ünlü bir yazar olduğunda buraya gelip ye kürküm ye diyecek misin merak ediyorum

not: izdihamdan kapıda kaldık..
devamını gör...

terörist ilan edilmeyen bir onlar kalmıştı. sağ olun, artık onlar da terörist*
devamını gör...

kar taneleri çoğunluğun düşündüğünün aksine eşsiz değildir. buradaki kaynağa göre sadece 35 farklı biçimde olabilirlermiş.
devamını gör...

bu 9 gün falan önceydi, hatırlamıyorum.
devamını gör...

daha geçenlerde 20 yaşında birisi atlamıştı galata'dan,şimdi de 18 yaşında birisi. söylenecek,sorgulanacak o kadar şey var ki..
sanırım bundan sonra galata kulesi'ne her gittiğimde kulenin ve istanbul'un güzelliğini değil ; acaba üstünde,yüreğinde nasıl bir yük ve acı vardı bu insanların onu düşüneceğim. içinde bulunduğumuz koşullar,yaşadığımız ülke,eğitim sistemi,ekonomi vs. derken umutsuzluk ele geçirdi birçok genci,ben de dahil. galata kulesi'nden atlamak, ki istanbul'un en kalabalık semtlerinden birinde intihar etmek belki öldükten sonra beni duyun, görün deme şekli belki bir haykırış..
gencecik insanların ömrünün baharında istiklal'i boydan boydan gezip belki ilk aşkıyla tepesine çıkacağı galata kulesi'nden bundan sonra ölüme atlamalarından korkuyorum.
devamını gör...

islam'da kabaca üç temel akım var:

1- mutezile: bunlar akılcıdır. kuran'ı dahi akla uygun yorumlamayı savunur. bunlar islam'ın daha güçlü akımları tarafından kafir ilan edilip kanlı bir şekilde yok edilmiştir. günümüzdeki modernist ya da tarihselci denilen ilahıyatçıların bu akımın devamı olduğu söylenebilir. halkta karşılığı kalmamıştır.

2- hariciler: bunlar islam'ı en katı yorumlayan gruptur. ne yazıyorsa o kardeşim düsturundadır. bilim ve sanata "dini" sebeplerle karşıdırlar ve bütün modern değerlere de kafirlik olduğu gerekçesiyle karşıdırlar. günümüzdeki selefilik, vahhabilik buradan gelir. en güncel örneği de ışid.

3- ehl-i sünnet: bunlar ise ikisinin arasında orta yolcu. aman ağzımızın tadı kaçmasın ali rıza efendi modunda takılırlar. bu akım aklı küçümsemese de itikad konularında haricilere daha yakındır. akıl konusunda da sorgulayıcı değil teslimiyetçidirler. yani "allah öyle yaptıysa öyledir, sorgulamak gereksiz hatta tehlikelidir" anlayışı var. en önemli kolu da eşarilik.

işte bu üçüncü akım, gazzali ve selçukluların nizamiye medreseleriyle islam dünyasında hakim akım haline geldi. diğer akımlar ya tebliğle asimile edildi ya da şiddet kullanılarak bastırıldı. bu akımdan önce anadolu'daki islam orta asya gelenekleriyle harmanlanmış, özünde iyi insan olma felsefesi olan kucaklayıcı bir müslümanlıktı. bunların temsilcileri bektaşilik, mevlevilik falandır. bilim ve sanata karşı olmadıkları gibi icra da ederlerdi. yunus emre gibi halk ozanlarında dahi bu tarz müslümanlığın esaslarını görürsünüz. hatta şanslıysanız dedenizde ninenizde bile bunu görebilirsiniz. fakat özellikle 80 darbesi sonrası köyler dahi nakşibendi tarikatlarına adeta teslim edildi. o insan sevmeyen, kötü bakışlı, çıkar cep telefonunu diyen dayılar işte o neslin ürünü. maalesef.

fakat bu kapsayıcı, bilimle, sanatla, hayatla kavgacı değil kucaklayıcı olan bu anlayış, maalesef nizamiye medreseleri üzerinden yayılan ehl-i sünnet anlayışıyla yok oldu. bugün mevlevilik deyince mevlana'nın bir iki sözü ya da turistik olarak yapılan sema gösterisinden başka bir şey aklımıza gelmiyor fakat bir zamanlar bu anlayışın anadolu'ya hakim olduğu unutulmasın. ben bu akımı 12. asır rönesansı'nda dini temelli de olsa bilgi ve sanat üreten kiliseye çok benzetiyorum. o birikim sayesinde avrupa'nın rönesans yapabildiği unutulmasın. islam dünyasında neden çıkmadığı da şimdi belki daha iyi anlaşılır.

