süredurum kuramı
kozmolojiye göre evrenin oluşumu ile ilgili iki temel teoriden birisidir.
bu teori birçok fizikçi tarafından evrenin başlangıcı olarak sayılan big bang teorisi* ile çelişmektedir.
teoriye göre evrenin belli bir başlama zamanı yoktur, yaklaşık olarak bugünkü haliyle mevcut olmuştur. büyük patlama teorisinde olduğu gibi evrenin genişlemekte olduğunu kabul etmektedir. fizikte bir genleşme söz konusu olduğun da birim hacimde ki madde miktarı azalır ve yoğunluk azalmış olur. bu teori hacmin genişlemesinin yanında yoğunluğun değişmediğini savunmaktadır. bunu da evrenin genişlemesine karşın azalan yoğunluğun, üretilen yeni maddelerle dengelenmesi ile açıklamakta ve yoğunluğun her zaman aynı olduğunu söylemektedir.
bu teori britanya'da küçük bir savunucu grubu dışında büyük kitlelere ulaşamamıştır. büyük patlama teorisine rakip bir teori olarak gösterilme çabası büyük patlama teorisini savunan fizikçilerin teorilerini geliştirmesine olanak vermiştir. 1964-65 yıllarında kanıtlanan, kalıntı ışınım olarak adlandırılan evrende ki nesnelerin durmaksızın bir birlerinden uzaklaşması olgusu büyük patlama teorisini destekleyen bir kanıt niteliğinde olmuştur.
bu gelişme bir çoğuna göre süredurum teorisinin sonunu işaret etse de savunucuları teoriyi kabul edilir duruma getirmek için çalışmışlardır. ancak kazanan big bang teorisidir.
bu teori birçok fizikçi tarafından evrenin başlangıcı olarak sayılan big bang teorisi* ile çelişmektedir.
teoriye göre evrenin belli bir başlama zamanı yoktur, yaklaşık olarak bugünkü haliyle mevcut olmuştur. büyük patlama teorisinde olduğu gibi evrenin genişlemekte olduğunu kabul etmektedir. fizikte bir genleşme söz konusu olduğun da birim hacimde ki madde miktarı azalır ve yoğunluk azalmış olur. bu teori hacmin genişlemesinin yanında yoğunluğun değişmediğini savunmaktadır. bunu da evrenin genişlemesine karşın azalan yoğunluğun, üretilen yeni maddelerle dengelenmesi ile açıklamakta ve yoğunluğun her zaman aynı olduğunu söylemektedir.
bu teori britanya'da küçük bir savunucu grubu dışında büyük kitlelere ulaşamamıştır. büyük patlama teorisine rakip bir teori olarak gösterilme çabası büyük patlama teorisini savunan fizikçilerin teorilerini geliştirmesine olanak vermiştir. 1964-65 yıllarında kanıtlanan, kalıntı ışınım olarak adlandırılan evrende ki nesnelerin durmaksızın bir birlerinden uzaklaşması olgusu büyük patlama teorisini destekleyen bir kanıt niteliğinde olmuştur.
bu gelişme bir çoğuna göre süredurum teorisinin sonunu işaret etse de savunucuları teoriyi kabul edilir duruma getirmek için çalışmışlardır. ancak kazanan big bang teorisidir.
devamını gör...
folloş baksır
sen ben gibi değil, böyle insanlar başarılı olur işte. tutku taktiri hak eder. hiç tanımıyorum seni komik nickli adam, ama yazmak istedim. şans yanında olsun. başka bir şeye ihtiyacın yok belli ki.
devamını gör...
emin çizenel
1949 malatya doğumlu, kıbrıslı türk ressam.
liseyi limasol'da okudu.
1974'te istanbul güzel sanatlar akademisinin yüksek resim bölümünden mezun oldu.
buradaki eğitimini devrim erbil atölyesi'nde gördü; mezuniyetinin ardından çalışmalarını bir süre viyana'da devam ettirdi.
1972-73 yılında ankara ve istanbul'daki "beş kıbrıslı genç ressam" sergisinde eserleri sergilendi.
ilk kişisel sergisi olan "çocukça 79", 1979'da lefkoşa'da gerçekleşti.
1989'da ankara'da gerçekleşen uluslararası asya-avrupa bienalinde kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti temsilcisi olarak yer aldı.
liseyi limasol'da okudu.
