müslümanların en büyük hataları
- inandıkları dinin kitabını yani kuran’ı okumak yerine hacı, hoca, sarıklı şarlatanların sözlerine inanmaları en büyük sorunları bence.
- bir de fark ettiğim büyük sorunlardan birisi hadislere, sünnetlere ve rivayetlere sahip çıktıkları kadar ayetlere sahip çıkmamaları. mesela “cuma namazına giderken camiye sağ ayak ile giriniz” tarzı bir hadisi ya da rivayeti ya da sünneti canla başla yaşatmaya devam ederlerken, “kul hakkı yemeyiniz” konulu ayet pek de umurlarında olmuyor çoğunun.
- hoşgörü dini olan islamiyete mensup bireyler olarak çok fazla hoşgörüsüz davranmaları. bencil olmaları.
- ikiyüzlü olmaları konusu kişiye göre değişir fakat bir çok konuda karşı çıktıkları durumları “kendi cemaatlerinden, tarikatlarından biri yapınca” yapan bizdense sorun yok diyerek doğru saymaları büyük sorunlardan biri.
- bir de en büyük sorun var ki o da kula kulluk etmek mevzusu. birilerini çok yüksek ve yüce görmek durumu. bu durum da beraberinde “islamda yeri olmayan” tarikatlari ve cemaatleri getiriyor.
- bir de fark ettiğim büyük sorunlardan birisi hadislere, sünnetlere ve rivayetlere sahip çıktıkları kadar ayetlere sahip çıkmamaları. mesela “cuma namazına giderken camiye sağ ayak ile giriniz” tarzı bir hadisi ya da rivayeti ya da sünneti canla başla yaşatmaya devam ederlerken, “kul hakkı yemeyiniz” konulu ayet pek de umurlarında olmuyor çoğunun.
- hoşgörü dini olan islamiyete mensup bireyler olarak çok fazla hoşgörüsüz davranmaları. bencil olmaları.
- ikiyüzlü olmaları konusu kişiye göre değişir fakat bir çok konuda karşı çıktıkları durumları “kendi cemaatlerinden, tarikatlarından biri yapınca” yapan bizdense sorun yok diyerek doğru saymaları büyük sorunlardan biri.
- bir de en büyük sorun var ki o da kula kulluk etmek mevzusu. birilerini çok yüksek ve yüce görmek durumu. bu durum da beraberinde “islamda yeri olmayan” tarikatlari ve cemaatleri getiriyor.
devamını gör...
zor okunan kitaplar
devamını gör...
uyuyamamak
insanı yavaş yavaş öldüren bir şey. mental fonksiyonları mahvediyor.
devamını gör...
sözlükte ulu orta aşk yaşamak
yani nedir? görün ey ahali burası benim arka bahçem, bakın ben! ey ben! ey sen! ne de büyük aşk yaşıyorum diye tanımlarda başlıklarda milletin gözüne gözüne gözüne... sonra gitmeler falan. garip hadiseler.
editimsi : arkadaş bana ne zaten! kim ne yaparsa yapsın ama buradaki kilit kelime uluorta ister istemez görüyoruz. görmemeyi de tercih edebiliriz pek tabii... destekleyenler desteklemeyenler fark etmiyor. olay aşk yaşanmasında değil yani. aman ne bileyim ayol.
editimsi : arkadaş bana ne zaten! kim ne yaparsa yapsın ama buradaki kilit kelime uluorta ister istemez görüyoruz. görmemeyi de tercih edebiliriz pek tabii... destekleyenler desteklemeyenler fark etmiyor. olay aşk yaşanmasında değil yani. aman ne bileyim ayol.
devamını gör...
yanlış zamanda yaşamak
(bkz: midnight in paris)
devamını gör...
aşık olunca vücudun verdiği tuhaf tepkiler
kusmak. bir keresinde birinden acccayip hoşlanıyordum ve çocuğu ne zaman görsem midem bulanıyordu.
devamını gör...
akp'li değilim ama
bence şahsın beyanı önemlidir, durup dinlemekte fayda vardır.
akp'li olmayan birinin olmadığını her nedense ispat etmek zorunda hissederek kurduğu cümledir.
akp'li olmayan birinin olmadığını her nedense ispat etmek zorunda hissederek kurduğu cümledir.
devamını gör...
küresel ısınma etkisi
kendi evimizde yaşam alanımızda , yaşam kalitemizi düşürecek şeyler yapabilir miyiz? peki dünyamız için neden böyle yapıyoruz? ev dediğimiz kavramı neden hep 4 duvar olarak algılıyoruz. kapını pencereni kapatınca izole olduğumuzu mu düşünüyoruz? bu durumlardan kurtulabileceğimizi düşünüyoruz? evimizle ilgili sıkıntı yaşadığımızda çabucak başka kiralık bir ev bulabiliriz.ama dünyamıza bir şey olduğunda kiralık bir gezegen bulamayız.henüz şimdilik. ilerisi için bu durum değişebilir teknoloji gelişir vs başka bir gezegende yaşabiliriz. bu uzun sürebilir ama yakın gelecekte bu durum olacak. şu an başka bir gezegene gitme imkanımız olsa bile , problemli kiracı gibi neden b.k edip bırakıyoruz? insanlık olarak yaşam alanımıza dünyamıza umarım iyi bakarız.
devamını gör...
hz süleyman
'' sultan süleyman'a kalmadı dünya"cümlesindeki süleyman'dır.
bazı insanlar bu cümlenin kanuni sultan süleyman'a atfedildiğini düşünmektedir ancak yanlıştır.
bazı insanlar bu cümlenin kanuni sultan süleyman'a atfedildiğini düşünmektedir ancak yanlıştır.
devamını gör...
fatma şahin'in rte'yi başöğretmen ilan etmesi
allah olmak istiyosa toplanak allah diyek??!!!
devamını gör...
biz
her devrin zındığı yevgeni ivanoviç zamyatin tarafından 1920 yılında yazılmış ve dilimize “biz” adıyla çevrilmiş distopik roman. hem çarlık rusyası’na hem de sovyet rusyası’na muhalif olan zamyatin, neden her devrin zındığı olduğunun cevabını kendisi veriyor; "asıl mesele şu ki gerçek edebiyat ancak onu akıl yoksunu münzeviler, zındıklar, hayalperestler, isyankârlar ve şüpheciler yaptığında olur, sadık memurlar ve icra ediciler yaptığında değil.”
distopya edebiyatına gönül verenlerin bildiği üzere bu türün en kıymetli dört kitabı vardır. “biz”, bu kara dörtlemenin babası, ilham kaynağıdır. diğerleri için; (bkz: 1984), (bkz: cesur yeni dünya), (bkz: fahrenheit 451)
kurgusal olarak ardıllarından zayıf kalmasına, günlük tarzında yazıldığı için okumakta zorlanmamıza rağmen 1920 yılında yazıldığı ve ilham kaynağı bir kitap olduğu için kıymetlidir. “kısa süre öncesinde dikdörtgen çöllerden ibaret bu sayfaları sizlerle dolduran ben değil miyim? bensiz hanginiz bu satırların daracık patikalarında peşimden gelip gördüklerinizi görebilirdiniz?” diyor kitapta yazar. salt bu cümleler bile orwell’a, huxley’ye, ursula’ya selam çakıyor. eser, baştan sona bolşevik devrimle ortaya çıkan yeni devleti ve yönetim sistemini eleştirmektedir. insanı insan, modern toplumları da modern yapan tüm özelliklerin yok sayıldığı, bireyselliğin, kişiliğin tamamen ortadan kaldırıldığı, komün bir yaşam ve yönetim anlayışını benimseyen zihniyetin güçlü bir şekilde eleştirildiği eser, 1988 yılına kadar rusya'da basılmamıştır.
tek devletin var olduğu, tek yönetici velinimet ’in hüküm sürdüğü, insanların bir adının bile olmadığı ve sayılarla ifade edildiği, özgür cinselliğin söz konusu olmadığı, çocukların devletin malı sayıldığı bir evrende geçiyor hikâye. birey diye bir şey söz konusu değildir. "biz tanrı'dan, ben şeytan'dan gelir" gelir diyor zamyatin. özgürlük, hayal gücü ve insan ruhu bu evrenin son derece tehlikeli düşmanlarıdır. özgürlük konusu ile ilgili olarak en çarpıcı bölümlerden biri özgürlük - mutluluk kavramlarının ilişkisi ve kıyaslamasının yapıldığı bölümdür. bu bölümde cennet hakkındaki bir efsaneden bahsedilmektedir. insanoğlunun mutluluk ve özgürlük seçimi hz. havva ve hz. adem'in yaşam öyküsü hakkındaki bilinen efsaneye gönderme yapılarak anlatılmaktadır. "cennet'le ilgili şu eski efsane... o, bizim hakkımızda, tam bugünle ilgili. evet! bir düşün. cennet'teki o iki kişi... onlara seçenek sunulmuştu: özgürlükten yoksun mutluluk veya mutluluktan yoksun özgürlük. o kadar. avanaklar özgürlüğü seçti. ya sonra? sonra çağlar boyunca zincirlerini özlediler. dünya bu yüzden böyle sefil, anlıyor musun? zincirlerini özlediler. çağlar boyunca!”
