bülbülü öldürmek
herkes genelde romandan bahseder, ben de biraz filminden bahsedeyim. romanı bir çırpıda okur bitirirsiniz çok güzeldir. ancak filmi sindire sindire seyretmek gerek çünkü filmde sinema adına pek çok detay var.
1963 akademi ödüllerinde 8 dalda aday olur, üç tanesini alır. bunlardan ikisi ; en iyi erkek oyuncu akademi ödülü - gregory peck ve en iyi uyarlama senaryo akademi ödülü - horton foote dir. kazandığı diğer ödül en iyi sanat yönetmeni akademi ödülüdür. o zaman bu ödül siyah-beyaz ve renkli filmler için ikiye ayrılmıştır. siyah-beyaz dalında ödülü alır.
aday olup kaybettiği ödüller ise:
en iyi film akademi ödülü yapımcısı alan j. pakula ile,
en iyi yönetmen akademi ödülü için robert mulligan,
en iyi yardımcı kadın oyuncu akademi ödülü için mary badham,
en iyi görüntü yönetmeni akademi ödülü için russell harlan ( o zaman bu ödül siyah-beyaz ve renkli filmler için ikiye ayrılmıştır. siyah-beyaz dalında aday olmuştur.),
en iyi film müziği akademi ödülü elmer bernstein
ilginç olabilecek bir kaç bilgi :
- rol gregory peck' e teklif edilince peck kitabı satın alıp tek oturuşta kitabı bitirmiş ve tereddütsüz rolü kabul etmiş.
- senaryo ödülünü alan horton foote ödülü almayı hiç beklemediği için oscar törenine katılmamış bu nedenle kazandığı ödülü filmin yapımcısı ( aynı zamanda pek çok filmde de başarılı yönetmenlik yapan) alan j. pakula onun adına ödülü almış.
- atticus finch’in kızı scout’ı canlandıran mary badham, henüz 10 yaşındayken oscar’a aday gösterilerek o dönemde oscar’a aday olan en genç isim olmuş ve o sene ironik bir şekilde ödülü bir başka çocuk oyuncu patty duke’a kaybetmiş.
- robert duvall' ın sinemada ki ilk rolü bu filmdedir. rolü için saçlarını sarıya boyatan, karakterinin fiziksel özelliği için altı hafta boyunca güneş görmeden, role hazırlanma sürecinin çoğunu insanlardan kaçarak geçirmiş.
- filmin açılış sahnesinin çekildiği gün romanın yazarı harper lee seti ziyaret eder ve o sahne sırasında ağlamaya başlar. sahnenin çekimleri bitince peck, harper lee’nin yanına gelir ve neden ağladığını sorar. atticus karakterini kendi babasından esinlenerek yazan lee ise peck’in babasına epey benzediğini, hatta babasının belli bir yaştan sonra sahip olduğu ufak göbeğin aynısının peck’te de olduğunu söyler ünlü oyuncuya. peck ise gayet karizmatik bir cevap verir : “o bahsettiğin göbek değil harper, sağlam bir oyunculuk.”
- yazarın babası amasa lee de atticus gibi yalnızca bir avukat değil, ayrıca eyalet meclis üyesidir ve atticus gibi dul kalmış bir babadır. amasa lee de finch gibi siyahi bir davalının avukatlığını yapmıştır.
- gregory peck, rolüne hazırlanırken amasa lee ile tanışma şansına erişir, fakat filmin çekimleri sırasında baba lee hayatını kaybeder. harper lee ise film tamamlandıktan sonra babasına benzerliğinden ötürü babasının saatini ve zincirini peck’e verir. atticus finch ile oscar ödülü’ne uzanan peck ise ödül törenine bu saati ve zinciri takarak giderek bir saygı duruşunda bulunmuş olur.
- ünlü mahkeme sahnesinde, tom robinson’ı canlandıran brock peters konuşması sırasında ağlamaya başlar. sahnenin provaları sırasında karakterin ağlaması ile ilgili bir şey konuşulmamıştır. brock, sahnenin yoğunluğu ile konuşması esasında ağlamaya başlar ve sahne bu şekilde filmde yer alır.
