klişe youtube yorumları
"oha çok erken geldim okuyacak hiç yorum yok ilk kez böyle bir şeyle karşılaşıyorum xnzn" diyen kişinin diğer yorumlarını incelediğimizde bu durumla ilk kez karşılaşmadığını anlarız...
devamını gör...
bu gece uyumayan yazarların tarihe tanıklık etmesi
tam beklemekten vazgeçtiğim zamanda olacak olanın olması ve tanık olamamam.*
devamını gör...
normal sözlük’ün büyümesi için yapılması gerekenler
beni büyütün
ağlatmayın
sahte düşlerle
oyalamayın..
herkesten bir parça olmalı bir yarısı akıllı bir yarısı deli olanlar,dört yanı akıllı bir yanı deli olanlar,herkes akıllıyken deli olanlar..azıcık delilik lazım buraya..
tıpkı eurovision'daki gibi oldu bir ben anladım sözleri ama müziği epey iyiydi..
ağlatmayın
sahte düşlerle
oyalamayın..
herkesten bir parça olmalı bir yarısı akıllı bir yarısı deli olanlar,dört yanı akıllı bir yanı deli olanlar,herkes akıllıyken deli olanlar..azıcık delilik lazım buraya..
tıpkı eurovision'daki gibi oldu bir ben anladım sözleri ama müziği epey iyiydi..
devamını gör...
hafızada yer kaplayan gereksiz bilgiler
sihirli annemdeki taciye konuşuyor gibi görünmesi için krem peynir yediriyorlarmış. alın bu bilgiyle ne yaparsanız yapın.
devamını gör...
bir bilen (yazar)
''bir bilene sormak'' deyimiyle alakası olduğunu düşündüğüm yazar.
devamını gör...
hemofili
a ve b olmak üzere iki türü olan bir kanama bozukluğu hastalığıdır.
hemofili a hastalığında pıhtılaşma kaskadında bulunan faktör 8 eksikliği görülür.
bu hastalık x'e bağlı resesif geçen bir hastalık olduğu için genellikle erkeklerde görülür(istisnalar mevcut) ki iyi ki öyledir yoksa adet kanamalarından dolayı çok kişi hayatını kaybederdi.
şikayet olarak genellikle yumuşak dokuda kanama(hematom) diz içi kanama(hemartroz) görülür.
laboratuvar bulguları içinde izole aptt uzunluğu görülür ve öncelikle karışım (mixing) testi yapılır.
tedavide desmopressin ve faktör 8 konsantresi,antifibrinolitik olan aminokaproik asit,traneksamik asit kullanılabilir.
hemofili b de ise faktör 9 eksikliği vardır.klinik olarak hemofili a ile aynıdır.
hemofili a dan farkı tedavide desmopressin kullanılmaz, faktör 9 konsantreleri verilir.
hemofili a hastalığında pıhtılaşma kaskadında bulunan faktör 8 eksikliği görülür.
bu hastalık x'e bağlı resesif geçen bir hastalık olduğu için genellikle erkeklerde görülür(istisnalar mevcut) ki iyi ki öyledir yoksa adet kanamalarından dolayı çok kişi hayatını kaybederdi.
şikayet olarak genellikle yumuşak dokuda kanama(hematom) diz içi kanama(hemartroz) görülür.
laboratuvar bulguları içinde izole aptt uzunluğu görülür ve öncelikle karışım (mixing) testi yapılır.
tedavide desmopressin ve faktör 8 konsantresi,antifibrinolitik olan aminokaproik asit,traneksamik asit kullanılabilir.
hemofili b de ise faktör 9 eksikliği vardır.klinik olarak hemofili a ile aynıdır.
hemofili a dan farkı tedavide desmopressin kullanılmaz, faktör 9 konsantreleri verilir.
devamını gör...
ağlayarak uyumak
yastık ıslanır. sonra diğer tarafını çevirirsin. ağlamanın verdiği rahatlıkla sıcak battaniyenin altinda uyursun. sabah bir kalkarsın gözler şişmiş. sorarlar. çok uyumaktan dersin. önemsemez geçerler.
