@geç kalan koala yedekte olduğunu anlaman çok kolay, sen iki gün yazmadığında zaten hiç var olmamışsın gibi oluyorsa kadının davranışları , yani yokluğunu sorgulamıyorsa, muhtemelen yedektesin.
daha önce kimseyi yedeğe almadığım için ilk soruna cevap veremeyeceğim.
üçüncü sorun içinse cevabım bence ne yazık ki mümkün değil..

ayrıca erkek arkadaşlara bir öneride bulunmak istiyorum, trip atmak karşıdaki kadın için bir silah haline, ilgi çekme aracı haline ya da çok olağan bir duruma gelmişse lütfen ilişkinizi kesin. akıl sağlığınız için muhtemelen iyi olmayacak. hemcinslerim sizleri gerçekten çok seviyorum ama bazen ilgi manyaklığını ve kontrol manyaklığını çok abartıyoruz. ilk mesajı kimin attığı, kahveyi kimin ödediği gibi konular ilişkilerde önemsizdir. birbirinize ilgi duyduktan sonra uyduruktan teyyare sebeplerle lütfen birbirmizi hayattan soğutmayalım. hepinize sağlıklı ve mutlu ilişkiler diliyorum. ayrıca *
devamını gör...

3 tane ravenloft romanında (bkz: king of the dead), (bkz: lord of the necropolis), (bkz: i, strahd: the war against azalin) kendisi hakkında tonla şey öğrenebileceğimiz, enteresan ve trajik bir hayatı olmuş, hayatı bittikten sonra, bir yaşayan ölü * olarak özgür olabilmek için yapmadığı şeyi bırakmamış kurgu karakteri. artık kullanmadığı orijinal ismi firan zal'honan'dır.

king of the dead epey detaya boğuyor okuru bu lich hakkında. yine gene deweese * tarafından yazılmış olan lord of the necropolis ise daha sürükleyici bir roman. başka bir yazar tarafından (bkz: p.n. elrod) kaleme alınmış olan i, strahd: the war against azalin ise heyecanlı bir macera kitabı. üç kitap da fantezi sever herkese tavsiye edilir. hem de şiddetle.

not: mevzubahis romanlardan ilki ölülerin kralı, üçüncüsü ise ben, strahd - azalin'le savaş olarak dilimize kazandırılmıştır. google aramalarımda ikincisinin türkçe çevirisine rastlayamamışımdır. * ekleme: bir aratma daha sonucu 2. kitabın da türkçeye kazandırıldığını şimdi öğrenmişimdir. hatta yeni hatırladım, ben bunun türkçesini de okumuştum lan asırlar önce! (bkz: ölüler şehrinin efendisi) ben üç romanın da ingilizcesini okuduğumdan, yukarıda kendilerinden orijinal isimleriyle bahsetmişimdir.

darkon'un amansız karanlık lordudur. daha doğrusu darkon'a hapsolmuştur aslında. öncesinde knurl... burada hükmetmektedir. hatta kanunları uygulamak konusunda o kadar acımasızdır ki kendi oğlu bile bundan nasibini en acı biçimde alır. zaten azalin'in hikayesindeki kilit noktalardan biri, abisinin ismi olan irik'i kendisine ad olarak layık gördüğü oğludur. yani onun kanunları çiğnemesi ve ardından azalin'in (yani henüz bir undead olmadığından firan'ın) oğlu için verdiği karar sadece oğlu için bir trajedi değildir ve babasını da bir hayalet gibi kovalar sürekli. azalin, ölümsüzlüğü aradığı gibi oğluna yeniden hayat vermenin yollarını da arayacaktır hep.