son olarak eğer bu kitabı okuyacaksanız yanınızda cümlelerin altını çizmek için bir kırmızı kalem bulundurun.
distopya edebiyatına gönül verenlerin bildiği üzere bu türün en kıymetli dört kitabı vardır. “biz”, bu kara dörtlemenin babası, ilham kaynağıdır. diğerleri için; (bkz: 1984), (bkz: cesur yeni dünya), (bkz: fahrenheit 451)
kurgusal olarak ardıllarından zayıf kalmasına, günlük tarzında yazıldığı için okumakta zorlanmamıza rağmen 1920 yılında yazıldığı ve ilham kaynağı bir kitap olduğu için kıymetlidir. “kısa süre öncesinde dikdörtgen çöllerden ibaret bu sayfaları sizlerle dolduran ben değil miyim? bensiz hanginiz bu satırların daracık patikalarında peşimden gelip gördüklerinizi görebilirdiniz?” diyor kitapta yazar. salt bu cümleler bile orwell’a, huxley’ye, ursula’ya selam çakıyor. eser, baştan sona bolşevik devrimle ortaya çıkan yeni devleti ve yönetim sistemini eleştirmektedir. insanı insan, modern toplumları da modern yapan tüm özelliklerin yok sayıldığı, bireyselliğin, kişiliğin tamamen ortadan kaldırıldığı, komün bir yaşam ve yönetim anlayışını benimseyen zihniyetin güçlü bir şekilde eleştirildiği eser, 1988 yılına kadar rusya'da basılmamıştır.
tek devletin var olduğu, tek yönetici velinimet ’in hüküm sürdüğü, insanların bir adının bile olmadığı ve sayılarla ifade edildiği, özgür cinselliğin söz konusu olmadığı, çocukların devletin malı sayıldığı bir evrende geçiyor hikâye. birey diye bir şey söz konusu değildir. "biz tanrı'dan, ben şeytan'dan gelir" gelir diyor zamyatin. özgürlük, hayal gücü ve insan ruhu bu evrenin son derece tehlikeli düşmanlarıdır. özgürlük konusu ile ilgili olarak en çarpıcı bölümlerden biri özgürlük - mutluluk kavramlarının ilişkisi ve kıyaslamasının yapıldığı bölümdür. bu bölümde cennet hakkındaki bir efsaneden bahsedilmektedir. insanoğlunun mutluluk ve özgürlük seçimi hz. havva ve hz. adem'in yaşam öyküsü hakkındaki bilinen efsaneye gönderme yapılarak anlatılmaktadır. "cennet'le ilgili şu eski efsane... o, bizim hakkımızda, tam bugünle ilgili. evet! bir düşün. cennet'teki o iki kişi... onlara seçenek sunulmuştu: özgürlükten yoksun mutluluk veya mutluluktan yoksun özgürlük. o kadar. avanaklar özgürlüğü seçti. ya sonra? sonra çağlar boyunca zincirlerini özlediler. dünya bu yüzden böyle sefil, anlıyor musun? zincirlerini özlediler. çağlar boyunca!”
son olarak eğer bu kitabı okuyacaksanız yanınızda cümlelerin altını çizmek için bir kırmızı kalem bulundurun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
hayatın keşmekeşinde kayboluyorum günden güne.
insanlık yok oluyor insanların elinde.
kimileri konuşmak için konuşur olmuş,
boş kelamlar dillerde yer tutmuş.
sevgisizlik desen kalp boyu.
kimileri kuru hevesler ile doldurmuş.
düşünce desen aklı aşmış,
bencillik yüzünden yer bulamamış.
öyle ya bir hikaye bizimkisi
bir varız bir de bakarsın hiç oluruz.