ek bilgi için bkz:

imam gazzali
septem artes liberales

gazzali'nin yayılmasında önemli katkılarda bulunduğu ehl-i sünnet anlayışı* ise tamamen teslimiyetçi ve kadercidir. isyan ve sivil itaatsizlik yoktur. devletin bekası için din korunmalıdır anlayışı hakimdir. haliyle iktidarlar açısından da son derece faydalı bir araç olarak görülmüştür. bu akımın anadolu'ya yerleşmesi çok hızlı olmadı aslında fakat özellikle 19. yy'dan itibaren nakşibendilik ile birlikte kırsal kesimlere kadar nüfuz etmeye başladılar.

hakkını her daim arayıp osmanlı'ya dahi ayaklanmış anadolu köylüsü gitti, yerine kaderci, isyanı günah sayan, devlet büyükleri için ölen-öldüren, uslu mu uslu adeta "vur kafasına al ağzından lokmayı" diyebileceğimiz bir halk geldi. özellikle son dalga olan nakşibendilik, mantar gibi türemesi, biraz da ulaşım-iletişim araçlarının gelişmesiyle çok kısa zamanda tümden zehirledi bu coğrafyayı. zehirlemekle de kalmadı, devletin içine de çöreklendiler. bugün ülkücüler kendini nimetten saysa da devlette, bürokraside borusu öten grup nakşibendilerdir. said nursi'nin kendisinin de bir nakşi olduğunu belirteyim. onun kurduğu nurculuk da nakşiliğin bir koludur aslında. fethullah gülen cemaatinin de nurcuların bir kolu olduğunu unutmayın. milli mücadele sırası ve sonrasındaki dini isyanların alayının nakşibendiler tarafından yapıldığını da ekleyeyim. bunların en önemli taktiği ise kendilerine yapılan saldırıları islamiyete yapılıyormuş gibi göstermektir. sözlükte iki gündür avaz avaz bağıran cemaat destekçilerinde bile bu nevaleyi görebilirsiniz. hani diyorsunuz ya "yine mi mağdursunuz" diye, evet işte bunların taktiği budur. ne kadar tehlikeli olduklarını anlatmaya gerek yok, tarih yazıyor.

işte kaderci, teslimiyetçi, şarlatanların para, oy ve emek deposu haline gelmiş olan anadolu halkının kısa tarihidir bu.
devamını gör...

halis muhlis köy yumurtalarının galaksilerarası piyasa yaptığını gösteren durumdur. mekiğinizi kenara çekip 15-20 tane almak icap eder. maksat köylü teyzeler mutlu olsun. ayrıca andromeda'da bulamama ihtimali yüksek, bulmuşken zulalayın.
devamını gör...

azizler filmi oyuncu kadrosu

azizler filminde başrolleri engin günaydın, haluk bilginer, binnur kaya, irem sak, fatih artman ve öner erkan gibi isimler paylaşıyor. filmin kadrosunda ayrıca hülya duyar, gülçin santırcıoğlu ve okan yalabık da bulunurken; bergüzar korel ve halit ergenç de konuk oyuncu olarak filme katılıyor. 8 ocakta netflix'te.
buradan
netflix'in yeni projesi azizler iyi bir yapıma benziyor özellikle binnur kaya ve engin günaydın'ın olması beni epey heyecanlandırdı.
devamını gör...

klasik batı müziği ; avrupa kökenli müzik türüdür. yüksek kültürle anılır ve çok sesli olması en önemli özelliğidir.

klasik batı müziği dönemleri ;

*rönesans :tek sesli müzikten çok sesli müziğe geçiş yapılan dönemdir. bu dönemde din dışı müzikler, çalgılar ve çalgı toplulukları için yazılan müzikler yaygınlaşmıştır. ayrıca dans müzikleri ve dans eşliğinde müzikler akıcı bir şekilde yapılmıştır. klasik batı müziğinde bu dönemle birlikte armoni kuvvetlenmiştir.
önemli bestecileri josquin desprez, orlande de lassus

*barok : barok çağ ile birlikte batı müziği daha da gelişmiştir. bu dönem klavyeli çalgılar önemsenmiştir. karışık sesler ön plandadır. batı müziği artık zenginlik göstergesine dönüşmüştür. barok dönem opera denemeleri ile başlayıp bach 'ın ölümüyle son bulmuştur. vivaldi ve bach dönemin en önemli bestecileridir.

