23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı
gazi mareşal mustafa kemal atatürk'ümüzün tüm çocuklara armağanıdır. sonsuz şükran, sevgi ve saygıyla ata'mm..
devamını gör...
cözülemeyen sudoku (yazar)
'doğum günü kutlu olsun' yazarı.
iyi ki doğmuş ve yazar olmuş. iyi, güzel, keyifli yazar. iyi ki yazar.
keyifli sözlükler sayın doku. öpüldünüz... *
iyi ki doğmuş ve yazar olmuş. iyi, güzel, keyifli yazar. iyi ki yazar.
keyifli sözlükler sayın doku. öpüldünüz... *
devamını gör...
kadının aldatması vs erkeğin aldatması
eylemlerin cinsiyeti olmaz ikisi de karaktersizlik yapmış sayılıyor. ve aldatmak sadece fiziksel değil duygusal yönden de olduğunda iğrenç bir durum.
devamını gör...
mükemmeliyetçilik
her zaman daha iyiye daha güzele daha doğruya olan inancın vücut bulmuş halidir.
alelade yapılan bir iş tatmin etmez. üstün körü, elinin ucuyla, düşünüp araştırmadan etraflıca gözlemlemeden yapılan her iş yarımdır. öyle değil midir?
hep daha iyisi olduğuna hep daha iyiyi yapabileceğine inanır mükemmeliyetçi kişiler.
kimilerine göre hastalık gibi gelmiş ama tam aksine doğru kullanıldığında ve doğru düşünme şekline ulaşıldığında insanı geliştiren daha iyi olabilmeye teşgik eden bir özelliktir.
takıntılarla karıştırmamak ya da takıntı boyutuna getirmemek gerekir. zaten mükemmeliyetçi insan kendi iç huzurunu da en mükemmel seviyede olsun ister ve nerede duracağını bilir. bilmez mi?
günümüz şartlarında her şeyi baştan savma şekline getiren ve eğer biraz dikkat ediyor daha iyisi olsun istiyorsan seni hemen hasta, takıntılı, abartan olarak gören bir zihniyet palazlandı malesef. 'ee bu kadar oluyor. benim elimden bu kadar geliyor. siz çok abartıyorsunuz' ların arkasına sığınarak kendilerini olması gereken gibi göstermeye çalışan bir kitle var.
eve usta çağırıyorum misal yılların ustası gözlerime bakarak 'ee banu hanım anca bu kadar oldu diyor' ustalık tarihinde böyle bir söz eminim sadece bu yıllara denk düşüyordur. adamı gönderip arkasında bozduğu yerleri düzeltip sonra fotoğrafını atıyorum bakın diye.
özellikle işini başkasına yaptırmak zorunda kaldıysan vay haline. beğenmek istiyorsun bak zorluyorsun kendini ama olmuyor. 'aynı göz aynı duyu aynı hayal gücü karşımdakinde yok mu?' diyorsun. bu da seni bir süre sonra tabi 'acaba ben hasta mıyım yahu? ' getiriyor.
hasta değilsin güzel kardeşim değilsin. insanların bir çoğu tembelliği ve iş bilmezliği şiar edindiği ve bu durumu çok benimsediği için seni öyle lanse etmek kolaylarına geliyor.
yaptığın iş her neyse yapabildiğinin en iyisini yapmak istemek yapmaya çalışmak hastalık onu savsaklamak normal. hadi ya?
alelade yapılan bir iş tatmin etmez. üstün körü, elinin ucuyla, düşünüp araştırmadan etraflıca gözlemlemeden yapılan her iş yarımdır. öyle değil midir?
hep daha iyisi olduğuna hep daha iyiyi yapabileceğine inanır mükemmeliyetçi kişiler.
kimilerine göre hastalık gibi gelmiş ama tam aksine doğru kullanıldığında ve doğru düşünme şekline ulaşıldığında insanı geliştiren daha iyi olabilmeye teşgik eden bir özelliktir.
takıntılarla karıştırmamak ya da takıntı boyutuna getirmemek gerekir. zaten mükemmeliyetçi insan kendi iç huzurunu da en mükemmel seviyede olsun ister ve nerede duracağını bilir. bilmez mi?