-yukarıda belirttiğim sanat yönetmenliği oscarını almasında en büyük etken sanat yönetmenleri alexander golitzen ve henry bumsteadin kitapta olayların geçtiği maycomb kasabasını 225 bin dolar bütçe ile yeniden inşa etmeleridir. otuzdan fazla binanın yer aldığı bu yeniden yapım kasabada, sadece güney eyaletlerinde görülen yapı özelliklerine bile dikkat edilmiştir. filmin mahkeme salonu da bu şekilde yeniden inşa edilir.
- gregory peck'in mahkemedeki 7 dakika 30 saniye süren kapanış konuşması tek seferde çekilmiş. peck, oscarı kazandıktan sonra bu sahne ile ödülü alacağına emin olduğunu söylemiş.
imdb.com sitesinden çevrilmiştir.
1963 akademi ödüllerinde 8 dalda aday olur, üç tanesini alır. bunlardan ikisi ; en iyi erkek oyuncu akademi ödülü - gregory peck ve en iyi uyarlama senaryo akademi ödülü - horton foote dir. kazandığı diğer ödül en iyi sanat yönetmeni akademi ödülüdür. o zaman bu ödül siyah-beyaz ve renkli filmler için ikiye ayrılmıştır. siyah-beyaz dalında ödülü alır.
aday olup kaybettiği ödüller ise:
en iyi film akademi ödülü yapımcısı alan j. pakula ile,
en iyi yönetmen akademi ödülü için robert mulligan,
en iyi yardımcı kadın oyuncu akademi ödülü için mary badham,
en iyi görüntü yönetmeni akademi ödülü için russell harlan ( o zaman bu ödül siyah-beyaz ve renkli filmler için ikiye ayrılmıştır. siyah-beyaz dalında aday olmuştur.),
en iyi film müziği akademi ödülü elmer bernstein
ilginç olabilecek bir kaç bilgi :
- rol gregory peck' e teklif edilince peck kitabı satın alıp tek oturuşta kitabı bitirmiş ve tereddütsüz rolü kabul etmiş.
- senaryo ödülünü alan horton foote ödülü almayı hiç beklemediği için oscar törenine katılmamış bu nedenle kazandığı ödülü filmin yapımcısı ( aynı zamanda pek çok filmde de başarılı yönetmenlik yapan) alan j. pakula onun adına ödülü almış.
- atticus finch’in kızı scout’ı canlandıran mary badham, henüz 10 yaşındayken oscar’a aday gösterilerek o dönemde oscar’a aday olan en genç isim olmuş ve o sene ironik bir şekilde ödülü bir başka çocuk oyuncu patty duke’a kaybetmiş.
- robert duvall' ın sinemada ki ilk rolü bu filmdedir. rolü için saçlarını sarıya boyatan, karakterinin fiziksel özelliği için altı hafta boyunca güneş görmeden, role hazırlanma sürecinin çoğunu insanlardan kaçarak geçirmiş.
- filmin açılış sahnesinin çekildiği gün romanın yazarı harper lee seti ziyaret eder ve o sahne sırasında ağlamaya başlar. sahnenin çekimleri bitince peck, harper lee’nin yanına gelir ve neden ağladığını sorar. atticus karakterini kendi babasından esinlenerek yazan lee ise peck’in babasına epey benzediğini, hatta babasının belli bir yaştan sonra sahip olduğu ufak göbeğin aynısının peck’te de olduğunu söyler ünlü oyuncuya. peck ise gayet karizmatik bir cevap verir : “o bahsettiğin göbek değil harper, sağlam bir oyunculuk.”
- yazarın babası amasa lee de atticus gibi yalnızca bir avukat değil, ayrıca eyalet meclis üyesidir ve atticus gibi dul kalmış bir babadır. amasa lee de finch gibi siyahi bir davalının avukatlığını yapmıştır.
- gregory peck, rolüne hazırlanırken amasa lee ile tanışma şansına erişir, fakat filmin çekimleri sırasında baba lee hayatını kaybeder. harper lee ise film tamamlandıktan sonra babasına benzerliğinden ötürü babasının saatini ve zincirini peck’e verir. atticus finch ile oscar ödülü’ne uzanan peck ise ödül törenine bu saati ve zinciri takarak giderek bir saygı duruşunda bulunmuş olur.
- ünlü mahkeme sahnesinde, tom robinson’ı canlandıran brock peters konuşması sırasında ağlamaya başlar. sahnenin provaları sırasında karakterin ağlaması ile ilgili bir şey konuşulmamıştır. brock, sahnenin yoğunluğu ile konuşması esasında ağlamaya başlar ve sahne bu şekilde filmde yer alır.
-yukarıda belirttiğim sanat yönetmenliği oscarını almasında en büyük etken sanat yönetmenleri alexander golitzen ve henry bumsteadin kitapta olayların geçtiği maycomb kasabasını 225 bin dolar bütçe ile yeniden inşa etmeleridir. otuzdan fazla binanın yer aldığı bu yeniden yapım kasabada, sadece güney eyaletlerinde görülen yapı özelliklerine bile dikkat edilmiştir. filmin mahkeme salonu da bu şekilde yeniden inşa edilir.
- gregory peck'in mahkemedeki 7 dakika 30 saniye süren kapanış konuşması tek seferde çekilmiş. peck, oscarı kazandıktan sonra bu sahne ile ödülü alacağına emin olduğunu söylemiş.
imdb.com sitesinden çevrilmiştir.
devamını gör...
enflasyon
fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artış demektir. burada dikkat edilmesi gereken şey tek mal fiyatı değil, sepete dahil edilen tüm mallar olması gerektiği ve artışın bir defalık değil sürekli olması gerektiğidir. fiyatlar genel düzeyindeki sürekli düşüşe ise deflasyon denir. enflasyon artışı var ancak enflasyon artış hızının yavaşlamasına ise dezenflasyon denir. geçici (mevsimsel) etkilerden arındırılmış enflasyona çekirdek enflasyon denir. enflasyon ekonominin talep tarafından kaynaklı ise talep enflasyonu denir. enflasyon arz cephesinden kaynaklı ve maliyetlerin yükselmesi sonucu ortaya çıktıysa maliyet enflasyonu denir. ülkedeki yapısal sorunlardan kaynaklı ise yapısal enflasyon denir. ayrıca artış hızına göre, enflasyon çok düşük düzeyde ise mesela %3 gibi sürünen (ılımlı) enflasyon, iki haneli rakamlara ulaştıysa %15 gibi yüksek (dörtnala) enflasyon, artık enflasyon kontrol edilemez duruma ulaştıysa %300 gibi hiperenflasyon denir. hiperenflasyonu geçmişte almanya deneyimleri, bir gazete almak için bir el arabası para taşımak gerekiyordu.(şaka sananlar olabilir, şaka değil gerçek) deflasyonu ise japonya yaşadı. (başka bir başlıkta neden enflasyonun deflasyona göre iyi bir şey olduğunu açıklayacağım)
devamını gör...
türban tayt topuklu ayakkabı
dün, gün boyu karşıma çıkan başlık.
yahu ne muhabbet dönmüş. cümbüşü kaçırmışım.
eskiden derdim ki böyle giyinen kapalı kadınlar için ya bu nasıl bir tutarsızlıktır? ya olması gerektiği gibi kapanın ya da açılın böyle iş mi olur?
sonra ne oldu bilmiyorum. ben niye insanların neyi nasıl yapmaları gerektiğini sorguluyorum ki? ben kimim ki? diye düşünmeye başladım. en fazla eleştirdiğimle kalırım. o yine istediği gibi giyinecek. sanki ben çok mu doğruyum? kaldı ki doğru olsam ne olur? onları yargılamak bana mı düşer?
yahu ne muhabbet dönmüş. cümbüşü kaçırmışım.
eskiden derdim ki böyle giyinen kapalı kadınlar için ya bu nasıl bir tutarsızlıktır? ya olması gerektiği gibi kapanın ya da açılın böyle iş mi olur?
sonra ne oldu bilmiyorum. ben niye insanların neyi nasıl yapmaları gerektiğini sorguluyorum ki? ben kimim ki? diye düşünmeye başladım. en fazla eleştirdiğimle kalırım. o yine istediği gibi giyinecek. sanki ben çok mu doğruyum? kaldı ki doğru olsam ne olur? onları yargılamak bana mı düşer?
devamını gör...
tanım
kafa sözlük 5-11 nisan haftası tanım istatistikleri:
5 nisan pazartesi günü kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
5486
6 nisan salı günü kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
5360
7 nisan çarşamba günü kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
5179
8 nisan perşembe günü kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
4912
9 nisan cuma günü kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
4525
10 nisan cumartesi günü kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
4934
11 nisan pazar günü kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
6208
son bir haftada kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
36609
son 1 haftadaki verilere göre günlük ortalama tanım sayısı:*
5229,85
genelde günlük ortalama tanım:
4087,57
grafik:
5 nisan pazartesi günü kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
5486
6 nisan salı günü kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
5360
7 nisan çarşamba günü kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
5179
8 nisan perşembe günü kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
4912
9 nisan cuma günü kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
4525
10 nisan cumartesi günü kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
4934
11 nisan pazar günü kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
6208
son bir haftada kafa sözlük'e girilen toplam tanım sayısı:
36609
son 1 haftadaki verilere göre günlük ortalama tanım sayısı:*
5229,85
genelde günlük ortalama tanım:
4087,57
grafik:
devamını gör...
seri oylamanın sözlüğe zarar verdiği gerçeği
açıkçası takip ettiğim yazarlara seri iltifat olarak seri oy veriyorum ama mutlaka o verdiğim tanımı vaktimin bolluğuna göre yavaş veya hızlı bir şekilde okuyorum.
bu sözlüğe çok emek veren ve aralarında gerçekten kendi fikrini başlıkla olağanüstü şekilde birleştirerek -nüktedan ya da bilgi verici farketmez- tanımını okutan yazarlar var. muhteşem seçilmiş şiirler paylaşan yazarlar var. bazen onların da boşluğa savurdukları tanımlar oluyor elbette, hani bakıyorum laf ola beri gele diye yazılmamışsa yine artı oyluyorum.
dünyayı güzellik ve emek kurtaracak, artı oylamak da güzelliktir.
bu sözlüğe çok emek veren ve aralarında gerçekten kendi fikrini başlıkla olağanüstü şekilde birleştirerek -nüktedan ya da bilgi verici farketmez- tanımını okutan yazarlar var. muhteşem seçilmiş şiirler paylaşan yazarlar var. bazen onların da boşluğa savurdukları tanımlar oluyor elbette, hani bakıyorum laf ola beri gele diye yazılmamışsa yine artı oyluyorum.
dünyayı güzellik ve emek kurtaracak, artı oylamak da güzelliktir.
devamını gör...
whitney houston
güney afrika'nın melezlerinin bayıldığı amerikalı şarkıcı, söz yazarı, oyuncudur. burada başlık açılmamış, türkiyede pek seveni yok galiba.
whitney elizabeth houston. a.b.d'nin new jersey eyaletinde, 9 ağustos 1963 yılında doğmuştur.
whitney elizabeth houston. a.b.d'nin new jersey eyaletinde, 9 ağustos 1963 yılında doğmuştur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çok yazım hatası yapması
zaman zaman benim için de geçerli olan durum.
tanımlarda çok sık olmuyor bu. yazdıktan sonra kontrol ediyorum çünkü tüm yazıyı. yine de arada gözden kaçırdıklarım oluyor ama özel mesajlarda sık sık harf atlayarak yazıyorum. klavyede o harfin tuşuna bastığımı sanıp mesajı yolluyorum. sonra bakıyorum kelimenin birkaç harfi yok. insanlık halidir diyorum ve fazla takılmıyorum.
tanımlarda çok sık olmuyor bu. yazdıktan sonra kontrol ediyorum çünkü tüm yazıyı. yine de arada gözden kaçırdıklarım oluyor ama özel mesajlarda sık sık harf atlayarak yazıyorum. klavyede o harfin tuşuna bastığımı sanıp mesajı yolluyorum. sonra bakıyorum kelimenin birkaç harfi yok. insanlık halidir diyorum ve fazla takılmıyorum.
devamını gör...
abad va yek rooz
dün şans eseri denk gelip izlemiş olduğum harika film.
film iran'da ailenin en geç kızını abisinin evlendirmesi isteği üzerine gelişen olaylar üzerinden şekilleniyor. ailenin ayrılmaz bir parçası olmuş kadının onlardan kopma ihtimali üzerine gerçekleşen iletişimsizlik, korku, kaygıyı seyrediyoruz. hasta bir anne, uyuşturucu bağımlısı ve satıcısı bir oğul, kardeşini evlendirip karşılığında para alıp işini büyütmek isteyen bir abi, üstün zekalı küçük oğul.. epey zengin ve kalabalık bir aile. "coğrafya kaderdir" dediğimiz şeyin somut bir kanıtı film. ama ailenin içinde barındırdığı sorunları, dramı filmin sonuna dek asla ajite etmeden aşırı gerçek bir şekilde hissettiriyor bize olayları. muhteşem bir kaos, zıtlık. aile içindeki kavgalar, olaylar karşısındaki tutum, nefret, utanç, izlerken bir an olsun yapay, fazla ya da gerçekdışı gelmiyor. ülkemizde de herhangi bir kenar mahallede denk gelebileceğimiz tarzda diyaloglar, bakışlar. hayatın bizzat içinden. evet, var böyle hayatlar.
ayrıca yönetmen saeed roustayi epey genç ve bir ilk filme göre oldukça başarılı. kenara not edilmeli.
film iran'da ailenin en geç kızını abisinin evlendirmesi isteği üzerine gelişen olaylar üzerinden şekilleniyor. ailenin ayrılmaz bir parçası olmuş kadının onlardan kopma ihtimali üzerine gerçekleşen iletişimsizlik, korku, kaygıyı seyrediyoruz. hasta bir anne, uyuşturucu bağımlısı ve satıcısı bir oğul, kardeşini evlendirip karşılığında para alıp işini büyütmek isteyen bir abi, üstün zekalı küçük oğul.. epey zengin ve kalabalık bir aile. "coğrafya kaderdir" dediğimiz şeyin somut bir kanıtı film. ama ailenin içinde barındırdığı sorunları, dramı filmin sonuna dek asla ajite etmeden aşırı gerçek bir şekilde hissettiriyor bize olayları. muhteşem bir kaos, zıtlık. aile içindeki kavgalar, olaylar karşısındaki tutum, nefret, utanç, izlerken bir an olsun yapay, fazla ya da gerçekdışı gelmiyor. ülkemizde de herhangi bir kenar mahallede denk gelebileceğimiz tarzda diyaloglar, bakışlar. hayatın bizzat içinden. evet, var böyle hayatlar.
ayrıca yönetmen saeed roustayi epey genç ve bir ilk filme göre oldukça başarılı. kenara not edilmeli.
devamını gör...
walter freeman
(bkz: lobotomi) ameliyatlarını gerçekleştiren bilim insanı olarak tarihteki tozlu sayfaların arasında yer bulmuştur kendisine. bir buz kıracağı bir çekiç ile gerçekleşen bu ameliyatlarda tüyleri diken diken eden nokta hastanın bilincinin açık olmasıdır. fakat freeman oldukça başarılı olmuştur. tıbbi bilgisi olmamasına rağmen kadavra ve gerçek hastalar üzerinde deneme yanılma yöntemiyle deneyini gerçekleştirmiştir. bu deney ; prefrontal korteks denilen bölgesinde yatan acı, korku, endişe, uykusuzluk gibi duyguların motor sinirlerinin bulunduğu bu bölgeye verilecek bir zarar'ın kişiyi o duygulardan kurtararak arınmasını sağlamıştır.
bir keşif düşünün etik olmayan yollarla yapılıyor ve sonucu kestirilemeyen bir olasılık doğuruyor. hastaların felç kalma ve fiziksel kalıcı hasar alma durumu söz konusu. hastaların çaresizliği fotoğraflara yansımış. psikiyatrist'e bilime katkı sağladığı için nobel ödülü verilmiş fakat aşağıdaki resimde de anlaşılacağı üzere etik olmayan ameliyat şekli için ödülü geri alınmıştır.
bir keşif düşünün etik olmayan yollarla yapılıyor ve sonucu kestirilemeyen bir olasılık doğuruyor. hastaların felç kalma ve fiziksel kalıcı hasar alma durumu söz konusu. hastaların çaresizliği fotoğraflara yansımış. psikiyatrist'e bilime katkı sağladığı için nobel ödülü verilmiş fakat aşağıdaki resimde de anlaşılacağı üzere etik olmayan ameliyat şekli için ödülü geri alınmıştır.
devamını gör...
kül tablasına basınca ısrarla sönmeyen sigara
azıcık ıslatsanız o küllüğü bal gibi de söner. ayrıca yukarıdaki yazara katılıyorum*
devamını gör...
hesap silme seçeneği
kafa sözlükte de olması gerekendir.
devamını gör...
gizliden gizliye zevk alınan ufak sapkınlıklar
dışarı çıkarken maskelerimi kitap aralarında saklıyorum. cıkarıp taktığımda kitap kokuyor.
devamını gör...
güne bir alıntı bırak
"bir elim seni çizecek bütün pencerelere
bir elim seni silecek."
bir elim seni silecek."
devamını gör...
din dersinde kopya çekmek
din dersinde kopya çekilmez. din sınavında çekilir .
devamını gör...
sevme sanatı
ruhbilimci erich fromm'un kaleme aldığı ve sevgi üzerine düşünceler barındıran çok güzel bir kitap.
sevgiyi çoğunlukla kuramsallığa dayandırır. kuramsallık diyorsam aklınıza bilimsel bilimsel şeyler gelmesin hemen. akıcı, sade ve anlaşılır bir dille yazıldığından deneme tarzında olmuş. sevgi nedir, sevgi nasıl uygulanmalıdır gibi sorulara cevap verir. zaten yazar ön söz içerisinde bundan bahseder;
••
bu kitap, sevme sanatı konusunda hazır bilgi isteyenleri umut kırıklığına uğratacaktır. tersine, burada gösterilmek istenen şey; sevginin, belli bir olgunluğa erişmeden, rastgele herkesin tadabileceği bir duygu olmadığıdır.
••
okurken "nereden çıktın karşıma?" diye bağırasınız geliyor, test edildi, onaylandı. altını çizdiğim birkaç cümleyi de yazmadan geçmeyeyim;
••
insanın sevimli olmak için yaptıklarının çoğu başarılı olmak, dost edinmek ve başkalarını etkilemek için yaptıklarıyla aynıdır.
•
sevgi ta derinden özlenen bir şeyken, öbür şeylerin hepsi sevgiden daha önemli sayılır. başarı, ün, para, güç -bunları elde etmek için varımızı yoğumuzu veririz; sevmeyi öğrenmek içinse hiçbir şey yapmayız.
•
yalnızlık duygusunun bilinçte belirmesi huzursuzluk yaratır; gerçekte bütün huzursuzlukların kaynağı budur.
edit: imla.
sevgiyi çoğunlukla kuramsallığa dayandırır. kuramsallık diyorsam aklınıza bilimsel bilimsel şeyler gelmesin hemen. akıcı, sade ve anlaşılır bir dille yazıldığından deneme tarzında olmuş. sevgi nedir, sevgi nasıl uygulanmalıdır gibi sorulara cevap verir. zaten yazar ön söz içerisinde bundan bahseder;
••
bu kitap, sevme sanatı konusunda hazır bilgi isteyenleri umut kırıklığına uğratacaktır. tersine, burada gösterilmek istenen şey; sevginin, belli bir olgunluğa erişmeden, rastgele herkesin tadabileceği bir duygu olmadığıdır.
••
okurken "nereden çıktın karşıma?" diye bağırasınız geliyor, test edildi, onaylandı. altını çizdiğim birkaç cümleyi de yazmadan geçmeyeyim;
••
insanın sevimli olmak için yaptıklarının çoğu başarılı olmak, dost edinmek ve başkalarını etkilemek için yaptıklarıyla aynıdır.
•
sevgi ta derinden özlenen bir şeyken, öbür şeylerin hepsi sevgiden daha önemli sayılır. başarı, ün, para, güç -bunları elde etmek için varımızı yoğumuzu veririz; sevmeyi öğrenmek içinse hiçbir şey yapmayız.
•
yalnızlık duygusunun bilinçte belirmesi huzursuzluk yaratır; gerçekte bütün huzursuzlukların kaynağı budur.
edit: imla.
devamını gör...
geceye psikolojik bir telkin bırak
gözlerini kapatıp dünyada en fazla istedigin birseyi imgele, o gerçeklesmis ne hissedersin? modun düstügünde gün içinde tekrarla, sevinci içinde hisset ister gülümse ister kahkaha at. eyyorlamam bu kadar.
devamını gör...
neden olmuyor
"olmaz tabii çünkü hayalini kurduk."
var gücümle direndiğim için, her yere düştüğümde ayaklarımı toprağa daha sert vurarak kalktığım için, ağladığımda omzumda hiçbir zaman bir el hissetmediğim için, güçlü ve dayanıklı olduğum için, tek başınalığı öğrendiğim için, muhtaç olmayı reddettiğim için, ben olduğum ve benliğimi fark edip önünde saygıyla eğildiğim için, minnetsiz yaşamak istediğim için, şekilci olmadığım için olmuyor. eh varsın olmasın, kaybedeceksem kendim olduğum için kaybedeyim.
var gücümle direndiğim için, her yere düştüğümde ayaklarımı toprağa daha sert vurarak kalktığım için, ağladığımda omzumda hiçbir zaman bir el hissetmediğim için, güçlü ve dayanıklı olduğum için, tek başınalığı öğrendiğim için, muhtaç olmayı reddettiğim için, ben olduğum ve benliğimi fark edip önünde saygıyla eğildiğim için, minnetsiz yaşamak istediğim için, şekilci olmadığım için olmuyor. eh varsın olmasın, kaybedeceksem kendim olduğum için kaybedeyim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
italya venedik
buradan
buradan
devamını gör...
şarkılarda geçen etkileyici sözler
saatim yok tam olarak bilemem
biraz bira biraz şarap önceydi
nasıl oluyor vakit bir türlü geçmezken
yıllar hayatlar geçiyor...
kayıp bir bavul gibiyim havaalanında
ya da boş bir yüzme havuzu sonbaharda
çok mu ayıp hala mutluluk istemek
neyse zaten hiç halim yok.
bugün benim doğum günüm
hem sarhoşum hem yastayım
bir bar taburesi üstünde
babamın öldüğü yaştayım....
biraz bira biraz şarap önceydi
nasıl oluyor vakit bir türlü geçmezken
yıllar hayatlar geçiyor...
kayıp bir bavul gibiyim havaalanında
ya da boş bir yüzme havuzu sonbaharda
çok mu ayıp hala mutluluk istemek
neyse zaten hiç halim yok.
bugün benim doğum günüm
hem sarhoşum hem yastayım
bir bar taburesi üstünde
babamın öldüğü yaştayım....
devamını gör...
yazarların doğduğu sene gerçekleşmiş önemli olaylar
büyük marmara depremi olmuştur.
devamını gör...