öyleyse belirle karakterini.
ya kötüyü oynayacaksın ya da iyiyi.
insanlık yok oluyor insanların elinde.
kimileri konuşmak için konuşur olmuş,
boş kelamlar dillerde yer tutmuş.
sevgisizlik desen kalp boyu.
kimileri kuru hevesler ile doldurmuş.
düşünce desen aklı aşmış,
bencillik yüzünden yer bulamamış.
öyle ya bir hikaye bizimkisi
bir varız bir de bakarsın hiç oluruz.
öyleyse belirle karakterini.
ya kötüyü oynayacaksın ya da iyiyi.
devamını gör...
enflasyon
fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artış demektir. burada dikkat edilmesi gereken şey tek mal fiyatı değil, sepete dahil edilen tüm mallar olması gerektiği ve artışın bir defalık değil sürekli olması gerektiğidir. fiyatlar genel düzeyindeki sürekli düşüşe ise deflasyon denir. enflasyon artışı var ancak enflasyon artış hızının yavaşlamasına ise dezenflasyon denir. geçici (mevsimsel) etkilerden arındırılmış enflasyona çekirdek enflasyon denir. enflasyon ekonominin talep tarafından kaynaklı ise talep enflasyonu denir. enflasyon arz cephesinden kaynaklı ve maliyetlerin yükselmesi sonucu ortaya çıktıysa maliyet enflasyonu denir. ülkedeki yapısal sorunlardan kaynaklı ise yapısal enflasyon denir. ayrıca artış hızına göre, enflasyon çok düşük düzeyde ise mesela %3 gibi sürünen (ılımlı) enflasyon, iki haneli rakamlara ulaştıysa %15 gibi yüksek (dörtnala) enflasyon, artık enflasyon kontrol edilemez duruma ulaştıysa %300 gibi hiperenflasyon denir. hiperenflasyonu geçmişte almanya deneyimleri, bir gazete almak için bir el arabası para taşımak gerekiyordu.(şaka sananlar olabilir, şaka değil gerçek) deflasyonu ise japonya yaşadı. (başka bir başlıkta neden enflasyonun deflasyona göre iyi bir şey olduğunu açıklayacağım)
devamını gör...
ibo show'dan oryantal didem'e sansür
bir üstteki yazar arkadaşa istinaden bir şey eklemek istediğim olaydır. son günlerde televizyon programlarındaki garip durumlardan birisi de bu; bir grup maske takıyor bir grup takmıyor. gerçi orkestra kendini korusun bir şekilde, çünkü ünlülerin parası var onlar en güzel yerde tedavi olurlar...
zaten pandemi var, virüs var diye didemcan'ı maskelemişler, sanırım titreşimlere bağlı damlacıklar daha fazla dağılmasın diye. bu yeterli diye düşünmüşler herhal...
zaten pandemi var, virüs var diye didemcan'ı maskelemişler, sanırım titreşimlere bağlı damlacıklar daha fazla dağılmasın diye. bu yeterli diye düşünmüşler herhal...
devamını gör...
oğlunu kurban eden sağlık çalışanı
adam pişman değilim allah yolunda yaptım demiş.
allah yolunda seni beş vakit *****nler
at kafalı
allah yolunda seni beş vakit *****nler
at kafalı
devamını gör...
kan bağışı
derde düşüp hiç kan aramamış kişilerin maalesef önemsemediği bağıştır. özellikle negatif olanların (zor bulunan) allah rızası için bunu yapmaları gerekmektedir. cana can katar o kadar mühimdir. *
devamını gör...
claranın dağdan aşağı yuvarlanan tekerlekli sandalyesi
o artık kocaman bir minik. doğum günün kutlu olsun tarhanam. umarım yeni yaşın sana çok büyük mutluluklar getirir. *
devamını gör...
yayın önerisi
ben ancak hava durumu yayını önerebilirim. o da olmaz herhalde. *
devamını gör...
yaşadığın şehri 3 kelime ile anlat
kalabalık, bağımlılık, karmaşa.
devamını gör...
güncel gürsel artıktay
yaklasik bir haftaya yakin bir donemdir kesfettigim muzisyen. internetten yer alan biyografisine gore 1986 dogumlu hacettepe univ. muzikoloji mezunudur. muzik kariyerine 2007 yilinda mensup oldugu muzik grubuyla, ankara'da girdigi bir yarismayla baslamis. seslendirdigi parcalarin genelinin soz ve bestesi kendisine ait. ölmezdim ve uzak yol adli parcalari oldukca meshur ama bu yüzden adli parcasinin yeri bende cok baska*
devamını gör...