devamını gör...
mezarlığın yanında ikamet etmek
balkona her çıktığında akıbetini görmektir.
devamını gör...
köpeksiz sokaklar istiyoruz
bence de doğru dürüst yerleri belli olsun köpeklerin.
ben köpeklerden fazlasıyla çekinirim bu çocukluktan kalan bir fobi belki ama tatlı yumuşak huylu köpeği bile sevemem ben. var bizim mahallede iki tane köpek yumuşak huylular ekmek versem ayaklarıma dolanırlar ve ben o an bayılabilirim.
sevmek zorunda değil herkes seven bakımını ve sorumluluğunu güzelce alıp baksın.
ben köpeklerden fazlasıyla çekinirim bu çocukluktan kalan bir fobi belki ama tatlı yumuşak huylu köpeği bile sevemem ben. var bizim mahallede iki tane köpek yumuşak huylular ekmek versem ayaklarıma dolanırlar ve ben o an bayılabilirim.
sevmek zorunda değil herkes seven bakımını ve sorumluluğunu güzelce alıp baksın.
devamını gör...
insanın bakış açısını değiştiren şeyler
bu konuda genellikle soyut şeylerden ya da spesifik olaylardan bahsedilir; ölüm, acı, gam, keder, aşk, trafik kazası vs. ben daha somut bir şeyden bahsetmek istiyorum: arkadaş. evet, bir arkadaş insanın hayatını iyi ya da kötü yönde değiştirir. değiştiremese de en kötü ihtimalle ivmelendirir. iyiysen daha iyiye gitmeni, kötüysen kötüleşmeni destekler. uzun zamandır kötü şeylerden bahsettiğimiz için bugün iyi taraftan bakacağız ve konuyu kapatacağız.
hayatta bizi en çok etkileyen faktörlerden biri mesleki tercihlerimiz ve gelişimimizdir. çoğumuzun çektiği en büyük sancı da var olan enerjimizi, çalışma arzumuzu hangi alana yönlendireceğimizi bilemememizdir. sözgelimi finans alanına yönelecek bir insanın önünde bir deniz uzanır. bir mühendisin birçok opsiyonu vardır ve hangi alanda uzmanlaşacağına karar vermekte çok zorlanır. iş deneyimi olmadan bu gerçekten zordur ve iş deneyimi için sizi şöyle bir çıkmaza sokarlar: falanca alanda iki yıl deneyimli. haha, çok ironik bir durumdur bu. deneyim kazanabilmeniz için açılan ilanlar çok kısıtlıdır ve kalanların çoğu da deneyim istemektedir. bu durumun bizde yarattığı motivasyon eksikliğini giderecek olan şey, sizin hayatınızı da değiştirecektir. ihtiyacımız olan bir bakış açısıdır aslında. bu bakış açısını da bir arkadaş, bir akşam yemeğinden sonra, çayınızı yudumlarken söyler size.
insanız, tutkularımız, arzularımız ve hayallerimiz var. bizdeki bu hasletlerin bir yönü, üzerimizde tahakküm kurabilmeleridir. görünürde çok güzel olan tutkularımız da hayallerimiz de bizi zehirliyordur. şöyle somutlaştıralım: sözgelimi farklı kültürlere merakı olan, ülke ülke gezmek isteyen bir insan, tüm odağını bu tutkusunu gerçekleştirmeye yönlendirir. buradan temellenen kişi için iş hayatıyla alakalı görüş, daha fazla boş zaman ve bu boş zamanı takviye edebilecek maddi güçtür. yani kişi daha az çalışarak para kazanmak, var olan standartların üstüne de farklı ülkeleri gezme, konaklama vs. gibi şeylere kaynak ayırabilmek ister. bu yüzden de kısa yoldan para kazanma hevesine kapılır ya da zaman-kazanç dengesini kuramadığı için kendisini sistemin dışına iter. bu büyük risktir ve kişiyi özgüvensiz, başıboş, iki tarafı da yürütememiş bir insan haline getirebilir.
işte bu gibi durumlarda, en büyük ilaç yeni bir bakış açısını kazanmaktır. kişi kendi kendine kaldığında, araştırma yaptığında, genellikle kendi istekleri doğrultusunda okumalar, dinlemeler yapar. farklı görüşleri dinlese de içselleştirmekte zorlanır çünkü tutkularının esiri olmaktadır. bu, hepimizde olan bir şey. farklı bakış açısına sahip bir arkadaş, kendi doğrularıyla, gerçekleriyle size konuşur. bu, bir gün önce ne yaptığını ya da hayatında ne gibi tökezlemeler olduğunu bilmediğiniz falanca gazetecinin size öğrettiğinden daha fazlasını öğretir. çok soyutlaştığının farkındayım, hemen örnekleyelim.
sözgelimi siz bu korkunç karmaşanın içerisindeyken, sistemi sorgularken, arkadaşınız çoktan bu sistemin gerçeklerini kabullenmiş ve buna boyun eğmiştir ve bu kabullenmişlikle bir yol kat etmiştir. en azından sizin kurduğunuz ütopyayı gerçekliğe yansıtmış, oradan kendi bakış açısına göre farklı kazanımlar elde etmiştir. hiç yoktan iyidir anasını satayım. dünyayı dört dönme hayali kurarken, bağcılar'dan beşiktaş'a gidemeyecek duruma gelmekten iyidir ve bu adam bu konumdadır. sizden de bunu tamamen reddetmemenizi, bir nebze kabullenme gerektiğini söyler. beklentilerinizi, taleplerinizi hiç olmazsa hayatı yorumlayış şeklinizi değiştirmenizi söyler size. siz de bu sayede bir durum analizi yapar, bir ona bir kendinize bakarsınız ve gelecekteki adımlarınızı ona göre atarsınız.
bazen arkadaşın bir davranışı, bir güzelliği size bir şey öğretir. sözgelimi sevdiklerine karşı değer bilmez bir halde, iyice çirkinleşmişsinizdir ve ısrarla bu tutumunuzu sürdürüyorsunuzdur. hak ettiğiniz şey esaslı bir terk ediliştir ama şu veya bu sebeple ilişkileriniz devam ediyordur. arkadaşınız da bir zamanlar çok sevdiği bir insanı kaybetmenin acı hatırasını taşımaktadır. siz, iki saat sonra sahilde kız arkadaşınıza türlü zorbalıklar yapacağınız bir buluşma için "2 gibi ayşe ile buluşacağım. bu ara çok tripli, kıracağım kalbini" dediğinizde, bir anda onun dönüp "çözülmeyecek hiçbir sorun yok. sarıl kardeşim, değerini bil. bir gün yollarınız ayrılır, saçlarının kokusunu özlersin" dediğini işitirsiniz. haha, beyin gerçekten çok enteresan çalışır. "saçlarının kokusu" bölümüne takılırsınız. evet, saçları ne güzel kokuyordur. saçları ayşe'nin kokusudur. o kokuyu içinize çekesiniz gelir. gidersiniz ve sarılıp koklarsınız saçlarını. ondan buna uygun, güzel bir yaklaşıö bulursunuz çünkü güzellik güzelliği doğurur. bir gün gidebileceğini düşünürsünüz, ona haksızlık ettiğinizi düşünürsünüz. acaba şu konuda çok mu üzerine gidiyorsunuzdur ? belki de adet dönemlerinde daha ılımlı olmalısınızdır. ilişkinizi daha güzel bir çerçeveye oturtmaya başlarsınız.