1974'te istanbul güzel sanatlar akademisinin yüksek resim bölümünden mezun oldu.
buradaki eğitimini devrim erbil atölyesi'nde gördü; mezuniyetinin ardından çalışmalarını bir süre viyana'da devam ettirdi.
1972-73 yılında ankara ve istanbul'daki "beş kıbrıslı genç ressam" sergisinde eserleri sergilendi.
ilk kişisel sergisi olan "çocukça 79", 1979'da lefkoşa'da gerçekleşti.
1989'da ankara'da gerçekleşen uluslararası asya-avrupa bienalinde kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti temsilcisi olarak yer aldı.
devamını gör...
valinin bim çalışanına hayatınızı yaşanmaz yaparız demesi
kasiyer çok iddialı olmuş centro gofrete söyleseymiş bari.
devamını gör...
metafor
dilin hayal alemidir. yunanca transform sözcüğü ile aynı köktendir. anlamı aslında aktarım demektir.
imge ile düşünceyi karşıdakine aktarmak işidir.
bunu dil ile yaparken de "gibi" kelimesi kullanmazsınız.
ahmet haşim'in merdiven şiiri türk edebiyatındaki en güzel örneklerdendir bu başlık adına.
edebiyat seven insanlara da selam olsun.
ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
sular sarardı yüzün perde perde solmakta
kızıl havaları seyret ki akşam olmakta... diye devam eder merdiven şiiri.
imge ile düşünceyi karşıdakine aktarmak işidir.
bunu dil ile yaparken de "gibi" kelimesi kullanmazsınız.
ahmet haşim'in merdiven şiiri türk edebiyatındaki en güzel örneklerdendir bu başlık adına.
edebiyat seven insanlara da selam olsun.
ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
sular sarardı yüzün perde perde solmakta
kızıl havaları seyret ki akşam olmakta... diye devam eder merdiven şiiri.
devamını gör...
sevilmediğini kabullenmek
sevginin, sevilmenin pekte ciddi pekte önemli bir şey olmadığını öğrenmiş biri olarak artık üzerine yoğunlaşmadığım durumdur.
bu illa kadın erkek ilişkisi olarak algılanmamalı bence. genel bir durumdur.
bir zamanlar yanınızda olan, sizi canından çok sevdiğini iddia eden insanları düşünün. şuan neredeler onlar?
sevgi, sevilme isteği insanın doğasından geliyor. ama şu da insanın doğasından geliyor ki, önce 'ben' algısı. önce ben diyen iç güdülerle, birilerini sev diyen iç güdüler bazen çarpışabiliyor. ve genelde önce ben diyenler kazanıyor. şuan yanınızda olmayan insanların bir çoğunun bu eylemi gerçekleştirme nedeni de bu zaten.
biri sizi sevmiyor ya da sevmekten vazgeçiyorsa muhtemelen kendisini daha çok seviyordur. sizi beğenmemiş olması, sizi hayatına yakıştıramıyor olması yine aynı yere çıkıyor. sizi kendisine layık görmüyor yani kendini daha üstün görüyor.
çok derin konular. kabataslak kurulacak cümleler bunlardır. derinlemesine düşündükçe yaşadıklarımı değerlendirdikçe sizde bu sonuca varacaksınız emin olun.
peki bu konuda ne yapacağız?
kendimizi sevmeyi öğreneceğiz. kendimizi sevip gereksiz teferruatlara girmeden ben 'bana zarar veren bu hissiyattan en çabuk nasıl kurtulurumun?' çözümünü bulacağız.
unutma önce 'ben'!..
bu illa kadın erkek ilişkisi olarak algılanmamalı bence. genel bir durumdur.
bir zamanlar yanınızda olan, sizi canından çok sevdiğini iddia eden insanları düşünün. şuan neredeler onlar?
sevgi, sevilme isteği insanın doğasından geliyor. ama şu da insanın doğasından geliyor ki, önce 'ben' algısı. önce ben diyen iç güdülerle, birilerini sev diyen iç güdüler bazen çarpışabiliyor. ve genelde önce ben diyenler kazanıyor. şuan yanınızda olmayan insanların bir çoğunun bu eylemi gerçekleştirme nedeni de bu zaten.
biri sizi sevmiyor ya da sevmekten vazgeçiyorsa muhtemelen kendisini daha çok seviyordur. sizi beğenmemiş olması, sizi hayatına yakıştıramıyor olması yine aynı yere çıkıyor. sizi kendisine layık görmüyor yani kendini daha üstün görüyor.
çok derin konular. kabataslak kurulacak cümleler bunlardır. derinlemesine düşündükçe yaşadıklarımı değerlendirdikçe sizde bu sonuca varacaksınız emin olun.
peki bu konuda ne yapacağız?
kendimizi sevmeyi öğreneceğiz. kendimizi sevip gereksiz teferruatlara girmeden ben 'bana zarar veren bu hissiyattan en çabuk nasıl kurtulurumun?' çözümünü bulacağız.
unutma önce 'ben'!..
devamını gör...
bugün sözlüğün biraz şey olması
kaos var, vahşet var. geç kalmışım. kim kazandı. biri bana özet geçsin lütfen
devamını gör...
yılın en yalnız yazarları
sözlükte etliye sütlüye karışmayan yazarlardır. liste başı benim efendim. diğer yalnızlar da kendisini yazsın bir zahmet. zira bu listede kimse kimsenin adını veremez. ancak yalnızlar yalnızlığını itiraf eder. ey yalnızlar, yalnız değilsiniz.
devamını gör...
normal olduğunu sanan normal sözlük yazarları
anormal diye sözlük bulamadık, ne yapalım?*
devamını gör...
kedi annesi
kedisini çocuğu gibi gören kadınların kendilerine ya da başkalarının kadınlara atfettiği sıfat.
kediyle ilgilenmek insan yavrusuyla ilgilenmekle eşit sayılır. maması, suyu, uyku vakti, aşısı, oyuncağı... kedilere de çocuk gibi muamele ettiğimiz için kedisi olan herkes kendini kedi annesi/babası olarak tanımlayabilir.
kediyle ilgilenmek insan yavrusuyla ilgilenmekle eşit sayılır. maması, suyu, uyku vakti, aşısı, oyuncağı... kedilere de çocuk gibi muamele ettiğimiz için kedisi olan herkes kendini kedi annesi/babası olarak tanımlayabilir.
devamını gör...
yazarların en türk özelliği
her şeyi kapatıp açarak ya da bir-iki tane yapıştırarak düzeltmek..hayır işe yarıyor da hep garip bir şekilde
devamını gör...
kırıcı değilmiş gibi görünse de aslında kırıcı olan şeyler
aşırı mutlu olduğum bir olayı anlatırken karşımdaki insanın "o değil de" diyerek beni bölüp alakasız bir şey anlatmaya başlaması. acaba "söylediklerin umurumda değil"in kibar hali olduğunu mu düşünüyorlar?
devamını gör...
plasebo etkisi
işe yarayan bir etkidir.
tecrübeyle sabittir.
tecrübeyle sabittir.
devamını gör...
normal sözlük'ün 30 yaş üstü yazar kaynaması
30 'uma 5 eklemiş biri olarak;
"algı yönetimim henüz tamamlanmadı,
oluşlara karşı fayda sağlama güdüm yok"
demeye çekinen düşüncenin başlığı olabilir derim.
bi tavsiye;
30 yaşlarında okuyacak olduğun bir mektup yaz kendine,
bizi daha çok seveceksin.
"algı yönetimim henüz tamamlanmadı,
oluşlara karşı fayda sağlama güdüm yok"
demeye çekinen düşüncenin başlığı olabilir derim.
bi tavsiye;
30 yaşlarında okuyacak olduğun bir mektup yaz kendine,
bizi daha çok seveceksin.
devamını gör...
virgülden sonra boşluk bırakılır tarikatı
genel olarak hep tarafsız olup bertaraf olan ben, bu oluşumu canı gönülden destekliyorum.
eğer üstüne bir de her cümleden sonra (bkz: üç nokta) kullanma anlayışını yıkmak da yapılacaklar arasına alınırsa yeni müritler bile kazandırabilirim. *
edit:
sayın yazar aşağılama içeren tanım #508297 sizinki olduğuna göre sanırım ironi. değilse de keşke noktalama işaretlerine gösterdiğiniz çabayı anlama üzerine de geliştirseydiniz.
eğer üstüne bir de her cümleden sonra (bkz: üç nokta) kullanma anlayışını yıkmak da yapılacaklar arasına alınırsa yeni müritler bile kazandırabilirim. *
edit:
sayın yazar aşağılama içeren tanım #508297 sizinki olduğuna göre sanırım ironi. değilse de keşke noktalama işaretlerine gösterdiğiniz çabayı anlama üzerine de geliştirseydiniz.
devamını gör...
en hüzünlü kelime
(bkz: keşke)
devamını gör...
ulaşılan en yüksek kilo ile şu anki kilo farkı
19 yıllık yaşamım boyunca ulaştığım en yüksek kilo, 2021 ocak ayında yapılan ölçüm sonucunda, 138.6 idi.