*klasik : klavyenin yerini piyanoya bıraktığı dönemdir. ve en önemli bestecisi dönemin mozart' tır.

*romantik :bu dönemle birlikte eğitim için adımlar atılır. melodi ve ritim bestelerde önem kazanır. dönemin bestecilerinden en önemlisi beethoven ve weber olmuştur.
devamını gör...

yönetmenliğini ve baş rölünü barış atay'ın yaptığı 2015 yapımı festival, drama filmi.
oldukça başarılı.
devamını gör...

oldukça benzer kavramlardır. sıkça karıştırılırlar.
kıskanmak daha negatif bir haldir. başkasında olan sende olsun istersin ama onda olmasını istemezsin. ona yakıştıramazsın.
her ne ise kıskanılan şey, sana daha çok yakıştığını düşünürsün ve sahip olmak istersin.
aynı zamanda güçlü bir duygudur da kıskançlık, yoğun bir enerjidir. kesinlikle hissettirir kendini.
kıskanan ve kıskanılan bünyede, o ya da bu şekilde negatif etki yapar.
bu yüzden o arkadaşlık da bir şekilde biter.

imrenmek ise biraz daha farklıdır. insan imrendiğinde ister fakat sadece kendinde olsun değil. basitçe ister.
bu istek bencilce de değildir. bir arkadaşının yeni bir araç aldığına sevine bilir. ve imrenedebilir aynı zamanda.
aynı aracın kendine de yakışacağını düşünebilir. ama bu arkadaşı için mutlu olmasına engel değildir.
imrenme istemektir aslında başkasında olan bir şeyi naifçe, kıskanmak ise sadece kendine ait olmasını istemektir bencilce.

yine en güzeli kafa sözlük.
devamını gör...

birçok sebebe bağlı olmakla birlikte genelde;
*soğutma suyunun azalması ya da bitmesi
*motor ısısını ölçen termostatın bozulması,
*soğutma fanı arızası,
*devirdaim pompasında kaçak olması,
*motor yağı eksikliği,
*araç gösterge panelindeki göstergelerin çalışmaması.
* motor kapak ve silindir contalarının deforme olması,

eğer hararet yükselirse ve motordan buhar çıkıyorsa, mutlaka kazaya sebebiyet vermeyecek, güvenli bir yerde aracı sağa çekin.
radyatör kapağını kesinlikle açmayın, motor suyu çok sıcaktır,vücudunuzda ciddi yanıklar oluşabilir.
aracın soğumasını bekleyin. mümkünse eger servis çağırın.gozunuzle aracın su hortumlarını gözle kontrol edin. hararet yapmış bir aracı sürmek için ısrar etmeyin.
devamını gör...

lübnan da doğmuş fakat kanada da büyümüş bir aktör. inanın bana hayatınız da bu adamdan daha mütevazi, daha kibar ve daha yardımsever bir ünlü göremezsiniz.
aktörlük başarılarına hiç girmeyeceğim çünkü çoğu kişinin bildiğine eminim (bkz: matrix). hayatında doğumundan itibaren bir çok zorluk çekmiştir bu güzel insan.

3 yaşındayken babası evi terketmiştir, ağır disleksi* sebebi ile birçok okuldan atılmış veya ayrılmak zorunda kalmıştır. 23 yaşındayken belkide hayatında en çok değer verdiği kişiyi, en yakın arkadaşını aşırı dozda uyuşturucudan kaybetmiştir. 27 yaşında kız kardeşine losemi teşhisi konulmuştur ve zor zamanlar geçirmiştir.* ilk defa 34 yaşında evlenmiştir fakat çocuğu ölü olarak dünyaya gelmiştir. bazı sebeplerden dolayı eşinden ayrılmıştır fakat ağır depresyona girmiş olan eşi 18 ay sonra araba kazası yaparak hayatını kaybetmiştir. belkide son yaşadığı trajediden dolayı bir daha evlenmemiştir.

