başlığa o kadar güzel bilgiler girilmiş ki, tekrar akışa düşsün istedim. ben de bildiğim kadarıyla birkaç bilgi düşeyim. efendim bildiğimizden değil, duyuyoruz işte.

10 kez dünyanın en yaşanılabilir kenti seçilmiştir viyana. üst üste bu ünvanı kazanan tek şehirdir. benim bildiğim kadarıyla 40 yıldan fazladır şehri sosyal demokrat parti yönetir. belediye seçimlerini açık ara kazanırlar. avusturya için sağcı, ırkçı denir ama durum pek böyle değildir. özellikle viyana, sosyal demokrat ve yeşiller partisinin kalesidir. sağcı partiler avusturya’nın diğer eyaletlerinden çok oy alırlar ama ülkeyi uzun yıllar sosyal demokratların yönettiğini bir dipnot olarak düşeyim.

bu şehiri gezme fırsatınız olursa, ilk durağınız şehri yukarıdan göreceğiniz kahlenberg olsun. ikinci viyana kuşatmasında osmanlı ordusunun konuşlandığı yerdir. merzifonlu çadırını bu tepeye kurar. buradan tuna nehrinin şehri ikiye böldüğünü göreceksiniz. görsel ile anlatalım;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

gezilecek yerler listenize kraliyet sarayları, belvedere sarayı ki burada bir sanat galerisi de vardır. burada ünlü ressam gustav klimt e ait resimleri görün derim. ben öpücük adlı eseri burada görmüş ve “oha lan ne güzel resim” demiştim. ulusal kütüphane, sanat tarihi müzesi, aziz stefan dom katedrali, deli dahi çocuk mozart’ın evini, eğlenmek ve güzel yemekler için prater’i öneririm. şehrin en bi beğendiğim yapısı ise belediye binasıdır. gösterelim;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kimler geçmedi ki bu şehirden…
kafka, rilke, zweig, freud, stalin, hitler, mozart, beethoven, schubert, haydn, albert einstein (kısa süreliğine), o ünlü doppler kaymasını bulan christian doppler, ses hızının mucidi ernst mach, ozgur1ey…

bu şehire gelirseniz mutlaka bir klasik müzik dinletisi veya anlamasanız bile bir opera veya müzikal oyun izleyiniz. sizleri 17/18 yy götürecektir. özellikle denk gelirse amadeus müzikalini öneririm. şehrin tam ortasında devlet opera binası vardır. kime sorsanız gösterir. tuna nehri kenarında yürüyüş yapmayı ihmal etmeyin. şehir ile özdeşleşmiş ünlü kahvesi “wiener melange” ve bana göre ülkenin gururu olan beyaz şarabı “grüner veltliner” tadına bakın.

şehir hakkında yazılacak çok şey var ama bedava rehber bu kadar gezdirir. bu arada tam vaktidir, herkese iyi noeller…

kaynak olarak kendimi gösteriyorum efendim.
devamını gör...

ben değilim.

edit: erkeğim yeter la.
devamını gör...

galiba insanların "insan" olabilmesi konusu tam anlatılmamış. bazı "ateist" arkadaşlar eğer tanrı, allah varsa niye kötülükleri engellemiyor, niye açlıktan insanlar ölüyor... gibi şeyler söylüyorlar. galiba sanıyorlarki bu dünyada "imtihan"da olan insanlar değil de ""tanrı."
islama göre eğer biri aç ise doyurmak yada doyurmayı sağlayacak bir sistem kurmak müslümanların, insanların sorumluluğudur, imtihanıdır...
islama göre eğer biri herhangi bir insana, hayvana yada canlı, cansız birine zarar veriyorsa, onların zulmüne engel olmak ve adaletli şekilde cezalandırılmalarını sağlamak yada sağlayacak bir sistem bulmak müslümanların, insanların sorumluluğudur, imtihanıdır...
insanın yapması gerekenleri yapmayıp, sorumluluktan kaçıp, işi tanrıya havale etmesi, sonrada ya bu tanrı bu zalimlere niye ceza vermiyor demesi yanlıştır.
yaptıklarımız yada yapmadıklarımız ile biz imtihandayız, allah değil.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hâlâ açık mı diye merak ettiğim klüp.

konu ile ilgili arkadaşlar / moderatörler bilgi verirse sevinirim.

meğer çoktan devirmişim ben o yolu, eğer devam ediyorsa da hakkımı genç bir dimağa devretmek istiyorum, lütfen kayıtlara geçsin.
devamını gör...

apartmanda tek memnun olduğum komşum. ülkesinden her dönüşünde getirdiği vodkaların da bunda etkisi var tabi ki.
devamını gör...

kelimeler kifayetsiz....
13 can.... 13 şehit....
başımız sağ olsun.. şehitlerimize allah tan rahmet, ailelerine sabırlar dilerim....
devamını gör...

bizim var ya yatacak yerimiz yok. ne oluyoruz yahu? toplumumuzun geldiği noktaya bakın. lanet okuyup geçiyoruz. artık anne baba bile çocuklarını koruyamıyor ya da korumuyor, bilemem. ama bu nasıl bir sapkınlık, nasıl bir vicdansızlık? kim bilir bu küçük çocuğa gelene kadar kimlere, ne zararlar da vermiştir bu adam. ben ciddi anlamda korkuyorum artık.
devamını gör...