kendisi ravenloft'tan kaçabilmek için bir şeyler denemiştir ve kitaplarda epey heyecanlı bölümlerdir bunlar diyebilirim. ayrıca bir "undead" olmaktan da hiç memnun değildir. kalesi avernus'ta bir odadaydı galiba... öyle bir yerde bir şeyler hissedebilmesi ona iyi geliyordur ve burada kudreti de geçici olarak artıyordu. ayrıca uzun bir süre yeni büyüler ezberleyemez azalin, karanlık güçlerin onu mahkum ettiği bir lanet yüzünden. ona hep gülen, onunla dalga geçen, onu kandırıp bu "yaratığa" dönüşmesini cazip gösteren ve onun emellerine ulaşmasında ona hep engel olmak için her şeyi yapacağını düşünen karanlık "dış güçler"... bu yeni büyü ezberleyememesi strahd von zarovich ile olan savaşında epey önemli bir noktadır. yani bir "wizard" için yeni büyüler öğrenmemek büyük bir kabus ve bunu "düşmanının" öğrenmesi ona ekstra kozlar verebilir.

azalin, d&d'de 18. seviyedeki bir lich olarak gösterilmiştir. yani bu kesinlikle güçsüz olduğu anlamına gelmese de forgotten realms wizard'larını düşündüğümüzde oradaki larloch, elminster gibi karakterlerin yanından geçemez kudretlilik bakımından. yalnız, bu d&d setting'lerini kendi değişkenliklerine göre değerlendirmek olur en doğrusu; yani ola ki azalin'i bir forgotten realms campaign'ine dahil etmemiz gerekseydi kendisini çok daha güçlü şekilde entegre etmemiz gerekirdi.

ayrıca kendisi de rte gibi bir lord olmasına rağmen ama en az 3-5 çocuk yapın demek yerine ismiyle "azalın" demektedir belki de. kim bilir. hatta kendisine azal'lan da denmektedir. ciddiyimdir. acaba azalarak bitmesi mi istenmektedir "dıj güçler"ce?
devamını gör...

tarkan’ın karma albümü vardı, eski tarzından çok farklı bir tarzda çıkarttığı albüm... onun gibi farklı bir anlayış çağını başlatabilecek sesleniştir.
bakalım karma felsefesindeki gibi yaptıklarımızın, yazdıklarımızın, oyy verdiklerimizin sözlüğe doğrudan ama yararlı bir etkisi olacak mı?
devamını gör...

profiterol ile hem yapım hem tat açısından neredeyse aynılar. demin pastaneden on tane aldım kusana kadar yiyeceğim, çok lezzetli.
devamını gör...

düğün seven insan normal değildir.
devamını gör...

eğer sapık değilse ve belli bir entelektüel birikimi varsa normal insandır. kaçmanıza falan da gerek yoktur. tabii her şey dozunda iyidir. siz bu mecralarda her ne kadar 3 maymunu oynasanizda patolojik bir durumunuz yoksa siz de düşünüyorsunuzdur. nihayetinde normal, insansı bir içgüdüden bahsediyoruz. beslenme gibi. tabii kişisel tercihlere, inanca vs. göre de bunu kontrol edebilmeniz size kalmıştır.
devamını gör...

bir ara test etmiştim* ve üstün zekalı çıkmıştım*. bunu abime söylemiştim koşa koşa*. bunu oradan test ettiğin için değilsin demişti. valla ben kendimde hiç üstün zekalı havası görmüyorum.
devamını gör...

ilçe olandır bu, yemek olan değil.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bunu paylaşmazsam olmazdı.
devamını gör...

kıyasları artarak devam edeceği için sürekli mutsuz olacak insandır. biraz aynadakine göre yaşasa her şeyi halleder ama haberi yok enayinin. dünyada kıyas yapacak insan onun için hiç bitmeyecek.
devamını gör...

peygamber olmak isteyen ilk işsiz.
devamını gör...