günümüz şartlarında her şeyi baştan savma şekline getiren ve eğer biraz dikkat ediyor daha iyisi olsun istiyorsan seni hemen hasta, takıntılı, abartan olarak gören bir zihniyet palazlandı malesef. 'ee bu kadar oluyor. benim elimden bu kadar geliyor. siz çok abartıyorsunuz' ların arkasına sığınarak kendilerini olması gereken gibi göstermeye çalışan bir kitle var.
eve usta çağırıyorum misal yılların ustası gözlerime bakarak 'ee banu hanım anca bu kadar oldu diyor' ustalık tarihinde böyle bir söz eminim sadece bu yıllara denk düşüyordur. adamı gönderip arkasında bozduğu yerleri düzeltip sonra fotoğrafını atıyorum bakın diye.
özellikle işini başkasına yaptırmak zorunda kaldıysan vay haline. beğenmek istiyorsun bak zorluyorsun kendini ama olmuyor. 'aynı göz aynı duyu aynı hayal gücü karşımdakinde yok mu?' diyorsun. bu da seni bir süre sonra tabi 'acaba ben hasta mıyım yahu? ' getiriyor.
hasta değilsin güzel kardeşim değilsin. insanların bir çoğu tembelliği ve iş bilmezliği şiar edindiği ve bu durumu çok benimsediği için seni öyle lanse etmek kolaylarına geliyor.
yaptığın iş her neyse yapabildiğinin en iyisini yapmak istemek yapmaya çalışmak hastalık onu savsaklamak normal. hadi ya?
devamını gör...
cennette devrim yapmaya çalışan adam
herkes hurilerle keyif yaparken aşk acısı çeken, sevdiği cehenneme düşmüş adamdır. ya da homoseksüeldir, bakir öldüğü için cennete düşmüş, ancak sonsuza kadar dayanamayacağını anlamıştır.
devamını gör...
la bu modlar size ne etti
hepsi iyi güzel insanlar. ama (bkz: hi my i run) bazılarına çalı süpürgesi ile saldırmış olabilir diye düşünüyorum.
devamını gör...
şeytan olsaydınız yapacağınız şeyler
bazı insanlardan kötülük 101 dersi alırdım sanırım, papucumu ters giydirdiklerine göre öğrenecek çok şey var.
devamını gör...
yazarları ağlatan şarkılar
bugün "kağıttan hayatlar" adlı filmi izledim. selda bağcan "ağlama anne" diyene kadar ağlamamıştım. ama bu ses ve bu şarkıya dayanabilecek yürek yoktur fikrimce.
devamını gör...
birsen tezer
sesi çok duru olan bir sanatçımız.
şunu dinleyen kim hayır diyebilir?
şunu dinleyen kim hayır diyebilir?
devamını gör...
jack london
asıl adı (bkz: john griffith chaney) 12 ocak 1876 doğumlu amerikalı yazardır. çocukluğunu anne ve baba sevgisinden mahrum geçiren jack küçük yaşta babası tarafından terk edildi. daha doğmadan babası çocuğu aldırmak istemiş, annesi direnmiş hatta yaralanmıştır. jack ismini ve london soy adını üvey babasından almıştır.
eğitim hayatı bizlere göre biraz tuhaf ilerlemiş 14 yaşında okulu bırakıp serüven dolu bir hayat yaşamış. 19 yaşına geldiğinde 4 yıllık ortaöğrenimini bir yılda tamamlayarak california üniversitesine girdi. ancak öğrenimi yine yarım bıraktı. üniversitenin ikinci yılında okulu bıraktı.
macera ve politik yazılar yazan jack london;
(bkz: suikast bürosu) kitabında birçok siyasal göndermeler yapmıştır.
yazınsal hayatına geniş okur kitlesi bulan; son of the wolf (1900 kurt kanı) kitabıyla adım attı. ona kalıcı ün sağlayan kitabı the call of the wild ( 1903 vahşetin çağrısı); beyaz diş, demir ökçe yanar gün gibi kitapları yazarın önemli kitaplarındandır. en kalıcı ve en popüler olan kitabı martin eden dir. bunun yanı sıra iki tane de otobiyografi kitabı vardır. diğer dillere en çok çevrilen amerikalı yazarlar arasında ilk üçe giren yazar 50 den fazla kitap yazmış ve 1916 da hayatını yitirmiştir.