*kafiye'nin göz için olduğunu savunanlar

*kafiye'nin kulak için olduğunu savunanlar.
devamını gör...

şimdi ananı laciverde boyadım.
devamını gör...

oklokrasi, ayak takımının (bir toplumda genellikle aşağı görülen, toplumsal durumu, bilgi ve görgüsü aşağı olan kimselerin tümüne verilen ad) egemenliğidir.
siyasetteki çıkar ilişkileri sebebi ile nitelikli insanların siyasetten uzaklaşmasıdır.
devamını gör...

meşguliyeti olmayan beyin kısa zaman sonra gereksiz şeylerle ilgilenmeye başlar.
hiç bir şey yapmayan kişi sıkıntılarını tekrar tekrar çiğniyor gibidir. bu geviş getirme, beyni beklemediği gibi onu bitirir de.
irade terbiyesi/ jules payot
devamını gör...

ne diyebilirim ki tam bir vahşi...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

etrafındakileri dertleriyle rahatsız etmek istemeyen insandır.
devamını gör...

yeşil.
devamını gör...

genellikle evde kendime hazırladığım, çaydan sonra sevdiğim ikinci içecektir.
devamını gör...

kulaktan dolma bilgiler ile aktarılan, tarihsel yazılı kayıt bulunmayan şeylere inanmak mantıksızdır. zaten gerçekten kaynakları olsa inanmak gibi bir durum olmaz zira gerçek olurdu gerçekte gerçektir.

aklıma hypatia'ya ait olduğu söylenen şu söz geldi:

“masallar masal diye, efsaneler efsane diye anlatılmalıdır. boş inançları gerçek diye öğretmekten daha korkunç bir şey olamaz. çocuk aklı bunları kabul eder ve çocuk yanlış şeylere inanır. bu yanlış inançlardan arınmak çok zor olur, uzun yıllar alır. insanlar boş inançlara bir gerçekmiş gibi inanıp uğruna dövüşürler. hatta boş inançlar uğruna daha fazla dövüşürler çünkü boş inanç öylesine elle tutulmazdır ki çürütülmesi neredeyse olanaksızdır.” - hypatia
devamını gör...

dario argento tarafından çekilen, 1977 yapımı gerilim filmidir.


filmde susan bannion (jessica harper) adlı bir genç kız, new york'tan almanya'ya bir dans okuluna gider. okula gidişinin ilk gecesi korkunç bir fırtına ile karşılaşır. fırtına sırasında, okulun bahçesinde bir kızın koşarak kaçtığını görür. kızın dudaklarından dökülen iki kelimeye dikkat eder: sır ve süsen(bkz: çiçek türü). bu koşarak kaçan kızcağız gecenin ilerleyen saatlerinde vahşice katledilir. daha sonra anlaşılır ki bu okul, zamanında bir cadıya ait olan, mistisizm alanında ilerleyen bir okuldur. daha sonra dans okulu haline gelmiştir fakat cadılık okulda daimidir. sır ve süsen de cadıların saklandığı alana dair ipuçlarıdır.


filmi gaspar noe'nin climax'inde gördüğümde çok merak etmiştim. bu filmi izledikten sonra daha iyi anladım ki gaspar noe abimiz mükemmel bir insan. her iki filmi izlediğinizde ilhamın nereden, ne şekilde geldiğini çok iyi görüyorsunuz. renkler, sahneler, kadınlar, danslar, çocuklar ve içkiler, iki film arasındaki bağlantıyı kurmaya yetiyor.
2018 versiyonunu henüz izlemedim, fakat 1977'nin müzikleri dahi filmden etkilenmek için yeterli.
devamını gör...

derin nefes almak, ortamdan uzaklaşmak.
devamını gör...

ellerinde kitaplar ile kendisine çarpacak kızı bekliyor olabilir. tabi okulu çoktan bitirdiği için şansını arttırmak için kütüphaneye gitmelidir. ama hiçbir şey yapmadığı için de gitmeyecektir. nerden baksan tutarsızlık
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim