kestirmek olası değildir... ancak bu yanılgıya düşmek kolaydır zira morrissey’nin efsane statüsüne sahip olması rastlantı sayılmaz. çarpıcı şarkı sözleri, kusursuz müzisyenliği ve duru vokalinin yanı sıra, gerçek yaşamı ile şarkılarındaki kurgunun katıştırılması ile oluşturulmuş biraz sorunlu ama eşsiz bir personası vardır morrissey’nin. bazen bunun bizzat kendisi tarafından tezgâhlanmış hatta tasarlanmış olduğunu bile düşünüyorum.
insanlar onu karanlık ve bunalımlı bulsa da, ben morrissey’i en önemli şairler arasında sayıyorum. yapıtları belki ilk bakışta pek neşeli olmasa da, onun derdi ruhsal bunalımın promosyonunun yapmak değil, hem kendisine hem de dinleyicisini katarsis sağlamaktır. morrissey beni bazen eğlendirir, bazen düşündürür ancak her zaman kendi yaşamıma ait bir şeyleri bulurum. hemen her parçada başka bir unutulmaz bir laf muhakkak bulunur:
lütfen beni evime bırakma. zira orası benim evim değil, onların evi ve artık istenmiyorum orada ''there is a light that never goes out''
yaş günün kutlu olmasın demeye geldim ''unhappy birthday''
bu gece dışarı çıkardım ama giyecek bir dikişim bile yok ''this charming man''
yaşamın daha güzel yanları vardır. biliyorum çünkü sık olmasa da gördüm onları ''still ill''
asın lanet diskjokeyi! yakın lanet diskoyu! çaldıkları müzik bana değin bir şey anlatmıyor ''panic''
büyümek istemeyen, ele avuca sığmaz oğlanlara hadleri bildirilmeli ''barbarism begins at home''
bira kasasını açarken antonius’un kleopatra’ya dediği gibi: daha yeni keşfettim. bazı kızlar diğerlerinden daha büyükmüş ''some girls are bigger than others''
p.s: pazar günü ile ilgili olan başka bir ünlü parça daha var. 1972 yılının 30 ocak pazar günü, kuzey irlanda’da insan hakları ihlallerini protesto etmek için yapılan yürüyüş sırasında britanya askerleri tarafından açılan ateş sonucunda 14 kişi öldü. tarihte bogside katliamı olarak bilinen bu olay u2’nun sunday bloody sunday adlı parçasına esin kaynağı oldu. vokalist bono’nun konserlerde genellikle bu bir başkaldırı şarkısı değildir... diyerek sunduğu bu şarkı, u2’nun klasiklerinden biri olarak kabul edilir.
devamını gör...
meta sözlük vs normal sözlük
baydınız demek istediğim başlık.
2 gündür bir bitmedi meta sözlüğünüz.
3-5 yazar meta sözlüğü övüp yazar çekecek diye biz buna maruz kalmak zorunda mıyız? aloo.
çok iyi sözlükse gidin orada yazın burayı bir rahat bırakın.
hele bir yazar var, toplam 7 tanımı var o tanımlar da meta sözlük aşağı meta sözlük yukarı.
ben kaos sevmem, kimseye bulaşmadan yazarım çizerim kendi halimde bir tipim.
beni bile çıldırttınız. aloo !?!??
ben kulzos'dan bilirim metayı.
bana hitap etmiyor, size de hitap etmeyecek.
yönetimden de ricam gidenlerin ardından kapıyı bir kapatsın 3 güne dönmesinler buraya.
burası da bir hava alsın.
2 gündür bir bitmedi meta sözlüğünüz.
3-5 yazar meta sözlüğü övüp yazar çekecek diye biz buna maruz kalmak zorunda mıyız? aloo.
çok iyi sözlükse gidin orada yazın burayı bir rahat bırakın.
hele bir yazar var, toplam 7 tanımı var o tanımlar da meta sözlük aşağı meta sözlük yukarı.
ben kaos sevmem, kimseye bulaşmadan yazarım çizerim kendi halimde bir tipim.
beni bile çıldırttınız. aloo !?!??
ben kulzos'dan bilirim metayı.
bana hitap etmiyor, size de hitap etmeyecek.
yönetimden de ricam gidenlerin ardından kapıyı bir kapatsın 3 güne dönmesinler buraya.
burası da bir hava alsın.
devamını gör...