keanu abimiz ayrıca 360 milyon dolarlık bir özsermayeye sahip olmasına rağmen hala toplu taşım kullanmaktadır. 20 seneyi aşkın süredir hastanelere yaptığı milyon dolarlık bağışların* açıklanmamasını istemiş fakat bir şekilde sızdırılınca keanu abimiz magazincilere sinirlenmiştir. en sevdiğim aktördür kısaca kendisi.*
şurdan da tatlış bir videosuna bakabilirsiniz.
devamını gör...

hesabını niye kapattın, beni çok üzdün dediğim yazardır. raskolnikov geri dönersen çok iyi olur.* yeni yazılarını ve öneri şarkılarını sabırsızlıkla bekliyor olacağım.!
devamını gör...

ciddi ciddi müge anlı izleyen insan kadar normal olan insandır.

isteyen survivor izler, isteyen harry potter buna biz karar veremeyiz kişisel tercihler neticede.
devamını gör...

uyuz hastalığı olarak bilinen ve bazı dönemlerde yaygınlaşabilen hastalıktır.
etkenin sarcoptes scabiei'dir.
primer lezyonu,derinin stratum korneum tabakasinda açtığı tüneldir,bu tünelin ucunda vezikül bulunur.(vezikül perle)
klinikte genellikle gece kaşıntıları olur.
topikal(krem gibi) tedavi gece tüm vücuda uygulanır.
birinci seçenek tedavi permetrin krem uygulamasıdır.
norveç uyuzunun tedavisinde ise oral ivermektin kullanılır.
devamını gör...

1064 yılında ani kalesinin fethi ile selçuklu türkleri doğunun kapısını ele geçirmişlerdi. fakat bu kapı onları için yeterliydi, 1069-1070 yılında birkaç akın yapıldıysa da bizans ordusu bu akınları püskürtmüştür. bilinmelidir ki alparslan'ın amcası tuğrul bey abbasi halifesinin kızı ile evliydi. abbasiler de kendilerine rakip olan fatımiler'in tasfiye edilmesini istemişlerdi. bu yüzden sultan alparslan'ın hedefi de mısırdaki fatımileri yok etmekti. bu işe de halep şehrinin kuşatılması ile başlamıştı.

üstteki yazarın dediği doğrudur. malazgirt savaşı bir savunma savaşıydı. çünkü yapılan antlaşmada selçuklu devletinin tek toprak talebi dahi yoktu. ancak bizans imparatoru'nun serbest bırakıldıktan sonra geri dönüş yolunda gözlerine mil çekilerek sürgüne yollanmasıyla antlaşma bozulmuştu. imparator hem savaş sırasında hem de savaştan sonra da ihanete uğramıştı. büyük selçuklu devleti, antlaşma bozulduktan sonra da anadolu'ya doğrudan girmedi. savaştan sonra anadolu'yu savunabilecek bir ordu kalmamıştı. büyük selçuklu devleti kendisinden toprak isteyen diğer türk beyleri'ne "anadolu'ya gidin orada toprak var" dedi. işte bu artuklular ve danişmendliler anadoluyu fethettiler. selçuklu hanedanının diğer kolundan olan ve büyük selçuklu devleti ile iyi geçinemeyen kutalmışoğlu süleyman şah ise iznik şehrini fethetti ve burayı başkent yaptı. yani büyük selçuklu devleti rey ve ısfahan'da mutluydu. anadolu onlar için çok da önemli değildi. şam ve halep'in ele geçirilmesi ile daha çok ilgilenmekteydiler.

bizans üzerine çalışan tarihçiler malazgirt savaşı için "sonun başlangıcı" derler.
devamını gör...

yaprak sarma fan kılap

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ülkemizin kurucusu, daimi yol göstericimiz, bugün özgürce aldığımız her nefesi borçlu olduğumuz ata'mızın hayata gözlerini yumduğu ve her sene boğazımıza bir yumru oturan gündür.

"ey büyük atatürk! açtığın yolda gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim."
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

helal olsun adama, iki konuşmanın aynı olduğunu farkettiği için değil iki konuşmayı dinleyebilecek kadar sabırlı olduğu için.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim