mantık sizi a noktasından b noktasına götürür, halay ise her yere..
devamını gör...

artık resmi olarak aynasızlar safına geçmiş olan kafa sözlük'ün yeni polisi.
devamını gör...

"büyüyün artık baba oldunuz."
devamını gör...

sözlüğe ilk girdiğim andan itibaren edindiğim alışkanlık. hatta beğeninin sınırı olduğundan çokça üzüldüğüm durum*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu aralar buna takıldığım,
her şey yolunda şarkısını bırakıyorum.
devamını gör...

reuters'ın dikkat çektiği, ırak'ın yarı otonom kürt bölgesel yönetimi'nde kurulan 'soran ninja takımı'dır.

3 ay önce kurulan 50 kişilik ekip, uluslararası tanınırlık istiyor. ninja ekibi uluslararası yarışmalara katılmak ve dünyanın en tanınan ekiplerinden biri olmayı hedefliyor.

haber linki: t24 haber
devamını gör...

benzer bir hayat tarzınız varsa, sorun olmayacaktır ama farklı bir dünya görüşünüz varsa ve ben ona karışmam, o da bana karışmasın gibi düşünceleriniz varsa illa ki sorun yaşanacaktır. mesela bizim mahallede başörtülü bir abla var, kadın namazlı niyazlı, kuran okumalarına gidiyor, kocası ise tam tersi aşırı içki içen, o taraklarda bezi olmayan biri.. abla kendi başına umreye, hacca gitti ama ben olsam her ibadetimi eşimle birlikte yapmak isterdim. yani başörtülü olman sorun değil deyip tam tersi yönde bir hayat tarzınız varsa, onu umreye, hacca vb. yalnız gitmek zorunda bırakacaksanız, başörtülü biriyle evlenip de onu da kendinizi de yakmayın derim ben...
devamını gör...

her şeyden önce söz vardı bebeğim, senden ondan bundan her şeyden önce.
seni sen yapan şey söz. seni var eden sana güç veren.
şiiri de o sözler meydana getiriyor.

şiir dediğin fon müziksiz olur zaten. bunu da belirtelim. tabii sesiniz kifayetsizse ona bir şey diyemem.

gelelim istesem yazardım meselesine. ya ben bu istesem yapardımcılara bayılıyorum ya!
abi yapsana o zaman tutan mı var!*

şiir sevmeyen insana gelirsek henüz şiirlerde anlatılan duygularla tanışmamış olabilir. şiir ile yıldızı barışacak biri değildir belki. mizaçları uyuşmuyor olabilir efendim.

şiir sevmiyor diye ruhsuz, köpek, insan değildir diye hor görmeyin.
şiir seven birine hiç yakışmayan hareketler bunlar.

allah’ım bu sabah noluyor bana, devrelerim yandı. hadi görüşürüz.*
devamını gör...

batarken güneş tepelerin ardından
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şimdi gökdelenlerin dolu olduğu bu yer eski raritan toprağıdır.
bugünkü new york city'e ilk gelen beyazlar, hollanda'lılar, bu topraklara new amsterdam demişlerdi. onlar geldiğinde manhattan'da, raritan isimli kızılderili kabilesi yaşıyormuş ve beyazların bazı hediyeleri karşılığında buraya yerleşmesine izin vermişler. beyazlar çoğaldıkça problemler artmış ve raritan'lar hollanda'lılar tarafından katliama uğramışlar.
devamını gör...

her insana yapılmaması gerekendir. zira alınan o kitaplar kahve altlığı olmaya mahkumdur. gerçekten tanıdığınız, sevdiğiniz ve hak ettiğini düşündüğünüz insanlara almanız tavsiye edilir ayrıca kimin aldığı önemli olmamakla birlikte* bu hediyeye her türlü mutlu olan biriyim. insanlara istediklerini verin.*
devamını gör...

kimseden istemediğim halde erkek olduğum için suçlandığım başlıktır.*
devamını gör...

ismi ile kafalarımızı hayli karıştıran, göz alıcı renkleri ve ışığıyla çocukluk hayali olan lunapark oyuncağı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

isminin kökeni napoliten olan oyuncak “carosello” kilden yapılmış topları ve onlarla oynanan eski bir oyundan gelmekte. şövalyelerin bindikleri atlar üzerinde çember oluşturarak, birbirlerini kil toplarla vurmaya çalıştıkları oyun, atlıkarınca'nın atası sayılıyor. oynun ilham kaynağı türk ve arap atlıları. *
•••

atlıkarınca'nın icadı konusunda bildiğim pek bir şey yok, hatta neredeyse kimsenin bir bilgisi yok. tarık tufan'ın deyimiyle o mistik bir oyuncak -ki kullanılmaya ilk başlandığında kimse oyuncak demiyordu.

rivayetlerden birine göre; insanlar bir gün uyandılar, boş arazilerden birinde bu mistik şeye rastladılar. kimse nereden geldiğini, kime ait olduğunu bilmiyordu. herkes ondan korktu. korkmayan tek kişi çocuklar oldu. onlar bu oyuncağa binip doyasıya eğlendiler. böylece dünya dışından gelen oyuncak, çocuklara ait kaldı.
devamını gör...

bir insanın itle, köpekle takılıyor olması it olan kimsenin şiddetini haklı çıkarmaz. bir insanın istediği kadar karakteri ve eylemleri kötü olsun, bu sırf onunla birlikte olduğu için şiddet gören bir kadının durumunu hafifletmez. bu zaten kadına şiddettir, ondan önce insana şiddettir kötü bir adamla birlikte olunca kadına şiddet olmuyor mu? o adamın bunu yapma ihtimalinin bulunması, eylemini aklıyor mu? yani toplumda statü sahibi, herkesçe it olmadığı tescilli bir adamın attığı tokatla it olan adamın attığı tokat bir değil mi? kimse kusura bakmasın insana, kadına şiddetin bir mazereti yok, olamaz. "itle köpekle takılıp dayağı yiyince kadına şiddet demek" ne anlama geliyor bu ifade? şiddeti normalleştiriyor apaçık. normal şiddet diye bir şey yok ama. elbette insan bu kadar tehlikeli bir dünyada vakit geçirdiği insanları gözden geçirmeli, seçici davranmalı. ama sırf bunu yapmadı diye mi o dayağı hak ediyor? bu, cevap beklediğim bir soru değil.
devamını gör...

nefret ve kinin büyümesi, vücudu ve benliği sarması artık bir süreden sonra insanı boğmaya başlar. kötü anıları ve duyguları geride bırakamazsanız, tekrarlar. içinde nefret duyan insan kendini sevmekte zorlanır, ve zaten her şey kendini sevmekte başlar.

nefretle başa çıkmak için her ne kadar zor olsa da onu kabul etmek gerekir, belki de bize verdiği acıyı kabul etmeliyizdir. bir şeyden nefret ediyorsanız, ''evet, nefret ediyorum'' deyin. nefret ettiğiniz durum veya kişi zaten nefretinizden pek etkilenmez, en büyük zararı nefreti içinde bulunduran görür hep. ağlayın, bağırın, çağırın... öfkeyle birlikte nefretinizi atmaya çalışın.

dozunda olan kinin nedeni genelde bağışlayamamaktan oluşur. bağışlayamadığınız şeyler sizi bir türlü bırakmaz ve peşinizden gelir. bana yapılan iyilikler dışındaki birçok şeyi unutmamın en iyi yönü de bu sanırım, kin tutamamam. unutuyorum çünkü*.
o kişiyi bağışlamasanız bile geçmişteki anınızı bağışlamaya çalışın. bu demek değil ki aynı şeyleri yapan kişiyi hep bağışlayın, bunu yaparsanız istismar edilmiş olursunuz. demek istediğim, zaten yaşanmış bir olayı değiştiremezsiniz, bu yüzden o anının peşinizden gelmesine izin vermeyin ya da siz onun peşinden gitmeyin. bırakın, gitsin. o olayı bir daha yaşamamak için temkinli olun yeter, nefret ve kin sadece bunu duyan kişileri yıpratır çünkü.
devamını gör...

benim bu, evet yani herkes bir şeyler yaşamış ben ise dümdüz bomboş bir hayat yaşıyorum, başlıkta tek bırakmayın beni...
devamını gör...

büyüklük bende kalsın demenin bir diğer yolu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
böyle bir şeydir.
bir tür hizmet.
devamını gör...

öncelikle sütü, yumurta sarısını, şekeri tencereye alıp çırpıyoruz.
tencerenin altını kısık ateşte yakıyoruz.
diğer ocakta pirinçlerimizi haşlıyoruz.
pirinçlerimiz yumuşayınca süzüp kaynayan sütümüze ilave ediyoruz.
kaynayan sütlacımızı sübye ile kıvam verip 2 dakika kaynatıyoruz.
kaselere alıp altı su dolu tepside 200-250 derecelik fırında üstü kızarana kadar fırınlıyoruz.
püf noktaları.
sütünüzün taze ve yağlı olması sütlacın kıvam ve lezzetinde önemlidir.
pirinçlerin ayrı ocakta tamamen yumuşayıncaya kadar haşlanması pirinçlerin tane tane olması açısından önemlidir.
kıvam verici olarak sübye kullanılması hem doğal bir bağlayıcı hem de lezzet açısından önemli bir unsurdur sütlü tatlılar için
sütlaçları fırınlarken kasenizin tamamını doldurmanız daha iyi kızarması açısından önemlidir.
sütlacı fırınlarken kaseleri koyduğumuz tepsinin içine kesinlikle su koyulmalı.
sübyesi için.
200 gr pirinç, 200 gram su (oran:1 kg süte 110 gram sübye)
gerçek sütlaçta 'sübye' kullandığımız için (oranı: 1 kg süte 110 gram sübye) sübyenin tarifini de şöyle bırakalım:
biz, eğitici olması açısından 200 gram sübye yapımının tarifini veriyoruz. kalan sübyeyi dolaba koyup bir hafta sonra yeniden kullanabilirsiniz. ayrıca siz, yapacağınız sütlaç miktarına göre bu oranları değiştirebilirsiniz.
sübye yapımı; 1 gece önceden ıslattığımız pirinçlerin ertesi gün suyun tamamen süzeriz.
ıslattığımız 200 gram pirince 200 gram su ilave edip blenderdan pirinçler iyice ezilinceye kadar çekeriz. sonrasında süzüp kullanırız.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim