beğeni alınca mutlu olan yazar
burada bir yazarın tanımında okumuştum "kafadaş" tabirini kullanmıştı. aynen öyle kafadaşlarınla iletişime geçmiş oluyorsun, hoş bir şey.
devamını gör...
farkhunda malikzada
2015 yılında afganistan'da cami önünde muska satan satıcıya muskanın islam dininde olmadığını söylediği için aynı satıcının kuran yaktı iftirası sonrası öldürülen kadın. öldürülmesinin bir sebebi de amerikan casusu olduğunun düşünülmesidir. ironiktir.
farkhunda önce öfkeli erkek grubu tarafından allahuekber bağrışları eşliğinde tekmelendi ve taşlandı. sonra çatıdan aşağı atıldı. kafası taşla ezildi. islam düşmanlarına ders olsun diye öfkeli kalabalık içinde birkaç erkek, bu görüntüleri çekmeye başladı. hâlâ ayağa kalkmaya çalışan kadını önce araba ile ezdiler, sonra yaktılar. en son parçalara ayırıp babasına günahkar kızını gelip alsın diye davet yolladılar.
bir iftira sonrası öldürülen o güzel kadının cesedini kadınlar taşıdı, onu öldüren yüzlerce erkekten birkaçı ceza aldı. amerikan ajanı olduğu düşünülen kadını öldüren ya da belki oh olsun diyen erkekler şimdi amerika'ya giden uçağın kanatlarına çıkıyor, allahuekber diyip dinini korumak adına bir kadını linç eden topluluk akın akın şeriattan kaçıyor.
olay ilk yaşandığında inanılmaz üzülmüştüm. çok ağladığımı hatırlıyorum. şu son olaylardan sonra farkhunda aklımdan gitmiyor. 2015 yılında dinini savunmak için bir kadını 200 kişi linç eden topluluk yine 200 kişilik gruplar halinde şeriattan kaçıyor. ilginç değil mi?
evet.
farkhunda önce öfkeli erkek grubu tarafından allahuekber bağrışları eşliğinde tekmelendi ve taşlandı. sonra çatıdan aşağı atıldı. kafası taşla ezildi. islam düşmanlarına ders olsun diye öfkeli kalabalık içinde birkaç erkek, bu görüntüleri çekmeye başladı. hâlâ ayağa kalkmaya çalışan kadını önce araba ile ezdiler, sonra yaktılar. en son parçalara ayırıp babasına günahkar kızını gelip alsın diye davet yolladılar.
bir iftira sonrası öldürülen o güzel kadının cesedini kadınlar taşıdı, onu öldüren yüzlerce erkekten birkaçı ceza aldı. amerikan ajanı olduğu düşünülen kadını öldüren ya da belki oh olsun diyen erkekler şimdi amerika'ya giden uçağın kanatlarına çıkıyor, allahuekber diyip dinini korumak adına bir kadını linç eden topluluk akın akın şeriattan kaçıyor.
olay ilk yaşandığında inanılmaz üzülmüştüm. çok ağladığımı hatırlıyorum. şu son olaylardan sonra farkhunda aklımdan gitmiyor. 2015 yılında dinini savunmak için bir kadını 200 kişi linç eden topluluk yine 200 kişilik gruplar halinde şeriattan kaçıyor. ilginç değil mi?
evet.
devamını gör...
normal sözlük 1. ankara zirvesi
ayrıca hacı bayram'da yatsı kılınacaktır.
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
yeğenimle gta vice city oynuyoruz. klavyeyi ona veririm o da herkes gibi klasik şehir turu atarken polisi çiğner.
-naptın oğlum öldürdün ya polisi peşine düşecekler şimdi
+öldü mü? o şehit olmadı mı?
-(mavi ekran) :))
...
yeğenim biraz daha büyüdü artık okuma yazma biliyor gel spider man izleyelim ben çocukken çok severdim.
spider manin düşmanı: electro
ben:
-bak düşmanı elektriği kontrol edebiliyor elektrik üretebiliyor sence onu durdurmak için ne kullanmalı?