eğitim hayatı bizlere göre biraz tuhaf ilerlemiş 14 yaşında okulu bırakıp serüven dolu bir hayat yaşamış. 19 yaşına geldiğinde 4 yıllık ortaöğrenimini bir yılda tamamlayarak california üniversitesine girdi. ancak öğrenimi yine yarım bıraktı. üniversitenin ikinci yılında okulu bıraktı.
macera ve politik yazılar yazan jack london;
(bkz: suikast bürosu) kitabında birçok siyasal göndermeler yapmıştır.
yazınsal hayatına geniş okur kitlesi bulan; son of the wolf (1900 kurt kanı) kitabıyla adım attı. ona kalıcı ün sağlayan kitabı the call of the wild ( 1903 vahşetin çağrısı); beyaz diş, demir ökçe yanar gün gibi kitapları yazarın önemli kitaplarındandır. en kalıcı ve en popüler olan kitabı martin eden dir. bunun yanı sıra iki tane de otobiyografi kitabı vardır. diğer dillere en çok çevrilen amerikalı yazarlar arasında ilk üçe giren yazar 50 den fazla kitap yazmış ve 1916 da hayatını yitirmiştir.
devamını gör...
moderatörlerin düşman asker olması
ismini vermek istemediğim bir moderatörün, benim hakkım olan son pamuk şekeri yediğini söyleyip şahsımı aç ve tatlısız bırakmasıyla kanaatine vardığım acı gerçek. bununla da kalmadı, ağlama hahaha dedi ve beni gözyaşlarına boğan şeytani bir gülüş sergilemeye devam etti.
bu haksızlığa karşı sessiz durmayın sayın yazarlar. eşitlik nerede kaldı. bugün benim pamuk şekerime olan yarın sizin doğum günü pastanıza olur. mağdurum.
bu haksızlığa karşı sessiz durmayın sayın yazarlar. eşitlik nerede kaldı. bugün benim pamuk şekerime olan yarın sizin doğum günü pastanıza olur. mağdurum.
devamını gör...
ah bir ataş ver
muhteşem bir ege türküsü, 9/4'lük ölçüsü olan zeybek havasıdır. dumlupınar denizaltısına gelen son emirin "konuşabilirler, türkü söyleyebilirler ve isterlerse sigara da içebilirler.'' olması üzerine söylenmiş türküdür. her dinlediğimde tüylerim diken diken olur.
sözleri
ah, bir ataş ver, cigaramı yakayım
sen sallan gel, ben boyuna bakayım (x2)
uzun olur gemilerin direği
çatal olur efelerin yüreği
ah, yanık olur anaların yüreği
ah, vur ataşı gavur sinem ko yansın
arkadaşlar uykulardan uyansın (x2)
uzun olur gemilerin direği
çatal olur efelerin yüreği
ah, yanık olur anaların yüreği
ah bir ataş ver
sözleri
ah, bir ataş ver, cigaramı yakayım
sen sallan gel, ben boyuna bakayım (x2)
uzun olur gemilerin direği
çatal olur efelerin yüreği
ah, yanık olur anaların yüreği
ah, vur ataşı gavur sinem ko yansın
arkadaşlar uykulardan uyansın (x2)
uzun olur gemilerin direği
çatal olur efelerin yüreği
ah, yanık olur anaların yüreği
ah bir ataş ver
devamını gör...
ilk buluşmada 5 lahmacun gömen hatun
o zaman sınır 4.aman hatunlar 4'ü geçmeyin bari.
devamını gör...
sözlük radyosu
üzerine kafa patlattığımız hede.
var mıdır tecrübesi olan, işi bilen tekniğe hakim kimseler aramızda ?
var mıdır tecrübesi olan, işi bilen tekniğe hakim kimseler aramızda ?
devamını gör...
içinde hapsolmak istediğiniz yıl
1923
devamını gör...
sülaledeki en başarılı kişi ve mesleği
benim abim, inşaat mühendisi. sülalede geriye kalanların hepsi beden eğitimi öğretmeni başka meslek yok.
devamını gör...
yazarların en türk özelliği
her şeyi ama her şeyi son ana bırakmak.
devamını gör...