işte iyi arkadaş, bu gibi ince nüanslarla dokunur size. sizin için, belki birçokları için sıradan olabilecek kahverengi gözlerinin ne kadar güzel olduğunu anlarsınız. yaşamın bütünüyle bir mücadele yeri olduğunu, meydan okumak için fazla zayıf olduğunuzu anlarsınız. bir yerden başlamak gerektiğini anlarsınız. sizde var olan güzelliklere bir dostunuzun hasretlik çektiğini, onun için her şeyini verebileceğini anlarsınız. dert edilmeyecek şeyleri dert ettiğinizi, davranışlarınızın şımarıklık olduğunu anlarsınız. hayatı biraz olsun okuyabiliyorsanız, arkadaşınızın bir cümlesinin birçok sorunu çözmek için size önemli bir hatırlatma olabileceğini anlarsınız. velhasıl, iyi bir arkadaş hayatınızı değiştirir.
hayatta bizi en çok etkileyen faktörlerden biri mesleki tercihlerimiz ve gelişimimizdir. çoğumuzun çektiği en büyük sancı da var olan enerjimizi, çalışma arzumuzu hangi alana yönlendireceğimizi bilemememizdir. sözgelimi finans alanına yönelecek bir insanın önünde bir deniz uzanır. bir mühendisin birçok opsiyonu vardır ve hangi alanda uzmanlaşacağına karar vermekte çok zorlanır. iş deneyimi olmadan bu gerçekten zordur ve iş deneyimi için sizi şöyle bir çıkmaza sokarlar: falanca alanda iki yıl deneyimli. haha, çok ironik bir durumdur bu. deneyim kazanabilmeniz için açılan ilanlar çok kısıtlıdır ve kalanların çoğu da deneyim istemektedir. bu durumun bizde yarattığı motivasyon eksikliğini giderecek olan şey, sizin hayatınızı da değiştirecektir. ihtiyacımız olan bir bakış açısıdır aslında. bu bakış açısını da bir arkadaş, bir akşam yemeğinden sonra, çayınızı yudumlarken söyler size.
insanız, tutkularımız, arzularımız ve hayallerimiz var. bizdeki bu hasletlerin bir yönü, üzerimizde tahakküm kurabilmeleridir. görünürde çok güzel olan tutkularımız da hayallerimiz de bizi zehirliyordur. şöyle somutlaştıralım: sözgelimi farklı kültürlere merakı olan, ülke ülke gezmek isteyen bir insan, tüm odağını bu tutkusunu gerçekleştirmeye yönlendirir. buradan temellenen kişi için iş hayatıyla alakalı görüş, daha fazla boş zaman ve bu boş zamanı takviye edebilecek maddi güçtür. yani kişi daha az çalışarak para kazanmak, var olan standartların üstüne de farklı ülkeleri gezme, konaklama vs. gibi şeylere kaynak ayırabilmek ister. bu yüzden de kısa yoldan para kazanma hevesine kapılır ya da zaman-kazanç dengesini kuramadığı için kendisini sistemin dışına iter. bu büyük risktir ve kişiyi özgüvensiz, başıboş, iki tarafı da yürütememiş bir insan haline getirebilir.
işte bu gibi durumlarda, en büyük ilaç yeni bir bakış açısını kazanmaktır. kişi kendi kendine kaldığında, araştırma yaptığında, genellikle kendi istekleri doğrultusunda okumalar, dinlemeler yapar. farklı görüşleri dinlese de içselleştirmekte zorlanır çünkü tutkularının esiri olmaktadır. bu, hepimizde olan bir şey. farklı bakış açısına sahip bir arkadaş, kendi doğrularıyla, gerçekleriyle size konuşur. bu, bir gün önce ne yaptığını ya da hayatında ne gibi tökezlemeler olduğunu bilmediğiniz falanca gazetecinin size öğrettiğinden daha fazlasını öğretir. çok soyutlaştığının farkındayım, hemen örnekleyelim.
sözgelimi siz bu korkunç karmaşanın içerisindeyken, sistemi sorgularken, arkadaşınız çoktan bu sistemin gerçeklerini kabullenmiş ve buna boyun eğmiştir ve bu kabullenmişlikle bir yol kat etmiştir. en azından sizin kurduğunuz ütopyayı gerçekliğe yansıtmış, oradan kendi bakış açısına göre farklı kazanımlar elde etmiştir. hiç yoktan iyidir anasını satayım. dünyayı dört dönme hayali kurarken, bağcılar'dan beşiktaş'a gidemeyecek duruma gelmekten iyidir ve bu adam bu konumdadır. sizden de bunu tamamen reddetmemenizi, bir nebze kabullenme gerektiğini söyler. beklentilerinizi, taleplerinizi hiç olmazsa hayatı yorumlayış şeklinizi değiştirmenizi söyler size. siz de bu sayede bir durum analizi yapar, bir ona bir kendinize bakarsınız ve gelecekteki adımlarınızı ona göre atarsınız.
bazen arkadaşın bir davranışı, bir güzelliği size bir şey öğretir. sözgelimi sevdiklerine karşı değer bilmez bir halde, iyice çirkinleşmişsinizdir ve ısrarla bu tutumunuzu sürdürüyorsunuzdur. hak ettiğiniz şey esaslı bir terk ediliştir ama şu veya bu sebeple ilişkileriniz devam ediyordur. arkadaşınız da bir zamanlar çok sevdiği bir insanı kaybetmenin acı hatırasını taşımaktadır. siz, iki saat sonra sahilde kız arkadaşınıza türlü zorbalıklar yapacağınız bir buluşma için "2 gibi ayşe ile buluşacağım. bu ara çok tripli, kıracağım kalbini" dediğinizde, bir anda onun dönüp "çözülmeyecek hiçbir sorun yok. sarıl kardeşim, değerini bil. bir gün yollarınız ayrılır, saçlarının kokusunu özlersin" dediğini işitirsiniz. haha, beyin gerçekten çok enteresan çalışır. "saçlarının kokusu" bölümüne takılırsınız. evet, saçları ne güzel kokuyordur. saçları ayşe'nin kokusudur. o kokuyu içinize çekesiniz gelir. gidersiniz ve sarılıp koklarsınız saçlarını. ondan buna uygun, güzel bir yaklaşıö bulursunuz çünkü güzellik güzelliği doğurur. bir gün gidebileceğini düşünürsünüz, ona haksızlık ettiğinizi düşünürsünüz. acaba şu konuda çok mu üzerine gidiyorsunuzdur ? belki de adet dönemlerinde daha ılımlı olmalısınızdır. ilişkinizi daha güzel bir çerçeveye oturtmaya başlarsınız.
işte iyi arkadaş, bu gibi ince nüanslarla dokunur size. sizin için, belki birçokları için sıradan olabilecek kahverengi gözlerinin ne kadar güzel olduğunu anlarsınız. yaşamın bütünüyle bir mücadele yeri olduğunu, meydan okumak için fazla zayıf olduğunuzu anlarsınız. bir yerden başlamak gerektiğini anlarsınız. sizde var olan güzelliklere bir dostunuzun hasretlik çektiğini, onun için her şeyini verebileceğini anlarsınız. dert edilmeyecek şeyleri dert ettiğinizi, davranışlarınızın şımarıklık olduğunu anlarsınız. hayatı biraz olsun okuyabiliyorsanız, arkadaşınızın bir cümlesinin birçok sorunu çözmek için size önemli bir hatırlatma olabileceğini anlarsınız. velhasıl, iyi bir arkadaş hayatınızı değiştirir.
devamını gör...
hukuk okumak
girilen ortamda 5 dakikada bir hatirlatilmazsa kanun yetmezligi sendromu yasatan durum.
devamını gör...
merdümgiriz
dostlar bu kelimeyi yıllardır kendimle bagdaştirmam sonucunda bu sözlüğe girerken de bu nicki aldım. tam 2 aydır kullandığım bu nick artk adım gibi oldu. hatta adımdan bile daha çok duyar oldum bu kelimeyi. herkesin nick secme özgürlüğü var. herkes istediği nicki seçebilir. lakin bencil bir insan oldugum için merdumgiriz kelimesinin kullanılması beni bir tık* üzüyor. modlardan rica ediyorum. eğer bir daha merdumgiriz ile başlayan bir nick alınmaya çalıştığında " böyle bir nick kullanılamaz" uyarısı yapar mısınız? **
devamını gör...
her on yazardan dokuzunun aynı entryi girmesi
insanların çoğunun kendi fikirleri dışındaki fikirleri pek önemsememesi nedeniyle ortaya çıkan sinir bozucu durum. önemsemedikleri için başlıklara sadece yazma odaklı giriyorlar. "benden önce yazan olmuş mu?" diye merak edip okumuyorlar. bu yüzden mesela yanlış bildikleri bir şey varsa ve birisi doğrusunu yazmışsa onu da okumadıkları için yanlış bilgi üzerinden yorum yapmaya devam ediyorlar.
can sıkıcı...
can sıkıcı...
devamını gör...
nickaltı girilsin diye mesaj alımını kapatan yazar
yaptiklari ile söyledikleri birbiriyle çelişen birkaç yazarın olduğu başlık.
mesaj alımını kapatmak sözlükteki herkesin doğal hakkıdır. isteyen mesaj alımını açar/ isteyen kapatır. buraya kadar bir sorun yok. fakat nasıl mesaj alımını kapatmak doğal bir olay ise bir tek sizlere doğal olmamalı. birkaç gün önce de aynı yazarlar mesaj alımını kapatan başka yazarlara "nickalti girsinler diye mesaj alimlarini kapatıyorlar yiaaaaaağğg " diye laf atıyorken bu gün bu mesaj olayını kapatmanın çok normal bir durum olduğunu, kimseden mesaj almak istemediklerini, kimseyle konuşmak, tanışmak istemediklerini söylüyorlar. kendinizle çelişmeyin. komik duruma düşüyorsunuz *
bırakın insanlar istediğini yapsın sözlükte. nasil kendinize karışılmasını istemiyorsanız bir başka yazarın tercihlerine de siz karışmayın, saygı duyun.
mesaj alımını kapatmak sözlükteki herkesin doğal hakkıdır. isteyen mesaj alımını açar/ isteyen kapatır. buraya kadar bir sorun yok. fakat nasıl mesaj alımını kapatmak doğal bir olay ise bir tek sizlere doğal olmamalı. birkaç gün önce de aynı yazarlar mesaj alımını kapatan başka yazarlara "nickalti girsinler diye mesaj alimlarini kapatıyorlar yiaaaaaağğg " diye laf atıyorken bu gün bu mesaj olayını kapatmanın çok normal bir durum olduğunu, kimseden mesaj almak istemediklerini, kimseyle konuşmak, tanışmak istemediklerini söylüyorlar. kendinizle çelişmeyin. komik duruma düşüyorsunuz *
bırakın insanlar istediğini yapsın sözlükte. nasil kendinize karışılmasını istemiyorsanız bir başka yazarın tercihlerine de siz karışmayın, saygı duyun.
devamını gör...
bir erkeğin eş cinsel olduğunu anlama yolları
(bkz: eşcinsel olduğumu nasıl öğrendim)
teşekkürler.
teşekkürler.
devamını gör...
türkiye'den umudunu kesmek
turkiyeden değil de insanlarından umudumu kestim.
tepkisiz,duyarsız,liyakatsız, aşırı bencil,haset,hırsız ,düzenbaz bir millet ile yaşamak gerçekten yorucu.
beni bunaltıyor bu millet.
tepkisiz,duyarsız,liyakatsız, aşırı bencil,haset,hırsız ,düzenbaz bir millet ile yaşamak gerçekten yorucu.
beni bunaltıyor bu millet.
devamını gör...
geceye ilginç bir bilgi bırak
üzerinde üç renk bulunan kediler çoğunlukla dişidir.
devamını gör...