(beklediğim yanıt: elektriği iletmeyen yalıtkan cisimler kullanmalı)
cevap: + tahta
-tahta mı?
+ tahta tabi (zoruna mı gitti?)
zoruna mı gitti demedi ama aklıma bu replik gelmiş gülmüştüm.
-naptın oğlum öldürdün ya polisi peşine düşecekler şimdi
+öldü mü? o şehit olmadı mı?
-(mavi ekran) :))
...
yeğenim biraz daha büyüdü artık okuma yazma biliyor gel spider man izleyelim ben çocukken çok severdim.
spider manin düşmanı: electro
ben:
-bak düşmanı elektriği kontrol edebiliyor elektrik üretebiliyor sence onu durdurmak için ne kullanmalı?
(beklediğim yanıt: elektriği iletmeyen yalıtkan cisimler kullanmalı)
cevap: + tahta
-tahta mı?
+ tahta tabi (zoruna mı gitti?)
zoruna mı gitti demedi ama aklıma bu replik gelmiş gülmüştüm.
devamını gör...
persona
geçen gün nuit et brouillard belgeselini izlerken kafamda bi şimşek çaktı.
filmin sonlarına doğru elisabeth'in, alma'nın yataktaki çıldırışı sahnesinden önce baktığı bi fotoğraf vardı. daha önce dikkat etmediğim için ne kafa yordum ne de araştırdım elisabeth'in neden fotoğrafı bu kadar dikkatli incelediğini, ya da bergman'ın neden bu kadar üzerinde durduğunu. fotoğrafı belgeselde görünce şimşek çaktı. 2. dünya savaşına ait bi fotoğraf. sona eklerim.
elleri havada olan küçük yahudi çocuğu acaba kendisi olarak mı yoksa doğurmak istemeyip de doğurduğu çocuğu olarak mı düşündü? kamera silahını çocuğa doğrultan askere zoomlayınca anladım mevzuyu; çocuğu doğurmak istemediği ve doğurunca da ilgisiz bıraktığı için duyduğu suçluluk.. kendini askerin yerine koydu abla. ki prologta çocuk ölü gibi uzanır bi ara, özünde asker, çocuğu öldürmüş yani.
bergman'ın bi ara nazileri desteklediğini biliyoruz. film 1955, savaş mevzuları bitmiş ama enkazlar devam ediyor. o ara hala nazileri destekliyor muydu, bilmiyorum açıkçası. destekleseydi bu fotoğraf üzerinden anlatmazdı bu durumu bence.
başka yüzlere de zoomlanıyor ama bu fotoğraf mevzsunun filmdeki temelinde yukarıda bahsettiğim şeyin yattığını düşünüyorum. belki de savaş eleştirisidir..

görsel kaynağı
filmin sonlarına doğru elisabeth'in, alma'nın yataktaki çıldırışı sahnesinden önce baktığı bi fotoğraf vardı. daha önce dikkat etmediğim için ne kafa yordum ne de araştırdım elisabeth'in neden fotoğrafı bu kadar dikkatli incelediğini, ya da bergman'ın neden bu kadar üzerinde durduğunu. fotoğrafı belgeselde görünce şimşek çaktı. 2. dünya savaşına ait bi fotoğraf. sona eklerim.
elleri havada olan küçük yahudi çocuğu acaba kendisi olarak mı yoksa doğurmak istemeyip de doğurduğu çocuğu olarak mı düşündü? kamera silahını çocuğa doğrultan askere zoomlayınca anladım mevzuyu; çocuğu doğurmak istemediği ve doğurunca da ilgisiz bıraktığı için duyduğu suçluluk.. kendini askerin yerine koydu abla. ki prologta çocuk ölü gibi uzanır bi ara, özünde asker, çocuğu öldürmüş yani.
bergman'ın bi ara nazileri desteklediğini biliyoruz. film 1955, savaş mevzuları bitmiş ama enkazlar devam ediyor. o ara hala nazileri destekliyor muydu, bilmiyorum açıkçası. destekleseydi bu fotoğraf üzerinden anlatmazdı bu durumu bence.
başka yüzlere de zoomlanıyor ama bu fotoğraf mevzsunun filmdeki temelinde yukarıda bahsettiğim şeyin yattığını düşünüyorum. belki de savaş eleştirisidir..

görsel kaynağı
devamını gör...
poliüretan köpük
inşaatçılar bilir, kalıpta can kurtaran bir üründür kendisi.
bir zamanlar beton siparişi verdikten sonra ihtiyaç hasıl oldu. derdimizi tam anlatamadığımızdan tercüman çağırdık. "acil köpük lazım, şişede olup sıktıktan sonra şişen var ya hani" diye açıkladık. mikser bekletiyoruz köpük gelecek de boşluk kapatacağız diye. gele gele traş köpüğü geldi şantiyeye. hayatımın dönüm noktalarından biridir.
bir zamanlar beton siparişi verdikten sonra ihtiyaç hasıl oldu. derdimizi tam anlatamadığımızdan tercüman çağırdık. "acil köpük lazım, şişede olup sıktıktan sonra şişen var ya hani" diye açıkladık. mikser bekletiyoruz köpük gelecek de boşluk kapatacağız diye. gele gele traş köpüğü geldi şantiyeye. hayatımın dönüm noktalarından biridir.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
gençler ara ara ses kayıtlarınızı alıyorum. yayınımda aşırı komik editler yapacağım....
bu hafta çok komikli momikli olacak.*
bu hafta çok komikli momikli olacak.*
devamını gör...
midye
bir oturuşta geberene kadar yenebilen yiyecek. baharatlı pirinc uzerine et sotelenmiştir. sıcak, soguk olmak üzere ve farklı boyutlarda satılır. limon sıkılarak yenilir.
devamını gör...
kiloda artış fark edildiğinde yapılan ilk şey
heyecanımı yatıştırsın diye tatlı yemek.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
geri dönüp baktığımızda hala başladığımız noktayı görebildiğimize göre fazla uzaklaşmış olamayız.
yorgunluğumuz kat ettiğimiz mesafe yüzünden değil, önümüzdeki yolun uzunluğundan.
yorgunluğumuz kat ettiğimiz mesafe yüzünden değil, önümüzdeki yolun uzunluğundan.
devamını gör...
başın sıkıştığında arayacağın dizi karakteri
mükremin abi.
devamını gör...
beden eğitimi öğretmenlerinin okuldaki işlevi
karton bardakta çay/kahve içerek okulun asayişini sağlamak. sınavlarda gözetmen gelene kadar beşer dakika yedek oyunculuk yapmak.
devamını gör...
turgut uyar
"ikimiz de sevinebiliriz göğe bakalım." t. u.
en azından bugün anımsayalım. ölüm yıl dönümünde biz de bir dizesi ile göğe bakıp, bir el sallayıp analım.
en azından bugün anımsayalım. ölüm yıl dönümünde biz de bir dizesi ile göğe bakıp, bir el sallayıp analım.
devamını gör...
biricik sheldon asalı
the big bang theory dizisinin sheldon cooper karakteri tarafından tanıtılan ve "unique sheldon prime" olarak literatüre giren 73 sayısıdır.
sheldon cooper, 73 sayısının neden en iyi sayı olduğunu şu şekilde açıklıyor:
"en iyi sayı 73’tür; çünkü 21. asaldır ve bu da 7 ve 3 ün çarpımıdır. 73’ün tersten yazılmış hali 37, 12. asaldır ve 21’in tersten yazılmış halidir. 73 aynı zamanda ikilik sistemde 1001001, 21 ise 10101 biçiminde olarak yazılır ve bunların her ikisi de palindrom sayılardır.”
bu sayı, dizinin 73. bölümünde tanıtılıyor ve sheldon cooper karakterini canlandıran jim parsons, 1973 doğumludur.
sheldon cooper, 73 sayısının neden en iyi sayı olduğunu şu şekilde açıklıyor:
"en iyi sayı 73’tür; çünkü 21. asaldır ve bu da 7 ve 3 ün çarpımıdır. 73’ün tersten yazılmış hali 37, 12. asaldır ve 21’in tersten yazılmış halidir. 73 aynı zamanda ikilik sistemde 1001001, 21 ise 10101 biçiminde olarak yazılır ve bunların her ikisi de palindrom sayılardır.”
bu sayı, dizinin 73. bölümünde tanıtılıyor ve sheldon cooper karakterini canlandıran jim parsons, 1973 doğumludur.
devamını gör...
skaftafell buz mağarası
sadece kışın, soğuk hava buzları sertleştirdiğinde girilmesi güvenlidir. içerde sürekli sürekli bir çatırdama sesi duyulur. bunun sebebi mağaranın yıkılmak üzere olması değil sürekli mağaranın da buzulla beraber hareket halinde olmasıdır. buzul bir milimetre bile hareket etse büyük sesler duyulabilir.
bu buz mağaraları büyülü ülke izlanda'nın sanki bu dünya'ya ait olmadığının izlenimini verir.
buzda hava bulunmaması, mavi dışında tüm ışığı emmesine neden oluyor. bu muhteşem görüntülerin sırrı da bu işte.
bu buz mağaraları büyülü ülke izlanda'nın sanki bu dünya'ya ait olmadığının izlenimini verir.
buzda hava bulunmaması, mavi dışında tüm ışığı emmesine neden oluyor. bu muhteşem görüntülerin sırrı da bu işte.
devamını gör...
normal sözlük'e girişte ilk mesaj atan moderatör
“saçmalamayın a dostlar hepimizle nasıl baş etsinler tek tek hoşgeldini nasıl yetiştirsinler” diye teselli ediyorum kendimi amma ve lakin ki küsmeye meyilliyim.
edit: 2 msj geldi sağolsunlar teşekkür ediyorum ve küsmediğimi belirtmek istiyorum peace out.
edit: 2 msj geldi sağolsunlar teşekkür ediyorum ve küsmediğimi belirtmek istiyorum peace out.
devamını gör...
insanlar arasındaki eşitsizliğin kaynağı ve temelleri üzerine
insanlar arasındaki eşitsizliğin kaynağı ve temelleri üzerine ya da orijinal adiyla discours sur l'origine et les fondements de l'inégalité parmi les hommes. cenevreli filozof, jean-jacques rousseau tarafindan yazilmis ve 1755'de yayinlanmis bir denemedir.
rousseau, bu denemede, adindan da anlasilabilecegi gibi insanlarin arasindaki esitsizligin kaynagini anlamaya calisir. bunun icin, rousseau insanlarin primitif oldugu donemleri hayal eder ve insanin ilkel caglardan gunumuze nasil geldigini ve toplum gelisirken nasil esitsizliklerin de arttigini anlatir.
rousseau, ilkel ve dogal hayati utopik olarak resmeder. doga durumunda, insan bolluk icinde yasar. doga, insana karnini doyuracak derecede besini saglar ve insanin cok az calismasini gerektirir. bu toplumsuz bir yasam modelidir. (bkz: le mythe du bon sauvage)
rousseau, esitsizligin kaynaginin mulkiyet oldugunu dusunur. rousseau'ya gore, ilk esitsizlik, bir insanin "bu benim" demesi sonucu ortaya cikmistir. mulkiyet toplumu yaratmis, toplum yasalari ve yasalar da esitsizliklerin korundugu ve saglamlastirdigi politik sistemleri yaratmislardir. mesela (bkz: monarşi) ve (bkz: aristokrasi).
rousseau, bu denemede, adindan da anlasilabilecegi gibi insanlarin arasindaki esitsizligin kaynagini anlamaya calisir. bunun icin, rousseau insanlarin primitif oldugu donemleri hayal eder ve insanin ilkel caglardan gunumuze nasil geldigini ve toplum gelisirken nasil esitsizliklerin de arttigini anlatir.
rousseau, ilkel ve dogal hayati utopik olarak resmeder. doga durumunda, insan bolluk icinde yasar. doga, insana karnini doyuracak derecede besini saglar ve insanin cok az calismasini gerektirir. bu toplumsuz bir yasam modelidir. (bkz: le mythe du bon sauvage)
rousseau, esitsizligin kaynaginin mulkiyet oldugunu dusunur. rousseau'ya gore, ilk esitsizlik, bir insanin "bu benim" demesi sonucu ortaya cikmistir. mulkiyet toplumu yaratmis, toplum yasalari ve yasalar da esitsizliklerin korundugu ve saglamlastirdigi politik sistemleri yaratmislardir. mesela (bkz: monarşi) ve (bkz: aristokrasi).
devamını gör...
evlenilecek birey özellikleri
- yabancı dil bilmesi.
ingilizce bilmeyen biri ile yapabileceğimi düşünmüyorum. koca, global bir kültür eksik kalıyor ve onunla paylaşabileceğim şeyler inanılmaz azalıyor.
bunun dışındaki her yabancı dil, kendisine saygımı katlar.
- türkçe bilmesi.
eğer olur da yabancı ve ana dili türkçe olmayan biri ile birlikte olursam, benimle sadece türkçe ile anlaşabilecek derecede türkçe bilmesi, ilişkiyi inanılmaz derecede kolaylaştırır. aynı şeyi ben kendi ingilizce bilgim ile yapabilirim fakat dediğim gibi, kültürü farklı.
bunun dışında türk biriyle evlenmem için kendisinin türkçeye pek hakim olması gerek. kendi dilini bilmeyen, başka dilleri de öğrenemez ve asla kendini düzgün açıklayamaz; bu da zamanla çok büyük sorunlara sebep olabilir.
bahsedecekler için:
- tdk çalışanı aramıyorum. hayatım diller ve bunların hakkında her şey ile geçti. artık hayatımın bir parçası. bunlar olmadan ve bunları paylaşmadan biriyle ömür boyu yaşayabileceğime inanmıyorum.
- birini yabancı dil bilmediği için yadırgamam. hatta isterse öğrenmesi için yol da gösteririm. fakat ana dilini düzgün kullanamamak, bir şeylerin eksik olduğunu gösterir. *
- dediklerim kesin olmamakla birlikte, kendim hakkında yüksek olasılıklı tespitlerdir.
ingilizce bilmeyen biri ile yapabileceğimi düşünmüyorum. koca, global bir kültür eksik kalıyor ve onunla paylaşabileceğim şeyler inanılmaz azalıyor.
bunun dışındaki her yabancı dil, kendisine saygımı katlar.
- türkçe bilmesi.
eğer olur da yabancı ve ana dili türkçe olmayan biri ile birlikte olursam, benimle sadece türkçe ile anlaşabilecek derecede türkçe bilmesi, ilişkiyi inanılmaz derecede kolaylaştırır. aynı şeyi ben kendi ingilizce bilgim ile yapabilirim fakat dediğim gibi, kültürü farklı.
bunun dışında türk biriyle evlenmem için kendisinin türkçeye pek hakim olması gerek. kendi dilini bilmeyen, başka dilleri de öğrenemez ve asla kendini düzgün açıklayamaz; bu da zamanla çok büyük sorunlara sebep olabilir.
bahsedecekler için:
- tdk çalışanı aramıyorum. hayatım diller ve bunların hakkında her şey ile geçti. artık hayatımın bir parçası. bunlar olmadan ve bunları paylaşmadan biriyle ömür boyu yaşayabileceğime inanmıyorum.
- birini yabancı dil bilmediği için yadırgamam. hatta isterse öğrenmesi için yol da gösteririm. fakat ana dilini düzgün kullanamamak, bir şeylerin eksik olduğunu gösterir. *
- dediklerim kesin olmamakla birlikte, kendim hakkında yüksek olasılıklı tespitlerdir.
devamını gör...