şimdi ise, 2021 haziran ayında yapılan ölçüm sonucu, 127.1.
aradaki fark ise 11.5 kilo.
kilolarımı verirken canım çıktı ama sonuçta başardım, daha da verilecek.
tanım: ulaşılan en yüksek kilo ile şimdiki kilomuz arasındaki farkı paylaştığımız başlık.
şimdi ise, 2021 haziran ayında yapılan ölçüm sonucu, 127.1.
aradaki fark ise 11.5 kilo.
kilolarımı verirken canım çıktı ama sonuçta başardım, daha da verilecek.
tanım: ulaşılan en yüksek kilo ile şimdiki kilomuz arasındaki farkı paylaştığımız başlık.
devamını gör...
işkence odası
bir pascal laugier filmidir.

iki bin sekiz yapımı bu filmi pascal laguier yazıp yönetmiştir. başkasını işe karıştırmamıştır. iyi ki de öyle yapmıştır. birkaç gündür “ şöyle de bir film vardı, adı da neydi, hatırlasam da tanım yazsam” diye dönene dönene düşünürken başlığa denk geldim. yazar arkadaşıma teşekkür ediyorum. beni bu filtreli dertlere gark olmaktan kurtardığı için.
bu filmi sinemada izlemiştim. ben korku filmlerinden çok korkarım. ama çok dediğimde zihninizde canlanandan çok daha fazla. yalnız başıma korku filmi izlerken bile arada korkunç sahneler geleceğini düşündüğüm anlarda telefona bakıyorum korktuğum çok belli olmasın diye.
işte bu film öyle telefona bakılarak korkusundan kurtulabildiğim bir film değildi. korkulacak bir şey var mıydı onu da bilmiyorum ama inanılmaz rahatsız olduğum için çok sevdiğim bir film olduğunu söyleyebilirim.
dini bir tarikat tarafından kaçırılıp işkence edilen küçük bir kızın on beş yıl sonra intikam almak için geri dönüşünün hikayesi. başlarda amaçsızca bir işkence heveslisi olduğunu düşündüm tarikat sonralara doğru daha manyakça bir amaçları olduğunu ortaya koyuyor. ve samimiyetimle söyleyebilirim ki güzel bir final ile bağlanmış film.
sevgili ı am melting lannn melting’e filmi hatırlamama yardımcı olduğu için teşekkür ederken tanımı film sahneleri gözümün önüne geldiği için korku ve tedirginlikle noktalıyorum.

iki bin sekiz yapımı bu filmi pascal laguier yazıp yönetmiştir. başkasını işe karıştırmamıştır. iyi ki de öyle yapmıştır. birkaç gündür “ şöyle de bir film vardı, adı da neydi, hatırlasam da tanım yazsam” diye dönene dönene düşünürken başlığa denk geldim. yazar arkadaşıma teşekkür ediyorum. beni bu filtreli dertlere gark olmaktan kurtardığı için.
bu filmi sinemada izlemiştim. ben korku filmlerinden çok korkarım. ama çok dediğimde zihninizde canlanandan çok daha fazla. yalnız başıma korku filmi izlerken bile arada korkunç sahneler geleceğini düşündüğüm anlarda telefona bakıyorum korktuğum çok belli olmasın diye.
işte bu film öyle telefona bakılarak korkusundan kurtulabildiğim bir film değildi. korkulacak bir şey var mıydı onu da bilmiyorum ama inanılmaz rahatsız olduğum için çok sevdiğim bir film olduğunu söyleyebilirim.
dini bir tarikat tarafından kaçırılıp işkence edilen küçük bir kızın on beş yıl sonra intikam almak için geri dönüşünün hikayesi. başlarda amaçsızca bir işkence heveslisi olduğunu düşündüm tarikat sonralara doğru daha manyakça bir amaçları olduğunu ortaya koyuyor. ve samimiyetimle söyleyebilirim ki güzel bir final ile bağlanmış film.
sevgili ı am melting lannn melting’e filmi hatırlamama yardımcı olduğu için teşekkür ederken tanımı film sahneleri gözümün önüne geldiği için korku ve tedirginlikle noktalıyorum.
devamını gör...
misafir
odadan çıkıp hoş geldiniz dememek için ölü taklidi yapıyorum.
devamını gör...
