artı oylar gizli kalsın kampanyası
artı'yı kaldır, eksi'yi getir.
negatiflik ruhumuza işlemiş...
negatiflik ruhumuza işlemiş...
devamını gör...
lettres philosophiques
voltaire'ın iki yıl kadar süren ingiltere macerasından etkilenerek yazdığı mektuplardan oluşan eseri. dilimize ne yazık ki çevrilmemiştir. dönemin ingiliz ve fransız sistemi ve bu konuda voltaire'ın düşüncelerini okuyabileceğimiz eser yalnızca bunlardan ibaret değil ve oldukça kapsamlı yazılmış. ilk dört mektup; quaker'lar (17. yüzyılda kurulmuş olan ve kilisenin katı kurallarına uymayı reddeden, kendilerine dostlar ismini vermiş dini topluluk) hakkında uzun incelemelerden oluşurken ondan sonraki iki mektup daha yine mezhepler üzerinden ince eleştirilerden ve incelemelerden oluşuyor. açıkça bir fransa-ingiltere karşılaştırması olan eser; sanat, felsefe, bilim, ticaret ve politika konusunda iki ülkeyi sınıyor ve ingiltere'de kaldığı süreç boyunca ingilizlerden oldukça etkilenen voltaire açık ara fransayı ve fransız düşünürleri ağır eleştiriye tutuyor. eser ilk olarak 1733 yılında ingilizce olarak yayımlanıyor bundan tahmini bir sene sonra da fransızca olarak yayımlanıyor. bu kadar ağır eleştiri içeren bir eserin fransa tarafından sansürlenmesi hatta halk önünde yakılması ise kaçınılmaz elbette. kendi döneminde ne yazık ki eser toplatılıp halk içinde yakılıyor ve bu 'hastalıklı düşüncelerin' okunması fransa yönetimi tarafından engellenmeye çalışıyor. mektupların bir kısmının locke, bacon, newton, descartes ve alexander pope üzerine olduğunu da eklemek gerek.
--- alıntı ---
s'il n'y avait en angleterre qu'une religion, le despotisme serait à craindre; s'il y en avait deux, elles se couperaient la gorge; mais il y en a trente, et elles vivent en paix et heureuses
--- alıntı ---
--- alıntı ---
s'il n'y avait en angleterre qu'une religion, le despotisme serait à craindre; s'il y en avait deux, elles se couperaient la gorge; mais il y en a trente, et elles vivent en paix et heureuses
--- alıntı ---
devamını gör...
aklımın derinlikleri
#411277 tam böyle bir girişimdeyken ona yardım eli uzatıp sözlüğe bağlamak istiyorum. gitmiyorsun sakın ha... durr atlama.
devamını gör...
cuma namazı
5 vakit namaz kılmasamda aksatmamaya çalıştığım namaz . diğer namazlara göre 4 rekat sünnet kılınıp hutbeden vaaz verilir. sonra 2 rekat farz kılınıp ardından son 4 sünnet daha kılınıp bitirilir.
devamını gör...
asla anneme uçan tekme atmayacağım gerçeği
hmm, ilginç... sayın kafası karışık yazarın aklının ucundan dahi geçmeyen düşünce sözlüğün sol tarafından geçmiş.* bu gece çok komik başlıklar var, haydi hayırlısı. eksik olmayın.*
t: aklımdan geçmeyen gerçek.
t: aklımdan geçmeyen gerçek.
devamını gör...
islam’da kadının yeri
kuluçka makinesi.
erkek bebek doğana kadar durmayan , durması istenmeyen bir rahim.
soyu devam etmesi için muhtaç olunan , ama reglinde o rahimden tiksinilen kadın.
mahkemede bile 1 kadının sözüne değil ancak 2 kadının yeminine zor zekat güvenilmesi.!
islamda kadının yeri yoktur. lütfen kadın doğmayınız, ve kadın doĝurmayınız. ricaaa ediciyim...
erkek bebek doğana kadar durmayan , durması istenmeyen bir rahim.
soyu devam etmesi için muhtaç olunan , ama reglinde o rahimden tiksinilen kadın.
mahkemede bile 1 kadının sözüne değil ancak 2 kadının yeminine zor zekat güvenilmesi.!
islamda kadının yeri yoktur. lütfen kadın doğmayınız, ve kadın doĝurmayınız. ricaaa ediciyim...
devamını gör...
kız çocuk vs erkek çocuk
saygılı, hemcinslerini de karşı cinsini de koruyan, güçlü ama yıkıcı değil. karşı cinsini hor görmeyen ama kendini de ezdirmeyen, içinin güzelliği dışına vuran bir evlat... erkek ya da kız ne fark eder. önemli olan bu ince detaylar... cinsiyet boş mesele...
devamını gör...
normal sözlük'ün 30 yaş üstü yazar kaynaması
eee, yani kaynayınca ne oluyor ki. daha başka neler neler kaynıyor bir bilseniz genşler.
devamını gör...
bir kadına en çok yakışan aksesuar
küpe. yüzüne çok uyumlu, ışığını arttıran bir çift küpe. diyeceklerim bu kadar
devamını gör...
mamafih
mâmâfih – maamâfih (ﻣﻊ ﻣﺎﻓﻴﻪ)
arapça'da ma‘a “berâber”, mā “şey” ve fіhi > fіh “onda” ile ma‘a-mā-fіh anlamına gelir.
bununla berâber, durum böyle iken demektir.
arapça'da ma‘a “berâber”, mā “şey” ve fіhi > fіh “onda” ile ma‘a-mā-fіh anlamına gelir.
bununla berâber, durum böyle iken demektir.
devamını gör...
damdaki kemancı
fiddler on the roof ,senaryosu joseph stein'a, müzikleri jerry book'a,şarkı sözleri ise sheldon harnick'e ait olup ilk kez 1964'te broadway'de sahnelenmiş müzikal tiyatro oyunu ve aynı zamanda israilli oyuncu haim tapol'un başrolünde olduğu 1971 tarihli bir sinema filmidir. çarlık rusyası zamanında ukrayna sınırlarındaki anatevka köyünde yaşayan fakir bir ortodoks-yahudi ailenin başından geçen olayları anlatır. bu müzikal, türkiye'de de birçok defa sahnelenmiş;aynı isimle 1972 tarihinde film ve elveda rumeli isminde 2007 tarihli bir de dizi uyarlaması yapılmıştır.
başkarakter olan ve sütçülük yapan tevye oldukça komik ve canayakın bir insandır.tanrı ile tek taraflı şekilde konuşur,o'na dertlerini açar ve sürekli yakınır. hep hayal kurar, 'ah bir zengin olsaydım' der,sonra başlar isteklerini sıralamaya.
tevye'nin beş kızı vardır ve hepsi onun gözünde küçük birer çocuktur ama büyük kızının düğününde farkeder ki zaman çabucak geçip gitmiş,kızları artık büyümüştür.güneş bir doğuyor,bir batıyor; mevsimler ve yıllar birbirini takip ediyordur.
film genel anlamda bir komedi olsa da hiçbir sahnesinde gerçek hayattan koptuğunuzu hissetmezsiniz ki bu açıdan harika bir melodramadır.hem sosyolojik ve dini açıdan toplumsal eleştiriler vardır filmde, hem de fakir bir ailenin yaşadığı gündelik sıkıntılar. bu arada filmin ismi bambaşka bir detaydan gelmekte,bunu da filmi izlerken dikkat verip kolayca yakalamak mümkün.
başkarakter olan ve sütçülük yapan tevye oldukça komik ve canayakın bir insandır.tanrı ile tek taraflı şekilde konuşur,o'na dertlerini açar ve sürekli yakınır. hep hayal kurar, 'ah bir zengin olsaydım' der,sonra başlar isteklerini sıralamaya.
tevye'nin beş kızı vardır ve hepsi onun gözünde küçük birer çocuktur ama büyük kızının düğününde farkeder ki zaman çabucak geçip gitmiş,kızları artık büyümüştür.güneş bir doğuyor,bir batıyor; mevsimler ve yıllar birbirini takip ediyordur.
film genel anlamda bir komedi olsa da hiçbir sahnesinde gerçek hayattan koptuğunuzu hissetmezsiniz ki bu açıdan harika bir melodramadır.hem sosyolojik ve dini açıdan toplumsal eleştiriler vardır filmde, hem de fakir bir ailenin yaşadığı gündelik sıkıntılar. bu arada filmin ismi bambaşka bir detaydan gelmekte,bunu da filmi izlerken dikkat verip kolayca yakalamak mümkün.
devamını gör...
3 bin sma hastası çocuğun sadece izlenmesi
gerçekten sosyal medyada seslerini duyurmaya çalışsalar da devletin ilgilenmediği, görmezden geldiği çocuklardır. aklım almıyor, göz göre göre ölecek mi bu çocuklar? ... bebeğin 100 günü kaldı, ... bebeğin 50 günü kaldı.
devamını gör...
efe aydal
dinlemeyi sevdiğim podcast, kısa film yayıncısı.
devamını gör...
yazarların hesap isteme şekilleri
çay getirmesini beklerim. öyle bağırmaya, el kol işareti yapmaya gerek duymam. çayı getirince normal bir ses tonuyla '' hesabı da alabilir miyiz '' diye rica ederim.
devamını gör...
okullarda okutulan ders kitaplarının yetersiz olması
kesinlikle doğru bir başlık ve #1050460 müthiş bir tanım.
bu konuda biz de şikayetlerimizi ilettik gerekli kişilere. ama elbette sonuç alamadık. hatta il milli eğitim müdürü ile yaptığım bir konuşma aynen şöyle gelişti. eksiksiz yazıyorum:
ben: hocam ben dil sınıfı okutuyorum ama milli eğitim kitaplarında benim işime yarayacak tek bilgi yok.
müdür: hocam 3 kişi 6 ay uğraştı o kitapları yazmak için.
ben: hocam kitapların seviyesi öğrencilere ve sınava uygun değil.
müdür: hocam en azından meslektaşlarınızın emeğine saygı gösterin.
tuhaf mı? you know nothing jon snow!
bu konuda biz de şikayetlerimizi ilettik gerekli kişilere. ama elbette sonuç alamadık. hatta il milli eğitim müdürü ile yaptığım bir konuşma aynen şöyle gelişti. eksiksiz yazıyorum:
ben: hocam ben dil sınıfı okutuyorum ama milli eğitim kitaplarında benim işime yarayacak tek bilgi yok.
müdür: hocam 3 kişi 6 ay uğraştı o kitapları yazmak için.
ben: hocam kitapların seviyesi öğrencilere ve sınava uygun değil.
müdür: hocam en azından meslektaşlarınızın emeğine saygı gösterin.
tuhaf mı? you know nothing jon snow!
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
ben çok zayıfım. sıskayım ve boyum kısa.
devamını gör...
şeyma subaşı
öncelikle şeyma subaşı hakkında bir tanım gireceğim için utanıyorum.
neyse zannedilenin aksine çok zeki bir kadın kendisi. bakın hep söylerim bir kadın salağa yatıyorsa ve bunu gerçekten beceriyorsa zekidir. bu kadın da bu taktiği uyguluyor. ne olursa ne yaşarsa yaşasın sürekli pozitif mutlu ayaklarında. çok güzel değil eğitimli kültürlü de değil sadece karşısındaki erkeğin ne istediğini bilip ona göre davranıyor ve sonunda da istediği şeyi alıyor.şaka gibi ama salağa yata yata miami sosyetesine girdi.
neyse zannedilenin aksine çok zeki bir kadın kendisi. bakın hep söylerim bir kadın salağa yatıyorsa ve bunu gerçekten beceriyorsa zekidir. bu kadın da bu taktiği uyguluyor. ne olursa ne yaşarsa yaşasın sürekli pozitif mutlu ayaklarında. çok güzel değil eğitimli kültürlü de değil sadece karşısındaki erkeğin ne istediğini bilip ona göre davranıyor ve sonunda da istediği şeyi alıyor.şaka gibi ama salağa yata yata miami sosyetesine girdi.
devamını gör...
sokağa çıkma kısıtlamasına uyulmaması
sokak yasak ama poşet serbest. hal böyle olunca poşeti kapan kendini sokağa atıyor. al pacino'nun (bkz: şeytanın avukatı) filmindeki : bak ama dokunma, dokun ama tatma, tat ama sakın yutma sözleri gibi. birbiriyle ara sıra çelişen ve esneklikler gösteren kurallar bütünü.
devamını gör...
karşı cinste dikkat edilen ilk şey
yüzünün tümü;
bakışları, gülümsemesi, mimikleri..
sonrasında da ses tonu.
bakışları, gülümsemesi, mimikleri..
sonrasında da ses tonu.
devamını gör...