oldum olası, yaşadigim evde hüzün eksik olmadı sözlük. bir hüzün döngüsü içinde dönüp durduk sürekli. mutlu olduğumuz günler de oluyor ama arkasından muhakkak hemen bir sıkıntılı gün takip ediyor. böyle bir aile içinde annem ve babamın kahkaha attığını çok gormemisimdir. sohbet olur muhabbet olur ama sen şakrak kahkahalı espirili ortamlik bir aile değildik genelde. halbuki ben böyle olmak istesem de bu döngünün içinde buna yer olmuyor sanki. bazen kuzenime gidip kalıyorum. aile ortamına girdiğimde muhakkak gülecek bir şey buluyorlar. sohbetlerinden kahkaha eksik olmuyor. oradan hiç ayrılmak istemiyorum görünce. fakat sonra tekrar kendi evime dondugumde bu eksiklik içimi kaplıyor. her ne kadar ailem bir arada olsa da ben de eğlenceli, gülmeyi bilen bir aile ortami isterdim. belki de bu yüzden arkadaş ortamında en çok güldürmeye çalışan ben oluyorum etrafimi. buna ihtiyacım olduğunu hissediyorum sözlük. muhabbet etmekten keyif aldığım ortak şeylere gulebildigim bir ortamım olsun istiyorum daha çok. ama anne ve babanın sürekli gergin ilişkisi içinde neye gülüp ne ile eglenebilirsin ki? kendi içinde nasıl mutlu olmayı basarabilirsin?
senin secmedigin ama sevmek durumunda birakildigin kişilerin hayatını bu kadar etkilemesi bazen yoruyor.
devamını gör...

ben damadına aşık olan kayınpeder haberini okumuştum. tosunum diye şiir yazmıştı damadına... ne günlere kaldık.
devamını gör...

herkes ve her şey zamana yenik düşer.
devamını gör...

"içimde hep ne olduklarını bilmediğim gizli ve meçhul ümitlere sarılmıştım."
peyami safa- dokuzuncu hariciye koğuşu
devamını gör...

din, millet, ölüm ve buna benzer, toplumun en hassas ve ciddiyetle yaklaşılan kavramları hakkında yapılan mizah türü. herkesin yapabileceği türden bir mizah çeşidi olmadığı için sivri zeka ve pek tabii birazcık da cesaret ister. kara mizahta belki de en acı düşüncelerimiz mizah konusu yapılarak okuyan kişileri güldürme ve güldürürken acıları da kabullendirme amacı güdülür. ki, bu da hayatımızdaki travmatik olayları atlatmamızda bizlere fayda sağlar.
devamını gör...

“gregor samsa, bir sabah, korkulu bir rüyadan uyanınca yatağının içinde kendini korkunç bir hamam böceği olarak buldu.”
dönüşüm
devamını gör...

insanların yüzünü gülümseten, içi içine sığmayan sözlük abimizin doğum günüymüş. görür iç karartıcı yazımı hemen nickaltına koşar ya da bir mesaj atar. kızım bu ne böyle azıcık neşelen der. bugün de isterim ki senin yüzün gülsün. hatta arttırıyorum her gün gülsün. ne kadar büyük olsanda herkes senin 18 inden gün almış bir delikanlı olduğunu biliyor.
off millet bu yaptığımıza nickaltı yalakacılığı diyooo abii.. bir de ben muziplik yapmadan duramam bilirsin hemen durumu kurtarayım o zaman. aslan ha aslan burcu bak bu olmayacaktı!
bir aslan miyav dedi minik fare kükredi, fareden korktu kedi pırrr diye uçuverdi..

doğum günü çocuğuna gelsin benden..
devamını gör...

bu millet neler izledi, neler dinledi.

devamını gör...

bilinen ilk adı gönülçelen oda, salinger'a ait bir romandır. romanı bizzat ana karakterin dilinden okuyorsunuz. ana karakterin içsel yolculuğuna birlikte çıkıyorsunuz da denilebilir. karakterin peşinde olduğu şey ise samimiyettir. ben kitabı okurken birçok yerde kopup gitmiştim, bazı sayfaları yeniden okumuştum. tüm bunlara rağmen kitap sürükleyici ve akıcıydı. zaten salinger hikayelerini seviyorsanız dile de rahatlıkla adapte oluyorsunuz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim